Bilindiği gibi tarımsal üretim yıllın belli mevsimlerinde yoğunluk kazanır.
Tarımsal üretimin yoğunlaştığı bahar ve yaz dönemlerinde tarımda mevsimlik
ve gündelikçi işçiler çalıştırılır. Mevsimlik işçiler sadece topraksız
köylülerden oluşmaz, az topraklı köylülerinin de ek gelir sağlama amacıyla
sürdürdükleri bir uğraştır.Mevsimlik işçiler, Ege, Çukurova ve Karadeniz
Bölgelerinde yoğun olarak çalışırlar. Toplam sayıları 1 milyonu aşan
mevsimlik işçilerin hasadın yoğunlaştığı dönemlerde sayıları 2 milyona
yaklaşmaktadır.
Mevsimlik işçilerin sosyal güvenceleri yoktur.Tarımda çalışan mevsimlik
işçiler için çalışmaya gitmek de çalışmak da azaptan başka bir şey
değildir. Bu süreçlerde mevsimlik kadın işçiler için hayat iyice çekilmez
bir hal alır.Binlerce kürt tarim iscisi kamyonlarla kendi yasadigi
topraklardan kamyonlara bindirilerek para kazanmak icin yolara
düsüyorlar...Çalışacakları bölgelere sağlam ulaşabilenler için yol azabı
bitmiş bu kez çalışma azabı başlamıştır. Çünkü gün doğumundan gün batımına
kadar günde yaklaşık 12–13 saat güneş altında çalışmak zorundadırlar.
Bu uzun çalışma süresini kısaltacak hiçbir yasal düzenleme yapılmadığı için
doğal olarak yasal güvenceden de yoksundurlar.
Mevsimlik işçiler potansiyel terörist muamelesi görüyorlar.
Bütün bu olumsuz yaşamı göze alıp çalıştıkları yetmiyormuş gibi çalışmak
üzere gittikleri bölgelerde istenmezler. 2. sınıf insan muamelesine tabi
tutulurlar. kürt ilerinden gelen mevsimlik işçiler “potansiyel
terörist” muamelesi görürler. Mevsimlik işçilerin potansiyel terörist
muamelesi görmesinde yerel yöneticilerin “sevecen” olamayan
yaklaşımları, her an her şeyi yapabilirler tarzı davranışları ile yerel
halktan soyutlama yoluna gitmeleri bu imajı daha da güçlendirmektedir. kürt
ilerinden gelen mevsimlik işçiler Batı’ya, İç Anadolu’ya ve
Karadeniz’e gelmeden de doğdukları yerlerde geçimlerini sağlamaları
aslında mümkündür. Ancak doğdukları ve yaşamaya çalıştıkları topraklarında
süren “düşük yoğunluklu savaş” nedeniyle topraklarını
işleyemiyor, hayvan yetiştiriciliği yapamıyorlar. Kendi topraklarında
üretim ve yetiştiricilikten alıkonulan bu yurttaşlarımıza uygulanan
kısıtlardan dolayı üretmek istedikleri halde üretememeleri nedeniyle bir
ödeme devlet tarafından yapılmıyor. Yani üretici ve yetiştiricilerin
belirleyicisi olmadıkları mağduru oldukları bu yoksunlaştırılmalarının
karşılığında devlet telafi edici bir ödeme yapma yoluna gitmiyor. Bir de
gittikleri yerlerde kölelere uygun görülen süre ve düşük ücretle
çalıştırılmaları yetmiyormuş gibi potansiyel terörist muamelesi
görebilmektedirler. Yerel yöneticilerin mevsimlik işçilere yönelik
“ötekileştirici” tavırlarını terk etmeleri, terk etmeyenler
için kovuşturma ve görevden uzaklaştırmaya varacak düzeyde yaptırımlar
öngörecek yasal düzenlemeler yapılamalı,
kürt ilerinde üretebilecekken süren “düşük yoğunluklu savaş”
nedeniyle üretemeyen köylülerin üretimini engelleyen olumsuzluklar, çözüme
kavuşturulmalı,Mevsimlik işçiler sosyal güvenceye kavuşturulmalı...