Nu Üye   Cevaplar: 7 kayıt olmuş: 21/7/2008 Durum: ÇevrimdışıCinsiyet: 
|
 |
Yazılış Tarihi: 21/7/2008 Saat 12:39 |
|
|
Türk Dil Kurumunun resmi sitesinde arama motoruna” simitçi”
yazarsanız, “simit yapan yada satan kimse” der. Aynı şekilde
“gözlükçü” olarak arama yaparsanız, “ gözlük yapan yada
satan kimse “ olarak çıkar karşınıza. “halıcı” aramasında
da “ halı dokuyan yada satan kimse” cevabına ulaşırsınız. Yani
sözcüğün sonuna gelen (cı-ci) ekleri isimden yada fiilden isim üretmeye
yarıyor. Halı-cı, ekmek-çi, simit-çi, emi-ci, vuru-cu,
koru-cu…Bunları uzatabiliriz. Biz konumuza dönelim. DEVRİMCİ kimdir?
Ne iş yapar?
Yine TDK kaynağına dönersek Devrim tanımında “Belli bir alanda hızlı,
köklü ve nitelikli değişiklik.” Diye yazar. Devrimci tanımında ise
“1-Belli bir alanda hızlı, köklü ve nitelikli değişiklik yapan kimse,
2- Devrim yapan veya devrime bağlı olan kimse” yazar. Bizlerin
anladığı ve kullandığı devrimci tanımı ikincisine daha fazla uyuyor
sanırım. Ben de ondan yola çıkacağım. Simit-çi : simit yapan ya da satan
kimse, halı-cı: halı dokuyan ya da satan kimse pekiyi Devrim-ci: devrim
yapan yada devrime bağlı olan kimse. Buraya kadar sorun yok sanırım.
Devrim yapmadığımıza göre yani henüz bunu beceremediğimize göre devrime
bağlı olan kimse olmamız lazım. Fakat ortada henüz yapılmış bir devrim de
olmadığına göre, bağlı olacağımız bir devrim de yok. O zaman yukarıdaki
devrimci tanımına; “devrim yapmak için yola çıkan , kendini devrime
adayan kimse ya da örgüt” ü eklersek yanlış yapmayız değil mi? Evet
tekrar dönelim konumuza. Yani Devrimci, kendini devrime adayan, hayatını
devrim mücadelesiyle tamamlamaya karar veren bu uğurda savaşan kimsedir. Bu
uğurda bedel ödemekten kaçınmayandır. Yani devrimcilik , devrimci’
nin mesleğidir. Amatör değil profesyoneldir. Şimdi sormak lazım. Bu adamın
mesleği devrimcilikse ne yer ne içer, geçimini nasıl sağlar. Bu adam robot
mudur? Devrimden başka şey düşünmez bir asker midir? Mesela bir memur,
devrimci olamaz mı? Ya da bir öğrenci devrimci olamaz mı? Bir işçi aynı
zamanda devrimci de olamaz mı? Devrimci bu düzende yaşadığına göre ,
ilişkilerini bu düzene göre yürütmüyor mu? Pekiyi bu sisteme göre
ilişkilerini düzenleyen biri devrimci olabilir mi?
Soruları çoğaltmakta mahzur yok. Soru sormak ve bu soruların cevabını
aramak devrimcilerin işidir. Bir memur, sabah saat 8 ile akşam 5 arası
memurluk yapar. Bu sırada devletin vermiş olduğu görevleri yerine getirir.
Ve bu görevleri yerine getirirken, yine devletin koyduğu kurallara uyarak
çalışır. Memurluk onun mesleğidir. Pekiyi bu memurun devrimci olduğunu
varsayalım. Ve bu memura soralım. Devrimci memur musunuz? Cevap: Evet. Bize
“evet “ cevabı vermesine rağmen, cevap yanlıştır. Çünkü
söyleminde “ evet, memurum ama devrimci memurum “ demektedir. 2
sıfat yan yana geldiğinde belirleyici olan ikinci sıfat olmaktadır. Kırmızı
elma, yeşil elma, sarı elma örneğinde ki gibi, asıl olan elma olmayı
becermektir. Yukarıdaki örnekte devrimci memur “memur”
olmasının altını çizmektedir. Aynı şey Devrimci İşçi, devrimci öğrenci ,
devrimci sanatçı için de geçerlidir. Belirleyici ve altı çizili olan ikinci
sıfattır. Oysa profesyonel devrimci olmanın ilk koşulu, devrimciliğin
altını çizmektir. Evet ben “Memur Devrimciyim” “İşçi
Devrimciyim” “Öğrenci Devrimciyim” Devrimci der ki;
“Benim asıl işim Devrimciliktir. Ben hayatımı devrime adadım. Bütün
ilişkilerimi devrime olan inancım ve örgütüme göre belirlerim. Hayatımın
her alanında devrimci kararlılık, devrimci irade ve devrimci ahlak vardır.
Devrimcilik benim hayatımın belli zaman dilimlerine sıkıştırdığım bir hobi
değil benim işimdir.Çünkü devrimcilik hayatı yorumlama sanatıdır.”
Şimdi sakın verdiğim örneklere bakarak, Yol Arkadaşı kelime peşinde
demeyin. Örnekleri uzun uzun verdim. Eğer insan Devrimciliği içsel bir olgu
haline getirmişse, ha “devrimci işçi” ha “işçi
devrimci” demiş sorun yok. Yapmaya çalıştığım, yalnızca, beyninizde
bu tartışmayı şekillendirmek. Devrim ve devrimcilik kavramlarının içinin
boşaltılmasına izin vermemek.
Bir adam düşünün ki; yalnızca devrimciyim demek hoşuna gidiyor. Boş
zamanlarında oturduğu bilgisayar başında sosyalist bir siteye girip 3-5
yazı yazmakla kendini tatmin ediyor. Bu sırada örgütsüz, tek başına.
Dışarıda birileri öldürülüyor ama bizim internet devrimcisi sıcak evinde
çayını yudumlaya yudumlaya yorum yapıyor. Kendi topraklarından çok
uzaklarda olan bir olayda “enternasyonalistlik” taslıyor. Ama
kendi topraklarında olan zulüme sessiz kalıyor. Çünkü devrimciliği hala
içselleştirememiş. Aynı adam, cezaevinde tecrit koşullarına karşı direnen
ve bedenini ölüme yatıran devrimcilere duyarsız kalırken sokakta yağmur
altında miyavlayan bir kedi için manzumeler yazabiliyor. Aynı adam,
Küba’ya Venezüella’ya selamlar yollarken, Zapatistalara övgüler
düzerken Kürdistan lafını duyduğunda tüyleri diken diken oluyor.
“Kürt sorunu diye bir şey yok, biz yüzlerce yıl iç içe yaşadık,
emperyalistlerin oyunu bu” derken Kürt halkına karşı geliştirdiği
Türk milliyetçisi duygularla emperyalizme hizmet ettiğini düşünmüyor bile.
Hala içindeki çocuksu duygusallığı bırakıp devrimci bilinci hayata
geçiremiyor. Biraz okusa, biraz araştırsa, önderim liderim dediği
Marks’ı, Engels’i, Lenin’i okusa, Sosyalistlerin olaya
nasıl yaklaşması gerektiğini kavrasa sorun kalmayacak. Ama o okuma tembeli.
Marks’ı okumadan Marksist, Lenin’i okumadan Leninist olmak
kolayına geliyor. Deniz Gezmiş’e ya da CHE’ ye duyduğu sempati
onu devrimci yapmaya yetmiyor. Çünkü devrimci sorgulayandır. Devrimci
okuyan araştırandır. Sol bir gazete alıp okumak, Grup Yorum dinlemek,
devrimci olmaya yetmiyor. Aynı adam, okulunda, işyerinde, okuyan yada
çalışan bir kadın’a salt cinsel temelli yaklaşırken, her türlü
ahlaktan yoksunken, evinde annesine, bacısına yada karısına hizmetçi
muamelesi yapmaya devam ediyor. 8 Mart’larda kadınlara karanfil
vermek devrimci olmaya yetmiyor. Çünkü devrimcilik bir ahlaktır. Aynı adam
hiçbir konuda meselelere kafa yormaz. Nasıl olsa birileri düşünür birileri
yapar, mantığıyla havaleci, baştan savmacı bir tutumla yaklaşır olaylara.
Düşünmekten kaçar, işten kaçar, örgütlü olmaktan kaçar. Çünkü örgütlü
olmak, disiplinli olmaktır, hamal olmaktır, sorumlu olmaktır. Devrimci,
örgütlü insandır. Forum sayfalarında devrimci örgütlere hakaret dolu sözler
yazıp, ben bilirim tavrı , devrimci olmaya yetmiyor. Devrimci devrime
kilitlenmiş sevda adamıdır. Yoldaşlığın kıymetini bilir. Kendisiyle anı
örgüt aynı yapı içinde olmasa bile, devrimcilere saygı duyar, onlara
yoldaşlık bağıyla sevdalıdır. Siper yoldaşlığının bilinciyle, devrimci
dayanışmayı yüceltir. Oligarşinin, binbir türlü oyunu “siper
yoldaşlığı “duvarına çarpar, dağılır. Devrimci, günlük çıkarlar için
gerçekleri görmekten ,konuşmaktan da kaçmaz. Hatalı gördüğü bütün
devrimcileri ve devrimci grupları , dostça eleştirmekten vazgeçmez.
Eleştiri-özeleştiri mekanizmasını, devrimcileştirici-dönüştürücü bir silah
sayar. Devrimci savaşçıdır. Dünyanın neresinde olursa olsun, kime karşı
yapılırsa yapılsın her türlü haksızlığa karşı çıkar. Bu Somali’de
katledilen zenci olur, İspanya’da bir Katalan olur fark etmez.
Devrimci haklıdır ve haklıdan yanadır. Üniversite kapısında türbanından
dolayı okula alınmayan kız çocuğunun yanındadır ama yoksulların inancını
sömüren din tüccarlarının da karşısındadır.
Şimdi oturup koltuğa, yaslanalım arkamıza. Niklerimiz, Devrim-Deniz-Che
sözcüklerinden türetilmiş isimler. Her birimiz devrimci-sosyalist
olduğumuzu iddia ediyoruz. Şimdi soruyu kendimize soralım. Ve bir kere
olsun, dürüstçe cevap verelim.BEN DEVRİMCİ MİYİM?
____________________ "Bütün Türkülerin Umuda Söylendiği Bir Dünya..."
|
|
|
Süper Üye   Cevaplar: 72 kayıt olmuş: 20/6/2008 Durum: Çevrimdışı
|
 |
Yazılış Tarihi: 21/7/2008 Saat 13:22 |
|
|
dEVRIMCI KAVRAMINI SANA YANLI$ OGRETMI$LER DOSTT.
BIR METREKAREDE kendi kendin ile pasla$ma halindesin..
Unutmaki Ataturk, Mohammed, Hitler, Stalin, Saddam da birer
devrimciydiler..
Bunlar politik alandaki devrimcilerdi..
Hayat tek boyutlu olmadigina gore, ba$ka bran$larda da insanlarin hayatini
, gelecegi etkileyen devrimler ve devrimciler oldu..
Sen anladigim kadari ile antik cagda, politik alanda , $u anki cagda$
perspektiften bakildiginda rededilen, kotu nitelikleri ile anilan
rahmetlilerin actigi nehir yatagina akmaya calisan kucuk bir susun.
Iklim degi$ti, nehirler kurudu, ekolojik dengeler yeniden kuruldu. SEN BU
MANTIK ILE BU HAYATA VE DUNYAYA AIT DEGILSIN DOSTT. Fosille$mi$sin.
Kendi kendine yon veremeyen, medeni cagdas, uygar dunyayla bagi kalmami$,
kendisini rahmetlilerin gecmi$te cizdigi politik taslagin icerisine
yerle$tirmeye cali$an yetim birisisin.
Mesela moda alaninda ki devrimcilere ornek verebilirmisin?
Yada fen bilimleri alanindaki devrimcilere 2 ornek versen?
Teknolojik alanda ki devrimlere ve devrimcilere 23 ornek versen?
kaldiki $u anda hangi cagdayiz?
Dunya cok hizli gesiyor, sen bu hizi idrak edebiliyormusun, birak ona
yeti$meyi?
biraz sert oldu ama dosst, olsun.
Dostt aci soyler..
Seni kandirmi$lar, yanli$ ogretmi$ler bu kavramlari dostt!
|
|
|
Rind Üye   Cevaplar: 28 kayıt olmuş: 16/7/2008 Durum: ÇevrimdışıCinsiyet: 
|
 |
Yazılış Tarihi: 21/7/2008 Saat 18:06 |
|
|
merhaba
ben sorunuzu mantıklı buldum.eğer kendinizi devrimci olarak
hissediyorsanız siz devrimcisinizzz............
____________________ __TUBA__
|
|
Cevap 2 |
|
Süper Üye   Cevaplar: 72 kayıt olmuş: 20/6/2008 Durum: Çevrimdışı
|
 |
Yazılış Tarihi: 21/7/2008 Saat 18:35 |
|
|
Aynen, kendinizi nasil hissediyorsaniz, oylesiniz, osunuz..
Mesela ben kendimi Napolyon Bonaparte hissediyorum..
O zaman ben Napolyonum..
|
|
|
Tecrübeli Üye   Cevaplar: 133 kayıt olmuş: 30/9/2007 Durum: ÇevrimdışıCinsiyet: 
|
 |
Yazılış Tarihi: 21/7/2008 Saat 19:08 |
|
|
Aynen, kendinizi nasil hissediyorsaniz, oylesiniz, osunuz..
Mesela ben kendimi Napolyon Bonaparte hissediyorum..
O zaman ben Napolyonum.. (bimbarek negüzel demissin ) YA NEKADARDA
BASKASINA BENZEME HASTALIĞIMIZ VAR.neden kendin olmuyorsun ,sen birey
değilmisin? yada yasayan organizma diyelim
ulus olarakta bu hastalık var.
illaki bir şeye benzemeye çalişma hastalğı,futbolda:alman modeli,
ekonomide:amerikan modeli
hukukta:isviçre modeli
iran modeli malezya modeli
ikliminbile,yabancı.gelisen dünyada artık bunlar yook
globlleşen dünyada büyük sermayeler var.yutanlar ve yem olanlar
var.teknoloji alaninda devrim?
sanayide devrim
tıp ta devrim.
tekbaşina devrim ci artıkhayal,
son kale küba bile artık bazı alanlarda ödün vermeye basladı.
Aynen, kendinizi nasil hissediyorsaniz, oylesiniz, osunuz..
Mesela ben kendimi Napolyon Bonaparte hissediyorum..
O zaman ben Napolyonum..
____________________ TETİKTE BİR ÖMRÜN SON KURŞUNUSUN DERSİM
|
|
Cevap 4 |
|
Rind Üye   Cevaplar: 28 kayıt olmuş: 16/7/2008 Durum: ÇevrimdışıCinsiyet: 
|
 |
Yazılış Tarihi: 21/7/2008 Saat 20:27 |
|
|
ben yanlış anlaşıldım sanırım.Ama yazdığım aslında doğru
birseydi.eğer bir insan derslerinde kendini tembel olarak
hissediyorsa onun kendine güveni yoktur ve kendine karşı güveni
olmadığından başarısız olur.ben bunu anlatmak istedim.ama amacım
saptırıldı.neyse herkeze iyi günler....  ____________________ __TUBA__
|
|
Cevap 5 |
|
Nu Üye   Cevaplar: 7 kayıt olmuş: 21/7/2008 Durum: ÇevrimdışıCinsiyet: 
|
 |
Yazılış Tarihi: 21/7/2008 Saat 23:56 |
|
|
öncelikle yorumlar için teşekkür ediyorum..herkesin düşüncesine de saygı
duyduğumun altını çizmek ile birlikte karşı durduğum noktalar da yok
değil...bir arkadaşımız devrimcilerden örnekler verirken (Atatürk, Saddam,
Hitler vs) hem beni fosilleşmiş bir kişilik olarak anıyor, öbür yandan da
konuyu kavrayamadığını açık açık belli etmiş oluyor...evet Devrim
alanlarını istediğimiz kadar geliştirebiliriz elbette..ve örnekleri de
çoğaltmamız mümkündür...insan, bir şeyleri örnek verirken ortada olan ve
çoğu insanın bildiği somut değerlerden yola çıkar...arkadaşımız da
somut değerlerden yola çıkmış, buraya kadar her şey normal değil mi? ancak
yaşadığı bir çelişki var kendisi ile ya da dediğim gibi konuyu
algılayamamış olmalı ki; paylaştığım yazıda aslında sözü edilen devrim ve
devrimciliğin "somut" eylemler gerektirdiği kaçınılmaz bir
gerçektir...bakın arkadaşlar; birbirimize "yoldaş, dost,heval" diye hitap
edip onore ediyoruz ancak biraz ciddi düşünecek olursak, hepsi de çok derin
ve ağır kavramlardır.. bırakın diğer değerleri "arkadaşlık" bile emek ve
süreç ister...bir arkadaşımız da "kendinizi devrimci hissediyorsanız,
devrimcisiniz" demiş...hissetmekle insan sadece kendini anlık mutluluklara
teslim ediyor..siz uzay ile ilgili araştırmalar yapan, uzay bilimlerini çok
seven hatta kendinizi Aya ilk ayak basan birisi olarak da
görebilirsiniz..ama bir astronot olduğunuzu söyleyebilir misiniz? hissi
düşüncelerin işgalinde olmak da insana katkılar sağlar ancak hisler gerçeğe
dönüşmedikce, hep eksik yaşarsınız...devrimci duruşa sahip insanlarda
"yenilgi, teslimiyet" kavramı yoktur..kendisini Napolyon hisseden
arkadaşımızın, Napolyon'un somut eylemlerini öğrenmesinde yarar var
diyorum...ve şunu tekrarlıyorum; devrimin neresinde olursak olalım, en
yiğit bestelerin bizlerden söz edildiğini de farzedelim.. yine de kendimiz
ile yüzleşmekten korkmayalım..yaşanan arkadaşlıklarda, dostluklarda,
sevgilerde, aşklarda kısacası yaşamımızda yer alan her şeyde arada bir
durup kendimizi sınamalıyız.."ben bu yaşananların neresindeyim, katkım
nedir, eksilttiğim nedir?" sorusu doğruluklar adına bir kılavuzdur insanlar
için...eğer kendimiz ile yüzleşmezsek, yaşanılan her ne ise
sınayamayacağımız gibi, sürekli yerinde sayan..bildikleri ile yetinen birer
birey değil de, birer fosil olarak kalmaya mahkumuz demektir...sonuç olarak
şunu da söylemeliyim; doğruluklar adına bir yumruk gibi yüzümde patlayacak
her doğru ve yerinde söze yüzümü uzatırım..içleri boşaltılmış sözcüklerle,
araştırılmamış alt yapısı olmayan cümleler için zamanın katili olmam...Küba
örneğini veren arkadaş, örneği verirken Kübanın ödün verdiğini ne
duygularla yazdığını hissedebiliyorum..içi acımıştır ama bir devrim
gönüllüsü bir insan olarak bu gerçeği de açıkça ifade etmiştir..olması
gerektiği gibi yalın ve gerçekçi...saygılar
____________________ "Bütün Türkülerin Umuda Söylendiği Bir Dünya..."
|
|
Cevap 6 |
|
Süper Üye   Cevaplar: 72 kayıt olmuş: 20/6/2008 Durum: Çevrimdışı
|
 |
Yazılış Tarihi: 22/7/2008 Saat 08:32 |
|
|
Dostt,
Somut $artlar altinda somut olgulardan bahseder
iken somut delillerden hereketle , somut
fikirler one surer iken somut ifadeler ve argumanlar
kullanmak yararlidir fikrindeyim....

$aka bir yana..
Sana $unu soylemeyi gerekli biliyorum.
"Biz bir$ey biliyoruzda konu$uyoruz karde$im"
Senin yazin dilbilimsel acidan bakildiginda bir anlam ifade etmiyor.
napolyona gelince..
Bak karde$im biz 6 dili senin mizmizlayip bocalayarak $eyyaptigin accayip
turkcenden kat be kat fazlasi ile biliyoruz..
Dolayisi ile senin kor topal turkcen ile ula$amadigin Napolyona biz degi$ik
ulkeler uzerinden muntazam bir $ekilde ula$iyoruz..
+++++++++++++++++++++
[tarihinde düzeltildi 22/7/2008 Saat 15:38 Yazar pertekli]
|
|
|
Rind Üye   Cevaplar: 28 kayıt olmuş: 16/7/2008 Durum: ÇevrimdışıCinsiyet: 
|
 |
Yazılış Tarihi: 22/7/2008 Saat 14:45 |
|
|
merhaba
ya ben üstte soruya mantıklı demiştim.ama düşününce insana pek
mantıklı gelmiyormuş.sonuçta biz senin gerçek bir devrimci olup
olmadığını anca devrim uğruna yaptığın şeylerden anlayabiliriz.
İYİ GÜNLER HERKESE....  ____________________ __TUBA__
|
|
Cevap 8 |
|
Nu Üye   Cevaplar: 7 kayıt olmuş: 21/7/2008 Durum: ÇevrimdışıCinsiyet: 
|
 |
Yazılış Tarihi: 22/7/2008 Saat 15:34 |
|
|
Öncelikle paylaşılan her sözcüğün okuyana bir şeyler vermesi gerektiği
inancındayım...kaliteli paylaşımların olduğu bir gerçek ancak klavye
kahramanlıkları da had safhada...değil 6, 10 dil bilsen belki Napolyon'a
ulaşırsın..bu bir maharet değil, aslolan doğrulara
ulaşabilmektir...doğrulara ulaştığın an sendeki bu kibir, kendini üstün
görme, sana ters gelen düşüncelere makul derecede yanıtlar verememe
yeteneksizliğin de ortadan kalkacaktır..kabullenmiyorsun çünkü saatlerini
pc başında geçiriyorsun..benim o kadar boşa geçireceğim zamanım yok..ha
türkçemi eleştirmekte haklısın, çünkü ben Türk değilim..kendimi sana ifade
etmek gibi bir ihtiyac da görmüyorum kendimde çünkü sen 6 dil
biliyorsun..tek bir dil seni bozuyor, anlayamıyor ve kavrayamıyorsun
maharetli arkadaş) neyse, şunu söyleyeceğim; insanlar kendilerine esir
olsunlar diye teknolojik anlamda sürekli yeni oyuncaklar icat
ederler..ancak görülüyor ki; insanlar kendi icatlarına esir olmuş
durumdalar...tuşlara dokunduğumuz kadar, sevdiklerimize dokunabiliyor muyuz
o da tartışılır...bu siteye bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine üye oldum..o
arkadaşımı tanıdığım için her anlamda onur duyuyorum çünkü bir devrim
gönüllüsünde olması gereken temel özellikleri taşıdığına inaniyorum, en
başta da ahlak....yazdıklarımda kırıcı ya da devrik sözcükler kullandıysam
yine de özür diliyorum herkesten ve bundan böyle tek bir sözcük
yazmayacağım hakaret edilse bile) ancak bundan böyle olgun ve ahlaki değeri
yüksek paylaşımları sadece okuyup çıkacağım tüketmek zorunda olduğum zaman
dilimlerinde...saygılar
____________________ "Bütün Türkülerin Umuda Söylendiği Bir Dünya..."
|
|
Cevap 9 |
|
Site kurucusu   Cevaplar: 153 kayıt olmuş: 22/10/2004 Durum: ÇevrimdışıCinsiyet: 
|
 |
Yazılış Tarihi: 22/7/2008 Saat 15:48 |
|
|
Dost arkadas yazilarin gercekten güzel ve akillica herkesin
anlayabilecegi dilden.ancak böyle hemen pes edip gitmen dogru
degil.devrimciler böyle kolay pes etmemeli.yazilarinizi forumumuzda
görmek istiyoruz.
dostca selamlar
____________________ Savasan Kaybedebilir!Ama Savasmayan Zaten Kaybetmistir.
|
|
|
Site kurucusu   Cevaplar: 262 kayıt olmuş: 22/10/2004 Durum: ÇevrimdışıCinsiyet: 
|
 |
Yazılış Tarihi: 22/7/2008 Saat 16:10 |
|
|
selamlar;
dost arkdas yazini okumadan önce bir site yönetici arkadasima senin
birimkli ve cok samimi bir arkdas oldugunu bundan sonra yazilarini
sitemizde yazacagini söyledim.yönetici arkadasimda(SORES) evet dedi dost
arkdasin yazilarini okudum cok usluplu ve bilgili bir arkadasa
benziyorr,ama umarim erken pes etmez...dost arkdas seni bu sitede
görmekten kivanc duyuoruz ve gitmeni kabulenmiyoruz..
devrimci selamlar...
|
|
Cevap 11 |
|
Süper Üye   Cevaplar: 72 kayıt olmuş: 20/6/2008 Durum: Çevrimdışı
|
 |
Yazılış Tarihi: 22/7/2008 Saat 16:27 |
|
|
Dostt,
Devrimci biri bir iki sozden dolayi pes edip, yilip kararindan donerek
kusup ringe havlu atmaz...
Kararli ol, cizginden sapma dostt..
Diyelim sana ilerideki surecte fasist, oprtonist, revizyonist, reformist
yada emperyalistler sozlu degilde silahli saldirirlarsa ne yapacagini
du$unmek istemiyorum.
Devrimci alingan olmaz, kusmez...
haydar canpolat'a benzedin..
Devrimcilerin hepsi sizin gibi degildir umid ederim..
|
|
|
Süper Üye   Cevaplar: 72 kayıt olmuş: 20/6/2008 Durum: Çevrimdışı
|
 |
Yazılış Tarihi: 23/7/2008 Saat 10:04 |
|
|
Dostt,
Ben her$eyden once kendim olmaya cali$iyorum.devrimci olacagima,
kendim olmayi yeglerim.
zaten zoru severim.
Devrimci olmak kolaydir.
Kendiniz olmak zordur.
Dott sana bir sorum olacak ta :
"sen ne zaman kendin olabileceksin"?
|
|
|
|