Nu Üye  Beiträge: 15 Registriert: 12/11/2009 Status: Offline
|
 |
erstellt am: 26/7/2010 um 14:24 |
|
|
12 Eylül gibi önemli bir günde yapılacak olan referandum sürecine ilişkin
gerek Akp iktidarinin ve gerekse Chp muhalefetinin kıyasıya güç
mücadelesini izlerken arkadaşımın yaptığı yorum gayriihtiyari güldürmüştü
beni; ''Neredeyse meclisi enternasyonal marşıyla açıp birbirlerine yoldaş
diye hitap edecekler'' demişti...
Peki Anayasa değişiklik paketi hakkında siz neler düşünüyorsunuz?
''evet'' mi ''hayır'' mi? İktidarlarin bu kıyasiya mücadelesinin altindaki
temel sebepler nelerdir? Anayasa değişikligi ile daha demokratik bir toplum
mu olacagiz?
İktidarin Anayasa değişikligi yapmasindaki temel sebebin gerçekten
17 yasindaki bir gencin katillerinin yargılanmasi oldugu beklenemez...
Anayasa değişikliğini büyük bir ''demokratikleşme'' hamlesi olarak lanse
etmeye çalışan iktidar bunun göstermeligini de özenle seçmiş durumda...
Bu maddelerden biri engellilere, yaşlılara ve çocuklara pozitif
ayrımcılık yapılması, bir diğeri çocuk istismarına karşı devletin koruyucu
tedbirler almasıyla ilgili, kulağa hoş gelse de bunların pratikte hiçbir
değeri yok.
Bir başka madde ise memurlara güya toplusözleşme hakkı sağlayacak
olan madde; bu maddede toplusözleşme deniyor ama grev hakkı tanınmıyor. Son
olarak paketin en etkili olacağı düşünülen, bunun için de AKP kampanyasının
merkezine konulan 12 Eylül darbecilerine yargı yolunu açacak değişiklik
maddesidir. Bu değişiklik yapılırsa, 12 Eylül darbecilerine yargı yolu
açılabilir. Ama darbeci generaller yargılansa da 12 Eylül düzeni devam
edecek... Dolayısıyla, 12 Eylül darbecilerini yargılama yolu açılması hak
ve özgürlükler alanının genişletilmesi anlamına gelmiyor.
peki temel amaç nedir?
Bu pakette esas olarak Akp'nin rakiplerinin elindeki silahlarin etkisiz
hale getirilmesi hedeflenmis durumda; zira Akp nin karsısındaki güçlerin
sığındıkları son siper haline gelmiş Anayasa Mahkemesinin yapısı
değiştirilerek Akp cephesi önemli bir engelden kurtulmuş olacak... Başka
bir neden ise iktidarin Hakimler ve Savcılar Yüksek kurulu üzerindeki
denetimi arttırılacak ve yargı alanındaki kavgalardan da kurtulmuş
olacak... Diğer değişiklik maddeleri, bazı ara kesimler ile emekçilerin
desteğini almak üzere pakete konulmuştur. Böylece AKP anayasa değişiklik
paketini başka türlü göstererek rakibi karşısında siyasal üstünlük elde
etmek niyetindedir. Bunun farkında olan muhalefet ise ''hayır'' denildigi
takdirde iktidar cephesindeki yenilginin kendileri için iktidar fırsatı
doguracağından tüm güçlerini seferber etmiş durumda...
[Editiert am 26/7/2010 um 15:04 von simson]
|
|
|
Administrator   Beiträge: 267 Registriert: 22/10/2004 Status: OfflineGeschlecht: 
|
 |
erstellt am: 26/7/2010 um 23:13 |
|
|
Anayasa degisikligi konusunda bundan bir kac ay önce cumhurbaskani gec
kalindi bu dönemki meclise nasip olmadi bu fisat kacirildi vs vs
aciklamalari geldi...Alal acele bir sürü karmasiklik icinde AKP kan
kaybetigini anladi ve kendi partisini korucak madeleri degistirmek icin
harekete gecti...elem etiler kulem etiler diger cevrelerin hic bir
önerisini dikate almadan kendi bildiklerini okudlar. 12 eylül anayasasinda
en cok darbe gören sosyalistler,kürtler ve aleviler bu olayda sadece
türbündeki seyrici rolü bicildi...
yani bu ülkenin magdurlari yilardir demokrasi mücadelsi veriyor
darbecilerin yargilanmasini istedi bedel ödedi ama birileri gelip bundan
nemalanmak istedi ....12 eylül tarihinde sosyalistlerin,kürtlerin ve
alevilerin EVET yada HAYIR deme gibi bir tercihi olamaz olmamali...yani biz
kenan pasadan olma tayipten dogma anayasaya EVET diyemeyiz cünkü;biz
12 eylülün yirtilan anayasasini yeniden yama eden bu mantigin
soysuz,gerici ve fasit oldugunu biliyoruz...yani kenan pasa zamanindaki
diyarbakirda yüzlerce kürt hapse tikilmadimi,iskence görmedimi sürgün
olmadimi.30 sene sonra ayni olay yine tekkerür eti binlerce kürt politikaci
hapse atildi kelepce takildi,cocuklar rehin alindi ,kursunlandi vs
vs....
sosyalistler,kürtler ve aleviler neden HAYIR dememeli cünkü;akp nin
kurdugu 12 eylül anayasasini degisiyoruz söylemine hayir degismeyin
anlamina gelicek ki bu hayir tutumu ...30 yil önce kenan evrende bu
referandumu yapmisti yine HAYIR demistik ama 30 sene bu sekilde
yönetildik...bizim o sandiga gidip oy kulanmamiz bile onlariin yapigi
degisiklige mesruluk kazandiriyorda ondan o sandiga gitmemeliyiz.mhp ve
chp gibi iki fasit partiyle ayni secim blokunda secime gitmek
istemiyoruz...
Dikat ediliyorsa kürtler BOYKOT KARARINI pasif sandiga gitmeme olarak
algilamiyor....her tarafta bunun neden böyle oldugu propganasini israrla
yapiyor ve yayiyor...cünkü yapilan bu degisiklik hic bir sekilde icinde
kürtlerin demokratik talebi yer almiyor...
Hala anayasasinda tek dil tek milet tek bayrak edebiyati varsa ve buna
kimse dokunmuyorsa kürtler BOYKOT ediyor...kürtlerin boykot kararini bazi
gerici ve fasit gücler icindeki marsist-leninist kutubun istedigini bu
yönde egilimin böyle gelistigini ida ediyorlar..her karar dönemlerinde
kürt cehpesi icindeki iki görüs cizgisinin oldugunu dilendirenler bir
yarilma meyadan getirebilirmiyiz cabasi icerisindedirler...
devrimci selamlar
|
|
Antwort 1 |
|
Administrator   Beiträge: 267 Registriert: 22/10/2004 Status: OfflineGeschlecht: 
|
 |
erstellt am: 30/7/2010 um 20:47 |
|
|
İSTANBUL - Anayasa değişiklik paketinin oylanacağı 12 Eylül günü "Ne evet
ne de hayır" diyeceğini açıklayan 382 aydın, yazar, gazeteci, sanatçı ve
akademisyenlerden oluşan aktivistler, boykot çağrısı yaptı.
382 aydından boykot çağrısı
12 Eylül'de gerçekleşecek olan Anayasa referandumuna ilişkin cepheler
netlik kazanmaya başladı. AKP Hükümeti, Türkiyeli vatandaşları referandumda
"evet" oyu kullanın çağrısında bulunurken, CHP, MHP 'hayır' oyunun
kullanılmasından yana. BDP ise, "Söz konusu Anayasa değişiklikleri
özgürlükleri ve Kürtleri kapsamıyor" diyerek, 'boykot' kararı aldı. Bütün
bunların dışında bir kesim var ki; onlar hem boykot ediyor, hem de
referandumu tamamı ile reddediyor. Akademisyen, hukukçu ve sivil toplum
örgütü temsilcilerinden oluşan bu kesim, "Eşitlikçi, Özgürlükçü, Demokratik
Yeni Bir Anayasa İstiyoruz, Referanduma Katılmıyoruz" başlıklı bir bildiri
yayınlayarak, TMMOB Makine Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi'nde konuya
ilişkin basın toplantısı düzenledi. Toplantıya, Gazeteci-Yazar Ertuğrul
Kürkçü, İşadamı Osman Kavala, Gazeteci-Yazar Erdoğan Aydın, Gazeteci-Yazar
Faik Bulut, Öğretim üyesi Mukaddes Erdoğdu Çelik, Sendikacı Nebile Irmak
Çetin, öğretim üyesi ve BDP MYK üyesi Büşra Ersanlı konuşmacı olarak
katılırken, Gazeteci-Yazar Ece Temelkuran ve çok sayıda kişi destekçiler
arasında yer aldı. İlk olarak konuşan Erdoğan Aydın, 'Evet' ya da 'hayır'
demek gibi iki seçenekli bir durumun dayatıldığına işaret ederek, gerçekten
12 Eylül ile yüzleşmek isteyenlerin tam demokratik bir anayasa hazırlaması
gerektiğine vurgu yaptı. Aydın'ın konuşmasının ardından Prof. Dr. Büşra
Ersanlı, "Eşitlikçi, Özgürlükçü, Demokratik Yeni Bir Anayasa İstiyoruz,
Referanduma Katılmıyoruz" başlıklı bildiriyi okudu. "Hiçbir kesimi
dışlamayan katılımcı bir anlayışla, hak ve özgürlükler eksenli bir
anayasayı hayata geçirmek için biraraya geliyoruz" denilen bildiride,
şunlar kaydedildi: "Tek tip yurttaş yaratmayı düstur edinen, bu ülkenin
farklı halklarını, inanç, kimlik ve kültürlerini bu toplumun asli unsurları
olarak kabul etmeyen darbe anayasasının kısmi değişikliklerle, demokratik
nitelik kazanamayacağını bir kez daha hatırlatma ihtiyacı hissediyoruz."
Bildirinin okunmasının ardından söz alan Gazeteci Yazar Ertuğrul Kürkçü,
Anayasa paketinin emekçilerin, Kürtlerin haklarına ilişkin bir çözümleme
getirmediğini ifade ederek, şu değerlendirmeyi yaptı: "Biz, bu anayasanın
demokratikleşme adına bir ilerleme olduğuna inanmıyoruz. Dolayısı ile 13
Eylül'den itibaren yeni bir anayasa talebimiz devam edecek. 'Hayır'larla
'evet'lerin oranları bizim için bir şey ifade etmiyor. Ne kadar çok sayıda
kişi olarak sandığa gitmezsek, daha sonradan yeni anayasa talebimiz daha
güçlü çıkar. Ayaklarımızla oy kullanacağız, adım atmayarak sandığa
gitmeyeceğiz"
İş adamı Osman Kavala ise, demokratik ahlaka uygun görmediği ve etik
bulmadığı için sandığa gitmeyeceğini ifade ederek, ikili kutuplaşma dışında
başka yolların olduğunun görülmesi ve bu yolların kapatılmaması gerektiğine
işaret etti. Kavala'nın ardından söz alan gazeteci- yazar Faik Bulut ise,
"İster evet deyin ister hayır deyin, her ikisi de özgürlük getirmiyor. Bu
AKP'ye mahsus bir anayasa paketidir. Yamalı bir pakettir. Bizim Kürtçe'de
bazı yemekler için riji deriz. Ruhsuz tatsız anlamında. Riji yemek deriz.
Bu Anayasa da riji anayasadır. Tüm toplumu kapsamayan yavan bir anayasadır"
dedi.
Çağrı metnine akademisyen, aydın, hukukçu ve sivil toplum kuruluşu
temsilcisi 382 kişi imza attı.
|
|
Antwort 2 |
|
Rind Üye  Beiträge: 33 Registriert: 31/7/2009 Status: Offline
|
 |
erstellt am: 31/7/2010 um 14:46 |
|
|
Şimdi bu anayasa paketini akp oluşturuken 2 taraflı olarak oluşturdu bence.
1-) Anayasa yer alan parti kapama maddesini değişerek kendisini güvence
altına almayı düşünüyor.
2-) 12 Eylül darbecilerine yargı yolu açarak devrimci düşünceye shaip
insnalardan tepki çekemmeye çalışıyor.
Şimdi 12 eylül darbecilerine yargı yolu açıldı peki yargılansalr ne
olacak bazıları hayatta değiler hayatta olanlar ise yargılansalr bile
serbest kalacaklar.Nedei ise galiba bazılarımızın hala bazı maddelrden
aberi yok.Bu madde zaman aşımı maddesi ve böylelikle yargı yolu açılsa
bile zaman aşımından dava düşecek ve yargılanmayacaklar.
Ben bu refanduma oy kullanmıyacam ve yukarıda mustafa bra nın paylaştığı
382 aydın gibi boykot çağrısı yapacam. NEDeni ise bu anayasanın bana
kazandıracağı iç bir şey yok
|
|
Antwort 3 |
|
Rind Üye  Beiträge: 33 Registriert: 31/7/2009 Status: Offline
|
 |
erstellt am: 31/7/2010 um 14:57 |
|
|
Sanırsa 12 Eylül refandumu şeker bayramına denk geliyor.ARtıkım iyi bir
ajitasyon çeker teyyeb  )))))))))
|
|
Antwort 4 |
|
Nu Üye  Beiträge: 1 Registriert: 21/9/2009 Status: OfflineGeschlecht: 
|
 |
erstellt am: 19/8/2010 um 22:29 |
|
|
sayin recep beyde boykot veya hayir der syin dersimiler
|
|
Antwort 5 |
|
Rind Üye  Beiträge: 40 Registriert: 5/3/2009 Status: Offline
|
 |
erstellt am: 20/8/2010 um 02:26 |
|
|
Munzur 62 arkadasimiz hayir desin diyor Dersimliler.Bana su madde bizim
alehimize veya su nedenlerden dolayi hayir diyorum derse bizi daha
inandiracaktir.Arkadaslar cok eksik derseniz anlarim,sunlarda yapilmaliydi
veya bu maddelerde eklenmeliydi veya su maddelerde kaldirilmaliydi derse
inandirici gelecek.Ama hic bir alternatif getirmeden hayir demek bence
gulunc geliyor bana.Ben sun andaki konumuyla cok eksik olmasina ragmen bu
refaranduma evet demesi kanisindayim.Sirf a.k.p yapti diye karsi cikmak
olayin baska boyutu veya boykot etmekle Kurdistandaki cogu halki
inandirilacagini sanmiyorum yanlis bir politika ve cogu insaninda
inanmadigi bir uslup.Bir tek neden gosterin su bizim ozgurlumuzu
engeliyecek veya su konuda bize zarari olacak,neden sunmadan karsi cikmak
yel degirmenine saldirmak gibidir.Tesekurler...
|
|
Antwort 6 |
|
Rind Üye  Beiträge: 46 Registriert: 3/5/2010 Status: Offline
|
 |
erstellt am: 20/8/2010 um 10:10 |
|
|
AZIZ NESINLIK RUHLAR UZERINE (USTUNDE, HAKKINDA, DAIR VB VB VB)
Sayin Yorgunisik,
bazi ruhlar, henuz ozgurluklerini kazanamamislarken, dunya halklarina
ozgurluk ve akil dagitma curretkarligindan ote ukelaligini gosterdiklerini
nihayet sende gormeye basladin.
Dunyada borsa ve tuketim maddelerinin fiyati petrolin varil fiyatina
endeksli iken, bu insanlarin akillari (varsa tabi0 da birilerinin sabah
yatagindan kalkip soyylleeece bir esnedikten sonra, gozlerini ovusturup ve
sonrada keyfi ne isterse oyle buyurmasina endekslidir.
Sen bu ruhsuzlar la neyi tartisiyorsun vesselam?
Essegi saldim cayira
mevlam kayira....
Saygilar ve devrimci yurtsever selamlar !
HA KIMSE ALINMASIN LUTFEN.
KASTI HAREKET YOK SAHSIYETLERE
HAREKET TOPA....
[Editiert am 20/8/2010 um 10:17 von BurjuvA]
|
|
Antwort 7 |
|
Administrator  Beiträge: 235 Registriert: 18/9/2007 Status: OfflineGeschlecht: 
|
 |
erstellt am: 20/8/2010 um 18:42 |
|
|
Bu sosyal bir hastaliktir, bu hastaligi bugün AKP iktidarinin degismek
istedigi, anayasa ve bu anayasayla yönetilen sistem bize bulastirdi.
Yorgun isik abi deginmis ve hakli olarak sorular sormustur, bu sorulara
cevaplar verilmesi gerekir, cünkü akil yürütmenin yolu ve yordami vardir.
Eger hayir diyorsan sebebi nedir?
AKP hükümeti islami agirliklidir diye, yilardir bize ve atalarimiza
Dersimde uygulanan soykirim sisteminimi savunacaz?
Seksenbes senedir avazimiz ciktigi kadar bagiriyoruz bu sistem ve anayasa
fasist bir anayasadir diye simdi bu fasist anayasayi degismeye calisanlar
dincidir diye biz karsimi cikacaz?
AKP hükümeti 85 yilik inkar ve irkci cumhuriyeti degismek istiyor diye biz
Cumhuriyetcimi olmaliyiz?
Dinciler Kemal Atatürkü ve kurdugu sistemi sevmiyor elestiriyor diye biz
Atatürkcümü olmaliyiz?
Daha dün Dersimdeki katliama savunan ve onu hakli bulan CHP ve icindeki
Miletvekili, sakaryada yaptigi konusmada "50 bin tane Dersimli yargisiz
infaz edilmistir diyen bir iktidar partisi ve onun basbabakanini dürüst
bulmadi diye bizdemi bulmuyacaz?
Bu CHP ve MHP ile ayni olup hayir oyu kulanmak hanki devrime ve hanki
dürüstlüge sigiyor?
Bakin cok carpicidir, bu günlerde basinda "Alevi bir asker oruc tutmadi
diye öldürüldü" diye haberler dolasiyor. Peki bu askerin karanlik akibetine
ugrayan kac tane asker vardir?
Eger bu asker alevidir diye öldürüldüyse daha önce ayni karanlik
yöntemlerle öldürülen yüzlerce asker var bunlar alevi diyemi öldürüldü?
Bu daha önce yüzlerce yasanan ayni olayda komutanlar cikip egitim zayati
veyahut intahar derken bu olayda nasil olurda cikip oruc tutmadi diye
öldürüldü diyebiliyor?
Bu size normalmi geliyor?
Bu yalan ve safsatalarla 85 sene kendini yasatan sistem ve onun
savunuculari bugün bosmu duruyorlar saniyorsunuz?
Bu sistemin yavrularidir böyle sacma ve sacma oldugu kadar insanlari
hayvan yerine koyan aciklamalar yapan.
Daha binlerce soru ve binlerce sebep vardir bu anayasa degisikligine evet
demek icin.
Benim sahsi düsüncem bu anayasanin degisikligini istememk 85 yillik bir
sistemin isledigi suclara ortaklik etmek demektir.
"AKP degismek istiyor ama kendisi isine geldigi icin degisiyor" peki
degismezse bizimi isimize gelecek bu ne sacma bir sebeptir alah askina,
merhamet insaf.
Hele Kürt siyasetinin su anayasa degisikligi karisisindaki durusu hic ama
hic dürüstce dgeildir ama simdi buraya girmek istemiyorum belki baska
zaman..
Selamlarimla.
[Editiert am 20/8/2010 um 18:57 von Munzurrojhat]
|
|
|
Rind Üye  Beiträge: 40 Registriert: 5/3/2009 Status: Offline
|
 |
erstellt am: 22/8/2010 um 08:02 |
|
|
Evet tarih boyunca bir dusunceden yapilandik,cocuklugumuz,veya cumhuriyet
donemin cocuklari olarak buyuduk,egitimimizi onlardan aldik,onlarla
buyuduk,kafa ve dusunce tarzimiz onlarla sekillendi,tarihi ilk olarak
onlarin kitaplarinda okuduk,cunku yazili tarihimiz yoktu,Dedelerimiz ve
nineleremiz katlediginde gine onlarin bize anlattigi ve onumuze sundundugu
bir tarihle sekillendik ve buyuduk,bu buyumede atalaramizin anlatigiyla
onlarin anlattigi yan yana yurumedi bir yanlislik vardi cunku beynimizi
onlar belirliyor ve yasa,ma bakmamizi onlar yonlediriyordu.Bazilarimiz
sorgulamaya basladik bu celiski niye diye, ve bize duzmece yalanlar ve
masallar anlattilar bunlarla buyuduk ve inandik.Ama yasamin boyle
olmadigini ve bunlarin yalan soylediklerini anladik ama yazili ve egitimin
bize verdigi kaliplarin icinden cikamadik ve bocaladik bazen savrulduk cok
uzak yerlere hic tanimadigimiz dusunceleri savunduk yalana karsi ama gine
bocaladik cunku o dusunceler gine bunlar tarafindan bize siringa edilen
dusuncelerdi.Arkadaslar bize sunulan dusunceler hakla bagdasmayanlardi
cunku onlardan uzak kalmamiz isteniyordu,cikarimizi belli dusunce ugruna
heba ettik ve yok olduk,yok olmamak icin iyi dusunmemiz lazim baska
dusunmek zorundayiz,bunlarin bize sundugu dusuncelerle yola cikarsak ve
onlarin dusuncelerini kabullenirsek,cok geriye gitmis oluruz..Kimin
refarans verdigi onemli degil kendi beynimizi ve zekamizi calistirarak
karar verme gudumuzu on plana cikarmamiz lazim onlarin yonledirmeleri ve
kamuoyu olusturmalari bize hukum etmemelidir.Bakin bu acik dusuncede bile
bize hukum edip bolunmemize neden oldular bize gereken nedir,kanun onunde
bize ne deger veriliyor ona bakmamiz lazim.Bazi ulusal soylemler ve sozde
anti emperyalist soylemlerin soylediklerine bakin inandiriciligi ve
devletin mihenk tasini atan cevrenin bize karsi tavrina bakin,dostcami veya
simdiki soylemde bize sirinmi gorunmeye calisiyor.Hele hele Kurtlerin bu
donemde cok iyi tahlil yapmalari gerekiyor,saflar bi belirlendimi taraf
olmak zorundasin,o yuzden yeni kanunlar,30 l;arin islahat kanunlari
degildir,bizi islahat etmek icin cikarilan kanun degil bilakis insanin
ortak noktalari olan kanunlardir .Bu kanunlari desteklemek bence her
ezilenin ve hor gorulenin gorevidir.Bakin eskiden cikarilan kanunlar bizi
hayvan olarak gorurdu islah etmekle baslardi ,sanki bizyabani bir
ulususz,beyni olmiyan ve islahata yani egitime tabi tutlan bir halk olarak
gorulmusuz.Egitime tabi tulanlar cagimizda hayvanlardir,bir halki bir ulusu
bu kadar asagliyan bir ziyniyetin yaninda olmak ve sozde bizi eskiya yasam
seklinden modern bir yasama adepte etmek istiyen katliyamlara bakin,kimin
islah edilmesini siz karar verin onlarmi bizlermi.bizler, tarih boyunca hic
kimseye zarar vermemis bir halkiz kendi halimizde daglarin yamaclarinda
yasiyan hayata ve insan ve yasama deger veren bir topluluguz,tarih boyunca
bakiniz kime zarar verdik kimi katlettik,bizimmi islahata ihtiyacimiz var
onlarinmi ve bunlari goz onunde bulundararak karar vermemiz lazim...az da
olsa bu kanunlarin bizim yararrimiz oldugunu bizden biseyler godurmedigini
gorecegiz ,lutfen iyi okuyun ve karar verin... Tesekurler.
|
|
Antwort 9 |
|
Rind Üye  Beiträge: 40 Registriert: 5/3/2009 Status: Offline
|
 |
erstellt am: 22/8/2010 um 08:49 |
|
|
Kusura bakmayin bazi eksik dusunceler illetigimi soyliyerk sunu soylemek
zorunlulugunu hisettim.12 Eylul sonetimini yargilayacagimiz bence degil
yargilayamacagiz cunku ,su anda kanunu geciren iktidarin gucunun yettigine
inanmiyorum ve kanunu bile gecirirlerse onlarin bir yolunu bulup isin
icinden siyrilacagana inaniyorum.Peki diyecekseniz bu olmiyacaksa niye
destekliyelim...Arkadaslar Silide Pineche yonetimi kanunlarin cikmasina
ragmen isin icinden siyrilmasini bildi.Amasi var tarih boyunca bizler
haksiz yere yargilandik ve o korkularla yasadik.Sozde tarafsiz adelet
dedigimiz.ve Simson arkadasin sozde dedigi a.k.p nin eline gecirmek
istedigi adeletten ve yargiclardan medet umduk, neler mi aldik acin bakin
tarihe,17 yasinda yasi buyutulerekmi yada 80 nin uzerindekilerinin(Seyit
Riza) yasinin kuculterek idamina karar veren hangi
mekanizmaydi.Kemalistlerin argumanlari yarginin baskasinin eline gececegi
kim o baskalari,tarih boyunca bize teraziyi devamli gozu kapali
baknanlarinin elindenmi gidecegi bunada inanmiyorum,cunku ileri
demokrasilerde anayasa mahkemesinin uyelerini belirleyen
meclistir,mecliside secen halktir,sorunun nerde anlamiyorum.Onlarinda baska
mahkeme yani kendi kurduklari mahkeme tarafinda yargilandiklarini gormek
buyuk bir demokrasi taraftarligidir.Sendikalara bakin karsi cikmalarini
anlamakta zorlaniyorum.Gercekten onlar iscilerin haklarinimi savunuyorlar
yoksa baska bir seymi var aciklarlarsa sevinirim.Sozde sol sendikalar kime
ve neye hizmet ediyorlar bir yanlis ornek gostersinler kanunda alehinde hep
birlikte inanalim...
|
|
Antwort 10 |
|
Uzman Üye   Beiträge: 309 Registriert: 21/10/2007 Status: Offline
|
 |
erstellt am: 26/8/2010 um 12:12 |
|
|
| Zitat von Yorgun Isik, am 20/8/2010 um
02:26 | Munzur 62 arkadasimiz hayir desin
diyor Dersimliler.Bana su madde bizim alehimize veya su nedenlerden dolayi
hayir diyorum derse bizi daha inandiracaktir.Arkadaslar cok eksik derseniz
anlarim,sunlarda yapilmaliydi veya bu maddelerde eklenmeliydi veya su
maddelerde kaldirilmaliydi derse inandirici gelecek.Ama hic bir alternatif
getirmeden hayir demek bence gulunc geliyor bana.Ben sun andaki konumuyla
cok eksik olmasina ragmen bu refaranduma evet demesi kanisindayim.Sirf
a.k.p yapti diye karsi cikmak olayin baska boyutu veya boykot etmekle
Kurdistandaki cogu halki inandirilacagini sanmiyorum yanlis bir politika ve
cogu insaninda inanmadigi bir uslup.Bir tek neden gosterin su bizim
ozgurlumuzu engeliyecek veya su konuda bize zarari olacak,neden sunmadan
karsi cikmak yel degirmenine saldirmak gibidir.Tesekurler...
|
getirilen anayasa da kamu emekçilerinin iktidarın hoşuna gitmeyen
söylemlerini sürgünlerle cezalandırdıkları ve buna karşı örgütlü güçlerin
yani sendikaların kurumsal anlamda dava açarak bunu reddetme şanslarını
elinden alıyor, referanduma giden maddeler ciddi anlamda kendi halindeki
orta anadolu halkının zerre anlamadığı, HSYK nın bile açılımını bu son
günlerde yarım yamalak öğrendiği(oda yanlış öğretildiği) için olay siyaset
üstü değil tam anlamı ile siyas içidir ve akp nin güvenoyu tazelemesidir ki
Bu noktada da HAYIR denebilir.
ilk önce siyaset akademileri kurarak o akademilere bile vatandaşı rüşvetle
getirten bir zihniyetin kendi iktidarından sonra ZAMAN gazetesinin 15
eyakın ülkede günlük olarak çıkıp fundementalizmi sadece türkiye halklarına
değil ortadoğu balkan ve kafkaslara taşımasına karşı duruş sergilemek için
HAYIR denebilir.. bahsi geçen 26 maddelik anayasa değişikliği iktidarın
kadın erkek eşitliği platformunu reddedip "kadın erkek fırsat eşitliği" adı
altında bir grupun oluşmasını istediği için AKP YE ve BABAYASASINA HAYIR
denebilir.
buna karşın chp, mhp, ergenekon ve bileşenlerinin mevcut statükonun
devamını istedikleri için HAYIR DEĞİL BOYKOT DENMELİDİR. sosyal dokuyu
bozan insanı ve toplumu tarihsizleştirip köksüzleştiren bu mhp, chp,
ergenekon tayfasının kendini özgürlüğe bile mahkum olmayı başaran
şarklıları ele geçirip kanını sülük gibi emmesine karşı olarakta BOYKOT
denmelidir.
Hep diyorum bir avrupalı, bir latin amerikalı bir uzak doğulu ortadoğuyu
anlayamaz, anladığında da anlatamaz.. ve bu yüzden Avrupayı iskandinavyayı
kalkıp burada yerleştirmeye çalışmak bu gün türkiye solunun geldiği noktaya
gelmektir. yani bu süreçte en güçlü olması gerekirken artık sönmüş bu
gelecek sonbahar rüzgarları ile de külleri savrulacak türkiye solunun
durumuna düşmektir..
Bırakalım anayasayı babayasayı şarklıların tek tek kafası iyi çalışmıyor
bir araya getirip bakalım acaba örgütlü toplum olduklarında istenilen
siyasi müdahaleleri yapabilecekler mi ona bakmak gerekiyor.
yurtsever hareketin BOYKOT kararı ciddi ve en köklü duruştur ki bu AKP ve
devlete Eski anayasa sensin yeniside sana girsin tarzında bir
yaklaşımdır..
ve doğrudur alkışlanmalı, 12 eylül 2010 tarihinda sabah uyandığında
kahvaltıdan sonra bağlı bulunulan semtlerin akp temsilciliklerini telefonla
arayıp BOYKOT deyip kapatmak siyaseten en doğru karar olsa gerek.
hakkaride akp il binasının önünde siper inşa eden devlet artık sistemin
çatırdağını kürtlerden kurtuluşun olmadığını çok iyi biliyor ve bunu
bildiği için yalnızlaştırmayı planlıyor. ama sökmez. çünkü kürtler yavaş
yavaş külyutmaz hale gelmeye başlıyorlar.
yakın tarihin böylede bir getirisi var işte.
kürt siyasetçileri 17 000 faili meçhulu unutsa bile, 25 000 gerillarının
şehit oldugunu önemsemese bile ben eminimki kürtler bunu unutmayacak..
sandıktan EVET çıkacak.
HAYIRcılar bocalayacak, EVETçiler mutlu olmayı ve huzuru BAŞKA baharda
bekleyecek BOYKOTçular yoluna devam edecek emin adımlarla..
[Editiert am 26/8/2010 um 12:14 von Chaos]
____________________ Uçurumun kenarina gelen insanlar kanatlanıp uçarlar..
|
|
|
Administrator  Beiträge: 235 Registriert: 18/9/2007 Status: OfflineGeschlecht: 
|
 |
erstellt am: 26/8/2010 um 18:06 |
|
|
Dikat edildiginde referandum, tartismalari Akp nin iktidarda kalip
kalmamasi, yada istenip istenilmemesi tartismalarina dönmüs durumda, sadece
bu platforumda dgeil geneld eböyle bir hava esmektedir. Bu nedenle ben
öncelikle Akp hükümetinin ve savundugu sistemin yanlisi olmadigimi,
kesinlikle akp ninde bu baski ve irk cumhuriyetinin bir parcasi oldugunu
söylemek istiyorum.
Bunu söyledikten sonra, Chaos arkadasinda belirtigi noktalar üzerinde
düsüncelerimi belirtecegim.
Aslinda bu konu üzerinde söylenecek cok az sey varken, hatta hic yokken akp
nin isin icinde olmasi konuyu tartismamiza sebep oluyor.
Eger akp olmamis olsaydi, herhalde "12 eylül yasalarini kaldiralimi yoksa
kalsinmi" gibi bir soruyla karsilasmis olsaydik, öyle eminimki buna burda
"yok kalsin diyen olmazdi" hata degismesi icin bile görev üstlenirdik.
Iste tamda olayin bu yönü insani rahatsiz ediyor.
12 eylül fasist darbesinin savunulacak hic bir tarafi yokken Kürt siyaseti
"bizene" diyebiliyor, oysa bu darbe dünyanin belki hic bir yerinde
yasanmiyan zulumu diyarbakir ceza evinde Kürt cocuklarina yasatmistir. Biz
bu yasalarin kaldirilmasini istemiyor ve Kenan Evren gibi bir alcagin
yargilanmasini istemiyorsak bu Diyarbakir zindanlarinda direnerek can veren
Kürt cocuklarina yanlis olmazmi?
Baykotu, düsünce ve yapisal anlamiyla Anarsistler savunsa tuaf olan bir sey
göremeyiz ve haklilar deriz. Cünkü her türlü devlet yapisina ve odaklarina
karsidirlar.
Kürt siyaseti(DTP) bir yanda siyaset geregi Devlet bahcelinin elini
sikarken hata mecliste onunla ayni cati altindayken simdi kalkip anarsistce
bir tavir almasi bana oldukca sacma ve tutarsiz geliyor.
Nasil bu referandimda bu yasalarin degismesi icin oy vermek gerekir diye
düsnüyorsak ve bu düsünce haksiz bir sekilde bizi akp ile ayni kulvara
konuluyorsa, digre tarafta Kürdistana ve Kürtlere karsiymis gibide
anlasiliyor.
Bu tamamen haksiz bakis acisi bana göre "dogru seyde olsa eger düsmanim
yaptiysa" karsi cikacagim anlayisinda baska bir sey degil ve yanlis oldugu
kanisindayim.
Cünkü bu sikayet etigimiz, 17 bin faili mechulun yasandigi, 20 bin
gerilanin 40 bin askerin öldürüldügü savas yasalari yada bu yasalarla
yönetilen bir ülkenin yasalarinin degisip degismemesi söz konusudur.
Bun yasalar söyle yada böyle degismelidir, yetersizde olsa, az da olsa bunu
olumlu bir adim olarak algilamamiz gerekir.
Yok kendi adima ben bu seksenbes yilik dikta rejiminin okus pokus
yapilarak aniden dgeisecegine inanmiyorum,eger bunun degismesini istiyenler
varsa onlarda iyi bilsinlerki bu yavas yavas olacaktir.
Dikat edildigid e görülecek bütün hayir kampanyalarinda, asil mesele
konuslmadan elestirilmeden AKP ve hükümet elestiriliyor, onu bende kendi
adima elestiriyorum ama mesele bu degilki, mesele 12 eylülde yapilan fasist
darbe yasalaridir.
Selamlarimla..
[Editiert am 26/8/2010 um 18:08 von Munzurrojhat]
|
|
|
Uzman Üye   Beiträge: 309 Registriert: 21/10/2007 Status: Offline
|
 |
erstellt am: 27/8/2010 um 19:02 |
|
|
milli görüşün bileşeni ve devamcısı olan, statükonun ortaya çıkmasında
hamuru bulunan, demokrasiyi "eşitler arası demokrasi" olarak niteleyen,
ekonomi de özelleştirmeyi önüne koyan, devletin bile lokavt hakkının
olmasını savunan, işçi ve memuru aynı sınıfta değerlendirilmesi gerektiğini
ifade ederken sendikal haklarının hepsini elinden alıp, "üç çocuk yapınki
ithalata gerek kalmasın, ucuz iş gücü olsun, devlet zenginleşsin" gibi
gerici, fundementalist, türk-islam sentezini alttan alta savunan, 12
eylülden sonraki ilk devlet bakanını kendi bünyesinde barından bir partiden
ve onun "ülkeye demokrasi" getirmesinden bahsediyoruz. buna dikkatini
çekmek isterim pirim munzurrojhat.
ikinci, ortada kabak gibi gözlerimizin önünde olan şeyin ise, türkiye
toplumlarının demokrasiyi "onama" sistemi olarak algılaması olacaktırki
buradan giriş yapıldığında aslında gelen demokrasiyi bile halk değil halk
üstü siyasetçi(?)ler getirmekte ve halka bunu onaylatma/reddettirme
çabasındadir.
demokrasiyi demokratik olmayan yöntemlerle oluşturmak, yani bir karar veya
ilke edinmeye çalışılırken bir kaç "kurmay"ın bir araya gelerek halk için
en iyisini veya iyiye yakın olanını istemesini birinci dereceden bilinç
sahibi bireyin ve az buz örgütlü toplumun reddetmesi
gerekli/olağan/kaçınılmaz olmalıdır. yani aslında yeni sosyal bilim bu tür
bir demokrasi ve siyaseti reddetmesi gerekiyor. bırakalım eveti hayırı.
burada sanırım mutabıkız çünkü bize seçenekleri sunup bunları seçme
özgürlüğüne bizi mahkum etmelerine göz yumacak kadar kapitalist (aslında
akp ile prekapitalist) sisteme "yanlış ama evet" diyecek değiliz, değil mi?
başkaları tarafından sunulan seçim ve tercih "hakkını" reddetmek sanırım
hem aklımızın hemde vicdanımızın sesidir.
şimdi gelelim 12 eylülü değiştirdiğini iddia eden yerine yetmez ama bu bir
başlangıçtır deyip herekesi oyuna getirmeye çalışan mevcut siyasetin ne
yapmak istediğini anlamaya çalışmaya..
hepiniz hatırlarsınız ki irtica odağı oldugu için kapatma davası ile karşı
karşıya kalındığında ulusalcılarla danışıklı dövüş bir an ciddileşti ve her
iki taraftan da sert yumruklar geldi, akabinde hakemler (veya ortak
akılları) hemen her iki tarafıda uyarıp "sizin kavganızdan güç kazanacak
ikinizinde ipini çekmeye hazır bir çok kutup var" deyip hemen yine
ikisininde savunma pozisyonuna geçmesini sağladı.. yani "biz kendi aramızda
hallederiz bu çekişmeleri" ye geldi hemen.
bakın üretim çelişkinin oldugu yerde ortaya çıkar. siyasi anlamda da,
düşünsel anlamda da, nesnel anlamda da. yani, ciddi anlamda bir sürtüşme
olsaydı herkes kendi siyaseti ve selameti için kendi tabanını
hareketlendirirdi. ama 8 yıldır bu olmadı ve halka verilen sadece ne
yapması gerektiğini söylemekti(şimdiki evet hayır mitingleri gibi, ).. yani
şark toplumu gibi şark siyasetide narsist ve oportünisttir.. çünkü henüz
gerçek anlamı ile toplumsallığa geçiş yoktur ve kabileler biçiminde
yaşamları sürdürülmektedir. hem siyaset hemde toplumlar böyledir.
ülkede siyasi anlamda bir çelişki söz konusu değildir ve bu tür bir
"demokratik atılımın" ön koşlulları hiç bir şekilde hazırlanmadı..mevcut
anayasa ile ilgili yapılan anketlerde sürekli en iyisi bu, ordu 10-20 yılda
bir darvbe yapmalı türünden fikirler ağır basıyordu.
"aydın" türk uzun topuklu kadının peşinden, iç anadolu daki türk "güc"ün
peşinden, örgütsüz kürt şeyhin peşinden gidiyor. psikolojik ve düşünsel
açıdan henüz evrimleri tamamlanmamıştır.. bununda nedeni ise hep bir kaç
"kurmay"ın bir araya gelerek millet için iyiye en yakın kararları
vermesidir.. deneyimlemeyen bir toplum henüz sıcağa dokunmamış bir çocuktur
ve sürekli fokur fokur yanan soabaya dokunma özlemi ile yanıp tutuşur..
bu yapılan referandumun içeriğinden bağımsız bu tür bir halkın, bu tür bir
siyasetle akıl babalığını yapıp ve son tahlilde hiçte demokratik olmayan
bir iktidarın bize bile anti-demokratik bir tutumu demokrasi diye
yutturmasına kadar vardı. bu iktidarın ahlaksızlığı ve çirkefliğidir. bunda
CHP ninde payı az değildir, devleti elinde tutan güce karşı devleti
savunmanın ötesine geçmemiştir çünkü.
burdan var olan sistemin içinden çıkıp devrim yapılmalıdır fikri ile
hareket etmiyorum. yani bir gecede veya bir haftada devlet yıkılıp halk
iktidarının geleceğinden bahsetmiyorum..
tamda aslında şuanki mevcut süreçte ne yapılması gerektiğini düşünüyor
tasarlamaya çalışıyorum.
Emin olunmalıdır ki bu değişikliği AKP değilde CHP yapsaydı kişisel anlamda
benim kararım yine boykot olurdu ve boykotu TKP savunsaydı bile okkalı bir
"afferin" çekerdim..
ayrıca kürt hareketinin boykotu "bana ne" diye algıladığını veya öyle
tasarladığını düşünmek başlı başına bir hatadır. Boykot kararı kendi
tabanını diri ve örgütlü tutmaktır. iktidarın bize sunduğu herşeyi onayıp,
muhalefetin bize sunduğu herşeyi reddetme ikileminden kurtarıp ara çözümler
ve başka gerçeklerin var olduğu bilincini aşılamaktır..
mevcut anayasa değişikliği iftarda hekes açken, yemek, su, çorba beklerden
onların önüne birer tabak tatlı koymaktır. yani ülkede aciliyeti koruyan
seçim barajı, anadilde eğitim, özelleştirmelere karşı anayasal düzenlemeler
yapmaktan önce, henüz hiçe saydığın azınmlıklarının hukuk sürecine dahil
olmaları sağlamaktır? yani değiştirelen HSYK nın yapısı ise ve farklı
seslerin seçkinlerin seçilenlerin buna katılmalarını planlamaksa, ilk önce
onları öz benliğine kavuşturmak ve gayri resmi toplumlarında ne dediğini
anlmaya çalışmasını sağlamak en gerçekçi tavır olmalıdır.
mevcut anayasanın "devlet içi demokrasi"sini "eşitler arası demokrasi"ye
çevirmek için ben hayır veya evet demem. giderim ispiyonculuk yapar
olanları anneme, kardeşime, arkdaşlarıma anlatırım.
bence herkes bunu yapmalı.
____________________ Uçurumun kenarina gelen insanlar kanatlanıp uçarlar..
|
|
|
Rind Üye  Beiträge: 46 Registriert: 3/5/2010 Status: Offline
|
 |
erstellt am: 27/8/2010 um 20:21 |
|
|
| Zitat von Chaos, am 27/8/2010 um
19:02 |
1 Emin olunmalıdır ki bu değişikliği AKP değilde CHP yapsaydı kişisel
anlamda benim kararım yine boykot olurdu ve boykotu TKP savunsaydı bile
okkalı bir "afferin" çekerdim..
2- mevcut anayasanın "devlet içi demokrasi"sini "eşitler arası demokrasi"ye
çevirmek için ben hayır veya evet demem. giderim ispiyonculuk yapar
olanları anneme, kardeşime, arkdaşlarıma anlatırım.
bence herkes bunu yapmalı.
|
1-Bunun kisisel karariniz oldugunu soyluyorsunuz. Halbuki bu boyle
degil. Bunun boyle olmadigini bizler kadar sende biliyorsun hewal..
Referandumu butun zamanlar icin boykot edeceginden eminmissin.
O zaman egri otorup dogru konusalim.
Zone made: delmast ronise, rast keseybike, vane.
Hic kimseye bagimli olmadan boyle bir karar aldigini soylemene benden baska
kac kisi hayretler ile bakiyorlar acaba bu sitede, senin gibi bende merak
etmekteyim, Bu olayin bir yonu...
Peki bugunlerde baskan yavas yavas ortaya konusmaya basladi. Yarin sabah
kalktiginda "evet" diyin derse, gene de mi boykot edecen kisisel kisi?
Sahiden bircok gibi bu sitede benden merak icindeyim bu husus hakkinda..
Deemek kararin karar.. Eminmisin, son kararin mi?
Ben bundan pek emin degilim de...
2 - devlet ici demokrasi, esitler arasi demokrasi.. Ogrenmenin yasi
olmazmis.. Biz daha cok cok cok seyler senden ogrenecegiz sanirim. sssst
teori uretmek birine, teorilere inanmak da bazi kisilere mahsustur. teori
uretiyorsun, aman biri duymasin,, koltugunda gozun mu var hewal???
[Editiert am 27/8/2010 um 21:21 von BurjuvA]
|
|
Antwort 14 |
|
Rind Üye  Beiträge: 40 Registriert: 5/3/2009 Status: Offline
|
 |
erstellt am: 28/8/2010 um 02:12 |
|
|
Chaos arkadasim isci,memurun ayni sinifta degerlendirmesi diyor biraz
acarsan sevinirim ne demek istedin.Sendikal haklarin elinden alinmasi
diyorsun.Arkadasim iyi okursan eski anayasa ile yeni arasindaki getirileri
bence daha iyi konusma firsati elde ederiz.Eski anayasada bak neler
yapilmiyor ve yeni anayasada neler getiriyor cogu gazetelerde var bu taslak
iyi oku lutfen ve eskiyle karsilastir.Biz burda a.k.p nin politikasini
ratrismiyoruz burda yeni anayasanin yani 26 maddelik taslagin neler
getirdigini veya yanlislari varsa onlari tartisiyoruz.Kadinlara deginmissin
okudunmu yeni taslakta neler getirdigini.Uretim celiskinin oldugu yerde
cikar demissin.....bunu espiri olarakmi soyledin yoksa cittimisin.Yeni
uretim seklimi gesiti yoksa?Arkadaslar yeni taslak tum gazetelerde var
uzunda degil okursaniz bilgi sahibi olursunuz.Lutfen iyi okuyalim
.Tesekurler.
|
|
Antwort 15 |
|
Rind Üye  Beiträge: 46 Registriert: 3/5/2010 Status: Offline
|
 |
erstellt am: 28/8/2010 um 11:57 |
|
|
Sanirim herkes biraz hakli.
ama genede birazcik demokrasi hic demokrasiden daha iyi oldugu
inancindayim..
Karsi koyden bir eski hikaye anlatayim
Kabak Hikayesi
3 gun 3 gece dugun olur.
son gece dugun dagilir..
Damat, sadic ve yakin cevresi evde kisin sobanin cevresindeler yorgunluk
atiyorlar.
Bir ara damatin babasi damata "haydi cocugm senin gorev zamanin geldi, sen
yukari cik "der.
Damat "yok ben kabak isterim" der tutturur.
"halla halaaaa, bu kis gununde sana nerden kabak bulak ki sen yukari
cikasin, acilisi yapasin' der..
Damat tutturur "yok , illada kabak isterim, yoksa cikmam" der diretir.
Ararlar en sonunda kurutulmus kabagi bir komsudan getirirler.
Kabak pisirilmeye baslanir.
Aksilik bu ya, konusmaya dalinir, kabak atesin ustunde yanar.
tabi genede yenilebilir bir durumdadir kabaklar.
Damat bu kez "yok, ben bu kabagi yemem, yanmis" der.
Uzun uzun ajitasyonlar, siyasi iknasal konusmalar, en guclu ajitasyoncular,
ikna gucu kuvvetliler damadi ikna etmede yetersiz kalir.
Bu ara sadicin karni acikir, o kabaklari yer.
Bir iki saat sonra gene damatin babasi "hadi cocugum sen yukari, kabak
mabak ta yok " der
Damat "yok ben gitmem, kabaklari kim yemisse o gitsin" der..
Ne demek istedigimi anlayan anladi sanirsam..
|
|
Antwort 16 |
|
Uzman Üye   Beiträge: 309 Registriert: 21/10/2007 Status: Offline
|
 |
erstellt am: 28/8/2010 um 12:14 |
|
|
burjuva kanka, niyet okumalarınla şarklı oldugunu açıkça beyan etmen beni
şaşırttı açıkçası. ben seni geri dönüşümsüz avrupalı olarak görüyordum,seni
reddediyordum ama yinede bu gerçekten kaçmayı tercih etmiyordum..
her neyse, seni boşverelim.
yorgun ışık hocam,
aslında belkide anlatma sıkıntım var. bu yüzden herkesin doğru bildiğini
açıklarken bile o doğrulardan vazgeçilip benim yeni şeyler söylediğime
inanılmış..
düşünsel anlamda yeni bir fikrin hortlaması tartışma ve birbirinden farklı
olan iki öğreti, kişi, toplum, kurum arasındaki sürtüşmeden meydana
gelir.üretim.
ateş ve su bir araya gelirse ortaya yeni bir şey çıkar. buhar. ama bunlar
birbirileri ile ortak özellikleri ve anlaşmaları yoktur. zıttır birbirleri
ile. ama bir araya geldiklerinde ise yeni bir şey ortaya çıkmış oluyor.
buhar. su sıcağı görmezse nasıl çıkar ortaya buhar?
yada zıtların birliği deyip işin içinden çıkılabilir.
bir üklede iktidarın en büyük destekçisi muhalefettir.
en çok güç aldığı kurumdur muhalefet.
çünkü meşrutiyetini ve inandırıcılığını muhalefet üzerinden
sağlamaktadır.
bu ülkede CHP olmasaydı, AKP de olmazdı.
evet veya hayır diyenzihniyet elbette bizi bunların doğruluğuna inandırmaya
çalışacak.
evetçi ve hayırcıların farklı kulvarlarda olmaları tesadüf değil
sistematiktir. herkes evetçi olsaydı başlı başına bir sorun olacaktı. evet
önemini yitirecek ve bizde bu kadar kafa patlatmayacaktık. yapılan bu
"önemli" değişiklikler gereğinden az bir ilgi bulacaktı. evetin hayıra
hayırında evete hizmet etmesi kaçınılmazdır. boykotun bunların dışında bir
tartışmaya sahip olması ise yine olması gerekendir. yani bana göre bazı
şeyler ters yönde olsa bile yolunda ilerliyor.
boykotçulara kızdıkları ve sinirlendikleri kadar hayırcılara
sinirlenmiyorlardır evetçiler. dedikya evetin önemi hayır sesinin ne kadar
gür çıktığı ile ilgilidir. aynı şeyi tersinden de düşünebiliriz. evetçiler
boykotçuları statükocu olmakla suçluyor, hayırcılar eveti dolaylı olarak
destekledikleri ile suçluyor. buda biz gibi beşeri varlıkların boykotu
çapraz ateş altına almamıza neden oluyor.
olsun buda ters olsa bile yolundadır, rayındadır.
boykot öncesi boykotçuların oranı çevresinde yaratılan yapay gerilim,
hayatımızın artık sorgulamadığımız bir parçası haline geldi. Doğası icabı
kendilerini evetçiler cephesinde gören akil adamlar, neredeyse
boykotçuların ülkemiz demokrasisi için en büyük tehlike olduğunu söylerler.
Onlar yüzünden hiçbir hesap çarşıya uymuyor. Onlar yüzünden sisteme karşı
güçler iktidara kadar "sızabiliyor". Onlar yüzünden ortak programımızı
"hayata geçirmek" mümkün olmuyor. Velhasıl, yüzer gezer bir cahiller
ordusu, bu boykotçular, niyetleride çok kötü.. Üstelik onları, boykotları
sonucu ülkemizi bekleyen felaketler konusunda onca uyarmamıza karşın hala
odun suratları, dik kafalarıyla asap bozucu bir reddediş kisvesi altında
öylece duruyorlar.
Kardeşim, kararın ne? niye evet veya hayır demiyorsun? Ülke elden gidiyor,
irtica yine kapıda, uygarlığın yolu belli, güçlü iktidarın yolu da. Niye
hala salak salak bakıyorsun? deniyor.
Benim kararım, bu referandumu boykot etmektir.
aslında içimden bir seste hayır demenin doğruluğunu kaşıyor ama yinede elim
varmıyor sandığın başına gitmek.
belkide mensubu oldugum halkın bu kararına karşı duyarsız kalacağımı
düşündüğümdendir.
kavgayı sevmeyen birinin ahmetin haksız olup mehmetin ahmeti dövmesine
"afferin mehmet" demesi gibi bir şey bu sanırım.
daha güçlü ve akla yakın duran seste; bu referanduma katılmak, atılan oy ne
olursa olsun, bize yegane siyaset yordamı olarak dayatılan bu çözüm
bekleyen sorunu daha ileriye atacak ve tasfiye olmasına yarayacaktır
sadece. diyor.
Organlarının yeri değişmiş toplumu, şu baş belası devrimcileri, kürtleri,
yani on yıllarca karın altında kalmış adlarını geri vermek dışında
kendilerine hiçbir hak tanımadığımız toplumu, onların siyasetçilerini içeri
tıkayarak ortaya çıkarılmış bir referandumdur sözkonusu olan.
Şimdi, bu referanduma katılarak "ötekileri" piçleri, hayat kadınlarını,
sokak çocuklarını, kadınları, romanları, işsizleri siyasetten ebediyen
tasfiye etmemiz sağlanıyor.
devletin belirli bir kesimince, belirli bir kesimi tarafından hazırlanan,
halkı ebleh yerine koyan bu oyuna katılmak istemediğimden bu referandumu
boykot etmek gerektiğine inanıyorum. kürtlerin bir tek sözü kale alınmadan,
halka saygı duyulmayup seçim barajı düşürülmeden, kürtleri ve
siyasetçilerini, temsilcilerini aşağılayarak, onurdan yoksun, kişilik
problemleri olan, halkı ayak takımı olarak gören, beter adamların
hazırladığı anayasa değişikliği paketinin içindekiler de umurumda değil,
açıkcası.
Bunca onursuzlukla donanmış, bunca salaklıkla bizi salak yerine koyan,
bunca oportünist, faşist adamın insafına kalmış siyaset alanını,
referandumu kabul etmiyorum.
Kürt vekillerle konuşmaya tenezül buyurmayan Başbakan ve AKP nin; cephede
tek ayak üstünde durması gereken, kendi geçmişinden ve tarihinden uzak ve
barışık olmanayn İbiş Kılıçdaroğlu ve CHP nin; kirli devlet sözcüsü medya
ve mücahitlerinin, her fırsatta ırkçılık ve milliyetçilik yarışından
kaçmayan zihniyetlerin hüküm sürdüğü bir memlekette anayasa değişse ne
olacak?
boykot ediyorum. bu tür siyaseti de boykot etmeye devam edeceğim.!
[Editiert am 28/8/2010 um 12:20 von Chaos]
____________________ Uçurumun kenarina gelen insanlar kanatlanıp uçarlar..
|
|
|
Rind Üye  Beiträge: 46 Registriert: 3/5/2010 Status: Offline
|
 |
erstellt am: 28/8/2010 um 12:33 |
|
|
Bence Boykotcularin bu fererandumda hic bir agirliklari yok..
Fiilen yok..
Kendilerini hopsaite dusuren bir siyasi grup un corbada tuzu yoktur.
aslinda boykotun nedeni sudur: BDP Kurtlere guvenmiyor. aslinda BDP "Hayir'
cidir.
Kurtlere guvenmediinden boykot ediyor, yani sandiga gidilmesini
onluyor.
Kurtlerin sandikta "EVET" diyecegini cok cok iyi biliyor BDP..
Boykot nasil pratige geciriliceke acaba?
Kurtler sandiga gitmemeleri icin Devtletin yaptigi gibi ( bir zamanlar)
siddetle caydirmaya mi calisacaklar referandum gunu?
Siddetle Kurtlerin vijdanlarina ve tercihlerine ipotek koyabilecek ler
mi/
bUYUK BIR KUMAR..
zaten diyarbakirdan yukselen sesler Boykttan baska bir tercih yaptiklari
yonunde Kurtlerin.
Kurtler demokratiklesiyorlar gibi geldi bana...
|
|
Antwort 18 |
|
Rind Üye  Beiträge: 40 Registriert: 5/3/2009 Status: Offline
|
 |
erstellt am: 29/8/2010 um 06:32 |
|
|
Evet arkadaslar uzun suredir tartisiyoruz bu konuyu forumda.Bazi arakaslar
olumlu bazi arkadaslar olumsuz(olumsuz dememdeki amac yanlis anlasilmasin
yani karsi gorus olarak belirttim) gorus belirtti.Bu insan olmamizin yani
degisik dusunce yapida olmamizin bir urunudur,insan olmamizdan yani yasiyan
metobilizma olmamizdan kaynaklaniyor bence cok guzel bir seydir.Dusunsenize
hepimizin ayni dusuncede olmamiz ne kadar sikici olacaktir.Farkli dusunmek
toplumlari birlestiren guzel bir olgudur.Farkli dusunceleri tek tip
dusunceler haline getirmek en buyuk bir tehlikedir buna dikkat etmek
lazimdir.Bizler Kurt cografasindaki insanlarin buna cok iyi dikkat etmesi
lazim,bizim de farkli dusuncelere ihtiyacimiz var,ama son donemlerde farkli
dusunce sunan bazi kuruluslar tehtit edilmekte ve Kemalist rejim gibi tek
tip Kurt yaratilmaya calisilmakta bu bize cok luks bir tavirdir ve
kaldiramayiz altinda kaliriz bir daha kendi halkimizin yuzune
bakamayiz.Oportinizim deniyorve bu algilanma asaglaniyor unutmayalim tum
devletler ve insanlar olaylara bu yaklasim tarziyla bakiyorlar biz niye
bakmiyoruz cikarimiz nerdeyse ona gore bakmak zorundayiz.Niye marxsist
soylelemlerden hala etkileniyoruz ve o soylemlerle gorus belitmek zorunda
kaliyoruz,kendi cikarini dusunmeyen baskasini dusunemez,ilk basta ben diyin
bence sonradan baskalari gelsin baskalari icin yani tanimamadigimiz
insanlar icin gercekten iyi dusunun bu kadar mi hayatimizdan vermek
zorundayiz.Bence bu zorunluluk bize empoze edilen bir dusunce ,bize bu
dusunceyi empoze edenler acaba bu kadar hayatlarindan ve dusuncelerinden
odun vermislermidir.Bu anayasada gelip gidecek baska bir ortam yaratilacak
bizim cikarimiz ne diye bakmamiz lazim oportinist olarak olaya bakmamiz
lazim bizim getirilerimiz ne goturulerimiz ne yoksa bu su dusunceye ters
veya bu anlayisa ters diye baktikmi bence en buyuk yanlisi o zaman yapmis
olacagiz.Sonuc olarak yoneten guc bize bazi olanaklar sunacak biz bu
olanaklari onlarin sundugu sekilde degil, bizim cikarimiz neyi
gerektiriyorsa ona gore yorumlarsak ve isteklerde bulunursak bizde soze
karismis oluruz.Olumu kutsayarak onlari yucelterek bir yere varilmaz ve
cozumsuzluk olur,insan hayati uzerine pazarliga girisirsek kendi
insanlarimizida kaale almayiz ve karsi hayatada yasama hakki tanimayiz ve
var olan gucunde yani yoneten sisteminde istedigi bu cunku guc meselesi bu
,karmasanin ve olumun oldugu yerde guzel seylerden bahs etmek olmaz
bunlarin oldugu yerde hele hele olenlerin cogunun Kurt oldugu yerde kimin
cikari on planda siz karar verin....Tesekurler.
|
|
Antwort 19 |
|
Rind Üye  Beiträge: 40 Registriert: 5/3/2009 Status: Offline
|
 |
erstellt am: 29/8/2010 um 08:27 |
|
|
Bazi seyleri hatirlamak sonradan fikir soyleme geregi getiriyor.Ben suna
inaniyorum yeni nesil Dersim ve kurt cografyasi insaninin daha iyi ve zeki
dusundugune.Bu dusunce tarzida yoneten guclerin bizlere karsi tavrinida
belirliyor.Bizim dusunce tarzimiz onlarin politika uretmelerine ve
ihtiyaclara karsi gelmelerini yonlendiriyor.Bizler artik eski her seye
inanan bir kitle olarak gormuyorlar cunku bizler sorguluyoruz egitimli bir
kitle olarak karsilarina ciktik ve onlari degistirmek zorunda kaldik
unutmayin bizler degistiriyoruz ve onlarin dusuncelerine hukum degilde en
azindan etkilenmeyi denesek bile bizim icin buyuk basaridir.Her
istedigimizi ayni anda almak diye bir kural yoktur aile icindede bu
boyledir yeterki ne istedigimizi bilmek lazim ve iztekletrimizi karsi
tarafa iyi sekilde sunmak lazim.Gunumuz iletisim caginda dunyanin her
yanina yayilmis Dersimli hemserilerimiz ve ulke icinde olan hemserilerimiz
Kurt cografyasinda eski yonetimin ne gibi bizans oyunlari oynadigini
biliyorlar ve farkindalar bunu su andaki yonetim yani turkiyeyi
yonetenlerde biliyor..Ihtiyaclarimiza karsi umarim akilli ve guzel cevap
verip bizi muhatap alirlar ,almazlarsa onlarin kaybedecegi coktur cunku
yoneten onlar bizide yonetime katmak zorundalilar.Biz zekiyiz ve tarihte
bize dedilerki isyan ettiler biz isyan etmedik bizi katliyama ugrattilar
biz bunu unutmadik ama cikarimiz geregi unutmak gibi gorunuruz......yetrki
Devlet bizden yaptiklarindan dolayi ozur dilesin.Cunku biz haksiz yere
katedildik.Yeni anayasa cikarlara ve ihtiyaclari karilamiyorsada ileri bir
za,manda umarim devlet yaptiklarindan dolayi bize ozuru ve katliyamin
hesabini verir.Hesap diyince sucluluk demiyorum sadece ozur ve zararlarin
karsilanmasini soyluyorum.Evet hepimiz sitede istedigimiz gibi yaziyoruz
,isteklerimiz farkli olabilir,ayni yeni anayasa tasladiginda oldugu
gibi,lutfen sizde yazin devletten ne istediginizi,gelecek anayasada neler
istediginizi.Umarim bu 26 madelik taslaktan sonra Kurdistanda yapilan tum
katliyam ve haksizliklardan devlet ozur diler ve bizleride kanun onunde
ayni kefeye koyar.Yani tek halk degil,degisik halklarin kurdugu bir
anayasayi kabul eder....
|
|
Antwort 20 |
|
Administrator   Beiträge: 267 Registriert: 22/10/2004 Status: OfflineGeschlecht: 
|
 |
erstellt am: 2/9/2010 um 11:33 |
|
|
Kûçik ji kê bitirse bi wî alî direye. ( Köpek korktuğu yana havlar)
siyaset meydanlarinda konusan siyasi liderlerin duruslari,söylemleri,
karin agrilari,handikepleri, yukardaki cümlenin icinde özetlidir.siyaset
meydanlarinda kürtleri konusuyorlar satasiyorlar ama yaptiklari HAMURABI
kanunlarinda kürtler yok...öyle bir it dalasi gelistiki hayir diyen
chp-mhp icin BOYKOT etmek evet anlami tasiyor...evet diyen fasit akp
icinde BOYKOT evet anlami tasiyorki...bunu sürekli dile getirirler
taraflar beyenatlarinda...bu cumhuriyetin kurulusundan bu yana yapilan hic
bir anaysada kurucu üye kürtler nasil dikate alinmamisa bu son yapilan
aldatmaca degisimdede zere kadar yer verilmemistir...madem kürtleri hesaba
katmadan yaptiginiz bir anayasaya neden kürt halki evet-hayir diye etkisiz
elaman konumuna düssünn...kendiniz calin kendiniz oynayin .
ugur kaymazlari, ceylan önkolari,serzan kurtlari daglardaki kürt
savascilari zehirli bombalarla öldüren bu iktidar nasil olurda hala iyi
niyetliligine inanilir...kürtlerin BOYKOT gerekcesi cok acik ve net
olarak ifade ediliyor peki neden hala bu kadar hayiflananlar evet-hayir
deeesinler denip duruyorlar...
yani diyelim evet diyecekler kürtler peki 13 eylül sabahi türk devleti
yine cocuklari gencleri hic acimadan yargisiz infaz ederse bu anayasaylami
bu katliyamin önüne gecilicek...daglar bombalancaksa ormanlar yanacaksa
nasil kürtler kendi celadina EVET diyecek alah askina...Çêlîkê mara bê
jahr nabin. (Yılanın yavrusu zehirsiz olmaz) kenan evreni yargilamayan 12
eylül iskencecilerini yargilamayanlar nasil olurda 12eylül fasizimiyle
hesaplasirlar alah askina...kenan evrende aldigi pinc anayaysayi süsleyip
püsleyen bu iktidar kendi 12 eylül anayasasini hazirlamislardir..buna
türkiyenin diger halklarida razi olmamali KIRINTILARA razi olmamaldirdir
diye düsünüyorum...
OTOBOZUN üzerinde gecen yilardada cok siyasetci diyarbakirda dünyaya
seslendi ama sanirsam ayaklari yerden kesik oldugu icin ankaraya
yetisince yalan oldugu aciga cikti...Bu kadar mücadelden sonra kimse
kürtleri hesaba katmadan hareket edemeyecegini göstermek icin BOYKOT
diyor kürtler....
|
|
Antwort 21 |
|
Rind Üye  Beiträge: 40 Registriert: 5/3/2009 Status: Offline
|
 |
erstellt am: 5/9/2010 um 08:26 |
|
|
Evet yeni ulke olstugunda bize sozler verildi,vadlerde bulunuldu sizlerde
ozgurce yasiyacaksiniz bu yeni kurulan { sozde bati medeniyetini ve
gericilige karsi yeni kurulan cumhuriyette dahada ozgur yasiyacagimizi
vaaat ettiler} yonetim seklinde daha mutlu olacagimizi
soylediler.Arkadaslar yeni kurulan cumhuriyette,yani osmanli tebasindan
padisahlik yonetiminden yeni bir yonetim sekline ciktigimizda cok seylere
inandik ve guvendik.Bu yeni kurulan yonetim sekli bizlere Osmanlinin
vermedigi seyleri ozliyerek destekledik ve Kurdistanda topraklaramiza giren
yabanci iskale karsi en buyuk tek direnci bizler verdik.Bizlere cok
vadlerlerde bulunuldu ve soylemleri guzeldi.Ama zaman gectikce bize karsi
bir katliyamin basladigini gorduk ve cogu yerde katliyamlara ugradik.Sirf
bizler degil toplumun degisik katmanlarindaki degisik dusunceleredeki
insanlar bunu gordu ve katliyama ugradi.Devletin mihen taslarini atan kesim
90 yildan fazladir bize yalan soylemekte ve statukoyu devam etmege
calismaktadir.Arkadaslar bize uygun bir yonetim getirmediler her seyiyle
yasamiyla giyimiyle,diliyle,muzigiyle,orf ve adetleriyle, bize ve Turkiye
halkiyla ters dustuler.Ilerici ve gerici kavramiyla bizleri birbirimize
dusman etmege calistilar.Bakin arkadaslar hala gunumuzde gunumuzde degil
bunlar 1930 larda kurdular klasik muzigin dayatmasi ve halkin dinledigi
muzigin asaglanmasina o donemlerde basladilar hala da asgliyorlar.Tek tip
elbise yani bati anlaminda giyinme tarzini getirdiler degismiyene gerici ve
yobaz dediler,cok buyuk cezalar verdiler salvarla ankara sokaklarinda 1930
larda gezen insanlara.Sozde batilasmak amaciyla bizlere cok acilar
cektirdiler tek tip insan yaratmak icin,tek ulus yani millet tek dusunce ve
tek insan tipi yani terk Turk yaratmaya calistilar.Bu tur muhendislik
tarihe karisti diger kulturleri ve muzukleri asagliyarak yuriyen zihniyet
hala gunumuzde yurumektedir.Bizim Fazil Sayla ne ilgimiz olabilir bakin
soylem tarzina tek tip insan yartmaya calismakta ve bize cok buyuk muzisyen
olarak sunulmaktadir.Arkadaslar lutfen hangimizin anne ve babasi Fazil Sayi
dinlemekte ve bilmektedir veya Cumhur baskanligi senfoni orkestirasini
dinlemektedir.Demek istedigim bize sunduklari koministleri kendileri
yaratti(Mustafa Suphi ve aradaslari gibi)onlarida bu sistem karadenizde
bogdurdu af edersiniz eslerinide Erzurum genelevlerine sattilar resmen
devletin arsivlerinde bulabilirsiniz.Bizim bir yasam tarzimiz var
dedelerimizin ve ninelerimizin bize ilettikleri bunlara dikkat etmemiz
lazim ve sahip cikmamiz lazim,zaten dedelerimiz ve ninelerimiz 1938 de
bunlarin bize empoze etmek istedigi yasam tarzina karsi ciktiklari icin
oldurulmedilermi?Su anda yani gelen bazi kanunlarda bence oda halkin
zorlamasiyla veya cagimizin getrdigi ozgurlukler acisindan hic bir
sakincasi olmiyan ama cok eksikleri olan bir kanuna karsi niye hayir
diyenlerin yaninda olalim veya boykot edlim eksilik oldu diye .Bence iyi
dusunup Politakin geregini yapalim yani cikarimiz neyi gerektiriyor onu
yapalim.Tesekurler...
|
|
Antwort 22 |
|
Administrator  Beiträge: 235 Registriert: 18/9/2007 Status: OfflineGeschlecht: 
|
 |
erstellt am: 5/9/2010 um 17:32 |
|
|
Nafile, nafile isterse burda kitap kadar yazi yaz ve anlatmaya calis , eger
söz konusu akp nin degismek istedigi yasaysa ve send ebuna evet diyorsan
yad aolumlu görüyorsan Akp,li oluyorsun Akpli olmakla kalmiyor akp yi
kötülüyenlerin elestirilerine sanki akp,liymisin gibi maruz kaliyorsun.
Bizde böyle bir sey var yani MHP, CHP de anyi agizi kulaniyor bizde, akp
söyledir , akp böyledir. Evet öyle yada asagilik bir düsnce olabilir, ama
biz akp yi savunmuyoruzki.
Anlatmak istedigimiz 85 yilldir degismeyen sistem var bu sistem ne adina
olursa olsun azda olsa yerine kipirdamistir.
Ama hep aynis eyler tekrarlanir, yok Kürt siyasetciler cezaevlerine
konuluyor, evet simdi ceza evlerine konuluyor bundan bes alti sene önce
sokak ortasinda infaz ediliyorlardi, simdi kürt cocukalri ceza
evlerindedir, bundan on sene önce sokak ortasind asatirla vurulup
öldürülüyorlardi.
Ortada ufakta olsa bir dgeisim varken bu degismi görmemek eskisinden daha
beter göstermek akil ve smaimiyeten uzaktir bana göre.
Defalarca yazdik" biz AKP yi savunmuyoruz öyle anlasilmasin,ortada bir
degisiklik var bunun sadece olumlu olarak görülmesi gerekir" dedik.
Ama sanki lahnet akp zihinyietinis avunuyormusuz gibi burda yazan
arkadaslar AKP yi tukaka etmekten baska bir sey demediler.
O anlamda 12 eylül geldi bakacaz görecen neler olacagini, ve en önemliside
gelecek bize bugün neler dedigimizi cok iyi hatirlatacak gelecekte görecez
bugün neyi ve neleri söyledigimizi..
|
|
|
Uzman Üye   Beiträge: 309 Registriert: 21/10/2007 Status: Offline
|
 |
erstellt am: 7/9/2010 um 23:07 |
|
|
yahu değişikliğin içeriğinin bu kadar olumlanacak neyi var anlam
veremiyorum?
HSYK nın yapısının değişmesi,
Yurt dışına çıkış serbestliği
gazilere ayrımcılık,
geçici maddenin kaldırılması.
vb.vb.
sen hangisinde buluyorsun kendini?
kim kendisini hangisinde buluyor?
HSYK zaten siyasiydi, siyasi olmaya devam ediyor. statüko sadece el
değiştiriyor, yani bu anayasaya leninist adamda hayır der. marksist adamda
hayır der.
humanist adamda.
bakış açınız nedir net olarak kavrayamıyorum ve neyi referans alarak evet
diyorsunuz anlamış değilim hala?
demokrasi dediğiniz şeyimi referans alıyorsunuz,
peki türkiyede demokrasi değil onama sisteminin oldugunu,
yapılan referandumun referandum kriterlerinden çokça bağımsız olduğu,
toplamda 26 maddeyi bir arada onaylayan, ve onaylatan mantığın (evet veya
hayır) artık ölümden korkup sıtmaya razı oldugu gerçeğini ne zaman
göreceğiz?
kim kendini değişen maddelerin hangisinde buluyor?
yani bizdemi siyaseti bir grup elitin elinde olmasını mı savunuyoruz?
hani nerde halkın yönetimi?
nerde kararı halkın vermesi?
ya gerçekten biz demokrasiyi de ortadoğuya özgü hale getirmeye
çalışıyoruz,
yada şu bizi ebleh yerine koyanlara "öyleyiz, siz izin verdiğinizce iyi
olmaya çalışacağız" diye boyun eğeceğiz.
ideoloji noktasında da aynı yerdeyiz biz, yani asıl gerçek anlamın ne
oldugunu daha tam netleştirmeden getiri ve götürülerinden dem vuruyoruz.
demokrasi içinde aynısı, referandum içinde aynısı, yaşamanın kendisinin ne
oludugunu bilmeden nasıl yaşamamız gerketiğini bulmaya çalışmamız gibi bir
şey bu.
yapmayın, etmeyin, gelin önce bir tarihimize geri dönelim, ders alalım,
aklımız başımıza gelmezse bile daha değişik hatalar yapalım ki daha farklı
deneyimler edinelim..
____________________ Uçurumun kenarina gelen insanlar kanatlanıp uçarlar..
|
|
|
|