Konu: Kürt Sorunu???

Forum: Tartismalar

Konuyu açan: Chaos


Firtinavelicesmesi - 3/10/2014 Saat 15:29

Sores abi,

Kurdistan hayali ile yasayan bi arkadasim var Avrupada. Yillarca burada ter ve SIKINTi icinde zor sartlarda 24 saat calisip biraz para bir araya getirdi.
Ve bununlan Turk ellerinde kendine bir yazlik aldi.. Yani en guzel hayallerini Turk elleri dekorunda gerceklestirme umudu ile hala ayakta..

Bu duruma Recep Ivedik tarzi bir conseptle yaklassam ona yazik... yani bu sktr bktn durumdur bu, seyi sey olan bir durumdur !? desem olmuyo...

Iskocyalilarin durumu o kadar mi kotu?
Durumu Iskocyalilardan durumundan saymadim ama daha cok cok sey olanlar var..

Vallahi bi oyun donuyor ama herkesin bu oyunu anlamadigi acik...

Osmanli tarzi bir cozum gelistiriliyor sanki..

Gemi coktan yola cikti..

Simdi gemiye binenler oluyo her durakta..

Yolculuk suruyo.

Gemi sanirim gemi Kobaniden, Musul, Ketrkuk, Erbil , Kandil, Diyarbekir gectikten sonra en son Ankarada demirleyecek..

Ben bunu buraya yaziyom..

abi
saygilar.

sores - 1/10/2014 Saat 10:57

Edecek yapacak gibi Bişey yok.Cemil Bayık 2-3 gün önce ne dedi Bizim Bagımsızlık düşüncemiz yok ? Acaba Ne Düşünüyorlar merak ettim.Kürtlerin sonuda İskoçlara benzemez umarım.

Firtinavelicesmesi - 19/9/2014 Saat 13:02

Caktir, cuktur, ciktir,......
Yapacektir, edecektir, olecektir., dokcektir, etcektir, solecektir.....
:))))
cik cik cek cek..

ufak tok civcivlerde faydalenecektir...

sores - 8/9/2014 Saat 20:56

????????????????????????????????

spartacus - 12/8/2012 Saat 17:30

Sores arkadas barzani konusuna deginerek konuyu dahada güzellestirmistir

Cünkü su anda kürdistanda iki güc mevcuttur Barzani ve Pkk talabani artik saf disi kalmistir herkesin bildigi gibi barzanin hep kürdistan hayali ve kürdistan devlet baskanligi hayali vardir zaten irak isgalinden sonra bu dahada ortaya cikmistir

Barzani her ne kadar USA destekli ise her ne irakta güclü isede türkiye suriye ve iranda pkk Öcalan kadar destek alamamaktadir bugun suriye kürtleri %90 pkk yi destekliyor iran kürtleri de öyle barzani orda azinlikta sayiliyor zaen barzaninin oralarda güc toplama girislerinden herkes haberdar asil mesele türkiyedir burada cünkü en büyük parca türkiyededir 30 milyon kürtten bahsediliyor ama bdp olsun pkk olsun hala bu 30 milyonun ancak 5 6 milyonundan destek aliyor cünkü diger parcalar türkiyede kadar ne zulum yasadi nede asimile soresin dedigi gibi en son katilacak parca türkiyedir ve en sancili parcada türkiye olacaktir

Sores türkiyenin gücünden bahsetmistir türkiyenin hic bir gücü yoktur tamamiyle aciz bi ülekdir 800000 lik ordusu vardir ama kagittan ibarettir her acidan türkiyenin sadece konumu vardir uluslarasi alanda ve önemli bi konumdadir cünkü her devletin türkiye üzerinde cikari vardir bunu su an suriyede örüyoruz rusya cin iran ve digerleri bu türkiye icinde gecerlidir

Diger ve en önemli konu yasanacak ic catismalar olacaktir pkk 30 yillik süreci catismalari acilari bi kenara itip barzani buyur gel demiyecektir öcalan faktörünü asla ikinci plana atmayacaktir yani pkk ile barzanin arasinda ine bi savas patlak verecektir pkk bi diger ve en zor sinavida yine türkiye kürtleri arasinda olacaktir pkk li kürtler ve pkk yi istemeyen kürtler arasinda

Ne diyorlar bekliyelim görelim

spartacus - 12/8/2012 Saat 16:11

Kürdistan tabiri artik herkesin kullandigi bi tabir dis devletler olsun tc hükümeti olsun rahatlikla kullaniyorlar buda kürt sorunu denilen sorunun aslinda sorun olmaktan ciktiginin göstergesidir bence artik yorumlar su dogrultuda olmali

Kürdistan kurulacak mi evet?

evet kurulacak

4 parca birlesecek mi evet kanli olsa en son parca türkiyede olsa birlesecek

Asil soru su olmali

Nasil bi kürdistan kurulacak ?

Ne kadar bagimsiz olacak ne kadar bagimli olacak

Yönetim nasil olacak

Hala birbirlerini dil olarak anlamayan kürtler var ortak dil nasil olacak

Artik bu gercekleri konusmak gerekiyor ve daha yeni sorular sormak gerekiyor kanaatimce

Chaos - 12/8/2012 Saat 00:21

öncelikle 'kürt özgürlük hareketinin devlet istememesinin nedeni tamamen güncel, siyasal, konjoktürel bir tutumdur ve gerçekçi bir yaklaşımdır.ve elbette ideolojiktir de.' diyip bu konuyu tekrar gündeme getirmek kaydıyla son bir kaç yıldır yaşanan gelişmelerle ilgili bir kaç şey söylenebilir.

hepimizin çoğunlukla atladığı bir konu var,
oda "kürdistan devriminin" "kadın devrimi" olmasıdır, ki bu hayati bir öneme sahiptir ve kürt özgürlük hareketinin sırtını dağlarla birlikte kadınlara yaslaması, yada kadınların devrime öncülük etmesi bana göre kendine insanım diyen herkesin şapka çıkarması gereken olgudur. yani kendi iç tartışmalarımızın dışında hepimizin ilke olarak bir araya gelmesi gereken bir kaç konudan biri de kürdistanda öncü kadın devrimidir. (suriye kürdistanında bir çok kent meclislerinin yönetimi, sevk ve idaresi kadınların elindedir)

bilindiği üzere 2009-2012 yılları arası kürt halkı için her açıdan "olağanüstü" bir zamandır. (bu geriya kalan yılların önemsiz olduğu anlamına gelmemektedir)

bu süre zarfında
-KCK operasyonları ile birlikte kürt kanaat önderleri rehin alındı
-Oslo süreci yaşandı ve akabinde devlet bunu baltaladı. sonradan "oyalama taktiği" olarak tasarlanmış olma ihtimali gündeme geldi. kürt hareketi bunu gördü ve hazırlıklarını buna göre yaptı.
-yerel ve genel seçimlerde kürtler kendi aralarında ittifaka gidip kürdistanda muazzam bir potansiyeli ortaya çıkardı
-devletin bilindik "kürt anasını görmesin" refleksi tekrar kendini güçlü bir şekilde örgütledi.
-Öcalan türkiyenin gündemini belirleyen siyasi ve örgütsel bir takım öngörüleri devlette ciddi bir korku yarattı(bkz. demokratik çözüm çadırları, HDK, DTK, Seçim ittifakının fikir babalığı, kürtlerin dünyaya dudak ısırtacak farklı tarz ve biçimlerde örgütlenmeye gitmeleri vb.)
-son olarakta Öcalan üzerindeki tecrit ile kürt toplumuna '90 yıllar version 02' uygulamaları startını vermişti.

genel hatlarıyla kürt tarafının algısı bu olaylar üzerinden oluşuyor ve dolayısı ile gerçekleştirdiği hamlelerde bu arka planla "gelecekte kürt soykırımı riski" üzerine kafa yoruyor. siyasetini bunu engellemek üzerine kuruyor.

tabi birde devletin mahallesi var, o konu ayrıca ele alınmalı ve parçaları birleştirmek için, olayların anlam kazanabilmesi için önemlidir.

hükümetin(bunu devlet olarakta okuyabiliriz) son zamanlarda kamuoyunda itibar sarsıntısının olması ve hükümetin bu telaşının en önemli nedeni kürtlerin "doğru" pozisyon alarak bütün saldırıları bertaraf etmesi ve kendi örgütlü sistemini koruyabilmesidir.

bunu kanıtlamaya gerek bile duymuyorum, herhangi bir bakanın açıklamalarında veya pratik ve fiilen gerçekleşen olaylarda elimizde yeterli veri bulunmaktadır.

roboski, veto, milletvekilliklerinin düşürülmesi konularına girmiyorum.. bunlar herkesin vakıf olduğu konulardır.

fakat benim daha çok önem verdiğim ve değerli bulduğum, beni heyecanlandıran bir konu daha var.

o da kürdistan sorununun bir bütün olarak kürt ulusunun(hemen hemen bütün parçalarının) gündemine girmesi ve kürdistanın her düşünceden toplulukların ve kürt gruplarının çokça dillendirdiği ve üzerinde kafa yorduğu bir hal almasıdır.
türk devlet zihniyetinin dezenformasyonlarına sıkça maruz kalsakta, bilgi kirliliği ile kafaları karıştırmaya çalışsada biz yinede biliyoruzki Batı kürdistanda(suriye kürdistanında) kürtler ontolojik kaygıları aşıp yönetsel kaygılar ve politika üzerine kafa yormuş ve bu düzeye gelmişlerdir.
yani kürt toplumu artık varolma mücadelesini belli bir düzeye getirmiş bunu kendi içinde büyük ölçüde aşmış(aşmaya devam ediyor) olması ve artık politikasını kendini yönetme üzerine kurması bizler açısından devrimsel bir niteliğe sahiptir.

bu bilinç patlamasını ve gelinen düzeyi zihnimize not edip.. kuzey kürdistanda yaşanan savaşıda değerlendirmemiz ve doğru okumamız gerekiyor.
bununla ilgili kürt silahlı mücadelesinin geldiği nokta bize çok ciddi ve önemli veriler sunuyor..
kürt hareketi artık "eylem" çizgisini aşıp "devrimci operasyon" geliştirme noktasına gelmiştir ki.. bunu halkın sağladığı lojistik ve örgütsel, siyasi sahiplenme olmadan gerçekleştirmek imkan dahilinde değildir.
buradan güçlenen, bilinçlenen ve mücadeleye toplumsal destek sunan halk en önemli halkadır.

kürt ve kürdistani halkların mevcut dünyanın içinde bulunduğu konjoktürel(bu kelimeyi ne kadar sevmesemde) gelişmeleri göz önüne alarak "uluslaşmayı" ön planda tutması sanırım kimseyi rahatsız etmiyor/etmemeli


konu farklı boyutları ile başka başlıklar altında ele alınabilir.

.

spartacus - 11/8/2012 Saat 19:27

Uzunyıllar süren savaş kürtleri yormuş ve artık Bir Kurdistan taleplerini geri Plana itmiştir.(sores)

Güzel yazmissinda bu cümlene katilmiyorum

Ilk olarak uzun yillar süren savas kürtleri yormak yerine dahada bilinclendirmistir kaybedilen her can kürtleri biraz daha düsünmeye sevketmistir yapilan her haksizlik kürtleri dahada bilinclendirmistir ve kürdistani dahada cok istemislerdir

Bide kürtleri siniflara ayirmak gerekiyor

Öcalan bi yazisinda söyle diyor ben köle bile olmayan bi halki halk yapmak icin savastim ki köle insanligin insanliktan mahrum halidir varin siz düsünün kürtlerin nasil bi yol kat ettigini

Simdi kürtleri sinifa ayiralim siniflara ayirmadan önce Öcalanin o cümlesini yazdimki anlasilabileyim

Ilk sinif daha kürtlük bilincinin farkinda olmayan kürtlerdir

Ikinci sinif farkinda olupta kulak asmayan kürtlerdir bize ne yav türkiye güzel pkk terörist diyen kürtlerdir

Ücüncü sinif ise hala kardes halklar sosyalizm birlikte yasayalim diyen kürtlerdir

Son sinif ise tüm bu siniflara kürtlük bilincini savasi haksizligi ezilmisligi ögretmeye asilandirmaya calisan gercek kürtlerdir

güzel yorumlarinin devamini beklerim

spartacus - 11/8/2012 Saat 16:12

Kürt sorunu diye bir sorun kalmamistir

Artik kürtlerin devletlerini kurma ve sekillendirme ve yönetme sorunu baslamistir

Cümlemize hayirli olsun

Görüs fikir belirtilecekse bu dogrultuda fikirler görüsler düsünceler yazilmalidir 1900 lere yada denizlere mahirlere yada isci sinifina inmeye gerek kalmamistir inilsede konuyu kisirlastirma ve bos tartisma disinda öteye gidecegini sanmiyorum

Chaos - 7/5/2010 Saat 12:39


Alıntı Yazar mlkp, Gün 9/2/2010 Saat 23:17
kürt halkinin tek kurtulusu marksizmdir bugunki pkk ne yazik ki marksizm ve ilkelerinden kopmustur kapitaliz ve emperyalistlerle isbirligi icindedir bu yolla kurt halkinin kurtulusu imkansizidir pkk ozune donerse kapitalist isbirlikciler yerine marksist ideolojiyi benimseyen guclerle isbirligi yaparsa kurt halkinin zaferi kacinilmazdir



hacı ciden çok komiksin...

mustafa - 27/4/2010 Saat 01:18

Türk, bir Kürt ve bir Papaz birlikte yürürken güçlü birinin bahçesinden elma koparırlar. İriyarı bahçe sahibi ortaya çıkar. Türk ve Kürde çıkışır siz Müslümanlar bu bahçe sizin istediğiniz kadar elma alın bu kafiri niye bahçeme sokuyorsunuz diyerek papaza saldırır ve yere yıkar. Ardından Türk’e bahçe senin bu Kürdü niye sokuyorsun diyerek Kürdü de yere serer. En son Türk’e girişir. Yere düşen Türk Kürt’e “Papazı dövdürtmeyecektik” der

Bu ‘önce Yahudileri götürdüler biz sesimizi çıkarmadık’ diyen Alman Profösörün üzerinden anlatılan hikâyenin benzeridir. Almanya’da Nazizmin Yahudi düşmanlığı üzerinden nasıl güç topladığını anlatır. Yalnız Almanya’da değil bütün Avrupa çapında Nazizm Yahudi düşmanlığından güç devşirmiştir. Alman Faşizminin en güçlü ve en başta kırılması gereken halkasının Yahudi düşmanlığı olduğu çok açıktır.

Türkiye’de de durum benzer bir hal alıyor. Patrona kızan işçi, müdürden azar işiten memur, siftah yapmayan esnaf, kocasından dayak yiyen kadın; sorumludan önce PKK’ye lanet ediyor. Türk gericiliği bilinçli olarak tüm siyaseti Kürt düşmanlığı çemberine sıkıştırmak için elinden geleni yapıyor.

Bugün Türkiye’de bütün düzen güçleri ve düzenin kendisi Kürt düşmanlığından besleniyor. Düzen güçleri Kürt düşmanlığında ve Kürtlere saldırıda birbirleriyle yarışıyorlar. Gerici faşist odaklar dâhil, Türk siyasetinin tüm eğilimleri birbirleriyle didişirken bile direk rakibine saldırmıyor, ilk taşı Kürtlere fırlatıyorlar. Bir silsile halinde, aşağıdan yukarıya her haksızlığa uğrayan sistemden değil Kürtlerden hesap soruyor. Bu durumdan en çok sistem besleniyor ve sistemin en gerici kesimleri güç devşiriyor. Ağır, kanlı, kirli hak ihlallerinden yargılananlar, aynı mantıkla göğüslerini gererek ‘teröre karşı vatan için çarpıştım’ diyebiliyor.

Herkes kendi durduğu yerden önce Kürde vuruyor

Akıntı mı çok güçlü? Türkiye’nin ideolojik veya inanç gurupları mı çok savruk? Müslüman veya komünist fark etmiyor, kendi ilkeleri ve kaideleri yok. Milliyetçiliğin rüzgârında, sonbahar yaprakları misali savruluyorlar. Müslüman ümmetin kardeşliğini, komünist halkların kardeşliğini hatırlamıyor bile. Müslüman lailahe illallah diyerek, milliyetçi bölücülükle, liberal demokrasicilikle, ulusalcı bağımsızlıkçılık, solcu aydın etnikçilik, komünist adını taşıyanlar Amerika üzerinden Kürde saldırıyor. Her türlü siyasal ve ideolojik tavrın içi boşalıyor. Mazlum başka bir mazlumu hedef gösteriyor. Bilinçsiz kitle devlet zorbalığıyla karşılaştığı her yerde “biz bölücü müyüz” diyor. Saldırıya uğrayan militan televizyon ekranlarından “biz PKK’li değiliz” diyebiliyor. Ucuz komünist MHP faşistlerine taş çıkaran bir şöven üslupla Kürde saldırarak vatan savunusu yapıyor.

Belden Aşağı Vuruşlar

Hayatında ağzından Kürt sözü çıkmamış, duyduğunda da bölücülük kokusu almış bir yığın medya bülbülü bir dönemdir Kürt dostu kesildi ve bol keseden Kürt vatandaşlara sevgi dağıtıyorlar. Kürtlere sevgi dağıtırken, direk veya dolaylı BDP’ye küfür etmeyi ihmal etmiyorlar. Kendilerince önce dost ağzıyla, olmadı tehditle Kürtlerin tepsi içinde kendilerini düzene teslim etmesini dayatıyorlar. Bekledikleri olmayınca en liberali “vurun abalıya” misali aynı koroya katılıyor.

Kürtler Türkiye de o kadar yalnız ki; solun devrimci kesimleri dışında yanında kimse yok. Açık düşmanları dışında yandaşı görünerek arkadan vuranlar daha az değil.

Taraf gazetesi kamuoyunda Kürtçü bir gazete olarak bilinir. Bu gazete Kürt bölgelerinde en çok okunan gazete olmakla övünür. Kendi durduğu yerden Kürtlere yapılan caniyane katliamları teşhir ettiği bir gerçektir. Ama dost görünerek, fırsatını bulduğu her anda belden aşağı vurmaktan da geri kalmaz. En az devlet kadar temsil ettikleri adına Kürt mücadelesini tasfiye etmek için canla başla çırpınır durur. Bu kadar da değil sıkıştığında en az teşhir ettikleri kadar açık Kürt düşmanlığından geri kalmaz. Taraf’ın ödüllü, çok meşhur, demokrasi kahramanı gazetecisi Mehmet Baransu, Kürtçü olmakla itham edildiğinde şunları söylüyor. “Ben Erzurumluyum, Kafkas kökenliyim. DTP’den nefret ediyorum.” DTP iki milyondan fazla Kürdün oyunu almış bir parti. Bu kısa açıklamada Erzurumluluk, Kafkas kökenlilik, Kürt düşmanlığı dahil kaç çeşit ırkçılık yapıldığını; önüne gelene rahatlıkla ırkçı diyen diğer bir taraf yazarına, R. Ozan Kütahyalı’ya sormak gerekir. Aradan bunca zaman geçmesine rağmen çok liberal, çok demokrat diğer Taraf yazarlarından da ses seda yok.

Kullandığımız Dil Bizi Anlatır

Kürt sorununun sistem katında en çok tartışıldığı bir süreçten geçiyoruz. Kürt sorunu, sadece tartışılan bir sorun değil aynı zamanda 25 yılı bulan bir savaş sorunu. Bu uzayan savaşın bir anlamda kader günlerinden geçiyoruz. Tartışılan hem Kürt hem Türk emekçilerinin kaderi veya geleceğidir. Bu günlerde konuyla ilgili yapılan, söylenen, yazılan her şey bu geleceğin kurulmasında durduğumuz yeri gösterdiği için her zamankinden çok daha önemlidir.

Doğruların kazandıracağı, yanlışların kötü biçimde kaybettireceği bir dönem. Bu dönemde, sorun karşısında sol hareketin tavırları; genel olarak Kürt mücadelesiyle arasına giderek sertleşen eleştirilerle ayrımlar koymak oluyor. Bu ayrımlar eleştiri düzeyini aşarak Kürt karşıtlığına hatta Kürt düşmanlığına kayıyor. Son dönemde Kürt mücadelesine karşı en yoğun eleştiriler TKP’den geliyor. TKP politik gelişmeleri yakından izleyerek hemen tüm konularda günlük değerlendirmeler yapıyor. TKP’nin söyledikleri Kürt eleştiricilerinin hepsini kestiği için tartışmayı TKP’nin söyledikleri üzerinden yürüteceğiz.

TKP kendisine geleneksel komünist diyor, Lenin’in izinden yürüdüğünü iddia ediyor ve Marksist teorik birikime çok önem veriyor. Bu yanıyla Marksist ulus teorisinden ve bu konuda Lenin’in yazdıklarından bihaber değiller. Marksizm, ulusal sorun ve Kürt sorunu üzerinde teorik olarak görüşlerini yazılı olarak belirttiler. Bu konuda 90’lı yıllarda çıkan Gelenek Dergisi’nde daha klasik bir çizgide durmaya özen gösterdiler. Bu dönemde TKP Kürt Hareketini emek, sınıf vb. üzerinden eleştiriyordu. Hedefte düzen vardı, önce sistem eleştiriliyor, Kürt hareketi sınıf hareketinin uzağında kaldığı için, politik olarak hedefleniyordu. Bu Türkiye solunda geleneksel olarak güçlü bir tavırdı; yanlışlığıyla birlikte sol içi eleştiri sınırları içindeydi. Durum giderek tersine döndü, eleştirinin hedefi yer değiştirdi. Artık hedefte Kürt Hareketi var, Kürtler eleştirilmeden sisteme dokunulmuyor. İkinci bir değişiklik daha var: Dil değişiyor. Düzenin 80 yıldır komünistlere karşı kullandığı vatan, millet hamasetiyle Kürtler eleştiriliyor.

“Lenin Niye Devrimcidir?”

Gelenek Dergisinin 98. sayısı teoriye takla attırma sayısıdır. Derginin konu başlığı Marksizm ve ulusal sorun değil. Kürt Ulusal Sorunu da değil. “Bir Emekçi Sorunu Olarak ‘KÜRT SORUNU” dur. Bu başlık bile başlı başına bir politik tutumu içeriyor. Gelenek’in 97. sayısının kapak konusu “90 yılında Ekim Devrimi; GÜNCEL BİR MİRAS”. Ulusal sorundan önce bu sayıyla “Yurtseverlik” için alan temizleniyor. Burada uzun teorik yazılarla yapılan UKKTH’nı emperyalizme tavır ve yurtseverliğin arkasına atma çabalarıdır. Dergi ve yazılar orta yerde duruyor isteyen bakabilir.

Gelenek Dergisinin 97. sayısı teoriyi istediği yönde bükmede (bu işe oportünizm deniyor) bir şaheser sayılmalıdır. Ama konu Ekim Devrimi ve Lenin olunca teoriye takla attırmak kolay olmuyor. Farkında olmadan fena halde açığa düşülüyor. O dönemde TKP Genel Sekreteri olan Kemal Okuyan bahsedilen sayıda “Lenin niye devrimcidir” diye soruyor ve cevabını kendisi veriyor. 1. Dünya Savaşında “kendi devleti Rusya’nın yenilmesini istediği için” Bu kadar açık. TKP niçin devrimci değildir? Kürt Devrimci Hareketine karşı kendi devletinin yenilmesini istemediği için. TKP burada da durmuyor TC nin yenilmesini istemek bir yana, bekası için Marksist incilerle “Cumhuriyetin Kazanımları” üzerinden Lenin’den ‘ihanet’ olarak alıntıladıkları “Vatan Savunmasına” sıçrıyorlar. Artık utangaç ta değiller.

Anti-Emperyalizm Üzerinden Kürt İnkârcılığı

Yalnız TKP değil geniş bir sol çevrede ABD karşıtlığı giderek Kürt Devriminin eleştirisi üzerine oturdu. Bu ağır bir yamulma ama gerçek bir durum. Şimdi birçok sol veya komünist adlı yayında 15-20 yıl önce söylense hakaret kabul edilecek yazılar yayınlanıyor. Bu dönemler zarfında düzenin söyledikleri olduğu gibi alınarak kullanılır hale gelmiş. Daha feceati bu hamaset yadırganır olmaktan çıkmış. Devletin ve düzenin yalanları sol ve komünizm adına ideolojikleştirilerek savunulur hale gelmiş. Bu tam bir hokus pokus işi gibi bir şey. TC’nin ABD’ciliği unutulmuş PKK'nin adı ABD'siz anılmaz duruma gelmiş. Bu konuda şampiyon İşçi Partisi’ni bir adım arayla TKP izliyor.

TC Devletinin 50 yıldır ABD den her türlü desteği alması, dünya ile bütün ilişkilerini Kürtler üzerinden geliştirmesi, dış politikasını PKK’ye karşı mücadeleye ipotek etmesi, “Bölünmez bütünüz, Kürtler eşit yurttaşlarımız” teraneleriyle Kürt Sorununu uluslararası kurtlar sofrasına yatırılması; bütün bunlar mubah. … her şey yapılabilir. Ancak kurban olarak emperyalizme bir tepsi içinde sunulan Kürtler, üzerine yürüyen kurt sürülerine; “Hop ne oluyor, durun bir dakika, ne istiyorsunuz ?” dediği anda emperyalizme yamanan hain, işbirlikçi olacak.

TC Devleti, Amerika’dan, Avrupa emperyalistlerinden, Rusya’dan, Ortadoğu’dan herkesten Kürtlere karşı destek alır, pazarlık yapabilir. Buna karşı Kürt Devrimcileri dişiyle, tırnağıyla kazıyarak kendisine mevziler oluşturmaya kalkınca emperyalist işbirlikçisi oluyor. Ne ala memleket, ne ala komünizm.

Son aylardaki ABD, Irak, Türkiye ilişkilerine bakın: ABD’den daha fazla destekten öteye; “bizim için PKK’yi imha et, biz de her istediğini yapmaya hazırız” diyorlar. Bunlar televizyonlar ve basın aracılığıyla açıktan yapılıyor. Nerde o hızlı Anti-Amerikancılar. Anlı şanlı Anti-Emperyalistlerimizden tek bir ses yok. Kürtlerin, ABD’nin işine gelir herhangi bir talebi mi var? Buna rağmen bizim solcular Kürt Devrimci Hareketini ABD’nin desteklediği konusunda devletleriyle aynı çizgiye geldiler.

Bugünün Türkiye’sinde Kürde Amerikancı demek çok kolay. Ne kapitalistler ne tekeller, ne devlet, ne ‘cumhuriyetin’ bekçisi TSK, ne başka bir gerici kesim, ne de sokaklara Kürt avlamaya çıkan şöven kalabalıklar size bir şey demez. Tersine alkışlanırsınız. Yıllardır Türk devleti PKK Amerika’nın, dış güçlerin uşağıdır propagandasını yürüttü ve geniş emekçi kesimlere bunu benimsetti. Devlet, güçlü olduğu dönemde devrimci ve komünist güçlere karşı da aynı şeyi kullanmıştı. Bugün Kürtlere karşı aynı koroya katılanlar bir dönüp arklarına bakmak zorundalar. Bugün aynı anti–komünist koroya katılanlar “bizde geçmişte dış güçlerin oyuncağıydık sonradan metanet getirdik” demiyorsa ne demiş oluyorlar. “Komünistlere dış güçlerin oyuncağı demek yanlıştı, Kürtlere müstahaktır mı, haklısınız mı” deniliyor. Yoksa Kürt taleplerinin tartışıldığı her adımda, Kürt dediğiniz her yerde neden ABD’yi anıyorsunuz. Kürdü işaret ederek asıl Amerikancıları gizlediğinizin farkında değil misiniz?

Amerikancılık Nasıl Gizlenir?

Ama asıl soru şu? Gerçekten Amerika PKK’yi destekledi mi, şimdi destekliyor mu, ilerde destekler mi? Her olayda şapkadan tavşan çıkarır gibi ABD’cilik buluyorsunuz. Sizler illüzyonist misiniz beyler. ABD’cilik gibi ABD desteği de somuttur. Destek olmak nasıl olur açıktır. ABD ‘kazanımlarını’ savunduğunuz bu ‘cumhuriyetinizi’ 50-60 yıldır destekledi, destekliyor. Özel olarak Kürtlere ve PKK’ye karşı da destekliyor. Politik destek veriyor, silah veriyor, teknolojik destek veriyor, anlık istihbarat desteği veriyor… PKK lideri Öcalan’ı yakalayıp verdi. Daha öteye başından beri PKK’yi ‘dünyadaki en tehlikeli son Stalinist örgüt’ olarak görüyor. Bush 2007’de Erdoğan’la birlikte Beyaz Saraydaki açıklamasında PKK’yi ‘iki halkında düşmanı’ olarak niteledi. Son Obama Erdoğan görüşmesinde üç devletin (ABD, Irak, Türkiye) düşmanı ve ortak mücadele edileceği tekrar ilan edildi. PKK ABD’nin terör örgütleri listesinden hiç çıkmadı.

Destek nasıl olur anlaşılmadıysa bir örnek daha verelim. ABD “anlık istihbarat desteği” vermeye başladığı günlerde zamanın Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt Kuzey Irak’taki PKK mevzileri için “BBG evi gibi 24 saat gözetliyoruz” demişti. PKK’nin Kuzey Irak ve Türkiye’deki tüm kampları, mevzileri üzerinde Heron uçakları dolanıyor. Bu kamplarda siyasi ve askeri tüm yönetici kadro ve liderliği üstleniyor. Heronlar 24 saat bu kamplar üzerinde her türlü hareketi izliyor ve anında havadaki veya havalanmak üzere hazır bekleyen uçaklara bildiriliyor, uçaklar çok kısa bir sürede bildirilen hedefleri vuruyor.

Destek de, köstek de böyle olur. Destek gizlenemez, gizlenmez. Peki, sizin destek kanıtınız nedir? Bakın TC devletinin yıllardır yaptığı dış güçlerin uşağı demagojisinde tek somut iddiaları; bir TSK generalinin ağzından Çekiç Güç helikopterlerinin bir tarihlerde PKK kamplarına erzak attığı iddialarıdır.

Geçtiğimiz günlerde bir olayla ilgili olarak daha önce hava boşluğuna karışan bir telsiz görüşmesinin bulunarak deşifre edildiği basında yer aldı. Bunun teknik olarak mümkün olup olmadığı konusunda bir fikrim yok. Ama Türk devletinin bu alandaki gelişkinliğinin göstergesidir. 30 yıldır aynı iddiaları sürdüren TC, PKK’ye ABD yardımlarını hallaç pamuğu gibi ortalığa saçması, somut kanıtlarıyla teşhir etmesi gerekirdi.

Yukarda TC’nin tek somut iddiasını söyledik. Siz TKP olarak ABD desteği derken bu kanıtı mı ileri sürüyorsunuz, yoksa sizin başka kanıtlarınız var mı? Başka kanıtlarınız varsa mutlaka açıklamak ve teşhir etmek ‘yurtsever’ ve ‘Anti-Emperyalistler’ olarak görevinizdir. Ama bir şeyi daha açıklamalısınız. TC Devletinde olmayan kanıtlar size nereden ulaştı? Bu soruları en azından size inanan üyelerinize açıklamak zorundasınız.

Komünistlik Adına Saf Irkçılık

Buraya kadar olanlar ağır yanlışlar olsa da her şeye rağmen tartışılabilir. Ama TKP yayını Sol’da Yurdakul Er imzalı yazı her türlü tartışmanın ötesindedir. Daha sonra bir dönem TKP Genel Sekreterliği yapan Kemal Okuyan Emek Defteri Editörü Ali Barış Kurt'a verdiği röportajda Hatip Dicle’ye ilişkin söylenenlere katılmadığını söylüyor. Ama yazının genelini savunuyor. “Ancak söz konusu yazı bu benzetmeye yaslanarak görmezden gelinemeyecek önemli gerçeklere işaret ediyor.” Bu “önemli” gerçekleri birazdan göreceğiz. Bu yazı kaba, açık ırkçı motifler taşıyor. Bu ve benzeri ırkçı saldırılarla tartışılmaz, teşhir edilir. TKP de adını değiştirip başka bir şeye dönüşmeyecekse kendi yayınındaki bu yazı konusunda mutlaka bir açıklama yapmak zorundadır.

Yazarın üslupsuzluğu edepsizlik ötesidir, daha doğrusu politiktir. Daha başlarken beynindekileri adeta kusuyor. Bir soruyla başlıyor. “Dünyanın neresindeyseniz, eli yüzü düzgün, yani insanlığını tümüyle yitirmemiş herhangi bir Arap’a sorun Kürtler için neler düşündüğünü... Talabani ve Barzani’yi başa alarak tabii. Bakalım ne diyecek? Ne denildiğini biz iyi biliyoruz. Bugün, yani Irak’tan sonra, dünyadaki her namuslu ve sıradan Arap için Kürt, “hain” ve “arkadan hançerleyen kalleş” anlamına geliyor.” Irkçılığa bakın, birde komünist geçiniyor. Bütün Araplar Kürtlerden nefret etmeliymiş! Üstelik “eli yüzü düzgün, yani insanlığını tümüyle yitirmemiş herhangi bir Arap”.

Burada ne söyleniyor inanılmaz. Kürt için ‘hain’ ve ‘arkadan hançerleyen kalleş’ demiyorsa o sıradan Arap hem Arap değildir, hem “eli yüzü düzgün” değildir, (Çirkin mi, hırpani mi diyor tam anlaşılmıyor. Ama yazarın Araplardan da hiç hoşlanmadığı açık.) hem de insanlığını yitirmiştir. Arap, Arap olarak kalacaksa mutlaka Kürt ‘hain’ ve ‘kalleş’ olacak. Önce ‘sorun’ diyor, sonra Araplar adına cevap veriyor. “Ne denildiğini biz iyi biliyoruz.” “Hain”, “Kalleş”. Nereden biliyorsun? Sordun mu, anket mi yaptın? Ne dediğinin farkında değilsin. Bütün Araplara ırkçı diyorsun.

Burada hiçbir Arap’ın kabahati yok. Bu sadece Türkiye’de adı TKP olan bir partinin iddiasıdır. Herkes kendi niyetini söyler. Yoksa biz bu doğrultuda irade beyan eden tek bir Arap tanımıyoruz. Yazarında tanıdığını sanmıyoruz. Üstelik yazar tek bir kişiden değil tüm Araplardan söz ediyor. Araplar dendiğinde 300 milyondan fazla bir nüfus, sayısı 20’yi bulan devlet, Şii, Sünni, Baas Milliyetçisi, devrimci, komünist, İslamcı vb. örgüt ve partileri olan bir topluluk söz konusu. Bahsedilen bu Arap dünyası ise; bu Arapların hiçbir örgütü Kürtler hakkında böyle bir açıklama yapmadılar. ABD ve Irak üzerine Filistin örgütleri dâhil, diğer devrimci Arap örgütleri, ayrıca Irak’ta ABD işgaline direnen İslamcı, Milliyetçi, Devrimci hiçbir örgütün e benzeri tavrı söz konusu değil. Varsa iddia sahiplerinin bunu ortaya koymaları gerekirdi. Değilse bu ırkçı iddialar, tekrar ediyoruz, TKP’nin üzerindedir.

Arap silahlarıyla Kürtleri vurmak.

Kürt ‘hain’ ve ‘arkadan vuran kalleştir’. Ne zaman söylüyor bunu? Türkiye’ de devlet çocuk- yaşlı, kadın-erkek ayırmadan Kürt avındayken; İran son aylarda bizim bildiğimiz 4 Kürt devrimciyi idam ederken; Türkiye, İran yıllardır yüz binlik ordularla ortak operasyonlar yapıyorlarken; Suriye’de benzer uygulamalar giderek sertleşiyorken; Irak istisna, yani Kürtler bütün bölgede kan revan içindeyken.

Yaşanılanlar herkes tarafından apaçık ortadayken bu laflar söylenemez. Komünistliği bir tarafa bırakalım, ama vicdanen de gene yazarın deyimiyle ‘aklı başında hiçbir kimse’ vicdansız olmayı göze almadan bunları sayıklayamaz. Bölgeden Türkiye’ye gelirsek tamda TC Devletiyle (Kendi deyimleriyle AS-Parti ve AK Partisi birlikte) Kürtlerin 30 yılın en yoğun hesaplaşmasının yaşandığı günlerde bu lafları etmek; Türkiye’de savaşan Kürtlere ikiyüzlü ve korkakça hain demektedir. Aynı üslubu kullanmak zorunda kaldık. Ama tavır tam ikiyüzlüdür. Hem korkak, hem sinsicedir. Açıkça Devlet ve Türk gericiliğinin ağzıyla PKK haindir diyemiyor. Bunu Araplara söyletiyor.

Komünisti bir tarafa bırakalım. Bir kişi, aydın diyelim, bütün ulusal kurtuluş savaşlarını destekler, 1923’ü de Türk Ulusal Savaşı olarak destekler; Kürt uluslaşmasını niye desteklemez? Daha öteye bölücülük ve ihanet olarak görür. Marksizmin bir kabahati yok. Bunun 40 türlü Marksist izahatını da yapar. Ama bir kez daha soralım? Niye? Cezayir evet, Çin evet, Küba evet, Vietnam evet benzeri hepsine ve Türk’e evet; Kürd’e hayır. Kürtler kuyrukludur demiyorsanız, ne diyorsunuz? “Normal aklı başında her insan”a bu soruları sorun, bakalım size nasıl cevap veriyorlar.

Emperyalizm karşıtlığı gibi emperyalistlere uşaklık da uluslararası bir olaydır. Enternasyonalizmle ve enternasyonalist ilişkilerinizle çok övünüyorsunuz. Bu çok olumludur. Dünyada Kürt ulusal mücadelesine sizin gibi yaklaşan, ilişkide olduğunuz devrimci, komünist, anti-emperyalist her hangi bir örgüt var mı? PKK bildiğimiz Avrupa solu tarafından Stalinist vb. çeşitli açılardan eleştiriliyor, bilmediğimiz başka eleştiriciler de olabilir. Ama Kürt mücadelesine ve PKK’ye “ABD’nin işine yarıyor”, “ona hizmet ediyor” diyen Ortadoğu, Latin Amerika, Afrika, Avrupa, Asya veya başka herhangi bir örgüt bilmiyoruz. Bunlar anti-emperyalist değil mi, siyaset bilmiyor veya sizin gördüklerinizi göremiyor mu?

Peki, başka bir boyutuyla olaya bakalım. Her hangi bir Arap, (aklı başında) bu Türk komünisti gibi, şoven değilse niçin Kürt düşmanı olacak, Kürtleri ‘hain ve kalleş’ görecek? Kürtler yıllardır Arapların üzerine ordular mı gönderiyor? Arapların topraklarına mı saldırıyor? Arap şehirlerini bombardımana mı tabi tutuyor? Zehirli gazla kaç bin Arap boğdular? Hangi gerekçeyle Araplar Kürtleri suçlayacak.

ABD Emperyalizmi eski işbirlikçisi Saddam’ı devirmek için Irak’a önce saldırdı ve sonra Irak’ı işgal etti. Saddam’la, ABD’nin işbirliğinde olduğu gibi, savaşmasında da Kürt halkının hiçbir dahli yok, benzer iddiada bulunan kimse de yok. Daha sonra Irak nüfusunun çoğunluğunu oluşturan Şii’ler gibi Baas iktidarıyla savaşta olan Kürtler de değişen politik koşulları kendilerince değerlendirmeye kalktılar. Bu süreçte Güney Kürt liderliklerinin ABD ile işbirliği yapmalarını herkes eleştirebilir. Siz, Talabani ve Barzani nin ABD işbirlikçiliği üzerinden bütün Kürtleri vuruyorsunuz. ABD’nin Irak’taki asıl dayandığı güç Kürtler değil, Şii’ler. Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti’nin olağanüstü gayretiyle önemli bir Sünni Arap kesimi de ABD ile işbirliğine ikna edildi. ABD ile işbirliğinde olan diğer güçler için ne diyorsunuz? Şiilerin büyük kesimi, oldukça geniş Sünni Araplar, bu kesimlerde mi ‘aklı başında Araplar’ için “hain” “kalleş” ? Yoksa Irak da, Araplar da bahane siz buradan başka mesajlar mı vermek istiyorsunuz?

Sağcı hamasetten komünizm çıkmaz.

Bir şey söylüyor gibi yapıp bunu Araplara söyletmeye kalkıyorsunuz. Kürtlerin her türlü ortak ulusal taleplerinin ihanet olacağını, Türkiye’nin Yugoslavya gibi bölüneceğini söylüyorsunuz. Sormazlar mı adama, ‘günaydın, sende nereden çıktın’ diye. Türk gericiliğinin bütün eğilimleri elli yıldır aynı ağızla saldırarak komünist ve devrimcilere kan kusturdular. Size dönüp, “biz bu uğurda bölücülüğe ve komünizme karşı yıllardır savaşıyoruz, siz yeni hidayete eriyorsunuz, aramıza hoş geldiniz ama önce adınızı değişirin” deseler haksız mı sayılırlar? Yok, Türkiye’den Kosova, Bosna çıkarmış; yok, Türkiye kan gölüne dönermiş.

Tamam, böylesi gelişmelerden halisane endişe duyduğunuza inanalım ama bunda da samimi değilsiniz. Türkiye kan gölüne döndürülüyorsa niye bunun tek suçlusu Kürtler oluyor. ‘Kazanımlarını’ savunduğunuz Türkiye Cumhuriyetinin hiç mi kabahati yok? Bu hamasetler size mi kaldı? Doğu Perinçek 1975’ten 1990’lara kadar “Rus Emperyalistleri Türkiye yi işgal edip bölecek” diyerek çırpındı durdu. Somut ortada, bölünme filan yok. Bu politika doğrultusunda yapmadığı provokasyon kalmadı. Açtığı kulvarda yüzlerce devrimci birbirlerini öldürdü. Bugün bütün bunları unutmuş olabilir. 90’ların ortasından itibaren Kürtlerin ABD’ciliği ve bölücülüğü teranesini aynı şirretlikte devam ettiriyor. Bugün özeleştiri isteyip sizleri partisine katılmaya çağırsa yerden göğe kadar haklı olur. Böyle giderseniz aynı hak MHP içinde geçerli olur.

Siyasette ideoloji ve ilkeler önemsizdir denilemez. Ama bunun kadar, açıklıkta önemlidir. Başka türlü ‘dilin kemiği yoktur’. Politik olarak soruna şöyle açıklık kazandırabiliriz. PKK “kazanımlarını savunuyoruz” dediğiniz cumhuriyet devletiyle savaşıyor. Siz verili durumda bütün faaliyetlerinizin önüne PKK’yi eleştirmeyi koyarak, sosyalist devrimi savunan Marksistler olmaktan öte ‘kazanımlarını’ aşarak devlet savunucusu durumuna düşmüyor musunuz? Buna açık itirazı PKK ve Kürtlerden daha çok devletle sözden öteye mücadele ettiğinizi kanıtlayarak yapabilirsiniz. Başkası inandırıcı olmaz.

TKP olarak PKK’yi sert eleştiriyorsunuz. Türkiye Cumhuriyeti de 25 yıldır PKK ile savaşıyor, devlet bu zaman zarfında Kürt inkârcılığından işbirlikçi Kürtlük inşasına kadar vardı. Terbiye edilmiş komünistlik, terbiyeli İslam gibi terbiye edilmiş bir Kürtlük oluşturmaya çabalıyor. Hem de var gücüyle. ABD desteğinde AKP, TSK, TÜSİAD, Fetullah bütün Kürt coğrafyasında para akıtarak, devlet olanaklarıyla PKK öncülüğündeki Kürt Hareketini ezmek için alttan, üstten, cepheden, yandan her yöntemle her yönden saldırıyor. Din, iman, para, ideoloji, asker, silah, teknoloji her şey bu amacın hizmetinde. TKP, ABD’yi bölgede baş düşman olarak değerlendiriyor. Türkiye Cumhuriyeti, Suriye, İran, Irak, Talabani, Barzani ABD ile birlikte PKK’yi ezmek, silmek, imha etmek olmadı teslim almak için savaşıyor. Açık Olun Siz Neredesiniz?

Amerika ile savaşan TKP, Amerikancı PKK

Anti-batı, anti-Amerikan olmak bir iştir ama bunlar komünistlerle ilgili değildir, anti-emperyalizm ise zor bir mücadeledir. Palavrayla yürümez. Bugün yürüttüğünüz anti-Amerikan propagandayı ve bu konuda her yöne savurduğunuz eleştirileri okuyan yabancı biri haklı olarak sizlerin emperyalizme, ABD’ye karşı kan revan içinde bir savaş yürüttüğünüzü sanır. Kürt Hareketinin ABD’ciliğini ispat etmek için çırpınanlar sanırsınız ki yıllardır ABD ile kan revan içinde savaş yürütüyorlar. Kendileri, ABD ile ve içerdeki işbirlikçileriyle savaşıyor; PKK de ABD ve işbirlikçilerle işbirliği içinde. Heronlar 24 saat TKP mevzileri üzerinde dolanıyor, ABD acil istihbaratıyla tepelerine yağan bombalar, her gün birçok TKP savaşçısının canını alıyor; PKK ise ABD ile işbirliği veya politik uyum içinde!

Bunları yazmak istemezdik, ama söylenenler karşısında zorunlu oluyor. Tarihinizde nerde ne zaman bir emperyalist hedefe zarar verdiniz? Bırakın eylemi, bir emperyalistin üzerine toz mu attınız? Bu iş birbirine bağlıdır. Emperyalizmle savaşan bir örgüt zaten önüne gelene Amerikancı demez, bunun gerçek Amerikancıları gizleyeceğini bilir. Emperyalizmle savaşanlar Türkiye gibi ülkelerde emperyalizmle savaşın işbirlikçilere karşı savaş olduğunu bilir. Genç devrimci Mahir Çayan 40 yıl önce ‘emperyalizm iç olgudur’ diyerek bunu tespit etmiştir. Bu tespitinin bedelini canıyla ödemiştir. Üstelikte bugün komünistlik adına paye biçtiğiniz ‘cumhuriyetin’ silahlı kuvvetleri eliyle katledilmiştir. Dünyanın her yerinde emperyalizme karşı mücadeleler hep bu doğrultuda yürümüştür. Vietnam’da, Laos’da, Kamboçya’da emperyalizme karşı savaş kendi topraklarında, kendi devletlerine ve işbirlikçilere karşı savaş olarak başlar.

Zurnanın zırt dediği yer de burası.Bu gün emperyalizme ve emperyalist saldırılara direnmenin tek yolu içerdeki düşmanlara karşı kararlı bir top yekun savaşı göze almaktan geçmektedir. Sabah akşam ABD’ye laf söyleyerek; daha çokta ABD’cilik üzerinden bu devletle savaşan Kürtler eleştirilerek emperyalizmle mücadele olmaz. Birkaç istisna hariç emperyalizm bölge devletlerinin hepsi ile iç içedir. Mısır, Suudi Arabistan, Ürdün vb. ile eskiden TC’nin emperyalizmin bölgede ileri karakolu olduğunda bütün devrimciler hemfikirdi. Şimdi bu konuda mutabık olunmadığını anlıyoruz.

Emperyalizme karşı savaşmakta ciddi olanlar, Ortadoğu’da dinamik bir devrim gücü olan Kürt Mücadelesine ilgisiz kalamaz. Çok açıktır ki PKK, Türkiye’de aradığınız tüm yurtseverlerden, bölgede bulabileceğiniz tüm ulusallardan daha devrimci ve anti-emperyalist bir güçtür.

Devlet kendi komünistini iyi tanır

Emperyalizm ve ‘gericilik’ AKP’den mi ibarettir? Bugün Demirel bilinse bile Türkiye’de 1960-80 arasının anlı şanlı AP’sini(Adalet Partisi) kaç kişi hatırlıyor. Özal ve ANAP çoktan tarih oldu. Sistem için, AKP bunlardan daha mı önemlidir? Hem önemli olsa ne yazar? Bugünün dünyasında Türkiye’de bir partiyi iki dönemden fazla iktidarda tutmak kolay değildir. Bir dönem sonra AKP’nin suyu ısınacak. Ne olacak? AKP olmayınca emperyalizm işbirlikçiliği bitecek, gericilik toz mu olacak? Halk düşmanı egemenlik aygıtları zayıflayacak mı? Üzerinde titrediğiniz “Cumhuriyetin kazanımlarını” görece daha fazla gözeten bir parti iktidara gelse ne değişecek?

AKP’nin emperyalist gericiliğin asıl odağı olduğunu kabul etsek bile sorun bitmiyor. AKP Kürdistan’da tek düzen partisidir ve buradan devşirdiği güçten dolayı rakiplerine karşı daha avantajlıdır. Nitekim kapatma davasından kellesini kurtarmasını buna borçludur. ‘Cumhuriyetin’, Kürt tarafında AKP dışında nesi var? AKP de olmazsa doğacak boşluğu kim, MHP’mi, CHP’mi, yoksa TKP’mi dolduracak? Devlet çok önemli bir faktör olarak bunu göz önüne alarak AKP’yi kapatmaktan vazgeçti. Devlet laik, dini bütün klikleriyle ABD ve AB desteğiyle, Talabani ve Barzani ile birlikte AKP’nin arkasında toplandı. Sahi yerel seçimlerde emperyalizmin timsali olarak dilinize doladığınız Talabani ve Barzani kimi destekledi? PKK’nin başka yönleri görmezden geliniyorsa; ‘emperyalizmin ve gericiliğin’ asıl odağı AKP’ye karşı mücadelesinin bile dolaylı olarak emperyalizme karşı mücadele olarak desteklenmesi gerekmez mi?

Hangi açıdan yaklaşırsak yaklaşalım Kürt Mücadelesinde desteklenecek hiçbir yan bulamıyorsak; bu konudaki siyasetin başka bilinmedik derin anlamları olması gerekir. Ya da TKP adındaki komünist sözcüğünde ısrar ediyorsa; Kürtler ve ‘Cumhuriyet’ başlıklarındaki politikalarını yeniden ciddi olarak gözden geçirmelidir.

Çeşitli çevrelerden TKP’ye yönelik İP’ye benzemek, milliyetçilik, hatta MHP’ye yaklaşmak yönünde eleştiriler geliyor. Parti yetkilileri bundan oldukça muzdarip görünüyor. TKP’nin şuna dikkatini çekiyoruz. Üç beş yıl önce bu eleştiriler yoktu. Tesadüf bu ya, TKP de aynı zaman dilimi içinde Türkiye’yi zorlayan tüm politik sorunlarda bahsedilen çevrelerle yan yana düşüyor.

Siyasal daha önemlisi sınıfsal mücadelede dönem dönem öne çıkan can alıcı sorunlar olur. Bunlar dönemlerinin bütün çelikçilerini kendisinde toplayan başlıklardır. Bugünkü, Kürt sorunu, laiklik-şeriat kutuplaşması gibi. Adında Komünist, devrimci vb. adlar bulunan partiler kolay kolay ben devletten yanayım, generalleri destekliyorum diyemez. Devlete, generallere; NATO’cu, özeleştirmeci, kamucu değil, ABD’ci vb. sert eleştiriler yöneltirler. Generaller bundan hiç gocunmazlar. ABD ile müttefik olmaktan NATO mensupluğundan onur duyarlar. Devleti ve generalleri en sert biçimde eleştirirken hassas meselelerde, duyarlı oldukları politikalarda, yanlarında durarak aynı hedeflere ok yağdırırsın. Her ağzını açışta irtica dersin, Kürt dediğin yerde Amerika dersin. Devlette, generallerde Böylesi komünistleri gözünden anlarlar.

Açılım, 25 Yıllık Savaşın En Büyük Kuşatma ve İmha Hareketidir

Kemal Okuyan yukarda bahsedilen röportajda “KCK’ nin yayımladığı 4 maddelik deklarasyonu okumuş olmalısınız. Destek veriyor musunuz?” sorusuna tek kelimeyle cevap veriyor. “Hayır”. Röportajın devamında Kürt çocuklarının tutuklanıp ağır cezalar alması karşısında TKP’nin sessiz kalması için şunları ilave ediyor. “Burada bizi kısıtlayan şey, ana akım Kürt siyasetinin açılım ve eylemlerinin bugünkü emperyalist proje ve AKP açılımlarından ayrıştırılmasının mümkün olmamasıdır. Bakın bir gün ‘hükümetin açılımına destek vermeli’ diyecek, ertesi gün aynı hükümetin emrindeki kolluk güçleri tarafından tutuklanacaksınız. Bir gün hükümetin çabaları sevindirici, ertesi gün inkârcı ve tasfiyeci... Bir gün umut, bir gün öfke... Biz bir siyasi partiyiz, sürekli anlık reflekslerle hareket edemeyiz”. Burada söylenenler son derece önemli ve üzerinde durulmayı hak ediyor.

TKP’yi Kürt çocuklarının tutuklanıp ağır cezalara çarptırılması karşısında sessiz kalmaya iten; “Kürt siyasetinin, açılım üzerinden bugünkü emperyalist proje ve AKP politikalarıyla denk düşmesi” imiş. Bunun kanıtı olarak da; “Bir gün hükümetin çabaları sevindirici, ertesi gün inkârcı ve tasfiyeci...” görülüyormuş.

Kürt mücadelesi ABD, AB, Irak, Suriye, Talabani, Barzani, Türkiye ittifakıyla kuşatılmıştır. Kuşatmanın içerdeki ayakları daha geniştir. Devlet, hükümet, TSK, laikler, islamcılar, burjuva Kürtler, Fetullahçılar, AKP, tarikatlar, liberaller, ulusal sollar; hepsi aynı cephede Kürt hareketinin altını boşaltmak için ortaklaşa faaliyet yürütüyorlar. Devlet, Fetullahçı sermaye para saçıyor. Din, iman her şey bu kuşatmanın emrinde.

Devlet daha geniş bir kuşatma için bazı alanları rakibine açıyor. Bu en büyük kuşatma aynı zamanda Kürt Hareketine geniş alanlar ve olanaklar sunuyor. Açılım direk Kürt halkını, halkın can alıcı taleplerini vaat ediyor. Bunların çoğu PKK’ninde ısrarla savunduğu ve istediği talepler oluyor. Kürtlere, tüm hakların tanınacağı, savaşın duracağı, çocuklarının dağdan ineceği vb. sözler veriliyor.

PKK bir kısmı kendi talepleri olan bu vaatler karşısında kaçınılmaz olarak bunları desteklediğini ek olarak diğer taleplerini ekleyerek tavır alıyor. Halka her türlü vaat açıktan verilirken, arkadan tasfiye ve imha için kapsamlı hazırlıkları sürdürüyor. Kürt taleplerini destekleyen PKK bu hazırlıklar karşısında imha ve tasfiye yönündeki hazırlıkları halka teşhir ediyor. Açılımcı devlet daha çok şey vermeye hazırız derken; PKK’nin bunlara engel olduğunu söylüyor. PKK de devletin ve AKP’nin ikili oynadığını söylüyor. Kemal Okuyan ise “Bir gün hükümetin çabaları sevindirici, ertesi gün inkârcı ve tasfiyeci... Bir gün umut, bir gün öfke...” diyerek kendince bunlarla PKK’nin tutarsızlığını sergiliyor.

Kemal Okuyan Başka Şey Görüyor, Başka Şey Yazıyor

Dönemin ikili karekteri belirleyicidir. AKP geniş Kürt kitleleriyle ilişkisi olan tek düzen partisidir. Devlet adına büyük vaatlerde bulunuyor. Ergenekon operasyonundan faydalanıyor. Kürtlere eza yapanları hapse tıktığını ileri sürüyor. Kürt kitlelerindeki savaş yorgunluğundan faydalanıyor. Demokrasi vaat ediyor, savaşı bitireceğim diyor. Bunlar milyonlarca Kürdün yürekten istediği ve beklediği şeyler. Bunları söylerken PKK'yi imha ve tasfiye hazırlıklarını en yüksek düzeyde sürdürüyor.

Kemal Okuyan TKP’nin bir dönem Genel Sekreterliğini de yapmış üretken ve yetkili bir yazarı. Sık yazdığı gibi hemen her konuda da yazıyor. Teorik sorunlar üzerine olduğu kadar politik sorunlarda da çok çeşitli konularda yazıyor. Ulusal ve uluslar arası siyasal olayları ve araka planlarını, karşıt güçlerin stratejik ve taktik adımlarını vb. oldukça iyi tahlil edebiliyor. Okuyucularının da bildiği bu yeteneklere sahip yazar “kör gözüm parmağına” misali açılımdaki gelişme ve adımları görmüyor mu? İnsanın keşke görmüyor diyesi geliyor ama değil ne olup bittiğini gayet iyi görüyor ama gördüklerini değil bunları yazıyor. Asıl soru, irdelenmesi gereken soru bu. Kemal Okuyan başka bir şey görüyor, başka bir şey yazıyor. Niye?

Kemal Okuyan başka bir şeyi ise hiç görmüyor: PKK’nin bir gün öyle bir gün böyle yalpaladığını yazıyor. Bu doğru değil. PKK açılım ortaya atıldığı andan itibaren kitlelerin önünde dönemin ikili karakterini belirledi. Ama en başından bunun asıl olarak bir imhayı hedeflediğini açık olarak ilan etti. Sadece bir örneği buraya aktaracağız. Böylesi değişik onlarca örnek var. Cemil Bayık, “İçinden geçtiğimiz süreç oldukça hassas, kritik bir süreçtir. Siyasi mücadele oldukça kızışmıştır. Bir noktada sonuç verecektir. Bu süreçte siyasi mücadelede hata yapan kaybeder ve bunu telafi etme imkânını zor bulur. Hareketimiz, Kürt sorununun demokratik siyasi çözümünde ısrar ediyor. Ama TC'nin de imhada ısrar ettiği artık netleşmiştir. Süreç giderek hızla bir savaşa doğru gelişmektedir. Bütün PKK militanlarının ve Kürt halkının bu gerçeği anlaması gerekiyor. Kürt sorununun demokratik siyasi çözümü için çabalarını daha da derinleştirmesi, ama sonucu belirleyecek olan ve bu temelde gelişen büyük bir savaşa da hazır olması gerekiyor. Bu savaşın geçmiş yıllardaki gibi çok uzun yıllar almayacağı, belki de son savaş olacağı olasılığı çok güçlüdür' şeklinde konuştu. Bayık, son ve tarihi savaşın ciddi sonuçlar doğuracağını da belirterek, 'Eğer Zap gibi sonuç alamaz ve darbe yerse, o zaman zorunlu olarak çözümü kabul edecektir. Hem de Önder Apo ve PKK ile bunu düşünecektir. Tüm PKK militanları ve Kürt halkının böylesi bir savaşa hazır olması gerekiyor” dedi.

Burada oyun oynanmıyor, Türkiye’nin bütün sorunlarını kilitleyen 50 bin kişinin ölümüne yol açan bir savaş ve onun çok önemli bir safhası kamuoyu önünde tartışılıyor. TKP ve Kemal Okuyan nasıl şeyler söylüyor: PKK “bir öyle bir böyle” güvenilmez diyor ve ekliyor “Biz bir siyasi partiyiz, sürekli anlık reflekslerle hareket edemeyiz” Bu hayat memat kavşağında söylenenlere bakın PKK güvenilmez, biz ciddiyiz. Bu işte gözbağı yapılamaz. Konu PKK nasıl tutarsız, TKP nasıl ilkeli üzerinden tartışılmıyor. Devlet ve Kürt savaşının en kızgın anında bunlar söyleniyor. PKK ‘ye güvenmeyin deniliyor. Bir parti elbette ki bunu da söyleyebilir. Ama iki koşul var. Bir, kırpma yapamaz, hiçbir yerde hiçbir Kürt yetkili bir gün öyle, bir gün böyle demedi. Cemil Bayık, Duran Kalkan, Murat Karayılan başından beri Kemal Okuyan’ın yazdıklarının tersini söylediler. Kemal Okuyan bunlardan habersiz olamaz ama bunları yok sayarak çarpıtma yapar. Buna niye ihtiyaç duyar? İki, Kendisi savaşın bir tarafıdır, Kürt hakları için savaşıyordur ve kitlelere PKK’nin değil TKP’nin etrafında toplanın demek istiyordur. Bu koşullar yoksa Kürtlere güvenmeyin, onlar tutarsızdır, bir gün öyle, bir gün böyle davranıyorlar demekle ne amaçlanıyor? Kemal Okuyan bunları niye yazıyor? Bunun ne olduğunun cevabını okuyucularına ve partili yoldaşlarına bırakıyorum.

Röportajın devamında oldukça ilginç cevaplar var. Kürt çocukların hapse atılmasına tavır almama sorusuna yukarda cevabını aktardık. Sonrasında şunları söylüyor. “Sözünü ettiğiniz türden gelişmelere dönük tavır almadığımız da doğru değil ancak bu başlıklarda bir süredir öne çıkmadığımız bir gerçek….Kürt insanının çilesine duyarlılığımızı ise sorgulatmayız. Ama “dayanışma” açık artırmacılığında yokuz.” Kemal Okuyan “Bir süredir öne çıkmıyoruz ama kimse bizi sorgulayamaz.” diyor. Haklı mı? Kürtler İran’da idam ediliyor, Suriye’de kurşuna diziliyor, Türkiye’de çocuk, genç, yaşlı kurşunlanıyor, ayrımcı yasalarla zindanlara dolduruluyor. Türkiye’de adı komünist olan bir partinin yetkilisi bu zor zamanlarda Kürtlere hiçbir konuda destek yok diyor ve sonra da ilave ediyor, “bu tavrımızı ‘sorgulatmayız’.”

Kürtlere destek vermiyorsunuz. Olabilir, her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır. Ama bu savaş kızışarak sürüyor. Destek vermediğinize göre Kürtler kazansın istemiyorsunuz. Devlet kazansın demiyorsanız, Kürtler kazanmasın derken kim kazansın diyorsunuz? Şurası kesin. Kürtler kaybeder ve Kürt hareketi ezilirse Türk işçi ve emekçilerinin de can düşmanı olan en gerici kesimler biraz daha güçlenecek. Türk işçi ve emekçilerinin boynundaki boyunduruk biraz daha kalınlaşacak.

Devrim ve Zor İlişkisi

TKP kendini reformcu bir parti olarak değil; devrim partisi olarak tanıtıyor, bunu çok önemsiyor ve Marksizm-Leninizm demekte ısrar ediyor. Marks-Engels olsun, Lenin olsun; devlet, devrim ve zor üzerine birçok şey söylüyor. Onların söylemesinden öte devrimler tarihi bütün deneylerle göstermiştir ki, devrim ve iktidar mücadelesi, bir al gülüm ver gülüm oyunu değildir.

Türkiye’de devrim denilen olay emperyalizmle birlikte bütün iktidar organlarının zor yoluyla alaşağı edilmesi, parçalanıp dağıtılması vb. işleri şart koşuyor. Türk egemenlik sisteminin PKK önderliğindeki Kürt mücadelesine kini ve lanetlemesi yalnızca Kürt olduğu için değil asıl olarak mevcut sömürücü sistemi tehdit ettiği, onun yasalarını çiğnediği, onun zor aygıtlarına silah çektiği içindir. Türkiye tarafından yükselecek en küçük bir tehdide de aynı biçimde karşılık verecektir. Nitekim isteyen arşivlerde 12 Mart öncesi Denizler ve Mahirler için yazılan ve söylenenlere bakabilir. Bu gün Kürt hareketi için yapılan hemen benzer saldırganlığın ve kinin bütün basını kapladığını görecektir.

Solda bazı parti ve örgütlerin Kürt mücadelesinden uzak durmasının temel sebebi düzenle aynı kaygılardır. Kürt hareketinde, onun yıkıcı yanında, sistem kadar, bu bazıları da sistemde kendi bulundukları konumun tehdit edildiğini hissediyor. Bunun doğal sınıfsal bir içgüdü olduğu açıktır. Kürt hareketine etnikçi vb. diyenler elbette bunu sınıf güdüsüyle, sistem içindeki yerlerini koruma kaygısıyla yapıyor. Bunu açıkça itiraf etmek yerine, Marksizm diyorlar. Gariptir sınıf diyorlar ama sınıf adına sistemle aynı kaygıları soldan dillendiriyorlar.

TKP, bildiğim kadarıyla devlet, iktidar, devrim ve zor üzerine bilinen teorik tespitleri savunmaya devam ediyor. Yukarıda değindik, siyasette ilkelerin programlara yazılmasıyla gerçek hayat her zaman üst üste düşmüyor. Siyasal mücadeleyi iktidar sorunu olarak alan parti ve örgütler bu sistemle 30 yıldır dişe diş boğuşan Kürt hareketini görmezden gelerek devrim iddiasında tutarlı olamazlar. Devrim ve iktidar sorununda az çok fikri olan herkes bu tutarsızlığı görür.

Marksizm ne hallere düşürülüyor, nelere alet ediliyor. Solcu veya başka türlü, hokus pokusla üstü örtülemeyecek bu toprakları yakan kavuran 25 yıllık bir savaşın son raunduna giriliyor. Halkların kurtuluş ve sınıfların devrim için mücadeleler tarihinde çok rastlanan son derece önemli bir dönem yaşanıyor. Uzayan savaş 1990’ların ortasında bir dengeye oturdu. Devlet ezici gücüyle yüklenerek Kürt mücadelesini bir anlamda belirli alanlara zorlayarak sınırladı. Ancak Kürt devrimi de kıran kırana direniyor ve hiç diz çökmedi. Devlet bütün çabasına rağmen hareketi yok edemedi. Devletin ağır bastığı pata durumu uzun süredir devam ediyordu. Dış ve iç koşulardaki değişimlerin zorlamasıyla bu dönemin sonuna gelindi. Dönemi can alıcı kılan burasıdır. Bu savaş bir tarafın imhası veya diz çökmesiyle bitecek.

Bahsedilen çatışmaya milyonlar katılıyor ve sert bir savaş göz önünde sürüp gidiyor. Teori, programlar komünizm ve devrim iddiaları böylesi dönemlerde her şeyiyle sınavdan geçer. Mevcut şövenist atmosferin yarıldığı koşullarda Kürt devrimi otomatik olarak Türkiye devrim dinamiğine dönüşür.

Hayat hiçbir devrimin önüne kitaplarda ve programlarda yazılı koşulları çıkarmamıştır. Böyle kitabi devrimler yoktur. Bütün devrimler sıçramalarla, patlamalarla beklenmedik zaman ve beklenmedik biçimlerde ortaya çıkmıştır. Sürekli devrim diyenlere tekrar tekrar sormalıyız? Devrimden ne anlıyoruz, devrimler nasıl oluyor?

Bizim de varlık sebebimiz olan bu kapitalist sömürü düzenini ve devletini 25 yıldır gümbür gümbür sarsan, kıran kırana her alanda savaşan bir güç ortaya çıkmış bu büyük bir devrimci birikimdir. Türkiye’nin devrim ve komünizm iddiasındaki örgüt ve partilerinin çoğunluğu, bu büyük potansiyeli ittifak gücü, emeğin ve devrimin gücü olarak görmek bir yana; bin bir tane teorik gerekçelerle var olan hareketten uzak duruyor, bazıları açık karşı duruş belirtiyorlar.

Bu bir anlamda sözün bittiği yerdir. İsyan ve ihtilallerin tarihi kesin olarak kanıtlamıştır ki her tarihte ve her yerde var olan, yürüyen hareket devrimcidir. Bunun dışında duran ve kitaplarda ki veya hayallerindeki “bilimsel”, “sınıfsal” steril hareketleri bekleyenler nal toplamıştır.

Tekrarla bitirelim: Şurası kesin. Kürtler kaybeder, Kürt hareketi ezilirse; Türk işçi ve emekçilerinin de can düşmanı olan, en gerici kesimler daha da güçlenecek. Türkiye işçi ve emekçilerinin boynundaki boyunduruk biraz daha kalınlaşacak.

mustafa - 12/4/2010 Saat 01:26

selamlar;

KÜRT MESELESININ bu kadar uluslararasilasmasindan sonra KÜRT SORUNU varmi yokmu tartismasi biz devrimciler acisindan suni bir tartismadir...peki filozofik olarak bir problemin cözümü icin sorunu yaratan sebepleri ortadan kaldirmak arayisina girilmiyormu? girililiyor yada girilmeli...kürtlerin yasadigi cografyadaki ilhakcilik, iskalcilik ,sömürgecilk, asimilasyonculuk vs vs.. sebepleri ortada hala duruyorsa demeki degisen bir sey yok problemin var olusu acisindan..kürtlerin verdigi kendi hakkini arama mücadelesi bu kadar olgunlasmis cözümün kendisini dayatmistir artik..türkiye devleti sorunu cözmeden kendi demokrasisini hic bir zaman hayta geciremeyecegi gercekligiyle yüz yüzedir..türkiye devletine demokrasiyi ne ab nede abd getirebilir cünkü bu gücler acisindan catsimali bir türkiye ortami hep kulanilmaya müsahittir... o zaman niye cözün ki Yapılacak operasyon dağdaki silahlı insanları bir anda ortadan mı kaldıracak?

Yirmi beş yıldır operasyonlar yapılıyor.

İnsanlar ölüyor ama sonuç değişmiyor.

Şimdi de insanlar ölür ve sonuç değişmez.

Eğer böyle bir operasyon yapılırsa, bunun amacı PKK’yı vurmak, güçten düşürmek falan olmaz.

Böyle bir operasyonun amacı, ancak Türkiye’yi altüst etmek, ortamı kanlı tabut görüntüleriyle germek, değişimlerin önüne set çekmek olur.
sorunu...cözümü BEYAZ SARAY kapilarinda aramak yerine neden diyarbakirda aramiyor türkiye otoriteleri.yillardir türkiye halklari icinde bölünme parcalanma fobisiyle kendi SIDET politikasinda israr edenler anladiki bu politika iflas etti.savastigi halkin kocaman bir dinamik gücü karsinda bi care kaldi.. öyle olduki acilim adi dedikleri MILLI birlik projeside iflas etti ve yine abd yollarina düsüldü.. peki bu gezide ne amaclaniyor ne beklentileri var bunu bilmemek icin kahin olmaya gerek yokk..sinir ötesindeki kürt odaklarini yok etmek icin izin istiyorlar, ki bu izin icin belli kapitilasyonlari vermeye hazirlarr.kürt tarafinin muhatap biziz gelip bizimle görüsün cagrilarina dogru cevap verilmeyip YOK eddicez bitiricez GÜDÜSÜYLE hareket ediliyor..kendi askerini gözünü yummadan bir ordu türkiye halkina barisi esitligi getiremez..

her türlü kanli operasyona hayir diyebilmeli türkiyedeki yasayan halklarr yoksa yine bir ZAP yengilgisi kacinilmazdir.. unutmayalimki sinirin ötesindeki kürt cocouklarida kendi onurlu mücadelesini verecektir teslim olmayacaktirr.

OPERASYONLARA VE ISKALE HAYIRR...

Chaos - 11/4/2010 Saat 16:26

kürtlerin kürt olmalarında sorun yoktur zannımca..
kürt olarak yaşayamamalrında sorun vardır..
bu sorun egemen ideoloji(?#!&?) tarafından yaratılmıştır..
bunda kürdün bir günahı yoktur.
ama günahkarın azaplarını günahkar olmnayanlar(ötekiler, ötekileştirilenler) çekince ister istemez bir sorun olarak kendini dayatıyor..
bununda adına kürt sorunu demişler..
sende ötekilerin sorunu, demokrasi sorunu, rejim sorunu, ekonomi sorunu olarak adlandır..
varacağın yer ötekilerdir..
mesela sadece kürt sorunu yoktur, birde ekoloji sorunu vardırki bu sorun herkesi ilgilendiriyor..
ayrıca nezo hocanın yaklaşımı oldukça ilginçtir.. başkalarının bilgisinin ehemmiyetini hiçe sayıp kendi yaklaşım tarzını geliştirmiştir.. bu konuda sıçrama gerçekleştirip daha da aydınlatabilir bizleri..

ayrıca genel anlamda kürt sorunu karakter değiştirmişmidir?.. yani sorun değişmişmidir..tarz değişmişmidir..
kürtler artık pozitif anlamda siyasetin içindeler..
bununla ilgili tekrara girmeden(daha önceki yazılanları tekrarlamadan) yeni şeyler söyleyecek arkadaşları merakla bekliyorum..

ciaoo


[tarihinde düzeltildi 11/4/2010 Saat 16:28 Yazar Chaos]

nezo - 16/3/2010 Saat 01:21

Neden hep Kürtlük de bir sorunmus gibi bahs ediliyor. " Kürt Sorunu " diye basliklar atiliyor... Sizce Kürtlük bir sorunmudur? Ben bir Kürdüm ve bunu bir sorun olarak görmüyorum Türklügüde bir sorun olarak görmüyorum. Acaba Kürtlügü bir sorun olarak insanlarami dayatiyorlar, halkin bu böyle düsünmelerinimi istiyorlar. Kürt sorunu diye bir sey yok. Isteyen bunun aksini de düsüne bilir bunada saygim var.

Munzurrojhat - 12/2/2010 Saat 19:21


Alıntı Yazar Xizir-62, Gün 12/2/2010 Saat 12:50
selam,
gercek suki, dünyanin hicbir yerinde kücük burjuva temelinde örgütlenen milliyetci hareketler basari elde edememistir.. tikaniklik yasanir, hareket kendi öz cizgisinde reformist sag cizgiye kayar, marjinallesir ve hatta teslimiyete kadar gider. Bunu maalesef (üzülerek) kürt hareketinde görmekteyiz..
Fazla uzaga gitmeye gerek yok, Filistine bakin geldikleri nokta nedir... ABD´den icazet ve hak-kirintisi beklemek.


Evet Xizir 62 baska gercekelrde var.
Mesela yilarca Türkiye hata bütün dünya devrim hareketlerinin örnek aldigi sovyetler birliginin sonu, arnavutlukta Enver hoca örnegi, örnekler cogaltilabilinir.

Bu anlamda fazla uzatmadan sunu diyebilirim birakalim, bu adeta slogan ahline getirilmis yaklasim ve söylemleri.
Bende üzülerek hep sunu söylemisimdir, kürt ulusal kurtulus hareketi yanliz birakildi Türkyieli ve kürdistanli sosyalistler tarafindan. Kürdistan ulusal kurtulusunun bugünkü durumu, baska laternatiflerin cikmamasinda kaynaklaniyor.

Keske Türkyie ve Kürdistan sosyalistleride Filistin kurtulus hareketi kadar direncli ve mücadeleci olsalardi. Öyle olmus olsalardi kesinlikle bugün Kürdistan ulusal kurtulusu farkli ve heüpimizin istedigi gibi sosyalist ve bagimsizlikci bir noktada olabilirdi.

Yaniliyormuyum?

Xizir-62 - 12/2/2010 Saat 12:50

selam,
gercek suki, dünyanin hicbir yerinde kücük burjuva temelinde örgütlenen milliyetci hareketler basari elde edememistir.. tikaniklik yasanir, hareket kendi öz cizgisinde reformist sag cizgiye kayar, marjinallesir ve hatta teslimiyete kadar gider. Bunu maalesef (üzülerek) kürt hareketinde görmekteyiz..
Fazla uzaga gitmeye gerek yok, Filistine bakin geldikleri nokta nedir... ABD´den icazet ve hak-kirintisi beklemek.

mustafa - 9/2/2010 Saat 23:42

selam,

sen ciden mlkp limisin masalah mlkp liler pkk nin kuyrugundan cikmiyor... sen sanirsam yeni kurulacak mlkp lisin arkadasim..böyle hamasi cümlelere kürt halkinin karni tok.. kandiracak baska bir siyaset bulmaniz gerekiyor sanirimm.sanki türkiyede ve dünyada marksitler cok örgütlüymüste kürtler hareket etmiyormus...bence siz kürtlerden cok sey ögreniceksiniz...

mlkp - 9/2/2010 Saat 23:17

kürt halkinin tek kurtulusu marksizmdir bugunki pkk ne yazik ki marksizm ve ilkelerinden kopmustur kapitaliz ve emperyalistlerle isbirligi icindedir bu yolla kurt halkinin kurtulusu imkansizidir pkk ozune donerse kapitalist isbirlikciler yerine marksist ideolojiyi benimseyen guclerle isbirligi yaparsa kurt halkinin zaferi kacinilmazdir

mustafa - 9/2/2010 Saat 00:06

Nasıl çıktı bu Kürt meselesi?

Türklerin Kürtlerin varlığını reddetmesiyle, onları yok saymasıyla çıktı.

Kürtleri “aslında olmadıklarına” ikna etmek mümkün olmadığından, onlar “biz Kürdüz” dedikçe zorbalıkla, acıyla, çileyle, işkenceyle karşılaştılar.

Şimdi bu yöntemin işe yaramadığı ve Türkiye’nin bu meseleyi çözmesi gerektiği “devletin bir kesimi” tarafından da anlaşıldı.

Ama meseleyi çözmekte zorlanıyorlar.

Bir sorun hangi yanlıştan kaynaklanıyorsa, sorunun çözümü de o “yanlışın” ortadan kaldırılmasıyla mümkündür.

Türkler, Kürtlerin varlığını kabul edecek.

O da yetmez, Kürtlerin “eşit” haklara sahip olmasını da kabul edecek.

Kilit kelime “eşitlik” burada.

Eğer birarada yaşayacaksak, “eşit” olarak yaşayacağız.

Bu iki halk, “eşitlik” olmadan birarada yaşamayı sürdüremez bundan sonra.

Ama Türk tarafı, “Kürt açılımını” başlatan AKP kadroları da dahil olmak üzere “eşitlik” kavramını bir türlü kabullenemiyor.

O kadar uzun zamandan beri Türkler kendilerini bu toprakların “efendisi” olarak görüyorlar ki “eşitlik” sözü onları çılgına çeviriyor.

Türklerin Kürtlerden daha kalabalık olması onlara “efendi” olma hakkı verir mi?

“Verir” diyen Türkler varsa onlara, “öyleyse neden Kıbrıs’ta daha kalabalık olan Rumların Türklerin efendisi olmasını kabul etmiyorsunuz” diye sorarlar.

“Kıbrıs’ta azınlıkta olan Türklerin kendi devleti olsun” dedikten sonra kendi ülkene dönüp “azınlıkta olan Kürtlerin değil devlet kurmasını benimle eşit olmasını bile kabul etmem” dersen kimseyi “dürüstlüğüne” inandıramazsın.

Böylesine büyük sorunları da “dürüst” olmadan, “çifte standartlarla” çözemezsin.

Türkiye, bu dürüstlük eksikliğini “silahla” çözmeye çalıştı.

Çözemedi.

Çözemez de.

Türkiye’yi daha güçlendirmek ve dünyanın bir parçası haline getirebilmek için AKP çok ümit veren bir başlangıç yaptı Kürt sorununu çözmek için ama dün Neşe Düzel’le konuşan Mustafa Erdoğan’ın olağanüstü bir dürüstlük ve cesaretle söylediği gibi AKP’nin Kürt politikası bir “aldatmacaya” döndü.

Bir yandan “çözüm” derken bir yandan da binlerce insanı tutuklayıp, seçimle işbaşına gelmiş belediye başkanlarını “kelepçeleyip” tek sıra yürütüyorlar.

Mustafa Erdoğan’ın dediği gibi AKP, bu çözümü sadece kendisinin yararlanacağı bir politik ranta çevirmek istiyor.

Bunun için Kürt politikacıları dışlıyor.

Tabii bunun tersi de geçerli, Kürt politikacılar da bu çözümden “AKP siyasi bir çıkar sağlayamasın” diye işbirliğine uzak duruyor.

İş kilitleniyor.

Bir de bu işin içindeki “silahlı güçler” var.

Ordu, “sorunu silahla çözmek gerektiğine” inanmış vaziyette, “eşitliği” kabul etmektense savaşı sürdürmeyi tercih ediyor.

Ordu isterse PKK’yı bire kadar kırıp yok etsin, Kürt halkının kabul etmeyeceği hiçbir çözüm geçerlilik kazanamaz.

Kürt halkı da “eşitlikten” daha azını kabul etmez.

Çözüm, silahlardan değil iki halkın da içine sindireceği bir sonucun elde edilmesinden geçiyor.

AKP, bu sorunu çözmek istiyorsa önce “eşitliği” kendi içinde kabul edecek sonra kararları ve eylemleriyle Kürtlere içtenliğini gösterecek, daha sonra Türk halkına “eşitliğin Kürtlerin hakkı olduğunu” anlatacak.

Türkler, Kürtlerle “eşit” olmazlarsa, onları “yanaşma” gibi görmek isteğinde direnirlerse, Türkiye de dünyayla “eşit” olamaz ve dünyanın “yanaşması” olarak kalır.

Türkler, kendilerine sorsunlar, Kürtlerle eşit olmamak için dünyanın “yanaşması” olarak kalmaya, bu yoksulluğu ve çaresizliği sürdürmeye değer mi?

Birisi bu durumu samimiyetle Türklere anlatırsa, Türkler anlar.

AKP, Kürtleri kendi “içtenliğine” inandırabilmek için “tutuklama kampanyalarına”, “PKK’yı tasfiye edeceğiz” laflarına son vermek ve Kürtlerin saygı duyduğu hatta kutsallaştırdığı Apo’yu, ciddiye almak zorunda.

Türkler artık, “Kürtler kardeşimizdir” lafını bırakıp “Kürtler eşitimizdir” demeye alışsınlar bence, Kürtler kardeşlik değil eşitlik istiyor çünkü.

Kardeşlikten eşitlik çıkmaz ama eşitlikten kardeşlik çıkar.

Kardeş olmayı o kadar istiyorsanız önce “eşit” olun.

Olun da şu kanlı geçmişi şenlikli bir törenle gömüp yeni bir gelecek yaratabilelim

pertekli - 15/8/2009 Saat 22:15


Alıntı Yazar maya_, Gün 15/8/2009 Saat 18:16
Kürt sorunun çözümü noktasındaki tartışmalar yeni bir evreye girmiş bulunuyor. Türkiye’nin siyasi gündeminin ana maddesi Kürt sorununa çözüm tartışmaları olmaya devam etmektedir. 25 yıllık çatışmalı süreç içerisinde birçok sefer çözüm tartışmaları gündemleşmesine rağmen, konu hiçbir süreçte bu kadar geniş bir kesim tarafından tartışılmamıştı. 93’lü yıllarda yaşanan süreçle benzerlikleri olsada bugün sürdürülen tartışma daha kapsamlı ve geniş kesimleri içerisine çekmeye devam ediyor. Şimdi sizce Akp ne istiyor? Öcalan ne istiyor? PKK ne istiyor? Biz kürtler ne istiyoruz? Ve en önemlisi Kürt sorunu çözülecekmi? Yoksa gecmişte olduğu gibi bugündemi sadece lafda kalacak?



maya adli üyemizin yazisi daha önce böyle bir konu acildigi icin buraya tasinmistir.


[tarihinde düzeltildi 15/8/2009 Saat 22:19 Yazar pertekli]

brindar23 - 22/7/2009 Saat 16:49

basta turkiye avrupa ve ortadogu ulkeleri merakla abdullah ocalanin 15 agusotaki yapacagi yol haritasini beklerken acaba ne yazacak ne cizecek derken sizin bundan haberiniz yok bile uyanin pertekliler sabah oldu sizde biraz konusun sonucta bu yol haritasinin bi kosesinde dersim ve pertekte yer almakta kaderiniz konusuluyor kulak verin ilgilenin okuyun arastirin fikir soyleyin

pertekli - 25/12/2008 Saat 18:28


Alıntı Yazar sultan mercan, Gün 25/12/2008 Saat 11:13
GÜNEŞİN DOĞUŞUNDA BİRLEŞEN KÜRT YÜREKLERİ


Hayat kavramında çoğu şey serilir insan önüne. Bir kısmını teğet geçersin bir kısmını ise başında tutarsın. Ben hayatımda heyecan ve sevinçle karışık onur verici bir duyguya şahit oldum, kendi duygularımın şahidi oldum, yaşadığım en güzel duygulardan birine şahit oldum.

O gece mutluluk ve heyecanı heybemde taşıuuups onur duyacağım oturma eylemine doğru yol almıştım. Batıkent meydanına vardığımızda büyük bir kalabalıkla karşılaştık. Çay ocakları, simit, tatlı, yiyecek ve içecek tezgahları kurulmuştu. Kurulan çadırların içinde yüzlerce insan oturup karşıdaki kalabalığı seyrediyordu. Çoğu kişi üzerine Kürtçe ve Türkçe artık yeter! Kürt sorununa demokratik çözüm yazılı kıyafetler giymişlerdi. Barış anneleri çadırda oturmuş ve karşıdaki kalabalığa övgü dolu bir yüz ifadesiyle bakıyorlardı. Birden üşümeye başladım ve yakılan ateşin başına geçtim. Yakılan ateşin savrulan küllerini izledim derin derin. Kürt sorunu yıllardan beri süregelen ve kanayan bir yaraydı. Yıllarca Kürt-Türk bu topraklarda aynı havayı soluduk. Çoğu kez aynı acıyı paylaştık. Yanan ateşin o derinliğinde Kürt ve Türk halklarının birlikte kazandığı tek yürek zaferleri görüyordum. Kardeşliği ören acılı duvarları görüyordum. Bu soruna konulan adı ve yaratılış nedenini irdelemek istiyordum. Evet her şeyin bir adı vardır ama önemli olan onun adını koyma yolundaki nedenlerdir.Bu gördüklerimi duyumsadıkça ateş daha çok alevleniyor ve küllerini savuruyordu.Ateşin başından kalkıp bağlama çalıp Kürtçe şarkı söylenen yere gittim.Küçükken köyde dinlediğim o eski ve yasaklı şarkılar söyleniyordu.Aslında yasaklı hiçbir yönü yoktu.Sadece Kürtçe olduğu için yasaktı.Soğuk ve uzun kuş gecelerinde sobanın başında ailece dinlediğim Kürtçe şarkıları hatırlamıştım o an.Yasaklı ve büyük bir zevkle dinlediğim şarkıların o onur verici nağmelerini unutmak mümkün müydü? Herkes karanlık gecenin soğuk ayazında beliren umutla ısınmaya çalışıyordu.O gece parlayan yıldızların her birinde OTURMA EYLEMİNE katılan insanların yüreğini görüyordum.Göz kamaştıran bir ifadenin kirpiklere konulan o asi ve gurur verici tabloyu görüyordum yıldızlarda.Saate 4.00 olmuştu ve herkesin yüzünde derin bir yorgunluk vardı.Ama o yorgunlukta bile güçlü bir mücadele yatıyordu.Hava aydınlanmaya başladı.Gençler ellerine davulu alıp çalmaya başladı.
Güneşin doğuşuna, Kürtlerin birleşen yüreğiyle birlikte seyirci kalmıştım o gün.Benim için tarif edilemez bir duyguydu bu.Gençler içlerinden geldiği gibi hareket ediyordu.Orda sabahlayan çocuklar da vardı.O küçük çocuklar bile, yüreklerinden kopan derin ve umuda koşmak adına sergilenen bir ifadeyle sabahlamıştı.

Yorgundum;ama KÜRT SORUNU adına duyulan her yorgunluktan, her zaman biraz daha güç aldım.O gün tek yürek halinde birleşen KÜRT kardeşlerimle GÜNEŞİN DOĞUŞUNA seyirci kalmak, duyulması gereken en güzel duygulardan biriydi.O duyguyla beraber, yarına küs kalmayan umutlar adına daha güzel günlerin olacağını hayal ettim o gün.

KÜRT yüreklerini alıp bir yere koysan hepsi bir anda çarpar.Dileğim o yüreklerin onur, mücadele ve umut adına kurulan bir müzede sonsuza kadar sergilenmesidir.


Yazan: SULTAN MERCAN

sultan mercan nikcli üyemizin yazisidir


[tarihinde düzeltildi 25/12/2008 Saat 18:28 Yazar pertekli]

mustafa - 4/12/2008 Saat 14:45

1938 Dersim (Tunceli) katliamında ortaya çıkan yeni tanıklar...


Said-i Nursi'nin en yakın öğrencisi Hulusi Yahyagil Dersim katliamının tanıkları arasındaydı.



Soğuk gecenin sessizliğini yaşlı adamın dudağından dökülen sesler bozdu. Metin gözlerle getirildiği meydanı süzen yaşlı adam meçhul varlıklara hitap ediyor gibiydi; "Evladı Kerbelayıh. Bihatayıh. Ayıptır. Zulümdür. Cinayettir." Sonra yüzünü alelacele kurulmuş darağaçlarına döndü. Görevlilerin arasında geldiği idam sehpasının altında büyük bir soğukkanlılıkla yağlı ilmiğin boynuna geçirilmesini bekledi. Cellâdına fırsat vermeden ayaklarının altındaki alçak iskemleyi tekmeledi. Artık çektiği tüm sıkıntılar sona ermiş, ruhu huzura kavuşmuştu.

Şimdi bile okuduğumuz tanıklıklarda içimizi acıtan bu manzara Elazığ'da yaşandı. Takvim yaprakları 15 Kasım 1937'yi gösteriyordu. İdam edilen kişi Dersim İsyanı'nın liderlerinden Seyid Rıza'ydı. Seyid Rıza ile birlikte içlerinde oğlunun da bulunduğu pek çok kişi idam edilmişti. 347 aileye mensup 3 bin 470 kişi Tekirdağ, Edirne, Kırklareli, Balıkesir, Manisa, İzmir gibi illere sürülmüştü. Dersim bu yaşananlardan sonra sessizliğe bürünmüştü. Adı da çıkartılan bir kanunla zaten çoktan Tunceli olmuştu.


1937-1938'de Dersim'de neler oldu? Yaşananlar gerçekten birkaç kişinin idamı ve binlerce insanın sürgünü ile mi sınırlıydı?


Resmi kaynaklara göre öyle. Ancak tanıklar hiç de öyle söylemiyor. Bu tanıklar içerisinde hiç şüphesiz en ilgi çekici olanı Hulusi Yahyagil. Yahyagil, emekli albaydı ve Said-i Nursi'nin en yakın öğrencisiydi. Hayatında ancak sekiz defa görüşebildiği Nursi'ye müthiş saygısı vardı. Öyle ki sorduğu sorular ve yazdığı mektuplar, Nursi'nin en önemli eserleri arasında sayılan Mektubat'ın oluşmasını sağladı. İşte Yahyagil, yarbaylığı döneminde Dersim'de isyanı bastırmakla görevli bir birlikte komutanlık yapıyordu. Yaşadıklarını "Son Şahidler-Bediüzzaman Said-i Nursi'yi Anlatıyor" serisinin ilk cildinde araştırmacı Necmeddin Şahiner'e anlattı. Önce Yahyagil'in Şahiner'e anlattıklarına bakalım, ardından da Nursi'nin Yahyagil'e yazdıklarına...


İmha edin dediler...


Necmeddin Şahiner, Hulusi Yahyagil'e Said-i Nursi ile ilgili hatıralarını dinlemek üzere gitmişti. Yahyagil, Nursi ile ilişkisini anlatırken söz dönüp dolaşıp Dersim'e, Dersim İsyanı'na gelmişti...


Said-i Nursi o sırada Kastamonu'da sürgündeydi. Nursi, Şeyh Said İsyanı'nın ardından Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki pek çok isimle birlikte batı illerine sürgüne gönderilmişti. Önce Isparta'nın Barla nahiyesine, oradan da Isparta'ya sürülmüştü. Barla'da 10 yıla yakın kalmıştı. Isparta'da ise kısa bir süre kaldıktan sonra öğrencileriyle birlikte tutuklu yargılanmak üzere Eskişehir'e götürüldü. idamla yargılandı ve beraat etti. Ancak beraat etmesi hiçbir şeyi değiştirmedi. Yine sürgün edildi. Bu defa sürgün yurdu Kastamonu'ydu. Yahyagil, Said-i Nursi'yi Barla'da ziyaret etmişti. Nursi bu ziyaretten çok hoşnut kalmıştı. Yahyagil'le bu tarihten sonra bağlantısı hiç kopmadı. Yahyagil, Nursi'yi sık sık ziyaret edemiyordu ama ikili el altından sürekli haberleşiyordu. işte Nursi'nin Kastamonu'ya sürgün edildiği dönemde Yahyagil de Elazığ'da görev yapıyordu. Gelen emre göre de taburuyla birlikte Dersim İsyanı'nı bastıracak birliklerin arasında yer alacaktı; "Ben Elaziz (Elazığ)'de tabur komutanlığı yapıyordum. 1938 Dersim İsyanı'nın sebep olduğu facia hadisesi neticelenmek üzere idi. Bizi de Dersim İsyanı'nı önlemeye ve bastırmaya memur ettiler, isyan dedikleri şey de, bazı dağ köylerinin o yıl vergi vermeme meselesi idi. Aslında hadise basitti. Fakat nedense onu büyüttüler ve umumileştirdiler." Çok basit önlemlerle, belki hiç can kaybı yaşanmadan çözülecek bir olay kısa sürede bölgeyi etkisi altına aldı. Dersim yani Tunceli ve çevresi alev alev yanıyordu. Yahyagil'e göre bu sırada gelen emir netti: "Bize verilen emir: Dersim ahalisini külliyen imha emri idi. Canlı tek bir insan bırakılmayacak... genç-ihtiyar, suçlu-suçsuz, çoluk-çocuk, kadın-erkek ne varsa hepsini imha...


Gerçi memur edildiğimiz bölgenin birçoğu Rafızi idi. Ama yine de bizim raiyetimiz ve halkımız idiler. O tarz muamele ve emir nasıl bir uygulama şekli idi bilemiyorum.


Ben kıta komutanı idim. En çetin ve zor vazifeyi de bize vermişlerdi. 'Sen piyadesin, seni topla da takviye etmek gerekir' dediler. Çok mahzun ve mustarip idim. Neticede vuku bulacak haksız zulüm ve gadirleri düşünüyordum. Aynı zamanda iki tane çıkılmaz hissin ortasında kalmıştım: Birincisi: Askerlikte emre mutlaka itaat, ikincisi: Göre göre bildiğim, olacak olan zulümlerden kaçmak, o ortamda istifa etmek, belki başka manalar verilmek endişesi..."


Hulusi Yahyagil bu ruh haleti içerisinde ne yapacağını bilemezken eline bir mektup ulaşır. Emir erinin koşa koşa getirdiği mektup Said-i Nursi'den gelmekteydi. Nursi sürekli takip edildiği için mektubu direkt Yahyagil'e göndermek yerine Kastamonu'dan Isparta'daki bir arkadaşına ulaştırmıştı. Yine aynı mektup buradan da Nevşehir-Ürgüp'te bulunan Abdülmecid Ünlükula gönderildi. Ünlükul, Said-i Nursi'nin küçük kardeşiydi ve Ürgüp'te müftülük yapıyordu. Mektubun üçüncü ve son durağı Hulusi Yahyagil olacaktı. Mektupta Nursi, talebesine öğütlerde bulunur. Nur talebelerine Allah'ın yardım edeceğini, sabırlı ve metin olmasını tavsiye eder. Yahyagil'in bir sıkıntısının olduğunu ve bunu hissettiğini ama dünyada karşılaşılan zorlukların gelip geçici olduğunu anlatır mektubunda Said-i Nursi.


Diri diri yaktılar


Yahyagil, bu ilginç mektubu aldıktan sonra, istifa fikrinden tamamen vazgeçer. Birliğinin başında "Te'dip ve tecziye" harekâtına katılır. Olayın devamını yine onun satırlarından okuyalım;

"Mektup bana büyük bir teselli verdi, nefes aldım. İsyan bölgesine vardık.


Çok uzak mesafelerden birbirimize tek-tük birkaç mermi attıksa da, hiç kimseye bir şey olmadı. Kimsenin burnu kanamadı. Döndük dolaştık, kimseyi bulamadık. Bölgeyi terk etmiş, mağaralara çekilmişlerdi. Allah yardımımıza yetişti. Elimizi kirletmeden ve kana bulaştırmadan kurtardı ve muhafaza etti."


Nursi'nin duaları kabul olmuş olacak ki Yahyagil'in korktuğu başına gelmemişti. Ancak herkes Yahyagil kadar şanslı değildi. Yahyagil'in hatıralarını anlattığı bir başka isim Abdülkadir Badıllı, "Bediüzzaman Said-i Nursi, Mufassal Tarihçe-i Hayatı" isimli eserinde bir başka tanıklığa daha yer veriyor. Badıllı, Necmeddin Şahiner'in anlattığı hatıraları doğrulattıktan sonra bir başka "Nur Talebesi" Malatyalı emekli Yüzbaşı Şevki Bey'in söylediklerini naklediyor. Biz de Said-i Nursi'yi anlatan en geniş biyografik araştırma olan bu kitabın 1134. sayfasından alıntılayalım:


"Dersim İsyanı'nda isyan eden bazı insanlarla askerler harp ederken, isyancılar yavaş yavaş çekilip dağın zirvesine doğru gitmişler. Bizim askerler onlara ulaşamıyor ve bir şey yapamıyorlardı. Bu defa herhalde gelen emirler mucibince, Hulusi Bey'e de verilen emir gibi, geri dönüp masum çoluk-çocuk, ihtiyar demeden katletmeye başlamışlar. Hatta hınçlarını alamayarak, bazı taburlar topladıkları çoluk-çocuk, kadın ihtiyar, bigünah masumları büyük avlulu surlu bir evin içine doldurmuşlar ve birçok teneke gazyağı döküp bunları ateşe vermişlerdi. Bu ateş içinde yükselen feryatlar ve çığlıklar ortasından, bir kadın kucağındaki bebeğini ateşte yanmaması için surun üstünden dışarıya fırlatmış. Fakat bir yüzbaşı o bebeği süngüleyerek, süngü ile tekrar surun üstünden ateşin ortasına atmıştı. Gözümle gördüm."


Kitabın yazarı Abdülkadir Badıllı, dipnotta anlattığı bu acı hatıranın yanına, bu olayın Necip Fazıl Kısakürek'in çıkardığı Büyük Doğu dergisinde 1951 yılında yayımlandığını da belirtmiş. "Nur Talebeleri" ve "Dersim İsyanı" bir arada düşünülmesi zor iki cümle. Ancak yakın tarihin içinden çıkıp gelen tanıklıklar toplumun farklı katmanlarını" ortak bellekte buluşturuyor... (Aktüel dergisi-Tuncay Opçin)

asimavi - 17/11/2008 Saat 20:30

Pkk Nereye?

--------------------------------------------------------------------------- -----





PKK HIZLA EMPERYALİST KAPİTALİZMİN KANALLARINA AKMAYA DEVAM EDİYOR


PKK’ de uzun süredir başlayan devrimci değerler ve ahlaki-etik kurallara sırtını dönme eylemi giderek derinleşiyor.Bir çok makalemizde ele aldığımız bu sürece her gün yeni bir halka eklenerek devam ediyor.Gerek mevcut koşullarda PKK’nin yer yer kendi resmi ağızdan açıklamaları ve gerekse İmralı’da hapis olan Öcalan’ın açıklamaları gün geçtikçe emekçi-proleter kesim ve ideolojisine sırtını dönerek,emperyalist kapitalistlerden medet umarı düzeye gelmiş bulunmaktadır.Bu süreç,kesin olarak gerek ulusal hareketin niteliği ve giderek zaman içinde sınıfsal mücadele açısından ciddi yaralara sebebiyet verecektir.
PKK daha önceki yazılarımızda da ifade ettiğimiz üzere hiçbir zaman ML bir kimliğe sahip olmadı.Ama uzun süre ML söylemi ve literatürü kullandı.Dünya çapında sınıf mücadelesi ve sosyalizmin güçlü olduğu yıllarda ML söylemi kullanan PKK,ne zamanki sınıf mücadelesi ve sosyalizm geriledi makyevelist ve pragmatist bir tavırla ,mevcut koşullara hızla ayak uydurup sistem içi söylemler ve reformist söylemlere yaslandı.
Öcalan ile başlayıp PKK yöneticilerine de sirayet etmiş bulunan Marksizm’i aşma! söylemleri bir yana artık,sorunun çözümünü emperyalist ABD’ye havale eder gibi ve de onlarla stratejik birliğe bile hazır olunduğu mesajları verilerek,sorunun kaynağı olan emperyalistlerle diyalog yolu açılmaya çalışılmakta ve şirin görünülmek istenmektedir.Aşağıda Murat Karayılan ile Zübeyir Aydar imzalı ve ABD emperyalizminin yeni başkan memuru olan Barack Obama’yı kutlayan ve Kürt hareketi ile ABD emperyalizminin birliğini savunur bir belge ve eleştirisin okuyacaksınız.

“ Koma Civaken Kurdistan (KCK) Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan ve Kongra-Gel Başkanı Zübeyir Aydar, ABD'nin 44. Başkanı olan Barack Obama'yı kutladı.

Murat Karayılan ve Zübeyir Aydar imzalı mektup şöyle:

"Sayın Barack OBAMA
ABD Devlet Başkanı

Öncelikle ABD devlet başkanlığına seçilmiş olmanızı, halkımız ve örgütümüz adına içtenlikle kutlar, yeni görevinizde size başarılar dilerken, bu seçimin dünyanın her tarafında barış, özgürlük, huzur ve refaha vesile olmasını dilleriz.
Burada kutlanan kişi herhangi bir ezilen ulus,sosyalist bir ülkenin başkanı değildir.Kutlanan kişi ABD,dünya jandarması,halkların bir numaralı düşmanı,ezilen halklar,uluslar ve sınıfların ezeli ve ebedi düşmanı olan ABD başkanıdır.Bu seçimin ABD ve dünya proletaryasının seçimi olmadığı açıkken,bu seçimin dünya haklarına barış,özgürlük,huzur,refah getirmesi mümkün müdür?Yarım asırdan fazladır dünyaya kan,göz yaşı,baskı,zulüm,savaşlar,yoksulluk vs vermiş bir ülkenin sermayesi ve onların temsilcileri bunların tersi olana olguları nasıl verebilir?Barack Obama’nın diğer ABD başkanlarından farkı nedir ? Sadece derisinin renginin değişikliği mi bu umutları besletiyor?Barack Obama ezilen,sömürülen,baskı ve zulüm altında inletilen siyahlar dahil,hangi sınıf ya da ulusların dostudur?Buna dönük bir tek mesajı var mıdır?Hatta ilk açıklaması –Doğu Avrupa sınırına nükleer füze yerleştirileceği açıklaması- ile kan,göz yaşı,savaşın devam edeceği mesajı vermemiş midir?Deri renginin sermaye açısından gerçekte bir önemi var mıdır?Gerçekte deri renginin mücadelesini verebilecek ya da barış,özgürlük,huzur ve refah getirecek birinin seçilmesine,oralara kadar gelmesine izin verir miydi ABD tekelleri.Milyonlarca dolarlık seçim kampanyasını örgütleyen ve destek olanlar sermaye sınıfı değil midir?ABD tekellerinden icazetli olmayan birinin başkan olmayı bir kenara bırakınız bu derece kapsamlı bir seçime girmesine bile izin olur muydu?
Kesinlikle hayır. Yukarıdaki ifadeleri sadece bir iyi niyet gösterisi olarak görmek mümkün değildir.Ve de sadece kişisel olarak bir kişinin yaptığı açıklama,iyi niyet jesti olarak görmek olanaklı değildir.Zira açıklamanın altındaki imzalar örgütlü bir gücün temsilcileridir.
Bu açıklama ile Kürt ulusu ve emekçi-proleter kesimleri içinde umut yaratmak ve beslemek kesinlikle doğru değildir.ABD emperyalizmini şirin göstererek ,halklar nezdinde umutvar bir durum yaratmak asla devrimci bir tutum değildir.

Sayın Başkan;

Seçim kampanyanız, değişim, barış, özgürlük, eşitlik, adalet gibi yüksek ahlaki değerlere dayalı söyleminiz, dünyanın her tarafında olduğu gibi halkımız tarafından da ilgi ve sempatiyle izlendi. Vurgulamış olduğunuz insanlığın bu yüksek değerleri ne yazık ki bu çağda da ülkemiz ve bölgemizde halen ayaklar altına alınmaktadır. Bu değerlere en fazla ihtiyaç duyan bir halkın, Kürt Halkının birer temsilcileri olarak size yazıyoruz.
Yine üstteki paragrafta sözü edilen değerlerin asla emperyalistler ağzında sadece söylem olarak kaldığını bilmeyecek kadar saf olmak olanaklı mıdır?Ve de bu yüksek ahlaki değerlerin ! hiç birinin sınıfsal yönü vurgulanmadan içi boş ve kof olduğunu ifade etmeden geçemeyiz.Ahlaki değerler ,sınıfsaldır. Hele de yukarıda sözü edilen değişim,barış,özgürlük,eşitlik,adalet gibi tamamen tersi ile emperyalist kapitalizmin değerleri ile üstteki sınıfsal olarak kesin olarak proletarya ve iktidarında söz konusu olacak bu durum nasıl içi boşaltılarak geniş Kürt emekçilerine sunulabilir?Bu yüksek ahlaki değerleri en çok ABD emperyalizmi ayaklar altına alırken ve onların yerli uşakları-mesela Türk faşist diktatörlüğü-yerlerde paspas gibi çiğnerken , onların ağa babaları olan ABD emperyalizminin haberi olmayacak ! Ya da Barack Obama,gerçekte ABD tekellerinin temsilcisi değil de;yoksa ABD emekçileri ile proletaryasının temsilcisi de biz mi bilmiyoruz acaba?Kürtlerin sempati ile baktığı söylenen Obama’yı diğer ABD başkanlarından ayıran seçim kazanmak için söyledikleri mi yoksa sadece rengi mi?
Sınıfsallığın zerresi olmayan bu açıklama aynı zamanda geniş yığınlarda ABD tekelleri ve onların temsilcileri hakkında boş hayaller yaratmasını mı sağlamaya dönüktür?ABD emperyalizmine karşı nefretle dolu halkların umutlarının yeniden bağlanması mı amaçlanmaktadır?Bölgede kan,göz yaşı,parçalanmışlık,düşmanlık,işgal ve kıyımları ABD yerine başkaları mı gelip yapmışlardır?
Kürdistan'ın Türkiye, İran, Irak ve Suriye tarafından bölünmüşlüğü ve Irak hariç diğer parçalarda Kürt Halkının asgari haklardan da yoksun olduğu gerçeği, tarafınızdan da bilinmektedir. Saddam rejiminin ortadan kaldırılmasından sonra Irak'ta durum değişmiş ve henüz tüm sorunlar hallolmamışsa da Kürtler belli bir statüye kavuşmuşlardır. Irak'ın aksine Türkiye, İran ve Suriye de, Kürt Halkının varlığı inkar edilmekte ve en basit hak talebi şiddetle bastırılmaktadır.
Burada basit gerçeklerin ifade edilmesi vardır.Ama zaten ABD başkanının bilmeyeceği şeyler değil ki bunlar? Ki zaten mevcut durumu sağlayan onlar değil midir?Irak’ı işgal eden ABD değil midir?Kukla bir Kürt devleti ajanlarına- Barzani ve Talabani aracılığı ile-kurduran ABD değilmiş gibi.Sorunun kaynaklarının kendisi olan bir ABD memuruna vahşi gerçekleri hatırlatma amacı ile yazılmış ise;orası başka.Sanki Irak’ta Sunni-Şii ,Arap- Kürt savaşını körükleyen ve bugün süren iç savaşın yaratıcısı ABD değilmiş gibi.
Türkiye'nin bu dayanılmaz baskı ve şiddetine karşı, hareketimiz öcülüğünde 30 yılı aşkın bir süredir halkımızın özgürlük mücadelesi devam etmektedir. Biz bir özgürlük hareketiyiz, Kürt Halkının her halk gibi kendi ülkesinde özgür olarak yaşamasını talep ediyoruz. Ayni zamanda Ortadoğu'da her düzeyde örnek alınabilecek, başta kadın hakları olmak üzere insan haklarını temel alan, laik-demokratik bir hareketiz. Ülkelerin sınırlarını parçalamadan, sorunun mevcut sınırlar dahilinde hak eşitliği temelinde çözümünden yanayız.
Yine basit gerçeklerin ifadesi olan başlangıç kısmının ardından aslında PKK’de uzun süredir varlığını iddia ettiğimiz mevcut koşullarda düzen içi çözümlere kesin olarak açık olduğudur.PKK’nin tüm kavgasının ve silah kullanımının düzen içi bir çözüme açık olmasıdır.Düzen değişmeden,sınırlara ve sınıflara karşı olmadan gerçek bir hak eşitliği nasıl sağlanabilir?Bu dar ulusalcı bakış açısının ulaşacağı soyut bir eşitlik kavramıdır.Ve de bu mevcut düzen içinde hayaldir.Türk faşist diktatörlüğünün azgın saldırıları sürerken,açık iç savaş kışkırtıcılığı ayyuka çıkmışken bu tarz söylemlerle bir halkı uyutmak gerçekte ne kadar tutarlı ve güvenilirdir?

Başkan G. W. Bush döneminde hareketimiz haksız bir şekilde terör listesine alındı. En son olarak geçen sene Türkiye'yi memnun etmek için Sayın Bush tarafından hareketimiz ABD, Irak ve Türkiye'nin düşmanı ilan edildi. Türkiye'ye gelişmiş silahlar verildi, askeri istihbarat desteği sağlandı. Biz kimsenin düşmanı değiliz, hele hele Irak ve ABD'nin hiç değiliz. Bu güne kadar dünyanın hiçbir yerinde ABD veya ABDlilere yönelik en ufak bir olumsuz eylemimiz olmamıştır. Biz Türkiye'yle de sorunu diyalog yoluyla barışçıl demokratik bir şekilde çözmek istiyoruz.
Zurnanın zırt dediği parağraf burası.Diyorki sözcüler “Bushbize haksızlık etti.Biz aslında Terörist değiliz.Yani Bush’un terörist demesi ve listeye alması bizim hareketimizin gerçeğini kavramamaktadır.”Bu açıkçası devrime,devrimci harekete,yıllarını mücadele içinde tüketmiş insanlara,hareketlere hakarettir.Ne yani Bush bizlere terörist demesin diye mi mücadelemiz? Tam tersine ABD emperyalizmi değil sadece emperyalizmin tüm renklerine karşı mücadele ettiğimiz için Bush ve ABD ya da bir başka emperyalist bizi terörist ilan etmişse biz ondan gurur duyarız.Zira bizim mücadelemiz emperyalizm ve kapitalizmin tümüne karşıdır.Doğaldır ki,emperyalist egemenler doğal olarak kendisini yıkmaya çalışanları terörist ilan edecektir.Bunun kadar doğal bir şey olamaz.
ABD emperyalizmi elbette TC’yi koruyacaktır.Elbette ki çıkarları ne ise onun gereklerini yapacaktır.Bunun için silah satacaktır,istihbarat verecektir.ABD emperyalizmi ,düşmanı olan İran’a bile silah satıyor el altından.Dünyada krizden etkilenmeden ender bir sektördür silah sektörü ve sanayi.Ki başının ABD emperyalizmi çekmektedir.ABD emperyalizmi ve emperyalistler bunun için savaştan,kandan beslenirler sürekli,Düşmanlıktan kanlarını alırlar.Bu bakımdan ABD emperyalizminin her yere silah satması doğaldır.
Ama yanlış olan bir şey var.Sözcülerin ifadesine göre;ABD ve Irak hükümetleri ve iktidarları PKK’nin düşmanı değildir.Ayrıca bunun kanıtı olarak ta şimdiye kadar hiçbir ABD ve ABD’lielere karşı eylem yapılmaması sunuluyor.
Bu sözlere ne denir şimdi ! Bırakınız emperyalizme tümüyle karşı olmayı ABD emperyalizmine bile karşı olmayan bir hareket var karşımızda.Dünya jandarması ABD emperyalizmine karşı olmayan ve ama onun BOP’unun temel uygulayıcılarından olan TC’ye karşı olan,düşmanlık ölçülerinde bir standart olmayan bir devrimci,sosyalist olmayı bir kenara bırakınız tutarlı bir demokrat nasıl olunabilir?ABD’ye düşman olunmadan,ABD’ye karşı olunmadan bölgede nasıl bir gerçek özgürlük mücadelesi yürütülebilir?Böyle hassas bir coğrafyada verilen mücadele nasıl ABD’ye dokunmadan verilebilir?Ya da bakınız biz size hiç dokunmadık,ama sürekli bize dokundunuz?Bu haksızlıktır yakınması nasıl bir emperyalist ağabeye yapılır?
TC ile barış diyalog yolu ile nasıl yapılabilir? TC kendi başına böyle bir karar alıp yürüyebilir mi ABD’nin haberi olmadan?Demokratik çözüm nedir?Hangi düzende bu çözüm olanaklıdır?emperyalist kapitalizmden böylesi bir şey ummak devrimciliği bırakınız tutarlı demokratlığa bile aykırıdır.


Sayın Başkan;

Ülkenizin Türkiye ile çok yönlü iyi ilişkileri var. Bizim için Türkiye ile ilişkilerinizi bozmanızı talep etmiyoruz. Biz sizden ilişkilerinizi devreye sokarak, bu sorunun diyalog yoluyla çözülmesine yardımcı olmanızı istiyoruz. Bu konuda biz de üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye hazır olduğumuzu bir kez daha belirtiyoruz. Kürt sorununu çağdaş bir çözüme kavuşturan Türkiye, hem demokratikleşir, hem Ortadoğu da barış ve istikrara daha çok katkı sunabilir, hem de sizinle daha iyi bir müttefik haline gelir.

Sözcüler, ABD emperyalizminin memuru olan Obama’dan taleplerde bulunuyorlar.Ondan medet umuyorlar.TC ile iyi ilişkilerini-bakınız sömürge ve sömürgecilik ilişkisi değil,iyi ilişkiler-kullanarak çözüme katkı sunmasını bekliyorlar.ABD’den yardım dileniyorlar.Bu konuda da kendileri de gerekli sorumluluğu üstleneceklerini ifade ediyorlar.Ve sorunun çözen bir TC’nin kendileri yani ABD açısından daha iyi bir sömürge olacağını söylüyorlar.
Bu kadarına da pes doğrusu.Bir halkın yıllardır bir bir evlatlarını yitirdiği,her evde en az bir can yandığı,cezaevlerinde ölüme bırakılmış milyonlarca evladının olduğu,her gün canının yandığı,her an linç tehdidiyle yaşadığı bir coğrafyada bu savaşın baş sorumlusu olan ABD’ye karşı bu derece kimliksiz bir biçimde yaklaşmaya çalışmak,onunla stratejik-taktik ortaklık teklif etmek gerçekte onur kırıcıdır! Kürt emekçileri,yoksulları ve proleterlerinin yaşadığı onca acının bir kalemde silinmesi demektir.Kürt halkına ihanetle eşdeğerdir.Kürt halkının yıllardır dökülen kanının red edilmesidir.

Bu vesile ile başkanlığa seçilmenizi bir kez daha kutlarken, başkanlığınız döneminde Türkiye, İran ve Suriye'deki halkımızın acı içindeki durumunu göz önüne alarak, Kürt sorunun barışçıl demokratik çözümüne katkılarınızı esirgemeyeceğiniz inancıyla saygılarımızı sunuyoruz."

Yine kutluyorlar sözcülerimiz.Ve de yine katkılarını bekliyorlar ve umuyorlar ABD tekellerinin memurundan.Evet Barack Obama sorunun çözümüne katkı sunacaktır sayın sözcüler.Kürdistan’ın daha çok bombalanması için daha fazla bomba verecektir.Daha çok Kürt genci düşsün diye silah verecektir.Daha çok istihbarat verecektir.PKK’nin devrimci olabilecek yönlerini tasfiye için ellerinden geleni yapacaktır.Daha fazla kan,daha fazla göz yaşı,daha fazla kıyım,katliam için ellerinden geleni yapacaktır ABD başkanı.Saygı ve sevgi ile yollayacaktır tüm bunları.
Yukarıdaki metin ve çağrı,tebrik mesajı sakın olaki savunulurken,bu kişilere aittir.PKK’yi bağlamaz demeyiniz.Söz konusu metin altında imzası olanlar KCK Yürütme Konseyi Üyesi ve Kongra-Gel başkanıdır.Doğal olarak örgütlerini bağlayan imzalardır bunlar.
PKK,artık yolunda hızla ilerlemektedir.Marksizm’i aşmış olan liderleri ile ABD’ye ve Barack Obama’ya kendilerini anlatan ve yardım isteyen bir hareketin durumunu değerlendirmek için çokça veriye gerek yok aslında.Artık PKK,Marksizm’i aşmanın çok çok ötesine geçmiş olup;tutarlı demokrat olabilecek barutu bile tüketmeye doğru hızla yol almaktadır.Kürt proletaryası ve emekçilerini aydınlatmak ve gerçek-nihai çözüm olan sosyalizme kanalize etmek mücadelesine her zamankinden daha fazla ihtiyaç olduğu açıktır.



[tarihinde düzeltildi 19/11/2008 Saat 17:12 Yazar pertekli]

Munzurrojhat - 17/11/2008 Saat 20:25

Evet arkadaslar bu yazdiklarinizi ASIMAVI anlarmiki? bilmiyorum anlamaya calisacaginada inanamiyorum.
Kendisine haksizlik etmisim gibi anlasilmasin, daha önce kendisiyle sizlerinde yukarda okudugu gibu konusma ve tartismaya calistim, ama ne yazikki cok sürmedi arkadasimizin bu konuda ya cok bilincsiz yada bilincli bir sekilde cok basit ve yüzeysel görüsler belirti.

Ya cok genc bir arkadasimiz, yada cok yanlis düsünen, ve düsüncelerinde bir kemiklesme olusan bidiridir.Evet yasadigimiz cografyada islam oldukca büyük tahribatlar yaparak insanlari kendine baglamis bu bir gercektir bunu görmemezlikten gelemeyiz.Ama baska bir gercekte vardirki biz islami yada müslüman olan insanlari yok edemeyiz ,öldüremeyiz cünkü bir insnai inancindan dininden dolayi kötülemek yada asagilamak fasizmin tak kendisidir.

Fasizmin insana yakisir bir ideoloji olmadigini dilimize dolamis savuruyoruz, ama diger tarafta alahta baska bir seyi olmayan bir köylüye gerici yada dinci,islamci,diyebiliyoruz.

Meydanlarda kuranla yürümüs kürtlerin bir kismi evet, yürüyebilir bu sanirim bir islamcinin yapabilecegi,yada yapamsi gerekendir.Bunu alip iste kürtler böyledir islamcidir öldürelim, birakin TC öldürsün iyi ediyor demek ne sosyalistlige nede insanliga sigar.

Ama sanirim ASIMAVI daha cok yasamasi gerekiyor bazi seyleri görmesi ve cözmesi icin. Aslinda cok yasamak gerekmiyor bazi gercekleri görmek icin, ama eger göremiyor cok basit yaklasiyorsa sanarim ASIMAVININ cok yasamasi gerek.

En sevmedigim sey böyle polemiklere girmektir, ama polemik olur diye karsimda bir insanin bu kadar geri bir sekilde ulusal kurtulus mücadelesi veren , ve her gün onlarca evladini bu ugurda kayip eden bir halka saldirmasinad agöz yumamam.Dolayisiyla Bizler tartisabilen en azind atartismayi samimi bir sekilde yapmaya calisan insanlar olarak bazi degerlendirmeler yaparken her seyden önce insnai vijdanimizi dinlememiz ve daha sonra politik olarak düsüncelerimizi yazmaliyiz.

Ben yukardaki yazimdad abelirtmistim.Ben PKK li degilim, ama sunuda söyleyimki Burda ASImavi kalkmis diyor PKK lier ceza evlerinde direnmedi bilmem ne yapmadi,gibi cocuksu seyler yaziyor, ben kendisine diyarbakir zindanlarindaki direnisleri okumasini tavsiye ederim,bunun disanda bir sey yazamam.

Sevgiler

asimavi - 17/11/2008 Saat 20:22

OBAMA VE ABD EMPERYALİZMİNİN YÖNÜ

Ciddi bir yanılgı dalgası oluşturuluyor ABD ve dünya işçi sınıfı ve emekçileri nezdinde.Özellikle siyahi ırkın ABD’de iktidara geldiği söylemleri ile süslenip cilalanıp ve krizi bile unutturacak bir beyin boşaltması yaratılmaya çalışıyor yazılı,görsel basın aracılığı ile Egemenler tarafından.Ve fakat bu kesin olarak ciladır.Parlatma ve makyajdır.
Obama siyah ya da beyaz olsun ABD egemen sınıflarının temsilcisidir.ABD emperyalizminin ve onun sömürgeci iktidarının temsilcisidir.Obama’nın siyah olması, ne siyahilere ne ezilen ve sömürülen ulus ve halklara, ne de beri yandan işçi sınıfı ve emekçilere herhangi bir kazanım olarak dönemez.Bundan önceki yıllarda Dış işleri Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı yapan Colin Powell’de bir siyahi melez idi.Ama aynı Colin Powell döneminde Irak işgal edildi ve Irak halkları birbirine kırdırıldı ve hala kırdırılıyor.Irak işgal edileli ve ondan sonraki süreçte yüz binlerce Arap katledildi,sürüldü,işkence edildi,cezaevlerine tıkıldı.
Yine onun ardından C.Rice’de bir siyahidir.Aynı politikaları yine Rice’de sürdürmüştür.Gerek Irak ve gerekse Dünyanın değişik bölgelerinde haksız-hukuksuz savaş ve işgaller ile sömürgeci baskı ve zulmün yanında;kendi halkında da bir değişim yaratmamıştır bu durum.Her ikisi de egemen iktidar oldukları dönemde kendi ırklarına zerre kadar olumlu bir katkıda bulunmamışlardır.Hatta bile kendi ırklarına kötü ve olumsuzlukları daha fazla olmuştur.
Zira egemen olan burjuvazidir,egemenlik ve iktidar sermayedir.Hükümet edenler ise,onların memurlarıdır.Hükümetlerin ipleri sermayenin ellerindedir.Doğal olarak sermayenin çıkarlarına uygun olmayan bir hareket ve eylem içerisinde olmaları olanaksızdır.Böyle bir şeylere girişme istemleri bile hükümetten baş aşağı edilmelerine neden olur.Yani hükümet olmak ile iktidar olmak arasındaki farkı iyi bilmek ve okumak lazımdır.Emperyalist kapitalist düzende hükümetler,gerçek iktidarın plan,proje ve eylem hatlarını uygulamakla görevlidirler.Emperyalist kapitalist burjuvazinin yararına-çıkarına yasalar çıkarmak,uygulama düzenlemeleri yapmak,gerçek iktidarın amaçlarını yaşama geçirmekle görevlidirler.
Obama’da ABD’de hükümet olmuştur.Obama’da emperyalist metropol sermayesinin çıkarlarını savunmak,uygulamak,korumak,kollamakla görevlidir.Onun renginin siyah olması bu gerçeği değiştiremez.Eğer,sisteme yönelse idi, ya da düzene karşı çıksa idi kesinlikle egemenler seçilmesine dahi izin vermezlerdi.Zira harcanan milyonlarca doları-seçim kampanyaları vs için-kim veriyor sanıyorsunuz?Herhalde emekçilerin vereceği paralar değildir bunlar?
Beri yandan takip ettiğimiz kadarıyla Obama,ne siyahi ırk konusunda ne de emekçi-proleter çoğunluk konusunda herhangi bir vaatte bulunmamış olduğu gibi proğramatik bir çalışması da yoktur.Sadece Irak’tan asker çekmek ve Ermeni soykırımını tanımak vaadi dışında bir vaadi yoktur.(Ki asker çekeceğim diyor,işgali kaldıracağım demiyor,ya da Ermeni soykırımını tanıma konusu da hassas dengeler dahilinde olası değildir,zira Türkiye gibi bir sömürgesini tümüyle dışlaması olanaklı değildir.Ermeni diasporasının desteğini almak uğruna verilmiş bir söz gibi duruyor buda)Ekonomik kriz ile ilgili kendisine rakip olan Mc Caine’den farklı şeyler söylemiyor.Krizin faturası ezilenler karşı durup mücadele etmezlerse yine kendilerine bindirilecek.Yani sermayenin çıkarları ne ise ona dönük tedbirler,önlemler alınacak,yasalar çıkarılıp uygulanacak.Beri yandan ABD’nin sadece Irak’ta askeri varlığı yoktur.Başta Afganistan olmak üzere dünyanın bir çok ülkesinde askeri varlığı vardır ve askeri operasyonlar yapmaktadırlar.Obama,bunlar için hiçbir şey söylemiyor.
Irksal ve renksel bakımdan kendi ırkdaşlarına da hiçbir vaadi ve sözü yoktur.Bu bağlamda Obama’yı sınıfsal,ulusal bağlamda diğer Amerikan başkanlarından ayıran hiçbir özelliği yoktur ve olamaz da.Bu sadece Amerikan sermayesinin ve onun sömürge uluslardaki bağlaşıklarının pompaladığı ,cilaladığı ve de geniş emekçi yığınlara umut vererek onları bu alanda da sömürdükleri bir yalandır,safsatadır.
Amerikan sermayesi, gerek kendi içinde proletarya ve emekçilere ve gerekse de dünya proletaryası bağlamında bu iyimser rüzgarı pompalayarak ,krizi ve onun kötü sonuçlarının yarattığı ve yaratacağı gerçeklerden uzak tutmak,beyinleri dumura uğratarak maniple etmek amaçlı girişimlerine devam edecektir.Obama’nın seçtirilmesi bu anlamda tesadüfi değildir.Bu rüzgardan oldukça yararlanacaktır Amerikan sermayesi ve onun uşakları.Bu arada geniş proleter yığınları aldatarak ve umutları ile oynayarak.
Cumhuriyetçi Parti ile Demokrat Parti arasında sınıfsal bir ayrım kesinlikle yoktur Amerika’da.Her iki burjuva partisi de ilkesel olarak ve yaşam kaynakları olan sermayenin düzen partileridir.Demokrat Parti değişimine egemen sermayenin ihtiyacı var idi.Öte yandan siyahi bir başkanın seçilmesinin de seçimler ve sonrası açısından stratejik olarak sermayenin işine geleceği ve geldiği açık idi.Zira krizi unutturma gayreti içinde toplu işi çıkarmalar,ciddi dalgalanmalar oldukça süreç daha net açığa çıkacaktır.
Öte yandan tarih boyunca ortada duran net bir gerçek vardır:O da sermayenin dili,dini,ırkı,rengi,mezhebi vs yoktur.Aynen sermayenin karşısından yer alan proleterlerde olduğu gibi.Sosyalizm ve komünizm ülküsünde olduğu gibi.Burada siyahi bir başkanın seçilmiş olması,siyahilere ne kazandıracaktır ki?Siyahilerin sınıfsal,ırksal dışlanmışlığını ortadan kaldırabilecek mi Obama? Bizce asla.Nedenlerini yukarıda sıraladık.
Diğer yandan bir gerçeğin altını çizmeliyiz.Büyük filozof Musa Anter ya da halk dilindeki adı olan Ape Musa’nın Kürtler için söylediği feylosofik lafını burada yineleyelim.Derdi ki Ape Musa:” Kürtler , keklik takımındandır”.Ape Musa bu özlü sözü Kürtler için söylemiş olsa da,bu sözü genele uygulamak olanaklıdır.Yani kendi ırkına ihanet eden,kendi ulusuna ihanet eden hainler söz konusu olduğunda bu söz tam yerli yerine oturmaktadır.Zira Kürtler, en çok kendi ırksal kökeninden olanların iktidarlarında zarar görmüş ve kıyım-katliama uğramışlardır.İhanete uğramışlardır.Haini bol bir ulustur.
Zira egemen ulus baskı ve sömürgecilik zulmünün olduğu koşullarda yükselmek kesin olarak kendini,kökenini inkarla mümkündür.Ne kadar kendini yok sayar,inkar eder ve kendi ırkına zulüm edersen o kadar egemenler ve iktidarında yükselirsin.Bu tarihsel bir gerçekliktir.Bu anlamda Obama döneminde korkarız ki Siyahiler daha fazla zulüm görsünler!!!
Emperyalist kapitalizm açısından da ve biz proletarya ve onun liderleri açısından da ,ya da ezilen ve sömürgeci zulüm altında inleyen dünya halkları açısından da Obama ya da Mc Cain arasında kesinlikle bir fark yoktur ve olamaz da.Zaman ve süreç te gösterecektir ki; Amerikan Başkanının siyah ya da beyazlığı değil;egemen burjuvaziden mi yoksa proletaryadan mı olduğu önemlidir.Sınıfsal bakıştan azade bir yaklaşımın ezilen,sömürülen,sınıfsal,ulusal,cinsel,dinsel,mez hebi,ırksal baskı altında tutulan milyarlarca insana hiçbir yararı yoktur ve olamaz da.Olmamıştır da.
Proletaryanın proletaryadan ve ezilen,sömürülenlerin ve her türden baskı altında tutulanların proletaryadan başak dostları yoktur.Sahte dostluk gösterilerine,sahte havalara,sahte görüntülere ve anlatımlara karnımız toktur ve olmalıdır.Egemenlerin oyunlarını bozmak işi yine komünist devrimcilere düşmektedir.Emperyalist kapitalizmin bu ciddi ekonomik krizden çıkmasına izin vermemek elimizdedir.Bu krizi atlatmak için emperyalist kapitalistler ve onların uşakları elbette makyaj yapıp renkte değişeceklerdir,sınıftan ve ezilenden yana imiş gibi görüneceklerdir vs.Önemli olan bu gerçekleri görmek ve emperyalist kapitalizme nihai darbeyi vurmaktır.Özgürlük,devrim ve sosyalizm kavgasının başarısı tüm bu tiyatral oyunlara son verecektir.


OBAMA EMPERYALİST KAPİTALİZMİN MEMURUDUR
KAHROLSUN EMPERYALİZM VE İŞBİRLİKÇİLERİ
YAŞASIN DÜNYA PROLETARYASININ BİRLİĞİ
YAŞASIN ÖZGÜRLÜK YAŞASIN SOSYALİZM


[tarihinde düzeltildi 20/11/2008 Saat 01:07 Yazar ozzy62]

baliserli - 17/11/2008 Saat 15:02

Yıllarca bu topraklarda yaşayanlar olarak barışa hep aç kalmış, ezilenler olarak dışlanmış, belli bir perspektif dışı olarak görülmüş dür kürtler.

Hani kürtleri düşman olarak görenlerin bu tip davranışları sergilemesi göz ardı edilebilir zira düşmandır kürtler onlara göre.

Ama yanında oturan, beraber yaşayan,aynı betonarme binalarda ikamet eden, aynı havayı soluyan aynı sudan kana kana içen kürtlere takınılan bu tavrın bilhassa devrim kelimesine layık olmaya çalışanlar tarafından sergilenmesi göz ardı edilemeyecek kadar acıdır.

Ve halen ortaya çıkıp "onlar da bizim kestiğimiz kurban etini yemiyor" demeleri kimleri kendilerine baz aldıklarını, hangi türden bireyleri kendi fikirlerinin karşısında tuttukları ile alakalıdır.

Zira aklı kendinde, fikri, bilgisi olanın bu tarz sokak kültürü, cahilce söylemlere kendilerini maruz bırakmayacakları da aşikardır.

Karşısında duran insanı sadece "kürt" olarak görmek acizliktir. Devrim yapılacaksa bunda bizzat rol alırım diyenlerin kürtleri, imamın şığhın sözünden çıkma sözlerle yargılamaya çalışmaları yapacağı devrimin de niteligini gösteriyordur.

Chaos - 16/11/2008 Saat 19:32

kürtlerin çoğunluğunun islamiyete inandıkları bir gerçek.. ve ezildikleride.. islamiyetin ve diğer bütün dinlerin içinde çok fazla çelişki, kötülük, egemene olan bağlılık barındırdığıda bir gerçektir.. türkiyedeki devrimci hareketin bunu göz önüne alarak kürtleri gözden çıkarmaları ve filistinde irakta yaşayan radikal islam bekçi ve muridlere sahip çıkması bir o kadar saçmadırki ben şahsen şaşıyorum..
elinde kuranla amed meydanlarında dolaşılmasını meşrulaştırmak gibi bir derdim yok.. ama elinizi vicdanınıza koyunda bırakın bu dini ritüellerinizi.. beyninizde sosyalizm yüreğinizde din var.. kendin kadar çelişkili bir durum ortaya çıkıyor..meydanlarda yaşasn filistin direnişi diye bağırmanız nedendir onu anlamıyorum.. filistin halk ve önderleri israilin saldırısı ile değil onların islam dışı olmasından duydukları rahatsızlıktan kaynaklı israille savaş halinde olabilirliğini hiç düşündünüz mü?
kürtler islamiyetin yetim evlatlarıdırki onlar(filistinliler) kadar radikal ve kabullenende değildir..
kendi dinsel köklerinizden kopmayarak başkalarının dinlerini eleştirmeniz gülünçtür..
ki ona bakarsak yeryüzünde museviler kadar zülüm görmüş başka bir topluluk bulunmamıştır.. şimdi ise onları lanetleyip kanı ile kuranı yazan adamları kendinize bayrak seçiyorsunuz..

melek tavus kürtleri korusun siz gibi devrimcilerden.. ne diyelim..

asimavi - 11/11/2008 Saat 21:08

ben hiç bir zaman bir halkın meşru talepleri üzerine inkarcılık yapmadım ama sizin bana yapıştırdığınız etiketleri size iade ediyorum!! meclisde olan kemalistlerde sizsiniz geçmişi unutmuyoruz çünkü her zaman yaptığınız olayları kabullenmediniz.bizim vicdanımızı sızlatan ise devrimi baltalamanızdır inanc itikat edenede saygımız sonsuzdur fakat sen sosyalist diyorsan kendine. sonra kalkıp amed meydanlarında çarıklı sarıklı imamların ellerinde kitaplarla alahu ekber etmesini bizat hamastan dağa korkunc görürüm nedenleri günümüz dünyasında buna bağlı olan türkiye gerçekleri örnek verirsek madımak katliamı? kimlerdi yine alahu ekber diye bağıranlardı amed meydanında toplanan dtp lilerde imamı alıp öne koymadılarmı.seh sait seyit riza pire gelince o süreci bizzat dağa iyi bilen analiz eden yazar var emrah cilasun ve ben ıo insanı dinlediğimde şunu demişti şafi kürtlerin tehlikeli olduğunu.yalanda değil doğru dersimde dolaşan pekeke gerilaları açıkınca koç kesildiğinde yemiyordular neden peki? dersime camide yaptırırsınız kesin:)dedğim gibi meclisdeki kemalist topluma karışmış olanlar bu konuda cuvaldızı kendinize çevirin Pkk nin eski cizgisinden uzaklastigi,sosyalizmi redettigi gercegini aklımızdan cikarmayacağız..samimi değilsiniz hapishanelerdeki devletin katliamları karşısında şu cevapları veriyordunuz biz onlardan değiliz devrimcilerin katledilmesinde pekeke büyük rol oynamıstır nasılmı kendi koğuşlarını askere polise bırakmıştır ya öyle ya sizinle aslında bu diyaloğu bırakıp zamanı boşa yormanın zamanınıda gerek yok hani duruş ortada.19 aralık günü direngenlik gününde direniş destanları yaratan sacları proleteryalaşmış devrimcilerin katledilmesinde büyük payınızda var var varda varrrrrr.


YAŞASIN..BOLŞEWİZM..WE..SERKEWE..


[tarihinde düzeltildi 11/11/2008 Saat 22:07 Yazar asimavi]

Munzurrojhat - 11/11/2008 Saat 15:30

Asimavi
Bak gözüm tutumun ve düsüncen, oldukca, yüzeysel bana göre.

Neden diye sorarsan?

Bir ulusun hakli mücadelesini bir ulsun icinde cikan bir partiyle,bir tutamazsin.PKK kürt ulusal hareketini savunan bir silahli güctür bunu en az send ebenim kadar biliyorsun.Biz Kendi gercekligimizi göz önünde tutarak PKK ninde hatalarini yada yaptigi yanlislari hic cekinmede yazdik ve söyledik söylemeyede devam ederiz.Ancak ne hikmetir anlamiyorum sizler bu gercekligi görmeden vurup dönderiyorsunuz.

Yukardaki yazinda direk PKK degilde kürtleri ve kürtlerin ulusal taleplerini miliyetci ve bagnaz olarak nitelendirmisin.PKK nin tarihi hepimiz tarafinda biliniyor,ama ne hikmetse ta 1927,lere kadar gidip seh Said ve Seyit Rizayi söz konusu etmisin.Ben hep sunu söylemisimdir ve bu bir gercektir gercek düsüncelerinizi söylemiyorsunuz.Senin direk PKK yi elestiren bir düsüncen olsaydi onuda tartisirdik.Ama yazdigin yazida acik ve secik görülüyorki Kürdistan Ulusal kurtulus mücadelesini yersiz ve Miliyetci bir mücadele olarak görüp bu dogrultuda düsüncelerini yazmisin.

Ben sosyalistlerin ve Koministlerin PKK üzerine yaptigi tahlil´leri dikat alip takip etmeye calisiyorum bu konuda kör ve tutucu degilim.Yukardada vurguladigim gibi bizler kendi gercekligimizi görüp öyle düsüncemizi belirtmeliyiz.Yoksa kalkip partileri kurumlari kuruluslari elestirip,bu parti ve kurumlarin gercek hedeflerini kendimize göre saptirip basitlige kacmamaliyiz.

Yukarda sana yazdigim cevapta ,veyahut senin yazdigin yazida PKK helimesi görmedim ve okumadim.Ama ne hikmetse bir yerlerde eger kendimizi hakli cikaracaksak hemen yapilan dogrulari bir tarafa birakip görmemzlikten gelip hatalari öne süreriz,bu konuda biraz daha dürüst olmamiz gerektigini düsünüyorum.

Senin sosyalistligine yada halkinin askeri olmana bir diyecegim yok kendini öyle görüyorsan bu bana göre alkislanmasi gereken bir durumdur.Ama kalkar bir sosyalistlik idiasiyla yola cikip yani basinda yilarda beri ezilen yok sayilan ve dili,kültürü,varligi inkar edilen bir halkin savunmasini gericilik ve miliyetcilik olarak görürsen orda snei alkislamam ve kendime göre yanlis buldugum konulari cekinmede yazarim.

Alevilere gelince "alevileri sevmeyen kürtler vardir demisin" evet olabilir, ama ben Kürtleri sevmeyen alevilerinde oldugunu görüyorum,bir örnek vermem gerekirse acik ve seciktir siz kendiniz, hata bir sosyalist oldugunu bile idia ediyorsun bu kimliginle bile Kürtleri sevmiyorsun.

Bu sevip sevmeme hic bir zaman bizim kriterimiz olmamali böyle forumlarda ve platformlarda cünkü bu senin benim meselem degilki ben snei seviyorum sen beni sevmiyorsun deyip düsüncemizi belirtelim. Sende biliyorsunki bu bir halkin varligi ve kimligi üzerinde ceryan eden meselelerdir.

Ben senin düsncene at gözlükleriyle bakmiyor tam tersine snein at gözlükleriyle olaylari algiladigini söylüyor ve idia ediyorum.Bir ulusun hakli taleplerini grmemek,bir ulusun var olma kavgasini görmemek ve miliyetcilikle suclamak tabiki Kemalizmin en alasidir.

Bunun baska bir aciklamasi olabilirmi? Cünkü senin yaptiklarin herhangi bir partiye yada krumuna yapilan elestiri degil,senin yaptigin elestiri yilarda beri en kati fasistin kürt halkina karsi, savurdugu sözlerdir.

Bu anlamda kendimde bu halktan bir birey oldugum icin yaptiginin haksizlik ve gercekleri saptirma olarak nitelemem gayet normal ve dogal hakimdir diye düsünüyorum.

Bir baska konuda savas demisin, savasi bilen ve savasin ne derece acimasiz oldugunud abilmelidir,Yilarda beri bir savas veriliyor, bu savasta binlerce insan yasaminda oldu.Savas gercekligini bilen biri kalkip iste surda yanlis yapildi, surda hata yapildi dediginde biraz iyi ve sorumlu davranmasi gerekiyor.

Ben hic bir insanin ölümünde yana degilim her ne sebeple olursa olsun, hele devrimciler söz konusu oldugunda devrimcilerin kendi halkina adadiklari cani kim alirsa alsin haksizlik ve halka yapilan bir yanlislik oldugunu savunur ve söylerim.Pkk su kisileri öldürdü sunlari yapti, demek tekrara belirtiyorum yüzeyseliktir.Bizim PKK miz mazlum doganlarin, M hayri durmuslarin,ve burda iismini sayamadigim binlerce sehidin PKK sidir.

Hic kimse kendinden bu devrimcilere saldirmak yada onlarin verdigi mücadeleyi kücümsemek hakini kendinde bulmamalidir.Cünkü bu devrimciler dünyada esi benzeri olmayan bir zulüme karsi gelerek kendi kararli ve sanli direnislerini sergilemis ve Bir halkin yüreginin en derinliklerinde yer edinmislerdir.

Aslinda yazilmasi ve konusulmasi gereken o kadar senin bilmedigin yad abilipte görmedigin gercekler varki, ama Bu saaten ve bu zamandan sonra halen bunlari görmeyip yad agörüpte kabulenmiyorsan ne denilsede bana göre biraz bostur.cünkü devrimcilerin, devrimcileride bir tarafa birakalim normal kendine insanim diyen birisinin olaylari bu kadar yüzeysel ve dar yaklasimlarla ele aliyorsa bu gercekleri görmedigi ve kabulenmedigi anlami ortaya cikar.
Saadece sana söyleyecegim su olabilir Biraz daha insani sorumluluk biraz daha abjektif bakman ve düsünmen gerekiyor arkadas.

Sevgiler


[tarihinde düzeltildi 11/11/2008 Saat 15:50 Yazar pertekli]

asimavi - 10/11/2008 Saat 21:50

sevgili munzurrojhat ben ne kemalistim nede miliyetci nede aleviliğe kendimi dayamış biri yani o söylediklerin. ülkede miliyetciler varsa irkcilar varsa ortadadir 80 li süreçlerde bilindiği üzere komünist önder süleyman cihan yoldaş bile pekekenin ne denli gidişatı olduğunu bizzat açıklamıştır kuzeykürdistanda dersimde pekekenin yapmış olduğu tutumlar karşısında biz niye ses etmiyoz iki bir yazıyozda parlıyon türkiye devrimci hareketinden okadar insanları öldürdü pekekeliler. tdkp lileri sonra kahraman ailesi fertlerini katletmiştir bunları ne tez sildniz yahu sizin adaletsiz yaklaşımlarınız ortada dostum özeleştiri eleştiri nedir bilmezsiniz en sonda pekeke dersim mercan dağlarında şehit düşen maoist komünist partisi kadrosu ve savaşcılarına saldırmıstır neden hala bu tutumunu pekeke aklıyor? birşeyleri zorlamaya gerek vardır evet kesinlikle bende aksini düşünmüyom ama alevileri sevmeyen kürtlerin olduğunu çok iyi biliyorum munzur ismin munzur ama hala nara atmaktan alıkoyamıyorsun kendini ben kürtlerin kurtuluşunun pekek olduğuna değil proleterya partisi ve sınıf devrimiyle olacağını benimsemişim.munzur seh sayitle seyit riza pirin dialoglarını bizzat görmüş insanlar var ve senin istediğin belgeler üzerinede geniş bir yönelim yapacam öyle hemen kürdüm mürdüm deilim falan deme bana kürtsen kürtsün neysen osun sen kendine neyi layık görürsen o olursun ama hakkınıda vererek..bakınız dostlar üstte biraz birşeyleri ortaya koydum minik bir eleştirde hemen at gözlükleriyle gelişmelere yaklaşımları şu mantık ya işte asimavi kemalisttir buda faşistir falan ya başı boştur falan hani komiksiniz.etiket hazir abi aman elestirrsen ya kemalistsin ya fasist siz dağa kendi içinizden dışa yansıttıklarınızla ortaya ne denli olgun olmayan yanlarla yaklaştığınızın farkında değilsiniz etiketi iyi vurun bu ülkede sizi elestiren herkesi fasist yapin kemalist yapin iste sizin gibilerinin işçi sınıfına yönelik devrimi köstekleyici oldunuzun kanıt ispatlari bana kemalist cumhuriyetci demeniz devletle miliyetcilik yapanda kürttür devletle miliyetcilik yapanda alevidir. aleviler kürtler yürekleri varsa meclis çatısı altında dilencilik yapmasınlar kendileride çok iyi biliyorlarki onların kurtuluşu namlunun iktidar namlularının ucundadır halk savaşındadır.ama nerde anlayana bana gelince halkımın askeriyim!!!!üretim fabrikasında çalışıyorum proleterim zaman buldukcada forumlara bakarım devrimci sitelerden.


[tarihinde düzeltildi 10/11/2008 Saat 22:21 Yazar asimavi]

ronya_desiman - 10/11/2008 Saat 17:51

sevgili Munzur haklısın bu tarz sorular bir art niyetle yazılıp söleniyor ama genede birşeyleri hatırlamalarına belki yardımcı olur.Kürt sorunu kim ne kadar inkar ederse etsin çok eskilere dayanan bir sorun .Kemalizm yanlılarına M.Kemal in şu sözlerini hatırlatmak istiyorum.

" Dahili işlerimizde en muhim bir safha varsa oda Dersim meselesidir.Dahilde bulunan iş bu yarayı , bu korkunç çıbanı ortadan temizleyip koparmak ve kökünden kesmek işi her ne pahasına olursa olsun yapılmallı ve bu hususta en acil karaların alınması için , hükümete tam ve geniş salahiyetler verilmelidir."

Bu ve bunun gibi düşünceler ne kadar demokratik ne kadar cumhuriyetçi ne kadar insanlığa sığar yorum sizin
dostça

Munzurrojhat - 10/11/2008 Saat 15:31

Sevgili Ronya bunlarin amaclari,birseyler ögrenmek yada gercekleri aramak degil. Bundan emin olabilirsin gercekleri arayanlar samimi soru soranlar böyle ,basitlige düsmezler.

Böylelerinin tek amaci Kemalizme ve onun eseri olan cumhuriyete toz konddurmamadir.
Aliserin kafasini kesen Ihanetci reberi ne yapmislar? Aliserin kafasini teslim etigi türk devleti Reybere demis sen kendi öz be öz insanina bu kalesligi yaptigina göre bize hayli hayli yaparsin, deyip onuda hak etigi sekilde vurmuslar.

Iste bunlarida ergec devletleri o cok sevdikleri cumhuriyet böyle yapacak farkinda dgeiler.

ronya_desiman - 10/11/2008 Saat 15:20

Selamlar
Ben fazla birşey yazmak istemiyorum ama şunu rahatlıkla söylebilirimki ben bir Kürt Alevisiyim.Kürtlerin ne zaman geldiği konusuna gelince TC kurulmadan önce sınırları belirlenmeden önce yaşadığınız topraklarda kürtler yaşıyorlardı. Birazcık araştırma kitaplarına göz atmanızı rica ediyorum .
NURİ DERSİMİ Kürdistan Tarihinde Dersim
MUNZUR ÇEM Dersimde Alewilik
Kitaplarına bakarsanız yada okursanız bazı gerçekleri göreceksiniz.MUNZUR ÇEMin kitabında Şeyh Sait ve Seit Rıza arasında böyle bir konuşmanın geçmediğine dair yaZılar var bence okunmalı

Munzurrojhat - 10/11/2008 Saat 14:24

ASIMVI


Öncelikle Asimavim rumuzlu arkadasin,nasil böyle düsünebildigini hanki ,yöntemi takip ederek,böyle acaip acaip seyler yazdigina bir türlü akil erdiremiyorum. Sormus Kürtler "Türkiyede" kac seneden beri vardir? ve ekliyor söyleyip beni aydinlatabilirmisiniz?

Böyle bir soruya Nasil cevap verilir, cok düsündümde:senin Türklerin ve Türkiyen olmadan Kürtler bu topraklarda varligini devam etiriyorlardi asimavi,ve devam ediyor 60 yil önceden.

60 yil öncede Kürtler bugün olduklari yerdeydiler, ama sen yoktun büyük ihtimale, ama olmadigin halde öyle idialar savuruyorsunki, sanki o gün sehy Said, ile Seyit Rizanin yanindaydin.

Sana bütün samimiyetimle söylüyorum bu konuda yazili bir belge yada herhangi bir belge getir ben bundan sonra kürt oldugumu inkar edip bütün yasamim boyunca kendimi inkarla yasayacam.

Kisa yazmak istiyorum,Basta Dersim, Maras, Corum, Tokat, En son Olarakta Sivas, bunlari kimler yapti sorarim sana asimavi?Kürtler yapti diyemezsin herhalde, Sizin gibilerinin ne diyecegide beli olmaz dersiz de dersiz cünkü her seyi söyleme hakini kendinizde bulursunuz.

ABD Kürtlerin babasi olmus diyorsun,ABD senin yasadigin cumhuriyetin 85 senedir babaligini yapiyor,bunu biliyirsun, ama seni ilgilendirmiyor, Seni rahatsiz eden Kürtlerdir, onun icin Kürtlerde baska bir sey görmüyorsun.

45 milyon aleviden bahs ediyorsun,Iste büyük ihtimale sende bir alevisin,aleviler bugüne kadar gercek düsmanini tanimadilar,kirildiklari, yakildiklari cumhuriyetin pesine takilmis o düsmanlari oldugu cumhuriyeti yasatmak icin , yani basindaki Mazlum halklara saldiriyorlar aynen senin Kürt halkina saldirdigin gibi.

Sen kürtlerin yasamasini istiyorsun, valahi ne büyük bir erdemlilik sen peygambersin ya kürtlerin yasamasini istiyorsun,sana kurbanlar kesmek lazim o kadar iyi bir insansinki Kürtlerin yasamsini istemekle iyicene peygamberlik mertebine cikiyorsun..

Utanin ,utanin, kendinizde utanmiyorsaniz etrafinizdaki insanlikta utanin,bir halkin yasayip yasamamasini söz konusu edip büyük bir ilericilikmis gibi vurguluyorsunuz ben Kürtlerin yasamasini isterim, ama sosyalist yasamasini isterim.

Eger sen bir sosoyalistsen ben sosyalistligin ta dibine vurayim , ben senin yaptigin bildigin sosyalistligin kati bir fasiszim oldugunu sana rahatlikla söyleyebilirim.

Birde 40 lar semahina durmusnuz ha? öylemi?

40 lar semahina durmusun, ve ayni zamanda büyük siyasal belirlemeler ve analizler yapiyorsun "15 yillik kürt miliyetci mücadelesi kazigini saglam yere baglamadi" diyorsun Kürtlerin kazigi saglam yerdedir buna emin olabilirsin onun icindirki, senin gibileride dahir sosyalist gecinen, müliyetci gecinen,alevi gecinen, senin gibilerinde bahs ediyorum, kürtlerin kaziginda sikayetcidir.

Kürt kazigi bayagi rahatsiz ediyor olmaliki sizleri isinizi gücünüzü birakmis kürtlerin kazigiyla ugrasiyorsunuz.

Degerli cok kiymetli düsüncelerini dile getirmeye calistigini anlatiyorsun yaziyorsun yazinin sonunda.

Bak ASiMAVI, bir insanin düsüncelerini söylemesi düsünce üretmesi kadar güzel ve dogal bir sey yoktur, yanliz dogalik ve güzelik ne zaman ortada kalkar baskalarinin düsüncelerini, yada yazdigin bulundugun yerin gercekligini görmeden kalkip bulundugun yerdeki insanlarin degerlerine hakaretler savurursan o zaman seninyaptigin düsünce degil cirkinliktir.

Buraya Earl Nichthingale, den bir alinti yaparak noktlayacam.

"Hic birsey bizi konusma tarzimiz kadar ele vermez"

Ve ben diyorumki:
Konusun yazin böylece sizi daha yakinda tanimis oluyoruz.

asimavi - 10/11/2008 Saat 10:12

kürtlerin türkiyede kaç senedir olduğunu bana söyleyip beni aydınlata bilirmisiniz mesala 60 yıl önce kürtler nerdeydi alevilerin elinden et yemiyen şeh sahitle seyit riza pirin dialoğunda şu olayları hatırlatmak gerek.şeh said seyit riza pire haber salar. seyid der sana ziyarete gelecem der seyit riza pirde derki buyur gel seyit riza malumunuz koskoca dersim bölgesinin sorumlusudur.kurban kestirir misafirler için,ama bu seh said illede ısrar eder derki seyit rizaya kurbanları benim adamlarım kessin seyit riza pirde derki ne farkeder kessinler ha senin adamlar ha benim adamlar kesmiş.neyse masaya pilav gelmiş:)bizim seyit riza pir düşünmüşki olaa bu seh said ayrım yapıyor pilava kaşığı ilk daldıran seyit riza olmus. ya demiş seyit riza pir seh sahide ayrım yaparsın demek düşünün işte bu yezidl seh sahid ve adamların 40 lar lokmasına karşı ayrımcılık yapmaktadırlar ama cevap geç olmamıştır seh sahidleri ve adamlarını seyit riza pir dersimden kovmuştur hatta şunuda söylemiştir seyit riza seh sahide bir dağa dersim sınırları topraklarına ayak basarsan kelenizi alırız. şimdi bazı gerilla birlikleri demeden olayın içine direkt dalacaım apocu gerillalar alevi dersimlilerin ellerinden niye et yemiyorlar? bakınız tanıkları var hala canlı yaşıyanlar var bu olayları!!!kürtler 5 koldan geliyorlar ermenilik kirmalık alevilik iran şafi kürtleri hanifilik.birde çıkıp bize soru soranları var siz aleviler münkürmüsünüz munafırmı biz kimiz biz bu topraklarda dağa hz muhamedün yokkene 40 lar semahına durmuşuz.şu anki kürtler musa anterden,de ape musacı gelenektende uzaklaştılar keşke o sürecin geleneğin kürtlüğü ayakta kalabilseydi son 15 yilki kürt miliyetciliği mücadelesi kazığını sağlam yere bağlıyamadığı gibi natoya büyük finansmanlar sağlatmıştır aynı zamanda türk devletide bunu yapmıştır eğer bu olaylara sebeb olanlar olmasaydı ülkemizde şu an ortalama bir işçinin maaşı 2 bin ytlden aşağı olmayacaktı son 15 20 yıllık süreçte kürtlerde tc ordusuda büyük ölcüde üreticiye üretimciye halkımıza büyük darbeler çöküşler yaşatmıştır. düşünün kaç milyon kürt var kuzey ırakta kürdistan amlemleri var hatta kürdistan orada kuruldu çok güzel birde şu var bu ülkede 45 milyon alevi var onlar napacaklar hadi bakalım dier çoğrafyadaki halk köylü napacaklar birileri aklını peynirlemi yemek istiyor yada yedirtmekmi isteneliyor kimse kusura bakmasın arkadaşlar her önüne gelen konuşuyor ülkede her önüne gelen zarar veriyor ama cefasını kim çekiyor hesap yapan yok kürdistan deniliyor ırakta kürdistan kurulmuş kürdistan devleti oradada var nie orada yaşamak istemiyor bazılar? hatta kraliyetcilikle yönetilmekte hatta abd babaları olmuş bana göre bütün kültürlerin yaşamasını istiyorum sosyalist yaşamın devrede olmasıın isterim aynı zamanda şunu dile getiriyorum hiç bir mezhebi savunmuyom geçmişten günümüze gelen ve yaşananları ortaya aklımın dilimin bilincimin yettiğince paylaşıyorum dilin zengin olduğu kesindir dilinde zenginliği vardır dil talebinden dağa masum birşe yoktur ezilen kültürlerin açığa çıkması önemlidir ama çıkarırkende adaletli olmak gerek .türkiyede pek tekin değil elbette bir şeyleri karartmakda çözüm getirmeyecektir.



[tarihinde düzeltildi 10/11/2008 Saat 11:06 Yazar asimavi]

SeLo_CaN - 31/10/2008 Saat 08:55

Bu güne kadar yaşanilmiş olan cinayetler ölümler bir toplumun direniş mücadelesinin göstergesidir. Oysaki nedeni bilmeyen bir sebepten bariştan bahseden arkadaşlar ayni zamanda intikamdanda bahsedebiliyor. Bunun sebebi ne olabilir beyinlerinde kendilerine aciklayamadiklari siyasi düşünceden kaynaklaniyor. Başka uluslarda olan savaşlara karşi cıkan toplumumuz her seferinde aman çocuklar ölmesin, aman insanlar ölmesin, analar ağlamasin kendi toplumun yarasina çare bulamiyor hep acizlik hep bir uzaktan davul calmalar. Bazende zora geldiklerinde çok basit bir cümle kullanirlar ''onlarda bu devrim için bir bedel ödemek zorunda''... Sorarim oturduklari koltuktan kendileride bu devrim için bir bedel ödedilermi. Dr. Nuri gençliğe hitabeyi yazarken hiç düşünemedimi acaba kaç kürt genci, çocugu, yaşlisi ile silahin gölgesinde can vereceni.TEK DİYEBİLECEĞİM BİR ŞAVAŞ VAR VE BU ARTİK YANLİŞ BİR YERDE SÜRE GELDİĞİDİR. DAĞLARDA YETERSİZLİK BAŞLADİ OZAMAN OVAYA İNECEKSİN VE MECLİSTE DEVLETİN VE SİSTEMİN TEMELİNE YERLEŞECEKSİN. HİÇ BİRŞEY BİLMİYORSAN AKPNİN AKRABALİK SİSTEMİNİ ÖRNEK AL....

nana - 20/7/2008 Saat 11:40

merhaba
ben tam olarak bu kürt sorunu nedir anlamadım ama önemli bir sorununuz olabilir yanlız benim bu sorundan haberim yok heralde ....

koprulugentr - 15/7/2008 Saat 09:26

sores62, braye heja min.. cok güzel degerlendirmissin, dallandirip budaklandiracak bisey yazmaya gerek duymadim imzami atiyorum.. ;)

Yan mirin yan azadiya welat.. Her şerefli millet gibi Kürdler fazla bir sey istemiyor, kendi kaderini tayin etmek, birlesmis milletlerde 40 milyon Kürdün iradesi olarak oturmak istiyor.. olimpiyatlarda dünyada kendi marsini dinletmek bayragini cektirmek istiyor..

Biraz aci olacak ama Kürd yokturu tabu belleyip kabul edenler elbet gün gelip Kürdistani da kabul edecekler.. Ahmet abi ne diyor; "agladikca, agladikca daglarimiz yeserecek göreceksin.."

Her biji yekita gele kurd û welate me..!

Serkeftin.. (bra paragraf kullansan acizane daha okumasi kolay olacagini düsünüorum ;)

canbegli - 24/4/2008 Saat 17:13

PERTEKLİİRFAN DOĞRU YAZMIŞ
KÜRT SORUNU YOK, TÜRK SORUNU VAR.
TÜRK SORUNUNU ÇÖZMEK LAZIM.
YENİ KONUMUZ TÜRK SORUNU OLSUN.... :thumbup:

cedene - 23/4/2008 Saat 17:57

yaa ben sınırların kaldırılmasından yanayım..dünyada yaşayan her ırkla her cinsle yan yana yaşayabilirim ancakkkkkkkkkkkk...
beni olduğum gibi ötekileştirmeynlerle tabiki..
kendimi ve özümü inkar edemeyecem elbette ..
şimdi oymu kullancağım ..kürt halkının en doğal hakkıdır kendi bayrağını kendi ülkesini kurmak ..
bende halkımın yanında olacağım elbette :)

mayda - 27/3/2008 Saat 13:45



Bursada havlucu Recebe,
Karabük fabrikasında tesviyeci Hasana düşman,
fakir-köylü Hatçe kadına,
ırgat Süleymana düşman,
sana düşman, bana düşman,
düşünen insana düşman,
vatan ki bu insanların evidir,
sevgilim, onlar vatana düşman...
*******

Onlar ümidin düşmanıdır, sevgilim,
akar suyun,
meyve çağında ağacın,
serpilip gelişen hayatın düşmanı.
Çünkü ölüm vurdu damgasını alınlarına :
- çürüyen diş, dökülen et -,
bir daha geri dönmemek üzre yıkılıp gidecekler.
Ve elbette ki, sevgilim, elbet,
dolaşacaktır elini kolunu sallaya sallaya,
dolaşacaktır en şanlı elbisesiyle : işçi tulumuyla
bu güzelim memlekette hürriyet...

Nazım Hikmet Ran

pertekli - 19/1/2008 Saat 01:01


Alıntı Yazar botan, Gün 18/1/2008 Saat 19:14
Faşist diktatörlük Kürt sorununun yok sayılması politikasını ısrarla sürdürürken , 85 yıllık inkar ve imha politikalarında ısrar ettiğini iç ve dış operasyonları yoğunlaştırmada bir kez daha ortaya koymuş oldu. Bir süreden beri PKK’ye yönelik sınır ötesi operasyon hazırlığı yapılıyordu. Genelkurmayın etrafında top yekün savaş cengine giren AKP hükümeti ve burjuva düzen partileri Kürt sorunun çözümünü Kandili vurmaya bağlamışlardı. Yani TC devleti Kürt sorununun çözümsüzlüğünü daha çok kan, zulüm acı ve yıkımı politikasında buldu.
Nitekim TC devleti daha önce 24 kez gerçekleştirdiği sınır ötesi operasyonlara, birini daha ekledi. 16 Aralık 2007 gecesi 50 kadar bombardıman uçağı ile sınırı 130 km geçerek gerçekleştirilen il operasyonun ardında 22 Aralık günü onlarca uçakla bir kez daha Kandil ve çevresi dağlar bombalandı ve kara da ordu birlikleri Güney Kürdistan’a sınırını geçen operasyon, ABD’nin Irak’ı işgal ettiği 2003 yılından bu yana yapılan ilk ve son yılların en büyük saldırısı olarak değerlendirilen sınır ötesi saldırılarla Kandile ve çevresine bomba yağdırıldı. Sonrasındada uçaklar Kanndili dövmeye devam etti.
Kuzey Irak’taki köylerin ve Kandil Dağı eteklerindeki bazı yerleşim birimlerinin bombalandığı ve sonrasında topa tutulduğu, karada belli bir sınıra kadar giren askeri saldırıda bir çok sivil yerleşim alanı yerle bir edildi. Genelkurmay vurulan tüm hedefleri ve ölen ve yaralananları ‘PKK’li terörist’ saydığı için ‘tüm hedefler tam isabetle vurulmuştur’ açıklamasında ısrar etse de, haberlere ve değerlendirmelere bakılırsa, KDP ve YNK’nın operasyondan haberdar olması ve sivil yerleşim yerlerinin boşaltılmış olmasının kayıpları azaltmasına rağmen, ölenler ve yaralananlar, mal ve can kaybı vardı.
TC devleti Kürt sorununda gerçeklerle yüzleşmek, kabul etmek ve sorunun çözümü için demokratik halkçı adımlar atmak, demokrasi ve barış isteyen güçlerin istemlerine yanıt vermek, Kürt hareketinin görüşerek çözüm yolları geliştirmek yerine, generallerin ısrarla sürdürmek istedikleri faşist şovenist inkar, imha ve yok sayma tutumunu daha çok şiddet ve zulüm yolunda ısrara ediyor. Kürtlerin de artık kendilerini yok saydıklarını düşünen CHP, MHP ve diğer faşist gerici şoven parti ve çevreler bu çerçevede politika yapmayı varlık nedenleri olarak görmektedirler.
AKP ise Kürt sorunu söz konusu olduğunda generallerle ittifak içinde hareket ederek, inkar ve imha politikasının yürütücüsü olarak, generallerin önünde el pençe divan durarak, Kürt düşmanlığını kimselere bırakmamaya çalışmaktadır. Başbakan Erdoğan’ın daha önce Diyarbakır’da ‘Kürt sorunu vardır ve daha fazla demokrasi ile çözülür’,vb açıklamaları takiye’den öteye gitmeyen sözler olarak kaldığı gibi, generallerle ittifak içinde davranarak göstermelik açıklamalara ve “şevkat paketleri”yle Kürt emekçilerini yedekleyip, Kürt hareketinin altını oymayı hedefliyor.
Bir bölüm üst düzey emekli asker tarafından, son zamanlarda yapılan açıklama ve değerlendirmelere göre, 25 yıldan bu yana devam eden Kürt sorunu kaynaklı çatışmalarda, Türkiye 300 milyar dolar harcadı. 35 bin dolayında insan hayatını kaybetti. 16 Aralık’ta ve 19 bir kez daha ve çok daha kapsamlı olarak yapılan “Gün Işığı Harekatı” ile birlikte 25. kez sınır dışı operasyon gerçekleştirildi. Son operasyonda en az 40 milyon dolar harcandığı söylenmektedir.



ABD’nin icazeti ve desteği, Kürdistan Bölge Hükümeti’nin etkisiz bırakılması, ayrıca iç ve genel konjonktürün avantajlarını da değerlendirerek Kandil Dağı eteklerine ve bölgedeki Kürt yerleşim birimlerine yönelik olarak yapılan sınır ötesi harekat, bir kez daha devletin ve hükümetin Kürt sorunu konusundaki çıkmazını göstermiş oldu.
Bu operasyondaki “başarı”, Türk milliyetçiliği, ırkçı ve şoven çevrelerin gazını almak ve ordunun prestijini yüksek amacını da taşıdığı bir gerçekliktir. Nitekim ABD işbirlikçisi güçlerin; “Türkiye ABD’yi yeniden yanına çekmeyi başardı, ABD’de Türkiye’yi kazandı.” Sözleri, ABD uşaklığının, faşist ırkçı ve şoven Kürt düşmanı yaklaşımların nereye vardığını gösteriyor.
Operasyondan sonra AKP “büyük bir başarı, komutanlarımızı kutluyoruz” açıklaması yaparken, bir süre önce Genelkurmay Başkanı’nı istifaya çağıran MHP, “bu operasyonla yetinilemez” açıklamasında bulunurken, CHP, “geç kalınmıştır, arkası gelmelidir” demektedir. Diğer irili ufaklı gerici, ırkçı, faşist çevre ve güçler de bu kapsamda açıklamalar yaparak, Kürtlerin tepesine, Kürt dağ ve ovalarına yüz top bomba boşaltılmış olmasından dolayı mutluluklarını dile getirmekte ve sevinç çığlıkları atmakta ve Kürtlere göz dağı vermektedirler.
Bu harekat ile yükselen ABD karşıtlığının, Türk egemen sınıflarının ihtiyaçları ve mecburiyetleri gözetilerek kısmen azaltıldığı da söylenebilir. Genelkurmay Başkanı Büyükanıt, “ABD’nin desteği sadece istihbari bilgilerle sınırlı değildir. ABD bize hava sahasını açarak büyük bir katkı sunmuştur” açıklamasıyla, ABD karşıtlarını etkileme çabası içinde olduğunu gösteriyor.
5 Kasım, Bush-Erdoğan görüşmesinden bu yana övgüler dizilen ABD ilişkileri Türk askerlerinin başına çuval geçirme olayından sonra, yeniden ‘olağan’ düzeyine kavuşturulmak istenmektedir.
ABD’nin ise iki tarafı da kendisine çekecek bir taktik peşinde olduğu anlaşılmaktadır. Savaş uçaklarının özellikle PKK kamplarının olduğu bölgeye yaklaşmadığı, karşı tarafın uçaksavar gibi silahlarla yanıt vermesinden kaçındığı anlaşılmaktadır. Bu durum, ABD’nin çizdiği bir sınır olabileceği gibi, Türk savaş uçaklarının herhangi bir saldırıyla karşılaşmaları ve zayiat vermeleri durumunda içine düşeceği zorluklar ve bunun yaratacağı yeni ve daha olumsuz gelişmeleri engellemek de olabilir.
Türk egemen sınıfı ABD’nin açtığı hava sahası ve verdiği istihbari ve diğer destekle ve Kürdistan Bölge Hükümeti’nin etkisiz bırakılması sonucunda 50 kadar olduğu söylenen F-4 ve F-16 uçağı ile gece karanlığından önceden belirlenmiş hedeflere yüz ton bomba boşaltarak zayiat vermeden geri dönmüş olmayı büyük bir başarı ve büyük bir moral destek olarak değerlendirmekte ve iç kamuoyunu yedekleyip birleştirmeyi amaçlamaktadır.
Genelkurmay Başkanı Büyükanıt, ‘gerekli görüldüğünde bu tür operasyonların yapılacak, PKK kamplarını BBG evleri gibi gözetleyebiliyoruz’ diyor.
Türkiye “Ay Işığı Harekatı” ile Kandil’i söndürmeye yönelik bir operasyon daha gerçekleştirdi. Ancak sorun Kandil Dağı değil. Sorun Kürt sorunudur.
Sınırları ABD tarafından çizilen, 40 milyon dolara mal olan, Kürt ve Türk halkı arasındaki kardeşlik bağlarını daha da zayıflatan, şiddeti ve terörü daha da artıran, Türkiye’yi adım adım Ortadoğu bataklığına çeken bu saldırı Kürt sorununun çözümüne değil, daha da karmaşık bir hal almasına hizmet edecektir. ‘Ezdik, ezeceğiz, az kaldı’, ‘örgüte büyük darbe vurduk’ gibi defalarca yapılan açıklamalarla bugüne kadar bir yere varılmadığı açık.
Zira Kürt sorunu, “ne iç nede dış operasyonlarla çözümlenmesi mümkün olmayan, çözümü gündemde olan temel bir sorundur. Kürt sorunu, Kürtlerin istemleri doğrultusunda, barış ve kardeşlik temelinde, Kürtleri bir bir ulus olarak muhatap alarak ve Kürtlerin demokratik hak ve özgürlükleri tanınanarak, yani Kürtler kendi kaderlerini kendi ellerine alarak gerçek demokratik bir çözüm yoluna girebilecek ve inkar ve imha politikaları boşa çıkarılacaktır


botan arkdasin yazisi buraya tasinmistir

Waris Dirie - 6/1/2008 Saat 16:41

Sınır ötesinde ABD’nin hangi planları var?

Türkiye’nin de içinde yer aldığı Ortadoğu bölgesi, özellikle zengin petrol ve doğalgaz kaynakları ve coğrafi olarak uluslararası geçiş yollarının üzerinde olması nedeniyle, emperyalistler arası egemenlik ve paylaşım mücadelesinin neredeyse tam merkezinde yer alıyor.

Başta ABD olmak üzere, emperyalistler bölgeye hâkim olmak için etnik, dinsel ve mezhepsel bütün farklılıkları kullanıyorlar. Amerika, Genişletilmiş Ortadoğu Projesi (GOP) adı altında Ortadoğu’yu karıştırarak yeniden yapılandırmak istiyor. ABD’nin “demokrasi” vaadiyle işgal ettiği Irak, bugün neredeyse üç parçaya bölünmüş durumda. Geride bıraktığımız 2007 yılında, Irak’ta mezhep çatışmalarında ölenlerin sayısı 24.000 kişiye ulaştı. İsrail işgali altında Filistin sorunu kadar, ABD tehdidi altında bulunan Suriye ve İran da bir sorun olarak görülüyor. Lübnan da bölgede sürekli kanayan bir yara olmaktan kurtulamıyor.

Ortadoğu’nun kanayan bir başka yarası da Kürt sorunudur. İran, Irak, Suriye ve Türkiye’de yaşayan Kürtler yıllarca demokrasi ve özgürlük istediler. Baskı ve inkâr, Kürt sorununu ortadan kaldırmadığı gibi daha da büyüttü. Oysaki barış ve demokratikleşme ile soruna yaklaşmak çözüm yolunu açabilirdi. Nitekim bölge ülkelerinin çözemediği Kürt sorunu, bu kez ABD ve diğer emperyalist ülkelerin Ortadoğu’yu yeniden ele geçirme planlarının bir parçası olarak istismar edilmeye başlandı.

Kürt sorunu, ABD tarafından Türkiye’yi de Ortadoğu sorunlarının içine çekmede bir kaldıraç görevi görmeye başladı.

Türkiye’nin işbirlikçi egemen sınıfları, kendi içlerinde demokrasi ve eşitlik temelinde çözmeye yanaşmadıkları Kürt sorunu nedeniyle, özellikle bölgede etkinliği artmış olan ABD emperyalizmi tarafından giderek daha fazla sıkıştırılır hale geldi. Böylece Türkiye, Ortadoğu’da, ABD’nin stratejik çıkarlarına daha fazla zorlandı. İşbirlikçi egemen sınıfların, ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi’nin üstüne balıklama atlamaları da bu yüzdendir.

AKP hükümeti ve milliyetçi partiler,
Çözümü ABD işbirlikçiliğinde arıyorlar

Kürt sorununu bir demokratikleşme sorunu olarak görmek yerine ısrarla “terör” sorunu olarak ele alan milliyetçi-şoven güçlerin (başta CHP ve MHP) baskısıyla, bu koroya AKP hükümeti de katıldı. Medya yardımına başvurarak harekete geçen bu güçler, ABD emperyalizmine kısa bir süreliğine de olsa “posta koyar” gibi göründüler. Fakat bu sahtekârlıkları uzun sürmedi.

Başbakan’ın 5 Kasım’da gerçekleştirdiği Amerika ziyaretinin ardından tansiyon yavaş, yavaş düşmeye başladı. Erdoğan-Bush görüşmesinden Kuzey Irak’a ABD gözetiminde sınırlı bir hava operasyonu yapma kararı çıkmıştı. Böylece AKP hükümeti ve devletin çeşitli kademelerinden gelen ABD karşıtı açıklamalar terk edildi. Yeniden “ABD stratejik müttefikimiz” noktasına dönüldü. Ne de olsa PKK kampları ABD uydularından alınan görüntülerle izleniyordu. ABD sayesinde sıcak takip istihbaratı sağlanıyor ve verilen koordinatlarla Kuzey Irak bombalanıyordu! Türkiye hem teröre hem de bütün komşu ülkelere korku saçıyordu! Fakat Türkiye’nin bu “kararlı” müdahalesinin arkasında kafaları karıştıran bir soru vardı; Şimdi merak edilen soru şuydu; Türkiye’yi yöneten güçler ABD emperyalizmine hangi lanetli amaçlarında hizmet edecekler ve karşılığında ne alacaklar?

Asıl amaç; Türkiye’yi savaş bataklığına çekmektir

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın ABD başkanı Bush ile yaptığı görüşmenin ayrıntıları tam olarak bilinmiyor. Fakat Türkiye’nin, Ortadoğu ve İran sorununda ABD’ye destek olacağının belirtileri yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı.

ABD, işbirlikçi Türkiye egemenlerini, İran politikası için kendi yedeğine almak istiyor, bunun için işbirliğinden şantaja kadar pek çok yöntemi kullanıyor. İşbirlikçi egemen sınıfların “bu aldıklarına karşılık” olarak, özellikle İran konusunda bazı yükümlülüklerin altına girmiş oldukları ihtimali oldukça büyüktür. Bu durum, Türkiye halkını Ortadoğu bataklığı içine boylu boyunca atmak anlamına geliyor. Bu Türkiye için büyük bir tehlikedir.

ABD Irak’a girdiğinde Türkiye halkı yaptığı eylemlerle ABD karşısında yer almıştı. Yapılan anketlerde halkın yüzde 90’ı ABD karşıtıydı. Halkın eylemleri, Meclis üzerinde de baskı kurmuş ve meşhur “1 Mart Teskeresi”nin reddi ile Türkiye Ortadoğu bataklığına girmekten son anda kurtulmuştu. Bugün, terör bahane edilerek sınır ötesine yapılan bombardımanla ve ABD ile girilen yeni anlaşmalarla adeta “1 Mart teskeresi”nin rövanşı alınmaktadır.

Sınırın ötesine gözdağı mı veriliyor?

16 Aralık’ta başlayan sınır ötesi bombardımana 50’nin üzerinde uçak katıldı. Bombardımanlar çeşitli aralıklarla Kuzey ırak’ı vurmaya devam ediyor. Halk yoksulluktan kıvranırken milyonlarca dolar sınırın ötesine savruluyor. Hükümet ne kadar “hedefimiz siviller değil, terördür” dese de, bölgede yaşayan Kürtler bu saldırının kendilerine yapıldığını düşünüyor. Saldırılarda sivillerin öldüğü, köylerin bombalandığı ve hayvanların telef olduğu haberleri geliyor.

Kuzey Irak’a yapılan bombardımanın ardından yapılan açıklamalarda Türkiye’nin gücünü bütün bölgeye ve dünyaya gösterdiği belirtiliyor. Yani komşu ülkeler, Ortadoğu ve dünya gücümüz görecek ve bizden korkacaktır. Bu yaklaşım Türkiye’yi bölgede komşularıyla sorunlu bir ülke durumuna getireceği gibi aynı zamanda bölge halklarının nefretini de kazanmasına neden oluyor. Osmanlıcık ve Turancılık yeniden yeşertilirken “Musul ve Kerkük üzerinde yeniden hak iddia etme” hayalleri yayılıyor. Türkiye yeni ve kanlı maceralara sokulmak isteniyor.

Bölgede ve Türkiye’de çözüm;
Barış, kardeşlik ve demokrasiyle gelebilir

ABD ve işbirlikçilerinin çözümleri bölgeye ve Türkiye’ye hep kaybettirdi. Bölgede yaşanan Filistin ve Kürt sorununu emperyalistler yaratmadı. Bu aslında onların bir oyunu olarak ortaya çıkmadı. Bu sorunlar baskı ve esaret altında zaten var olageldi. Türkiye ve bölge bu sorunları çözemediği için, emperyalistler işe el atma cesareti gösterdiler.

Emperyalist müdahaleleri ortadan kaldırmak için öncelikle bölge ülke halklarının kendi sorunlarını kendisinin çözmesi gerekiyor. Türkiye halklarının kendi sorunlarını kendilerinin çözmesi gerekiyor. Kürt sorununun çözümü ancak iki halkın yani Türk ve Kürtlerin eşit haklara dayalı, gönüllü birliğini kurması ile mümkün olabilir. Bunun için Kürtlere demokratik haklar tanınmalıdır. Gönüllü birlik ancak böyle sağlanabilir. Eşit haklara dayalı bir arada yaşama çözümü Türkiye’nin de çıkarına olan tek çözümdür. Türkiye’nin birliği buradan geçmektedir. Aksini, yani baskı ve inkârı sürdürmek bölünmeyi daha da çok kışkırtmıştır.

Ülkede ve bölgede barış için birleşelim

Emperyalistler ve işbirlikçileri için bölge dikensiz gül bahçesi olmadı, olmayacaktır. 1 Mart’ta Türkiye’nin savaş bataklığına çekilmesini engelleyen Türkiye halkı, bu kez yine oynanan oyunları bozmak zorundadır.

Türkiye halkı barış ve huzur içinde bir arada yaşamak istiyor.
Türkiye halkı komşu ülke halklarıyla kardeşlik içinde yaşamak istiyor.
Emperyalistler ve işbirlikçi yönetimler ise petrol ve yayılma adına savaşı ve kanlı maceraları körüklüyor.

Türkiye, bölgede ve kendi üzerinde oynana oyunları bozabilecek güçlü bir ülke olabilir. Başta ABD olmak üzere emperyalistler bölgeden def edilebilir.
Bunun için önce Türkiye kendi Kürtleriyle barışmalıdır.

Sınır ötesi harekât durdurulmalı, barış ve diyalog yolu açılmalıdır.
DTP üzerindeki baskılar son bulmalı ve demokratik adımlar hızlanmalıdır.
Türk, Kürt, Arap her milliyetten işçi ve emekçiler emperyalizme ve gericiliğe karşı birleşmelidir.

Chaos - 9/11/2007 Saat 19:23

ben ikna oldum..
ciaooooo


[tarihinde düzeltildi 9/11/2007 Saat 19:30 Yazar Chaos]

delistan - 9/11/2007 Saat 15:31

SORU: çoooookkk acı çeken %40'ın %99 u AKP ye oy veriyorsa mühürü iki resim aşağıya( DTPye ) basmak için kaç kalori gerekir?

Yaani : Kültürel anlamda aşşşşırı derecede sıkıntı duyduklarını iddia eden 100 kişiden 99 u AKP ye oy veriyorsa bu etnik grup için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Bu etnik grubun, kendilerini ötekileştirmelerine sebep olacak extra bir sıkıntısı yoktur.
B) Bu etnik grubun, mühürü iki kare aşağıya basacak kalorisi yoktur.





* Evet daha iyi anlaşıyorum. Dediğim gibi Kürtler abdesti kaçar diye Alevi evlerinin duvarına deymezken, ben diğer adamlarla Pir Sultan Abdalı, Hacı Bektaş-ı Veli'yi, Aşık Veysel' i paylaşıyorum. Bunu kimse inkar edemez. Daha geçen gün Apo hizmetkarı bikaç kişinin müdahalesine maruz kaldım. Neymiş efendim ben deyiş dinlersem onlar da ilahi dinleyeceklermiş. Yaf kim size ilahi dinleyemezsiniz dedi ki? Niye sizlerin Ali' ye karşı bir alerjiniz var anlamış değilim. Ama bu benim üçbeş faşistin arkasında durmamı sağlamaz. Tıpkı "ben tc nin hizmetindeyim " diyen Aponun arkasında durmadığım gibi...

* Dediğim gibi bu konuda çok sayıda tez var. Herkes kendi tarafına çekmeye çalışıyor Alevileri. Ama şunu kimse inkar edemez. Türkiyenin her yerinde semaha " Allah allah, pir aşkına... " diye başlanır. Dedelerimiz de deyişlerini çoğunlukla Türkçe seslendirir. Ama Kürtçeyi öğrenmek o coğrafya' da kaçınılmaz bir durumdur. "Kürtleşmek" kelimesini yaz bi yere, zırt bırtta bana dedirtme... İyi okursan bişeyleri tekrar tekrar sorma gereğini duymazsın.

* Her etnik grubun belirli özellikleri vardır. Felsefedeki siyah kuğu örneğini bilirsin. Tabii ki herkesi karalamak veya yüceltmek mantıksız bir çıkarım olur. Yaani çoğunluk üzerine konuşmak mübahtır.

* Şu kafatasçılara ilgi duyduğumu bidaha söylersen aklından şüphe ederim. İyi oku bana ikidebir aynı şeyleri yakıştırma.

* Şu linç edilmesi olayına gelince... Bunu yine tekrar ettireceksin bana... Yaşın yanında yanan kuruların tüm günahı sizin boynunuza... Havaya ateş açılmış gidin denilmiş kürtler de gitmişler he mi? Sen dua ette madımak gibi bir olay başınıza gelmiyor.

Chaos sana ayıracak o kadar da çok vaktim yok. Geri kalanını daha sonraki günlerde yanıtlayacağım. Benden resmen tez istiyosun. Üşenmezsem onu da yazacam söz.

Hem sen benim sorularıma hiiç cevap vermedin tekrar soruyorum.

SORU: çoooookkk acı çeken %40'ın %99 u AKP ye oy veriyorsa mühürü iki resim aşağıya( DTPye ) basmak için kaç kalori gerekir?

Yaani : Kültürel anlamda aşşşşırı derecede sıkıntı duyduklarını iddia eden 100 kişiden 99 u AKP ye oy veriyorsa bu etnik grup için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Bu etnik grubun, kendilerini ötekileştirmelerine sebep olacak extra bir sıkıntısı yoktur.
B) Bu etnik grubun, mühürü iki kare aşağıya basacak kalorisi yoktur.





[tarihinde düzeltildi 9/11/2007 Saat 15:34 Yazar delistan]

Chaos - 3/11/2007 Saat 03:30

-türk asıllı ve kürtler tarafından asimile edilen bir alevi olarak türk kafatasçılarla daha iyi anlaştığın bir gerçektir.. bunu sen ifade ettin çünkü..
şimdi ise kürt oldugunu ve benim seni yabancılaştırdığımı iddia ediyorsun.bunu nasıl açıklayacaksın merak ediyorum..
kürtmüsün? yoksa türk mü?
yada türk asıllı bir kürt mü? yada tersi..

hiç kimse sorundan kaçmıyor.ama sorun var diyip daldan dala atlayıp tutarsız bir şekildedevam edilecekse birak bu sorunları konuşmayı birbirimize laf yetiştirmekten öteye geçemeyiz..
kimse kürtlerin bütünün devrimci yada demokrat oldugunu iddia edemez.. ki bu söylem yada teori diyalektiğe aykırıdır. çünkü bir toplumun tamamı aynı olamaz..
ama tabi aynı olmaması nedeni ile farklı ulusların kafatasçılarına ilgi duymamızıda gerektirmez..
ayrıca sorun devletleşme değil ulus olarak kabul edilmektir.. ve yapılan her türlü baskılara son verilmesi ve kültürel hakların verilmesidir.türkiyede şuan sosyalizm yok ve devletleşmeyi bir kenarda bırakalım insanlar sırf "doğulu" olduğu için linç edilmek isteniyor..
--basına yansımayan ama adananın yumurtalık ilçesine bağlı haylazlı köyü tarafından köyün cıvarlarında çadırlarda kalan zorunlu göç mağduru şırnaklılara gece vakti baskın düzenleniyor.. ve havaya ateş açıp "buradan gidin teröristler" deniliyor..--(minak)
ki her ulus kesinkes devlet kuracak diye bir kaide sosyalizmdede yok bildiğim kadarı ile.. bunun alternatifleride var elbette..

benim türkiyeyi türklerden ve kürtlerden ibaret gördüğüm kanısına nasıl vardin gerçekten merak ediyorum
bu topic kürt ulusal sorunları için açılmış ve bu doğrultuda fikirler yazılıyor..
eğer çok humanist ve enternasyonal isen geri kalan 71 bir farklı kültür ve toplumların topiclerini açabilirsin.. buna kimse engel olmaycaktır emin ol..
ama herkes için hümanist ve sosyalist oluşun aklımda bir çok soru işareti birakıyor..
her fenomeni kendi bulundugu koşullar içinde değerlendirip kürt ve diğer farklı kültür ve toplumlara uygulanan baskıya elbise giydirmekte sosyalizmin hangi kategorisine giriyor..
eğer kürt sorununu sosyalist ideoloji üzerinden tartışacaksak bunun belli ve net bir açıklaması mevcut..
hadi bunu aştık.. egemen ve kapitalist devlet sistemini "kendi koşulları içinde değerlendirip" meşrutiyetini kazandırmak nasıl bir demokrassidir? nasıl bir 72 kültürü kucaklamaktır? yada 1 ri kucaklayıp diğelerine tekme sallamkmıdır?
Sanırım Bu durumda melez olmakta bir dıştalanma ve yabancılaşma sebebidir..
annesinin yada ninesinin türk yada arap yada fars olmasından daha doğal ne olabilir?
ayrıca konumuz Apo değil, kürt kafatasçısı ile türk kafatasçısı arasındaki fark olmalı.. öncelikle bunu aşmamız lazım. (tabi varsa bir fark)..

askerin afyondan gidip türk burjuvazinin menfaatleri için ölüp öldürdüğü konusu hakkında senden geniş bir açıklama bekliyorum delistan.. ben bunun farklı alternatifleri oldugu konusunda bir bilgiye sahip değilim.. bu "katman" ı açıklamanı istiyorum.
doğudaki herkesin pkk li oldugu iddiasında bulunmadım.. ve elbette herkes pkk li değildir. özellikle çıkarcı ve rant çevreleri devlet gibi yolmak için hazırda bulunan bir kaz bulunurken neden kendi kültür ve hakları için pkk li olsunki.. ki kuzeyli kürtlerin hepsi pkk li olsaydı iyi yada kötü bir sonuç alınmıştı şimiye kadar..
anadoludaki herkesin bir halk çatışması olmadıgını bildigini ifade etmen gerçeklerden uzaktır..
çünkü kendi evladını bu savaşta kaybetmiş biri eğer "vatan sağ olsun" diyorsa demekki bir sorun vardır.. demekki halk çatışması yada çıkar üzerine kurulu bir çatışma oldugu konusunda net değildir.. hatta çıkarları için kullanıldığının farkında değildir..
ayrıca; insanları bölgecilik yaparak ayırmanın mantığı nedir anlam veremiyorum..
kürt arasında ne kadar hain ve rant peşinde kişi varsa burada dersimde kendi payına düşen sayıyı aldığı gerçeğini göz ardı edip "dersimli" ise sorun yok demek hangi mantığın ürünüdür?
dersimlilerde insansı duyguları taşımıyormu? ihanet, bilinçsizlik, ikiyüzlülük, rant, ve daha bir çok çirkef durum.. bunlar dersimde yok mu?

yazımı kontrol etmedim. ama zaman bulursam daha derli bir yazı ile devam edeceğim..
kolay gelsin..


[tarihinde düzeltildi 3/11/2007 Saat 03:31 Yazar Chaos]

delistan - 1/11/2007 Saat 17:29

Mustafa

* Taraftan kasdettiğin ney ? Eğer tahminimdeki kitleyse kimseyi bi tarafa atmaya hakkın yok. Lütfen artık içinde bulunduğunuz depresif durumdan kendinizi kurtarmaya bakın.

* Şu takıldığınız şeye bak... " aslında öldürülen asker sayısı 30 da 29 olarak gösteriyorlar. " Yaf hangi şehit yakını oğlunun fotoğrafını gazetelerde görmek istemez? Hem koca devlet öyle küsürlerle uğraşmaz. Eğer ortada fazla kayıp varsa bunu kullanmayacak devlet aptal bir devlettir. Dünya kamuouyu da önemli öyle değil mi?

* Devrimci kimlere denilir kimlere denilmez onu da biliyorsundur heralde. Kendini devrimci olarak nitelendirme de nasıl nitelersen nitele... " Dersim " adını kirlettiniz, "devrimci " kelimesini de kirletmeyin lütfen.Hele Deniz GEZMİŞ adını hiiiiçç kullanmayın. Bırakın baari o temiz kalsın. Sosyalizm ve eşitlik taraftarı olan hiç kimse emperyalizmin oyununa gelmez. Sonucunu düşünemediği trajikomik olayları, hareketleri savunamaz.

* İsrailde Kürtlere farklı bir nüfuz cüzdanı verildi. Mesela herkesinki maviyken kürtlerinki kahverengiydi. İsraildeki kürtler sizin umduğunuz özgürlüğe kavuştular. Ancaak istedikleri her yerden toprak alamıyorlar, evlerini devletin gösterdikleri yerlere inşa ediyorlar, her şehire elini kolunu sallayarak giremiyorlar. Alın size özgürlük...

* Senin bahsettiğğin durum komikse ben Barzani hakkında yüzlerce komik şey söyleyebilirim. " ben kedi bile vermem", [/b]" Irakta kedi yokkiii "

* Dersimliler sonucunu bile bile hiçbir bilinçsiz hareketi desteklemez. Kimse kendisini bu kavganın içinde görmesin lütfen. Bizim mücadelemiz farklı bunlarınki farklı... Durun hele bi milletin adımbaşı camisi var bizim daha cemevimiz yok.

Mustafa sen nerelisin?

Say-sev

delistan - 31/10/2007 Saat 21:03

Chaos, *Bu kadar da basit düşünmeyelim lütfen... Oy pusulasının bilinç işi olduğunu elbetteki biliyorum. Burda kara mizah var. Kalori yok tamam da bilincinize ne oldu? Sakın " devlet aklımıza ÇİP yerleştirdi, DTP bizde yüklü değil " demeyin... Sorun burda arkadaş aykırılık yapacaksan bu konuda yap! Neden oylar DTP ye değil de AKP ye gidiyor? Sorunu çözmek birilerinin işine mi gelmiyor acaba?

* 72 farklı kültür varsa neden Türkiye'yi sadece Kürtler ve Türklerden ibaret görüyorsun?Herkese bir devletse olay nerede sosyalizm? Şu %40 meselesi de resmi kaynaklarda geçmiyor. Bu sizin söylediğiniz bir rakam. Ben de maadem % 40 lık bir payın var neden tek başına iktidar olmuyorsun diyorum?

*1900-2000 yılları arası devletlerin hepsinde Üniter, hatta 1900 lerin başında Totoliter bir yapı gözükür. Bu devletler kim diye soracak olursan sana "batıyı" gösterirler. Ha bu çok ta demokratik bir şey midir? Elbette değil. Ancak tarih bilimi için söylenen bir not vardır... " her olay içinde bulunduğu zamanın koşullarına göre incelenmelidir." Neden katı bir yönetim vardı diye soracaksan ona da açıklık getirebilirim.

* Öyle açıklamalar yapmışsın ki beni zulmedenleri savunuyor gibi gösteriyorsun. Bana bak efendi! Sen kim oluyosun ki beni katagorize ediyorsun? diye sorarlar adama...

* Aponun liderlik sıfatlarını yere göğe sığdıramıyosunuz fakat sözkonusu başka liderler olunca çingene çenesi yapıyorsun. ++++++++++++++...
Saddam kadar olamadı. Adam idam sehpasında bile dize gelmedi. Ama Apo uçağa binince hemen de Türk kesildi. " Benim anam da Tırk dır, bana iş verin Turkiye da çalışacam " diyen bir insandır. Tabi tabi ilaç söyletti... Okiş arkasında binlerce insan var fakat onun sahnede konuşma becerisi yok.

* Osmanlı da verilen para cezalarından bahsetmişsin. Bir de önüne arkasına ölüm serpiştirmişsin. Olmuyo canım çayla kola içilmez.

* Şu tecavüz hikayeleri de her yerde vardır maaşallah. Niye kendinizi bunlara layık görürsünüz anlamadım gitti...

* Sabiha Gökçen... Atatürk' ün manevi kızı. Ermeni. Sabiha gökçen Türkiye'nin ilk kadın plotudur. Operasyon plotu değildir. Türkiye imajı için kullanılmış bir bayandır. Öyle İstanbul-Ankara- Dersim güzergahında uçamaz. Ha aktarmalı giderse bilemem... Tovbe Tovbe...

* Birdaha beni birilerinin dostu olarak gösterme. Yakıştırdığım küçük sanatçı,şarkıcı,artist gibi olmasaydın birilerine para cezası kestirip idam sehpasına oturtmaz, birilerine de tecavüz ettirmezdin.

++++++++++++
* Belediye seçimlerinin halk oylamasıyla yapıldığını bilmeyen mi var? Onu nerden çıkardın ? Ben halk oylamasıyla yapılmaz mı dedim?

*
Bir insan zorla Kürt bölgesine gönderilip zorla halka baskımı yapıyormuş. Şu zorla kelimesini hiç sevmedim. İstersen sana işin askeri boyutunu da uzun uzadıya anlatabilirim. O ayrı bir katman...

* Siz kendinizi Almanya Nazisindeki yahudi gibi görmek istiyorsanız buyurun görün. Ama kendinizi PKK olarak görüyorsanız baskıyı da eleştirmeyin. Yok öyle yağma. Doğudaki herkes PKK li değil bunu da unutma. Hani yaşın yanında kurunun yanması olayı vardır yaa işte onların bütün günahı sizin boynunuza...

* İşte çarpık bir düşünce. Bir medya niye ırkçılığı aşılar? "diğer kesimin üzerine gidilmesi için" Bir medya niye aman galeyana gelmeyin der? diğer kesimin üstüne gidilmemesi için.
* Zaten anadoluda yaşayan herkes bunun halk kavgası değil, çıkar gruplarının kavgası olduğunu bilir. Bunu sende biliyorsundur emiinim.Eğer halk bunu bilmeseydi teorik olarak seni istanbulda çarşıda yürütmezlerdi. Çıkar grubu olmasa ingiliz, alman, ermeninin ne işi var kandilde?(yabancı medya)

* Senin gelirin 50 000 Euro olsaydı çocuğunu yatılıya mı gönderirdin? Askerlik mevzusu da ülkesel bir sorundur ona ben de katılıyorum.

*Doğrudur Sivas'ın alevi kesimi dublex evde yaşar, onların mutfaklarında robotlar değil Kangal köpeği servis yapar. O kadar rahattırlar ki sorma... Bu dersim için de geçerlidir. Çok keyifliyiz abiii onun için dersimliler önce AKP ye oy verir. Bu cümleye bayaaa bi yıldız gider. ******

*
Arkadaş ben de Kürt' üm. Sen kimi başkalaştırıyosun?

* Duygusallaştıranlara bir uyarı gelmiş gaaliba.

Arkadaşlar zamanım kısıtlı olduğu için hepinize cevap yazamıyorum. Ama mümkün olduğu kadar tartışmaya katılacağım.

Say-sev


Lütfen Hakaret Iceren yazilar Kullanmayalim ve görüslere saygili olalim.(Pertekli)


[tarihinde düzeltildi 31/10/2007 Saat 21:24 Yazar pertekli]

mustafa - 30/10/2007 Saat 20:17

selamlar
yasanan son dersin savas ipleri iyicene gerdi ve aslinda celiskelerin artigi durum yasaniyor.ve cözüme bir adim daha yaklasiyoruz 30 yildir iki tarafinda biribirini yenemem durumu belkide burda son boyuta geldi.türklerin KIRMIZI cizgileri yerle bir oldu KUZEY IRAKI kelimsesi onlar icin artik bir kompleks halini aldi.cünkü KUZEY KORE KUZEY IRLANDA KUZEY KIBRIS KELIMLERI neyin tanimi oldugunu iyi biliyorlarki son 1 aydir IRAKIN KUZEYI DEMEYE BASALDILAR.
öldürdükleri militan sayisini abartarak COK SAYIDA "TERÖRIST" diye not düsmeye basladilar rakamlari artik kulanamaz durumdalar.tc nin sonu sadamin sonu gibi olucak tc nin kuveyti olacak kürdistan iskali.
arkdaslar sadece tc nin dagilmis mililestirme duygulari pravakasiyonudur türk metroplerinde yasananlar panige gerek yok bence artik ben poolitik kürt degilim diyenler bile siranin kendilerine geldigini fark etiler: bilmiyorlardiki TARAF OLAMYANIN BERTARAF OLAYAGINI
NE OLURSAN OLSUN kürtlerin bu savasi yasamalari gerekiyordu ve savas yasasindaki aciyi sindirmek tepki duymak örgütlenmek secnekleri vardir.
hepimiz biliyoruzki tc nin iskalinin amci kandili feht etmek degil.yani olayi türk halikina öyle sumuslarki sanki bir vadi bir magara var orda damlar kamp yapiyor gidip hepsini yok edip gelicez.ciden cok komik bi durum bu yani ordaki savsasan insanlarda kendini ona göre hazirlamistir.ha bide pkk sorun degil 2008in ilk aylarinda ilan edilmesi düsünülen KÜRDISTANIN sancilaridir yasananlar.
her seye ragem kötümser olmamak lazim siyasi ve askeri dengelerin kimdeen yana olacagini önümüzde görecez.


devrimci selamlar

ozy_34 - 29/10/2007 Saat 10:43

Bizler her alanda olduğu gibi siyasi alanda da taraf seçerken, seçtiğimiz tarafın hataları üzerinden atlamayı çok iyi biliyoruz.
Örneğin eski seçimleri hatırlayanlar çok iyi bilir. Kuzey kürdistan topraklarındaki bütün belediyeler hadep üyelerinden seçilirken seçimlerde hadep'e hiç oy çıkmazdı! Ne garip değil mi ? Bu halk kalori hesabıyla oy kullanmıyor.
Oy seçimlerindeki sahtekarlığı görmek için de fazladan kalori sahibi olmak gerekmiyor.

Tarihten bihaber olarak yazmaya devam edersek sonuç ancak böyle olurdu.
Ulus olma kavramı kapitalizmle birlikte eglişir. Yani 20. yüzyılın başında ulus devletler kurulmaya başlanmıştır. UKKTH nın özünde burjuva bir hak olması da buradan kaynaklanır. Kapitalizm'in gelişebilmesi için ulus devletlere ihtiyaç vardı ve artık ulus devletler kapitalizm'in önünde büyük bir engeldir ve yıkılmaya başlamıştır. (devletsel olarak değil, ilerici yönleri olarak)
Kapitalizm öncesinde ise bütün dünya coğrafyaları ümmetçi bir anlayışla şekillenmekteydi. Yani uluslar üzerinde bir baskı söz konusu değildir. Osmanlıya baktığımızda eyalet sistemini çok iyi görürüz. Eyalet sistemlerinde ulusların haklarını da çok iyi görürüz..
Yani kürtlerin de ulusal bir devlet kurmak istemeleri talebi esasen kapitalizm'in koşullarının dayatması ile başlamıştır. Tabi ki kürtler üzerindeki baskı da bu yüzden başlamıştır.

Konu uzun uzun tartışmaya açık. Ancak nitelik olarak bir ilerleme sağlayamadığımız sürece tartışma, polemiğe dönüşecek, teori üretemediğimiz yerde de hakaret başlayacaktır.
Ya hakaretlere son veriniz bu işi teorize edenler konuya devam etsin, ya da bilgilerinizi düzgün sununuz ki sizlerin bilgilerinden faydalanalım.
Selamlarımla

Chaos - 29/10/2007 Saat 02:40

oy pusulasına mühürü basmanın kalori değil bilinç işi olduğunu hala anlamayıp bu düzmeceleri ballandırıp yada uygun hale getirip bize sunuyorsan ben senin samimiyetinden şüphe ederim hocam!

şunu anlamak gerekir.. eğer misakı milli sınırları içinde yaşayan 72 farklı kültür ve farklı etnik kökenleri varsa ve bunlardan % 40 ı kürtse neden onları kendi kültrür, dil ve kimliklerini istedikleri için ve bu bağlamda direndikleri için suçlarsın?
üç beş yıllık olarak adlandırdığın politikanın kör musto yani atatürkten miras kaldığını bilmeyecek kadar *** sen hocam?
daha cumhuriyet yeni kurulduğunda "vatandaş türkçe konuş" kampanyaları yapıp farklı dilleri konuşan (ki yüzde krıkı kürtse türkiyenin; en çok konuşulan dil kürtçe olmalı) kişilere para cezası kesip onları taksimde ibreti alem için asıp kesenleri ya bilmiyorsun yada biliyorsun ama oportünist oldugundan bilmek işine gelmiyor..
bununla yetinmeyip alevileri "bunlar gavurdur, yaşamaya hakkı yoktur(tıpkı ermeniler gibi)" diyip kundaktaki bebeklerinize şiş saplamayıp alevi kadınlarına tecavüz etmezlerdi..
zaza ve alevi olan seyit riza ve onunla beraber olanlara bomba yağdıran sabiha gökçenin adı şuan bir hava limanina veriliyorsa sen bunun üç beş yıllık yasak yada zulum oldugundan bahsedemessin **** delistan!
şu senin çok iyi dost olduğun türk ırkçıları yani faşoların sözlerinide yazmaktan geri kalmamışsın.. "siz her *** olabiliyorsunuz" cümlesi..
bu çok ünlü ve cevaplanması zor bir sorudur sana ve o iyi dostların olan faşolara..
sen kendini ne olarak adlandırıyorsun bilmiyorum ama.. git devletin yönetim kurumlarından birine.. deki ben gönüllü yada herhangi rütbesi, *** olan bir asker yada yönetici yada muhbir olmak istiyorum..
inan iki üç yıl içinde sende başımıza genelkurmay yada başbakan yada cumhur başkanı olmassan o zaman bu düzmecelerini bende bal kaymak niyetine yutarım..
ha bide belediyelerin dtp de oldugunu söylüyorsun.. ve bununla beraber kürtlerin yüzde 99 unu akp li olmakla suçluyorsun..
sen bu kadar zeki (*) isen nasıl bilmezsin belediye seçimlerini halkın oyları ile sonuçlandığını???
nasıl bir tezatlıktır bu?
nasıl bir muhafazakarlıktır?

21 yaşına gelmiş alevi olan ama öncesinde yoksul halk çocuğu olan afyonlu çocuğunun senin faşolarının başgolleri tarafından askere ve sonrada zorla kürt bolgelerine gönderilip kürtlere baskı yaptığını ve bunun sonucunda sen o başgorilleri atlayıp haklı mücadele veren ve meşru savunma yapan pkk ye dil uzatıyorsun.. şimdi meşru savunma adammı öldürmektir diyeceksin..
bende sana şunu diyeceğim.. afyonlunun orada silahı eline alip köylülere ve o köylülerin çocuklarına nasıl kurşun sıkar?
herşeyin ötesinde burada tsk ve devlet sisteminin kendi çocuklarını amerikan harvard larda okutup afyonlu gibi halk çocuklarını savaşa gönderip daha sonra öldüklerinde (şuan seninde girdiğin duygular) şoven duyguları işleyip sonra kürtlerin üzerine sürüyorlar. ve senin gibilerde bu oyunlara gelip türk ırkçısına ilgi duymaya başlıyor..
aman ha provakasyona gelmeyin diyenlerin bundan üç hafta önce iliklerinize kadar şovenist duyguları enjekte ettiğini bilmeyecek kadar *** olamassın sen?
yada senin haberin olmayan yüzlerce asker bu savaşta yaşamını yitirmiştir.. ama sana gösterilen bir kaç tane ve sonrasındaki intikam yeminleri vs.. vs.. senide hiç yoktan internetten kürt düşüncesinin üstüne sürdü..

Yine tekrarlamak gerekiyorsa oy pusulasının kalori değil bilinç ve iyi bir propoganda oldugunu bilmemek ahmaklıktan başka bir eda olamaz.

kalkıpta "efendim işte kürtler kendilerine oy vermiyor ben niye kendi başımı yakayımki" demekte kısmen haklısın.. çünkü orada devlet baba dururken ve seni doyuracak sana her türlü imkanı sağlayacak ama senden sadece egemenlerin yardakçısı olmanı isteyecek.. bu varken neden sen ezilen hor görülen, dili yasaklanan, güçsüz olan, kendi haklarını almak için canını feda eden birilerinin yanında bulunasınki..? sen delimisin? yok deli değilsin.. çünkü oportünistsin.. senin için hak değil, menfaat nerdeyse sen ordasın..
gerçekten bu düşünceyi ben kınamıyorum.. eğer sen bunu düşünüyorsan yoluna devam et.. kimse seni kınamayacaktır emin ol..

aynı meslekten olan'' olarak nitelediğin parlementerlere sivil halkın parlementoya gönderdiği kişileri aşağılayıp sonra neden siz gidip silahla hakınızı istiyorsunuz diyorsun delistan.. ironik bir vaka.. burada süblimleşme var.. kuru iken sıvı olmayıp buharlaşma söz konusu..


not: yazımda bazı hoş olmayan kelimeler kullandığımın farkındayım ama bu kadar tutarsız fikirleri bir arada bulundurmayı başka kelimelerle açıklayamıyorum.

neyse.. kolay gelsin..

not: *** ve (*) işaretli olan yerler ve bazı kelime hataları - harf düşüklükleri tarafımdan düzeltilmiştir.

Siyasi otoritenin bu kadar dağınık ve kendinden geliştiği dönemlerde yazımlarımızda duygusallığa yer olmamalıdır. İnanç üzerine değil bilinç üzerine hareket edip, hakaret değil siyaset yapmak gerekiyor. Bu uyarımı sevgili delistan'ın da dikkate alacağını düşünüyorum.
Ozy_34


[tarihinde düzeltildi 29/10/2007 Saat 09:13 Yazar ozy_34]

delistan - 28/10/2007 Saat 21:53

SORU: çoooookkk acı çeken %40'ın %99 u AKP ye oy veriyorsa mühürü iki resim aşağıya( DTPye ) basmak için kaç kalori gerekir.

Waris Dirie Otuzu aşkın Kürt isyanı oldu diyorsun. Bu isyanların sebebi neydi? Kürtler Osmanlıdan toprak istemişlerdi. Peki toprak istemek osmanlı vatandaşı olmanın hakkımıdır. Yani osmanlıya bağlı olan her etnik gruba toprak verilip ayrı bir devlet mi inşa ettirilecek. Bu nasıl bir mantıktır? Ayrılanlarda manda oldu buzağı oldu. Onları da kıskanmayın please...

* Koskoca 80 yıl edebiyat yasak mıydı? Üç beş yıllık aptal bir uygulamayı bahane etmeyin lütfen. Yahuu bi kere bu toraklarda devlet dediğin zaman akla PTT gelir Belediye gelir. Öyle otoriter bir yapı yok ki? Yahu Diyarbakır belediye başkanı Türk mü? Ordaki kamu binalarını işletenlerin hepsi türk mü?Cami hocanız kürt,öğretmeniniz kürt, PTT de çalışanlar Kürt. Belediyen Kürt. Kamu derken başka bişey mi anlıyosun sen?

* 33 köylünün öldürülmesini elbette kimse savunamaz. Ölümün,savaşın, ucuna karanfil de takılsa silahın her türlüsüne karşı olunmalı. Peki çarşı pazarda bomba patlatanları sen savunuyor musun? Bilerek veya bilmeyerek PKK ya yardım eden köylüleri yargısızca infaz edenleri ben faşo diye nitelendiriyorum. Peki sen 21 yaşına gelmiş, hayatında silahı ilk defa askerde tutan afyonlu bir alevi gencini öldürenleri ne diye nitelendiriyosun?

*Bombaları PKK patlatmadı demeyin arkadaşlar. Bu aklınıza kendilerini acındırarak, her olayı dramatize ederek aşıladıkları panzehirdir. Türkleri kürtlerin üzerine yürütmekse amaç niye sürekli "aman haa provakasyon gelmeyin" uyarısı yapılsın?

*Aşiretin olduğu bi yerde aşiretten daha büyük bir çete mi var?Gülerler adama...

Bu sıkıntıları galiba saadece 18-25 yaş arası Kürtler yaşıyor.Biri gelmiş Ailelerinin sinirleri alınmış. Yani şunu demeye getiriyorum:::::

TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN %40' INI KÜRTLER OLUŞTURUYOR. BU KÜRTLERİN DE %99 U AKP YE OY VERİYOR. MADEM ÇEKİLEN ACI HAT SAFFADA NEDEN DTP TEK BAŞINA İKTİDAR OLMUYOR?

Sonrada bize kızarsınız. Neymiş efendim Aleviler bizi desteklemiyomuşşş. Yahu siz daha kendi kendinizi desteklemiyosunuz. Ben niye sizi destekleyeyim? Senin için ben mi yanayım?

Sakın bunada " efenim kürtlerin önünde siyasi engeller var " demeyin. O nasıl engelse hapishaneden çıkan biri Apoyu övüyor, DTP toplantı salonu sarı-kırmızı- yeşil oluyor, AHMO çıkıyo " ben asker için kenndileriylen konuşurum, beni kırmazlar, az çok benimde yola mayın döşemişliğim var, yani ayyni meslekteniz, verirler yaf " diyor... Daha neler.

Hem bu akıllı işi de değil. Siyaset yapamıyorlar, birilerine taş atıp kaçıyolar. Akıllı adam ne yapar? Biraz suyuna gider. E adamların hizmet etme gibi bir amacı yok ki? Mantık arkadaşlar mantık...

Bu günlük bu kadar. Ama arkadaşlar herşeyi bu kadar dramatize etmeyin. Çok küçük emrah gördüm sizi.
Ben seksen yıl önce acılarımı anlayıp siyasete başlasaydım şimdi anadilimde eğitim görecektim. Ama biri geldi sinirlerimi aldı gitti. O günden beride saadece benim depresif akrabalarım acılarımı biliyor. Sağolsun reenkarnasyona uğramış barış manço gibi veya hanımını bulan bi çocuk gibi saadece kamera tutulunca ağlıyorlar. VAROLSUN YOLDAŞLAR

SORU: çoooookkk acı çeken %40'ın %99 u AKP ye oy veriyorsa mühürü iki resim aşağıya( DTPye ) basmak için kaç kalori gerekir.

sarigul - 28/10/2007 Saat 02:14

Bence arap irkcisi daha iyi :D

uzak dogu ulkeleri irkcilarida hepsinden iyi :D

isinizi gucunuzu biraktiniz hangi irkci daha iyi tartismasimi yapiyorsunuz artik :D

bence siz pertekli ailesi olaraktan bi anket yapin hangi irkcilar daha iyi :D

boyle yazilariniza ancak boyle alayli bi cevap verebilirim


[tarihinde düzeltildi 28/10/2007 Saat 02:14 Yazar sarigul]

asimavi - 28/10/2007 Saat 01:00

merhaba arkadaşlar kürt sorunu başlıklı konu için herkes birşeyler anlatmış söylemiş yazmış fakat bende görüşümü düşüncemi aktarayım ama öncelikle her türlü şovenist miliyetci gerici akımları şidetle kınıorum
hetrülüsünü...!!!


1-öncelikle barış diorsunuz ?
2-kimle barış istioruz kimlerle dost yada barış olunur.?
3-savaşlar son bulsun denilior hangi savaşlar?
4-haklı savaşlar hic bir zaman son bulamaz...!!!
5-siz bu savaşın neresindesiniz?
6-ülke ve mualiflerin herkesin gözü sınır ötesi aporasyonda öyle diorlar?
7-türkiye tc tarihinde tc nin birşeyler yaparken hic bir zaman açıha sunduhunu görülmedi?
8-nasıl olduda kamoyu herkez bunu bildi bu işte bir tezatlık yokmudur?
9-TDH tarihinde bile görülmemiştir devlet tarihinde okadar katliamı operasyonu yaptı ama açıha vurmadı?
10-yanıl mıoruzki bu tezgahta birilerinin büyük oyunları varolmakta yine EYLÜL,İLE tanışacağızdır?
11-kürtler için SAYIN LEYLA ZANA şöyle demekte dilimizi konuşalım ve kürtlere kısmi talepleri var peki?
12-kürtlerin cidi anlamda EMEKCİ ,den öz olarak ayrıcalı nedir tek dildir bu dünya haklarının genelinde var?
13-temel koşullarda kürdistanı kurulursa amaclarınız nelerdir insanların yaşayabilmeleri için milli görüşemi yönelmesi haklımıdır?
14-sınıfsal sömürünün olduğu ülkemiz ve dünyada kürt kesmi dier uluslardan neden soyut bırakılmakta ayrı görülmekte?
15-hani haklı mücadele dioruz öylede yaşasın hakların kardeşi derken kardeşiz peki kürt istior emekcidente yüce görülüor öyle görülmektede bu ne kadar samimidir?
16-ikilemde olan tc mi kuzey ırakmı ulusu devirmekmi yoksa bu halkı iyice taşaron kölecileştirme girişimimi emekci işçiler halklar partisini ararken sürecin temeli neden böylesi parcalanmalara yol açmakta?
17-kürtler bilmekte olmalılarki koministlerde dünyayı istiorlar koministler dünyayı kazanırsa kürdistanı vereceklermi vereceklerse bu samimi olurmu?
18-bu gün kürdistan kurulunca savundumuz değerlerin üzerinde dağa çok şoven gruhlaşma olmayacakmıdır?
19-aşiret ve sömürü düzeninde kürdistan geldinde köleci köleleştirme dayatmaları olmayacakmıdır sınırlar ici ve dışında?
20-savaşlar strejilerle doludur evet bu gün pkk stratejik olarak sürec gündeminde kendisini göstermiştir ama bu savaş stratejilerinde iki savaş strateji vardır pkk hanigisini yapıor sayalım?
TEMİZ SAVAŞ STRATEJİSİMİ...!!!
YOKSA KİRLİ SAVAŞ STRATEJİSİMİ...!!! EVET SİZCE HANGİLERİDİR?
21-merak söz konusu nerde amaclar ABD uşaklık etmekmi bu faşizmden dağa korkunc deilmidir?
22-TDH nin onca savaşcı önder kadrolarını katleden asan yok eden ABD İDİ PKK neden uşak oldu ABD ye
bunun adı nedir o halde ?
23-Türkiye devrimci tarihinde ödenilmiş büyük bedeler varolmuştur pkk neden ABD ye uşaklık etmekte?
24-TDH türkiye devrimci harekatı gözlerini açıp bu tarihden büyük ders alacaktır aldıda tüm gelişmelere karşı ama bunu yaparken somut PKK VE malumunuz ABD İLE olan ilişkilerinden ötürü olmalıdır?
25-TDH ye BU NOKTADA BÜYÜK vasıflar düşmekte aksine bu tablodan ders edinmek zorunda o halde devrimcilerin düşmanı abd ise pkk uşaksa hadi herkesin vay haline ozaman.

herkese iyi çalışmalar. :)


[tarihinde düzeltildi 28/10/2007 Saat 01:17 Yazar asimavi]

Waris Dirie - 27/10/2007 Saat 10:22

Ciddi bir iletisimsizlik var oratada, bizi anlamiyorsunuz, anlamaya da calismiyorsunuz.Birde bizim gozumuzdem bakin, empati yapin ve yer degistirelim.Bakalim tepkiniz ne olacak. Yapilanlari oylesine bir donem yapilan kucuk yanlislar gibi degerlendiremezsiniz. Koskoca 80 yil bir halkin dili, kulturu, edebiyati, maneviyati yasakti.Neden 850 yil cok iyi gecindik denemez ama, son 80 yilda sorunlarimiz hic bitmez oldu.Neden 30'u askin Kürt isyani oldu.Mesele bu kadar basit mi, yani oylesine kucuk yanlislar mi?

O yanlislar hala yapiliyor.33 Kürt koylusunu yargisiz kursuna dizen ve o donemde olay patlak verince, Ordu tarafindan bile yaptigindan dolayi yargilanan ve cezaya carptirilan General Mustafa Muglali'nin ismi, daha bir kac yil once katliami yaptigi yoredeki, Van'daki kislaya verildi.Bu sadece kucuk bir detay.Buna benzer yuzlerce uygulama var.Buna ne diyeceksiniz.Bu turden psikolojik savas hep surdu.Derin cetelerin gariban hakla yaptigi zulum ve uygulamalar hic eksik olmadi.Bu yapilanlar herhangi bir yerde Türklere yapilsa kiyamet kopar.

Bulgaristan'da fasist Todor Jivkov doneminde Bulgar Turkleri'ne yapilanlara bakin.Sonra ne oldu:Bulgar devleti ozur diledi, fasistleri yargiladi, ceza verdi, oradaki Türk halkinin tum kulrurel ve siyasi haklarini guvenceya aldi, ulke normale dondu. Soyleyin bana simdiye kadar gariban halkimiza zulum yapan hangi derin cete yargilandi,herkesin yaptigi yanina kar kaldi.

TEKRAR EDIYORUM
(Kurtler,Turk Milleti'nin Anadoluki tarihi boyunca hic bir zaman asla ihanet etmediler.Hatta tam tersi ihanete ugradik.Osmanli Imparatorlugu dagilirken, Bulgarlar, Yunanlar, Sirplar, Arnavutlar, Bosnaklar, Makedonlar, Karadaglilar, Ermeniler ve Araplar gibi isyan edip arkadan vurmadilar.Kendilerini Turkler'den ayirmadilar,kurtulus savasini beraber yaptilar.(Sadece bir ornek:Antep savunmasinin unlu milis komutani Karayilan Kurttur.)
Turkler 1071 yilinda Anadolu kapilarina dayandiginda, Malazgirtte Sultan Alparslan'in ordusunun yarisindan fazlasi da yine Kürtlerden olusuyordu.)

Devletin en ust basamaklarinda cesitli kritik gorevler yapan Mehmet Agar(faşist, eli kanlı birdir)'in yaptigi tespitler ve onerdigi cozumler bile abölücülük oldu. Kim Kürtlere bir adim yaklassa hain olarak damgalaniyor.Kim farkli bir ses soylese bölücü olarak ilan ediliyor.

YINE TEKRAR EDIYORUM:
Türkler ve Kürtler ayrilamaz stratejik bir kader birligi ile birbirlerine baglidir. Birinin cokusu, digerinin cokusudur. Ne oldu 80 yilda gorduk. Kurtler ezildigi oranda Turkler sorun yasadilar.Ve bu sorunlar bir turlu bitmedi.

VE SUNU COK IYI ANLAMAK LAZIM:
Teror sebebiyle meydanlarda yapilan gosterilerde inatla bir linc ve Kürt dusmanligi korukleniyor yillarca.

AMA NE OLDU:bu iki halk o oyuna bir turlu gelmedi. Bu iki halk 5 milyon ortak aileye sahiptir.
Israrla bizi otekilestirmeye calisiyorsunuz, bu hic yakismiyor. Ayrıca burda tartışılan bir din, mehsep vb. değil bir halkı tanıma epatisi enazında. Mümkün oldukça sokaktaki insanin gözüyle ve diliyle, onların duygularıyla yazmaya çalıştım. Bir teorilendirmeden öte bir sesli düşünüş olarak yazıldı. Yazdıklarımın bir çoğu eksik ve çelişik olduğunu bilerek böyle bir dil kullandım.

delistan - 25/10/2007 Saat 16:17

Chaos "kendinizi kürtlerin yerine koyup hiç düşündünüz mü? " sorusu sen nasıl anlarsan anla da o kadar da iyimser bir soru değil. Hem benim eleştirim tam olarak bu noktaya değildi. Yazımı iyi okumamışsın.
Kürtlerin bazı haklarının olduğunu iddia ediyorsun. Peki niye osmanlı zamanında bu hakkını talep etmemişte niye şimdi talep ediyorlar? " e kardeşim Osmanlı da ırkçılık yoktu..." Turancılığı araştırın bi...
Hem daha kendinizin ne istediğini de tam olarak bilmiyorsunuz. En az on farklı şekilde kendinizi ifade ediyorsunuz. Ben aklıma gelenleri sayiim.

+ Biz kürdistan felan istemiyoruz biz eşitlik istiyoruz, okul köprü istiyoruz
+ Biz bize vaaadedilen Kurdistanı istiyoruz, okul köprü sizin olsun.

Şimdi genellikle bu iki ifade kullanılır. Bu iki ifade de birbirinden çelişkili anlamlar taşıyor.

Birde benim farklı yerlerde kullandığım içinde tebessüm olan ifadelerimi kesip biyerlere monte etmen çok ayıp. Özellikle belirttim.

Madem işin içine duygu kattın ben de biraz duygu serpiştireyim. Yazıda belirtilen şey "osmanlıyla kürtler kardeş gibiydiler, kürtler osmanlı için bazı savaşlara katılırdı, osmanlı da kürtlere gözü gibi bakardı, onlara federal bi yapı kazandırmıştı, yerleri rahattı "
Al sana duygusal çıkarım " Kürtler, asırlarca bağırlarında uzandıkları Türklere ihanet ettiler, etmeye çalışıyorlar "

Trakya ve kıyı ege Yunanlılara aitti, orda yaşarlardı, duygusal olarak düşünürsek Egenin Yunanlılara verilmesi gerekirdi. Dersimde önceden Ermeniler yaşardı, duygusal olarak düşünürsek dersimi istimlak etmemiz gerekecek.

Neyse sonra uzatırım meseleyi...

Chaos - 24/10/2007 Saat 21:30

ben anlamadığım bir kaç nokta var delistan arkadaşın yazısında..

warisin yazdığı yazıda sanki direkt alevileri hedef alıyormuş gibi bir hava sezip savunma içgüdüsü ile hareket edilmiş.. ama ben "ey aleviler, kendinizi kürtlerin yerine koyun" diye bir tümce görmedim warisin yazısında.. sadece kürtlerinde bazı haklara sahip olması gerektiğini açıklamay çalışmış ve bunun için empatiyi öneren bir yazı.. bunu insani duygu ve düşünceleri taşıyan herkes yapmalıdır. salt, türk yada alevilere söylenmemiş..
-aleviliğin kürt ulusal sorunu ile ne gibi bir bağı var, sen "kürt sorunu" bağlığıo altında dinsel görüşünü işleyip kürtleri bir bütün olarak aşağılıyorsun..

Alıntı:
Osmanlı zamanındaki baskıdan dolayı Dersim bölgesine yerleşmişiz. Zamanla bölgede hakim olan Kürtçe dilini öğrenmişiz. Bizim en az üç nesil öncemiz Kürtçe konuşabiliyordu. Ondan öncekiler ise Türkçe..
...............
Ama şunu da söyleyeyim Türkün ırkçısı da gericisi de Kürdün gericisinden ırkçısından bin kat daha iyidir.


bu paragrafına bakılırsa şuanki türkiyenin elinde olan topraklarının batısından doğusuna doğru baskılardan dolayı gelmişsiniz.. ve türkiyenin batısında ve iç anadoluda türklerin yaşadığı gerçeğini göz önüne alırsak, size orada baskı yapan türklermiş fikrini elde edebiliyoruz.. bunun yanında ise türk kardeşlerin ile kürtlere nazaran daha iyi geçindiğini söylüyorsun..
peki nasıl oluyorda daha iyi anlaştığın ulus olan türklerden baskı yüzünden kaçıp o feodal kürtlerin bölgesinde barınıyorsun? onlar bu gericiliği ile nasıl oluyorda seni kabul ediyor?
bu çok büyük bir çelişki değil mi?
-ki baskıları yaşadığın dönemde(ki bu kesinlikle senin iddian, ben katılmıyorum) türk alevisi olduğun halde sırf dinsel ve bununla beraber bir takım kültürel farklılığından dolayı seni dersime, kürtlerin bölgesine sürüyor..
şimdi bu tabloya bakıldığında bunu öne sürdüğün iddiaların tam tersi çıkıyor..
bunu nasıl açıklarsın..?

Alıntı:
Zaten Türk geliyor "sen Türksün " diyor, Kürt geliyor "sen kürtsün" diyor. Maça çıkaracaklar yaa adam topluyolar.


uluslar dini bakımdan hetorojen olabilirler.. mesela bunun en yakın örneği yine kürtlerdir. Kürtlerin çoğunluğu sunni müslüman olup islamiyeti kabul etmişlerdir... türkiye ve iran sınırları içinde yaşayan kürtlerin çoğunluğu ehli-sunnet meshebine aittir. doğu(iran) ve kuzey(tr) kurdistanda alevilerde vardır.irandaki alevi Kürtlere ehl-i hak denir.. ayrıca şii(islamiyet), ezidi, yahudi, zerdüşt ve hristiyan kürtler de vardır.. bu, şu anlama geliyorki dersimdeki, malatyadaki, maraştaki, bingöldeki,elazığdaki (iran) piranşehirdeki, meriwandaki, mahabadtaki alevilerin hepsi aynı ulustandır yada hepsi türktür, hepsi kürttür, hepsi acemdir demek ne kadar doğru?
burada düşülen en büyük yanlış aleviliği bir ulus gibi görüp ona göre hareket etmektir.. ki bunun hiç bir mantıki açıklaması ve tarafı yoktur.. aynı düşünceyi yahudilerde taşıyor..biz yahudi ulusu oluşturulmaya çalışıyor..

not: konumuz kürt sorunudur.. waris arkadaş ise kürt sorunu ile ilgili kendi düşüncelerini açıklamıştır.. neden kürt ulusunu alevilikik düşmanı yada tersine alevi inancını kürtleri alevilik düşmanı olarak görülür?

kolay gelsin..


[tarihinde düzeltildi 24/10/2007 Saat 21:36 Yazar Chaos]

delistan - 24/10/2007 Saat 19:55

Merhabalar

Waris Dirie' nin yazısı tıpkı bir azınlık raporu gibi olmuş. Amatör bir kalemden değil de üzerinde çalışılarak oluşturulmuş bir metin havası veriyor insana. Kimin kaleminden çıktığı beni o kadar ilgilendirmiyor tabii de niyet önemli bence...

Metinde "türk dostlarımın ... " diye bir ifade kullanılmış. Bu ifade MHP nin dillendirdiği " kürt türk kardeştir bizi bölen kalleştir " sloganına benziyor. Hangi taraftan bakılırsa bakılsın uc noktada düşünen kimselerin " kardeşlik ve dostluk" söylemleri bana o kadar da inandırıcı gelmiyor.

Bir de "kendinizi Kürtlerin yerine koyun" demiş sayın Waris. Bizim Türk olduğumuzu nerden biliyor acaba? Doğrudur biz Türk kökenliyiz. Biz derken Dersim alevilerinden bahsediyorum. Osmanlı zamanındaki baskıdan dolayı Dersim bölgesine yerleşmişiz. Zamanla bölgede hakim olan Kürtçe dilini öğrenmişiz. Bizim en az üç nesil öncemiz Kürtçe konuşabiliyordu. Ondan öncekiler ise Türkçe... Tabii konuşulan dil ve etkisinde kalınan kültür itibariyle kendimizi Kürt diye nitelendiriyoruz. En azından öyle nitelendirilmesi gerekiyor.

Hem biz kendimizi Kürtlerin yerine çok koyduk onlar için çok savaştık. Peki onlar hiç kendilerini Alevi yerine koydular mı? Siz en fazla bir asır ezildiniz. Aslında bir asır bile değil. Yaklaşık beş yıllık bir süreç ,1970 lerde çıkarılan dil yasağı, tabi yasak denilemez buna. Devlet kimsenin ağzına bant bağlamadı. Yaani uygulanması imkansız bir yasaktı bu.

Oysa biz mezheplerin oluştuğu günden beri acı çekiyoruz. Bakın kendimizi konuştuğumuz dile göre isimlendiriyoruz. Irksal bir temelimiz bile yok. Türklükten önce belki de hatta büyük bir olasılıkla Acemdik. Yani kimse bizim aklımıza ırksal düşünceler sokmaya çalışmasın. Bize Ezilen deyin başka bişey demeyin.

Zaten Türk geliyor "sen Türksün " diyor, Kürt geliyor "sen kürtsün" diyor. Maça çıkaracaklar yaa adam topluyolar. Oysa biz hem Türklerden hem de Kürtlerden çektik. Türkler bölücü der, Kürtler dinsiz der. Ama şunu da söyleyeyim Türkün ırkçısı da gericisi de Kürdün gericisinden ırkçısından bin kat daha iyidir. Yaf yoldaş dediğim adamlar bile bir deyiş duyunca hemen Fethullah Gülen kesiliyorlar başımıza. En azından Türklerde saz var çalıp söylerler, içerler.... Bizim yoldaşlar ise içer ama içkiye de para vermez.

" siz zorla içirdiniz beni, ben yemin etmiştim Allah'ımı öpimm ki ağzıma haram vurmayacaktım, bi de para mı veriiim? "

:)

Neyse bu gülücük bikaç paragraf için geçerli. Basit ayrım yaptım. Ti ye aldığım şeyleri ciddileştirip önüme koymayasınız.

Say- sev...


[tarihinde düzeltildi 24/10/2007 Saat 20:21 Yazar delistan]

Waris Dirie - 24/10/2007 Saat 15:39

BU DURUMA NASIL GELDIK, HIC KENDİNİZİ KÜRTLERIN YERINE KOYARAK DUSUNDUNUZ MU?


Ben Kurdum,Turk dostlarimin kaygilarini anliyorum,fakat meseleye dogru bir teshis koymamiz lazim oncelikle.


-Kurtler ile Turkler'in bin yili asan ortak tarihlerini kapsamli ve tarafsiz kaynaklardan ogrenmemiz gerekiyor.Maalesef hic birimiz buna katlanamiyoruz.Guncel politik-siyasi kaygilarla,onyargilarla hareket ediyoruz,isin kolayina kaciyoruz.


-Kurtler,Turk Milleti'nin Anadoluki tarihi boyunca hic bir zaman asla ihanet etmediler.Osmanli Imparatorlugu dagilirken,Bulgarlar,Yunanlar,Sirplar,Arnavutlar,Bosnaklar,Makedonlar,Karad aglilar,Ermeniler ve Araplar gibi isyan edip arkadan vurmadilar.Kendilerini Turkler'den ayirmadilar,kurtulus savasini beraber yaptilar.(Sadece bir ornek:Antep savunmasinin unlu milis komutani Karayilan Kurttur.)

Turkler 1071 yilinda Anadolu kapilarina dayandiginda, Malazgirtte Sultan Alparslan'in ordusunun yarisindan fazlasi da yine Kürtlerden olusuyordu.


-1920 li yillarda Irak'i ele geciren Ingilizlere karsi Turk Ordusundan geriye kalan askerleri Araplar'dan ve Ingilizler'den koruyan Kuzey Irak Kurtleri' ydi.O donemde Kuzey Irak Kurtleri'nin lideri Seyh Mahmut Berzenci'nin Turkiye ve Mustafa Kemal ile iliskileri fevkalade iyidir.Bu yuzden o donemde Ingilizler,Turklere yardim ettikleri icin (dunya harp tarihine de gecmistir) Kurtleri ucaklarla bombalarken daha o donemde kimyasal gaz kullanmislardir.Simdi Irak Kurtleri'ne dusmanlik yapmakta baskasina papuc birakmiyoruz masallah.


-Mustafa Kemal, kurtulus savasi oncesinde Kurtlere otonomi(ozerklik) sozu vermistir.Soyledikleri aynen asagidadir.


"... Binaenaleyh, basli basina bir Kurtluk tasavvur etmekten ise, bizim Teskilat-i Esasiye Kanunu mucibince, zaten bir nevi mahalli muhtariyetler tesekkul edecektir. O halde hangi livanin ahalisi Kurt ise, onlar kendi kendilerini muhtar olarak idare edeceklerdir. Bundan baska Turkiye'nin halki, mevzuibahis olurken, onlari da beraber ifade (etmek) lazimdir. İfade olunmadiklari zaman, bundan kendi kendilerine ait mesele ihdas etmeleri daimi varittir."


-Bu verilen sozun geregi yapilmayinca,hatta tam tersine Kurtleri yok sayma politikalari uygulaninca,Cumhuriyet tarihi boyunca 30'u askin Kurt isyani meydana gelmistir.Ve her isyan ordu tarafindan siddetle ve cok sert bir bicimde acimasizca bastirilmistir.Bastirilan her isyan emsali gorulmemis dramlara neden oldu.Bu dramlar Kurt halkinin bilincaltinda onarilmasi guc travmalara sebep oldu. Turkler'le Kurtler'in bin yili asan ortak birlikteligine ciddi darbeler vuruldu.


-Toprak reformu yapilmadi,devlet oradaki varligini gerici dini unsurlara ve feodal toprak agalarina dayadi.Laik, demokratik,sosyal, ilerici cumhuriyetimiz maalesef ulkenin dogusunda bu yapiya dayandi ve bu unsurlari gunumuze kadar ayakta tuttu.


-İsmet Pasa'nin "bunlarin cahilleriyle basedemiyoruz,birde egitimlileriyle ugrasamayiz" diyerek dogu bolgesi icin belirledigi egitim politikasi da maalesef budur.


-Son 30 yillik pkk ile mucedele doneminde devlet tarafindan tedbir amaciyla 2.000(ikibin)'i askin koy hic bir plan ve etut yapilmadan gelisiguzel bosaltildi ve yakildi.Bu koylerden gocertilen insanlar,ac,per perisan,sefil bir durumda buyuk kentlere akin ettiler.Yaklasik 2 milyon insan.Bu egitimsiz,bicare,issiz,vasifsiz insanlar akin ettikleri kentlerde ciddi sorunlara sebep oldular.Ciddi acilar istiraplar yasadilar,ac kaldilar.Kapkac,hirsizlik,uyusturucu,fuhus,mafya ve daha bir cok kriminal suc orani patladi.


-Son olarak su gercekleri de unutmayalim;dili 80 yil boyunca kardesleri Turkler tarafindan yasaklanan bir halktir Kurtler.Bu yasaklar yeryuzunun baska hic bir yerinde cereyan etmemistir.12 Eylul doneminde evlerde yapilan aramalarda evde bulunan bir Kurtce turku kaseti yuzunden aylarca iskence goren yuzlerce insan var.Bu donemde Diyarbakir hapishanelerindeki uygulamalar,en degme fasizme parmak isirtir.Kaynaklar,belgeler,ispatlar mevcuttur.


-Elimizi vijdanimiza koyalim ve durust olalim,kendimizi bir Kurdun yerine koyalim.Haktan yana,dogruluktan yana olalim.Vijdanimizi ferah tutalim.Her seye ragmen,yapilan her kotulugu unutalim.Hepimize yetecek kadar,hava,su,toprak ve gida var.Temiz bir yasami,lekesiz bir vijdani,gercek demokrasi ve ozgurlugu ozumseyelim.Unutmayalim Kurtler her daim Turklerin sigortasi olmustur kara gunde. Z.

alevi ten - 27/9/2007 Saat 13:16

Tabiki ABD.En büyük terörist ABD dir zaten bu böyle biline...

asimavi - 27/9/2007 Saat 13:13

pkk hangi ülkenin taktihi ile ayakta yada hangi ülkenin taktikleriyle savaşmakta kürdün emekciden ayrıcalığı nedir aksi durum kürdün emekciden ayrıcalıhı vardiyenler olursa onlarda keza sınıf düşmanları olacaklarınıda akıllarına yer etsinler...!!! ( yaşasın dünya haklarının kardeşliliği )

Chaos - 26/9/2007 Saat 19:41

kürt ulusal mücadelesi yeni bir ivme ile karşı karşıyadır..
son olarak AKP nin başbakan yardımcısı milletvekili dengir mir mehmet fıratın dtp hakkındaki açıklamaları gerçekten çok vahim bir süreç ile karşı karşıya oldugumuzu göstermektedir.
dtp ye ve kürt hareketinin legal çizgisine "sizde dağa çıkın" gibi bir söylem ile tepkisini dile getiren bu şahsiyet ve şahsiyetlerin ne yapmaya çalıştıklarını anlamak zor..
bu kadar ağır bir iç savaşın yaşanması ve hpg ile tsk arasındaki amansız savaşa yeşil ışık yakan akp nin ne kadar demokratik ve ne kadar sivil oldugu gözler önüne daha açık bir şekilde serilmiştir.
kürtlerden oy isterken ikiyüzlü ve riyakar bir şekilde barış için çalışacaklarını ve kürt ulusal mücadelesinde gerçekliklerin arkasında duracakları vaatlerini veren bu kişiliksiz insanlar kürt ve türklerin arasında kini tam doruğa çıkartmaktadır.
zaten beraber bir yaşamın hayal olarak algılandığı bu topraklarda bu şekildeki söylemler katliamlara önayakolacak cinsten.
hele bide böyle birinin kürt olup kürt bölgesinden olması daha feci bir durumdur.
ama şunu iyi bilmek gerekiyor adilik her tohumda kendini gösterir.. ama bu gibi şahsiyetler o içindeki namussuzluğu besleyip bir halkın soykırımına ön ayak etmeleri normaldir.
çünkü bunlar yalan tohumu ile döllenmiş birer varlıklar.
yoksul halkı iktisadi söylemlerle kandırarak kendi safına çeken ve ha bire biz sivillikten ve daha ılımlı bir anayasa ile halkı kandıranların bu vampirlikleri tek tek ortaya çıkıyor.
elinden tespihi düşürmeyen, 5 vakit namazından şaşmayan bu bağnazların dini kullanarak kürtleride bölmesi başka bir şerefsizliktir.

Chaos - 11/9/2007 Saat 19:12

işte türk ordusunun savaş suçu..
sınırda stratejik alanları helikopterlerle misket bombalar bırakan TSK nın misket bombaları üç sivilin yaralanmasına neden olmuştur.
yaralanan zaxolu kürtlerin isimleri şöyle:
Nene İsmail
Geli Abdurrahman
Cabbar Muslix
gabbar muslix 12 yaşındadır..
işte misket bombaların gerillalar tarafından çekilen fotoları:


misket bombası düştü anda patlamayan ve yıllarca yerinde patlamama özelliğine sahiptir.
ve cenevre antlaşmasında her iki tarafında misket bombası kullanması yasaklanmıştır..
türk ordusu bir savaş suçunu işlemiştir ve bunun sonucunda siviller zarar görmüştür.
kahrolsun TSK.. ve bütün egemenlerin hizmetindeki ordular.
Yaşasın Halk Savunma güçleri.

Chaos - 9/9/2007 Saat 17:56

gürünen o ki. artık salt "kürt sorunu" sözcüklerinin dışına çıkmıştır kurdistan ikilemi...bir yanda karanlık bir savaş devam ederken, bir yanda reformlarla acıların üstünü örterek olayın sonlanmasının istenmesi...
belliki bu 2007 yılı kürt tarihinde çok önemli bir yeri olacaktır.. savaşlar, siyasallaşma, kat katı zulumlar.. kurdistanin üç parçasında yürütülen kürt katliamları..
sanırım bu durumda hiç bir düşünen beyin, kürt sorunu yoktur.. yada çözümü silahla olmaz diyemez..
hiç bir toplum koyun gibi kurban olmayı beklemez.. direnir.. çünkü bilirki direnen ancak yaşar.. bu kadar büyük kayıplar verdikten sonra ister istemez kürt toplumu kendinide bu savaşın dışında tutamaz..ve savaşın kendisi için verildiğini ve kendisininde savaşmasının gerektiğini anlar..anlamalıdır..
hep biz parlementoyu tartışırız ama söz konusu sınırlardaki kürt halkının ne kadar çaresiz ve zavallı durumda oldugunu kalemimiz yazmaz..yada unuturuz. yada bilmeyiz..
asıl sorunda burda aslında.. hep üst tabakalar.. yani alt tabakanın güç verdiği üst tabakayı göz önünde tutarız... ama asıl bizim ağzımızdan, yüreğimizden ve mücadelemizden düşürmememiz gerekenler o köyleri misket bombalarla bombalananlardır.. onların acılarını paylaşmalıyız. onlar için bizde kendimizden bire şeyler vermeliyiz..
çocuğunu bu uğurda vermiş bir annenin ağıtları kulakları delmeli artık..
her yere düşen bir fidanın sahipsiz olmadığı bu savaşın "küsmüş dağa çıkmış" bir tutumdan gelmediğini anlamak ve bunu anlatmak, yaşatmak için bizimde bir yerlerden başlamamız gerekiyor artık..
artık öyle bir hal almışki durum sınırda türk devleti duvar örüyor.. artık kardeşliğinin olmayacağı; ne kadar istensede boş oldugunu görmemiz gerekiyor.. kardeşlik için mücadelenin sadece acıların üstüne acılar ekleyerek dipsiz bir kuyuya gittiğimizi görmemiz gerekiyor.
artık bilinmelidirki orduda devlette kürtleri istemiyor. çünkü onların kendilerince vatan dediği topraklarda ormanlar yakılması, sivil insanları bombalaması gösteriyorki oda artık birliği istemiyor..
işte her daim sarıldığımız türk toplumu her seferinde bizi büyük bir kinle itiyor..

zaratusa - 26/6/2007 Saat 19:46

Kürt davasının onurlu aydın neferleri ve açıklamaları......
Aysel TUĞLUK;
Eski DTP Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk, dün Diyarbakır'da Başbakan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’la aynı saatlerde konuştu ve Erdoğan'a şöyle seslendi “Gelin bu birlik ruhu temelinde, Meclis çatısı altında yeni bir başlangıç yapalım. Biz buna hazırız. Siz hazır mısınız?”

Samimi olduguna kannat getirdiğimiz Türk aydın Akın Birdal;
Birdal: Doğrusu yola çıkarken de benim aklımda koalisyon vardı. Bizler “gerçekçi ol imkansızı iste” diyen bir kuşaktanız. Zaten hayal kurmadan bir şey yapılamaz. Hatta hangi bakanlık olabileceğini bile düşündüm...

AKPnin DTP'sinin bu teklifinden öncede sonrada söylediği söz TERÖRİSTLER.
DTP için böyle aşağılık bir açıklama yapan başbakana DTP es baskanı gelin birlik olalım diyor bu ne yüzsüzlüktür,bu ne sistem sevdasıdır.
Bizler kürt halkı olarak seçim sonrası AKP iktidarının DTP ye üstün hizmet madalyası vermesini istiyoruz.

mustafa - 17/6/2007 Saat 03:28

SELAMLAR

Özzelliklen Kuzeyde herhangi bir varlık gösteremeyen ve Herşeyi Güneydeki oluşuma endeksleyen Kuzeyli Kürtler beklide Kendi Çıkarları için Bu savaşı kışkırtmaktadırlar.Bunun yapılması Kuzeyli Kürtlere bir hak kazandırmayacagı gibi aksine bütün kürthalkın kaderinide etkileyecekdir.Kaldıki biz kuzeyli Kürtler önce kendi mücadelemizi verelim ve sonra güneyden destek isteyelim şuanda onlara ayakbagı olmakdatan başka bişey yapmıyoruz ayakbagı oldugumuz gibi bide onlarıda kendi başarısız mücadelemizin içine çekme yolunu tutmuşuzdur. Yapılacak en iyi mücadele PKK nin ihanet yolunu tıkayıp kuzeykürtlerine PKK yolunun teslimiyet yolu oldugunu anlatmak lazımken.Bizler savaş propagandası yapıyoruz.Kürtleri sonu belli olmayan bir yola götürmenin Kimseye bir hayrı olmayacakdır. Türklerden kurtulmamız gerektiğide dogrudur.Onlardan kurtulmadıgımız sürece Bagımsızlık olmayacakdır.Olması için tabiî ki kan dökülecek ve bir savaşa olacakdır.Savaşsız bir kazanım olmayacagını dünya tarihi çok iyi özetler .Ama buzaman şimdi değildir.Biz İşimize bakalım düşman düşünsüz savaşı biz değil .ALINTI

Sevgili xoro bira önce kim savas kiskirtciligi yapioyr senin bu formaki önceki yazindan bi kesit vererek aciklayacam

Aha Kürdistan aha Sizin şanlı Türk ordunuz ne bekliyonuz.Girin işgal edin katliamlarınıza devam edin.Elinizi tutanmı var.
Ama bak uyarmadı demeyin ,girersiniz ama basınıza Çuvallar geçirilmiş halde geri dönersiniz.Benden söylemesi ALINTI

Bu yaziyi yazan yine sendin yani biz göksümüzü acmisiz gelin eyy türk ordusu sizi yerle bir edecegiz ezecegiz.peki bu ne nane bu ne tursu bremin.
ikincisine gelince yukardaki yazini okuyan biri sanacakki pkk resmen kdp ve ynk ile savas halinde onlarin bitmesini kendine kaldirac olarak görüyor ciden ne bu hidet celal alah askina.sen basinimi takip etmiyorsun yada hala yilar önceki palagi devami caliyorsun.
yukarda yazdiklarin suclamalarin hic biri ama hic biri dogru degil savasi kiskirtan tarafin kürt özgürlük hareketi oldugunu idaa etmen YASAR BÜYÜKANITIN basin aciklamsi gibidir.
ya sen göremdinmi bu adamlar 7 yill boyunca BARIS BARIS diye metropolerde ve kürt ilerinde coplandilar.yani su an savstiklari halde hala BARIS SILOGANINI haykirioyrlar bu kadar insafsiz olma lütfen.
su an SENIN DÜSMAN ILAN ETIGIN 3 PARTI arasindaki dialog en üst düzeydedir kendi aralarindaki celiskileri en aza cektikleri dönemdir.
Kürt partileri arasindaki bu EMPATI yakalanmisken cok kücük guruplar olan bazi cevreler hala PKK-KDP savaslarini istip isitp güncellestiriyor oysaki hepimiz bilioyruzki bu böyle degil.
sen hic tür basinini okumuyormusun onlar gazetelerinin bas sayfalarinda yaziyor KARAYILAN-BARZANI zirvesini ve ulusal birligi bu boyuta yakalamisken buna inanamiyorsunuz yada halisilasyon gördügünüzü saniyorsunuz.
DTP genel baskanlarinin güneyli yöneticileri ziyaretini görmediniz duymadainiz sanirim.
lütfen ya biraz elinizi vicdaniniza koyun begenmediginizTÜRK SOLU dediginiz partiler su an olan operasyonlarin kaynagini ve adersini acik ve net gösteriyor.
siz hala kürt hareketinin MAZOSIST körü körüne bir savasi testikledigini savunuyorsunuz bu dogru degil.
Hangi alanda mücadele ediyorsaniz o alanda tartisin cözüm getirin savasmayi yada silahli mücadeleyi ne ben nede siz kavaryabilisrisniz,HANI DERLER YA SAVASTA ÖLÜM KÜCÜLÜR DIYE onlar orda savasa dursun biz pc basinda günlük egomuzu tatmin edelim günah cikaralim oh ne güzel, yasam ne güzel ,bagimsiz KÜRDISTAN ne güzel, bu rüyadan beni uyandirmayin hep uyumak istiyorum ha.

orda bir kürdistan var uzakta gitmesekte görmesekte o kürdistan bizim kürdisanimizdir
orda bir savas var uzakta savasmasakta ölmesekte bu savas bizim savasimiz degildir.

mayda - 15/6/2007 Saat 17:00

HAYATLARIMIZI HER GÜN YENİLERİNİ İCAD ETTİĞİMİZ KORKULARLA KARARTMANIZA İZİN VERMEMEK İÇİN,

GELECEĞİMİZİ KENDİ SİYASAL İRADELERİMİZLE, SAĞDUYULU VE SOĞUKKANLI BİR SABIRLA KURABİLMEK İÇİN,

TAM DA ŞİMDİ BİRBİRİMİZİN YÜZÜNE BAKIP YENİDEN BAŞLAMAK İÇİN,

BARIŞA, SADECE BİRAZ BARIŞA İHTİYACIMIZ OLDUĞUNU HAYKIRIYORUZ……


Son günlerde diye başlayan yazılar yazmaktan ve bu yazıların ilk cümlelerinin hep kana bulanan geçmişimiz ve daha çok kan, ölüm, gözyaşı ve utançla örülmeye kalkışılan geleceğimize dair korkularımızdan söz etmesinden çektiğimiz acı artık dayanılmaz hale geldi.

Bizler, susturulmaktan, söylediklerimiz ve yazdıklarımız için dışlanmaya çalışılmaktan, hainler ve düşmanlar olarak işaret edilmekten, yalnızlıktan.. korkmuyoruz; bunu da buna direnmeyi de biliriz. Biz artık, barışa olan inancımızı ve umudumuzu yitirmekten, kendi sesimize inanmaz hale gelmekten ve bu ölüm oyununun seyircileri olmaya itilmekten, bu suç ortaklığı ve utançla yaşamaya zorlanmaktan korkuyoruz.

Eli silah tutan sözümüze kulak vermiyor, onyıllardır, onbinlercemiz, ölerek ve öldürerek birbirimizin yüzüne bakamaz hale geldik.. belki de bu nedenle, sadece birbirimizin yüzüne bakabilsek, bir tek sözcüğe bile gerek kalmadan her şeyin çözülmeye başlayabileceği, hepimizin “ne mutlu ki bu ülkede yaşıyoruz” diyebileceğimiz, başlamak için bir yer bulabileceğimiz mümkün olduğu için bizi birbirimizden bu kadar uzak tutabilmek için gereken her şey yapılıyor. Bu oyun ölmemiz ve öldürmemiz üzerinden oynanıyor. Ölümler, ölülerimiz, analarımız, babalarımız, sevgililerimiz, eşlerimiz acı çekerken ne kadar da birbirlerine benziyorlar; yüreklerimiz yanarken, Kürt ya da Türk olduklarını bilmiyorlar.Anaların sessiz çığlığına kulak verelim. Analarımız, bıraksalar birbirlerinin oğullarını kızlarını ölmekten ve öldürmekten kurtarabilirlerdi. Kocaman, takım elbiseli adamların, üniformalı herkesin yapamadığını yapabilirler, oğullarının kızlarının dağlara, marşlar söyleyerek birbirlerini öldürmek için değil, sevda türküleri söylemek için çıkmasını becerebilirlerdi. Bu ülkenin geleceğini öfkeye, nefrete, korkulara terketmek istemiyoruz. Ölerek ve öldürerek kuracağımız bir geleceğin getireceğini huzur ve güvenliği istemiyoruz.

Birbirimizin yüzüne bakıp korkmadan sorularımızı sormak istiyoruz. Hangi küresel, bölgesel yada sınıfsal çıkarlarınız için siyasi iradelerimize el koymaya kalktığınızı, bizi çirkin bir ölüm oyununun figuranları haline getirmeye çalıştığınızı bilmek istiyoruz. Şiddetsiz bir yaşam için daha kaç can vermemiz gerektiğini bilmek istiyoruz.

Barış için bir yol bulmaya mecbur olduğumuzu haykırmak istiyoruz. Toplumsal huzurun, kardeşliğin ve barışın yolunun ne yeni güvenlik bölgelerin inşasında ne olağanüstü hali anımsatan uygulamalar, ne de mayınların üzerine basıp hayatların, umutların delik deşik etmesinden ve nede kitlelerin milliyetçi reflekslerinin öne çıkarılmasından geçmediğini biliyoruz. Barışın mümkün olduğunu,bunu becerebilmek için yeterli aklımız,kalbimiz ve inancımızın olduğunu düşünüyoruz. Hayatlarımızı her gün yenilerini icad ettiğiniz korkularla kararmanıza izin vermemek için geleceğimizi kendi siyasal irademizle, sağduyulu ve soğukkanlı bir sabırla kurabilmek için tamda şimdi bir birimizin yüzüne bakıp yeniden başlamak için barışa sadece biraz barışa ihtiyacımız olduğunu belirtmek istiyoruz.

Bunun için, başlattığımız imza kampanyasına katılınarak her şeye karşın umudumuzu çoğaltacağımıza inanıyoruz.

TÜRKİYE BARIŞINI ARIYOR KONFERANSI ÇAĞRICILARI


Bildiriyi imzalamak için www.barisinisiyatifi.org/imza.php adresine giriniz.
Elektronik ortam dışında topladığınız imzaları her akşam turkiyebariniariyor@googlegroups.com adresine gönderiniz.

hakipir - 15/6/2007 Saat 13:51

devrimciler sosyalistler koministler ve her örgütlü birey ve onların gündemleri...yani tüm bu vasifları tasıyanların gündemlerinin ne olması gerekir..isteniyorsa bir seyde bir yerde devrim uzun soluklu saglıklı analız oolmalı yani devrimin gündemi..devrimin gündemi olmalıdır..

iste bü yüzden yakın gecmis ve gelecek ve gelismeler gündemlesmeli ve tutarlı devrim yapısına yakısır analiz edilmeli..

her sey birbirine baglantılı gelisir.mataryalis felsefe böyle bakar..olaylara süreclere gündmelere..simdi bir savas her seye baglantılıdır..bizler yani bu sitenin üyeleri..bizler.kürt sorunun veya kürt özgürlük gelismesini kürt halkını yani top yeküm dünya kürtlerinin üzerinde spükülasyonları biz kendimize devrimci gündem yapmalıyız.kürt sorunun cözümszüzlügü tüm halk tabanlarının aslında kendi sorunlarıdır..cünkü savas benim isciligime yansımıstır ögrenciligime gencligime gecmisime gelecegime..cünkü savas oluyorsa ben biz sömürülüyoruz demektir..simdi deniliyorki kürtler neden savasıyor pkk neden var..kürtler tarihleri boyunca hic savasmamıslardır..kendini mudafa etmislerdir..pkk de böylesi bir durumdur.pkk savasmıyor.güclü örgütlü bir baskıdır.. halkların mudafasııdr.

genel kurmay ve onun alt üst sivil generallari ülkede barısın en köklesecegi bir zamanda operasyondan cekinmemislerdir..kuzey ıraka müdale tartısmaları uzayıp gidiyor..her kafadan bir ses. her seste mühtis mühtis bir yankı yaratıyor..peki devrimciler vesayreleri bunu neresinde nerdeler yasıyorlarmı devrimciler gündemleriyle vardır gündemin dolgunlasmasıyla halkların mudafasına gecerler.simdi devrimcinin gündemi olmadıgı icin dolasıyla güclü deildir.


sömürünün katmerlesmesi ezilenlerin cogalması yoksulluk aclık acı gözyası kaos savaslarla gelismeketedir..iste bu yüzden asolan devrimin gündemidir..devrimim gündemi olmlaıdır ve tartısmalar böyle sürmelidir.

devrimin gündemi kürt sorununun demokratik barıscıl çözümünün dillendirilmesi ve mücadelesi..onun icin sen biz sizler herkes pkk ve kürt halıkını belirli sözlerle karlamaktansa..egemen gücleri karsına almalı onu yargılamalı ve cözümü dayatmalıdır..

Chaos - 13/6/2007 Saat 18:29

benim anlam veremediğim nokta var.. oda Siz bu teorileri söylerken hangi pratik ve hangi oluşumlara dayanarak söylüuyorsunuz?
Mesela PKK nin Kürt hareketinden vazgeçip türkiyeye söz vermesinden bahsediyorsunuz..
Bu bir anti kürt Propogandasıdır.. Ve Bunun karşısında bir oluşum göstermelisinizki bende diyeyim ki kutuplaşma söz konusu ve yanlıştan doğruya yönlendirme var.. Ama böyle bir şey yok.. şuan sadece yıkıcı eleştriler söz konusu. ? (eşkiya62 de sırf yıkıcı eleştride bulunup çözüm yollarından kaçıyor.. Bir fark olmalı değilmi?)
Yani Siz birleşik bir Kürdistan isterken Antikürt propogandası yapıyorsunuz..
yeni bir örgüt yada parti kuracaksanız haberimiz olsun.. mantıklı gelirse bizde katılırız. legal illegal fark etmez..
çünkü söylemlerinden bu sonuç çıkıyor zaratusa..
sana senin yörenden bir kürtçe atasözü yazayım zaratusa heval.. "Reşê Tu Lê vê derê be.. heta ko ez spîyeka xwe dibînim."
Ulusal mücadeleye Kim katıkıda bulundu? hangi devrimci yada komunist ve demokrat örgüt katkıda bulundu.. Sol partilerin Tüzüğündeki "kürt sorunu" bölümünü geçtimi?
Buna karşı PKK ve dolayısı ile kürtler Şuan DÜnyda gündeminde.. isterseniz bizde bir parti kuralım.. masa başında sırf teori üretip ardından sinemaya gidelim..PSK gibi; Bu mu çözüm?
Ben eleştrilerinize karşı tepki göstermiyorum.. sadece bu durumda dayanışma içinde olmamız gerekirken biz ha bire Kendi içimizde bölünmelere gidiyoruz.
Benim için Barzani, Talabani, Apo hepsi başkandır.. kürt ulusuna hizmet etmiş ve etmekte olan her kuruluş bizim için varlığı büyük güçtür.
Ayrıca sizde çok iyi biliyorsunuzki Güneydeki oluşum oradaki kürtler için ne kadar iyi isede direkt olarak bizi etkilemeyen bir olgudur. elbette seviniriz ve isteriz. ama direkt olarak bizi kapsamayan bir oluşumdur.. ve Şunuda iyi bilmemiz gerekiyorki O oluşum bizide içine almaz.. neden mi? işte sırf içimizdeki bölünmelerden dolayı.
Buna karşı bir çoçuk kadar masum kürt halkına Kalkan olma uğraşında olan PKK yide yerden yere vurmayı ihmal etmiyoruz..
sayın zaratusa eleştride bulunurken sonuç itibari ile neye hizmet ettiğine dikkat etmeni öneririm.. Bila serê keçel bin Kumda be..
Benim için HPG militanları birer Halk kahramanlarıdır..
Biji Yekitiya kurdan!


[tarihinde düzeltildi 13/6/2007 Saat 18:32 Yazar doktrin]

zaratusa - 12/6/2007 Saat 20:16

Apo ile diğer devrimci ve pkkli tutsakları aynı kefeye koymuyoruz zaten sen kaygısız ol doktrin:)
Okudugumuzu anlama ve yorumlamada ne kadar eksik kalırsak konular hakkında yaptığımız ve yapacağımız yorumlardada bir o kadar eksik kalırız.
Yani "efendim öcalan önce dedi ben kemalistim sonrada pkk ye savaş emri verdi"
Koşullar ve gereksinimler ne ise o söylenir ve uygulanır..
bu söylem APOyu paklamaz.
Gereksinim ve koşullar dediğimiz savunma kalkanlı cümlelerle anlatılmak istenen nedir?
Koşullar kimin leyhine ve aleyhine,ne şekilde değişti? nasıl bir yol katledildi ki; çizginiz ve söylemleriniz birden bire çark etti. konfederatif bir sistem kurdunuzda bizim mi haberimiz yok?
Bunlar dibi olmayan boş söylemlerden öte bişey değildir. Yakalandığı günden bu yana kemalist rejimi ve üniter sistemi savunan açıklamalar yaparak kendisine bağlı olan örgütünü bu amaca yönlendirmeye çalışmasıda ulusal mücadeleye zarar vermekten başka bişey değildir. Bu gerçek yadsınamaz.
Yıllardır pkk taraftarları,partiler ve kuruluşların yaptıkları herşeyi tek doğru göstermeleri ve yapılan eleştirilere karşı işte dağlar çıkın savaşın demeleri kendi muhakamelerindeki eksiklerinden başka bişey değildir.Dağların yolu tıkanmışken, ovada siyaset zorla tekelleştirilmişken bu tür demagojik safsatalara kimsenin taviz vermeyeceği gerçeğinden kaçmanında bir mantığı yoktur.
Biz mazluma söz vermişiz çizgisinden,biz türkiyeye söz vermişiz çizgisine geçen bir örgütün ve önderin kesinlikle ulusal kurtarıcı olacağı söylenmez.
DTP gibi kendisini Kürt kimliği ile tanıtan bir partinin göstermiş oldugu adaylarla siyasal sürecimiz çözüme kavuşamaz.
Kendisini kürt halkına adayan Botanın,cizrenin emekçi belediye başkanlarını ve aydoğdu gibi kürt kimlikli emekçileri listenize eklememenize verebileceginiz hiç bir mantıklı cevap yoktur.
Seyit rıza,şex said ve daha niceleri bağımsız bir türkiye için ölmediler.
DTPnin bagımsız adayları bile parti içerisinde üyelerce yapılan secimle değil partide rant derdi olan kişilerce seçildi.
Yazıktır bu halk bu kadarını hak etmiyor.

Chaos - 12/6/2007 Saat 18:21

1. Başkan Apo ile diğer PKK li yada devrimci tutsakları ayn ı kefeye koymanız yanlış bir tutumdur..
2. Bir ara onu sisteme yedeklenme ile suçladığın Başkan Apo'ya şimdide neden hamasi demeçler veriyor diyorsun.. bu çelişki değilmidir?
Eğer normal bir tutuklu olsaydı PKK tamamen çözülmek için onu inanılmaz işkencelerden geçirirlerdi.. belkide kazaya kurban ederlerdi..
Şu gerçeği unutuyorsunuz.. Başkan Apo PKK lideri ise Kuzeyli kürtlerin dörtte üçüde PKK lidir..
Şuana kadar devletin ve ordunun baskıları karşısında bu kadar silahlı güç suçladığın bağımsız adaylar ve dtp nasıl ayakta duruyor sence? bu desteği almasaydı nasıl ayakta dururdu?
sizin esgeçtiğini başka bir şey daha vardır.. Oda Tc nin anaysa ile bu toprakları bağladığı ve ordu ile koruduğudur.. bu durumda sen ayrılıkçı bir politika ortaya koyarsan dunya kamuoyunda ve bütün dünyada terör olarak bilinirsin.. PKK hareketinden önce kürt'ün adı bile yokken şimdi bütün dünya ülkelerinde bilinmemiz ve demokratik güçler tarafından desteklenmemiz sanş eserimidir Yoksa PSK sayesindemidir?
küçüklerin düşmanı olmaz.. ama büyük güçlerin düşmanıda büyük olur.. ve o güçlendikçe dostu çoğaldıkça düşmanıda çoğalır.. PKK şimdi Kürt halkının bütün yükünü tek başına sırtlamış ve bunu legal illegal yarılegal şekilde taşıyor. ve bunu çok onurlu bir şekilde taşıyor..
Ya PKK hareketini kabul edeceksin..
Hİç bir Parti veya kuruluş hatasız veya eksiksiz değildir. veya tarihte eksiksiz ve hatasız olmamıştır.. Hele hele ulus hareketi dahada bir tecrübe ister.. ve değişen dünya düzenine ayak uydurmak ister.. Şuan PKK ayrılık istemi varolan umutlarıda daha asgari seviyeye inderecek..
GErilla savaşı o kadar kolay değildir. yani yıllarca dağlarda kalmak hemde kendin için değil halkın için..
biz tırnaklarımızı keserken bile dayanamazken onlar halkı için göğsünü gere gere kurşuan gidiyorlar.
TEoride her hareketin eksiğini ve hatasını bulursun.. ki vardır.. olamaya devam edecektir..
ama önemli olan pratikte ne kadar tutarlı olduğundur..
politikada yiğitlik yada komandoluk sökmez.. dil söker..
Yani "efendim öcalan önce dedi ben kemalistim sonrada pkk ye savaş emri verdi"
Koşullar ve gereksinimler ne ise o söylenir ve uygulanır..
Tarafsız olarak eleştride bulunman mantıklı değil çok sevigli zaratusa.
yani biz hatalarımız kabul ediyoruz.. ama sen daha iyi bir seçim sunmuyorsan sadece antipropoganda yapıyor demeksin.. ve bunun kürtlere faydası nedir onu daha anlayamadım?

kolay gelsin.

zaratusa - 12/6/2007 Saat 17:02

bide akin BIRDALIN diyarbakirda bagimsiz aday olarak girmesi cok ama cok samimi bir dayanisma bu sahis KÜRT MESELSINI uluslar arasi düsezeyde savunan namuslu türk aydinlarindan biridir.
Güney kürdistan gerçeğini kabullenemeyen kim olursa olsun benim nazarımda samimi vede aydın degildir.hele ki bu isim sayın Mesut Barzani ile saddamı aynı kefeye koyan biriyse. Aydoğdu gibi Kürt bir şahsiyeti görmezden gelen DTP,bunun gibi bir çok emekçiyide ezerek listelerine misaki millici Tuğluk ve akın birdal gibi isimleri koydular.
DTP çizgisini degiştirmediği müdetce ve Kürt davasını Apo’nun canı ve kişisel sağlığı karşılığında pazarladıgı müddetçe onurlu bir direniş sergileyemez.eğer bunu yapacaksa bir ulusal davası ve özgürlük sorunuda yok demektir. o zaman kürtler adına sahneye çıkmanında bir anlamı yok gereği de yok. böyle bir siyaseti doğrudan AKP'de yada CHP’de de çok kolay yapabilirler.
KDP nin PKK ile savasmasindaki en önemli etken ise türkiye ile Barzaninin işbirliği değildir.Böyle bir söyleminde aslı astarı yoktur.
1. Körfez savaşının ardından 1992de erbildeki Kürdistan parlamentosu tek yanlı federasyon ilan edince öcalan bu ihanettir diyerek savaş açmadı mı? Bu yüzden PKK ile barzani liderliğindeki KDP ve talabani liderliğindeki KYB arasında çatışmalar yıllarca sürmedi mi? Böylesine yanlış ve yersiz bir politik kaygı yüzünden güneydeki her iki pati yıllarca savaşmadı mı? Bütün bunlara sebebiyet veren öcalanın kendisi olmasına rağmen nasıl olurda Barzaniye türkiyeyele işbirliği yaptı denilebilir?

mustafa - 12/6/2007 Saat 00:55

selamlar

ilk basta KÜRT SORUNUYLA alakali bu konumuzu baska yöne cekmeye calisan sagci miliyetci gerici kisilerin istedigi dogrultuda degilde, yurtsever ve sosyalist arakdaslarin daha faydali bir sekilde tartismasi, olmasi gerkendir.
zartatusa arkadasin yaptigi elstiri ciden ibret vericidir.
Sayın İsmail beşikçininde dedigi gibi gecmis dönemde bir cok insan cezaevinde Kürt kelimesini kullandı diye cezalandırılırken ve öldürülürken nasıl olurda Öcalan imralidan devlete kafa tutabiliyor ve örgütü yönetebiliyor.
Kaldı ki bu kadar yıl içerde hiç bir bilgi ve haber verilmediği iddaa edilen bir kişi süreci nasıl bu kadar iyi takip edebiliyor?
Bunlar siyasi irademiz Öcalandir.Devlet Kürt sorununu çözmek istiyorsa tek muhatap öcalandır diyenlerin kendilerine mutlak suretle sormaları gereken sorular değilmidir
yukaridaki paragrafta yine yilardir alisa gelmis komik ve anlasilamz KOMPLO TEORILERI yazmis zaratusa arkadas.
mesela cok radikal söylemli kürt hareketleri neden tc tarafindan kovusturmaya tabi tutulmuyorda aciklamalarini begenmedigimiz aysel TUGLUGA sorusturma aciliyor.Mesela kendini kurtuluscu yada tam ulusalci gören kürt partileri federsyon yada tam bagimsizlik dedi halde neden elini kolunu salayarak tc de siyaset yapabiliyorlar.
türkiydeki diger ilerci devrimci güclerle hareket etmek neden cok abes geliyor anlamiyorum güney kürtlerinin ABD ye göbekten bagimli politikalari neden balandira balandira anlatiyorlar UNUTMAYALIMKI ABD TALIBANI,SADDAMI,TC yide destekledi ama gelinen ya YANIMDASIN YADA KARSIMDASIN politikasina girmedimi?
bide akin BIRDALIN diyarbakirda bagimsiz aday olarak girmesi cok ama cok samimi bir dayanisma bu sahis KÜRT MESELSINI uluslar arasi düsezeyde savunan namuslu türk aydinlarindan biridir.
yani diyecegim o ki ne kerkük politikasi nede isvec politikasi gütmemek lazim kuzey kürtlerinin cözümü diyarbakir-ankara hatindadir.Ayaklari yere basmayan teoride kalan hamasi söylemleri KÜRT HALKI cok iyi bilioyor ve taniyor.kürtlerin verdigi silahli cetin mücadle nedense size göre cocuk oyuncagi ve ABD YE KAYITSIZ SARTSIZ TESLIMIYET temel amaciniz haline gelmis.
Ha bide yilarca TC ile beraber calisan KDP ILE YNK yilar sonra tc nin hedefi haline geldiler bu isbirligini o zaman pkk tarfindan elstirildi ve siranin size gelecegini söylemdimi.Her seye ragmen güneylilere yapilan saldiriyi kendine yapilmis sayan ve berberce ayi mevzide tc ye karsi savasmaya hazir olan yine bu begenmedigiz PKK degilmi alah askina.

BEDEL VERDIKCE BÜYÜRSÜN TESLIM OLDUKCA KÜCÜLÜRSÜN!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!


[tarihinde düzeltildi 12/6/2007 Saat 01:00 Yazar mustafa]

zaratusa - 12/6/2007 Saat 00:10

DOKTRİN yazmış oldugum yazının komplo teorisi olması için benim kişiler ve kuruluşlar hakkında varsayımlar öne sürerek ve birazda hayal dünyamı genişleterek fikir yürütmem gerekir.
oysa ki ben yapılan açıklamalar ve uygulanan politikalr üzerine yorumda bulundum....

Chaos - 11/6/2007 Saat 20:41

sayın zaratusa.. dediklerini komplo teorilerinden öte bir şey değildir.
bunun açıklamasını en kısa zamanda yapacağım. şuan zamanım yok..
Bu kadar büyük bir hareketin komplo teorileri ile alaşağı edilemeyeceğini benden çok iyi bilmeniz gerekiyordu..


teoriyi Kongra-Gel belirliyor ama pratik gerillanındır.. ve bunda bir rant aramak kesinlikle mantıksızdır.

neyse,
klolay gelsin

zaratusa - 11/6/2007 Saat 20:30

Hiç bir esir millet, kendisini inkar eden, ülkesini ilhak eden bir düşmanın milli birliği için, üniter devlet konsepti için savaşmaz. Savaşırsa kendisini esir edilmiş milletin ulusal kurtuluşçusu olarak niteleyemez.Böyle bir strateji ve siyasal akimda olamaz.
PKK ile ayni safta yer alan DTP bunun açik örnegidir.DTP es baskani olan Tugluk partisi adina su tezleri sunmustur.Üniter devlet konsepti,misaki milli sinirlari ve sevrin reddi.Bu üç tez savunuluyorsa eger.bu tezlerin yanina ulusalci hiç bir fikir ve düsünce eklenemz. Çünkü bu tezler ulusların kendi kaderini tayin hakkı ile uzaktan yakından alakası yoktur.
Böyle bir düsünce ile secime girecek olanin bir partinin rant kaygisi ve sisteme sarilma derdinden baska nasil bir olusumu olabilir ki.
Amedde kürt halkını temsilen listeye alınan akın birdalin Kürt ulusal sorununa nasıl bir katkısı olabilirki.Gecmiş yıllarda amedde "saddam ne ise talabani ve barzanide aynıdır"diyen bu zatin hangi sıfatla kürt halkını temsil edecegi düsünülebilir.
Bilincsiz siyaset ve teslimiyetçi politikalarla hiç bir şekilde kürt ulusal sorununun çözümlenmiyecegini herkes çok iyi idrak etmelidir. Öcalanin yakalandıgı günden bu yanada savunmus oldugu fikirde üniter konseptinin dışına çıkamamıştır.
Bundan bir kaç ay önce yapılan kürt konferasında İsmail beşikçinin bir açıklamasını paylasmak istiyorum;
1985'te cezaevinden bir arkadaşıma mektup yazmıştım. Kürt sorunu konusunda. O mektubu bana iade ettiler ve dediler ki, "Sen cezaevinde de suç işliyorsun. Disiplin kovuşturması açacağız".
Böyle bir durum, işte çok masum bir şey söylüyorsunuz, Kürtler diye... Ama Öcalan, örneğin "Savaş ilan ediyor!" Devlet adım atmadı diyor, "Tekrar silaha başvurun." Bu kadar denetim altında bunu nasıl söyleyebilir? Demek ki, devletin de böyle bir istemi var.

Sayın İsmail beşikçininde dedigi gibi gecmis dönemde bir cok insan cezaevinde Kürt kelimesini kullandı diye cezalandırılırken ve öldürülürken nasıl olurda Öcalan imralidan devlete kafa tutabiliyor ve örgütü yönetebiliyor.
Kaldı ki bu kadar yıl içerde hiç bir bilgi ve haber verilmediği iddaa edilen bir kişi süreci nasıl bu kadar iyi takip edebiliyor?
Bunlar siyasi irademiz Öcalandir.Devlet Kürt sorununu çözmek istiyorsa tek muhatap öcalandır diyenlerin kendilerine mutlak suretle sormaları gereken sorular değilmidir?

Herkes PKKnın yıllardır, Güneydeki Kürtlere nasıl bir baş ağrısı olduğunu bilir.1. Körfez Savaşının ardından,1992de erbildeki kürdistan parlamentosu tek yanlı federasyon ilan edince, Abdullah Öcalan “bu ihanettir” demiş ve PKK güneydeki ulusal yönetime savaş açmıştı. Bunun kimin hesabına yapıldığı açık..
Çok degil bundan bir kaç ay öncede özgür gündem gazetesine yazı gönderen öcalan kurulacak bir kürdistana karşı oldugunu dile getirerek bağımsız bir Türkiye yaratılmalı demişti.
Böyle bir durumda siyasi iradem öcalandır demenin aslında statükocu ve militarist kesimle aynı fikirde olmanında bir göstergesidir.

Rejim PKKyı tam istediği köşeye sıkıştırmış. politik ve ideolojik olarak teslim almış, ama yine de bir genel af çıkarıp barışçı siyasal yaşama katılmasını engelliyor. onu dağda tutuyor. hem arasıra, gerekli olduğunda, terör var demek, kamuoyu oluşturmak için dövüşler tertipliyor hem de PKKyı ayakta tutarak kitleleri oyalıyor. Kürt saflarında sağlıklı ve etkin bir muhalefet oluşmasını engelliyor.
Kürt halkını, türk halkını ve dünya kamuoyunu aldatmaya yönelik psikolojik harekatlarını çok iyi devam ettiriyor.
Son zamanlarda sınır ötesi operasyonu ile PKKyı yok etmeyi planladıklarını söyleyen rejimin yine aynı şekilde PKK ismini kullanarak asıl olarak güneydeki özerk bölgeyi hedef alındıgınıda herkes çok iyi bilmektedir.
Nitekim yaşar büyükanıt son günlerde yaptıgı acıklamada güneyde kurulacak bir kürdistanın türkiye için büyük bir tehdit oldugunuda vurgulamıştır.
Kürt sorununda çözüme yaklaşılması belkide ilk defa böyle netleşen bir dönemde. kürt halkının çok iyi bir politika üretmesinin yanısaıra,ulusal isteklerinide netleştirerek asıl siyasi iradenin kürdistan ve kürt halkı oldugu bilincine sahip olması gerekir.


[tarihinde düzeltildi 11/6/2007 Saat 20:36 Yazar zaratusa]

Chaos - 11/6/2007 Saat 19:44

kürtlerin var olma mücadelesi gerçekten çok onurlu bir hareket.. gerillanın şehit düştüğü yer.. kendi vatanıdır.. yani kürdistandır! ama türk askeri boludan ankaradan, osmaniyeden gelip kürdistanda ölüyor.. işte bu onursuzcadır.. çünkü orada yaşamakta ölmekte kürtlerin hakkıdır..
saldırı konumunda olan tsk kendi bolgesinde savunma ve koruma olarak duran HPG gerillalarına saldırması kadar onursuz bir duruş daha olamaz..
çünkü kürtlerin yaşadığı topraklar tarihte de Kurdistan diye geçer..
kürt'ün var olma mücadelesi asırlardır sürüyor..
Bazen düşünüyorumda keşke kürt olsaydım :)
acılara gülebilen bir toplum var kürdistanda..
marksist partilerinde pkk ve kürt halkına destek vermesi gerekmektedir.

mustafa - 11/6/2007 Saat 15:16

selam

ESKIYA yazdigin yazinin üslübuna dikat et burasi demokrat bir site SIDET VE KANLI OPARESYONCULUGU SAVUNMA burda buna izin verilmiyecektir.
Eger ciden bu fasizan tutumun devam etigi durumda seni bu siteden süresiz atmayi düynüyoruz senin banini acan arakdasina verdigin sözü unutun yine vatan milet sakarya kan ve irinden bahs ediyorsun.

pertegim - 31/5/2007 Saat 11:36

Şu anda kimin havladığı belli sores aha kürdistan demişsinde ben kürdistan diye bir yer göremiyorum siz görebiliyorsanız bizede gösterin oraları cahil kalmışız ne yapalım.Katliamları senelerdir sizin illegal örgütleriniz yapıyor.

Sizde çuval geçirmeyi ABD den öğrendiniz galiba onların öyle işkenceleri var birde başka şeyler yaptırıyolar ama burda söylenmez neyse.Türk ordusuna kim ne zaman çuval geçirmiş ki siz geçiresiniz :D

Eğer bir tehlike varsa bunu önlemek gerekir türk ordusu görevini yapıyor hiç zorunuza gitmesin.Doktrin sizin hayatınız bu kadar basit ki hayattan bir beklentiniz yok ki gözünüzü kırpmadan ölüyorsunuz.Ama türk askeride aileleri çocukları rahat uyusun diye bunu yapıyor unutma tek fark siz illegalsiniz.Orası kürtlerin demişsinde sunnilerle şiileri ne yaptınız asimile mi ettiniz yoksa yok mu ettiniz?Türkiye niye türk ordusu kürdistana girdi desin ki öyle bir yer mi var :D allah allah siz varya adamı gülmekten öldürürsünüz bence sizin acil tedaviye ihtiyacınız var şizofrenik belirtiler var çünkü bunların tedavi edilmesi lazım yoksa ilerde daha kötü yapıyor insanı :)

Chaos - 28/5/2007 Saat 14:05

ufak bir bilgilendirme.. türk ordusu sınır dışına havanlarla saldırıyor bir kaç haftadır.. havadanda kandil ve behdinan taraflarını bombaladığı biliniyor. iran'ın kendi topraklarında operasyon için türkiyeye izin verdiğinide biliyorsunuz..
Unutma eşkiya;kürtler.. yaşamı uğruna ölecek kadar çok seviyorlar!

ve şunuda unutma bu ilk girişiniz değildir. ilk girişleriniz fiyosko çıktı bu girişiniz ise zararınızla çıkacaksınız!
çünkü orası saddamın değil artık.. kürtlerin.. oradaki bütün kürtler birleşir.

ayrıca arkadaşlar.. şunu unutmayın.. türkiye Güney Kürdistana girerse.. "flash flash.. türkiye Kürdistana girdi demz hiç bir medya kuruluşu..


Bu arada mustafanın önerisi gerçekten yerindedir. çünkü türk ordusu oradaki köyleri yakıp yıkıyor. ve sivillleri bombalıyor.. ayrıca savaş kurallarına uymuyor..
bu yüzdendir ki BM oraya barış kuvetini göndermeli..

pertegim - 28/5/2007 Saat 02:48

Sores sen hayal aleminde gezinmeye devam et sizde ordu mu varki türk ordusuyla başa çıkacaksın :D unutmaki türk ordusu dünyadaki en güçlü ordulardan bir tanesidir.Savaş çıksa iki taraftanda kayıp olacaktır ama sizin bölge daha çok kana bulanacaktır.Kimse bunları istemiyor ama işte tutturmuşlar kürdistan kürdistan başınıza yıkarlar o kürdistanı.Tarihten açıp bakabilirsiniz türk ordusunun kararlılığını ve başarısını...

mustafa - 28/5/2007 Saat 00:44

selam

Bence tc nin sinir iskal hareketine karsi tipki lübnandaki gibi uluslar arasi baris gücü konuslandirilsin
aksi taktirde bir sabah kalktigimizda tc bögeyi kana bulayabilir.Hepimiz biliyoruzki türk ordusu yada iran ordusu ordaki siyasi odaklari icin kendini yirtmioyor,KERKÜK KÜRDISATAN olusumuna karsi olduklari icin.
Nasilki sadam zamaninda 36.parale yerlestirilen abd askeri vardiysa bu defa tc yada irana karsi ULUSLAR ARASI BARIS GÜCÜ ADINDA askeri barikat kurulabilir.bunu istersek gericilik istersek teslimiyet olarak görelim bu kürtler acisindan COK CAN ALICIDIR

Chaos - 25/5/2007 Saat 20:55

gülüp geçmek olmuyor işte. gülemiyoruz. ezilirken, yok edilirken ve yok sayılırken.
şırnakta binlerce insanın batıda sürgün edilmesi ve çocuklarının bile okula alınmamasına gülüp geçemiyoruz malesef. yılın 12 ayı çadırlarda yaşayan zorunlu göç mağdurlarını ziyaret ederken gülemiyoruz.. yada bizim ekip biçtiğimiz ve yaşam verdiğimiz topraklarda kendi bayraklarını asmalarına kendi dillerinde eğitim vermelerine kendi kültürlerini benimsetlerine gülüp geçemiyoruz.
Savaş kurallarını bile hiçe sayan bir faşist ordu ile savaşırken ve onların topu ve tüfegine karşı yüreğimizi ve canımızı ortaya koyarken bir türlü yüzümüze gülümseme gelemiyor bira.

ama sende haklısın agucanlı.. bunlara gülmesek bide kahırdan ölürüz..

eşkiya sana sadece gülüyorum.. hemde acı ile. ve nefret ile!

Agucanli - 17/5/2007 Saat 13:41

Ya konuya yazilanlara basindan itibaren bir göz attimda neler yazilmis neler.Biri yazmis digerleri cevaplamis,ortaya cok enteresan bir durum cikmis.Konu özü itibariyle kimsenin kimseye bir seyler ispat etmesini gerektirecek bir konu degil.Kaldi ki tartisilmasi gereken Kürdün varligi degil Türkün Anadolu'daki varligi olmaliydi...Kendi tarihini bile yazamayan bir ulusun (ki tarihinin varlig bile süphelidir) kalkipta talan ettigi topraklardaki bir halki yok saymaya calismasi ve birilerinin de bunu devrimcilik adina savunuyor olmasi abesle istigalden baska bir sey degildir.
Kürt sorunu konusunda taraf olan arkadaslara diyecegim o dur ki bu tip yazilara cevap verme yerine gülüp gecin.O güzel sözü hatirlayin...
Herseye ragmen kervan yürüyor...

pertegim - 12/5/2007 Saat 02:19

Kemalistim devrimciyim denizlerin yolundayım..Şimdi bu ne çelişki diyorsun ya sana denizlerin hayatlarını dikkatli okumanı öneriyorum.Çünkü denizler atatürkün yolundan gidiyorlardı yürüyüşlerde türk bayrakları ve atatürkün posterleri ile yürüdüklerini ne çabuk unuttunuz.Onlar ne yaptıysa bu ülke için yaptılar hayal alemindeki bir ülke için değil tamam onlarda kürt sorunu var diyordu bende diyorum kürt sorunu var ama gidilen yol yanlıştır.Ülkeyi bölmekle kürdistanınızı kuramazsınız.Gidin legal platformlarda derdinizi anlatın girin hükümete siz kendiniz çıkartın yasaları.İllegal yollarla çözülecek olsaydı şu ana kadar çözülürdü ama iki taraftanda onbinlerce kişinin canı yandı ortada hiç birşey yok.Dün talabani ingiltereye gitti kürdistandan bahsetti blair sadece güldü :)

Bana lüxemburg örneğini açıklarmısın sores ben bir sonuç gerçekten çıkaramadım.Birde elinizi değdirmişken kürdün sorunları nedir onlarıda bir yazarmısınız rica etsem?5 sayfa yazı yazılmış ama ortada doğru düzgün bir sorun yok eğer tek derdiniz kürdistansa daha çok beklersiniz benden söylemesi sonra demeyin ilerde bir tane eşkiya vardı bizim foruma yazan o zamanında böyle böyle demişti diye :)

Devrimci selamlar...

pertegim - 11/5/2007 Saat 13:09

Bu kürtlerde amma sorunlu haa.Çöz çöz bitmez sorunlar bence bunları bir kenara bırakın siz :) sores yine süper bir benzetmeyle lüksemburgu oraya yerleştirdin sözde kürdistanla onun ne ilgisi var canım.Hani diyorsun ya türk solu diye iyiki desteğini çekti kürtlerden çünkü birbirine uyuşmuyor istekleri.Türk solunun yolu denizlerin yolu olmalıdır ne idüğü belirsiz pkk yada aponun değil.Tam bağımsız türkiye için savaşmamız lazım tıpkı denizlerin yaptığı gibi.Kürtler sözde denizleri seviyor gibi gözükürler ama özde sevmezler.

Her neyse ben birde şunu öğrenmek istiyorum beni kim ne için banladı bir açıklama yaparmısınız?Geçen yazmıştım site ile ilgili açıklamalara ama yine sağolsun bir tane akıllı yönetici silmiş canı sağolsun tekrar yazarım...

babil_zeveli - 10/3/2007 Saat 21:56

sevgili eşkiya merak ettiğim bir soru var yazında belirtmişsin bu ülkeyi bölmeye kimsenin gücü yetmez.senden başka bunu sık sık dile getirler var.aacaba beni o engin bilgi hazinnle aydınlatabilirmisin.ben bir kaçını sayayım bayağı popülerler son zamanlarda.deniz baykal,mehmet ağar,erkan mumcu,yaşar büyakanıt,ilker başbuğ.bir zamanlar kenan evren.eminim senin bu fikrini destekliyecek daha çok fikir adamı vardır mümkünse devamını senden bekliyorum.ha birde senin gibi kendini sosyalis yada kominist yada liberalist yada faşist hangisini yakıştırısın bilmemem ama doğu perinçek var(bu saydıklarım doğu perinçek için sen sosyalist olduğunu söylemişsin).
saddam bir zamanlar senin gibi bu ülke bölünmez diyordu ama sonu ne oldu :) güneyde kürtler kurdular vve büyük ihtimalle şiilerde kuarack ve tabi sunnilerde.

tarih bize herşeyi gösterecektir sen merak etme ülke bölünecekmi bölünmüyecekmi.onu senden daha fazla düşünen kuvvet komutanların var pentagonla masalara oturan.sana bayağı destek olacaktırlar onlar ülkenin bölünmemsi temenninden dolayı.bu arada kusurumna bakma yazmayı yeni yeni öğreniyorum.

zaratusa - 10/3/2007 Saat 08:32

Merhaba Arkadaslar!
Eşkiyanın yazılarının tamamını okumadım.Çünkü giriş cümlesini okumaya başlayınca gelişme ve sonuç bölümlerini tahmin edebiliyor insan.
Benim takıldığım bi nokta vardır.Eşikiyanın yazmış olduğu cümlede dilerseniz onu tartışalım ama eşikiya ile değil.Nicke bak "Eşkiya" bu site dağ baş mı?.
Neyse ben eşkiyanın cümlesini yazayım.
Bu söylediklerini birde kendi savunduğun görüşler için düşün onlarda yapmıyor mu acaba diye?Böyle bir cümleden çıkan sonuç şudur:yani biz yapıyoruz bu dediklerinizi ama sizde yapıyorsunuz.buda demek oluyor ki.kişi yapılandan haberdar.kabul ediyor yapılanları.Yanlız arkadaşın amacı kendisini haklı çıkarmak olduğu için,sizde yapıyorsunuz gibi cümlelerle karşısındakini yenebilmek.
Hatırlarsanız ermeni soykırımı fransada yasalaştıktan sonra türkiyede cezayir soykırımı gündeme geldi.Türkiye diyor ki fransızlarda soykırım yapmış.Tabi fransanın soykırım yaptığı Türkiyenin suçunu paklamaz.sonuç itibari ile suçlu suçludur.
Şimdi bu omurgasız arkadaşımız.Başkasına çamur atarak kendi zihniyetinin doğru ve kabul edilebilir yanını tartışmaya çalışıyor. AMA YEMEZLER

Bide yazmış Devrimci selamlar..

bendende Devrimci selamlar....


[tarihinde düzeltildi 10/3/2007 Saat 17:40 Yazar zaratusa]

babil_zeveli - 9/3/2007 Saat 12:25

eşkiya sana hayran kaldım gerçekten.seni tebrik etmek istiyorumbu kadar bilgili olduğunu bilmiyordum klişenin anlamını söylediğin için ve vigüle noktaya dikkat ettiğin için bir daha teşekkür edeyim sana.
ve türkler çok iyidir dediğin içinde.türkler ne yapmış canavarlarmı diyorsun demek.aslında haklı olan sensin arkadaşım türkler çok demokratik insanlar.insana saygılı çevreye saygılılar.
insan hakları mahkemesinde tek bir suçu bile mevcut değildişr.
hiç çocuk öldürmedilerihiç soykırım yapmadılar.
demokrasi kelimesinin karşılığı eşittir türkiye.ünüversiteleri bilim yuvası olan tek ülkedir türkiye.mecliste her milletin temsil edildiğiianadilin rahatça konuşulduğu bir ülkedir.


neyse daha fazla yazmama gerek yok sanırım eminim sen beni aydınlatacaksın bu engin bilgi hazinenle.sonra teşekkür edemssem kusura bakma.ama ben şimdiden teşekkür edeyim sana. :D

zaratusa - 7/3/2007 Saat 00:14

özürün kabul edilmiştir... :cool:

derist - 6/3/2007 Saat 23:28

Beyefendi Türkcede Kazakistanliya Kazak deniyor.Google da arat bakiyim Kazakistanlilara ne deniyorr Kazak mi yoksa Kazag mi?? Ne ilginc birisin ya sirf camur atip kaciyorsun,senin tek islevin forum konularina girip konuyu degistirip,kisilere hakaret etmek oluyor sanirim.Sevinmelisin ki seni adam sayip cevap yaziyorum. Neyse artik bu tür seylere cevap vermeyecegim,böyle konu disinda bir seyler yazmak zorunda kaldigim icin herkesten özür dilerim..

zaratusa - 6/3/2007 Saat 21:13

Derist sen anlamamak için ısrar ediyorsun.Belkide sen anlamamaya programlısın.
Git iskoçların tarihine bak kazak boyundan gelmedir iskoçlar.kazakistan dediğimiz insan topluluğuda kazağ boyundan gelmişlerdir.Ki bunu kazakistanlı insanların kendisi söyler.Türklerin ise kazak boyundan olduğu yalanı kazakların savaşçı bir kavim olmasından dolayı, türkleride savaşçı olarak lanse etmekten kaynaklıdır.savaşçı ve barbar arasındaki farkı herkes çok iyi bilir.bu yüzden türkler savaşçı değildir.iskoçların kazaklardan geldiği iskoçların kendi tarihlerinde mevcuttur.gladya savaşlarının tarihçesinde ise gladya savaşçıların kazak kavimininin önderleri olduğu söylenir ve bu konuda ciddi araştırmalar yapılmıştır.
kazakistanlı insanlar ise kazağdir.kazakistan denilmesinin sebebi ise türkçenin ural altay dil gurubuna bağlı olmasından kaynaklıdır.Yani "kazağistan" yapı olarak ural altay dil gurubu ile uyuşmuyor ve bu yüzden kazakistan diye litaretürde geçer.
eee be kardeşim türküm diye yırtıyorsunuz kendinizi ne diliininzi biliyorsunuz nede tarihinizi.....

mustafa - 6/3/2007 Saat 17:19

konuylan alakasız oldugu için silinmiştir.


[tarihinde düzeltildi 6/3/2007 Saat 18:33 Yazar sores62]

derist - 6/3/2007 Saat 01:25

Kazak degilmiste Kazagmis yok ya sen nasil da bilmis birisinki daha orta asya da Kazakistan diye bir devletten haberin yok ,Kazak derken onlar kast ediliyor. Muhattap alip senin gibi birine cevapta yazilmaz ama neysee...

Konuylan alakalı olmayan kısımlarsilinmiştir. Konumuz Kürt sorunu herhangi bir araştırmacı yada yazar deyil.


[tarihinde düzeltildi 6/3/2007 Saat 18:32 Yazar sores62]

zaratusa - 6/3/2007 Saat 00:09

derist bizim türkleri tanımamız için verdiğin linki okudum.Türkleri tanıdım.
zaten tanıyordum.yazılan yazıdada kürt ırkını çaktırmadan yok saymak.her neyse yazıyı yorumlamayacağım.aklıma takılan bişey var verdiğin linkte.
Kırgız da, Kazak da, Azeri de "soydaş" tır, ama bu ulusun bir parçası değildir burdaki "kazak" kim oluyor.yani verdiğin linkte yazıyı yazan ******* türk tarihini bile bilmeden kürt ırkını yok sayıyor.kazak boyları iskoçlardır ve savaşçı kavimdir iskoçlar tarihten beri bçyledir.İskoç tarihine bakarsan bunu görürsün.Türkler ise Kazağ boyundandır ve orta asya halkıdır.Türk tarihini doğru arkeologlardan ve yazarlardan okursan türklerin kazağ boyundan olduğunu anlarsın.şimdi verdiğin linkteki devrimci arkadaşımızı sen uyarırsın artık.Türkler kazaklardan değil kazağlardan gelmiştir dersin.Kazak olanlar iskoçlardır.
YA SİZ NİYE BİRAZ OLSUN OKUYUP ARAŞTIRMIYORSUNUZ YANİ HERŞEYİDE BİZ YAZMAYALIM LÜTFEN.:):):)


[tarihinde düzeltildi 6/3/2007 Saat 21:03 Yazar zaratusa]

derist - 5/3/2007 Saat 19:51

HERKES bu yaziyi OKUMALI.Kime TÜRK denir, Ne Mutlu Türküm diyene ne demektir,acikcasi Türk demekle kim kast edilmektedir anlamaniza yardimci olacaktir.

http://www.tekadamdevrimi.com/tekadamdevrimi/tad_makale/tad _makale_atk_62.htm


yazı alıntı olduğu için düzenlenmiştir.site yönetimi


[tarihinde düzeltildi 6/3/2007 Saat 15:35 Yazar derist]

ALISER_ - 3/3/2007 Saat 21:14

Son donemlerde kurtlerde sevinmemiz gereken gelismeler oluyor. Yane kisacasi TC'nin isteklerinin tam tersi bir gelisme bence cok pozitif bir durum diye bakiyorum
Ozelikle Amed DTP il baskaninin yaptigi aciklama ve akibinde geri adim atmamasi TC baski mekanizmasinin karsisinda biz kurtler icin alisila gelmis bir durum degil bence ve Aydogdu "ben soylediklerimin arkasindayim" tekrarini yaptigi zaman Tc medyasini cilgina cevirdi. Tabi kuzeyli diger kurt gruplarin Aydogdu'yu onurlu tavrindan dolayi kutlamalari ve destek olacaklarini aciklamari hepimiz icin sevindirici bir durum
Kurtlerin tavri TC yoneticilerini bence dahada cilgina ceviriyor gerek PKK defalarca aciklamasi "kerkuke yapilacak bir saldiriya karsi savasiriz" demesi son donemlerde orta dogunun statukocu devletlerini iyice kizdiriyor. Ve son olarak sayin barzani'nin "bagimsiz Kurdistan'a alisin" demesi dahada TC yetkililerini cileden cikardi
Ukala anlayisini elinde birakmiyan TC egemenleri baska haklari kucumseyici ve kufurlerine devam etmeye basliyorlar her zamanki gibi Ama esas bu beylerin uykusunu kaciran durum bazi kurt siyasetcilerin tavri ve kurtler arasi olumlu yaklasim.
Aslinda kuzey kurdistanda daha ileri adim atilabilinir. Yani yalvarmali politika yerine ciddi bir birliktelik gerekiyor. Ha belki bunada biraz zaman gerekiyor.
Burda en onemli gorev hewalera (pkk) dusuyor. Muglaklik yerine net politika yapilmali ve ulusal durusu net olmali ornegin ikide bir AKP engelmis gibi politikalardan bence vaz gecmeli sanki herkes bilmiyor gibi esas gucun ordu'da oldugunu
Sonuc olarak ben gelismeleri pozitif buluyorum biz kurtler icin her grup,parti ve kurt breyi kendisine dusen gelismeleri iyi takip ederse ve kim kurtlerin kendisini, kendi kulturunde ozgurce ifade ozgulugu onunde en buyuk engeli olusuturuyor diye dusundugunde. Bu engel TC devleti tarafinda ciktigini gorur. Burda ne yapilmasi gerekiyor ve kime karsi duracagimiz beli saniyorum.
Xatirbe sima

mustafa - 3/3/2007 Saat 04:33

selamlar;

YOK demenin sorunu yok etmeyip kangren ettiği anlaşılmış durumda. Artık hem Kürtlerin hem de bir Kürt sorununun olduğunu kabul ediliyor. En azından bu, artık çoğunluk görüşü. Bu zeminde, hatta, AB sürecinde, çok kısıtlı ve uygulanabilirliği olmasa bile, Kürtlere, radyo-TV yayını, kurs vb. türünden bir dizi hak da tanındı. Önemi, artık 'Kürt var'ı varsaymasıydı.Eskiya62 arakdas halla ayni söylemlerle sorun yok demesi cok abes bence.kendini kürt olarak tanimlamayabilisrin bu normal ama sanki her sey güllük gülüstanlikmis gibi bakman bayagi insafsizca bir tutum.bide su dersimliligi yada aleviligi sürekli kürt meselesiyle yaristirmani anlamiyorum abi.

Ha bide su ABD konusuna bir kac sey söylemek istioyrum kürtler-abd itifagi kürtlerin kendi özgür tercihi degildir bunu bölgedeki devletler dayati(IRAN,SURIYE,TÜRKYIE VE IRAQ)peki abd tc nin simdiki itifagi degilmi ne olduda siz birden anti abd ci oldunuz.

Bu süre içinde, ABD ile 'komşu' olduk. Türkiye çıkarlarını nasıl tarif ederse etsin, anti-emperyalist bir yola girilmedikçe Amerikan çıkarları kendisini dayatıyor. ABD, başta Türkiye'nin tutumu nedeniyle, artık savaş-barış tartışmalarının doğrudan tarafı halindedir. Sürekli Kandil'e operasyona çağrılmakta, bu çağrı manevra alanını genişletmekte ve ABD'yi asıl karar verici kılmaktadır. Tartışmalara, şimdi, bir de, 'kendi içimizde mi çözeceğiz?'-'ABD mi' tartışması eklenmiştir. Bu tartışmalar ortamında 'barış' isteyenlere ilginç ve önemli katılımlar olmuştur: Önce Ağar ve ardından (kuşkusuz yaşlılıktan değil) DTP'nin Meclis'e girmesini, bunun için barajın düşürülmesini isteyen, eyalet sistemini gündeme getiren ve 'aynı haklar tanınıyorsa niye ayrılmaya kalksınlar?' diyen Kenan Evren. Ve Evren 'Benden PKK'li ya da Kürtçü olur mu?' deyip, tutumunu, Türkiye'nin çıkarlarıyla açıklamaktadır. Ağar'ın durumu da aynıdır. Rivayet muhtelif olsa bile, 'hak tanıma temelinde' ve 'barışçı çözüm' isteği, MİT eski Müsteşar Yardımcısı da katılırsa, liberallerin ötesine geçip -bir dönem- Türkiye'yi yönetenleri de kapsar olmaktadır. Ama bir yandan da operasyonlar sürmekte, Kandil, Kerkük ve DTP hedefe konmakta, 'Öcalan'ın zehirlendiği' haberleri çıkmaktadır. Savaş mı-barış mı tartışması sürecektir; ama 'barış' güçlenmektedir.TC.sadamin yaptigi hataya düsmez umarim kuveyte girmek icin oda can atiyordu ama kendi sonunun baslangicini bu iskale baslati. Ayni seyi sanirim türk devletide kerkük icin planliyor unutmasinlarki kuveyt iskalide abd destekli bir iskaldi tipki kerkük gibi.

ESKIA62 Arkadas konuyu lütfen kissellestirmeden daha genis ele almaya calis cünkü senin deyiminle KLISELESMIS KÜRT MESELSI bir TUNCELI MESELSI DEGIL bir dünya meseslidir.

devrimci selamlar

babil_zeveli - 1/3/2007 Saat 12:18

sevgili eşkiya klişeleşmiş sorularla konuya devam etmenin anlamı yoktur.sevgili kardeşeim kürtler kollarını açmış abd ye koşşuyor falan değiller.gerek güneydeki iki grup olsun gerek türkiye kuzey kürdüstanında mücadele veren pkk kurtuluşu abd de görmekte değiller.evet ab d ile bazı noktalarda çıkarları gereği ortak hareket etmektedirler belki ama bu abd ye teslim oldukları anlamına gelmez.
sen şu an bölgedeki en büyük güç olarak kimi görüyorsun acaba merak ediyorum.savşaları kazanmak için savaşan güçler müttefiklere ihtiyaç duyarlar.ve karşı taraf senin üstine geldiği sürece cepheyi genişleterk savaşı kazanmaya çalışırsın.şimdi bölgeyi ele alırsak kürtler açısından;doğusunda iranın,batısında suriyenin,güneyinde araplarin ve kuzeyinde türklerin sıkıştırdığı kürtler kimle anlaşma yapmak zorundalr.
şimdi hayalci konuşlmanın anlamı yoktur.evet önemli olan öz dinamik kendi gücündür.ama bunun dışında savaş kazanmanın değişik yolları vardır.
türkiye bu gün kürtleri yok etmek ve sindirmek için elinden geln çabayıu sarfediyor hatta daha fazlasını bişle harcamaktadır.
sadece startejik bir anlaşmadır kürtlerin abd ile anlaşması.yoksa emperyalistlerin kimöseye özgürlük vermediğini herkes gibi yaklaşık 30 yildir bu savaşi sürdüren kkk de bilmektedir ve ona göre tedbirler almaktadır.
en son yapılan açıklamala bakarsak türklerin bir türkmen sevdası çikti,bunu bahane ederek uluslarası hakjlarını kullanmaya çalışıyor peki kürtlerin kimöi vardir bu noktada söylüyebilirmisn.
abd şu an bölgede kürtlerin en büyük müttefiğidir ayni zamanda türlekrinde en büyük müttefiğidir.ama kürtler açısından bakarsak abd den başka dayanacağı noktada yok ghibi malesef.keşke türkiyedeki sol hareket pkk ye gerekli desteği verebilseydi.
kürtler şu aşamada zincirlerinden başka kaybedecekleri hiç bir şeyleri yoktur.bu zincirlerden kurtulmak için gerekli her şeyi yapacaklardır mutlaka.zaten yıllardır eziliyorlar öldürülüyorlar.ne yapılmasını bekliyorsunuz yine sesini çıkarmamalarınımı.
toplumun büğyük bölümünün devrimci olarak gördüğü(aslında faşist] mustafa kemal 1927 de yanilmiyorsam six sait ayaklanmasını bastırmak için ingilizlerin yardimini alarak bastirmiştir.
30 yılldır faşist bir orduyla mücadele eden pkk ye sahip çikalim.bu sahip çikmak türkiyedeki sol harekete katki sunacaktir zarar getirmiyecektir.pkk nin silahı bırakması ve sivilleşmesi silahlı mücadeleyi sıfıra indirgiyecektir.pkk nin sahip olduğu pratik bu gün ders olarak okutulamsı gereken bir partiktir.günümüz şartlarında gerilla savaşını sürdürmek kolay bir iş değildir.
ben pkk ye teşekkür ediyorum sizleri bilmem.
ve bu gün birleşmiş milletlere üye olna nüfüsu 40-40 bin civarında olan monaco devlet iken nüfüsü 40 milyonu bulan kürtlerin devlet olmadığını görmek ve devlet olamk için verdiği mücadeleyi karalamak demokrasiyi savunan kişileri,n yapacağı bir şey değil.
her ulusun kaderini tayin etme hakki vardir diyorsak kürtlere desetek vermeliyiz.bunu yaparken kendi doğrumuzla hareket etmelerini beklememizin anlamı yok.önemli olan sonuca ulaşmaktır.
lütfen paradokslar kuarken dikkatli bakalım paradoksumuza.çünkü çözüm düşündüğümüzdende yakın


son olarakta bazı arkadaşlarımız tartışma kültürnden uzaklar.lütfen karşılıkla saygı çerçevesinde tartışalım.
tiyatrodaki suflörler gibi olmuyalım arkadaşlarevet yol gösterelim ama ilerleyici bir noktaya gitmek ve aynı paydada buluşmak için .istemiyen başka siteye gitsin gibi yaklaşımlar içine girmiyelim,kimsenin bunu demeye hakkı yok bence.
konuya cevap yazan tüm arkadaşlarada teşekkür ediyorum


[tarihinde düzeltildi 1/3/2007 Saat 12:56 Yazar facia62]

ALISER_ - 26/2/2007 Saat 19:57

Ne talihsiz bir durumki , kendi milliyetci anlayisini habire baskasinin hatasinda ariyan saskinlara ne demeli?
Aslinda uzuluyor bu beyefendi, turk devlet yetkilileri guneyli kurtlerle gorusecek diye Akp'ye ates puskuruyor bu MHP kafali bey.
Bahaneyi baska yerde arama siz zaten haddinden fazla milliyetcisiniz ve yeni bir durumda degil.TC devleti Nato'ya girdikten beri batinin bir numarali piyonu ve batinin butun isteklerini yerine getirdigi icin her cesit katliama bati, turk yoneticilerine goz yumdu.Simdi artik eskisi gibi simartilamiyor Tc devleti. Artik ABD baska ulkelerdede rahatlikla yerlesebiliyor. Birde artik real sosyalizm yok.
Turkiyedeki yoneticiler artik eski simarik cocuk muamelesi goremedikleri icin ates puskuruyorlar.Ben kendi adima basarilar diyorum dahada beter olsunlar diyorum. Halklara zulum yapanlara bir dekmeyide sen indiremelisin.
Bu ulkedeki duruma bir bakarsak milliyetcilik enver pasalarla baslar esas irkci ve milliyetci anlayisi Kemalizm iktidari doneminde tam hayat bulur.
Esas sorun halklara yonelik Enver pasalarla baslar ve kemalizm iktidari doneminde irkci bir karekter alir.Ve dogaldirki turk olmayana yada turklugu kabul etmeyen halklarin hakki yok denildi.
Zaten linc eylemleri gayri muslumlere yonelikti(o donemde turklerin ermeni ve rumlara yonelik linc eylemleri ve mal varliklarina el konulmasi kemalizm donemine denk gelmektedir ve 1955lere kadar suruyor bu durum gayri muslumlerin malvarliklarina el konulmasi). Kurtlere yonelikte devlet katliyamida ayni iktidar doneminde baslar.
Ben kendi adima diyorum bizler birer aydogdu olabilmeliyiz yoksa yalvarmali politika artik ozellikle TC devlet anlayisinda yer edinmiyor.Bunu derken hemen akillara siddet gelmesin TC'nin dayatmalarini kabul etmemek lazim diyorum bu vurgumda ozellikle.
Kurt sorunu gercekten zorluklar iceren bir sorun nasilki koministler bir donem kelle koltukta geziyordu ise kapitalist dunyada,simdide ankaranin kurt dusmani rejimi kurtlere kan davasini surdurmeye kararli.Kurt kimlik talebinde bulunan her kurt sirasi geldiginde rejimin hedefidir.
Mustafa arkadas hakli olarak alevilerin durumuna deginmis ama ne yazikki alevilerin cok buyuk kesimi yillardir kendileri uzerine donen oyunlari cabuk unuttu ve nedeni ne idi dusunmeden tabiki uzucu bir olay ozellikle ben kurt alevilerini kast ediyorum.
Ben tekrarliyorum dusuncemi ozellikle kurtlerin kazanilmis butun haklarina edebildigimiz oranda sahip cikmaliyiz, inat diyorum..Bize ait hic birseyi kabul etmeyen TC'nin insanlik disi anlayisina inat kurt halkida dunya halklari arasinda kendi kimligi ile kendisini ifade edebilmelidir.Buda bence en onemli temelini olusturmada kurtlerin birliginde gecer ve insanliktan yana olan insan haklari savunucularinin dayanismasi ile tabiki saglanabilinir.
xatirbe sima


[tarihinde düzeltildi 26/2/2007 Saat 20:05 Yazar ALISER_]

mustafa - 25/2/2007 Saat 03:30

selamlar

CHP nin ne kadar revizyonist bir hareket oldugunu ispatlamya calismal cok degil.su anda en sagci patinin bile gerisine düsen politik cendereye düsmüs yaptigi tek is mgk nin askeri söylemini sivil bir tarzda dilendirmektir.soruyorum CHP de sosyal demokrasi kimliginde ne kalmis hangi sendika hareketin destegini alabilyor.Dünyada sosyal demokrasi demek millilesmekmi demek kendinden olmayani yok saymak yada ezemekmidir.Unutmayalim ki ta 90 li yilara kadar CHP kürt ilerinde birinci partiydi ozamanki söylemelelri göstermelikte olsa vardi simdi ise mehmet agirin gerisne bile düsmüs durumdalar.Bu partinin genel politik yaklasimini yada persvektifini bir BAYKALA yüklemek kadar sacma olamaz.Su an CHP nin cidi anlamda bir KÜRT politikasi yoktur.Türkiydeki secim sistemini yada baraji elestirmek yerine DEMOKRATIK GÜC BIRLIGI yapan partilerin kazanamamasini yadirmak politik kitliktir sanirim:

Sunu hic bir zaman aleviler unutmamalilar kendilerini yakan bir patidir CHP hic bir toplumda KENDI CELADINA TAPINMA YOKTUR ama CHP LI olmayi bir ayricalik olarak görmek tarihten bi haber demek anlami tasiyor.


ha bide unutmadan sunu demek istiyorum HIZIRIN ISI GÜCÜ YOK gelip yolmu göstrecek bize yani toplumun dini inanislarini böyle bir kemalisit tartismaya katma lütfen cünkü kirleniyor.

mustafa - 24/2/2007 Saat 16:58

selamlar


Genelkurmay Başkanı Büyükanıt ve Abdullah Gül ABD'ye gittiler. Konuştukları esas konu her zaman olduğu gibi yine PKK oldu. Genelkurmay Başkanı biz kimseye havale etmiyoruz dese de bırakalım havale etmeyi yalvardıkları ortaya çıkıyor. Türkiye'nin ABD'ye bir şey dikte ettiremeyeceği dikkate alınırsa, PKK'yi sürekli gündemin ilk maddesi yapmak başka ne anlama gelebilir. Hatta siz PKK'yi tavsiye edin biz sizin her dediğinizi yaparız biçiminde en kötü pazarlama ile bunlar yapılıyor. Bundan da görüldüğü gibi Türkiye iktidarı, muhalefeti ve asker sivil bürokratlarıyla aklını kaybetmiş gibidir
Kürt inkar edilince her türlü saçmalıkta, akıl dışılıkta arkasından geliyor. Türkiye'de mücadele veren Kürtler, 'terörist' oluyor, güneydekiler ise aşiret lideri. Bu zihniyete göre Kürtler hiçbir hak talep edemeyecek kadar üçüncü sınıf bir topluluktur. Kürtlere bu kadar saygısız olanlar en temel sorunları olan Kürt sorununu çözemezler. Artık Türkiye'nin tezleri inandırıcı olamıyor. Tüm söylediklerini Kürdü inkar etmenin örtüsü olduğunu biraz akılı olan her kes anlayabilecek durumdadır.

PKK milliyetçi yaklaşım içinde olsaydı ya da Kürt halkının taleplerinin dillendiren PKK olmasaydı, bu savaş şimdiye kadar başlamış olurdu. Ne var ki neo-ittihatçılar ve Kızıl-Elmacılar şimdi böyle bir savaşı tahrik ediyorlar. Daha doğrusu yeni yetişen Türk gençlerine bu zehri şırınga ediyorlar. Türkiye'de ne kadar sorun varsa bunun nedenini Kürt sorunun çözümsüzlüğü olarak görme ve gösterme yerine Kürtleri suçluyorlar. Tüm gazete ve televizyonlar Kürtleri suçlayan yazı ve programlarla dolduruluyor. Hızlarını alamayıp Kurtlar Vadisi-Irak'tan sonra, Türk-Kürt savaşını körükleyecek Kurtlar Vadisi-Terör'ü ekranlara taşıdılar. Sonuçlarının ağır olacağı tahmin edilince televizyon gösterimi durduruldu. Ama şovenizm o kadar körüklenmiş ki yapılan anketler yayınlanmasını isteyenlerin çoğunluk olduğunu ortaya koyuyor

Faşistlere taş çıkartan CHP ise 'aman ha Türkiye de Kürtlere bir hak vermeyelim' diye çırpınıyor. Bizim merak ettiğimiz hala bazı Alevilerin CHP'ye oy veriyor konumda kalmasıdır. Yüz yıllarca ezilen, on yıllardır kimliğini kabul ettirme ve hak mücadelesi veren Aleviler, bir halkın kimliğini ve haklarını ink‰r eden bir partiye ahlaki olarak oy veremezler. Alevi kültürü ile büyüyen birisi bu zihniyetli CHP'ye oy vermez, veriyorsa ya çok bilinçsizdir ya da alevi kültüründen nasibini almamıştır.

Başta Pir Sultan Dernekleri olmak üzere tüm Alevi kurumlarının CHP'ye oy vermeme kampanyası başlatması gerekir. Aleviler faşist zihniyetli bir partiye alet olamazlar. Milletvekili adayı kim olursa olsun CHP'nin farklı kimliklere ve Kürt kimliğine düşmanlığına bakarak CHP'den uzak durmalıdırlar. Aleviler 301. maddeyi savunan bir partide yer alamazlar.

Aleviler Maraş, Sivas ve Çorum katliamlarını yaşadı. Bunları bugün her yerde mantar gibi biten çeşitli adlardaki faşist zihniyetli odaklar benzer çevreler gerçekleştirdi. Şimdi bu tür guruplar Kürt katliamları için hazırlanıyor. Bu dernekler bir işgale karşı değil; Kürtlerin hak elde etmesine engel olmak için kurulmuş derneklerdir. Aleviler bu derneklerle aynı zihniyette olan bir partiye oy veremezler, vermemelidirler.

devrimci selamlar


[tarihinde düzeltildi 24/2/2007 Saat 17:08 Yazar mustafa]

ALISER_ - 24/2/2007 Saat 16:37

Azda olsa kurt halkinin bazi onculeri ciddi cesur solemlerde bulunabiliyor.Artik bu irkci devlet yapisina karsi urkek ve yalvarmali politika bosa oldugu bir gercek.Vedat aydin'dan tutunda nice insanlari yok etti bu irkci devlet.Ve yok etmeyede devam ediyor.basta Nato uyesi olan Turkiye nato icindeki devletlerin saguk savas doneminde kalma galadiyon turu organizasiyonlar dagitildi. Ama Tc'de bu tur eylemler devam ediyor.Sizce ilginc degilmi bu ulkenin bu tavri????

Bazi kesimlerin soylemine gore Turkiyedeki irkciligi hizlandiran veya guclendiren PKK hareketi yada eylemleri
Aslinda bir bahane ve kendi milliyetciliginin nedenlerini baskasinin oldugunun bahanesi turklerde irkcilik ve milliyetcilik var bunu bilmiyenmi var.sadece kimse sesli soylemiyor.
Sorun yeni degil cok eskilere dayaniyor Turkiyede once gayri muslimlerle baslar linc olaylari, durmak bilmez. Demke her seferinde bu irkci devlet anlayisi birilerini hedef gosteriyor ve gostermeyede devam edecektir. Cunki en rahat yontem mualiflerini susturmanin yontemi ve ayni zamanda yok etmeninde bir yontemi.
Simdi burda Diyarbakir DTP il baskanin soyledigi birsey, her kurdun dusunmesi gerekli bir durum bence
Kendi medyasi (Turkiye'nin), kurt onculerine surekli en asagilayici sozler kulaniyor. Iyide, bir kurt dogal olarak guneye saldiri demek Diyarbakira sadiridir diye algilariz dedigi zaman savas ciglilari estirir Tc medya'si,demek turkler her istedigini yapabilirler ama kurt halkinin politikacilari birsey soylerse sopa gosteriliyor.
Birde Hilmi aydogdu'nun soyledikleri cokta abes seyler degil "Kerkuk'e yapilacak saldiriyi diyarbakir'a yapilmis sayariz dogrudur kurtlere baka baka ben kerkuk'e saldiracam diyeceksin kurtler sesini cikarmasin. aydogdu'nun baska ne soyledigine bakalim "Biz Turkiye'nin kurtlerle catismaya girmesinden ziyade ,turk devletinin kurtlere dostluk eli uzatmasini istiyoruz" bundan dolayi bu insani hemen tutuklama geregi duydular.
Bu irkci tavirlarina devam ediyor Turkiyedeki sorumlular.Bunlar kurtler hakinda her cesit hakaret yapabilirler. Ama kurtler birsey dedimi surgun,olmun yada hapis var baslarinda en basiti vedat aydina yapilan ve Ahmet kaya'ya yapilanlara bir bakarsak yetiyor.

Kurtlere kasi herseyini seferber etmis bir ulke Turkiyedir ve ona ragmen sasiriyorum bazi politik orgutler dort elle sarilmis Tc devletinden demokratik anlayis istiyorlar.Bunun yerine enerjilerini kurtlerin birligine ve ulusal davasina harcasalaridi cok ilerde olurdu kurtlerin durumi. Azda olsa, birazda TC'nin kurtlere kasi kati tutumina bir bakalim!!
-baskta Celal talabani kurt kokenli oldugu icin kabul etmiyen Tc devlet yetkilileri ve Suriye ve Iran kabul etti
-kerkuk Kurt sehri olursa savas cikaririz diyen yine Turkiye,
- Kurdistan ucagini hava sahasina kabul etmiyen tek bolge ulkesi yine Turkiye
-kurdistan fedre olusumina kuzey Irak diyen ve kabul etmiyen tek ulke yine Turkiye
- en az yirmi milyon kurdu kurt olarak kabul etmiyen ve ana dilerini yaskliyan tek ulke yine turkiye
-ETA,IRA Cecenler veya Filistinleri diyelim ulusal taleplerinin cok gerisinde bir talepte bulunan PKK hareketini her cesit talebini ve ulusal istemini red eden yine bu irkci anlayis
vs vs diye sayacagimiz o kadar cok sey varki bitmez ..


[tarihinde düzeltildi 24/2/2007 Saat 16:43 Yazar ALISER_]

mustafa - 21/2/2007 Saat 04:49

selamlar

Gelen ilk baharda kürt cografayisinda yeniden harektlenmeler basladi her yil kürtler icin referandum anlamina gelen NEWROZ BAYRAMIhazirliklari starti yeniden verild.Özelikle Diyarbakir kutlamalar dost ve düsman acisinda bir mesaj anlami tasimaktadir.bu yilki etkinlikler belkide cok renlki gececege benziyor cünkü katilmcilarin kimlikleri bayagi degsimektedir.bu yil cumhur baskani ahmet necdet sezer,t.erdogan diger taraftan güneydeki federal kürt yöneticler davet edilecekmis.sanirim bu katilimdan bayagi rahatsiz olan tc.simdiden önlem almaya basladi.cünkü ilk bahar operasyonlarina hazirlanan türk ordusu böyle BARIS mesajini sindirememe hazimsizligi yasiyor.KÜRT halki icin isyan ve dirilis bayrami olan NEWROZA birden cok anlam yüklemek mümkündür.svasa karsi baris ve özgürlük siarini yükseltmek bunun propagandasini her alanda yapmak gerekiyor.

ALISER_ - 11/2/2007 Saat 20:38

Kurt sorunun kurtlerin tavrinimi yoksa kurtleri her yonu ile ablukaya almislarin davranisinimi yazacagiz.Sorun cok ciddi bir karmasadan ibaret nedenide bin yillik devlet gelenegi olan iki devlet var karsimizda Iran ve Turkiye
Gelde bu iki entrika devleti ile ugras gercekten iyi bir siyaset ister bunlarin entirikalari ile bas etmek.
Ben Iran konusunda fazla bilgi sahibi olmadigim icin yine Tc entrikalarindan ve irkci siyaset anlayisindan bahsedecegim.Cunku cevremizde bayagi Kemalizm'den etkilenmis kesim var. yine bu yonetimin ilk yillarinda yaptiklari irkci vurgulari buraya akratacagim.
Basta ikinci adamin soylediklerini buraya aktaralim "biz acikca milliyetciyiz ve milliyetcilik bizi birlestirenyegane unsurdur.Turk cogunlugunun yaninda diger unsurlarin hicbir etkisi yoktur.Her ne pahasina olursa olsun,ulkemizde yasiyanlari turklestirecek,turklere ve turkculuge karsi cikanlari yok edecegiz" diyor Ismet pasa
Yine o donemin adalet bakani olan Esat Bozkurt'un sozleri buraya aktaralim "turk bu memleketin yegane efendisi,yegane sahibidir.Turk soyunda olmayanlarin bu memlekette bir tek hakki vardir.Hizmetci olma ve kole olma hakki. Dost ve dusman daglar bunu boyle bilsinler....."
Bu donemde ozellikle 1924 anayasasinda irkci kanunlar yada tipik fasit kanunlar hayata geciriliyor.Nasil oluyorda Kemalizmin baska halkara tahamulu olsun"tedip ve tenkil" uygulamalarinin cokca vurgu yapildigi bir donemde nasil oluyorda kemalizmin iyi niyet gosterisinden bahseden insanlara bir sormak lazim bunlar resmen bir zor donemi atlatma entrikalari degilmi??
Iyi niyet olsaydi basta Kocgiri halkinin talebini 1921'de kanli bir sekilde bastirmazdi sanirim degilmi sayin politika bilenler.
Daha onceki yazimda kismi bir vurgu yaptigim kurtleri tedirginlik icin yurutulen ince politikarin sonradan kurtler tarafinda nasil bir pismanlikla ifade ediliyor.Ama Kemalizmin cirkin yuzunu anladiktan sonra is isten gectigi zaman,turk devletini kuracak kadrolarin nasil bir devlet kuracaklari aciga cikinca bakin Kurtdistan azadi orgutu'nun kurucusu ve baskani Mirilay halit bey ,Ermenilere karsi yurutulen politika basariya ulastiktan sonra"biz,ilerde boynumuzu kesecek kiliclari biledik"diyecektir.
Bu donemdede Ankara'nin kurt dusmani rejimi kurtlere karsi kan davasini surdurmeye kararli gorunuyor.zaten bu aralar olanlar bunu gosteriyor.

Tedip : edebilestirme,terbiyesini verme,haddini bildirme,yola getirme
Tenkil : ornek olacak bir ceza verme,tepeleme

devami gelecek ozelikle kardeslik ve sol bakis acisini vurgulamakta yarar goruyorum!!!!


[tarihinde düzeltildi 12/2/2007 Saat 16:52 Yazar facia62]

ALISER_ - 10/2/2007 Saat 17:02

Kurt ulusal sorunu ciddi bir rizikolar iceren sorun.en basiti TC yoneticilerinin,her kurt kimlik talebinde bulunan her kurdu sirasi geldiginde rejimin hedefidirse ve bunla kalinilmiyor.Yedegine birde sozum ona TC'ye alternatif gorunen kesimleride almis yanina,kurt sorunu konusunda en basiti kulturl seferberlik adi altinda yada egitim goturecegiz diyip okuma seferberligi yapan sozde insan severlere bir sorum var?? Acaba herseyin egitimi turkcemi yada sozde TC'ye mualif olan guruplar neden hic kurtce egitimi zorlama geregini duymadilar.Demek turkce egitim dogalmis, turkce konusmak dogal,turkce kendini ifade etme dogal ve kurtce slm verirsen anlamiyoruz arkasina siginarak slm vermeme kabiliyetini gosteren bu ambargo uygulayicilari ayni TC tarzi tavir takinmiyorlarmi?? Ve Ahmet Kaya'ya yapilan duruma bir bakin bu durum resmen her yonu ile kurt halkina uygulaniyor.Yada kurdum diyen ve kurtce konusan,kurtce slm ve kurtce muzuk dinlemeye calisanlara degisik bicimde ambargo uygulaniyor.BU durum TC tarafinda dogal birsekilde yapiliyor ve herkes biliyor.Ama Benim burde vurgum TC degil yandan yundan ayni uygulamayi yapmaya calisan guruplar.Bazilariniz buna kizacak biliyorum Ama gercek bu "bizim tarzimizla konus"yada "bizim mercegimizden bak"yoksa sana karsi hersey seferber olur.Dersim siteleri icinde kendi adima kurt ulusu konusunda hasas saydigim bu sitede kurtler adina birsey yapmaya calistiginda bile abluka basliyor.bu durumi ozel vurgulamama gerek yok bir cok arkadasimiz biliyor.Dil dersinden tutunda kurtce muzuk calimina kadar vs bazilari sifatlarini gosteriyorlar.Ya bakin bize" kurtce yasagi getiriyorlardi" yada biz enternasyonalz arkasina siginip butun kulturlere acik olan bu fikir fukaralari sadece kurtceye acik olmadiklarinin bile farkinda degiler.Dostler pazarda gorsun bu lafazanlari fakat kendilerini uyanik sanan bu insanlar baska insanlari.... sonuc piratik tavirlari onlarin nee yaptiklarini ele veriyor.
xatirbe sima

_Sitem - 8/2/2007 Saat 19:07

offff da offf yani bi aşamadınız şu sorunları kürt devleti olsa ne olur olmasa ne olur hepimiz aynı düzen içersinde yaşamıyormuyuz......

kurdish_airlines - 6/2/2007 Saat 15:53

şunu iyi ayırt etmelisin sendiren! "kürdistanın sömürüsünü türkiye sol hareketi ile bakarsan yada türkiyeden hareketle çözümlemeye çalışırsan; o zaman don kişotçuluktan yada robin hoodçuluktan öteye geçemessin"
Kürdistan sorununu hep kuzey kürtleri ile sınırlı tutup ve türkiyeden kürtleri örgütleyip türkiyenin anayasal düzenini değiştirme çaban aslında senin sadece komünist düşünceden uzak oldugunun göstergesidir. yazının hepsini okudum.. ve türk sol hareketi ile eşdeşleşen yazının, dışardan kürdistandaki sömürüye değinmeyip sadece türkiye ye çalışılması gerektiği düşüncesi senin yazının ana temasıdır ve kesinkes yanlıştır...
bana kaç komunist parti sayabilirsinki kurdistanın kuzeyini türkiyenin sömürüsü olarak algılayan?
yada bana kaç komünist parti sayabilirsinki kürt desteği ile kendini varetmeyen? ve üstelik türkiyenin mevcut düzenini değiştirmek isteyen partilerdir bunlar..
PKK nin teorik ve bu bağlamda pratik bir takım hatalarının varlığını inkar edemeyiz. yalınız şuana kadar türkiyede yada kürdistanın bütününde kaç parti ve kuruluş varolan düzensizliğe aykırı alternatif olmuştur? yine bana komunist bir parti söyleyebilirmisin?
bazı şeyleri açıklarken ayaklarının yerden kesilmemesi için üstünde yeni tezler ürettiğin yada varolan tezleri tekrarladığın coğrafyanın tarihindeki oluşumları ve somut adımları esgeçip hayal üzerine ve sadece teoriden öteye geçemeyen açıklamalarda bulunursan kimse seni kaale almaz..
bütününe katılmasamda bazı teorik açıklamaların banada doğru geliyor. ama bunu okurken aynı zamanda türkiye ve kuzey kürdistan devrimci komunist hareketine bakıyorum ve dediklerinle özdeşleşen herhangi bir kuruluşa rastlamıyorum. (varsa bunları söyleyip onlar hakkında bana bilgi verebilirsin) bu bağlamda açıklamalarını sadece güzel ve ütopik bir açıklamasının ötesine geçemediğini düşünüyorum..
hepimiz hayal kuraruz.. hemde çok güzel hayaller.. öyle bir dünya düşleriz ki herkesten farklı ve en gerçekve yapılması doğru şeyleri düşünürüz.. ve biz bunu dünyaya genel bakışımız olarak ele alamayız.. çünkü realiteden uzaktır bu düşünceler... yada daha sonra belki kendini somut olarak varedebilir ama ilk aşamada bunlar sadece güzel hayallerden ötesine geçemez.
ve ben senin sadece ML kapsamında hayal kurduğunu düşünüyorum.
Şuan kürdistanın güneyinde abd eli ile kurulmuş bir kürt hükümeti vardır.. ve ekonomik açıdan kapitalizm ile şekillenmiştir. ve bu belki yüzyıllardan sonra kürtlerin kendini ulus olarak algılamasına neden olmuştur.. yani kürt anne ile babaların "vay be bizde demek türkler gibi, araplar gibiymişiz" demelerine neden olan bir kuruluştur güney kürdistan..
yine bu yazının anatemasını ele aldığımızda emperyal bir devlet ile işbirliği hiç bir zaman kurtuluş değldir diye bir gerçeği çıkarabiliriz.. ki buna seninde itiraz etmeyeceğini düşünüyorum.. eğer senin gibi komunist düşünceyi varolan devletler üzerinden yaparsak "ıraktaki kürtler ırakın sosyalist devlet yapısı için çalışması gerektiğini" kabul etmemiz ve bunu doğru görmemiz gerekiyor.
ama burada senin atladığın bir durum vardırki türkiyede kürt sorunu yoktur.. kurdistanda bir türkiye, ırak, iran, süriye sömürüsü vardır..
buda kendisi ile beraber ütopik ve uzak düşüncelerden önce devletleşmeyi kendisi ile beraber getirir benim düşümceme göre..
O zaman bu sorunu boludan bakarak çözmek ve kürtlerin mücadele şekline karar vermek kesinlikle yanlıştır..
PKK de bunu bilerek kürt ulusunun önceliğinin yokolmaya karşı savaştığına kanaat getirmiştir. Ve bence En doğru seçimi yapmıştır.
Kolay gelsin.


[tarihinde düzeltildi 6/2/2007 Saat 16:03 Yazar kurdish_airlines]

sendiren - 5/2/2007 Saat 21:47

KÜRT SORUNU VE KOMÜNİST TUTUM ÜZERİNE



Kürt ulusal sorunu onlarca yıldır bu toprakların en sıcak gündem maddelerinden biri olmuştur ve de hala olmaya devam etmektedir.Bu toprakların en eski halklarından olan Kürtlerin hala kimlik sorunu yaşamasını tartışmak dururken orta yerde hala bu kimlik mücadelesinin sonuçları tartışılıp durulmaktadır.Demokratik geleneklere sahip olmayan ve demokrasinin bir yaşam biçimi haline dönüşmediği ülkelerde genelde yaşanan sorundur bu durum.Nedenlerle uğraşılıp tartışılmaz ve ortadan kaldırılmaya çalışılmaz.Sonuçlar ile uğraşılır ve tartışılır.Kürt ulusal sorunu açısından da durum aynen böyledir.
Ortadoğunun bu en eski ve yerleşik kültürü olan halkı ne acıdır ki , hala kimliksel tanıma sürecinde bulunmaktadır.Ve de kendini baskı altında tutan,toprakları işgal altında olan egemen ulus ve devletlerce.Sömürgeciliğin en katmerlisini yaşayan ve yaşamakta olan bu halkın aşağı yukarı 150 yıla yakın bir süredir bağımsızlık mücadelesi verdiği bilinmektedir.Bugüne kadar irili ufaklı onlarca isyan üretmiş ve yaşamış olan bu halk en son isyanını en azından Anadolu toprakları üzerinde 1980 li yıllarda kitlesel kalkışmalara da varabilecek bir düzeyde yaşamıştır.Hala bu isyan ve kalkışma bugün yani 2007 de de sürmektedir.
Kürt ulusunun kendi kaderini tayin hakkı sorunları aşağı yukarı 70-80 yıldır yine bu ülke ilerici-devrimci demokratları ve komünistlerince tartışılmaktadır.Ama sorunu dar bir çerçeve de ele almak onu darlaşma ve sığlaşmaya doğru sürükleyebilir.Öte yandan sorunu sadece bu sınırlar çerçevesinde görmek ve de emperyalist kapitalizmin rolü ve parçalara bölünmüşlükten uzak tartışmaya kalkmak yine aynı düzeyde sorunu anlayamamıza ve darlaşmaya neden olabilir.Bu açıdan soruna her bakışta ister yukardan ister aşağıdan bakalım bu ön tespitleri yapmak zorunludur.
Giriş

Kürtler yukarda da belirttiğimiz üzere bu toprakların en eski halklarındandır.Aynı zamanda yerleşik halklarındandır.Mezopotamya dan başlayıp kuzeyde Ermenistan –Gürcistan’a kadar çok geniş bir saha da yerleşmiş olan bu halk Müslümanlaştıktan sonra ve sonrasında Anadolu’nun Türkleşmesi ile birlikte tipik feodal kültürün getirdiği koşullarda ulusal anlamda sorun yaşamamışlardır.Hatta Osmanlı ile birlikte sunni mezhebinden olmalarından dolayı koruyup kollanmışlar ve özellikle Osmanlının doğu seferlerinde temel vurucu gücü olmuşlardır.Bu anlamıyla ulusal uyanış ve kapitalizmin ulusal ve uluslar arası ölçekte gelişimine kadar özerk yapısını korumuş bir idari-mali yapıya sahiptir Kürdistan.Ne zaman ki, Osmanlı çöküş sürecine girmeye başlamıştır ve başta Avrupa yakasında ulusal kurtuluş hareketleri gelişmeye başlamış ve tek tek başarılar elde edilmeye başlanmıştır, Kürtlerinde bu uyanış ve bağımsızlık mücadelesinde yer alma sürecine başlamıştır.Emperyalist kapitalist entegrasyon içine dahil olan Osmanlı Kürtler üzerine mali-idari açıdan daha fazla gitmeye başlamıştır ki,bu ulusal uyanışın baskıya karşı direnişle at başı gitmesini koşullamıştır.
Arap ulusal hareketlerinin de Osmanlıyı zorlamaya başlaması ve emperyalistlerin bu hareketleri desteği karşısında giderek daralmaya ve çöküşe giden imparatorlukta İslami motiflerin yerini ulusal motifli İttihat Terakki vs güçler almaya başladıkça ulusal hareketlerin daha bir kendini hissettirmeye başladığını karşılıklı görmek mümkündür.Her ne kadar yine de büyük Osmanlı düşleri kurulsa da zamanla bunun yerini mevcudu korumak kaygısına dönüştüğünü görüyoruz.Büyük Osmanlı düşünün bir parçası ve adımı olarak girilen 1. emperyalist paylaşma savaşından yenilgiyle çıkan Osmanlı ve onu temsil eden İttihat Terakki hareketi , artık Osmanlıyı bitmekten kurtaracak son güç olacaktır.Onun devamcısı kadrolar ve filizlenmeye ve semirmeye başlamış burjuvazi artık mevcutla yürümeyeceğini anlamıştır.Beri yandan açık emperyalist kuşatma ve işgal bir ulusal kurtuluş hareketini koşullamıştır.
Bütün bu süreçte ,Kürdistan’ın gerek ekonomik-mali ve gerekse de idari bağımsızlık ve özerkliğini yitirdiğini görmekteyiz.Osmanlının son 60-70 yıllık tarihiyle birlikte başlayan bu süreç emperyalist paylaşım savaşı sonrası hemen hemen tamamıyla özerkliğin yitirildiğini ve ardından Dersim harekatıyla ve kıyımıyla bu sürecin yani sömürgeci zulmün tamamlandığını görmekteyiz.

Sömürge nedir?Kürdistan neden sömürgedir?

Otonomi ya da özerklik tanımıyla başlamakta yarar vardır konuya.Otonomi ya da özerklik,kendi iç hukuk ve maliyesinde bağımsız bir yapıya sahip olup,belli genel bakımdan bir üst devlete tabi olmayı tarif eder.Kürdistan’da Osmanlının son dönemlerine kadar durum aynen böyle idi.Kürt feodal bey ve ağaları , vergi toplayabiliyor,kanun koyabiliyor,mahkeme yapabiliyor vs idiler.Ama dış işlerinde Osmanlıya tabi idiler.Gerek askeri gerek mali gerekse idari anlamda Osmanlı ile bağımlı idiler.Osmanlı tarafından açık askeri-siyasi bir ilhak söz konusu değildi.Bu anlamda Kürdistan,Osmanlının sömürgesi değildi;Osmanlıya bağlı otonom bir yapıya sahipti.
Sömürge ise ,siyasi ve ekonomik ilhak altında olmak demektir.(Klasik sömürge)(Yarı ya da yeni sömürgecilikle karıştırmamak gereklidir.Zira zamanımız emperyalist kapitalizminin temel sömürgeci biçimi yeni sömürgeciliktir.Ya da ekonomik-siyasi bağımlılık yaratarak işbirlikçi tekelci kapitalistleri ve devleti aracılığıyla sömürgeci ilişkileri yürütmek yani görünürde siyasi-ekonomik bağımsızlığa sahipmiş gibi görünüp gerçekte her açıdan emperyalist metropollere bağımlılık ilişkisi.Gerçi klasik sömürgeciliğin devri hala kapanmamıştır ve kapanmayacaktır.Irak,Afganistan,Somali ya da bir başka ülkenin işgali,yağmasını bizzat emperyalist metropollerce birinci elden yapmaktadırlar.Bu aslında klasik sömürgeciliğin bittiğini iddia edenlere de tokat gibi bir yanıt olmuştur.)Klasik sömürgecilik ilişkisinde bir bağımlılık astlık-üstlük ilişkisi yoktur.Yeraltı-yerüstü tüm zenginlik kaynaklarıyla birlikte siyasal anlamda tam bir hakimiyet ve yerinde yönetim vardır.Egemen devlet ,tüm kurum ve yapısıyla sömürgeleştirdiği ulus ya da devletin tepesindedir.Her türlü belirleyicilik hakkı egemen devlete aittir.Aracıya ihtiyaç duyulmaz yeni sömürge ya da yarı sömürgeci ilişkilerde olduğu gibi.Gerek kaynakların yerinde elde edilmesinde ve gerekse de bölüşüm-dağıtılmasında,gerekse hukuku ve yönetimiyle ezilen devletin ya da ulusun hiçbir hukuk ve kuralı-belirleyiciliği yoktur.
Kürdistan ve Kürtler ,cumhuriyetin kurulması sürecine aktif katılım sağlamış asli unsurlardan olmuşlardır.Emperyalist paylaşım savaşı sürecinden sonra Kürdistan fiili olarak aslen 4 ana büyük parçaya bölünmüştür.(Ermenistan ve nispeten Gürcistanda kalan parçaları göz ardı ettik şimdilik )Emperyalist çıkarlar gereği sınırların masa başında belirlenmesinden sonra herhalde en büyük kayıp Ortadoğu da Kürtlerin olmuştur.Kuzey de kalan kısımda Anadolu da asli kurucu olan Kürtler , sonrası süreçte tamamen dışlanmış olup bu dışlanmanın sonucunda Şeyh Sait,Ağrı-Zilan ve de en son olarak ta Dersim ayaklanması ile varlıklarını dile getirmeye çalışmışlar ve bu isyanlar kan,şiddet ve kıyımlarla bastırılmıştır.O günlere kadar cumhuriyetin kazanılması uğruna verilen mücadelede Türkiye’nin Türk ve Kürtlerin ortak kurduğu vurgusu yapılan resmi tüm kayıtlar yok edilmiş ya da unutturulmuş olup,
En son Dersim ile birlikte ekonomik ve siyasi ilhak ya da egemenlik-işgal tamamlanmıştır.Kuzey Kürdistan ,Türk egemen sınıflarının ekonomik ve siyasi ilhakı altındadır ve TC nin sömürgesidir bu anlamda.Güneş-dil teorileri ile tek ulus-tek devleti zorla dayatmaya çalışan TC egemen sınıfları ve devleti asli unsur Kürtleri ve de kısmen alevi-kızılbaşları kuruluştan sonra öcü ilan etmiş olup,onlar tarafından gelen tüm talep ve istemleri anti-demokratik yöntem ve biçimlerle ortadan kaldırmaya çalışmıştır.Yok saymak ve tek tipleştirme politikası halen de sömürgeci faşist devletin temel politikasıdır.Bir çok noktada adımlar atılmış olmasına rağmen(ki bunda son Kürt ayaklanmasının zorlayıcılığı temeldir)Kürdistan’ın tüm ekonomik değerlerinin varlığı ve yönetimi ve de öte yandan siyasal yönetimi tümüyle Türk faşist devletinindir.Sonuç olarak Kürdistan,Türk işbirlikçi tekelci kapitalistlerinin ve onların kolektifi olan faşist devletinin sömürgesidir.

Sömürgenin sömürgesi olur mu?
Bu sıklıkla tartışıldı devrimci demokratlar ve komünistlerce.Hala üzerinde fikir birliğine varılmış değildir.Ama eldeki gerçek verilere bakılmaksızın sadece bildik alıntılar ile yapılan karikatürize edilmeye çalışılarak sözüm ona Marksist literatüre de dayandırılmaya çalışılan değerlendirmeler Kürdistan sorununa kesinlikle ışık tutmamaktadır.Ve Kürdistan realitesiyle çelişmektedir.Gerekçe şudur bu yüzeysel ve gerçekte anti-marksist yaklaşımların :sömürgenin sömürgesi olmaz.Neden olmaz? Sorusuna yanıtları yok.Peki bu genel saptama Kürdistan gerçeğini açıklamaya yetiyor mu? Hayır.Ama umurlarında değil bizimkilerin.uysa da olur uymasa da.Portekiz ile Angola ilişkisine yanıtları yok bu dostların.Portekiz kendisi yarı-sömürge iken Angola yı sömürgeleştir mişti?Yani Portekiz de ya da uluslar arası areneda olursa buna olabilir diyeceksiniz ama iş kendi topraklarınızda olan bir gerçeğin vurgusu ve tespitine gelince olmaz diyeceksiniz!!!Sanırız ki,türk egemen sınıflarının bu anlamdaki dezonformasyonu bu ülke devrimcilerinin kanına da işlemiştir.Bunun elbette kendilerince haklı nedenleri var.Mesela Kürt kökenli olup başbakan olan,cumhurbaşkanı olan filan var diyorlar.Ama yine unuttukları bir şeyler var.Bu saydıkları kendi kimliklerini rededip kendileri olmaktan çıktıkları sürece oralara yükselebiliyorlar.Hala kimlikleri tam anlamıyla kabul edilmemiş bir halk var ortada.Hala kaba bir biçimde alt-üst kimlik ile durumu idare etmeye çalışan ve de aslen kimlik inkarı demek olan dayatmayı amaç edinmiş bir siyasal anlayışın-faşist ırkçı bakışın egemenliği sürerken ve bu durum kısa-orta vadede değişme emareleri dahi göstermezken bu tür gerekçeler arkasına sığınmak mevcut durumu açıklamaya yetmez ve de yetmeyecektir.Kürdistan cumhuriyetin kuruluşu ile birlikte adım adım emperyalist kapitalistlerinde yardımlarıyla ekonomik olarak tamamen elde edilmiştir.Siyasal olarak ta Dersim isyanı sonrası tümüyle ilhak edilmiştir ve egemenlik pekiştirilmiştir.Sömürgenin sömürgesi olmaz tezi diyalektik ve tarihsel materyalist bakış açısına tamamen yabancıdır.Sömürge tanımı yukarda açıkken bunu iddia etmek , marksizmin bilimsel yanıyla bağdaşmaz.Doğrusu egemenlerin genel söylemine de bu anlamda yakınlaşılmış olur.

Kürt Ulusal Sorununun Bugünü

Ulusal sorunun kendisini özetle ve alıntılara boğmadan aktarmanın yanında bugüne de bakış açısı sunmak gereklidir.Bugün on yılların ve yüzyılların birikimiyle üst üste binişmiş sorunlar yumağındaki topraklar üzerinde kürt ulusal uyanışının son 30-40 yıla özel olarak damgasını vurduğunu söyleyerek ilerleyelim.Hangi önderlikler altında olurlarsa olsunlar kürt kimlikli hareketlerin başta Kürdistan olmak üzere batıda da kürt nüfusun olduğu her yerde taban bulup örgütlendiği ve de kendini ifade edecek kanallar yaratıp ilerlediğini görmekteyiz.Son siyasal ve silahlı kalkışma hareketinin kökeni ise 80 Eylülü öncesine dayanmakta ise de esas meyvelerini 80 li yıllar ile birlikte vermeye başlamıştır ve de bu toprakların en çok tartıştığı sorun olmuştur.Bu sorunu gündeme oturtan ve yıllarca da gündemde de tutan elbette ki PKK dir.Bugün artık bu silahlı mücadele sonucudur ki,kürt sorunu uluslar arası gündeme de taşınmış ve öte yandan emperyalist odaklarında biricik gündemlerinden biri olagelmiştir.PKK yi Anadolu için ifade etmiş olsak ta diğer parçalarda özellikle güney Kürdistan da feodal ağa ve beylerce de yılardır yürütülen mücadele ve yine doğu Kürdistan da nispeten daha cılız mücadeleninde uluslar arası gündeme oturmasında özel rolleri olduğunu teslim etmek gereklidir.Zira Saddam ve sonrasın da da Irak işgali ve Irak taki son gelişmeler ve emperyalist merkezlerin uzun vadeli çıkarları fiili bir Kürdistan oluşumunun da önünü açmıştır.Ama biz yine konumuza yani kuzey Kürdistan merkezli değerlendirmelerimize geri dönelim.

PKK nasıl bir harekettir?

PKK,kurulduğu yıllarda ML olduğunu iddia eden bir ulusal kurtuluş hareketi olarak doğmuştur.kurulduğu yıllardan itibaren dar milliyetçi bakış açısının verdiği tüm handikapları devrimci-demokrat ve komünist hareketlere de yansıtmış olup,ciddi bir devrimci iç çatışmanın da haksız ve hukuksuz taraflarından biri olmuştur.Sığ milliyetçi bakış açısı zaten kendi başına anti-Marksist Leninist olduğunu tanıtlamaya yeterde artar bile.Ulusal kurtuluş hareketi olmak,sınıf mücadelesini red etmek ya da proleter devrimci bir hareket olmayı yadsımak anlamına gelmez.Ama PKK de bu kapsayıcılık sınıf hareketinden uzaklaşmanın ya da sınıf hareketi olamamanın gerekçesi haline getirilmiştir.
PKK aslında iddia ettiği gibi hiçbir zaman komünist olmadı ve olamaz.Gerek kurulduğu zaman ve gerekse de sonraki pratiği de bunun kanıtıdır.Devrimci hareketlerle yarış içine girmekle hatta yer yer çatışmalara girmekler beraber ;yer yer toprak ağaları ve çeşitli aşiretlerle kurduğu yatay ve dikey ilişkiler aslında bugünün işaretlerini vermekte idi.Sosyalist devrimci hareketin dünya çapında revaçta olduğu ve de Anadolu’da da rağbet gördüğü yıllarda gerek söylem ve gerekse de proğram olarak bu zemini temel alması çokta şaşırtıcı değildir aslında.80 eylülünün buldozer misali işçi sınıfı ve emekçi hareketini düzeltmesi ve de aynı zamanda kürt hareketini de hedeflemesi kaçınılmaz idi.Zira 24 ocak kararlarının ve İ
MF direktiflerininin başka türlü uygulamaya konulması olanaksızdı.Faşist darbe devrimci hareketi biçtiği gibi ulusal hareketi de biçti.Ama bundan en az yara alan hareket zamanında konumlanmış olan PKK oldu.
Cezaevi direnişleri ve bunun dışarıda yansımaları ile Ağustos atılımı Kürt ulusal kurtuluş hareketi açısından dönüm noktası oldu.Bu hareketin kıvılcımı ve ateşinin bu derece yükselebileceği ve yankı bulacağı sanırız faşist devletin bile hesap edemediği ve küçümsediği birt mecradan buralara kadar geldi.Bunda elbette mevcut koşulların ve uluslar arası koşullarında payı olduğunu söylemek gereklidir.Bu ciddi devrimci çıkış ,yığınsal karşılığını da bulmakta da gecikmedi.Faşist devletin hareketin kendisini ciddiye almaması ve kayıtsızlıkla karşılaması da hareketin gelişmesinde en az Kürtlerin on yıllarca ezilmelerine karşılık ve karanlığın ucundaki ışığa yönelmeleri de etkili oldu.Hareketin bu kadar geniş yankı bulması sadece faşist devlet tarafından şaşkınlıkla karşılanmadı.Bizzat PKK de bu kadar yoğun ilgi beklemiyordu sanırız.Ki sonraki süreçte bunu doğrulayan açıklamalara rastlamak olanaklıdır.
Bu olumsuz koşullarda ki bu çıkış tüm devrimci kamuoyunun takdirini kazandı.PKK ye özel bir saygınlık kazandırdı.sonraki yıllarda bunun çok olumsuz etkilerine karşılık buna tavır üretilmemesi gibi sakat yaklaşımlar doğdu.Öte yandan güce tapınmanın sonuçlarıdır aynı zamanda durum.PKK,zaman içinde gerçekten enine boyuna ciddi bir evrim süreci geçirdi.90 lı yılların başı PKK de ciddi kırılmaların yaşandığı yıllar oldu.O zamanda çeşitli vesilelerle dile getirdiğimiz gibi PKK devrimci proğram ve değerlerinden taviz vermeye ,reformist söylemleri derinleştirmeye,söylemde de olsa devrimci-sosyalist değerleri terk etmeye ve adım adım proğramından da uzaklaştırmaya girişti.PKK başından beridir ki pragmatist ve makyavelist bir niteliğe sahipti.Ama bu yıllar PKK nin gerçek niteliğini teorik-politik-ideolojik anlamda sınandığı yıllar oldu.Azınlıkta kalmış bir avuç insanın PKK nin gerçek niteliği üzerine yaptığı çalışmalar ve değerlendirmeler devrimci çevrelerce küçümsendi,kabul görmedi.Fantastik sayıldı.Ama süreç bu bir avuç insanın haklılığını ve doğruluğunu kanıtladı ne yazık ki..Sovyet Rusya’da aslında çok önceleri başlamış dejenerasyon ve geriye dönüş bu yıllarda açık bir biçim kazandı.Tüm dünyada küçük burjuva devrimcilerinde ve sosyalizme eğilimli ulusal kurtuluş hareketlerinde ciddi savrulmalar yaşandı.dünyada ML ve sosyalizm prestij kaybına uğradı.PKK bundan en ciddi düzeyde etkilenen hareketlerden biri oldu.PKK zaten omurgasız bir siyasal ideolojik yapıya sahipti.Şimdi tamamen boşlukta kalmıştır.Ve de liderlerinin ağzından sosyalizm tahlilleri yapılmaya başlanır.Bu sosyalizm tahlilleri o kadar kabadır ki,geriye dönüşler sorunu bile ciddiyetle ele alınmadığı içindir ki Rusya örneğinde olduğu gibi çark etmek o kadar da kolaylaşmıştır.Perestroika ve Glastnost sanki PKK için gerekli imiş gibi bir değerlendirme yapmış olsak şaşırtıcı olmamalıdır.PKK artık her şeyi sorgulamaya ama nasıl sorguladığına bakmaksızın sorgulamaya başlamıştır.Din sorunundan tutalım da kadın sorununa,sosyalizmden sınıf hareketine kadar ciddi savrulmalar ve kırılmalar başlamıştır artık.Artık PKK gerçek ve reel tek harekettir.Ondan ötesi boş ve hiçtir.
PKK bu süreçten sonra sosyalist-devrimci söylemi tamamen bırakmıştır.Arada ifade etmeleri bir yana ve de proğramlarından sonradan çıkaracakları bir iki söylem dışında.Din sorununa pragmatizmin damgasını vurduğu bir söylem ve pratik vardır artık.Dine yaklaşım ve egemenlerin dini kullanma çabasını boşa çıkarmak adına şekillendirdikleri politikalar dini nasıl egemenler kullanıyorsa kendilerinin de kullanma haklarının olduğuna ilişkindir.Bunun için özel örgütler kurmuşlardır bile.Kürdistan İmamlar Birliği vs gibi.Diğer devrimci sosyalist komünist örgütlere yukardan bakış egemen anlayış olagelmiştir.(Gerçi bu durum 84 lü yıllardan sonra egemen anlayıştır ama ,90 lı yıllarda derinleşmiş ve bir çizgi halini almıştır.)Dini siyasal sömürgeci egemenler gibi kullanma adına yer yer dinsel motifli karektere bürünmekten kaçınmayan bir harekettir PKK artık.Hatta dini daha doğru bildikleri ve de Muhammed’in devrimciliğini vurgulayan yazı ve makalelere bile rastlanır olmaktadır.
PKK’deki bu kırılma noktalarından en önemlisi belki de 90 lı yılların sonu ve yeni bir yüzyılın başlangicinda ortaya çıkmıştır.PKK artık yakalanan önderini kurtarmanın peşindedir.Ve de diğer yandan gerek programında ve gerekse pratik politikalarındaki temel vurgusu demokratik konfederalizm gibi ne idüğü belirsiz bir program yerini almıştır.Artık bağımsız birleşik devrimci Kürdistan proğramının terk edildiği yıllara meydan okurcasına ,reformizm egemenliğini tamamen açığa çıkarmıştır.Artık silahlar daha net olarak reformlar uğruna patlatılacaktır.Aslında bağımsız birleşik devrimci Kürdistan programına başından beridir inanmayan PKK açısından sorun çözülmüştür.

Silah Reformlar uğruna kullanılabilinir mi?

Bunu PKK örneğinde adım adım izleme olanağımız oldu aslında.PKK aslında en yakın deneyimdir.Uzaklara gitmeye gerek yoktur.PKK demokratik konfederalizm söylemini 2000 li yıllarda üretmemiştir.Bunun kaynağı ;PKK nin kendisidir.PKK aslında genel olarak sosyalist devrimci kimliğe hiçbir zaman sahip olmamıştır.PKK nin pragmatist yapısı söylemlerine birebir yansıdığından yükselen değerler sistematiği ne ise,PKK ona doğru eğilip bükülmüştür.PKK tarihine kısaca bir göz atmak bunun için yeter de artar bile.Rüzgarın yönüne göre yelken açmakta usta olamamış olsa idi PKK eminiz ki bugünlere gelmesi kolay olmazdı.
PKK silahı reformlar uğruna kullanan bir harekettir.Bu durum çok net bir biçimde açığa çıkmıştır.Silahlı her hareket devrimci değildir.Yada sisteme yönelen her hareket devrimcidir gibi bir değerlendirme yapılamayacağı gibi silah kullanan her hareketin devrimci olacağı gibi bir yanılsama içinde olunmamalıdır.Bizler bunu 90 lı yıllarda söyleyince herkes bize gülüyordu.PKK nasıl olurda bir yandan silahlarıyla sisteme darbe vuracak öte yandan bırakınız sosyalist-devrimci olmayı reformist olacak.Ama tarih bizi haklı çıkardı.Bugünkü gelişmelere baktığımızda devrimci hareketler cüretle ve açıkça ifade edemeseler de,bizimle aynı kanaati paylaşmaktalar.Zira silah kullanmak devrimin-devrimciliğin tek ve net göstergesi değildir.(Komünistlik-sosyalistlikten değil devrimcilikten bahsediyoruz)Bunun bir çok örneği var dünyada.Örneğin silahla kazanılan Nikaragua devrimi seçimle karşı-devrime teslim edilmişti.(bugün onun sanki telafisi oluyormuş gibi seçimi sandinistler kazandı!!!)Silahlar ya da silahlı mücadele aslında demokratik konfederalizm gibi düzen içi çözümlenecek bir programa endekslenirse yanıt nettir.Yada silahlı mücadeleyi Saddam rejimine karşı yıllarca özerklik-otonomi için kullanan güneyli Kürtleri düşünün bir kez.Silahlı mücadele , bir hareketin devrimci olup olmadığını tek başına belirlemek için yeterli bir kanıt sayılamaz.Bir bütün olarak program,strateji,taktikler,eylemsel içerik ve aktiviteler vs vs her biri diyalektik bütünlük içinde ele alınıp değerlendirilmek zorundadır.Bunların hepsi yan yana getirildiğinde ve değerlendirildiğinde PKK nin bugün dün olduğu gibi bugün de silahları bağımsız birleşik devrimci Kürdistan gibi devrimci bir talep için değil ;reformist hedefleri için kullandığı açığa çıkacaktır.Tüm söylemleri ve programatik degisimleri bizim için yeterli bir kanıt sunmaktadır.
Demokratik konfederalizm sistem içi halledilebilecek bir hedeftir.PKK bugün silahları bunun için patlatmaktadır.Demek ki , silahlar reformist düzen içi talepler için kullanılabilir imiş.

PKK ve Kürt Ulusal Mücadelesi Aynımıdır?

Kürt Ulusal mücadelesi ve PKK aynı şeyler değildir.Yada daha doğru deyişle ulusların kaderini tayin hakkı temel prensibine birebir karşılık gelmemektedir PKK.Kürtler ve onların ulusal kurtuluş mücadelesi sadece PKK ye endeksli değildir ve olmamalıdır.En başta nihai kurtuluş amacına yönelmiş olan komünist devrimciler açısından bu kesinkes böyledir.Ezilen ulus komünistleri devrimci komünist birlikte mücadeleden yana tavır koyarak ve de ezen ulus komünistlerinin de ayrılma hakları dahil her türden hak ve hukuku varsayarak mücadeleye dahil olmaları şarttır.PKK bugün görünen biçimiyle Kürtlerin genel ulusal temsilcisi gibi görünse de Kürt proletaryası ve emekçilerini temsil etmediği,Kürt ulusal burjuvazisi ve kısmi olarak küçük burjuvazisini temsil ettiği düşünülürse geniş emekçi kesimlerin temsilci boşluğu taşıdığı söylenebilir.zira Kürt proletaryası ve ezilenlerinin ezici çoğunluğunun batıda değişik milliyetlerden sınıfla kaynaştığı düşünülürse söylediğimiz daha da netleşecek ve anlaşılır olacaktır.Kürt emekçi sınıflarının temsilcisi değildir PKK ve olamazda.PKK silahlı reformist,pragmatist,makyavelist bir orta ve küçük burjuva sınıf hareketidir.Doğal olarak kürt proletaryasının gelecek hareketi olamaz.Bu anlamda Kürt ulusunun gerçek kurtuluşunun temsilcisi değildir ve olamaz da.
Ulusların kendi kaderlerini tayin hakkını tanımak ve destek olmak ile pratik politik bir hareketi desteklemek arasında farklar vardır.Açı farkı vardır.Politik hareketleri desteklemek kayıtlı ve koşulludur.Daha önceki makalelerimizin çoğunda bunu belirttiğimiz ve destek koşullarını ortaya koyduğumuzdan yeniden belirtmeden PKK’nin bugün bu anlamda faşist devleti geriletmek ve ona darbe vurmak dışında özel desteklenebilir bir yönü olduğunu düşünmekteyiz.Ama bu söylediğimizi Kürtlerin kendi kaderlerini tayin hakkını savunmak ve onun destekleyicisi olmak ile eş anlamlı olmadığını söylemeliyiz.PKK ve güney Kürdistan temsilcileri aynı potada ve yerde olmasalar dahi emperyalizmin dolaylı etki alanlarına girdiklerini söylemekte boyun borcudur devrimci komünistler açısından.

Özcesi Komünist Tutum Ne Olmalıdır?

Aslına bakarsanız yukarıdaki değerlendirmelerimiz de kendi başına neler yapılması gerektiğini ve tutumumuzun ne olması gerektiğini ele vermektedir.Kürt sorunu daha öncedekinden daha bir çetrefilli bir hal almış olmaktadır.Şimdi sorunun kendisini güney ya da doğu kürdistandan bağımsız düşünmek ve ele almak kesinlikle olanaksız hale gelmiştir.Emperyalist kapitalizm ve başta ABD olmak üzere Kürtler ve sorun üzerinden daha uzun süre politikalarını yürütmeye çalışacak gibi görünüyor.Bu anlamda gerek güneyde gerekse de kuzey kürdistan’da ulusal ve uluslar arası düzeyde komünist devrimci liderliğin önemi daha da öne çıkmış bulunuyor.Bu liderliği dar milliyetçi,reformist ve kolayca güdülebilecek hareketlerin yapamayacağı açıktır.Komünist devrimcilerin billur , net bakış açılarına daha çok ihtiyacın olduğu kesinlikle gün gibi açıktır.
Ulusal hareket ve onun şu anda görünürdeki temsilcileri ile emperyalist kapitalizm ve küçük burjuva devrimciliği ile yürütülen ideolojik-teorik mücadelenin önemi tartışılmazdır.Bugün bu daha çok öne çıkmış bulunmaktadır.Zira gerek gelişmeler ve gerekse de sorunun yakıcılığı ve liderliklerin durumu bu anlamıyla daha fazla rol biçmektedir komünist devrimcilere.Nihai çözüm yolu ile birlikte yürütülecek ideolojik-teorik-politik tartışmaların önemini kavrayarak ilerlemek mutlak zorunluluktur.Gerçek kurtuluş ve nihai çözüm sosyalizm ve komünizmdedir.


[tarihinde düzeltildi 5/2/2007 Saat 21:50 Yazar pertekli]

ALISER_ - 5/2/2007 Saat 18:29

Siyaset genel anlamda amacina uygun yapildimi, sanirim yasama gecirilmek istenilen daha rahat yerine getirilir.
kurt halkinin tarihine bakildiginda istisna haric,kisa sureli bazi donemler bir tarafa birakilirsa genel olarak ulusal stratejiden yoksun ve neredeyse tarihimizin tumunu kapsiyacak tarzda kurdistan'a egemen olan ulkelerin cikarlarina gore hareket edildigi gorulmektedir.
Biz burda kisada olsa tarihimize bir goz gezdirmezsek, sanirim gelecegi daha saglikli degerlendiremeyiz.
Bir yuz yil yada iki yuz yil geriye donup baktigimizda bizim dedelerimiz neler yapmis.ister kotu isterseniz iyi birsey yapsin bu durumu irdelemek bize birsey kaybettirmez tam tersine bize gelecegimizde kiminle nasil bir ittifak ve isbirligi yapilabilinir isigini tutar diye dusunuyorum.
Ozelikle kardeslikten dem vuranlara yonelik tarihi bazi durumlari hatirlatma geregi duyuyorum ne felaketler getirmis kurtlerin basina sanirim bu tarihi durumu bir cok arkadasimiz biliyor.Ama hemen bir sonuc cikarmayin diger halklarla dayanisma olmazmi?Tabiki olur. Ama kasilikli cikar temelinde yoksa bir ulusun cikari icin diger bir ulus feda ediliyorsa burda ciddi sakatliklar var ve kurtler artik cikarlarinin nerde oldugunu gorebilmeli diye dusunuyorum.
Osmanli yonetiminin devami olan Kemalistler her cesit entirikalara bas vurmus ve sonuc kurt halkinin mucadelesini bir yuz geriye atabilmislerdir.Burda yine ben sucu tek basina entirika devletinde bulmuyorum.Burda bizim,o zaman kurtleri nasil kate kuleye getirmisler diye islam adi altinda bir iyi degerlendirmemiz lazim.
Osmanli destegine guvenen Seh Mahmut Berzenci'nin oyuna gelerek Ingilizlere cephe almasi ve Musatafa barzani'nin Iran sahina dayanarak pesmerge savasina baslamasi en onemli orneklerinden bu iki ayaklanma guney kurdistanin yikimina yol acan tahribatlarin kurtleri uzun yillar cezalandirma sebebi olmustur.
Bu durumdan dolayi ipler ankara ile iliskiler kurtler siyasetten ittihad terakkicilerin gudumune girdi. Ve sonuc ne oldu kemalistler once Azadi camiyeti' nin askeri lideri Cibranli Halit siyasi liderlerinden yusuf ziyayi katlettiler.Ardindan Ihsan Nuri gibi askeri kokenli kurt yurt severini hedef alindi. isan nuri ordudan firar edip guney kurdistana sigindi.Turkler,kurtlerin Ingilizlerle birlikte hareket etmesini engellemek icin cok ince hillelere basvurdular.Bu hillelerden birisi Ingilizlerin eline gececek sekilde guya ihsan Nuri'ye hitaben gonderilmis bir telegraftir.Ve bu telegrafta Ihsan nuri'nin turk ajani oldugunun izlenimi verilmeye calisilmaktadir BU belge Robert Olsun'un kurt milliyetciligi adli kitabinda mevcuttur.
Kurtlerin dustugu ikinci ve onemli tuzak Kemalistlerin ve onceki yoneticilerin kullandigi argument Ermenistan kurulacagi korkusu islendi. Amac savasta kurtleri turklerle birlikte hareket etmesini saglamakti.Burda basarida saglandi. oyleki kurt teali Cemiyeti bu yuzden bolunmeye ugradi.Demek biz etntirikacilara ipimizi cekmek icin epey yardimci olmusuz Ve halen celladimiza tapanlarimiz var bu donemde
bundan sonraki yazimda ulusal strateji olmadan bugunki durumdan kurtulacagini sanmiyorum kurtlerin ve sol taklitcilerinin kurtlere getirdigi eksikleride sanirim bu ulusal sorunda vurgulamak lazim.
xatirbe sima


[tarihinde düzeltildi 5/2/2007 Saat 20:43 Yazar ALISER_]

mustafa - 5/2/2007 Saat 03:35

selamlar;

Bölgede savas canlari calmaya baslarken kürt halkini zorlu günler beklioyor.iran ve türkiyenin ortak operasyon hazirligi aslinda "PKK TRÖRÜ" degil güneydeki kürtlerin geldigi olgunluktur cünkü pesi pesine gelen devleti ilan etmemiz yaklasti aciklamalri bölge satatükocu ve fasit devlerleri rahhatsiz ediyor.yani kürtler nerde biraz kendini iafde etemye calissa yada dünya siyasetine girmek istese araplar farslar ve türkler rahatsiz oluoyrlar cünkü LOZAN MEZARLIGINDA kürtlerin gömüldügü bir daha uyanmayacagina inamisalrdi.Ama bu dönemde her kürt bireyi hangi dinden yada idoljik bakis acisindan olursa olsun kürtlerin devlet kurma hakini her kosulda savunabilmelidir.bunu gericilik yada ilericilik olarak ela almamak sart kesinlikle kürtlerin kendi yasadigi toprakta devlet kurmasi kadar dogal bir sey olamaz.

ALISER_ - 2/2/2007 Saat 19:57

Basta bir halkin ozgurlugunu irkci kesimlerle tartismamaliyiz ve irkci bakis acisi insanlarla biz hic bir zaman dost olmamaliyiz. Cunku kendisine herseyi laik goren bu kendini bilmezler baskasina hic birseyi laik gormuyorlar ve bizle insani hic birseyi paylasamazlar.Sizlere gore arkadas olabilirler bana gore irkci diyorum. Ve bastan beri red ediyorum.Bunlarin durumu ayni bugun halen soguk savas donemini yasayan TC yoneticileri gibi yasayan tiplerle ben birseyi tartisamam.
TC basta bugun olanagi olsa 1937 dersim jenosidi tekrarini yapar kurtler uzerinde. Ama bugun bu olanak olmadigi icin daha farkli davraniyor.En basta bakin Nato'ya bagli bir ulke Turkiye ama Giladiyon organizasiyonu durdurulmus NATO ulkelerinde Turkiye karanlik islerine devam ediyor.
Cogu arkadasimiz burda dersimli birsey bilmiyorsaniz gidin bati dersimde Alibogazda PKK gerillalarina ne kadar kimyasal silah kulanmis bu fasist devlet buna bir bakin yeter diyorum.
Bu devlete baris diyenler dusunsun ne diyeyim size cunku kardeslik adina 12 yil icerde tutulan kurtler bugun durumlari belli
Bu irkci devlet hem ABD'den hemde Avrupadan destek aldi yoksa bu kadar katliyamlari yapmazdi ve yokmus gibi gosteremezdi bu katliyamci devlet
aslinda kurt sorununa gelecegiz sorunu bir kac arkadasimiz bayagi guzel analizini yapmislar.artik kurtler var olan durumu goremiyorlarsa ciddi bir eksiklik var bu durumda.
bundan sonraki yazimda bazi arkadaslarin degindigi gibi sorunu bana gore en rahat cozumu ne uluslararasi arenada
zaten bayagi guzel oneriler ve dusunce sunmus birkac arkadasimiz ve devamini diliyorum bu arkadaslarin onerilerinde
xatirbe sima


[tarihinde düzeltildi 2/2/2007 Saat 20:05 Yazar ALISER_]

biLge - 1/2/2007 Saat 11:34

eskiya arkadas diiliz o yüzden o kelimeyi kullanma bana lütfen..

Kürt devleti kurulursa diosun, er yada gec kurulacak hic süphen(iz) olmasin.. sizlerki kendi soyunuzu inkar ediosunuz.. zaten en büyük fasolar türk olmiyan fasolardir.. (gerci gercek türk varmi orasida tartisilir :D kosova bosna hersek arnavut gölcmenleri hepsi :D )
aha karadenizde örnekleri var.. kalkip vurdular bi aydini daha..
atanizi bilin ve soyunuzu inkar etmeyin.. madem türk kürt kardes o zaman neden böyle bi konu basligi altinda bile tepkilisiniz?
türk damarlarin cok kabardiysa uluyanlarin sitesine git.. orda seni tatmin edecek pohpohlayacak cok cümleler kurarlar.. belki o zaman türk arkadaslarimizda tc yi bi yabancidan arindirmis olur .. bellimi olur :)
bi ermeniyi bi kürdü bi lazi bi cerkezi bi cingeneyi katledersiniz yine..

sizler yüzünden tüm türkler böyledir demiyorum ama cogunlugu sizin gibi.. ne türkler gördüm oturup bana kürtce sanatci isimlerini stran isimlerini sayan.. bana canli canli okiyan, sende biliomusun bunu diyen.. bilmediklerim karsisinda sessiz kaldim ama utandim bilmiyorum diye..
ama ne yazikki fasolarda mevcut o tc sinirlari icinde..

neyse ii türklesmeler.. :)

mustafa - 1/2/2007 Saat 10:33

selam;

Sitemizdeki bu konu aslinda minyatürk bir türkiye örnegini tasiyor bizler var olan kürt sorunun nasil cözülmesi konusunda fikir belirtirken bazi arakdaslar cikiP KÜRT SORUNUN OLMADIGINI söylüyor ve kenan evrenin KART-KURT tartismasini yeniden tartistiriyor bize.

ESKIYA62 arkadasa gelince türkiyedeki kürtler hic bir zaman AB VE ABD den medet umarak kendi sorununu cözmeye kalkismiyorlar sürekli vurguluyorlar eger biraz basini takip ediyorsun bu sorunu kürt ve türk halklari cözecek diye.Bir kürdistan kurulacaksa türkiye sinirlari icinde kuruslsun fikrine gelince bu eski dömemlerde CELAL BAYARIN aciklamsi gibi oldu bu ülkeye KOMINIZIM gelcekse onuda biz getirmelyiz diye.lütfen yazdiklarinizda biraz samimi olun cünkü konu bu kadar derinlesmisken kisisel polemige dönüstürmeyin.!!!!!!!!!

yasama_direnis - 1/2/2007 Saat 09:33

Kürt sorunu vardır!! TC Başbakanı Erdoğan bile bu ülkede Kürt sorunu vardır!! diyorsa bunu düşünmek gerekir. " Kut " arkadaşım sana katılamayacagım öyle bir sorunumuz vardır sen eğer bugün bi ortamda kürtçe konuştugunda bir kişinin bile verdiği tepki yada dinlediğin müzik olsun, memleketin neresi sorusuna verdiğin cevap bile hiç tepkisiz karşılanmıyorsa bi sorun vardır.Bunu bu kadar kolay göz ardi edemeyiz. Eğer biz böyle bir sorunumuz yok herşey güllük gülistanlik mutluyuz kardeşçe yaşıyoruz bu ülkede dersek, bizde bunu dersek...

biLge - 31/1/2007 Saat 21:46

Ana dilim olan Kürtce'yi serbest konusamiyorsam,
kendi anadilimde egitim göremiyorsam,
ve yine anadilimde müzikleri tepki almadan dinliyemiyorsam vardir Kürt sorunu!
yoktur diyende yalan der..!

fasosuz bi düya icin, fasolar'dan yana olmayin..
hic bi ulus ezilmesin.. dünya bu kadar mi kücük ki sigamiyor insanlik? :thumbdown:

facia62 - 31/1/2007 Saat 12:47

kapitalizm nedir?

kapitalizmi kısaca açıklayacak olursak feodalizmin yerine geçen sosyo ekonomik bir sistemdir bu sistemde üretim araçlarının özel mülkiyeti ve ücretli emeğin sömürüsü vardır..
kapitalizmde temel çelişki emek ve sermaye arasında yani işçi sınıfı ile burjuvazi arasındadır... olaya daha geniş baktığımız zaman bir avuç tekelci burjuvazi geniş halk yığınları olan işçi sınıfı ve ezilen halklar üzerindeki sömürü şeklidirde diyebiliriz...

asıl sorun bir toprak parçası üzerindeki yönetim anlayışı olan bir sistemin kimin işine yarayacağı ve kimlerin hangi yönetim anlayışını destekleyeceği sorunudur...
bu sorun üzerinden gidilirse bence çözümlerinide çok kolay bir şekilde buşabileceğimzden eminim...birde bu çözümü nasıl hayata geçireceğimiz gibi çok büyük bir görevide üstlenip üstlenmeme gibi bir sorunumuzda olacaktır...

1. ve 2. paylaşım savaşlarından sonra yine bir çok yerde savaşlar olmuş bu da kapitalizmin yaşaması için gereken en önemli olaylardan biridir.çünkü dengesiz üretim işsizlik kitlelerin yoksullaşması rekabet ve savaşlar kapitalizmin karakteristik özelliklerindendir...
anlaşılacağı gibi kapitalizmi isteyecek kapitalist sistemde yaşayacak bir avuç tekelci burjuvaziden başka kimseler olamaz olmamalıdır...geniş halk yığınlarını halk olma adına bir avuç tekelci burjuvazinin kucağına oturtmak anlayışını kesinle benimsememeliyiz...

türkiye cumhuriyeti kuruldu ama sınırlarını çizdiği topraklarda daha önce başka halklar yaşamadımı???
bu missakı milli sınırlarını çizerken hangi uluslarla birlikte çizildi ve neden bu uluslar atatürk döneminde inkar edilerek bir gecede türk ilan edilediler???
başka uluslara dillere kültürlere gereken özgürlükler verildimi??

türk burjuvazisi ( bakın türk ulusu demiyorum ) misakı milli sınırlarını çizerek kendi sömürü sistemini kendi devletini oluşturmuş kendi hukukunu kendi kanunlarını meclisi askeri kullanarak çok iyi düzenlemeyi başarmış ve kapitalist yönetime türkiye cumhuriyeti adı altında devam edilmiştir...
çünkü daha önce osmanlı imparatorluğu adı altında feodalist bir yapı içerisindeki sistemde burjuvazinin yaşaması mümkün olmayıp burjuvazinin yaşaması için daha ileri bir sisteme yani kapitalizme ihtiyaç doğmuştur...bu kapitalist yönetim şekli ise beraberinde savaşları ve sonucunda türkiye cumhuriyetinin kurululmasınıda beraberinde getirmiştir...

feodalizm nedir??

köleci yada ilkel komünal toplumların bitiminden sonra meydana gelen bir sosyo ekonomik yapıdır.feodaller ve köylülerden olşan genel bir yapıya sahip bu yapılanmada yönetici konumunda ki feodalların kendi içinde hiyerrarşik bir sosyal tabakalaşma vadı. bunlara küçük ve büyük feodaller deniliyordu küçük feodaller büyük feodallere bağımlı haldeydiler.sömürülen köylüler her türlü haktan yoksundular şehirlerde nufusun çoğu usta kalfa çırak vesifsız işçilerden oluşuyordu.feodalizmde ekonomik ilişkilerde feodallerin üretim araçlarının en büyüğü olan toprak üzerinde mülkiyeti vardı ve serfler ( sadece toprağa bağlı ve toprağın sahibine bağlı çalışan kişilere serf denir ) ev eşyalarından ufak tefek el aletlerinden başka birşeye sahip olmadıkları ve bunların serflerin sayesinde geliştiklerininde altını çizmek gerekir...

bu süreç yani el aletlerinden makinalaşmaya geçen süreçte zaman içerisinde üretimin değişmesi yine beraberinde sosyo ekonomik yapıyıda değiştirmiştir...bu sosyo ekonomik yapı kapitalizmdir...

daha önceleride belitildiği gibi kapitalist yönetim anlayışında burjuvazi kendi mezar kazıyıcılarını yani işçi sınıfını meydana getirmiş ve asıl sorun emek ile sermaye arasında ortaya çıkmıştır...

ulus olmadan sosyalist olunurmu??

kim demiş kürtler ulus değildir? yıllardır kürtlerin ulus olduklarını ve bunu inkar ederek hiçbir yere varılamayacaığını ve kürt ulusunun özgürlük mücadelesinde gerçek sosyalistler olarak kürt ulusal mücadelesinin yanında olduğumuzu söyleyerek kürt ulusunun gerçekten özgür olabilmeleri için sosyalist bir sistemde yaşamaları gerçekliğini herzaman ortaya koyduk...
çünkü kapitalizmde ulusal ayrım yapılmadanda sömürünün olduğunu ırk din dil kültür ayrımı yapmadan sömürdüğünü bir avuç burjuvazi tarafından türk işçilerin sömürüldüğü kadar kürt işçilerinde sömürüldüğünü haklarının gasp edildiğini ve insanlığın gerçekten özgür olabilmesi içinde abd yada ab gibi sahte özgürlüğün değil gerçek sosyalist özgürlük ile ancak gerçek özgürlüğün olabileceğini artık anlamak gerekiyor...

proletarya diktatörlüğü nedir??

herhangi bir ülkenin işçi emekçi ve ezilen halkların oluşturdukları ve asıl sömürücü bir avuç tekelci burjuvazinin tekrar halklar üzerinde sömürüsünü engellemek için uluşan bir yapılanmadır...bu diktatörlük herhangi bir diktatörlükten çok farklıdır.bu farklılık kavramsal değil uygulanışta belli olabilecek bir yönetim anlayışıdır...bu farklılığın başında tüm halkın ortak çıkarları ortaya konulur bu ortak çıkarlarda bir ulusun diğer bir ulustan herhangi bir farkı olmadan ve herhangi bir ayrıcalığı olmadan yaşam hakkı verilir ve bu uygulama proletarya diktatörlüğünce hayata geçirilerek uygulanır...
üretim araçlarının üzerindeki özel mülkiyet kalkarak halkın kullanımına bırakılır.emek üzerindeki yoğunlaşan sömürü sistemi ortadan kalkar ulusal ayrımlar ve milliyetçilik gibi gerci düşünceler ortadan kalkarak her ulusa ayrılma yada birleşme hakları verilir.
ekonomide siyasal hayatta yapılan bu köklü değişimler sonucu ilerleyen dönemlerde sosyalizmden komünist bir topluma geçiş için mücadele devam eder...

daha önce mustafa kemal atatürk gibi emperyalizme karşı mücadele adı altında yapılan kurtuluş savaşlarından sonra yerli sermayeye ve türk burjuvazisinin türkiyedeki hegemonyasına devam edilmesine izin verilmesine karşı çıkıyorsak kürdistanda verilecek bir anti emperyalizm ve anti kapitalist müaceleyede destek vermeli bu uğurda mücadele etmeliyiz...

türk burjuvazisine karşı mücadele ederek abd yada ab işbirlikçilerine onların burjuvazilerine destek vermek bütün bir halka ihanetten başka birşey değildir.kesinlikle duygusal anlamda değil bu olaya mantıksal yaklaşmak gerekiyor.yıllardır bir ulusun yok sayılmasının elbette ruhsal bir çöküntüsünü herkes yaşıyor ama duygusal yaklaşarak ulusu ateşe atmak asıl kapitalizme yani yabancı sermayede olsa burjuvaziye destek anlamına gelirki buda kesinlikle karşı çıkılacak bir durumdur...
abd ile yada ab ile yabancı sermaye yada yerli sermaye yeşil sermaye bunların hepsi aynı kapıya çıkar işbirliği geçici çözümler kısa süreli anlaşmalar yapmak yerine bu bölgede yaşayan bütün halklarların kardeşliği ile sürekli bir çözüm olabilir.bizler sürekli bir barıştan kardeşlikten yanaysak 4 parçada yaşayan halklara ve diğer halklara bunu anlatarak onların anlaması ancak sonuca varabiliriz...

yeryüzünde yaşayan herhangi bir ulusun ezilmesi özgür olmaması bizimde özgür olmadığımız anlamına gelir...

herkese iyi çalışmalar

facia

kuvayi_miliye - 31/1/2007 Saat 04:18

iyi günler

bence eskiya 62 hakli konustuklarinda yani bakiyorum burda iki kisi kendi arasinda anlasmiyorlar bide MUSTAFA KEMAL DEVRIMLERINI begenmiyorlar yuhhhh sizlere be.yani kürdü türkü biribirinde ayirarak nereye varicaniz alah askina
hepimiz kardesiz etle tirnak olnusuz neden ABD nin piyonu oluoyrsunuz anlamiyorum dogrusu


[tarihinde düzeltildi 31/1/2007 Saat 04:33 Yazar kuvayi_miliye]

mustafa - 31/1/2007 Saat 00:34

selam

eskiya arkadas ben konuyla alakali teknik bir soru sorucam siz bu 30 bin rakaminin nasil elde etiniz yani hangi islemleri biraz acarmsiniz seni 30 bin asker sehidi tamamiyla safsata kensinlikle bir gercekligi yok siz trörist diye öldürdügünüz kürt cocoukarini da sehid rakamlariniz icine aliyorsunuz.yoksa bu savasta öldürülen asker yada korucusayisi 30 bin degil.ciden bu verdiginiz rakamlari biraz tutarli verin burdaki arkadaslar az cok bir seyler okuoyr.
bu rakami söyle formüle ederseniz inanairim toplam öldürülen asker ve gerilla sayisi olarak yoksa verdiginiz rakakm kesinlikle dogru degil.bide su an kürt tarafi silahi susturmus bunu bozmaya calisan türk ordusudur yani savasta isarar ediyosrunuz.
yazdiklarindan biraz samimi ol eger biraz vicdanin varsa kürtlerin bir sorun oldugu gercegini hic bir inkar edemsin.Böyle anadoluda görünüm yada perde arlasi gibi savsata seylerle burdaki gencleri inadiracgini saniyorsun.bu halk artik uyanmis bunu sagir sultan bile duydu eski safsatalara kimse inmiyor.

Chaos - 30/1/2007 Saat 23:09

ve aslan avını gözüne kestirir,
sürü tarafından direnişle karşılanır..
ama nafile..
çünkü o bunu yapmaya kararlıdır..
ve başarır
avını yakalar..
Bide bakarsınki yukarda akbabalar onun yemini bitirmesini yada uzaklaşmasını beklerler..
çünkü o sadece leş yiyicidir, ve fırsatçıdır.. parazit bir yapıya sahiptir..

ve biz yazdık.. tartıştık.. birde akbaba şimdi kendinden pay çıkarıyor.. bunu kendine göre yurumluyor..

bu yapıya sahip varlıkları cürütmenin tek yolu onun başını veya düşüncelerini her zamaz ezmektir... çünkü kendisini her yerde belli eden.. başkalarının yazılarınıda çalıp bize copy-paste yapan bir zihinin fırsat beklemekten başka yapacağı hiç bir şey yoktur..
bir kürt yerel halk türküsünde dengbejlerden biri şöyle diyor:
zulme boyun eğmenin akıl sayıldığı yerde, soyumuz ezelden delidir bizim..
şimdi konumuza dönelim..
kör musto ile aramızdaki farkları iyice belli edelim.. ki arkadaşımız o forumda kendini aklayamanın kuyruk acısı ile bir daha başka forumlara değinmesin...
1- kurdistan topraklarında başka uluslara sırf "başka" oldugu için baskı ve zulum etmeyi hiç bir yerde belirtmedin.. ve yapılmasınıda asla savunmam
2-başka ulusların topraklarını kürdisatana katalım demedim.
3-türkiye topraklarını asla sömürmenin doğru olduğunu ve bunun yapılması gerektiğini söylemedim.
4- söz konusu topraklar kurdistanın dır.. ve onları birleştirmenin yanlış oldugunu söyleyen zihin sadece kuyruk acısı çekendir/ çekecek olandır..
5- 4'e bağlı olarak tc devletinin kurdistan topraklarını sömürdüğü ve kürt halkını ezdiği bir gerçektir. ve ben bunun kürtler tarafından yapılmasını asla doğru görmem..
6-bu gibi başka forum konularındaki kuyruk acınızı buraya taşımanız tamamen bilinçsiz ve kinle yazdığınızın göstergesidir.

Kapitalist bir sistemle kurulsun dedim.. bu doğrudur.. ama kapitalizm doğrudur demedin.. ve devletleşmeyen daha kendini var edemeyen bir ulusa sosyalizmi dayatmak nerede görülmüş ve nerede başarılmıştır?

ayrıca; sömürü ve zulüm yetmiyormuş gibi bide kurdistan topraklarından kovma işlemini ön plana çıkaran bir zihniyetin insan hücreleri ile yaşadığını sanmıyorum.. aerob bir varlık olduğunu sanmıyorum..
bu yüzden bize fırsattan sonra dişlerini göstermesinide gayuet doğal ve normal görüyorum.

kolay gelsin.

Chaos - 30/1/2007 Saat 20:54

Kendimizi Kandırmamızın hiç bir mantığı yok.. bahsettiğimiz olay yeni bir yapılanmanın kendini nasıl ayakta tutmasıdır..
ki kürtlerin bu kadar düşmanı varken ve kürdistanı bütün emperyal devletler sömürmeye çalışırken sen kalkıp demokrasisi ile sosyalizmi ile bir yönetim biçimi getirirsen sanırım büyük balık tarafından yutulur ve ortada kalırsın.. şekeri elinden alınmış çocuk gibi ağlarsın.. ve yaşadığın acılara reset çekip bütün hepsini tekrar yaşarsın..
Şuanki demokrasi dediğimiz olgu hem mevcut sömürgeci zihniyetleri yontma işlemindemn ve reformlarla asıl amacı dayatmaktan ötesi değildir...
hadi demokrasiyi yaşayalım.. ama nasıl? nerde? ne biçim? kiminle? hangi şartlarda?
hadi sosyalizm için savaşalım.. hatta kuralım.. işte o zaman şuan göbekten bağlı bulunduğun devletler sana "orda dur, hoop" derler.. "ne yapıyorsun sen koçum?" diyede sorup yerlebir ederler seni..
çünkü o zaman işlerine yaramazsın.. ve yokedilmeme için hiç bir sebebin olmaz..
kürtlerin şuan için hamasete yada dunyada ses getirecek bir sisteme itmek akıl fikir işi değildir..
zaten hep öyle kaybetmedimi kürtler.. hadi yapmışken en iyisini yapalım.. zihniyeti bu kürtlerde oldukça biz değil devlet kurma, var olan zulumlerden bile kurtulamayız..
ayrıca; totaliter anlayış uluslar üzerinde yada başka insanlar üzerinde hakimiyet anlamında değil.. belli bir yere kadar farklı sesleri belli sistemlerle susturmak şarttır..
ki proleterya diktatörlüğüde burjuvaziye karşı sert ve totaliter bir tavır koymak değilmidir. taki tamamen sindirilene ve bilinçlenene kadar..
şuana kadar kendi birliğini sağlayamayan bir ulusun birleşimide öyle "birleşik kürdistan" diyerek altından çıkılamayacak bir durumdur.. bu yüzdendir ki kesinlikle ve kesinlikle totaliter bir yapı belli bir zamana kadar gereklidir..
aksi takdirde tozpembe hayallerle güle oynaya kurdistanı kurup ayakta tutulamaz...

kolay gelsin

mustafa - 30/1/2007 Saat 19:40

selamlar
Bu kadar fasit söylemli bir gazeteci olmat resmen adam kan kusuyor kendini begenmis irkcligini haykira haykira dilendiriyor kim mi? http://www.youtube.com/watch?v=pbNulpeFP2U BU adesrteki vido görüntüsü bunu anlamamiza yeter.izlediginizde fikirlerinizi yatacaginizi umuyorum. sözde gazeteci tuncay özkan kerkükün KÜRTLERIN ILHAKINA ugradigini idda ediyor peki bizim topraklarimizi yilarca ilkah eden kendileri degilmi? ß

mustafa - 30/1/2007 Saat 17:56

selamlar

doktorin arkadas sanirim sen yanlis yazdin cünkü TOTOLITER rejim anlasyisi bir fasizimdir.tipki iran gibi yada tc gibi ben alnamiyiyorumda bir baskidan kurtuluturken neden totoliter baskiyi kabul ediyoruz.bunda cidi bir bilinc karamsikligi sanirim proleterya dikatatörlügünü totoliter rejimele eslestirmen pek uymamis.

yani kürtlerin kendi siyasal isleyisini zora dayandirarak yapamsi iktidarini koruyacak anlami cikarilmamli.biz hep demioyrmusuz daha fazla demokrasi daha fazala sefaflik diye peki neden totoliter monarsi yada oligarsik yönetimi kürtlere uygun görüyorsun.Sanirim bu yönetim sekilerini önermen kürtlerin hala demokrasiyi icsellestirememsi ve sidet toplum yapisindan oldugundandir.
su an kürtler demokratik toplumu nasil insa ederiz diye cabalarken gidip gerci ve fasit bir resjim anlayisini savunmak cokta mantikli degil.

Chaos - 30/1/2007 Saat 15:40

her yeni kurulan devlet biraz totaliter olmak zorundadır.. çünkü yeni kurulmuş bir yapı kendini ayakta tutabilmek için öncelikle kendi içindeki aykırı sesleri bir yere kadar susturmalıdırki devam edebilsin.. aksi takdirde devletleştiği gibi çöker..
bu söylem biraz itici gelebilir ama sosyalist sisteme geçmeden önce "proleterya diktatörlüğü" uygunlanmayı doğru görüyor marksizm..
yani işçi ve emekçiden yana bir sistem bile "diktatörlük" gibi itici bir ön yapılanma gücünü kullanmayı mübah görüyor..
bu bağlamda kürdistanın parçaları birleştirilip kapitalist yada fedaral bir sistem oluşturulursa bile totaliterlik kaçınılmazdır.. ve kesinlikle gereklidir...
güney kürdistan oluşumu abd eli ile olsa bile bu dört parçanın birleşimi halinde kendi gücünü oluşturabilir ve bağımsızlığını kazanabilir.. şuan için sosyalist bir sistemi ortağuda dayatmak akıl fikir işi değildir... dünyadaki bütün dev emperyalistler ortadoğudaki yerlatı ve emek gücüne dayanan üretime üşüşmüş bütün dunya gündeminde ortadoğu var..
hal böyleyken daha kendini dünya genelinde ulus olarak varedemeyen, devletleşmemiş ve en büyük yeraltı zenginliklerine ve üretim dinamiğine sahip topraklarda sosyalist sistemi söz konusu etmek sanırım kürtleri sosyalizm adına fedai durumuna sokmaktan öteye gidemez..
ki kürtler kendini feda ederse bile sosyalist sistemin gelip gelmeyeceği bile meçhuldur..
bu durumda kürt ulusu öncelikle kapitalist bir yapılanmaya gitmeli.. ki bunu başarabilmesi için bile çok fazla çaba harcaması ve dayanışma göstermelidir.
eğer biz kürdistan diye bir realiteyi kabul ediyorsak ve bu realitenin lağvedilmesini istemiyorsak isteyeceğimiz en mantıklı şey kapitalist devlet modelini ve totaliter bir yapıyı kabul etmeliyiz.

mustafa - 30/1/2007 Saat 05:25

selamlar

Bir türlü cözülemyen sorun yani kürt sorunu ciden artik kürt ve sorun kelimesi bütünlesmis durumda yani nerde kürt var orda sorun var.Bu kadar mazlum bir ulus neden sorun kim icin sorun peki sorunsa neden yüzlerce analizler yapildigi halde cözülemiyor.SORUNUN kelime karsiligi cözülmesi gereken durumdur.Tabi sorunun cözülmesi icin onu olusturan nedenleri ve nicinleri iyi tespit etmek gerekiyor.Her ülkenin her sehrin her mahalenin cözülememis bir kürt sorunu cözülmeyi bekliyor.

Aslidan burda arakdaslarin yaptigi analizler hemen hemen bir birine yakin ve dogru.yani yazlanlarin bir daha benim tarafimda tekrar edilmsi belkide cok anlamiszlasir.
Su diaknosla baslayarak dioyrumki kürt sorunu artik bir tc yada iran sorunu degil kürt sorunu ortdadogunun ve dünyanin sorunu halini almis durumdadir.biz kürtlerin problemlerini yada devletlesme sorununu tartisirken kendi parcamizin disina cikmak zorundayiz.Dört parca(CAR NEWA) da her hangi birinde yasanan olumlu yada olumsuz gelislmeler bir diger parcanin gelismine yada gerilemsine sebep olabiliyor.Batili emperyalistelrin ortadogu haritasini yeniden cizmek isteme planlari bölge sömürgeci devletlerini baygi zora sokuyor.yillarca irakli kürtlere kan kusturan milliyetci baas partisi iktidari cok entersant bir sekilde dagitildi.burdaki baas patisinin isleyiyisi bizdeki kemalist yönetime cok ama cok benziyordu.statükocu ünüterci ve homojen bir miilet yaratma ütopyasi gibi.Öyleki ecevit bile saddam yönetiminin gitmsini istemioyrdu ve ekliyordu iraktaki baas partsi iktidari dagilirsa bize cok zarari olur diye.

su an güneydeki kürtelrin KÜRDISTAN BÖGESI FEDERASYONU YENI ADIYLA ister begenelim ister karsi cikalim genel kürt ulusu acisinadan bir moral kaynagi olmustur.kisilerin yada partilerin abd karsitligindan bagimisiz burdaki olusumu sahiplenmsi gerekiyor.LOZANDA MEZARA GÖMÜLEN kürt dört parcaya paylastiran kürt yetersizde olsa bir satüye kavusmustur bu ivme daha iyi yöne dogru ilerleme potansiyleli tasiyor.

peki burdaki kürt yönetiminin somut bir düsüncesi varmi kuzey parcasiyla ilgili.su anda oldugunu söylemek pek dogru olmaz aslinda bu hem onlarin örgütsel anlayisindan kaynakli hemde tc nin saldirgan politikasindan kaynakli.Ama son dönmlerde MESUT BARZANININ tc ye bazi söylemleri oldu kendi icinizdeki sorunu BARIS yoluyla hal edin aksi taktirde sizin ezeriz yok ederiz politikanizi kabulenmiyoruz diye gerekirse pkk ile tc arsinda arabuluculuk yapabileceginide.

Buna karsin pkk nin su andaki ateskesi pek olumlu bir yanit bulmamakla beraber sürekli provake edilmeye calisiyliyor.
Demokratik kürt hareketinin gelistirmek istedigi sukunat oratmi birilerinin isne gelmioyrki savasta israr ediyor.abd nin atadigi kördünatör tc nin atadigi kördünatör bu isi bir türlü nasil cözecegini kakarlastiramdilar cünkü sorun KÜRT SORUNU ve iki ayri cikar iliskisi.
abd nin iran savasinda tc yi nasil kendine yedekleyecegi plani yaparken tc nin de her iki parcadaki kürdü nasil tek tasla vuracagi hesaplari var.durum böyle karamsiklasmisken kürtlerin bu celikiden yaralanma sansi dogmustur.
pkk nin dört parcada kurdugu sakson örgütler sürekli bir hareket icinde olmasi düsmanini daha cogaltioyor.kendini legal olarak ifade edebildigi parcalarda legal örgütlülük yasaklandigi yada sidetle karsilastigi parcalarda ilegal ve sillahli bicimde örgütlenme modelini secmistir.

Görünen bir gerceklik var kuzeydeki kürtlerin tavri ve dursu güneyi ve diger parcalri etkilioyor hem nüfus bakimindan hemde savsan partinin gücü analminda.Su anki konjenktür kürtlerin kendi ic celiskisinden bir an önce kurtulmasi ve bölgedeki politiakda güclü bir birlik yaratmalidrlar.Buda kdp-ynk ve pkk partlerinin kendi aralrindaki emapatiyi gelistirmeleri gerekiyor bazen insan öyle dünüyorki acaba güneyli kürtlerle ayni ulsumuyuz diye cünkü ayni ulsu ruhunu yakalamamisiz.
Her parcanin ekonomik siyasi ve soysayal yapilanmsi belkide ayni olamdigindan ortak bir irade yaratmak cok zor ama bunu en askariye indirmek sart.her parcadaki partiler kendi bireysel yada örgütsel cikarlari icin degil ezilen ve sömürülen kürt halki gerceklerine göre sekilenmelidirler.iseter bunun adi konfederasyon olsun iseter federasyon olsun ama mutlaka bir ortak nokta sart.Aksi taktirde onlarin vercegi yada kuracagi bir BAGIMLI KÜRT DEVELETI cok uzun ömürlü olmaz mutlaka kendi dianmiklerini kulanmalidrlar.Kurumlasamyi yatartamyan aynilasmayi yaratamyan kürt düsmanin saldirmasina gerek kalmadan kendi icinde bir birini yiyierek yine sifir noktasina düser.



EVET GÖZÜMÜZ VAR TOPRAGINDA BU VATANIN,
GÖZÜMÜZ VAR AMA
KOPARIP GÖTÜRMEK ICIN DEGIL; EN DIBINE GÖMÜLMEK ICIN!!!!!!!!!!!!!!!!!!

seyit   - 28/1/2007 Saat 19:09

MERHABA

Sores arkadaşın yazıklarına katılmak la berabar şunu belirtmekte fayda var önümüzde koskoca bi yıldan ziyade çok önemli 3 yada 4 ay var bu 3 yada 4 içerisinden özelikle kuzay kürdistanda çok şeylerin olacağı artık kesindir Kürt halkının artık kendi haklarını tayin etme zamanı gelmiştir ulusal birlik şarttır bizlere düşen bu birliktelğie birazda olsa katkıda bulunmaktır

Pkk nin çıkışları soruna yaklaşımı Abdullah Öcalanın soruna dair görüşleri iyie takibe alınmalı ve dikatle izlenmelidir bu konuda hepimiz bulunduğumuz yerlerde mücadele etmeliyiz Hedefimiz kürt halkının çıkarları olsun hedefimiz yüzyılardır yok sayılan halkımızın var olma savaşı olsun

sevgi ve saygılarımla

facia62 - 27/1/2007 Saat 19:58


Alıntı:

ben bu konuda daha geniş bir açıklama bekliyorum. kürdistanın kuruluşu sadece sosyalist devrimin devamlılığı yada yavaşlamasımı olacaktır.antikapitalist ve antiemperyalist mücadele zaten emperyalizm ve kapitalizm oldukça devam etmek zorundadır.bu bilinen bir gerçek zaten.Asıl kazanım nelerdir?


kürdistanın kurluşu yada herhangi başka bir devletin kuruluşu ile sosyalist devrimin devamlılığı arasında şöyle bir bağ vardır.kürdistanın kurulması fakat hangi yönetim anlayışı ile devam edeceği yine o ülkede bulunan konjektürel yapının bir sonucu olarak devam eder.ekonomik politik ve siyasal güçler kürdistanda etkili olur ve yönetim o yönde gelişir...yani sosyalist devrim olsada olmasada kürdistan bir şekilde kurulacak...bu devrim sosyalist bir devrim ile sonuçlansa da sonuçlanmasada yine anti emperyalist ve anti kapitalist müacadele devam edecektir...

burdaki kazanım kürt ulusunun kendi kaderini belirleme hakkına kavuşacağı ve mümkün olursa sosyalist bir devrimle kürdistanın sosyalist bir ülke olacağıdır...
kürdistandaki yeraltı ve yerüstü kaynakların emek gücünün sömürülmesine mani olacak halkın gerçekten kendi kendini yönetmesi ve daha bir çok kazanım sağlanılacaktır...

yok eğer sadece demokratik bir devrimle kürdistanın fiilen yada konfederalizm mantığı ile sınırların çizilmesi mümkün olursa ki zaten kürdistanın gidişatı şuanki süreçte sadece konfedaralist bir mantıkta kalıyor bunun sonucunda bile yine kürt ulusu bir çok hak kazanmış olacak ve bütün dünya tarafından kürt ulusu resmen tanınmış sayılacaktır...

buradaki zor olay kürdistanın 4 ülke tarafından parçalanmış olmasıdır. türkiyedeki kürtlerin mücadelesine bakıldığı zaman türkiyedeki türklerinde bu mücadeleyi kavrayıp benimsemesi gerekir ki bir gelişme sağlanabilsin...yoksa sadece kürtler üzerinden yürütülen bu mücadele kesinlikle bir yerde tıkanıp kalacaktır...

bizler kürt sorununu geniş bir cepheden ele almalıyız...sadece türkiyedeki kürtlerin değil diğer parçalanmış topraklarda yaşayan yaşamak zorunda kalan kürtlerinde sorunlarını yaşam zorluklarını ve o bölgelerdeki siyasal ekonomik politik konjektörel yapıyıda göz ardı etmemeliyiz...bu bölgelerde yaşayan bir çok halk öylesine biribirileri ile kaynaşmış durumdadırki bir halkın kurtuluşu diğer bir halkın ezilmesiyle kesinlikle mümkün değildir...

bu açıdan halkların kardeşliği şiarını daha fazla yükseltmeli ve halklar arasındaki kardeşliği mücadelelerimizle daha çok yapıcı hale getirmeliyiz...türkler kürtleri lazlar çerkezleri kürtler türkleri anladığı onların mücadelesini kavradığı sürece kurtuluşun çok yakında olacağını bilmeliyiz...

herkese iyi çalışmalar

facia

asimavi - 27/1/2007 Saat 18:29

konuyla alakası olmadığı için silinmiştir.


[tarihinde düzeltildi 27/1/2007 Saat 19:15 Yazar facia62]

zaratusa - 27/1/2007 Saat 16:25

Demokratik kürdistan cumhuriyeti kurulursa ne olacaktır???

elbette yine anti emperyalist ve anti kapitalist mücadele verilmeye devam edilecektir çünkü sosyalist devrim çok uzun süreçler alacak bir devrimdir gelişmeler sadece sosyalist devrimi hızlandıracak yada yavaşlatacaktır ama sosyalizm gerçekliğini hiçbir zaman kaybetmeyecektir...

ben bu konuda daha geniş bir açıklama bekliyorum. kürdistanın kuruluşu sadece sosyalist devrimin devamlılığı yada yavaşlamasımı olacaktır.antikapitalist ve antiemperyalist mücadele zaten emperyalizm ve kapitalizm oldukça devam etmek zorundadır.bu bilinen bir gerçek zaten.Asıl kazanım nelerdir?

facia62 - 27/1/2007 Saat 12:46

konuya başlamadan önce tarihi olayları göz önüne alırsak bence daha sağlıklı ilerlemiş oluruz.

nediyorlardı daha önce kürt yoktur "onlar dağ türkleridir karda yürürken kart kurt sesinden dolayı onlara kürt deniliyor" gibi bilimsel olmayan çeşitli açıklamalarda bulunuyor kürlerin tarihini her ortamda inkar ediyorlardı...
kürt tarihini dilini kültürünü öğrenmesinede baskıyla işkencelerle zulümle bastırılmaya çalışılıyor ve bir çok alanda da bunda başarılı oluyorlardı...

bunları yapanlar başta türk burjuvazisi ve emperyalist yerli işbirlikçilerinden başka kimseler değildi...bunların amaçları türkiyedeki yeraltı ve yerüstü doğal kaynakların ve emek gücünün sömürülmesi ve türkiye üzerinden diğer orta doğu ülkelerinin sömürülmesidir...

başta abd emperyalizmi olmak üzere GOP ( genişletilmiş orta doğu projesi ) adı altında türkiyede bulunan türk burjuvasizi kendi elinde bulundurduğu imkanları başka kapitalist güçlere kaptırmamak için türk milliyetçiliği adı altında faşizan ırkçı bir düşünceyi sürekli gündemde tutmayı başarabilmiş ve her olayda bunu kullanmayıda çok iyi başarmışlardır.
kürtleri lazları çerkezleri ve daha bir çok ırkı türk olarak göstermiş misakı milli sınırları içerisine hapsederek türkleride içine alan bir sömürü zincirini başlatmışlardır...

sömüren türk burjuvazisi olsada asıl sömürü ırkın değil burjuvazinindir. bu akıldan çıkarılmamalı ve asıl suçlunun ırk değil kapitalist üretm şeklinin olduğu ve yarattığı burjuvazinin olduğuda bilinmelidir...

Kürt sorunu Varmıdır?

tabiiki kürt sorunu vardır kürtler kendi anadilini kimliğini kültürünü ekonomisini yani özgürlüğünü yitirmiş bir ulustur...

Ulus nedir?

stalin ulusu şöyle tarif ediyor: "...tarihsel olarak oluşmuş, kararlı bir dil, toprak, iktisadi yaşam ve kendini kültür ortaklığında dile getiren ruhsal biçimlenme birliğidir"....

sanırsam bu birliğin kürt ulusu üzerinden değerlendirdiğimiz zaman kürt ulusunun bir dili üzerinde yaşadığı bir toprağı iktisadi yaşamı ve kültürü vardır...
türk ulusu da aynı şekilde bir ulusdur...
( bunu inkar eden varsa bana bilimsel açıklamasını yapsın ) herkes bu söylediklerimi kabul ediyorsa ve kürtlerin bir ulus olduğunu kabul ediyorsa neden kürtlerin kendi dilini konuşmasına kimliğini taşımasına kendi toprağında yaşamasına ( kendi yasaları çerçevesinde ) kendi kültürünü yaşatmasına izin verilmiyor???
bu sorunlardan daha iyi sorun yokmudur???
kürt ulusundan işçi sınıfınında sömürülme yani emek sermaye sorununuda unutmamak gerekir...
kürtlerin daha çok sorunu varmış demekki...

Kürt devleti emperyalistlerin isteği ile kurulursa bu kabul edilebilinirmi???

emperyalizmi daha önce başka forumlar altında uzunca konuştuk kısaca emperyalizm
kapitalizmin en son aşamasıdır.bu çağda dünya emperyalistler tarafından paylaşılmış nufuslar arasındaki savaşlar üzerinden şekillenmektedir...
türkiye ve kürdistan da bu emperyalist paylaşımın içindedir kürdistan türkiye iran ırak yada herhangi kurulacak başka bir ülkede olsa dahi emperyalizm yıkılıp yerine sosyalizm kurulmadığı sürece o ülke kesinlikle bağımsız değildir...

Ülkeler bağımsız değilse emperyaslitlerle işbirliği doğrumudur???

zaten anti emperyalist ve anti kapitalist mücadelenin amacıda burada yatar.kesinlikle emperyalist ülkelerle işbirliği yanlıştır bunu savunmak sadece burjuvazinin işine yarayacak halklar kendi kimlikleri ve topraklarında yine sömürüleceklerdir...emek sömürüsü yine olacaktır...

Bağımsız sosyalist bir kürdistan yada bağımsız sosyalist bir türkiyenin kurulması mümkünmüdür???

elbette tek ülkede sosyalizm bir gerçektir sadece o ülkedeki mücadeleye ve ekonomik politik siyasal mücadelenin ve gelişmesine gereken önem verilir ve proletarya diktatörlüğü sağlanırsa neden sosyalist bir türkiye yada kürdistan olmasınki???
sosyalist bir kürdistanın kurulması diğer dünya ülkelerinde ve o ülkedeki ezilen halklar ve işçi sınıfı mücadelesinde bir sıçramaya sebep olacak buda sosyalist devrim tarihinde büyük bir gelişme olarak yaşanacaktır...

Demokratik kürdistan cumhuriyeti kurulursa ne olacaktır???

elbette yine anti emperyalist ve anti kapitalist mücadele verilmeye devam edilecektir çünkü sosyalist devrim çok uzun süreçler alacak bir devrimdir gelişmeler sadece sosyalist devrimi hızlandıracak yada yavaşlatacaktır ama sosyalizm gerçekliğini hiçbir zaman kaybetmeyecektir...

herkese iyi çalışmalar

facia

pertekli - 26/1/2007 Saat 22:30

kut konu acilmis ve üyeler üzerinde tartisiyor ama fikirlere katilirsin katilmazsin fikirlerini yazabilirsin buda senin en dogal hakkindir bir üye olarak ama öyle konuyu kaldirin falan hehtitvari kelimeler hic dogru degildir .

hekese iyi calismalar

kut - 26/1/2007 Saat 22:14

TÜRKİYE CUMHURİYETİ'DE KÜRT SORUNU YOKTUR. KÜRTÇÜ TERÖR SORUNU VARDIR. ÖNCELİKLE SORUNUN ADININ İYİ TELEFFUZ EDİLMESİ GEREKİYOR.

KÜRT SORUNU GERÇEK OLSAYDI BU GÜN TÜRK MİLLETİ İLE KÜRTLER BİR ARADA YAŞAYAMAZLARDI. ORTALIKTA AKLA HAYALA GELMEYECEK BÜYÜK ŞİDDET GÖRÜNTÜLERİ İZLENEBİLİRDİ. BUNU HEPİMİZ TAHMİN EDEBİLİYORUZ. O YÜZDEN. İYİ BAKIN ŞU KONUYA LÜTFEN.

KÜRT SORUNU DEĞİL. KÜRTÇÜ TERÖR SORUNU VARDIR.

ETRAFINIZA BAKIN. BİR SÜRÜ TÜRK VE KÜRT BERABER YAŞIYOR. HİÇBİR SORUN YOK.

EĞER GERÇEKTEN BİR KÜRT SORUNU OLSA İDİ YANİ KÜRTLER SORUN OLMUŞ OLSA İDİ BU BERABERLİK SAĞLANABİLİR MİYDİ?

BU ŞEKİLDE BAHSEDİLEREK, İKİ HALK ARASINDA OLMAYAN SORUNLAR MEYDANA ÇIKMAYA BAŞLIYOR.

BU TÜR KELİMELERE DİKKAT ETMEK LAZIM...

BENİM DEMEK İSTEDİĞİM BU DUR.

BU KONUNUN DERHAL KALDIRILMASINI YAHUT D EĞİŞTİRMESİNİN ÇOK FAYDALI OLACAĞI KANAATİNDEYİM...

ESENLİKLER

zaratusa - 23/1/2007 Saat 08:32

Direnişçi benim için önce ulusal çıkarlar geri kalanı beni ilgilendirmiyor.Bütün kürtleride kürt milliyetçiliğine bekliyorum..

direnisci   - 21/1/2007 Saat 10:31

zaratusa nasıl böyle düşünüyorsun anlamıyorum yani şimdi abd mandası altında kurulacak bir kürdistanın kürt halkına ne gibi bir fayadası olacak nerde özgür olacak nasıl bi devlet olacak nasıl kendini kabul ettirecek yani şu anki türkiyenin yaptıgından daha saçma bir uyapı olmayacakmı

zaratusa - 20/1/2007 Saat 10:22

Kürt ulusal sorunu yıllar sonra nihayet çözüme kavuşmuş ve devlet olma yolunda ilerlemektedir.Bu süreç içerisinde kürt halkından desteklerini esirgemeyen israil halkı ve sayın başkan busha kürt halkı olarak teşekürü bir borç biliriz. KERKÜK alındıktan sonra kurulacak olan yeni devletimiz herkese hayırlı olsun........

seyit   - 19/1/2007 Saat 17:37

MERHABA

Bence konuyu tc ve kürtler açısında ele almayı bırakın

Konuyu abd ortadoğu ırak tc ve kürtler açısında ele alın olay artık bir devlet ve bir ulusu aşöış durumda

sevgi ve saygılarımla

mustafa - 23/12/2006 Saat 17:14

selamlar

ASLINDA KÜRT SORUNU ILE ILGILI TARTISMA YENI YENI YOLUNA GIRMEYE BASLIYOR MISAKI MILLI SINIRLARINDA.ILHAK ISKAL DERKEN SÖMÜRGEMIDIR DEGILMIDIR TARTISMALRI HER GÜN DAHA NETLESIYOR.
HIC BIR DEVRIMCI YADE KÜRT YURTSEVERI KÜRTLERIN DEVLET KURMASIYLA ILGILI BIR MUGALAKLIGI YOK.FAKAT REEL POLITIK KONJÜKTÜR DOGRULTUSUNDA POLITIK DIYAKNOZLARIMIZI KULLANIOYRUZ.
KÜRT HALKI KENDI KÜRT MESELSINI CÖZECEKSE YINE KENDI DINAMIK GÜCÜYLE CÖZMELDIR.KÜRTLER KURACAGI KÜRT DEVLETINI ILK BASATA KENDI KOMSU HALKINA ANLATABILMELIDIR.KURACAGIMIZ BIR KÜRT DEVLETININ ULUSLAR ARASI BIR TANRLIGI OLMASI GEREKMIYORMU?PEKI HER KESI KENDIMIZE DÜSMAN GÖREREK SADECE ABD GIBI BIR EMPERYALIIST DEVLETIN CIKAR ILSKILERINE GÖRE BIR DEVLETLESME NE KADAR MANTIKLI.
BIZIM SU ANDA MISAKI MILLI ICINDE YASAYAN KÜRTLER VE TÜRKLER OLARAK KALICI BARIS NASIL SAGLARIZ DIYE CABA SARF ETMELIYIZ:YANI VARLIGI YOKLUGU BILE TARTISILAN BIR KÜRT MUHALEFETI VARKEN BU GÜCLE NASIL DAHA HAMASI KONUSUYORUZ:

GECEN GÜN KÜRT VE TÜRK ADINLARININ ACIKLADIGI ATESKESIN CEVAPLANMASI CAGRISI COK ÖNEMLI YANI EZEN TÜRK ULUSU AYDINLARIDA KÜRT MESELESININ CÖZÜMSÜZLÜGÜNDEN RAHATSIZLAR:

devrimci selamlar

hakipir - 22/12/2006 Saat 16:52

saiirler aydınlar sosyalistler koministler heyyyyyyyyyyyyyyyyyy ordamısınız..gelin bizim kürt sorununa vekürtlere bakıs acımızı görün hatta fasolerda geldin sagcılarda gelin heyyyyyyy ..vesitedeki degerli arkadaslar sizde gelinn ve sitenizde yazılmıs bir köse yazısı var haydarr canpolatt arkadasın yazısı ve gelin o yazı nasıl yaazılmıs site yönetiminin secici oldugunu düsünüyorum ki öyledir yazıları silerken ve ya eklerken kesinlikle dikkatli dacrandıklarını biliyoruz iste tam bu sırada haydar arkadasın yazısı gözden gecirilmemis.kürdün son aklı ile baslayan basite alınmıs ve devam etmektedir dinlenci durumuna dürülmüs kürt halkının kendini buldugu ve örgütledi yine o örgütleme icerinsinde biliriz ki nası bedel verilmis o akıl dedigi seyden dolayı özgürlük icinde ankaraya yürüyüs ve mitingler yapılmıstır ve hükümetlerin soruna yaklasması dolatısıyla bu haklın öncüleri bilinirki mahkemelerle davalar icerinde kalmıstır..arkadasın eylemi yasamdıgını düsünüyorumhatta eylemlik asına pratigide olmamıs..olsa bunu basit görmezdi.o sanıyoki bir eylem gidildiginde her sey alınıp eve dönülüyo..eylemlik var olan sorunu gündeme tasımaktır.ki dtp ve secilmişler barısı gündemlesmek icin eylem yapmıstır..ve ses getirmistirde..emperyalit durumdan bahsetmis halkların düsmanı olan bu sey halkların diyologundan gecer ve birlikteliginden iste bu arkadas bunu yazmıs cünkü kendi takılı kalan marjinal düsüncesi ile yazmıs tabi biraz begenmemezlik varr...cünkü niliyoruz ki kürt ahlkının mücadele yapısı en savaskan oldugu zamanlardada ya ne yapıyorsunuz diyorlardı..barsı basite almak da var cünkü daha önce kimyalarında düslerinde siyasetlerinde olmamıstır..ve onlara göre bu acizliktir..korkaklıktır..iste burda o emperyalist denen seyin böl parcala yönet pratigi aklımıza takılıyo..kürt türkiye haklarıyla özgür olabilir..kürt tarafı örgütlenmis ve bu yapısı ile türkiye halkları ile birliktelik yakalama amacında simdi burda kürtü elestirem yapılara sunu sormak lazım hani senin örgütlemelerin siniflara böldügün o örgürlenmelerin varmı halk savası diyen yapıların örgütlenmesi nerde sol adına kürdün son aklı diyen o arkadas sersin kendi örgütlümücadelesini ...kürtler örgütlüdür ve bu durumu ile eylemlikler yaparak sorunların cözümü umudunda kendini dayatıyor ..simdi sen kalkacan bir yazı ile basite alacan dilenciye benzetecen..simdi kürt sorununa ciidi bakıslarıyla forumlara yazı yazan site yöneticileri radyo djjleri vesite sakınlari ki bu elestiridir..nasıl bu kadar görmezlikten gelinit yazılar tartsımalar ve okuyan varsa da neden tepkisilesyi sectiler..simdi arkadaslar herlkes kendi düsücelerini bildirmekte serbestir ama böyle basite alarak basitletirererk yapılmaz..tepkilerini bekliyorum ..ve artık bu bir cıglıktır naradır cagrıstır gelin okuyalım ve ben haksızsam özür dilerim yazdıklarımdan..forumda cok farklı seyler yazılmız arkadaslar tarafından ve bir düsüncedir düsünceleridir taktir edersiniz.karalamalar deildir..kürt sorununa bu uzak bu kadar basitlestiren kücümseyen bir sol anlayoıstadır sanırım arkadas ve bu yakısmadıı..


ben ilericibir bakısla bu yazıyı kınıyor ve bir kürt örgürlügü olarak ve bir sosyalist baskıs ile halkımızave onun mücadelesini bu denli karalayan basitlesen kisiyi bir özüre davet ediyorumm..


savasmayı bilenler barıs yapmasınıda bililer..ayrıca kürt halkının bagımzıslıgı ve sevgisini kazanmıs önder kaypakkayı derhal resminden cıkarıp kendine meta fzikci laaycı oalyları eylemleri basitlestiren birini bul...




yasasın halkların dayanısarak barısa ve özgürlüge bagımsız topraklarımız anadolu ve kürdistan unuduna yürüyenler..
yasasın haklar konfedazimi
yasasın kürt halkının onur mücadelesi
yasasın prolerter enternasyonalizm
yasasın halklar üzürinde dalgalanan enternasyozalizm bagragı
yasasın halk savscılarıo
yasasın barsı tohumlarcasına serpenler
kahrolsun bütün bunların karsısında saf olanlar
ve halk eylemlikeri karsısında tutarsız yasayanlar ve basitlestiren zihniyet yok olsunn...

ALISER_ - 21/12/2006 Saat 22:44

Kimine gore var olan sorunlari tartismak bir cikar isi "kokusu cikar" ya senin orgutunmi tartisacaktik yoksa bizdemi senin gozeneginde bakacaktik dunyaya.
yoneticilerin cikari olabilir ama burda bir suru yonetici olmiyan arkadas var senin rahatsizligin ne kurtlerden bahsedilince.ayni yazilari tekrarlayip duruyorsun cunku bu kacinci yazisin yoneticilerin bir cikari var. Ikide bir kurt sorununu gundeme getiriyor diyelim fakat bu formda bir suru insan yazi yazi yaziyor.
Bana sorarsan senin bir sorunun var kurt halkindan bahsedince yoksa senin bu kacinci yazi yazisin bu konuda.Yada yoneticilerle sorunun varsa git bu konuda bolumler var oraya yazini yaz.Cem_munzur konu ac ilgi duyan olursa cevap verir.

Xizire Xozat ra rast bumisno simara cay kam kirmancora qejikenosa zere tayine deceno.mire vanese ma sere kirmancora qejikem zere kam decenosa bi deco (Xozat'tin xiziri size dogru yol gostersin. Birileri kurtlerden bahsedince,bazilarinin karni agrimaya basliyor.Bana gore bahsedilmeli ve kimin karni agriyorsa agrisin daha beter olsunlar diyorum zazaca yazimda)
xatirbe sima


[tarihinde düzeltildi 21/12/2006 Saat 22:48 Yazar ALISER_]

hakipir - 21/12/2006 Saat 14:00

zaten teori de kalmak asamı sorundan uzaklastırır..ve her seye tepeden bakar..

seyh_said   - 21/12/2006 Saat 13:50

teoriyi senin gibi basitler için facia62 bunu yazan sensin

teorilere gelince dediğim gibi teori teori diye diye nereye kadar kendimi bildim bileli hep teori iki adım geri iki adım illeri mehter marşı gibi devam ediyorsunuz yani ilerleme yok hep teoride tıkılı kalıyorsunuz pratikte sizi göremedik bulmuşsunuz kendinize bi kardeş halklar sloganıda ve bi dünya devrimi hayali beyhude geçiriyorsunuz zamanınızı biraz dünyaya bakın ne oluyor ne bitiyor görün sonra yine devam edin teoriye ama düşünmeden yapmayın düşünü önce vurulan siz ölen siz ezilen siz yani kürtler birazda bunu düşünün teori okumak ve düşünmek dışında

hakipir - 21/12/2006 Saat 13:49

ne torisi arkadas basit yaklasmadır diyorum ozaman sorunun nasıl cözümünü yaparsın bizde deriz ki yine bu yanlıstır deriz tartıosırız yani.ki o arkadasın tartısmasına katıldım kendi düsüncemi söyledim hasi sende yap arkadas facia62 kürt sorunu nasıl cözecen tarstıs yani iki keime ile olmaz oo..arkadas öyle yazmıski sen onun o halkın nücadele yapısının eylemligini son kürt aklı ile hakarete varan o acıklamısını anlamıs olsaydın anlardın..oaturdugun yerde ahkamn kes yani kürtler nüacdele yapar ben yönlerdirimanlayıs hadi oaradamm ista facia62 arkadas o arkadas biraz bunu yapmıs..


BİR KÜRTTEN

facia62 - 21/12/2006 Saat 13:42

ikili tartışmalardan değil polemikten yani insanların ideolojileinden değilde kişisel davranışlarına hiç girmem bu son yazdığınız yazıyı yazmadan önce benim senin basitliğin değil düşüncenin basit olduğunu savunmam yanlışmı???
ben ideolojileri tartışmaya açtım yoksa senin kişiliğine kesinlikle bir laf söylemedim...

herkese iyi çalışmalar

facia

seyh_said   - 21/12/2006 Saat 13:32

site kurucusu facia arkadaş siz üyelere basitmi dersiniz hep

bi şey yapmadığınız için anlatmanızada gerek yok yapılmayan bi şey anlatılmazda ama çok kitap okursunuz teoriniz mükemel ama sadece bu kadar bide şu var teori teori diye diye nereye varacaksınız

facia62 - 21/12/2006 Saat 13:28


Alıntı Yazar seyh_said, Gün 21/12/2006 Saat 13:24
teoriden başka ne iş yapıyorsunuz bi zahmet onuda sölermisiniz


teoriyi senin gibi basitler için anlatamıyorsak reel hayattaki yapılanları sana anlatmak için kim bilir ne yapmak gerekir...

en iyisimi sen bu konuya yazmadan önce kürt sorununun çözümü için kim neler yapıyoru birazda devrimci ve demokrat basın yayından takip et bak insanlar neler yapıyor???

herkese iyi çalışmalar

facia

facia62 - 21/12/2006 Saat 13:22


Alıntı Yazar seyh_said, Gün 21/12/2006 Saat 12:51
Kürt sorunu bi internet sitesinde çözülebilecek kadar basitleştimi?????



basit olan senin düşüncendir okadar basit düşünüyorsunki sorunları konuşmakla çözümü biribirine katıyorsun...biz burada çözüm yollarının teorik yollarını konuşmaya çalışıyoruz basit olan bunu düşünemeyen ve düşüncelerini aktaramayan sensin...

herkese iyi çalışmalar

facia

sedar6262 - 20/12/2006 Saat 23:02

Kimlerden medet ummaya baslamısız biz kardesler
biri gelir kurt sorunumu oyle bisey yoktur der ve inkar eder
bunlar ya kor yada kor numarası yapıyor
bunlar
-bizim cografyamızı işgal edildigini ve o işgalide bizzat kendilerinin yaptıgını
-özümüzü hem inkar edip hemde bizi dısladıklarını
-dilimizi kulturumuzu yok ettiklerini(yok edemezler ama o yolda yurumekteler)
-demokrasi deyip demokrasiyi bir kaleye hapsettiklerini
-insan hakları deyip kendi hayal dunyalarında uctuklarını
-özgurlugun tanımını sozluklere basıp gercekleri bilir gibi pembe bulutlarda gezdiklerini
-adalet hak deyip basımızın etini yeyip her onune gelen keyfi maddeyi anayasalarına kattıklarını
-ve de yonettıklerı ulkede kişilerin huzursuz ve savunmasız olduklarını
gormuyolarmı bunlarda insanlıgın hangı yonu var cozemedım neyse cozmeye kalkısırsak akıl dayanmayacak
Bunca yıl abilerimiz onderlerimiz baris için savasmıs ve birlik bir ortam için canlarını veda etmişlerdir.Bizde giderdik bu yolda ama artık ezen kesim butun vahsılıgını gozler onune serdı ve bizimde ayrılma hakımızı kullanmamız için kıskırtmaya basladı.
Ama baktıgımızda suan kurtlerin basında bulunan kimse ortaya cıkıpta hak talebimizi gercek bir baskaldırısla soylemedi
sayın öcalana baktıgımızda mahkemeye cıktıgında bizim bir ulus oldugumuzu ve bu ulusun somuruldugunu onun ve bizlerin bu somuru gucune karsı direndıgımızı soylemedi.Gecmişte okadar onderımız vardı ve bunlar daragacında bile siarlarını en buyuk coskuyla soyledıler peki simdi bizim basımızdakiler neden onların gittigi yolu takip ettiklerini soyleyipte bunları uygulamaya neden gecmemektedirler.
Benim onculerim cıkıpta hakıkımızı aramadıktan sonra ben hak için burda bagırsam ne olur ki...
Neyse uzun lafın kısası bir cok insan bastakiler için miting yapıyor onlar için jop yiyoarsa onlarda haklarımız için bagırmalı ki bizlerde sesimizi dort yana duyurmak için bir olalım yoksa zaten turkiyenın basındakiler sana hak vermez bırakın hak copteki ekmegını bile vermez.
saygılarla iyi kalın

ALISER_ - 20/12/2006 Saat 22:55

Isimize gelmedimi hemen bir etiket hazir.Musatafa arkadas ben genel kumayin ne soyledigini takip etmiyorum.belki vurgumi yanlis yapmis olabilirim ama soyledigim durumlari sanki sen takip etmiyormisin gibi davraniyorsun.Icerde (cezaevinden) disariya birseyler(direktifler) yolaniyor ve sanki Tc fasizmi bu kadarmi demokratiklesmis,bas dusman saydiklari birisinin butun demecleri siyasi olarak disari gidiyor."genel kurmay baskanimiz"kulanmistir, diyerek sanki burda vurgun cokmi mahsum ben boyle birsey diyemem ve soyledigim onlarinki ile ayni cikmis olabilir.fakat bir gercegi inkar edemeyiz birileri ne zamandan beri demokrat oldu ozelikle bu TC militaristleri olursa????????
Benden once yazi yazan iki arkadas degisik bicimde vurgu yapmislar kurt sorununa bu dusunce bazinda kendimi buldugum icin bu konuya fazla deginmiyecem.Ama burda kurt sorunu ile ilgilenen degisik kesimler tarafindada yapilan bir hata oldugu icin vurgulamadan gecmiyecem.
Mucadelenin bir amaci var. fakat burda ben amactan cok araclar amacin yerine konuyor.Orgut bence bir aractir bir amaca ulasmada ama nedense orgut herseyin ustunde ve amac gidilen halkin ozgurlugu degilde, sanki bir ogrutun kurtulusu icin ugrasiliyor.Bu politik uygulama(sovyet birokrat mentalite tarzi)Stalin doneminde uygulaniyordu ve akibeti beli ve halk adina iktidar de, halkin bilmem kacta kacini kilictan gecir.Var olan kapitalistlerden ne farki var size soruyorum yoksa sadecede iktidardaki birokrat degisiminden baska birsey yok.
ben orgut ve uygulanan mucadeleyi amaca hizmet gordugum icin bu amaca kim daha akilci ve halkin gercek idali icin daha iyi araclari kulanip,amacina ulasilmasi icin caba gosteren her kisi ve orgutluluk desteklenmeli tabiki.Ama kendini herseyin ustune(peygamberlestirenlerle)insanlarin ne millette faydasi olur nede baska halklara faydasi olur.Bir gercek, kurt halkina kilic gosterenler ama turk halkina nedense her seferinde demokratligi agzindan dusurmiyorlar. Yoksa kurt halki demokratik yasama layik degilmi??? Belki diyebilirsiniz bu soylemler hem turkler icin hemde kurtler icin. kesinlikle dogru degil simdiye kadar boyle olmadi.nedense bazi arkadaslari turkiye demokratligi tuttu iyi o zaman devam edin ve sunu bilinki bu halk hep boyle kalmiyacak elbeteki birgun olup bitenleri,en azinda beli bir kesim gorecektir.
Ben guneyin bizler icin onemli bir kazanim oldugunu goruyorum ve desteklenmesi gerkli diyede dusunuyorum.Akilci politika degil, ikide bir guneyli kurtler ABD'den bagimsiz birsey yapamiyor.Size soruyorum Saddam onalrin ustune bomba yagdirirken ve bu halk yaz kis demenden evlerinden olurken ve ac susuz surunurken kac turk sol orgutu bunlara yardim seferberligi yapti.ikinci ve cok onemli bir durum kurtler ABD olmasa turkiye,iran ve suriye bunalri rahat birakirmi???ya bu bu saydigim devletlerin bize sundugunu kabul edecegiz yada bu var olani en akilci bir sekilde devam edip daha ileri adim atilinabilinirse en saglikli birseu olur sanirim.


[tarihinde düzeltildi 21/12/2006 Saat 07:06 Yazar ALISER_]

Chaos - 20/12/2006 Saat 20:57

Kan DÖküldü,
anaların ciğerleri dağlandı,
kürt gençlerinin büyük bir paydası savaşta şehit düştü,
aynı şekilde türk gençleride,
çocuklar katledildi kürt oldukları için,
terket, yoksa yokulursun denildi,
yetmedi kendisi çıkardı,
Bu zulumler ve baskılar yetmedimi sizce?
daha ne kadar bu sistem ve devlet yapısı altında kendi benliğini koruyabilecek kürt halkı?
tek başına kürt halkının sorunumudur tc nin sorunlarını çözmek?
yarası ile ölümleri ile, ölü bebeleri ile uğraşan kürt halkı neden gidip batıdaki sorunları çözsün? bunun mantığı nedir?
ayrıca bu sorunlara başkaldırırken ve (batı)bölgenin çoğunluğu tarafından terörist olarak adlandırılırken neden bu sorunu onlara yüklüyoruz? kürtlere?
Şuana kadar Egede ordu güçlerinin orman yaktığını duydunuz mu?
yada marmariste?
yada faili meçhulleri boluda hiç duydunuz mu?
yada eskişehirde?
ordu ve devlet zaten bölmüş tc yi?
doğu ve güneydoğu üvey evlat olarak algılamış zaten zihinde.
biz daha neyin birleşmesinden bahsediyoruz?
beraber yaşayan iki halk şuan birbirine hiç iyi bakmıyor..
ne kürt halkı türk halkının bütününe iyi gözle bakıyor.. nede türk halkı bakıyor..
bunun doğru olduğunu savunmuyorum.. ama durum bunu gösteriyor!
şuana kadar kaç türk yoğunluklu kentte belli baskılar olmuşta biz devletin iki tarafa aynı faşizmle yaklaştığını söyleyelim..
Hangi türk köyü boşaltılmış?
hangi türk genci suç işlemeden, bir şeyden haberi olmadan katledilmiş?
bırakalım bunları, beraber yaşamak bir hayal..
bu mucadele sürecek ve özünde ayrılmayı isteyecektir.

ama biz yinede "biji biratiya gelan" diyelim.

ama gerçekleride göz önüne alalım..

hakipir - 20/12/2006 Saat 17:45

musatafa arkadasa katılmamak elde deil böylesine ii amaliz edilmi bir konu icin ayrıca saygılar..bagımz kürdistan demek ayrı ülke anlamına gelmiyo..o topraklara ve haklara özgürlük anlamında birolgudur..kendi siyasetinde olgunlasmıs bır sey olmayan sol yapı kendi konusmalarıyla kürdistan hayali yaratamazlar kürdistan halkıyla kaynasmayan yapılar kendi agızlarıyla bagıızsız kürdistanı anlayısını kendi marjilan anlayıslarıyla degerlendiremezler..hakim olmadıgın örgütlemedigin uzaklastıgın belirli bir kefeleer köydugun hareketi ve halkı sen kendi agızlanmalarınla degerlendirmen yalancı bir pinokya ya benzer..tıpkı haydar canpolatın kendi yazısında belirrledi olay gibi..kürt aklı..:=)))))))))biraz gülelim...kürt aklı diye terim kullanan arkadasa söyle demek gerekir senin aklınn...toplumsal bir soruna karsı yoplumu duyarlı kılmak icin bir eylem planlayan dtp ...gelip bizim arkadasa tepki toplamıs ve tepkisini dile getirmiss...güzel ...biji kurdistan derken o sloganın ici idolojik birikim doludur..barsı derkende keza öyledir..simdi pkk türkiye prolerterlerini mücadelesini türkiye devrimcilerini ice sayarak devrime odaklanırmı..hayırr..neden cünkü devrimi onlarla yada onsuz yapamazsın..simdi sen halk pkk yada kürt mücadelesini sen yönlerdir demec bildir ..tabiki tartısmak önemli ama olguları dogru tahlil ederek ...kürtler elleri bos döndü diyor nasıl bir akıldırt diyor ankara bu kadar ihlal ederken kürdi neden ankaraya yürüyüs diyo zaten anlamaman dogru.bir mücadele bir eylem bir sorun ve bunun cözümü nerde bulacan kime dillendirecen muhatabiyla kim myhatap devlet o bir eylemliktir sen böylesine hafife almıssan ki yazında cok hafif ve yanlıs ..eylem sel pratiklerle sorunu gündeme getirmeye calısan olaydır..basın acıklaması aclık grevleri vss gibi seyler hafife alıncak sseyler deildir peki sayın canpolat seb eyleme katılmısınsır herhangi bir eyleme katılmıssan gittigin eylemlerde sana istedigin seyleri verdilermis avuc dolusmmu cıktın eylemden..ki boyle bir olmamıstır..karalamak asına yazdıgın kanısına varıyoruz..ayrıca bu ülke egemen güclerin isbirlikcilerin vatanı deil sadece biz anlayısları insancıl olan devrimsel anlayısın insanlarındadır..cözüm dilenmek he güzel valla iste toplumun isteklerini bu kadar acizce degerlendirebiliyo arkadas..ayrıca kürdün son aklı dedigim o tahlhsiz konusman yersizdir..ewet barısı umudu her zaman var olacaktı ankaraya deil samsunada edirneyede tasırız..sizden uazaklasarak koparak yersiz söylemlerinizi degerlendirerek sizi uzak tutarak yapacaz cünkü hakim deilsiniz engelleyici unsursunuz..sizler biz biliyoruz ki en yogun catısırken bile yersiz söylemlerle neden bu kadar siddetli savasıyonuz söylemlerini dillendiren kisiler olarak tanıyoruz sizleri..ve var olacaksınız..umarım bu tahlilsiz yazını düzaltir yerine daha diyaletik daha meteryalist olgusu icinde degerelndirirsinnn
...... saygılarr.....

mustafa - 20/12/2006 Saat 16:41

selamlar;

Simdi sozde kurlerin bir kesiminin onder gordugu bir bey habire icerden demec veriyor. Bu demeclerin icinde en ilgi cekenleri guney kurtleri ile ilgili bolumi dikkattimi cekiyor.

DIYE SÖZLERINE BASALYAN ARAKDAS SÖZDE KÜRTLERI DAHA ÖNCE GENEL KURMAY BASAKANIMIZ DA KULANMISTI.BEN KESINLIKLE PARTLERIN YADA LIDERLERIN ANALIZLERIYLE DEGIL BIZIM BURDA KENDI BILINCIMIZ ÖLCÜSÜNDE KÜRT SORUNUNU YORUMLAMAYA CALISIYORUZ.HER BU KONU TARTISLIDIGI ZAMAN HEDEF GÖSTEREREK ALTARNATIF SUNMAK FIKRI BENIM TARZIM DEGILDIR.
AMA SU COK ÖNEMLI MISAKI MILLI SINIRLARI ICINDE HIC BIR ZAMAN CÖZÜMSÜZ DEGILIDIR KÜRT HALKI GENEL STRATEJISINE UYAN POLITIKALAR GELISTIRMEKTEDIR.SANKI BAGIMSIZLIGI ISTEYENLERE KARSIYMISIZ GIBI GÖSTERILMEK COK MANTIKSIZ OLDUGU KADAR KOMIKTIRDIRDE.
KENDI KURUMUNU OLUSTURAMAYAN KÜRT KENDI POLITIKACISINI KABULNEMEYEN KÜRT NASIL DEVLETLESECEK COK MERAK EDIYORUM.
GÜNEY KÜRTLERININ OLGUN BIR YAPIYA GELMEDEN NEDEN HALA BAGIMSIZ BIR KÜRT DEVLETI ILAN EDEMEMESI BIZIM PARCADAKI KÜRTLER ICIN EN ACIK VE NET BIR ÖRNEKTIR.
KURUMSALLASMAYAN HIC BIR HAREKET YADA SOSYAOLJIK OLGU BASARILI OLAMAZ.
BÖLGEDEKI HALKALARLA KARDESLESMEK HIC BIR ZAMAN KÜRT HALKININ ZARARINA DEGILDIR.AKSI TAKTIRDE KURULACAK KÜRDISTAN BIR ISRAIL FELAKETI GIBI OLUR VE BÜTÜN SÖMÜRGE DEVLETLERIN AJANALARI HER GÜN BIR YERI YAKAR.

devrimci selamlar

ALISER_ - 17/12/2006 Saat 17:35

Arkadaslar sanirim siz yazidiklariniza kendiniz inanmazsiniz.Turkiye toplumi ile demokratik gelisim.Birakin artik,ortadoguda ne demokratik birliktelik ne konfedarilizm nede baska girisimler sadece ve sadece su ana kadar kurtlerin kazanmis oldugu moreli geriletmek ve uzun surece yayip yok etmekten baska bir amac gidilmiyor.
Simdi sozde kurlerin bir kesiminin onder gordugu bir bey habire icerden demec veriyor. Bu demeclerin icinde en ilgi cekenleri guney kurtleri ile ilgili bolumi dikkattimi cekiyor. Ulus-devlet'ti istiyor Barzani, madem oyle ise Tc'nin simdiye kadar ve halen devlet yapisi ne? Her bagimsizlik istiyen ulus- devletti olamaz.Ama Tc'nin yonetim bicimi ulus devletti bunu bilmiyen yok sanirim.Ama bizim bazi kurtler kendi kuyusunu kedileri kaziyor hedef gosteriyorlar
Nekadar Ingilizler guvenilmiyorsa bana sorarsaniz Turklerin yonetim hicmi hic guvenilmez.Bagimsizligi istemek pek kolay bir is olmadigi bir gercek. Kurtlerin bulundugu bolgeye baktiginda,kac devlet karsisina ciktigi icin,isleri bayagi zor ve biz kendimiz yaptiklarimizla dahada zorlastiriyoruz. bir birimize deste olacagimiza tam tersi kurt dusmanligi yapan guclererin islerini bayagi kolaylastiriyoruz.Ve bagimsizlik istemek ne kadar kolay degilse ama bana sorarsaniz siz bazi akadaslarin Turkiye demokratik gucleri ile ortak birsey yapma isi, tam hayel kendinizi kandirmaktan baska birsey yapmiyorsunuz.En basiti kac turk icten cabaladi yada zorluk gosterdi kurtlerin dilini ogrenmeye bir ornek olarak soyliyorum daha onlarca buna benzer sey soyliyebilirim.Avrupada ayrimciligi protesto biciminde bazi gucler sembolikte olsa saclarini siyaha boyuyorlar.Ama arkadaslar kendinizi kandirmaktan vaz gecin turklerden kimseye fayda gelmez.bende cok istiyorum, gercekten halklarin birlikteve ozgurce yasamasini fakat turkler ozelikle hic bir adim atmiyorlar ornek olabilecek bir tavirlari yok.TC kendi kanunlari bile rahatlikla cigniye biliyor mesele Zanalarin durumi ne oldu icerde yatikca kakip turk fasizmini ovduler Avrupa parlementosunda.Bu durum utanilacak bir durum diyorum sen kendin hakini istemezsen kimse sana hak vermez.Uluslar arasi gucler nasil guvensin bunlara size soruyorum.Bugun bunlara yardimci olacak gucleri satarlar TC tarzi konusmaya baslarlar.uluslar arasi destek guven istiyen bir durumdir bunu bilmiyen yok.
Kisacasi kurt sorunu sadece bolge egemen devletlerinin yaratigi bir sorun degil kurtler kendisini iyi bir sorgulamali ve bu aga vari emir verenlerden kurtulmali yada bir yerden hep direktif yerine kedi bagimsiz dusuncesine guvenerek yada kendi icinde demokretik olusumlar olusturulmali yokse is olsun diye sadece turklere gelince domratik birliktelikten bahsedelim ama kurtlere gelince kilic gosterelim ya kargalar guler insana ve bu tavirla ne kendi icimizde dost kazanabiliyoruz nede dusmanlarina guven verebiliyorsun ve istiyen istedigi gibi kulanmaya calisir bu kesimi!!
xatirbe sima


[tarihinde düzeltildi 17/12/2006 Saat 17:44 Yazar ALISER_]

mustafa - 17/12/2006 Saat 16:26

selam;
DÜNYA POLITIK LÜTERATÜRÜNEY YENI BIR KELIME EKLEMEK DURUMUNDA KALDIK" KOMINISTLERIN MILLIETCILESMESI" TEMELI OLMAYAN BIR SYÖLEM .BU SÖYLMLE IP GIBI BIR PARTI VAR VE HEPIMIZ TARAFINDAN SOSYAL- FASIT OLARAK GÖRÜYORUZ.KÜRT SORUNU YINE KÜRT HALKINININ KENDI BILESENLERI CÖZECEKTIR.
BURDA PARTLERIN YADA ORGANISASYONLARIN KÜRT CÖZÜMÜNÜ TARTISIRKEN SU AN KÜRTLER ICIN EN MAKUL OLANI TESPIT ETMEYE CALISYORUZ.YINE DIOYRUM HAMASI SÖYLEMLE KÜRT SORUNU CÖZÜLMEZ.DÜNYADA ULUSALR VE DEVLETLER ARASI EMPATILER GELISTIRME YÖNÜNDE CABALAR SARF EDILIRKEN BIZ CIKIP TÜRKLER BIZIM DÜSMANIMIZDIR DIYE ILAN EDERSEK SORUNU BIR KÖR DÜGÜM HALINE DÖNÜSTÜRÜRÜZ.
KÜRTLERIN YURTSEVERLIGINI MILLIYETCILIK OLARAK FORMÜLE ETMEYE CALISMAK BIR YANILGIDIR.KÜRTLER BIR KOSOVA HALKI DEGILLER YADA BOSANA HALKI KÜRTLER 40 MILYON BIR ULSTUR.BULUNDUGU JEOPOLITIK VE SOSYAL KONUMUYLA DIGER KOMSU ULUSLARLA IC ICE GECMIS DURUMDADIR.TC.PATENTLI MILLIYETCILIK MODELI BIZIM MODELIMIZ OLAMAZ.


devrimci selamlar

Chaos - 14/12/2006 Saat 17:50

sevgili mustafa:

karşısında, gerçekliğini inkar edemeyecek bir güç bulan bütün Sistemler o gücü kabul etmekle birlikle en tehlikelisi ve en olmazı olarak lanse etmeye mecburdurlar...
bunun aksi birleşmeyi getirir.. kutuplaşmak ve imha sürecine devam etmek için karşına almak zorundadır sistem.
işte pkk ile tc arasındaki savaşta bununla birdir.
kapitalizmin öngördüğü demokrasi(!)nin bile kabul ettiği ulusların kendi yaşam tarzlarını belirleme ve dilini kültürünü ve coğrafyasını kendi istekleri doğrultusunda şekil vermeyi kabul eder..
hal böyleyken ve türk halkıda kürt düşmanlığı ve kürt karşıtlığı yaparken nasıl olursa beraber yaşamayı dayatıp bunu olumlu görürüz anlam vermek zordur..
bütün herkeşce kabul edilmesi gereken bir güçtür Pkk.. bu gücü pasif görmek yada süreçten bağımsız düşünmek sadece hayal ürünü olabilir.. sonucu değiştirebilicek yegane güçtür pkk.. ve kürtler tarafından desteklenmesi gerekir..
ama..
PKK de özeleştri vermeli ve bağımsızlık için savaşmalıdır.. ulus savaşı veriyorsa her halükarda doğru olan ve gereken bağımsızlıktır. bu daha zor görünebilir ama kurtuluş ancak bağımsızlıkla sağlanabilir..
ulus çıkarı göz önüne alınmalıdır.. ve komunistlerde kürt milliyetçiliği yapmalıdır..
ezilen halkların milliyetçiliği komunizm tarafından kabul edilen bir tutumdur..
bu gün bu kadar inkarcı ve baskıcı bir devlete beraber yaşayı dayatmak sağlıklı bir tutum değildir.
ve bu bütün türk halkı tarafından reddediliyor. türk halkı azınlık haklarını bile kabul etmezken neden hala biz aslolanı istemiyoruz?
PKK sonuçu belirleyebilecek bir güçtür.. ve bü yüzden attığı adımları çok dikkatli atmalıdır. hata şansı yoktur pkk nin..
ve hata yaparsa bir halkın kaderi ile oynamış olacaktır..

mustafa - 14/12/2006 Saat 17:03

selam ;

ANI BÜYÜK ÖNDER CHE GUEVERA DIYOR YA" VARILACAK YERE KANLA VARILACAKTIR"BU KÜRT HALKI ICINDE GECERLIDIR:
FAKAT TESLIMIYETCILIGI COK NET BIR DILLE RED EDEN DEMOKRATIK KÜRT HAREKETININ TALEPLERINI YADA HEDEFLERINI KÜCÜMSEMEK YADA GERI BULMAK BIR YANILGIDIR.BAGIMSIZ BIRLESIK KÜRDISTAN KÜRT HALKININ BIR ÜTOPYASIDIR BU HEDEFE EN YAKIN HAREKETTE YINE AYNI HAREKETIR KESINLIKLE KUSKU DUYLULMAMALIDIR.
PEKI NEDEN BELIRLI KÜRT CEVERELERI ANTI EMEPERYALIZMI BAAS PATICILIGI GIBI ANLIYOR.DEMOKRATIK KÜRT HAREKETI GÜNEYDEKI KÜRT OLUSUMUNDA CIDI SEKILDE BIR SÖZ SAHIBIDIR VE TÜM OLANAKLARINI BU YÖNDE SEFERBER ETMEK ISTIYOR KENDI
ULUS GERCEKLIGI SÜREKLI BIRINCI SIRADADIR.
AMA ABD DEN YARDIM ALMAK ADINA TESLIMYIYETCILIK BIR POLITIK PERSFEKTIFI OLMAMISTIR.DEVLET KURMA ILHAMINI KENDI ULUSAL DINAMIKLERINDE ALARAK YAPILANMAK ISTIOYOR.CÜNKÜ BILIOYORKI INGILIZLERIN YADA DIGER GÜCLERIN YARDIMIYLA KURULAN MUHHABAT KÜRT CUMHURIYETI SADECE 2 YIL AYAKTA KALABILMISTIR.
TÜRKIYE HALKIYLA DEMOKRATIK BIR TOPLUMA KAVUSMANIN OLURLULUGUNU SÜREKLI IRDELEYEREK KÜRT HALKI LEHINE CEVIREMYE CEVIRMEKTEDIR.
BU GÜNE KADAR VERDIGI SAVAS KEINLIKLE BU GÜNKÜYLE CELISMIYOR.SUNDUGU PROJENLERIN YADA HEDEFLERIN SU ANKI TÜRKIYE VE KÜRDISTAN TOPLUMUNDA HAYAT BULMASI COK ÖNEMLIDIR.YOKSA COK HAMASI SÖYLMELE TAM BAGIMSIZLIK DIYEBILIR PEKI SU ANKI KOSULARDA NE KADAR YASAM BULALABILIR.SU AN MISAKI MILLI SINRLARI ICINDE FEDERASYONCULUGU YADA TAM BAGIMISIZLIGI DILLENDIREN CEVERLER OLMASINA RAGMEN BU TC GÜCLERI TARFINDA KORKU YARATMIOYOR;PEKI BAZI ARKADASLARIN GERI BULDUGU DEMOKRATIK TOLUM PROJESI NEDEN COK TEHLIKELI BULUNUOYR BUNU OTURUP DÜSNMEK LAZIM BENCE.

devrimci selamlar

Chaos - 11/12/2006 Saat 23:24

PKK nin Güney Kürdistan'a karşı sergilediği tavır desteklenecek biçimde değildir. ve aslada desteklenemez.. biz kuzey kürtleri olarak diğer kürdistan parçalarından daha çok asimile, daha çok zulum ve daha çok baskı görmüşüz/ görüyoruz.. bu bizi ister istemez bir direnişe götürür.. ama bu direnişi ve mücadeleyi türkiyede demokrasi sorunu vb. sorunları için sergilemedi kürt halkı... kendi bağımsızlığını kazanmak için bu kadar can vermiştir..
türk devletinin kürtlere karşı tavrı sağır sultan tarafından bile çok net biliniyor.. ama söz konusu, alternatifsiz tek mücadele gücümüz bizi bizim mücadelemizde yalnız bırakan türk halkı ile beraber yaşamaya doğru götürüyor..
bu demek oluyorki burada bir sorun vardır.. bizden daha çok pkk nin devletin ve türk halkının kürtlere karşı tavrını bilmesi ve ona göre davranması gerekirken, akıl almaz bir şekilde hala beraberlik ve demokrasiden azınlık haklarından bahsetmektedir.. bu kürt halkı için aci verici ve pkk içinde utanç verici bir durum olsa gerek..

devrimci türk halkı, içinde "kürt sorunu" geçen hiç bir taslağa imzasını atmamakta ve buna katılmamaktadır.. buda türk halkının ayıbıdır..
bu bir tarafa, devlet "kerkük türktür, türk kalacaktır" diyor.. bu sınırdışındaki kürtlere bile tahammulun olmadıgının göstergesidir.. ve olaylarr bu şekilde devam ederken beraberlikten bahsetmek azınlık haklarından bahsetmek komik ve bir o kadarda kandırmacadır..
türkiye güney kürdistanı tanımadığı halde ekonomik olarak giriş çıkışların aylık 2 milyar doları bulması ve bu ülkeden kazanç sağlaması ve kerküke mit gönderip oradaki kürtleri rüşvetle kandırıp kürt devletine karşı kışkırtması ise iğrendirici bir tavırdır.. bu sebeb bile bizim bu devlet çatısı altında kendi hgaklarımızı alamayacağımızın bir göstergesidir..
ateşkes süreci generaller tarafından ihma fırsatı olarak değerlendirirken hala ateşkesin devam etmesi ve bunda ısrar edilmesi anlaşılmayacak başka bir durumdur.


Kürdistan birleşmelidir!

baris62   - 17/11/2006 Saat 22:46

Arkadaslar oncelikle bu sorun uzerıne okadar konusuldu ki coguda dogruydu ve cogunun dusuncelerinede katılıyorum
Ama bakıyorumda bız sozde cok konusuyoruz ama soyledıklerımızı uygulamada pek ön safalara cıkamıyoruz
Yada bır cok önderin adını agzımızdan dusurmeyıp yınede bılıncsız bır sekılde onların dusuncelerine ters hareketler yapıyoruz elbetteki herkes için ortak deil bu laflar ama cevremıze donup en yakınlarımıza bıle baktıgımızda benım gorduklerım bunlar
Genc cocukları farklı yonlendırıyoruz evet hepsınde benım duydugum kadarıyla bır DENİZ GEZMIStır bır CHEdır tutturuyor ama daha onların neler yaptıgını bılmıyorlar tutup kenara soruyorsun sen DENİZ GEZMİŞi sevıyorum buyuk önder dıyorsun ama ne yapmış bu önder bıraz dusunup -ıııııııı ulkeyı fasıstlerın ellerınden kurtarmıs eeeeee dıyosun eeeee bu kadar dıyo evet bunu yapması en azından temelını kazımamıslardır ama fasıstlerın, ama yaptıkları bu dunyada yapılmamıs seylerdı AMA YAPTIKLARI SADECE BUNLAR DEİLDİ YAPTIKLARI HERSEYI GOSTERMELIYIZ Kİ BU YOLDA NELERIN GECTIGINI ANLASINLAR BIR TURKIYE KADAR OLAMIYORUZ
Şimdi gelelım konumuza boyle bılınclendırırsek genclerımızı bu sekılde cok konusup konusmalarımızı baskalarının uygulamasını beklemeye kalkarsak ıste boyle ne olacak kurt sorunu ne yapacaz daha ne kadar acı ne kadar kan gorecez deyıp oturursunuz
Evet sımdı bazılarınız okuduklarında bu ulkede bu ınsanların ıcınde uygulamaya gecmek zor dıyeceksınız belkı haklısınızda
Ama DENİZLERİN YUSUFLARIN HUSEYINLERIN zamanında daha mı? basıttı hersey hıcde bıle
oNLARI ORNEK ALIYOSAK ONCELIKLE DUSUNCELERIMIZ BILINCLI BIR SEKILDE YAYIP, SONRADA DUSUNCELERIMIZN UFKUNDA BIR PARTI CEVRESINDE BIRLESMELIYIZ
ayrıca bakıyorumda okadar kendı ıcımızde bolunmusuz ki dusuncelrimizin yakın olmasına karsın okadar uzak dusmusuz ki duygu dunyamızda, bırlesmeyı kurabılırmıyız yoksa dahada yıkımamı gıderız gerısını bakarak gorecez

* DEVRIM SEHITLERI*
GUN GELECEK DEVRAN DONECEK FASISTLER HALKA ELBETTE HESAP VERECEK
DEVRIMCI SELAMLAR

babil_zeveli - 14/11/2006 Saat 11:12

Ben birlik-mücadele ve takrar birlik diyorum iki çizgi mücadelesinden yanayım ama ayrılığa karşıyım.Bu günkü koşullarda pkk den ayrılmak yada ayrılıkçı gruplarla birleşmek ve alternatif yaratamk intihardır bence.Çünkü pkk müthiş bir güçtür ve doğru şeyler yapan bir güçtür.Sıradan şeyler yapan halkından uzak sorunları bilmeyen bir yapı değildri aksine halkına birebir cevaplar verebilen ve halk desteğini almış bir yapıdır.

Chaos - 21/10/2006 Saat 16:21


Alıntı Yazar CeM_Munzur, Gün 20/10/2006 Saat 20:01
Arkadaslar Bazı yonetıcılerın pıslıgı bence kendı menfaatlerı ıcın sureklı kurt sorununu gundeme getırıyolar ama kokusu yavas yavas cıkar...



konuyu açan benim? sorunun nedir?
Kim kokuyor? senmi?
bu forum bölgesinde ne gibi bir menfaat olabilir?
yada soruyu değiştirelim; Egemenlere karşı mücadeleye Kendi Kanımıdan, canımdan özgürlük savaşçısı vermiş biri olarak ne gibi bir menfaat peşinde olabilirim?
Analarımızın göz yaşını nasıl olurda rant/menfaat olarak adlandırırsın gerçekten hayretler içindeyi(z)m?
biz menfaat peşinde değiliz. biz egemenlerin döktüğü kan içinde onları boğma çabası içindeyiz.

neyse..

Alıntı:
haki bagimsiz bir kürt devleti nasil oluyor???


hakipir bıraya sorulmuş. ama nasıl olacağına bende değinmek istiyorum.
bağımsız bir ulusun kendi topraklarının sınırlarını çizmesine ve hiç bir emperyal-kapitalist devletin tekelinde olmamasına bağımsız devlet deniliyor. "bağımsız bir kürt devleti" terimide kürtlerin bu yapıda bir devlete sahip olması anlamına geliyor.
mezopotamya toprakları üzerinde, bilinen tarihten beri baskı, zulum, feryad varlığıni sürdürmüştür. bundan en çok yara alan halkların başında kürt halkı geliyor. buda kürt toplumunu içgüdüsel bir direnişe sürüklemiştir. baskı ve zulme karşı direnen halklar her zaman egemenler tarafından bastırılmaya çalışılmış ve bu bastırmalarıda katliamlar ve asimile ile gerçekleştirmişlerdir. 4.murat döneminden bu yana kürt halkına asimile ve ölüm her zaman mubah görülmüş ve bu egemen güçler tarafından aralıksız sürdürülmüştür. bu bağlamda bağımsız bir devlet istemekte ve bunun için savaşmak en möeşru haktır.
ezilen bir toplum olan kürt toplumunun kurtuluşu sosyalist bir rejimden geçer.
Alternatif parti?
öncelikle "hadi alternatif bir parti kuralım" diyerek alternatif bir parti kurulması ve bu partinin hedefine ulaşmasını düşünmek gerçöeklerden tamamen uzak olmakla eş anlamlıdır.
Alternatif parti için var olan partinin pasifleşmesi en öncelikli gereksinimdir. ve yeni partiyi, yeni bir kuruluşu halka benimnsetmek kısa bir süreç değildir. ve bunu başarmak hiçte kolay değldir. Bunun yanında PKK ye alternatif aramak yerine eleştri-özeleştri mekanizmasını iyi işleyişi ve önerilere ve değişime açık olması daha mantıklı ve doğrudur. PKK de bu olguların bilincinde, toplumun mücadelesine göre, duyarlılığına göre, isteklerine göre kendini yenilemektedir.
Halkın senden ne isteyip, sana ne verebileceğini çok iyi tahlil etmek gerek.. aksi taktirde kendin çalıpğ kendin oynarsın.
Şunuda unutmamak gerek. PKK militanları sadece belli bir tarihin katılımcıları değildir. sürekli katılım olan bir partidir PKK. Bu demek oluyorki Halkıyla barışıktır.. kendi istekleri ile halkın istekleri ortaktır.

ALP@

Neden adam gibi tartışamıyorsun?
yada soru soramıyor, cevap veremiyorsun?
Burada Seni gören Kemalist veya ülkücü bile kendi ideolojisini tekrar araştırmak zorunda kalır senin bu saçma sapan yazılarından dolayı.?
Sadece benim gülmemi sağlıyorsun.. bozatlı xızır seni ıslah etsin :)

rast gele.

ALP - 21/10/2006 Saat 13:45

VALLA BANA GÖRÜ SORUN MORUN YOK. YILLARDIR SİZ KÜRTLER "KÜRT SORUNU VARDIR" DİEY DİYE BÖYLE BİR SORUN ÇIKARTTINIZ BAŞIMIZA
NEYSE.

UMARIM YAKIN ZAMANDA ÇÖZERSİNİZ SORUNUNUZU. AHMET KÜRDÜN SÜREKLİ AĞZINDAN DÜŞÜRMEDİĞİ DEMOKRASİ İLE.

HEY ALLAHIM ŞU GÜZELİM DEMOKRASİN KİMİN VE HANGİ AĞIZLARIN İÇİNDE SAKIZ OLMUŞ.

Alp bir daha hakaret içeren cümleler kullanma.
aksi halde siteden uzaklaştırılacaksın


[tarihinde düzeltildi 21/10/2006 Saat 14:04 Yazar sores62]

ozgur - 21/10/2006 Saat 12:18

haki bagimsiz bir kürt devleti nasil oluyor???
BIDE YAZILARINI BIRAZ SAKINLESIP ÖYLE YAZ :))))

hakipir - 21/10/2006 Saat 10:52

milliyetcilik deil dayanmamısta sen getirip o kefeye koyuyorsun cünkü anlamıyosun..kürt ulusu emperyalis ve dünya sömürgeleri ortasında tek basına mücadele eden birhalktır..ve yanlızdır..sende bunun dısında olan milyonlarca insandan birisin..miliyetcilik mücedele veren bir yapı ile bagdasmaz ama siz bunu iyi yapıyorsunuz..ve diyoruzki bu mücedelyi miliyetciligin eline bırakmayız..icin rahat olsun...kürtlerin sorunu nedir sen bunu bilmediginden bu kadar dar ve ici bos karlam yazısı yazmısın onun icin anla arastır..kimse devlet arayısnda deil. amac o olsaydı barzaninin talabaninin yerini öcalan ve onun yapısı olurdu..kürtlere bu kadar ezilme sömürme parcalama katliyam asimilasyon varken..görsel ve yazılı türk basınında hedef gösterilmis kürt siyasetcileri ve kovalım gebertelim atalım secilmis bulundukları yerden indirilmesi reform baslaymıslar..sende kalkıp sol adına böyle bi yazı yazıyosun cok güzel lütfen kütfen tekrar lütfen yapma yapmayın...eyer dedigin gibi ayrı devlet ısrarı olsaydı türkiye yönelik siyaset türkiye icinde gelism icin calısılmazdı ...bu ülkede yasamak istiyoruz padisahım ne yapalım..bırakalım bu mücedeleyi bu kadar emegi baskasının eline öylemi biz sosyalist ortamda sosyalis uzlasma anlayıs diyoruz zaten gelin uzlasalım ama buna en uzak senin sol dedigin yapılar.sen hele su solcuların basınına bak hele nasıl neler yazmıslar..tv lerde neler konusyorlar...gecen bu düzgün tv de bie sosyal demokrat ahlaksızı cıkıp baykalın yarattıgı ranttan yararlanacak ya bu bizim sinan yerlikaya var o zatt pkk kosulsuz sartsız silah bıraksın gelip cezasını ceksınlar..hadi be ahmak sen kimsin ya ..iste sol bu kadar kendinden gecti .....ewet ben kürt miliyetinden biriyim .devrimcidir parti...ve yaptıklarıylka örgütlenmesiyle yayınladı deklerasyon böyle agırlıgını hissetiriyo ülkede dünyada...ha halık savunuyosun onun cıkarlarını savunuyosun cok iyi ama böyle deil..hic inadırıcı deil cünkü biraz birikimın olmalıdeilmi..yani karalama yapmman lazım..yani o halkın mücadelsine böyle karalam yapmmaman lkazım demi..hoscakal hoscakalın simdilik

ozgur - 21/10/2006 Saat 09:53

evet babil haklisin süper beyinler vardi siyasete yön verecekler ama sizin kendi politikalarinizda tc den farksizdi bunlari kendi menfaatleriniz ugruna infaz ettiniz bilmem ne sebeplerden dolayi
bu infazlar pkk nin soluk kalmasina neden oldu vede milliyetcilik temelleri üzerine konuclanip kaldi ama bu varolus uzun vadeli olmaz olamazda tarihin hangi devrine bakarsan bak milliyetciligi esas alan hicbir devlet uzun ömürlü olmamistir ,burda haktan adaletten ,essitlikten bahsetmekte sacmaliktan öte bisey olmaz zaten
savas kabiliyeti olabilir ama sonuclarinida hesaba katmak gerek
söylermisin sizin su anki politikalarinizin tc nin kinden farki ne sadece isim degisikligimi yoksa bugün onlar yapiyor yarin siz yapacaksiniz buu sefer sizin karsiniza haktan hukuktan bahseden bir grup cikacakir

alternatif bir partinin kurulmasinin neyini anlayamadin bak bende burasini anlayamadim
bir kere kürtlerin sorunu nediir bunun bilincinde olmak gerek
ha siz kendinize bir devlet arayisi icindemisiniz tr yi bülüp iki ayri devletmi kuracaksiniz bu hayal zaten de ama bunun olmasi ne türklere nede suan abd den medet uman kürtlere bir yarar saglayacaktir
yok eger herkesin esit haklarda yasamasini
kendi dilini konusmasini
küldtürünü inancini yasamasini
fikrini özgürce söyleyebilecegi
milliyetciligin yapilmadigi
siniflarin vede sinirlarin olmadigi
......
bir ülkede yasamk istiyorsaniz iste ozaman alternatif bir parti kurulmali
su an partizan,dev_sol,(pkk)bu baska bir tartisma konusu buraya yazdim ama...
bunlarin amaclarini masaya yatirin sonucta ücüde ayni yola cikiyor ufak sapmalar olsada tabiki
biide pkk nin milliyetci tutumu agir basiyor
ama bunlarin ortak adim atmasi gerekirken daha kendi iclerinde dahi tam anlamiyla uzlasma saglayamamislardir

burda agirlikli olarak kürt arkadaslar var vede türk milliyetciliginden sikayetciler bende diyorumku kendinize devrimci ,demokrat....artik neyi yakistiriyorsaniz sizin savundugunuz düsünce bundan farkli olmali
yoksa siz istediginiz kadar bunlari söyleyin
insanlar yasantisiyla yaptiklariyla devrimci olurlar lafla degil


bide munzur su koku varya belki secimler yaklasiyor ondandir biz halkin menfaatlerini düsünüyoruz ya savasimiz halk icin ondan ama halki katletmekten baska bisey yaptigimiz yok


[tarihinde düzeltildi 21/10/2006 Saat 10:09 Yazar ozgur]

CeM_Munzur - 20/10/2006 Saat 20:01

Arkadaslar Bazı yonetıcılerın pıslıgı bence kendı menfaatlerı ıcın sureklı kurt sorununu gundeme getırıyolar ama kokusu yavas yavas cıkar...

babil_zeveli - 20/10/2006 Saat 19:16

Evet bakıyorum bazı arkadaşlarımız hala alternatif partiler kurularak kürt sorunun çözüleceğine inanmakta.Bunu yaznlar ya türkiye gerçkeliğinden uzak insanlardır sanırım.Türkiye her zaman olduğu gibni yine barış çağrılarına silahla cevap verecektir bu kesin ve nettir ki genel kurmayin yaptiği açiklamalar bakmak yetecektir.
Bu ülkenin gelenklerinde bariş kelimesinin anlamı savaştir barbarliktir.Şimdi hayal perest olmanin anlami yok ve şu alternatif parti işini anlmaiş değilim bu gün toplanan 3 milyon imza var siyasi önderlik hakkinda serok hakkinda.Bunlar varken hangi alternatif parti kime alternatif hangi politikalar alternatif acaba.Kürtlerin bu gün pkk yi dışlama gibi bir lüksleri olamaz olmamalıdır,çünkü pkk kürt sorunu konusunda an fazla tecrübeye sahip bir parti ve kadrolara sahiptir.Gerek askeri gerek siyasi olsun müthiş beyinleri barindirmaktadir ve bu halkın bizzat içinden gelen insanlardir dışardan transferler değildir..

gulbihn   - 20/10/2006 Saat 16:40

merhabalar....

fazla konu dışına çıkmak istemiyorum fakat KOMİK ALP'E bir sorum olacak böyle bir soruyu sormak için çokmu düşündü...arkadaşımız eğer bu forumdaki yazıları baştan sona okusaydı yada.....türkiye medyasını bile olsa takibinde bulunsaydı yıllardır bu cumhuriyette KÜRT SORUNUNUN var olduğunu bilmekte bu kadar gecikmiş olmayacaktı...
böyle ciddi bir konu hakkında arkadaşarımız fikirlerini yazarak dile getirirken komiklik adına gelişigüzel şeyler yazarak bu konuyu dağıtmaya izin vermeyelim ...

ALP - 20/10/2006 Saat 11:57

NE SORUNU BÖYLE BİR SORUN MU VAR. :):)

ozgur - 20/10/2006 Saat 09:30

aslinda doktrin sen ne demek istedigimi anladin ama kabullenmek istemedigin icin baska yönlere cekiyorsun

Chaos - 19/10/2006 Saat 20:17


Alıntı:
eger bu sorun gercekten cözülmek isteniyorsa PKK den bagimsiz bir sekilde cözülmelilidir,


geçenlerde burjuva tv lerinden birinde asker kafalı bir faşistte bundan bahsediyor du..!!!

PKK yi ez. Kürtleri Kucakla. Ama nasıl kucakla? Asimileye devam ederek kucakla. Onları türk toplumuna barbar olarak tanıtmaya devam ederek kucakla! "siz başbakan da oluyorsunuz" diye susturarak kucakla! "saoğ olsun türk ırkı" dedirterek kucakla! "ben kürt kökenli bir türküm" diyenleri kucakla. diğerlerinide öldür gitsin. Ne işlerine yarayacak onlar?

PKK Kürt halkının refahı için mucadele eden (doğrularıyla yanlışlarıyla) bir gerilla gücüdür.. ve bu güce evlat vermiş hiç bir anne, hiç bir aile türk asıllı kürt olmayı kabul etmezler!!!


Ayrıca: ordu pkk ye karşı diye reformist olmak ne kadar devrimciliktir?

Ayrıca: Bu kadar şehit verdikten sonra Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın diyorum ben!

Ya Yaşam isteriz, Yada Yaşamdan Vazgeçeriz!!!

Şan Olsun PKK nin yiğitlerine!!!

rast gele..

ozgur - 19/10/2006 Saat 19:42

bu konuda bayaga yazilar yazildi
ben kisa birsey söylemek istiyorum
kürt sorununun cözümü hakkinda
eger bu sorun gercekten cözülmek isteniyorsa PKK den bagimsiz bir sekilde cözülmelilidir,buda nasil gerceklesir alternatif bir siyasi partinin kurulmasiyla ancak mümkündür ama bu parti kurulup kisa sürede kendi sonunu hazirlamamalidir,öyle bir siyasi örgüt kurulmaliki gercektende ihtiyaclara cevap verebilecek nitelikte olmalidir.bugün bazi örgütlerin bu soruna karsi duyarliliklari gözler önünde ama birlikte hareket noktasinda hep bir bosluk kaliyor ha birileri geriden bakiyor yada en ucta kendi kendilerini harciyorlar

bunlari niye söyledim söyle bir bakin dehap,hadep, dtp.. bunlar niye uzun ömürlü olmadi daha yeni yeni olusmaya baslamisken hemen renkleri birden parildayi verdi siyasi arenada gecenlerde gazetelerde söyle bisey yaziyordu özgür gündemde dtp isterlerse pkk ile görüsürüz diyor yani kendi kendini fesetmek icin bir nevi ortam yaratiyorlar sanirsam

bisey daha bir parti kurulurkende alevi kürtleri,kendine solcu diyen, haktan hukuktan yana olan ,aydin kisiler kendilerini bu olusumun icerisinde hissedebilmelidirler aksi taktirde bu dava böyle sürerrrrrrrrrrrrrrr
bu olusumun sadece kürt sorununu degil diger demokrasiyle bagdasmayan haksizliklarida ortadan kaldira bilecek alternatif bir olusum olmalidir


[tarihinde düzeltildi 19/10/2006 Saat 19:46 Yazar ozgur]

Chaos - 12/10/2006 Saat 22:30

Her geçen gün artan baskı ve imha pratikleri karşısında kürt halkı bir jenosidi ile karşı karşıyadır..
Türkiye devletinde Medyanın ve generallerin açıklamaları kürt sorununu ikinci plana atmak için basında farklı konular gündem edilmektedir.. ordu da imhaya sessiz ve alttan alta imhasına devam etmektedir. Bazen PKK nin adının geçmemesi için Kendi ölülerine bile basında yer vermeyen Medya imhaya destek vermektedir.
Ülkenin bölünmesine işaret ederek türk halkını kandırmayı büyük ölüçüde başaran bir medya ve generallerin siyasete el atması ile süreç tamami ile değişmektedir. Güney Kürdistanda İranın imhası, kuzey kürdistan da türk ordusunun imhası kürt halkını adım adım yoketmeye yöneliktir.

Sosyalistler ulus sorunu nu kendi sorunları olarak bilirler ve öncelikli olay olarak bakarlar. ancak tr deki devrimci hareket kürt hareketine darbe niyetinde reformist bir yaklaşımla kendi kendine oyun oynamaktadır.
sores62 arkadasın belirttiği gibi sorun kimlik sorunu olmaktan çıkmış bağımsız ve dört parçanın birleşmesi hedef alınmıştır.. buda tr devrimci hareketini kürt ulusundan uzaklaştırmış ve korkutmuştur..


[tarihinde düzeltildi 12/10/2006 Saat 22:31 Yazar doktrin]

Chaos - 12/10/2006 Saat 22:06

neden silinmiş yazı????


[tarihinde düzeltildi 17/11/2008 Saat 00:38 Yazar Chaos]

Bu konunun yazarı : www.Pertekliyiz.Biz
http://www.pertekliyiz.biz

Bu sayfanın URL'u:
http://www.pertekliyiz.biz/modules.php?name=eBoard&file=viewthread&fid=8&tid=15