Site kurucusu   Cevaplar: 262 kayıt olmuş: 22/10/2004 Durum: ÇevrimdışıCinsiyet: 
|
 |
Yazılış Tarihi: 16/8/2010 Saat 10:13 |
|
|
Bölge halkinin captigi CIFT TARAFLI ATESKES cagrilarina kürt tarafi cevap
verdi en azinda 20 eylüle kadar sideti durdugunu dektere etii...türk
medyasi tarafinda yapilan cagrilari israrla kürtlerden pkk ye silah
birak yada yurt disina git seklinde yorumlanarak Türk halkini kandirma
yoluna giti..asil olanin savasan iki taraf varsa yine yapilacak olan
ateskeste cift tarafli olmal,aki halde diger öncekiler gibi kendini tekrar
eden bir sürec yasanir...adina her ney dersek diyelim bir sekilde savasan
taraflarin bir akil yolunu bulup cözüm üretmeleri gerekiyor.gerceklesek
bir baris cözümü kürt ve türk halklarinin cikarinadir diye
düsünüyorum..
Türkiye cumhuriyeti cözmek istedigi bir kürt sorunu oldugunu kabul edip bu
sorunun muhatabini abd de yada sinirir ötesinde uzay ötesinde
aramamali...
|
|
|
Site kurucusu   Cevaplar: 262 kayıt olmuş: 22/10/2004 Durum: ÇevrimdışıCinsiyet: 
|
 |
Yazılış Tarihi: 2/11/2010 Saat 10:58 |
|
|
kürdistandan selamlar;
kürt harketi uzatigi elin yine havada kalmasina ragmen silahin kürt
meselesinde cözüm olmaktan cikarma cabalari cok anlamlidir..diyarbakirda
süren tarihin ilginc davasi KCK davasi haksiz ve hukuksuz yargilama
isleyisi,su ana kadar süren eylemsizlik pozisyonuna karsin türk devlet
yetkilileri cözüme care bulmak yerine gitikleri her ülkede kürt
hareketinin nasil tasviye edilmesi konusunu bikmadan usanmdan dile
getirdiler.abd de iranda suriyede rusyada belcikada afkansitanda
pakistanda kesmirde afrikadan cine kadar her yerde ama her yerde gezme
sebepleri ne olursa olsun tek karin agrilari PKK nin nasil teslim
alinacagi konusunu dostlarindan istediler...son bir kac gündür dersim
semalarinda f16 lar skoskiler,kopralar cirit atiyor yol kontroleri
artirildi aslinda bu savasmada israr etmenin isaretleriydi...italyada
belcikada abd de yeni silah siparisleri verildi ... savasin üstünlügü kürt
hareketinde oldugundan onlarin savas hazirligi yine kursaginda
kalicak...CÖZÜMDE israr etmek ciden türk otoritelerini zora
sokuyor...adim atmaktan baska hic bir alternatifleri kalmamistir...kürtler
VE daglar artik es anlamli bir tümcedir..pkk nin eylemsizlik kararliligi
elbte siyasi alanda mücadelesini yapmayacagi anlamina gelmicektir..yada
üstüne yönelilen operasyonlara cevap olmayacagi anlami...
dersimden kucak dolusu selamlar
|
|
Cevap 1 |
|
Uzman Üye   Cevaplar: 300 kayıt olmuş: 21/10/2007 Durum: Çevrimdışı
|
 |
Yazılış Tarihi: 2/11/2010 Saat 14:21 |
|
|
umarım muhatap alınır kürtler. çok iyi olur. bizde enerjimizi üretime
harcayabiliriz o zaman.
demokratik selamlar.  ____________________ Uçurumun kenarina gelen insanlar kanatlanıp uçarlar..
|
|
|
Site kurucusu   Cevaplar: 262 kayıt olmuş: 22/10/2004 Durum: ÇevrimdışıCinsiyet: 
|
 |
Yazılış Tarihi: 6/11/2010 Saat 15:34 |
|
|
selamlar;
Kürt meselisinin cözümü icin aklil yormalari gerekirken Türk medyasi ,
Türk bürokrasisi kisacasi devletin kendisi sürekli kürt halkiyla ete
kemige bürünmüs kürt hareketini nasil tasviye ederiz arayislarini
ellerinde birakmiyorlar. oyasaki cok asikardir kürtlerin yok sayilmasi ve
bastirilmasina bir cevap olarak dogan pkk hareketi ancak bu inkar ve yok
sayma politikasi sona erince kendi demokrasizyasonu icerisinde sivilesir
ve konumlanir...simdi asagida vericegim yazi örneginin türk medyasinin dev
gazetecisinin yilar boyunca halklari nasil kandirdiklarini ITIRAF
ETMIS.. hala bu sürecte kürtlerin örgütlü hareketini TERÖRIST diye
tanimlayanlar nasil bir cözüm istyorlar ciden merak konusu...
Birand: PKK senaryolarını biz uyduruyoruz
Bir süredir PKK’nın tasfiyesi dillerden ve medya sayfalarından
düşmüyor. Bu haberlerin bir bölümünü bizler üretiyoruz. Bakanların
ziyaretlerinden, Başbakan’ın konuşmalarından, bürokratların özel
sohbetlerinden yola çıkarak, bir bölümü doğru, diğer bölümü kendi hayal
ürünümüz olan bir senaryo yazıyoruz ve bunun gerçek verilere dayanmayan bir
senaryo olduğunu bilmemize rağmen, kendimiz de inanır oluyoruz.
Rüya görmeyelim. PKK böyle tasfiye edilmez…
M. Ali Birand/Hürriyet
Bir süredir PKK’nın tasfiyesi dillerden ve medya sayfalarından
düşmüyor.
Bakanların ziyaretlerinden, Başbakan’ın konuşmalarından,
bürokratların özel sohbetlerinden yola çıkarak, bir bölümü doğru, diğer
bölümü kendi hayal ürünümüz olan bir senaryo yazıyoruz ve bunun gerçek
verilere dayanmayan bir senaryo olduğunu bilmemize rağmen, kendimiz de
inanır oluyoruz. Bir süre sonra, daha da ötesine geçiyoruz ve kendi
senaryolarımıza dayanarak yorumlar yapmaya başlıyoruz.
İşin asıl ciddi ve dramatik yanı, PKK’nın bu şekilde tasfiye
edileceğine siyasetçilerimiz, polisimiz, hatta askerimiz dahi inanıyor
olmaları.
Yıllardan beri aynı yöntemleri kullanıyorlar, başaramıyorlar, ancak hala
ısrarı sürdürüyorlar.
Türk kamuoyu, PKK’nın, örneğin Barzani istese kolaylıkla
Kandil’den indirilebilineceğini sanıyor.
Kimseler çıkıp “Hayır, Barzani böyle birşey yapamaz. Boşuna
uğraşıyorsunuz” demiyor.
Türk kamuoyu, Türk Silahlı Kuvvetlerinin istese Kandil’i yerle bir
edebileceğini, Türkiye – Irak sınırını kapatabileceğini ve buralardan
kuş dahi uçurtmayacağını sanıyor.
Kimseler çıkıp “PKK’yı askeri harekatla, Kuzey Irak’ı
bombalayarak veya karadan girerek tasfiye edemez” demiyor.
Türk kamuoyu, örgütün üst düzey komuta heyetini İsveç’e veya başka
bir ülkeye gitmesine göz yumarak, Suriye ve Bağdat hükümetiyle anlaşarak,
İran ile iş birliği yaparak bu işin bitirileceğini sanıyor.
Kimseler çıkıp “Hayır , bunlar da yetmez” demiyor.
Lütfen artık gerçekleri görelim ve kabul edelim.
PKK, para kaynakları iyi işleyen, Avrupa’da kendini iyi örgütlemiş,
yavaş yavaş terörden uzaklaşıp siyasete girmeye hazırlanan, şu sıralarda
taktiksel nedenlerle terörü zaman zaman kullanan, uluslararası bir şirket
veya kuruluş, hatta uluslararası bir siyasi parti diye adlandırılabilir.
PKK küçümsenmemeli.
Avrupa’nın hemen her ülkesinde siyasi temsilciliği var. Gayet iyi
çalışan bir medyası, her şeyden önemlisi, desteğini hiç esirgemeyen
milyonlarca taraftarı var.
PKK, askeri yöntemlerle kısa sürede tasfiye edilemez.
Buna karşılık, küçülür, tetikten eli çektirilebilir, kadrolarının önemli
bölümünün evine dönüp normal hayata başlamaları sağlanabilir.
Bunun da önemli ve tek koşulu vardır…
* * *
TEK YOLU, KÜRT HALKINI MEMNUN EDECEK ÖNLEMLERDİR…
Yanlış anlamaları önlemek için, tekrarlayayım…
PKK tipindeki örgütler hiçbir zaman tümüyle tasfiye edilemezler.
Küçülürler, sayıları azalır, ellerini tetikten çekerler ve terörden büyük
oranda uzaklaşırlar.
PKK’ya, daha fazla askeri önlem veya daha fazla PKK’lı
öldürerek pes ettirilemeyeceğini artık görmemiz gerekiyor.
PKK’nın hayat borusu, onu yaşatan bölge halkının desteğidir.
Bam teli, sürekli dağa çıkan gençler, haber yolladığı anda sokaklara çıkan
yüz binlerdir. İşte ne zaman ki, bu hayat borusu kesilir, o zaman bam
teline basılmış olur.
Bunun yolu da, Kürt Sorunun da cesur adımlar atmaktan geçiyor.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, genelde terörle mücadeleye öncelik vermiştir.
“PKK yok edilsin, ondan sonra Kürt sorununda adımlar atalım, aksi
halde boyun eğmiş oluruz” mantığıyla hareket etmiştir. Ayrıca,
silahlı mücadele, siyasetten daha kolaydır. Oy kaybı değil, aksine
milliyetçi ruhları beslediğinden dolayı, popülarite kazandırır. Riski az
bir mücadele şeklidir.
Ancak bu yöntemin artık beklenen sonucu vermediği de ortaya çıkmıştır.
Artık, daha zor ve siyasi yönden risk taşıyan yönteme geçme veya işin
güvenlik yanı sürdürülürken, artık Kürt Sorununu çözme konusunda cesur
adımlar atma zamanıdır.
Bugün PKK’ya destek verenlerin hayatlarını değiştirecek önlemler alma
zamanıdır.
Gençlerin dağa çıkmak yerine, evinde kalıp okuyarak, işe girerek hayatını
sürdürmenin daha iyi olacağını gösterecek ortamı oluşturma zamanıdır.
PKK’ya destek veren milyonlara, beklentilerinin karşılanmaya
başlandığının, bu ülkenin Türkler kadar, onların da sahipler arasında
olduklarını hissettirmenin zamanıdır.
Kürt kökenli vatandaşlarımıza, siyasetin tüm kapılarının açılması, onları
adam yerine koyulduğunu, muhatap olarak kabul edildiklerini göstermenin
zamanıdır.
Ne dersek diyelim, Öcalan’ın etkisini görmezden gelmemenin
zamanıdır.
Kürt Sorunu da kısa sürede, tümüyle çözülemez.
Taleplerin tamamının karşılanması da imkansızdır.
Ancak, öyle adımlar atılır ki, Kürt kökenli insanlarımız birşeylerin
değişmeye başladığını ve artık PKK’nın terörüne gerek kalmadığını
görürler.
İşte PKK ancak bu şekilde erimeye başlar.
Zaten bu değişimi hissettikleri anda, ellerini tetikten çekmenin ve terör
yerine siyasete başlamanın zamanı geldiğini anlarlar.
İşte reçete budur.
Kendi kendimizi aldatmayı bırakmanın zamanıdır artık…
Birand: PKK senaryolarını biz uyduruyoruz
|
|
Cevap 3 |
|
Site kurucusu   Cevaplar: 262 kayıt olmuş: 22/10/2004 Durum: ÇevrimdışıCinsiyet: 
|
 |
Yazılış Tarihi: 15/11/2010 Saat 11:42 |
|
|
selamlar,
AKP hükümetinin 2 yila yakindir rehin aldigi kürt siyasetcilerini
kendi istedigi yargilayip kendi siyasi konjektürüne göre kararlar verip
bu meseleyi kapatacagini saniyordu ki!!! örgütlü kürt direnisi kolay kolay
yutulacak birsey olmadigini anladi ve bogazinda kaldi AKP nin...30 yillik
bir direnis hareketini ALI CENGIZ osmanli oyunuyla bogacagini
sandi..acilim macilim yaptik diye kürt cografyasini resmen feytulah
gülen cemaatleriyle teslim almaya calisti..su anda kürt halkinin türkiye
mahkemlerindeki KÜRTCE SAVUNMA pozisyonu tc nin ve onun yürütmecisi
AKP nin cirkin yüzünü aciga cikardi.. asagida verecegim güzel bir yazi bu
konuyu dahda aydinlik kilar diye düsünüyom...
Vatandaş Kürtçe konuş
Barış ve Demokrasi Partisi MKY'nin son toplantısında aldığı kararı sonuna
kadar destekliyorum.
BDP bundan böyle BDP yöneticilerinin yargılandıkları her davada, her
aşamada, gerek kolluk aşamasında, poliste ve jandarmada, gerek savcıda ve
mahkemede kendi anadillerini kullanma kararı aldı. Bununla da yetinmedi,
bütün Kürtler'e mahkemelerde, hastanelerde, vergi dairelerinde, bütün
devlet dairelerinde, kısacası kamusal alan denilen alanın tümünde; devletle
muhatap oldukları her noktada anadilleriyle konuşma çağrısı yaptı.
Bence bu karar bir siyasi partinin, temsil ettiği kitlenin anasının ak sütü
kadar helal olan bir hakkını savunmak için giriştiği mükemmel bir
demokratik direniş örneğidir.
Bu kararın arka planı hepiniz biliyorsunuz: KCK sanıklarına mahkemede
Kürtçe savunma hakkı verilmeyişi... Üstüne üstlük bazı sanıklar Kürtçe
konuşmakta ısrar edince olayın koca bir halka hakaret eder gibi
"Anlaşılmayan dilde konuştu" diye kayda geçilmesi...
Herhangi bir demokratın, BDP Başkanı Demirtaş'ın şu sözlerine hak vermemesi
mümkün mü: ''BDP'lilerin tutuklulukları, anadilde savunma yapmak
istedikleri için devam ediyor. Kürtçe AK Parti ve devlete serbesttir. AK
Parti, istediği her kamusal alanda Kürtçe'yi kullanmaktadır. Yasal zemini
olmasa bile, TRT-6 gibi veya Artuklu Üniversitesi'nde yapılan çalışmalar
gibi. Kamusal alan olmasına rağmen buralarda Kürtçe AK Parti'ye serbesttir.
AK Parti'ye hizmet ettiği sürece bu ülkede Kürtçe serbesttir. Mahkeme,
sadece anadili ile 30 sayfalık bir savunma yapılmasına 20 gün boyunca
direnmiş, hiçbir arkadaşımız tahliye edilmemiştir. 'Kürtçe AK Parti'ye
serbest, ama Kürt halkına yasaktır."
Ben buradan, devlete, hükümete seslenmek istiyorum.
Lütfen samimi olun, Kürtler'i daha fazla şaşkına çevirmeden niyetinizi
açıkça söyleyin: Kürt sorununu çözmeye niyetimiz yok, deyin. Açılım maçılım
lafın gelişi; biz aslında Takrir-i Sükûn'dan beri süren düzeni birkaç
rötuşla sürdürmek istiyoruz; başka da bir şey istemiyoruz, deyin.
Deyin ki, onlar da boşuna umutlanmasınlar.
Çünkü bu yaptığınızın; bir sanığın en doğal hakkı olan kendini anadilinde
savunma hakkını yok etmenin başka bir anlamı yok. Bu ülkede Kürt lafını
etmenin yasak olduğu yıllarda bile Türkçe bilmeyen Kürtler mahkemede
çevirmen kullanarak Kürtçe konuştular. Şimdi, Kürtçe üzerindeki bütün
baskıların kaldırıldığı iddia edilen bir dönemde; bir yandan Kürt Enstitüsü
kurar, devlet televizyonundan Kürtçe yayın yaparken mahkemede Kürtçe
konuşmayı yasaklıyorsunuz.
Bu nasıl bir tutarsızlıktır? Bu insanlar şaşkına dönmesin de ne yapsın? Bu
kadar sağı solu belli olmayan bir devlete nasıl güvensin?
Mahkeme heyeti "Ama siz Türkçe biliyorsunuz" diyor Kürtçe savunma yapmak
isteyen sanıklara. Olabilir, ama karşısındaki sanığın Kürtçe'yi mi,
Türkçe'yi mi daha iyi konuştuğunu tespit mahkemenin görevi mi? Mahkeme
böyle bir değerlendirme yapma hakkını nereden alıyor? Yargılanan bir insan,
kendini ana dilinde daha iyi ifade edeceğine, savunmasını ana dilinde daha
iyi yapacağına inanıyorsa, bunu yasaklamanın doğrudan doğruya savunma
hakkını kısıtlamak olduğunu bilmiyor mu Mahkeme Heyeti?
X x x
İşte şimdi, KCK Davası'ndaki bu anlaşılmaz ısrarın yol açtığı "sorun
genişlemesi" tablosunu hep birlikte yaşayacağız. BDP "bütün devlet
dairelerinde Kürtçe konuşma" kararıyla "Madem öyle, işte böyle" diyor.
Devlete şunu söylemek istiyor: "Bizler dilimizle, kültürümüzle, farklı
etnik kimliğimizle bir gerçeğiz. Bu gerçeği kabullenmek zorundasınız. Bizi
yok saymaya kalkarsanız, biz de sizinle her karşılaştığımızda kendimizi
size böyle hatırlatırız."
Hadi buyurun, şimdi ne yapacaksınız?
Hastanelerden belediyelere, mahkemelerden valiliklere, bakanlıklara, vergi
dairelerine, okul yönetimlerine, telefon santrallerine, devletin hizmet
verdiği her yere Kürtçe bilen memurlar mı koyacaksınız? Devlet hastanesine
gelen hastaya "Ya Türkçe konuş ya da seni tedavi etmeyeceğiz" mi
diyeceksiniz?
Eğer devlet vatandaşın emrinde bir hizmet örgütü ise, vatandaş devletin
değil, devlet vatandaşının ne dediğini anlamak zorundadır.
İşin kötüsü, devletin bir kısım vatandaşını lâfzen bile anlamayı reddettiği
bir ortamda; biz lâfzen anlamanın da ötesine geçen, çok daha derin bir
anlayış ihtiyacı içindeyiz. Bir halkın ruh halini anlamak... Asıl ihtiyaç
bu...
Ve durum şu anda öylesine umutsuz bir vak'a olarak gözüküyor ki!
|
|
Cevap 4 |
|
Nu Üye   Cevaplar: 3 kayıt olmuş: 20/8/2006 Durum: Çevrimdışı
|
 |
Yazılış Tarihi: 16/1/2011 Saat 03:32 |
|
|
kurtlerin muhattap alinmadigi onlarin yani tc ninde deyimiyle demokratik
cozum asla olamaz kurtlerin as temsilcileride imrali da dir bunlarda onun
farkinda ....
ne demis onderlik; biz savasla neler yapabilecegimizi kanitladik
istiyoruzki sisayi cozum bulalim...
buna cevap siyasetten gelmezse hem siyasette hemde daqlarda kurtlerin
onculugu hakimdir...
imrali yi kurt halkini muhattap almayan bi siyasi parti ne kurt halkina
nede kendilerine bi faydasi olur yalan siyaset ile tc de bende basbakan
olurum digeerleri gibi :S
|
|
Cevap 5 |
|
Site kurucusu   Cevaplar: 262 kayıt olmuş: 22/10/2004 Durum: ÇevrimdışıCinsiyet: 
|
 |
Yazılış Tarihi: 28/3/2011 Saat 11:42 |
|
|
selamlar,
Kürt özgürlük hareketinin baslatigi SIVIL ITAHATSIZLIK eylemlilikleri gün
gectikce yayginlasiyor...Türk devletinin basbakani dünkü adana mitinginde
ortadogudaki arap liderlere hitaben yaptigigi sesleniste halkiniza silah
dogrultmayin, halkinizi anlamya calsiin, haykirislari bastirmak icin degil
dinlemek icin caba harcayin,..........................Biz adeleten ve
demokrasiden yanayiz... insanlara zulm edilmesine karsiyiz......yani bu
konusmani izlerken insan ciden dehsete düsüyor diyorsunki bu sosyalist
lider kim ne kadar hümaniter bir söylemi var...ama ayni basbakanin kendi
cografyasindaki ISYANLARI görmüyor..Basbakan erdogan Milyonlarin sesini
duyamiyacak kadar sagir ve bir okadarda kördür...
Bu özgürlük atesi erdoganida onun temsil etigi siyasi anlayisida
yakakacak...
|
|
Cevap 6 |
|
|