İnkar ve ırkçılığa dayalı bir temelin varsa, bu temel üzerindeki bütün
çabaların, söylemlerin, kanunların, adaletin, hukukun, kullandığın
kavramlar yalan olmak zorundadır...
Bu inkara ve yalana ihtiyaç duymuşsan, yalanlarını ve bütün haksızlıklarını
ayakta tutman için, zalim olmak zorundasın...
Zalim olman için, zulüm yapmak zorundasın...
Zulüm yapman için, zulmün aletlerine, malzemelerine, uygulamalarına,
uygulatanlarına, imkanlarına sahip olmak zorundasın....
Bütün bunlar için de, aptal bir potansiyel yaratmak zorundasın...
Türkiye cumhuriyetinin kendisi budur.....
Bu 'cumhuriyet' denilen devleti savunanlar, o yüzden yalancı, zalim,
sahtekar, iki yüzlü, onur yoksunu, çılgın olmak zorundadır...
Değilse, zavallı, aptal olmak zorundadırlar..
Çılgınlıklar, korkudan gelir ve çılgınlar, daha çok ve alışagelmiş kavramla
'kalleş' olurlar...
Kalleşler, dalkavuk olurlar....
Sosyalist Perinçek'leri,Yalçın Küçük'leri, liberal-faşist Özkök'leri,
ırkçı-faşist Bahçeli'leri, Susurluk'çuları, itini, mitini,
İslamcısını,Tayip'leri yanyana getiren, savundukları ortaklık, işte bu
gerçekliktir.....
Orta Asya'da açlıktan kırılmak üzere olan bir kavim, kılıç-kalkan
bozkırlara düşüyor, günleri ne kadar yetiyse yerleşik medeniyetleri talan
ediyor, Arap çöllerinde talanı uğruna hemen İslam oluyor, askerlik yapıyor
onlara, devam ediyor, Anadolu’ya, oradan devlet kuruyor,
Kürdistan’a, Afrika’ya,Viyana'ya kadar ilhak ediyor...
Afrika'da, Avrupa ve Balkan'larda tarihin çöplüğüne atılıyor, Selanik'te de
tutunamayan bir devşirme çete, Ermeni'lerle ittifak kurarak, yine
Anatholi'ya geliyor, Fırsatında 'Turanizm, İslamizm'i kullanıyor, zar zor
hileyle, kalan Anadolu'da,diğer halkları kırıyor, onlara ait ne varsa inkar
ediyor, onları da aldatarak, İngilizlerin sayesinde bir devlet
kurabiliyor...
Bu inkarcı ve zalim tezgahın adı 'Türkiye cumhuriyeti'dir....
Feleğin gözü kör olsun ki, bu ırkçı kavimin egemenliği altında, sadece
bizler kaldık......
Türk'ün bombalamaları, yalanları, 'faili meçhul’leri,
'Susurluk'ları,Toplu mezarlara gömecekleri, işkencelerde katledecekleri,
bok yedirecekleri,(Küçük Kıbrıs adasının Rumlarını saymazsak) Balkan'larda,
Avrupa'larda artık yok, çünkü bu ırk garabetinin egemenliği oralarda
sökülüp atıldı, yok..
Yine tekrarlayayım ki feleğin gözü kör olsun. Kör olsun ki, bu çılgın ırkın
egemenliği altında sadece biz kaldık...
Doksan yıldır bombalanıyoruz, asılıyoruz, yakılıyoruz,
süngü-sürgün......
Doksan yıldır, gözyaşı, vahşet, içimize sokulan kurt, çıkarların lanet
ittifakları, inkarımızın, yasaklanmış değerlerimizin üstünde
'medeniyet-hukuk' serserilikleri.....ı
O lanet olası 'kardeşlik' sahtekarlıkları......
Tanrıyı, bu ırk devletinin vahşi çıkarları için rahatlıkla kandıran, yalan
atınca kızaracak, utanacak yüzü olmayan yüzsüzlüğün, insafsız
profilleriyle, 'medeniyetler buluşması'na İspanya'da bahsedebilen Tayip
Erdoğan, işte böyle bir ırk devletinin sahtekar,yalancı bir başıdır....
Politika'nın şerefsiz çıkarına lanet olsun ki, Anadolu'ya sığınabilmiş bu
çılgın Türk ırk devletinin vahşetlerini, yalanlarını, dinler ve
'inanıyor,inanılıyor'! gibi yapma zorunluluğunun 'diploması hatırı' usulünü
sürdürebiliyor...
Bu ırk devletinin aptallaştırdığı potansiyele lanet olsun ki, doksan yıldır
bir halkın değerlerinin inkar ve yasak edilmesinin insanlık olmadığını
anlatmak zorunda bırakıyoruz onlara...
Alıştırdıkları korkuların esiri olan, 'gazetecisine, aydınına, demokratına,
dincisine, liberaline,'! lanet olsun ki, ya sessiz kalıyorlar, ya da
'değme-teğet' yazmalarla, onursuzluklarını gizlemek peşindedirler....
Onurları ayaklar altına alınmış Kürdistan insanlarından, bu onursuzluğu,
kimliksizliği dayatan Türk ırk devletinin vahşetlerine sessiz kalan, hatta
destekleyenlere lanet olsun....
Dağlarına, köylerine, halkına bombalar yağdırtan Tayip Erdoğan'ların
partisine oy veren Kürd-Zaza insanına lanet olsun ki, bir kova suya ,bir
parça ekmeğe, bir aşa-işe, kimliğini, onurunu oy edip satıyor...
Tayip Erdoğan' ların bombalar yağdırmasının, 'Şemdinli'ler hukukunun
serserilikleri bundandır....
Uzak diyarlarda, 'medeniyet' dersleri verebilmesi, bundandır...
Evet; İnkarcılar,yalancı ve sahtekar olmak zorundadırlar, zalim olmak,
zulüm yapmak zorundadırlar ya siz?
Sizler de, bu yalana, zalime, zulme sessiz kalarak, onları desteklemek
zorunda mısınız, namussuzlar...?
İnandığını söylediğiniz Kuran'da böyle bir desteğin ayeti var mı, namussuz
'inançlı'?...
İnsanlığın evrensel kurallarında, böyle bir davranış, bu davranışın
haklılığı var mı, onursuz 'entel'?
Ulusların kendi haklarını özgürce tayin etme kitabında, böyle bir rezillik
var mı, alçak 'sosyalist'?
İnkar edilen bir halkın savaş sebebi, inkar edilen halk mıdır, yoksa inkar
eden mantık mıdır, ahlaksız 'barışçı'!
Sizin bu insanlık suçlarınızın sırtına binerek, Tayip'ler 'medeniyet
dersleri' verecek kadar insanlıkla alay ediyor..
Sizler, bu kelaynaklar gibi siyaset ömürleri mutlaka tükenmek zorunda olan
Boğa'ları arenaya çıkarıyor, bu coğrafyanın bağrında 'parlamenter rejim,
anayasa, hukuk' diye yarıştırıyorsunuz...
'Dağlıca' da esir düşen askerleri, 'neden ölmeyip geri döndünüz' diye
'mahkeme, soruşturma' maskaralıklarıyla burunlarından getirirken, bütün
'barış severleriniz' !in o zıkkım suskunluklarıydı sizi şımartan...
Saddam'a 'canlı kalkan' olmak için yola düşenleriniz, işte bu hile
cumhuriyetin soytarılarıydı..
Haksız ve yalancı olduğunuzu biliyorsunuz ama o lanet güç ve imkanlarınızı,
devletlere rüşvet vererek bu insanlık suçu tezgahını sürdürebiliyorsunuz
daha...
Bok yedirtenlerin, boktan medeniyetini, 'anti-bok' diye kulaklarınıza
yedirtmesi, sizin suskunluğunuzdandır..
Savaş uçaklarıyla bir mazlum halkı bombalayanların, insan katletmelerinin
vahşi manzarasında bu akan kan, uçuşan duman, sizin ruhlarınızın kötürüm,
gözlerinizin kör edilmişliklerinizdendir..
'Musul’u almazsak, Diyarbakır'ı vereceğiz' diyebiliyorsa alçak
'Marksist,onursuz bilim adamı'!..
'Erbil semalarında bombalar yağdırmak, camları kırmak gerekir'
diyebiliyorsa bir devşirme haysiyetsiz 'gazeteci'!
'Talat Paşa'nın kanlı ruhunu yad etmek için Berlin’e koşuyorsa bir
şeref yoksunu 'sosyalist'...
Halka attığı bombayla halkın yakaladığı terfili-terfisiz canilere 'iyi
çocuklar' diyebiliyorlarsa sizi yöneten edepsizler...
Tanrı yerine bu katil ve katliam yapan devletin kirli işlerini kutsuyorsa
diyanet işlerinin soytarı memurları...
Sizin suskunluğunuzdandır alçaklar....
Onlar inkarcı oldukları için yalancı olmak zorundadırlar...
Ya siz....
Siz bu sahtekarlıklara,alçaklıklara, sizi top gibi oynatanlara karşı susmak
zorunda mısınız?
Siz onursuz olmak zorunda mısınız?...
.bu güzel yazı dizisini hazırladıgı ve kaleme aldıgı için İlhami SERTKAYA
YA teşekür ve
bu anlamda yaşadıgımız süreçtede bunun tamda yaşamaktayız.
eyer yaşayacaksak onurluca yaşayalım.