Son bir kac ay icerisinde iki tane benzer karakterli filim izleyince
eskide yilmaz güneyin politik mesajli filimlerinin cematcilerin eline
gectigi hisine kapildim..iki filmede ilimli islam anlayisi
gündemlestiriliyordu..ikisindede kürt cografaysinda islamin nasil yasam
buldugunu kompozisyonlasirmisti..ikisindede esas meselenin islam
kardesligi ümet kardesligi cercevesinde cözülecegi vurgusu
yapilmaktadaydi...yani alistigimiz yilmaz güney filmelerindeki devrimci
cözüm alternatifleri yesile bürünmüs... new york ta bes minare
filminde feytulah gülenin hayati belgeleselestirilmis gibiydi ama
digerinde hür adamda biraz daha cumhuriyet tarihinin islamla yada dönemin
islami düsünenleriyle olan celiskilerini irdelemis....sadi nursinin
isyanciligi kabul etmemis olmasina ragmen zamanin cumhuriyetci rejimi
tarafindan nasil cezalandirildigini ögrenmis olduk...new york ta bes
minare filminde kürtce diyaloglar fazla dikat cekmezken hür adam
filminde bayagi kürtce diyaloglara yer verilmis...iki filmdenden sonra
cematin cidi sekilde kürt meselesine kendi cözümü konuunda seferber
oldugunu anladimm...