gulbihn - 7/10/2006 Saat 12:21
Kimsenin ortak olamadığı kalabalıklar içi yalnızlıklar hüznündeyim bu
sıralar....
Kimsenin tanık olamadığı hıçkırıklar katlinde can veriyorum her yeni doğan
güne....
Adını koymakmı istemiyorum yada koyamıyorummmu ayrımına varamadım
yokluğunun..
Sırf aadı olsun diye yokluğunun ayrımı koyamaıyorum sana dair
hiçbirşeye....
Var olasın diye,yada benden hiç gitmeyesin diye kendimi kandirma umut
oyunları oynamıyorum yüreğimle....
Gerçekliği olsun diye dürüstlükten aydınlığını alan
aydınlıklara,günlere,aylara.yıllara saçtım varlığını....
Bundandır yaşlanmaktan korkmamam,
Kaç yıl geçirirsem geççireyim bir kırıntın karşılayacak beni her yeni
yaşımda...
Olsanda olmasanda....
İyiki doğmuşum diyebildiğim bu yeni yanışımda uzaklığın payıma düşssede
varlığını bilerek yaşlanmak en güzel hediyem oldu bana....
nalabiyan - 8/10/2006 Saat 19:49
güzel bir şiir gulam agzına saglık
hejamira - 9/10/2006 Saat 09:45
şimdi her şey anlamında yitiriyor kendini.
her şey biraz daha uzaklaşıyor kendnden
ne suya su diyebiliyorum artık ne dağa dağ
ne aşk kaldı otel odalarında sevişmekten
ne dostluk zor anlarda
mezar başlarında bir nutuktan başka
her şey değişiyor geçmişini inkar ederek
anlamlar da yitince isimler azalıyor
kelimeler çığlık çığlığa hecelere düşüyor ne varsa
her şey pazar malı ce paraya vurulacak kadar ucuz
kutsal kitapalr antika niyetine tezgah altı satılıyor
sevgililer kuytularda aşk bekçidir sokağın girişinde
mezarlarda ranza yok
alt alta üst üste yatıyor ölüler
kimse ölmekte istemiyor yaşamaktan çok ölümün zahmeti
her şey değişiyor zaman eski zaman değil
her şey anlamına kurban ve kan sarıyor her yeri
kan bile eski kan deği soysuz ve kirli
seyfii - 9/10/2006 Saat 11:42
78’LİLERE DAİR
Sizlere kanım kaynıyor çocuklar
Sanki bir yerden tanıyor gibiyim...
Fatsa sokaklarında Fikri Sönmez’in yanında mı gördüm desem,
Yoksa Hakan Şenyuva ile barikatın bir yanında,
Belki Karakoçan’da Orhan Bakır’la mavzer mavzere kurşun
attınız,
Kimbilir belki de İstanbul/Gülsuyu’nda İsmail Hanoğlu ile faşistleri
kovaladınız.
Belki Ziraat Fakültesinde Aynur Sertbudak’la birlikteydiniz,
Belki de İsmetpaşa’da Necdet Adalı ile faşistlerin korkulu
rüyasıydınız.
Erdal Eren’le yanyana da görmüş olabilirim Kavaklıdere’de,
Sencer Acarbaş mıydı o korsan mitinge birlikte katıldığınız,
Yada Nevzat Bulut ile mi İstanbul’da gözaltına alındınız.
Belki Çiğlide; İbrahim, Ethem, Coşkun ile aynı fabrikada çalıştınız,
Belki de Yenimahalle'de Mahmut, İbrahim ve Sadi ile gece nöbeti tuttunuz.
Kiminiz canciğer arkadaşısınız Bahçelievler'de katledilen 7 gencin,
Belki de Diyarbakır’dan yoldaşısınız Kemal Pir’in .
Elazığ’da Nurettin Güler’i anmadan geçmeyelim,
Dilerseniz biraz da İstanbul’da Adil Can’dan bahsedelim...
Sizlere kanım kaynıyor çocuklar
Sanki bir yerden tanıyor gibiyim...
15/16 Haziranda işçi sınıfımız çıkmıştı sokaklara,
Biz daha çocuktuk kısa pantolonla dolaşıyorduk o ara.
Tariş direnişinde kuşattık her yanı,
Bir anda doldu taştı Gültepe meydanı.
“DGM’yi ezdik sıra mess’de” sloganlarıyla inledi
fabrikalar,
aldığımızda işareti hedef Alibeyköy’de Sungurlar.
DİSK aldığında faşizme ihtar eylem kararını,
İşçiler yanıbaşların'da buldular 78’li yoldaşlarını.
Cevizli Tekel’de başladı direniş,
Antbirlik'te polis saldırdı çıktı nümayiş.
Karadeniz de üretici mitingleri düzenledik,
köylüler, ‘petrol benzin’ diye bağıra dursun
Biz, ‘Tek yol Devrim’ sloganlarımızı ısrarla yineledik.
1 Mayıs meydanları bizimle doldu taştı,
işçi eylemleri o dönemde hep zafere ulaştı.
Sivas'ta, Maraş'ta, Çorum’da katliamlar yaşadık,
Canımızı siper ettik ama halkımızı yaşattık.
Onlar unutturmaya çalışsalar da bizleri,
Duvarlardan yazılarımızı silebilirler ama,
hafızalardan silemezler izleri.
İşte gene çıktık meydanlara çıkacağız,
Onlar ne derse desin ;
Biz vardık, varız, varolacağız...

biLge - 9/10/2006 Saat 13:05
Dur..!
kapat gözlerini
Usul usul gözlerine yağmurlar dokundugunu düsün..
Ellerini ac..
Gökten, Meleklerin gözlerinden cicekler yağıyor avuç iclerine..
Kapat gözlerini ve sus..!
Diline kilit vur..!
Bak bulutların teninden düsüyor ayak uclarina kelimeler, yağıyor
sessiz..
Lodoslar geliyor kirpiklerine
Gülüşlerinde geziniyor yaralı ceylanlar..
Kızma ne olur..!
Sussuz kalmış yaralı kelebekler gözlerindeki yaslari iciyorlar..
Dur..!
Acma gözlerini!
Günes dogmadi daha..
Bekle..!
Baktiginda denizler umuda gebe kalmali..
Toprak ise günese..
Karakıs ise bahara..
Kokular sürülmeli tenine..
Zemzem ile yıkanmalı dudaklarin..
Sus..!
Tek bir kelime etme!
Kapa gözlerini!
Bir yudum nefes al
Ve hayata bırak nefesini..
Acılarını ser topraga
Gözyaslarin aksin akabildigi kadar..
Susamis toprak!
Gözyaşların merhem olsun topragin altında kalmis kuru dalların
yaralarına..
Düssün gözyaşların ayak uclarina..
Elbet bir kelebek toplayacaktir gözlerindeki deryalarını..
Bırak süzülsün gülüşlerindeki sıcaklık..
Bırak ki;
Üsüyen martılar kanatlarını sarsınlar gülüşlerinindeki sıcaklıkla..
Ve kıs uykusundan uyanmıs kardelenler senin teninde gezinsin
Avuc iclerindeki terle yıkansınlar camurlu bedenlerini..
Sen kapa gözlerini..!
Yıldızlar geceye darılsın..
Karanlıklar ısıga..
Ve sen kapa gözlerini..!
Ve ac simdi..!
Usul usul bak etrafina
Ve gülümse ..
Gülümse ki, hayata cezasini gülüsünle öde..
...
.....
.......
Sen yağmuru tutmayi denedin mi?
Denediysen..
Tuttugun her yağmur tanesi erimiştir bir süre sonra..
Birak güzellige dair brisey varsa onu o an yaşa..
Tıpkı gülüşlerini yüregine sakladigi gibi..
Bırak,  gülümse Hayata..
Ve birak aksın gözyaslarin..
Inan her temiz gözyasi kurumus topraga bereket olur..
Heba olmaz..
Ve bil ki; her gülüs Dua olur yalnızlıga..
tebessümle..
Bilge
sinem_ - 9/10/2006 Saat 14:53
Neden gülücükler bu kadar sırıtkan durur yüzünüzde
Kirli ellerinizle dokundunuz kar beyazı patiskalara
Üzerine işleyeceğim hayellerim vardı yoksa benim
su gibi geçti zaman elerimin arasında
çoğu kez soğuk
çok nadir sıcak
Kader denilen yazgınıın yazısımı bu böylesine acılı
Kim yazmış bu yazıyı neden içine biraz mutluluk biraz sevgi koymamış
Biri bu yazıyı baştan silip yazmalı bu kişi muhakkak ben olmalı
---------------------------------------------------------------------------
---------------------------------------------------------------
YAŞAYANA
. 20/03/2006
Hayat çabayı gerektirir insanda
yok oluştur saklanıpta kabuğuna gizlenmek
ve yarını olmayan gününlerini boşa bekler bu insan
yaşması bir o kadarda sakınacılıdır
ya varlığından haberdar dedecek bu hayatı
yada yaşamını öyle hiç kabuğundan çıkmadan sürdürecek
taki birisi onun kabuğunda ölen bedenin
dayanılmaz kokusunu duyduğuğu zaman
ve iş işten çoktan geçmiş olacak.
bu kez sonsuz bir bir yokluğa doğru yola çıkmış olacaksın
bir boş kuyu kazılır ve içine atılır kokuşmuş bedenin
Ve ümit etki seni bir kuyuya tan bulunsun
eğer seninde böyle bir hayat sürmekse amacın hiç boşuna nefes alma bu
dünyada.
SİNODAN
Chaos - 9/10/2006 Saat 15:06
Ez Dilevinım
ez dıxwazım tu derdêmıbe
û derdeki bê dermanbe
serxwe bûn a hevi ya be
tê duri ez te nabinım
roniya çavemibê
hevi ya dilêmıbe
ez te dıxwazım
tê duri ez te nabinim
dilêmın şevîti jı beriyatê
çavêmin rê ya ma
u edi were navşirinamin
tu duri ez te nabinim..
Doktrin.
hakipir - 10/10/2006 Saat 18:33
gateykon orte tari (bakıyorum karanlıgın ortasına)
yena mi vir (aklıma geliyorsun)
riyemi xuyuno (tebebsüm yüzümde)
dima destemi mişelebeno (ardından ellerim üsüyo)
deste to kotriye (ellerin nerde)
xit beno cimemi (gözlerim nemleniyo)
peso zano berwayisemi (gece bilir aglayıslarımı)
cinenara to ez (yoklugunda senin)
lawuke vesnon (türkü yakarım))
pesora xate sodir (geceden sabahlara)
de besa vejye be durya xora (yeter artık cık gel uzaklarından)
veseno zeremi (yanıyor icim)
beno ju xole (kül olurcasına)
ro be (erken gel)
na vesenayide (bu yanmalardan)
xaskonu nemendeno tore (kalmaycak sana sevgiler)
zerede pere vesene (icimde yanacak hepsi)
na adırde (bu ateste)
be omedyam (gel her seyim)
xole nebevo heskonu (kül olmasın sevgiler)
besekena ro be (yapabiliyosan erken gel)
munzur we adıremira (munzur ol atesime)
heskonu mı dicle wo ( (sevgilerimde dicle olsun)
tore heşelebo (sana aksın)
mı bıhelesiye (beni kurtar)
teynaremire (yanlızlıgımdan)
ro be ro be (erken gel erken gel)
hakipir saygılarımla madem heja ve gulbihn dostlarım yazmıs bende yazam
...ama türceye dönünce anlasızlası yo zazaca ee idere edinn...
KULVIK - 11/10/2006 Saat 11:25
| Alıntı Yazar hakipir, Gün 10/10/2006 Saat
18:33 | gateykon orte tari (bakıyorum
karanlıgın ortasına)
yena mi vir (aklıma geliyorsun)
riyemi xuyuno (tebebsüm yüzümde)
dima destemi mişelebeno (ardından ellerim üsüyo)
deste to kotriye (ellerin nerde)
xit beno cimemi (gözlerim nemleniyo)
peso zano berwayisemi (gece bilir aglayıslarımı)
cinenara to ez (yoklugunda senin)
lawuke vesnon (türkü yakarım))
pesora xate sodir (geceden sabahlara)
de besa vejye be durya xora (yeter artık cık gel uzaklarından)
veseno zeremi (yanıyor icim)
beno ju xole (kül olurcasına)
ro be (erken gel)
na vesenayide (bu yanmalardan)
xaskonu nemendeno tore (kalmaycak sana sevgiler)
zerede pere vesene (icimde yanacak hepsi)
na adırde (bu ateste)
be omedyam (gel her seyim)
xole nebevo heskonu (kül olmasın sevgiler)
besekena ro be (yapabiliyosan erken gel)
munzur we adıremira (munzur ol atesime)
heskonu mı dicle wo ( (sevgilerimde dicle olsun)
tore heşelebo (sana aksın)
mı bıhelesiye (beni kurtar)
teynaremire (yanlızlıgımdan)
ro be ro be (erken gel erken gel)
hakipir saygılarımla madem heja ve gulbihn dostlarım yazmıs bende yazam
...ama türceye dönünce anlasızlası yo zazaca ee idere edinn...
|
hAKIPIR BRA,
(tUEKCE TERCUMESI bi aralar isot olmustun , emir alip bizi
banliyodun)
vALA $IIRINI COK BEGENDIM BRA.
yANLIZ tURKCE TERCUMEYE ALINDIM BRA.
iLLADA SENIN DERDINI ANLAMAYAN tURKLEREMI AGLAYACAN BRA.
bENCE SEN iNGILIZCE, aLMANCA VE fRANSIZCAYA TERCUME ETSEYDIN DAHA IYI ETMI$
OLUDRDUN BRA.
sANKI tIRKLERE YAZMISSIN.
bIZE YAZ.
bIZ SANA YETERLI KAFI GELMIYORMUYUZ BRA?
SENDEN DAHA COK SIIR BEKLERIZ BRA
bIMANE WO$IYEDE.
kulvik
KULVIK - 11/10/2006 Saat 11:31
dUNYA HALKLARINDAN tURK KARDESLERIMIZE $IIR,
Gok yuzunde kirmizi ay
Biri kozik oburu ay
cayirdi otluyor beyaz tay
Gelde sen bu dertleri say
Bahcada kirmizi bal erik
karnimiz aciginca lokantaya giderik
Biz Avrupalisini hep severik
Sonrada Allahim $ukur derik
Sira sira olmus vagonlar
Birbirleri hep kovalar
Davul tokmak borular
Akar seyi seyi diye
Bir iki uc saga ko$
Bak ali bu cay ne ho$
Annadimki her$ey bom bo$
Milletime yan bakanin hali mayyo$
Devam ederiz.
hakipir - 11/10/2006 Saat 19:24
ısıkları denize düsmüs bu kenttin
ay serpilmis okyanusa
bir yol gibi
ve en hucra yerindeyim bu kenntin
dilimde özlemine tutturdugum
sarkılarla bozarım etraftaki sesizligi
seni konuk ederim düslerime
ve zulamda senden kalan anılarr
efkara demleniyo zaman
hüznü ile kabarık siirler dizeleniyo
bakıslarım matlasıyo
görememekten seni
ve biliyormusun hep bildigin gibiyim
bozuyorum her seyi
gecenin ahengini
suratsızlıgımla bozuyorum
uzun zamandır ilk yıldız kaydı geceden
küfrettim o yıldıza
gecenin yüreginden kayıp giiti
tıpki sen gibi
benden kayıp hangi diplere düstün
özlüyomusun bendeki ısıltılı halini
simdi diplerden kay tutun yüregime
...................................... (sana kaldı o bos mısra gel
istedigini yaz)
KULVIK - 11/10/2006 Saat 19:46
DUNYA HALKLARI
Dunyanin tum halklari
Almislar eline bir silah vuruyolar emperyalizmi
Fa$izm artik bir uzak gezegendir
Bak geliyor kapitalizmin son a$amasi yol yakin
Ben bir militanim sosyalizm yolunda
Kararlilik ve direnctir siarimiz
Dalga dalga vuruyoruz kapitalizmin kontapilktan duvarlarina
Bak ufukta dogan kizi;l gune$
Bir siardir sevdadir bolesine ya$amak
Yol uzaktir sarptir patiklara
Bir ki$ mevsimi gecilir nehirler
Ve uykulari bolunmu$ bir hulyadir o
devam ederiz.
tutkigecedir - 12/10/2006 Saat 10:37
gezegene teğet bi şekilde seviyorum seni
son asırda deil.
ben seni 5000 sene evvel seviyorum
çünkü ozamanlar daha bi heyecanlıyım
daha bi temiz,kayanın duruşu kadar dürüst..
deişmeyen mevsimler kadar sıcak
temmuzun ortasında yaamur kadar yalancı deil
şubatta yerde kalmayan buz kütlesi kadar kaypak deil..
ben seni severken tek icaad edilen şey sevgi
başka hiçbi b..bilinmiyo kıymetini bil...
hakipir - 12/10/2006 Saat 11:15
konuyla ilgisi olmadığı için silinmiştir...bu forum bölümü tartışma bölümü
değildir...
[tarihinde düzeltildi 12/10/2006 Saat 12:29 Yazar facia62]
simal_kilisesi - 12/10/2006 Saat 17:53
ya ben tutki nin siirine bayildim yaa...ciddi söölüyorum cok hosuma
gitti..Bi kere dhaa bir siir yazmistin evrim...su hani "bizim ihtiyacimiz d
vitamini diil ki" cümlesinin icinde gectii siir...az önce anneme okudum
hatta siirini...agzina saalik..kiskaniyom sizi 
keske biz de yazabilsekk 
acaba yazamasmiyim ki  bi denemek laziimmmm
tutkigecedir - 13/10/2006 Saat 10:49
ece bak bu şiirde seninle dostluumuza olsun..falla karavana yazıyorum
uyakları sonunda deil dibinde olacak haberin olsun...hehhe..
...senden evvel bitmiş bi şarap şişesine benzer dostluk
...uyur kalırsın doslua en uyanık zamanında
... en kanmak istediinde son damlada topraa akar
....ve bigün ece çıkar gelir ellerinde dolu şişelerle...
simal_kilisesi - 14/10/2006 Saat 16:07
yaz...
bursa...
bursa sen yaz hikayemizi...
kaybolusumuzu yaz...
gülüsümüzü
agiz dolusu küfredisimi benim
dilsad'in kacak olmayan cayini
kara kara gözlerini kürt hevalimin
kapalicarsi yi arsinlayisimizi unutma ama
lavanta kokusundan gecisimizi
burnumuzu tikayisimizi haci yagina
bogazima kacan nargile dumaninin...
bursa sen yaz hikayemizi.
sen gördün hepsini..
ben kapadim simdi gözlerimi...
Chaos - 15/10/2006 Saat 14:09
Bütün acılar yüzlerini hep sonradan gösterdiler bize.
acının hayatımızdan bir parca oldugunu kabul ettirmeye çalıştılar.
Ama Kabul edilmiyordu bu acılar, başka şeyler olmalıydı..
adını bilmiyorduk..
adınında önemli olmadıgını biliyorduk ama.
çünkü ekmek ve su gibi bir ihtiyaçtı bu.
hatta daha öteydi bu..
sızılarımızın rengini aramaya başladık her seferinde..
su'dan önce.. ekmekten önce..
acıların nerden geldigini bilmeyen ama öfkelerini hedefe bırakan
dedelerimizden soruyorduk he seferinde..
"ogul bu öyle bir sızıki anlatmayı bilmiyorum" deniliyordu bize.
ama biz aramaktan vazgeçmedik.
öğrenmemize izin vermiyorlardı kahrolası düşmanlar..
ağızlarından çıkmıyordu...
bize sorduklarında biz zulme isyan edenleriz derdik.
çünkü artık zulume karşı isyan bizim ismimiz olmuştu.
kahrolası asker potinleri ile büyütmeye çalıştılar bizi.
her daim sevdamızdan uzak tutmaya çalıştılar.
ama başka bir şeyler olmalıydı.
bunun adını bilmiyorduk ama var oldugunu biliyorduk.
Potinleri gösterdiğimizde yüzündeki acıların çizgileri derinleşiyordu.
kurtuluşun o potinlerde olmadıgını söylüyorlardı o buğulu ve acı dolu
gözleri ile.
anlıyorduk. ama anlatamıyorduk.
fidanlar gelirdi köyümüze..
daha körpecik fidanlar..
ağıtlar yakılıyordu..
"hawaar" seslerini duyuyorduk.
"Gayrı Kirpik karası, Derindir Yürekte Sızısı, Evinde Morg havası..."
Not tırnak içindeki cümleler bana ait değildir 
[tarihinde düzeltildi 19/10/2006 Saat 21:50 Yazar doktrin]
Chaos - 19/10/2006 Saat 21:45
Evindare welatan!
güneşli günlerin ardından
Eylül fırtınalarıydın
Zulmun içinden Haykıran
Direnişin Sembolü
Zincirlenmiş bir sevdanın tutsağı
Bİr çocucğun düşleri kadar özgür
GErilla gibi sevdalı
Siyahlar giyerdin
Vatanına Yas diye
Göz yaşı dökerdin
Tohuma Can diye
Umut beslerdin
Güneş her daim doğsun diye!
rasg gele
tutkigecedir - 19/11/2006 Saat 01:51
nar ekşisi gözlerin
uyuşturur dilimi
sindirimin önce beynimde başlar
sonra aç olan heryerime yayılır
hayalin şiddetle serime girmeye çalışır
gülümsemen sigaramı dudaklarımdan çeker alır
nakışlı bakışın yüreimi gömleimin cebinden söker götürür
sonra benden bi oturduum yer kalır
bide sana melankolik taburem...
dersimli _kiz - 20/11/2006 Saat 15:31
Yüregimde emanet hisler
Gözlerimde ertelenmis yaslar..
Bu hisler sahibine gec olmadan sunulmaliydi,
Bu yaslar zamaninda utanmadan akmaliydi..
Simdi ne bana ait bu hisler, yaslar
Ne de sahibine coktan verilmis olmasi gereken..
Ne ben ayni ben
Ne O bu hislerin sahibi
Bu bir yaraydi yillar önce baslayan kanamaya
Bu bir aciydi zamanla gecmesi umulan..
Gecen...
Ama iz birakan.....
dersimli _kiz - 20/11/2006 Saat 15:59
Hayatin hem baslangici hem sonuydu,
Bir mevsimde hem günes hem kar..
Yüzüme dogru esen hem hos bir yel
Hem savuran bir firtinaydi,
Bir gözbebeginde hem sevinc hem yas..
Hayatta hem baglandigim hem kopmam gerekendi..
Tek kavgamdi ..
ilk sevdamdi.....
[tarihinde düzeltildi 20/11/2006 Saat 16:00 Yazar dersimli _kiz]
Chaos - 21/11/2006 Saat 20:55
evin, bihna janê teye jite
evin, jana cigera
evin, hesreta welat
evin, diyar u jar a min.
xelasbu eşkamın.
ez xelasbum heviyate
tutkigecedir - 22/11/2006 Saat 01:40
akşam mayışmış havada..
bizden evvel uyuyacak gibi durmakta.
dim dik duran tek şeyim yarım şişe biram
onun kadar olamadık..
bu saatte yapılacak en güvenli şeyin,
yar hayali kurmak olduu söylenmekte
gözümle daldıım yere onu koyuyorum
aklım iki karış havada
üfleseler uçacak kadar akılsızım
biri dur diye baırmasa öleceim yokluundan sanırsın
ortalıkta benimle bira içecek bi yıldız bile yok
bana arkadaş olacak bi damla su yada..
aızım kurumuş karanlıktan
cierlerim acıkmış,, oksiyeni tüketirken seni seyretmeye..
eyleme gece biraz yar hayali daha sal havaya
sonra nası olsa uyuruz..
tutkigecedir - 25/11/2006 Saat 02:08
tabiat solmakta seni düşünürken
kalemler geçici saırlık geçirerek yazmamakta
ezberimden haykırıyorum melankolimi sana
atlının nal sesleri gibi yayılmakta hayalin atmosfere
suyun akışı üzere ıslatmakta topraı sıcaklıın
mobilyaları gıcırtadan bi ürkütücülüktür ayrıca yokluun
kimdir nedir yokluunu idame eden şey ama
yakalarsam geceleyin asarım gülüm..
_Sitem - 28/11/2006 Saat 10:40
Adam Gibi
Ben seni hiç sevmedim ki,
Yorgun akşamlarda söylediğimiz şarkıları sevdim,
Bir çiçeğe gülmeni, bir güle benzemeni sevdim,
Bir de yıldızları sevdim,
Eylül akşamlarında gelip, gözlerinde durdular,
Ben seni hiç sevmedim ki.
Beni yola koduğunda ayrılmayı sevdim,
Kurşunları sevdim, beni vurduğunda,
Ağlamayı sevdim, unuttuğunda,
Yalnız olduğumu anladığımda,
Ayakta kalmamı sevdim,
Yıkılmamı sevdim, seni her hatırladığımda,
Ekmeği sever gibi sevdim, sensizliği,
Su gibi özledim Temmuz güneşinde sesini,
İkindide yağmur gibi,
Geceleyin rüzgâr gibi, sevdim seni sevdiğimi,
Ben seni hiç sevmedim ki.
Kuşlara şarkılar öğretmeni sevdim,
Menekşeyle konuşmanı, nisana hatırlatmanı,
Baharın bir adının da yalnızlık olmadığını,
Düştüğüm zaman kanayan yanlarımı,
Ve tuhaflığımı üşüdüğüm zaman,
Sakız satan çocukları, yeni çıkan şarkıları,
Her kaybettiğinde kazanan yanlarını sevdim,
Denize düşmüş gül gibi düştüm ateşe,
Ben yangını sevdim, yandığım zaman böyle işte,
Ben seni hiç sevmedim ki.
Bir gece bir ceylan indi dağdan kalbine,
Bir gece bir şiir gibi kibrit alevinde,
Alemin ortasında, kimsesizliğin sesinde,
Buğusunda sabahın, acımasızlığında bir âhın,
Ağlayan yüzünde İsa'nın, ferahlatan güzüyle duanın,
Korkutan yanıyla nârın,
İncirin, zeytinin ve kalbin üstüne,
Gülün üstüne, tutunduğum umudun üstüne,
Korkunun üstüne, senin üstüne,
Hepsinin üstüne,
Ben seni hiç sevmedim ki.
Gittiğin zaman, gitmeni sevdim,
Evreni sevdim, geldiğin zaman,
Kalmanı sevmedim,
Korkuyordum sana alışmaktan,
Yinede sevdim gülümsemeyi,
Mendilimi sallarken seni götüren trenin arkasından,
Kırlara ilk kar düştüğü zaman,
Ölümünün ne güzel olduğunu sevdim,
Seni İçimde öldürdüğüm zaman.
Her kaybettiğinde kazanan yanlarını sevdim,
Denize düşmüş gül gibi düştüm ateşe,
Ben yangını sevdim, yandığım zaman böyle işte,
Ben seni hiç sevmedim ki,
Ben sevdim mi;
ADAM GIBI SEVERIM
_Sitem - 28/11/2006 Saat 11:43
Adın Batsın
Yüreğime bir gül çizdim kanlı yaş ile
Yaktın beni küle döndüm dumana döndüm
Nasıl edem nere gidem dertli baş ile
Bilemedim teli kırık kemana döndüm
Canım aldın, can evimden vurdun ya sende
Küstüm sana, faydası yok, geri dönsen de
Sende vefasız çıktın, sende hayırsız çıktın
Sen de vicdansız çıktın adın batsın
Zaman ola devran döne sen de çekesin
Yitiresin umudunu heder olasın
Aşka düşe kahrolasın candan bıkasın
Ömrün boyu bir kez olsun gülmeyesin
Sen ki beni rezil ettin yedi cihanda
Yalan oldum talan oldum senin sayende
Sende vefasız çıktın, sende hayırsız çıktın
Sen de vicdansız çıktın adın batsın
Beni özleyince bir nehir yatağını bulsun
Kor düşsün dağlarına, ceylanlar suya insin
Sesime bakıpta ağlıyorum sanma
Seni özleyince böyle olsun birazda
Ayrılıversin yaprak dalından
İnsan sevdiğinden ayrılıversin
Kan damarımdan can pazarından
Adam baharından ayrılıversin
Dağda dört mevsim erimeyen kar varya
Yokluğum öyle erimesin
Sende vefasız çıktın, sende hayırsız çıktın
Sen de vicdansız çıktın adın batsın
jildar - 28/11/2006 Saat 12:45
AŞK
Her sevda
kendisine haklıdır,
en çok konuşulandır,
en çok saklanan.
Ve en çok okunan öykülerin
olmazsa olmazıdır aşk.
O dönemdir ki,
milliyet, din, dil, ırk tanımaz.
Yer yüzünde yaşayan
her canlının karşılıklı ya da karşılıksız
sesli ya da sessiz yaşadığı
o anlaşılmaz, o tanımlanamaz, o anlatılamaz
duygudur aşk.
Aklın bittiği yerdir kimine göre,
kimine göre
başlangıcı üretmenin, hoşgörünün
ve nedeni çoğu kez savaşların.
Bildiğimiz kadarı kadar yorumladığımız
kendimiz dışında
pek de insaflı bakmadığımız
ama çoğu kez bunu sakladığımız
ve hep başkaları nasıl yaşıyor diye
merak ettiğimiz aşk.
Ne zaman, nasıl, nereden geleceği
hiç belli olmaz.
Bir gerçek var ki,
uzun süre saklanamaz.
Yaşamak kadar
yaşadığını da anlatmak ister
insanoğlu.
Bilinsin ister
ne kadar tutulduğu.
Uzun süre iki kişi arasında kaldığı
pek görülmez.
Birileri bilir
ya da söylenir.
Paylaşıldıkça görülür ki,
tek değildir aşık.
Herhangi bir zaman diliminde
ya da coğrafyanın
en inanılmaz yerinde
göklerde denizlerde
ansızın çıkagelir.
Ve o geldiği andır ki,
göz aynı gözdür de
bir başka bakar dünyaya,
aynı ayaktır da
bir başka yürür yollarda,
yürek aynı yürektir de,
yeniden doğmak gibi gelir
her atışında.
Panzehiri kavuşmak,
besleyeni özlemdir aşkın.
Yollar o andan itibaren
uzadıkça uzar.
Yaşanmamışları ya da eksik kalanları
kimi içine atıp
söndürdüğünü sanırken alevleri
dillendirmek de çare olmamışsa eğer
yaşam yolunun
sathına bakmadan
ortaya çıkacağı günü bekler.
Dedik ya tarifi yok
herkes kendi bildiği
duyduğu kadarını yaşar.
Ama günlük olmadığı aşikar.
Öyle bile geçse
bazen bir saç telinde, gözde, kaşta, kirpikte,
bazen bir şarkının sözünde
bazen bir şiirde
ortaya çıkacağı günü bekler.
İnanılmazları vardır
en çok da masallardadır onlar.
Sonu bilinmediğinden olsa gerek
özlenen ve beklenen
ya da olması gereken
onlar gibiymiş gelir hep.
Aslında öykülerdeki aşıklar kadar
yürekli olamamaktandır hep şikayet.
* TAYFUN TALİPOĞLU’NUN UĞUR DİKMEN İLE BİRLİKTE YAPTIĞI BAM TELİ YOL
MÜZİKLERİ ADLI ALBÜMDEN, TALİPOĞLU’NUN KENDİ YAZDIĞI VE SESLENDİRDİĞİ
METİNDEN ALINTIDIR
ozgurcocuk - 9/12/2006 Saat 14:57
alew rengi gök yüzünde yalnızlığa uçan ölü serçeyim şimdi....nice
ayrılıklari nice ihanetleri nice dostlukları ....nice sewdaları nice ....ve
daha nice uykusuz geceleri kaldıran bu yüreğimi... bir çocuk gülüşüne
hapsettiğim.
ne sewdadan yana korkum vardı nede ölümden...ne sevdaya doyabildim nede
ölüme..yaşamaksa korkusuz rüyalarimda beslediğim bir umuttan ibaret...
..:
acısı sarılamayan yaralarımı ...sevdalarımı... özlemlerimi..... yarım kalan
düşlerimi birde ..... içimdeki seni alıyorum yanıma...birde iznin
oollursa... soğuk kış akşamlarında rüyalarımı hayallerimi ısıtan...
gülüşlerini almak isterim yanıma..sonra....
sonrasi seni sana bıraktım benide yanına koyarak...
..:
sarhoş günlerimin dumanlı yüzü...yitirdiğim gecelerin zifiri
karanliği...
acemi gençliğimin tatlı hüznü..sevdiğim..
sevdam..sevdadan yana ne varsa sevgiliye uzanan
merhaba
..:
merhaba benım sadık dostlarim... merhaba ..acının yüzü.. merhaba.gecenın
kederi ve... merhaba...içimdeki sen e duyduğum özlem..
merhaba sevgiliye uzanan her şey
merhaba...
..:
gitmeliyim!!...
biliyorum sen gidersen benden.... ölüme sevdalanırım bu defa
bir yanım uçurumlara düşer...diğer yanım ardına
(gittiğin her yerde benden bir parça ask olsun)...
her şey gönlünce olsun can umarım beni anlamışsındır.
[tarihinde düzeltildi 9/12/2006 Saat 17:46 Yazar ozgurcocuk]
baliserli - 16/12/2006 Saat 22:40
Yagan yagmurda seni hissederken
Seninle islanmak varken
Tenime degen her damla senken
Siginacak saçak mi ararim ben
Süzül süzülebildigin kadar
Ve daha delice aslat
Bak yagmur tanelerinde buldu beni
Bekledigim.. aradigim.. özledigim..
Olmaz olamaz imkansiz dedigin
En güzel vuslat
Iliklerime kadar sen oldum haberin ola..
Mircom bi yazdin kayboldun 
Birileri yazsada ilham gelse.. karsilikli daha hos oluyor (:
mevsimsiz tınılar konu başlığı altında yayınlanmış olan bu şiiri buraya
aktarıyorum....
NOT: ZaNa arkadaşımızın yayınladıgı bir şiirdir...
[tarihinde düzeltildi 16/12/2006 Saat 22:54 Yazar baliserli]
baliserli - 16/12/2006 Saat 22:41
Geldi mi?
bekleyen birileri vardı
mahşere kadar bıkmam diyen..
hani burnunda tütüyordu bir zamanlar?..
bacaların ne çabuk sıkıldı
üç beş parça kurumdan?..
veda zamanı geldi mi?..
Duyulur mu?
onca kalabalığın arasında
gelişin konuşuldu kulaktan kulağa..
düşenin dostu kayıpmış..
bir düş görsen,
veda ederken dostlara,
üç beş kişi bulunur mu?..
ağlayan olur mu arkandan?..
bu feryatlar duyulur mu?..
Bitti mi?
sıkılgan köşelerde
içine kapanık, susuz çiçekler vardı..
gıdıklayan yılanlara mı gülüyorlar artık?..
öç almaya geldiklerini anlayamadılar mı?..
çok güldüğünde ağlayacaksın mı dediler?..
birileri kanıp gitti mi?..
doğru mu?
bu hikaye bitti mi?
çaldı mı?
davullar yetmemişti
kalbinin sesini bastırmaya..
sazlar yetişememişti
öykünü anlatmaya...
ve kanunlar ağlamıştı
henüz yapamadıklarına..
gürültüden kendinden geçenler
sessizlikte korkup kaçtı mı?
bir ses ver ne olur,
Ecel kapıyı çaldı mı?
Gürcan Yurt
yazsamda arada üc bes misra.. ben pek siir okumam, fakat bu siir cok hosuma
gitti ve bi o kadar da etkiledi.. sizlerinde begenecegini düsündüm
mevsimsiz tınılar konu başlığı altında yayınlanmış olan bu şiiri buraya
aktarıyorum....
NOT: biLge arkadaşımızın yayınladıgı bir şiirdir...
[tarihinde düzeltildi 16/12/2006 Saat 22:54 Yazar baliserli]
baliserli - 16/12/2006 Saat 22:52
Sana bir sevda sunsam
Yüregimin en güzel pinarindan
Öyle bir sevda ki, içilesi
Öyle bir sevda ki, kendinden geçilesi
Içer misin benle?
Kendinden geçer misin ?
Sana sevmeyi anlatsam
Bana sevmeyi anlat desem
Dinler misin beni?
Anlatir misin ?
Kanat taksam bakislarima
Nagme yazsam, göz bebeklerimle
Yollasam gözlerine
Okur musun hecelerimi?
Cevaplar misin ?
Canana can lazim desem
Yüregime, sen lazim
Sana beni versem
Seni senden istesem
Beni alir misin ?
Seni verir misin bana?
Ask desem
Biz der misin?
Seviyorum desem
Bende seni der misin?
Ya sen, ya ölüm desem
Ölme der misin?
Sensiz yasayamam desem
Bende der misin ?
Anlatsam, anla artik desem
Anlar misin ?
Yüregim'den yürek saydigima misralarim..
Mavi tebessümlerle..
biLge
mevsimsiz tınılar konu başlığı altında yayınlanmış olan bu şiiri buraya
aktarıyorum....
NOT: biLge arkadaşımızın yayınladıgı bir şiirdir...
hakipir - 16/12/2006 Saat 23:16
mezepotamyanın topraklarında ölümü duyuyormusun anadolu
bu kainat küllerden var olalı yanyana durdugun
her bi seyine tanık oldugun KURDİSTAN
kürdistanın cocuklarınada sahitmisin ANADOLU
sen tanıksın yanı basında ki topraga
sen tarihede
anlayabiliyormusun peki bu inkarı
söyleanlayabiliyormusun anadolu
kürdistan diye bir yer yokmu
sahi sen biliyormusun öyle bir yer
biliyorsun tabi biliyorsun
aynı suyun yatagısınız birlikte anadolu
inkar zamanı anadolu
tarih hep böyleydi demiya
yoksa sira sana da mı gelecek
yok yok kürdistan buna izin vermez anadolu
gagibri - 17/12/2006 Saat 18:50
BAŞLIĞI YOK
Şiir yazamıyorum işte seni anlatan
Ne yazsam havada kalıyor
Çiçek mi çizsem gözlerinin içine
Yoksa ilkbahar mı, gece mi çizsem içimi aydınlatan...
Önce iki kelime karalıyorum
Sonra birden arabesk oluyor
Ne yazsam dolmuş arkası özlü söz
Bir de altına;
ulan kahpe, ulan kahpe...
bir kişi daha binse rakı param denkleşiyor
ayık kafayla küfür edemiyorum
hele bi rakı sesimi ısıtsın
sen asıl o zaman gör!
Yazarım ama... Ellerim üşüyor
Üstelik sırılsıklam...
Ne aşkı bee aşk diye birşey yoktur
Kim demiş şiir yazamam diye?!
Küfür de etsem sarhoş ağızla
İki kelime efendilik yapar uyuşur birbirine
Neden mi kısık sesle konuşuyorum?
Malum kiracıyız bacım
Üstelik soba da yanmıyor!
...
...
Hem ben ne yazsam
Gördüğün gibi şiir oluyor...
(karmakarışık ruh hali, sevmekten ödü kopuyor, alakasız bahanelerle aşkını
masumca haykırıyor.Buradaki masum haykırışı bilerek kullandım. Haa bi de
yaşanmış bir hikayeden şiir alıntısı yaptım duygular benim duygularım
değil  )
biLge - 17/12/2006 Saat 22:46
Seni sevmemin bir açiklamasi yok ki sana söyliyeyim..
Senin beni sevmenin bir umududa yok.. bilirim..
Karanlik ve soguk gecelerde yüzünün her kivrimi gözümde, adinin her harfi
beynimde dolaniyor nicedir..
Sevmek acirdir..
bilmezdim sevdana düsene kadar..
simdilerde bilirim adim gibi..
Erken ögrendim hayatin oyunlarini..
Nasil ateslerde yanildigini erken ögrendim..
Seni seviyorsam bir çocukluk hevesi gibi degildir bu!
Seviyorum seni aciya aciya,
kanayarak,
senden gelen herseye, iyiye, kötüye dayanarak..
Yani demem o ki, öyle böyle degil bu sevdam..
Sevesin diye degil seni sevmem..
Seni beklersem, sevemem..
Sen asktan kaçan yara almis bir yolcu gibisin.
Ben defalarca düsüp, çamura batip kalkan ama seninle askin en acisina bile
razi olan bir hanciyim..
Ask cesaret ister.. Sende yoksa bu, zaten kesismez yollarimiz!
Eyy benim yarali yolcum,
Yolun düsmez mi sana divane hancina?..
Korkma kirmam seni, incitmem yarali kalbini.
Sen ki çiçekler açtiran olursun boynu bükük dallarima..
Bir gelsen, sarar sarmalarim seni..
Kaçmaktan yorulmus hallerini bir kere daha hatirlatmam sana!
O bir yolcu, sen bir hanci
Gördügün en son yabanci.
Içindeki derin sanci
Gitmez dedim, kaldi gönül..(sevdigim bi alinti)
Gel yalanlar söyle bana..
Öyle bir gel ki, senin tek bir yalanini dünyanin bütün gerçeklerine
degismeyeyim..
Gitme yolcum..
Sancim ol,
yüregimi acit ama ben, yanimda oldugunu bileyim..
kalin yazdigim yer bicogunuzun bildigi, ayrica benimde cok sevdigim bi
ezgi´dan alinti.. 
grup jildar - 18/12/2006 Saat 00:15
İSTANBUL'DA ZEMHERİ
YİNE HASRET KALACAK GÜNEŞE...
SICAK YAZ AKŞAMLARINA HASRET DUYACAĞIZ...
GÜZELİM İSTANBUL'UM
ZEMHERİ SÜRÜYOR COĞRAFYASINDA
SOĞUK PUSLU SİSLİ HAVA
UÇUYOR YİNE MARTILAR
SİSLİ DENİZ ÜZERİNDE
NEFES ALAMIYORUM
BU MEVİSMDE SENDE
TÜTÜYOR YİNE BACALAR
SARMIŞ GÖKYÜZÜNÜ YİNE KÖMÜRÜN AMANSIZ DUMANI
BEN SENDE KARBONMONOKSİTİ SOLUMAK İSTEMİYORUM
DENİZİNE YELKEN AÇIP GALATA KULESİNDEN
O GÖREMEDİĞİM YANLARINI
KALABALIĞINI İZLEMEK İSTERDİM İSTANBUL'UM
NİVİSKAR:GRUP JİLDAR
Chaos - 18/12/2006 Saat 23:29
belavbun.
nizanim çend roj heviyateme, u ez heviya tedame
ma ez çı bikim? nikarim te ji birbikim.
hesreta te bu kefen ji minra
roja ku ez mirim wa laşemin ji te hezbike.
wa hestiyemin heviyatebe.
tu ji minra buy qul, u quleki bê derman
roniya çawemin u hesreta dilemin
dermana dilemin
de lexe bırao, tembura xweda lexe
dijmine xwe ji bir meke
vegere welate xwe
dile doste xwe meşkine
xwe meke tora dijmin
evinamin
ma ke tu şandi dur?
ji hesreta te ez bume ûr
her parçeki min çu derekê
yek çu ser çiya
yek çu goristane
yek bu bindest
parçekimin ji te bir evin!
bila ewji e tebe.
em bune spartakus, ne yek bi hezaran, ref u ref belav bun, Çar parçe
Kurdistan.
Şiire benzemedi mi yoksa?
baliserli - 19/12/2006 Saat 21:41
Dost kentleri yikip sana gelmisim..
Esirin olmayi seref bilmisim,
bilsen issizliktan yalnizliktan nasil bikmisim..
Bu sessiz dünyama girecekmisin,
Ellerini bana uzatacakmisin?
Gül yüzünü gecelere dokurum,
siirimsin günde bin kez okurum..
Dara düstüm sagim solum uçurum..
Simdi bu derdimi görecekmisin?
Ellerini bana uzatacakmisin?
Umitler dal budak, ümitler sicak..
Ellerinki karanligi kovacak..
Bir Rahmet beklerim yagdi yagacak,
bu kurak topragi sürecek..
Ellerini bana uzatacakmisin?
Uzanacak e(ler)siz kalmayin..
Tebessümle..
NOT: biLge arkadaşımızın yayınladıgı bir şiirdir...
ozgur - 19/12/2006 Saat 22:59
Bilseydim
simdi bana yabanci
o gülen gözlerin
simdi bana soguk
o sicak tenin
bilseydim gülüm
bilseydim
bilseydim seni severmiydim
bir sehirdir ömrüm
yikimlar yasayan
susuz yaz aksamlarinda
gözyaslariyla islanan
bilseydim gülüm
bilseydim
bilseydim seni severmiydim
sevdamdir elinde küllenen
bir anda yerlere serilen
bilseydim gülüm
bilseydim
bilseydim seni severmiydim
serin bir bahar seliyle
düstük yollara biz seninle
birakip gittin
ben sevdikce
ydim gülüm
bilseydim
bilseydim seni severmiydim
hava soguktu
sense sicak
askim olmustu
alinde oyuncak
bilseydim gülüm
bilseydim
bilseydim seni severmiydim
[tarihinde düzeltildi 19/12/2006 Saat 23:00 Yazar ozgur]
grup jildar - 19/12/2006 Saat 23:34
Alışamadım ki
Alışamadım bu dünyaya
Alışamadım dünya coğrafyasına
Alışamadım
Savaşlara, açlığa, yoksulluğa
Alışamadım ölümlere, acılara, zulümlere
Alışamıyorum işkenceye, kelepçeye, zindana
Alışamadım güçsüzün ezilmesine
Alıştı güçlü ezmeye
Eziyor ölümüne dek eziyor
Alıştı güçsüz ezilmeye
Alışamıyorum alışamıyorum işte
Alışmış zülüm hüküm sürüyor
Zülüm zülüme zincir vurmuş
Anne alışamadım bu dünyaya
Korktum korkutuldum, ürktüm ürkütüldüm
Nedir bu anne alışan alışana
Benim tek alıştığım dünya
Senin kapalı iç dünyandır
Al beni içene
sinem_ - 20/12/2006 Saat 11:16
Bugün yağmurlardır benim gözyaşlarım
Dökülür damla damla toprağa
Yorgun düştü artık gözlerim ağlamaktan
Toprak sevinir buna
Yağdıkca çamurlaşır bulaşıverir ayaklara
Hiç bilmediğim yerlere yollara ulaşıverir ayaklarla gözyaşlarım
jildar - 21/12/2006 Saat 10:21
HALA BÜYÜMEMİŞ KALBİM
Hangi elim kalem tutuyor, hangisi taş,
Hangi yanım doğduğum yerin özlemini çekiyor,
Hangi yanım bu özlemin ağırlığını bilmiyorum….
Hangi sokaklar çıkmaz, hangileri ışığa yenik….
Hangi mevsimde yapraklar dökülüyor,
Hangisinde çiçekler açıyor kestiremiyorum….
Küçükken kaç yaşındaydım onu da hatırlamıyorum….
Ama şimdi 7,9,10,12,13,16 yaşındayım ve daha çok yaşım var…..
Ne kadarda çoçuğum ve ne kadarda çoğulum….
7 yaşındayım, daha çok oyun oynayacağım,
Hem kırlara çıkıp çiçekler toplayıp annemin anneler gününü kutlayacağım,
Benim nefes alma kaynağım seni seviyorum diyeceğim….
Babama düşlerimi anlatacağım mesela avukat olmak istediğimi…
Biliyorum dizlerine oturtacak beni….
7 yaşındayım yaşayacak ne kadar çok şeyim varmış…….
Ama soluksuz kalışım, çok mu ağır geldi düşlerim sana be hayat….
12 yaşındayım….
Eve dönüş yolunun kedersiz izleriyle buluşan çocuk yüreğim,kurşunlara
mekan….
Varlığım sana çok mu ağır geldi be hey zaman…..
16 yaşındayım…
Dört mevsim var çevremi saran,
Baharda karlar eriyecek ve ayakları çamurlu bir çocuk olacağım..
Yazın Dicle’nin kumlarına uzanmış olacağım…
Sonbahar, dökülen her yaprak büyüklüğündeki düşlerim için, yeniden çantam
sırtımda olacak
Kış; yenilen kalbimin sana dair bir tek cümlesi bile yok artıkkk…
Yumruk büyüklüğündeki kalbim sana çok mu ağır geldi be hey yaşam…
Hangi yanım büyüyor, hangi yanım bombaların ve korkunun gölgesinde
bilmiyorum
Kim bilir daha kaçkere soluksuz bırakılacağım…
sinem_ - 21/12/2006 Saat 16:54
YAĞMURLARDIR GÖZYAŞLARIM
Yağmura sevdalı toprak
Gözyaşlarım akar yağmur misali
Toprak gözyaşlarımla bitirir özlemini
Tüm kuraklığıyla gözyaşlarımı beklemekte
Yani kendini yağmurum diye avuttuğu gözyaşlarımı
Bense ağlama her an hazırım
Toprağı kavuşturabilirim özlemine
Sanmayınki yağmur olamam
Öyleyim yağmur misaliyim bugünlerde
Bugün yağmurlardır benim gözyaşlarım
Dökülür damla damla toprağa
Ve nihayet kavuştu toprak yağmuruna
Yorgun düştü artık gözlerim.
Yağdıkca çamurlaşır toprak bulaşır ayaklara
Hiç bilmediğim yerlere yollara götürür ayaklar gözyaşlarımı.
_Sitem - 22/12/2006 Saat 15:45
GÜNEŞİ İÇENLERİN TÜRKÜSÜ
Bu bir türkü
Toprak çanaklarda
Güneşi içenlerin türküsü!
Kıvranıyor;
Kanlı, kızıl, bir meş’ale gibi yanıyor
Esmer alınlarında
Bakır ayakları çıplak kahramanların
Bende gördüm o kahramanları,
Bende sardım o örgüyü,
Bende onlarla
Güneşe giden
Köprüden
Geçtim!
Bende içtim toprak çanaklarda güneşi.
Bende söyledim o türküyü!
Yüreğimiz topraktan aldı hızını;
Altın yeleli aslanların ağzını
Yırtarak
Gerindik!
Sıçradık;
Şimşekli rüzgara bindik!
Kayalardan
Kayalarla kopan kartallar
Çırpıyor ışıkta yaldızlanan kanatlarını.
Alev bilekli süvariler kamçılıyor
Şaha kalkan atlarını!
Akın var
Güneşe akın!
Güneşi zaptedeceğiz
Güneşin zaptı yakın!
Düşmesin bizimle yola:
Evinde ağlayanların
Göz yaşlarını
Boynunda ağır bir
Zincir
Gibi taşıyanlar!
Bıraksın peşimizi
Kendi yüreğinin kabuğunda yaşayanlar!
İşte:
Şu güneşten
Düşen
Ateşte
Milyonlarla kırmızı yürek yanıyor!
Sende çıkar
Göğsünün kafesinden yüreğini;
Şu güneşten
Düşen
Ateşe
Fırlat;
Yüreğini yüreklerimizin yanına at!
Akın var
Güneşe akın!
Güneşi zaptedeceğiz
Güneşin zaptı yakın!
Biz topraktan, ateşten, sudan, demirden doğduk!
Güneş emziriyor çocuklarımıza karımız
Toprak kokuyor Bakır sakallarımız!
Neş’emiz sıcak!
Kan kadar sıcak,
Delikanlıların rüyalarında yanan
O <an>
Kadar sıcak!
Merdivenlerimizin çengelini yıldızlara asarak,
Ölülerimizin başlarına basarak
Yükseliyoruz
Güneşe doğru!
Ölenler dövüşerek öldüler;
Güneşe gömüldüler .
Vaktimiz yok onların matemini tutmaya!
Akın var
Güneşe akın!
Güneşi zaptedeceğiz güneşin zaptı yakın!
Üzümleri kan damlı kımızı bağlar tütüyor!
Kalın tuğla bacalar
Kıvranarak
Ötüyor!
Haykırdı en önde giden
Emreden!
Bu ses
Bu sesin kuvveti,
Bu kuvvet
Yaralı aç kurtların gözlerine perde
Vuran,
Onları oldukları yerde
Durduran
Kuvvet!
Emret ki ölelim
Emret!
Güneşi içiyoruz sesinde!
Coşuyoruz,
Coşuyoruz!...
Yangınlı ufukların dumanlı perdesinde
Mızrakları göğü yırtan atlılar koşuyor!
Akın var
Güneşe akın!
Güneşi zaptedeceğiz güneşin zaptı yakın!
Toprak bakır
göç bakır.
Haykır güneşi içenlerin türküsünü,
Hay-kır
Haykıralım
Nazım Hikmet
_Sitem - 26/12/2006 Saat 10:48
Munzur kar borandir
Topragi donuk
Cemre mayasi düsmüstür
Öpüsmüyordur simdi
Güvercinler
Agaçlari yorgundur
Kayalarin sabirlari
Çatlamistir yanlizliktan
Munzur yücedir
Sevdamizdan büyük
Ar namustur
Pir ü paktir
Zalime kapalidir kapilari
Açmaz gürzülerle dövsende
Yaradir munzur
Yüregimize saplanmis
Hançer
Gönlümüze zula ettigimiz
Ekmegimize katiktir
Suyu
Dosttur munzur
Açar yigitlere kanadini
Alir koynuna
Uyutur dizlerinde
Yar gibi
Hirçindir munzur
Her mevsimi kavgadir
Hiç ele vermez
Emanet ederken
[tarihinde düzeltildi 1/1/2007 Saat 22:00 Yazar sores62]
biLge - 26/12/2006 Saat 17:01
Seninle sonsuza karisip, BuLutLarin üstünde gezmek isterdim..!
Bir senle yar.. Tek senle "yek Sevdam.."..
Biliyorum, hiç beklemiyordun bu daveti.
Birden geliverdi degil mi?
“Daha dün konusmustuk ama..” diyorsun.
“Ama nasil olur!” lar çekip çekistiriyor iki yakani..
“Hiç beklenmedik bir ölüm!” bu, degil mi?
“Vakitsiz” ..
“Erken!” ..
“Sürpriz!”..
Isine ara vereceksin bugün..
Neseni kaçirdim biliyorum..
Kocaman bir pürüz gibi duruverdim karsinda.. Hizini kestim hayatinin..
Dahasi, üzerine alindin..
Ölüm bize de yaklasirmis dedin.. Ölmesi kaniksanmis, ölecegi gelmis bir
yastayiz artik.. Ölmüs olmasina sasirilmayan bir insanim..
Bir baksana, ne degisti ki dünyada, ben eksildim diye..
Köprüde trafik akiyor hala..
Ben öldüm diye seritleri eksilmedi ya yollarin..
Ben öldüm bu defa..
Hayret, simdiye kadar hep baskalariydi ölen..
Gitsem de gitmesen de farketmez bir cenaze olurdu camilerden birinin
avlusunda..
Belki bir kalabalik çikagelirdi önüme.. “Ölen biri çikar bu sehirde
her gün!” diye kaniksadigim..
Adini bile sormaya zahmet etmedigin.. Eksilenin kim olduguna aldiris
etmedigin.. Gitti diye üzülmedigin birinin cenazesi iste!!!
Ayni manzara, ayni tabut, ayni üzgün yüzler..
Ayni günes gözlükleri..
Siradan bir cenaze yani..
Ama bu cenazeye mutlaka gitmeliyim.. Seni bilmem ama beni bekliyorlar..!
Ayip olur, çok ayip..!
Davetlilerin yüzüne bakamam sonra..
Dedigi gibi sairin, bir musallalik saltanatim bu benim..
Basroldeyim..!
Topraga konulacak insan rolü benim..
Ardindan aglanilacak insani ben oynayacagim..
Hiç itirazsiz karanliga uzanmak bana düstü bu defa..
Bir toprak yiginin altinda yüzü erimeye terkedilen insani..
Hüzünlerin müsebbibi olacak insani..
Ayakkabisinin kendisini bekleyecegi insani..
Elbiseleri evden çikarilacak insani..
Yatagi bos kalacak insani..
Aksam eve dönmeyecek insani..
Adi telefon rehberinden silinecek insani..
Sehrin dudaklarindan yarim agiz çikmis bir hece gibi önemsizlesecek
insani..
Sevinçlerin ortasina en fazla bir hiçkirik gibi sokulsa bile hatiranin
evinden hemen kapi disari edilecek insani..
Resmine bakip bakip da aglanacak insani belki.
“Adi neydi.. Hani.. Sunu yapardi ya!” diye yoklugu normal
bilinecek insani..
Soluk bir resimde mahzun bir tebessümün ardinda asklarini saklayan..
Susturan insani..
Ben oynuyorum bugün..
Sahnedeyim son kez..
Hemde Basroldeyim..!
Davetli'dir bu oyuna, tüm yek sevda(li)lar..
[tarihinde düzeltildi 26/12/2006 Saat 17:08 Yazar biLge]
gagibri - 26/12/2006 Saat 19:08
ÇARESİZ ÖZLEM
Özlem...
Ne kadar çaresizce birkelime...
İmkanın olsa biran bile durmazsın onun olmadığı şehirde
Ama yoktur
Gidemezsin...
Kar yağar,pencereden izlersin süzülen beyaz tüyleri
Sarılasın gelir, yoktur yanında, dişlerini sıkarsın
halsizleşir bedenin, ağlarsın
Telefon çalar, arayan odur
Sesi ısıtır içinizi
Sonra o da yetmez
Sevişmek yeterdi, nefesini içinize çekmek...
Susarsın
özlemişsin
çaresizsin
ağlarsın sesinin tonu değişmeden
Artık ağlamakta olağandır
Özlem...
Ne kadar yetersiz bir kelime
İmkanın yoksa eğer
Susarsın, ağlamakta yetmez, koynunda ölesiniz gelir
Yine halsizleşirsin
yoktur
sevişmek imkansızdır o anda
Anlarsın...
Sen onsuz yapamazsın...
tutkigecedir - 28/12/2006 Saat 02:36
ayaklarımla ayaklarını ısıtmak isterim
sonrada bakışlarımla gıdıklamak ayaklarından
sonra o diline bi adres sormak geçer aklımdan
sensizlii öldürsem kaç yıl yerim diye
sana dokunmayalı sinekler gezinmeye başladı tepemde,
pislendim,
buyur gelde bi deniz yapalım kendimize..
Chaos - 28/12/2006 Saat 03:00
asılı kaldı sevdan yüreğime,
zulumleri yaşattı yokluğun
bendeki sevdaları yoketti,
ama seni yokedemedi yüreğim
güneş kadar yakındın bana..
dokunuyordun bendeki sensizliğe
ama ben sana dokunamıyordum,
burcuları var etti bende sevdan
ama yokedemedi yüreğimdeki ateşi,
Herşeyden vazgeçmemi istedi sevdan,
ama yine vazgeçemedi yüreğim senden
seni çağıramadım türkülerle, hayal edemedim güzelliğini
ama yüreğini alamadın benden..
ah be evinim,
bizmiydik sevdanın ateşinden kavrulacak tek sevdalılar?
ilerki ilhamlarla tekrar dönerim 
gagibri - 29/12/2006 Saat 17:03
Kız sen ne ırıspısın öyle?
Sevdikçe sevesi geliyor insanın
Sabah uyandığımda çapaklı gözlerle
Başımı çevirsem oradasın, sol yanımda...
Bakarım öyle uzun uzun
Sonra gözlerim küçük gelir
Kocaman açarım herşeyini sığdırmak için
Çapaklarımdan mı acaba göremiyorum seni?
Silsem sığdırırmıyım yanaklarını?..
Tövbe tövbee kız vallah sen ırıspısın
Zorla öptüreceksin dudaklarını
Hem gıdımda ne arıyor gözlerin?
Öpesin mi geldi?
Daha mı fazlası!
Kız sahipsiz mi sandın beni!
Hem annem sırtımı çitilerken görürse yanağının izlerini?
Seni yakar beni de döver
Merdiven üstüme düştü desem inanmaz
Seviyorum desem "ağzını çalkala, süt kokuyo"...
Kendimi kaybettim desem tokatla buldurur yerimi
Aman ha koynumun gülü çiçeği
Uslu dur, arada bir öp
Yoksa döverler ikimizi...
Chaos - 29/12/2006 Saat 20:28
Gülüşündeki Kimsesizliğe, Evin'e
o kutsal topraklarda bir gün
sesimi duyacaksın
dedim ve sustum
süzülürcesine çekildim kendi dünyama
kapıyı yavaşça aralandım
gözlerim yaşlıydı,
Saçlarını okşadım
sessizce gülümsedi
Gözlerimi,
Sesimi,
Yüreğimi,
hepsini aldı birden
çekildim kendi dünyama ağlayarak
Oysa anlatmalıydım ona
çakıl taşlarını
bendeki acıları ve toprağın gizini
yalnızlık sana mahsus değil ki be evin!
paylaşmaya gelmez biliyorsun
ama ben paylaşmak isterdim
bütün çıplaklığı ile Yalnızlığımı...
Konuşursa çözülecek yaşamın sırrı
Yaşatacak yüreği
söyleyecek dili
Umursamazlık değil
sadece hüzündür
umutlarımı aldığının resmi
ellerini tuttum ve gülerek
Dinle Evin..
Hüzün nedir?
yürekteki acı mı toprak mı?
Süzülürcesine çekildim zamanıma
Sesini duydum yüzyıllar sonrasında
yanlızlığın
ve ben o kutsal topraklardaydım
[tarihinde düzeltildi 29/12/2006 Saat 20:54 Yazar doktrin]
tutkigecedir - 31/12/2006 Saat 14:43
gökyüzünü aızı açık izlerdi
gözlerini güneş kadar açardı
bulutlar kirpiklerine teet geçerdi
o vakit bi kuş uçsa,
gelir aklının en ucundaki dala konardı
sonra o kuşa kocaman bi gökyüzü verirdi
canı sıkılmasın diyerek belkide
sonra onu hiç uuraştırmadan tabiat akşam olurdu
yıldızlara sayardı yan yan.
hiçte eksik saydıı görülmemiştir mübarek..
kurduu hayalleri bana söylemezdi
günler onun yanında 24 saat sürerdi
negüzel yaşardık..
yanıma oturunca dünya dengelenirdi
bazen o tencere olurdu ben kapak
yada o kapak bense tencere..
nefesimiz birbirinine karıştıında
cierlerimiz keyif cigarası içercesine döşümüzde solurdu
metre kareye milyon ton aşk düşerdi
öyle yaşardık...
hego - 31/12/2006 Saat 16:43
yolda yaya yururdu
Seyyar saticilara bakardi
Bazen pazarlik yapardi
bi saga bi sola pacalari sallanirdi
bobazinni temizleyip balgamini "puh"yere atardi
Orasini kasirdi
Ayran icer agzini elinin tersui ile silerdi
Kocaman butu alip aslanlar gibi yerdi
Klavyenin tuslarina nazik basardi
hosgeldiniz derdi radyoyda
istekle isterdi
yaw bole dewam ederdi
dewam ederzi.
( tutkigecedir argadasa adanmistir)
tutkigecedir - 31/12/2006 Saat 17:44
saddam saddam olalı böyle ceza görmedi
adamı ebe yaptılar yandı ve asıldı
beni saksımın yanına gömündü vasiyeti
korktum daraacında kalacak cesedi diye
cesedini serdiler yere
kırmızı halı kadar edasıyla zemindeydi
yaşamak denilen şey
eli kolu baalı izledi asılışını..
yaşamak orda susmuştu kısacası..
bizim orda bugünden itibaren söylenecek bi söz vardır
alma milletin canını alırlar canını..
Chaos - 31/12/2006 Saat 18:54
Bayramsız çocuklara..
kurak topraklar üzerinde
yürüyen sen misin küçük?
Yalınayak, kimsesiz..
liğme liğme olmuş ve sana ait olmayan elbiselerle..
ıssız bucaksız, karanlık sokak köşelerinde
çaresiz mi kaldın küçük?
ekmeğini el çöplüğünde,
büyük olmayan bedeninle...
ama büyük şehirlerde...
sana ait olmayan caddelerde..
açlıktan nefesin kokarken..
bayram çocuklarına sakız, mendil satarak
arayan sen misin küçük?
Bedenin sana Ağır mı geliyor küçük?
[tarihinde düzeltildi 31/12/2006 Saat 18:57 Yazar doktrin]
biLge - 2/1/2007 Saat 03:02
Bir mapusun özgürlüge gün saymasi gibi sensizligi sayarim belki..
duvara atilan çentikler gibi yüregime kazirim belki sensizligi..
belki gün gün..
belki an an..
Belki gün gelir yüregimi kazidiklarimi sayarim bir nefeste..
Hiçte bir nefeste yasanmadiklarini bile bile..
ve o gün ellerin yine uzaksa bana bugünki gibi, yüregin küskünse hala
yüregime
belki o gün bu sevdaya
'git artik özgürsün! derim..
Yoksan eger gerçekten
ve gitmissen artik benden, bileyim..
Sensizligim müebbet olmasin diye dua edeyim..!
Tebessümle (:
__________
Gel Gör ki
Yas 35 yolun yarisi degil
O senin zamanindaydi Taranci
Yollarimizi, yaslarimizi sasirdik
Ne dogdugu belli günesin, ne de batisi
Ar damari çatladi, degisti kalp atisi
Yitirdik neyimiz varsa güzelden yana
Bozuk para gibi harciyoruz birbirimizi
Dogru olani terk ettik, yanlisa saptik
Kardeskanina buladik elimizi
Kimse kurtaramaz Taranci, kimse bizi
Zamansiz yagiyor sakaklara kar
Mor halkalar koyu, çizgiler derin
Içimizde özlemi güzel günlerin
Sana dost olan aynalar bize yabanci
Genç ile ihtiyar farksiz simdi Taranci
Gökyüzündeki renkler daha baskalasti
Sular daha çabuk bogmakta insanlari
Ates daha da çok yakiyor benligimizi
Dert üstüne dert, aci üstüne aci
Kiyamet kopacak, kopmalidir da Taranci
Mevsimler degisti bir bir
Ne kisin kis oldugu belli, ne yazin yaz
Cenazeler, tarumar olmus bahçeler
O kadar çogaldi ki Taranci
Üzüntüler bir anlik gözyaslari yalanci
Senin dedigin taht misali o musalla tasina
Konmaya degmez oldu insanlar
Istemez bundan böyle bu toprak bizi
Elimiz harama, dilimiz yalana alisti
Insanliktan irak kildik kendimizi
Kimse kurtaramaz Taranci, kimse bizi
29.mayis.1976
Ýlkan San
Not: ikinci yazdigimda sairin adini belirttigim gibi alintidir, alintilar
yasak biliyorum ama cok anlamli bi siir.. umarim eklememim bi sakincasi
yoktur 
tutkigecedir - 5/1/2007 Saat 01:23
canım canından imaldir
arterlerimden her geçişinde oy havar çekerim
beyaz kaattaki beyazlık kalmayacak şekilde
adını yazarım kaatlara..
gözlerimi kapayınca akşam olur sanki
açınca sabah...
her göz kapayıp açıncaya dek geçen sürede
hep sana kavuşmayı arzularım..
kimsenin ayrılıı göz açıp
kapayıncaya dek geçen süreden uzun sürmesin
amin deme gülümm..bizimki okadarda sürmesin..
jildar - 9/1/2007 Saat 18:10
üşüyor avuçlarımda kalan aynadaki son yüzüm,
kapkara bulutlar yağmaya hazırlanıyor,
birazdan başlayacak sağnak,
buraya yağmur yağıyor,
bu yağmur yüreğimi bile ziyaret etmeyi başaramıyor,
hayalimdeki Munzur'da saçlarıma yağan yağmurlara hiç benzemiyor ki.....
kardelen kokar hayatımda hiç görmediğim munzurun dorukları,
ne zaman munzuru düşünsem ilk sana çarpar sesim ve sen güzel insan
koparmaya kıyamadığım bir çiçek gibi yakısırsın içimdeki munzura,
geceyle gelen yolculukla ilerlerken munzurun soluğuna,
soluksuz kalmıs gecenin teninde eriyen zamanın güne bakan yanı bir çiğdem
gibi bitiverir yanağımızda...
şimdi soluksuz bir çığlık kıpırdıyor içimde,
zamanda benimle alıştı sessiz gidişlerine,
büyüttüğüm ve aniden kırılıveren çiğ düşmüş çimlerde olduğu gibi,ben en çok
yüreğinden öpmeyi özlemiştim,
şimdi anladımki bana düşen zamanın koynunda uyuyacak olan gitmelere
alışmaktır yüküm,
hükümsüz kılmıyorum bendeki seni ama yokta saymayacağım,
hayatı seven yanım yenildi yokluğuna bununlada savaşacağım seni anlamak
için yoğunlaşacağım,
yaşamsallaştıracağım içimdeki seni,
ben senin düşünsel üretimini yok saymam ve yaratıcılığını kalıplara
sığdırmam,
heleki bendeki birkimine zincir vuramam.
ben senden bir cenin yaratacğım ve dünyaya göndereceğim onu içimden iki
kişilik nefes alsın diye,
***EZOCAN***
[tarihinde düzeltildi 9/1/2007 Saat 20:17 Yazar jildar]
jildar - 10/1/2007 Saat 12:21
şimdi içimde kül tutmaya başladı yüzün,
hani desemki tutuver çoçuk yüreğimden;
bilyorum uzatmayacaksın ellerini,
içimde kül tutan yüzün yokluğa bürünürken
sana usulca benim yüreğim miniciktir ama seni kucaklayacak kadar büyüktür
desem;hangimiz hangimize yenilmiş oluruz,
hangimizin içi o kansız savasın galibi olur?
içimde kül tutan yüzün mü yoksa seni bana anlatan yanın mı hangisi?
şimdi hangi cümlenin öznesi, hangi cümlenin yüklemi hangi cümlenin
tamlayanı yada tamlananı olacağım bende bilmiyorum...
oysa hiç virgülde kalmadım, hep nokatada kaldı her şeyim,
ben; en çok nakotayı severken soru işaretleri kuşattı beynimi,
şimdi kaçıncı soru cümlesiyim,bende bilmiyorum...
jildar - 12/1/2007 Saat 00:37
ağırdır canımın yükü bu küçücük bedene,
bundan gayrısına yoktur bir sözüm,
taşıyamaz yüreğim bilirim yokluğun varolduğu yerde bana uzanan ellerimi,
hayat; içimdeki deli bir tiyatro sahnesi
rollerimiz biçilmiş...
payıma düşeni gözden geçiriyorum
ve perde açılıyor, o an, bir kültürü kuşanıyorum
susuyorum
yüreğim hatta bedenim susuyor
ben sahnedeyim ama kendime yetmiyorum
ışıksız roller içindeyim,
hangisini oynayacağım kendime yetemediğim yerde
tümcelerim rol değişiyor her şey karışıyor birbirine
ben karışıyorum herşeye
ve her çey bana
ben diyorum kendi kendime;
ben bir doktora öğrencisi değilim ki;
sınavada tabi tutulsun yaşamım,
bu nasıl bir hayttır ki; hangi hakla içimin sessizliğini yargılar ve
sorgular.
tutkigecedir - 12/1/2007 Saat 02:59
gece uyku kokuyo,
çoktan esneyerek yattı sarhoşluum
iki avuç canımız kalmış
üfleseler uyurum..
baliserli - 15/1/2007 Saat 04:44
BEN SENDEN ÖNCE ÖLMEK İSTERİM
Ben
senden önce ölmek isterim.
Gidenin arkasından gelen
gideni bulacak mi zannediyorsun?
Ben zannetmiyorum bunu.
İyisi mi,
beni yaktırırsın,
odanda ocağın
üstüne korsun
içinde bir kavanozun.
Kavanoz camdan olsun,
şeffaf,
beyaz camdan olsun
ki içinde beni görebilesin
Fedakârlığımı anlıyorsun :
vazgeçtim toprak olmaktan,
vazgeçtim çiçek olmaktan
senin yanında kalabilmek için.
Ve toz oluyorum
yaşıyorum yanında senin.
Sonra, sende ölünce
kavanozuma gelirsin.
Ve orada beraber yaşarız
külümün içinde külün
ta ki bir savruk gelin
yahut vefasız bir torun
bizi ordan atana kadar...
Ama
biz
o zamana kadar
o kadar karışacağız ki birbirimize,
atıldığımız çöplükte bile
zerrelerimiz
yan yana düşecek.
Toprağa beraber dalacağız.
Ve bir gün yabani bir çiçek
bu toprak parçasından nemlenip filizlenirse
sapında muhakkak iki çiçek açacak :
biri
sen
biri de
ben.
Ben
daha olumlu düşünüyorum
Ben daha bir çocuk doğuracağım
Hayat taşıyor içimden.
Kaynıyor kanım.
Yaşayacağım, ama çok, pek çok,
ama sen de beraber.
Ama ölüm de korkutmuyor beni.
Yalnız pek sevimsiz buluyorum
bizim cenaze şeklini.
Ben ölünceye kadar da
Bu düzelir herhalde.
Hapisten çıkmak ihtimalin var mı bugünlerde?
İçimden bir şey :
belki diyor.
Nazım Hikmet RAN
jildar - 15/1/2007 Saat 15:00
GÜNEŞİ İÇENLERİN TÜRKÜSÜ
Bu bir türkü:-
toprak çanaklarda
güneşi içenlerin türküsü!
Bu bir örgü:-
alev bir saç örgüsü!
kıvranıyor;
kanlı; kızıl bir meş'ale gibi yanıyor
esmer alınlarında
bakır ayakları çıplak kahramanların!
Ben de gördüm o kahramanları,
ben de sardım o örgüyü,
ben de onlarla
güneşe giden
köprüden
geçtim!
Ben de içtim toprak çanaklarda güneşi.
Ben de söyledim o türküyü!
Yüreğimiz topraktan aldı hızını;
altın yeleli aslanların ağzını
yırtarak
gerindik!
Sıçradık;
şimşekli rüzgâra bindik!.
Kayalardan
kayalarla kopan kartallar
çırpıyor ışıkta yaldızlanan kanatlarını.
Alev bilekli süvariler kamçılıyor
şaha kalkan atlarını!
Akın var
güneşe akın!
Güneşi zaptedeceğiz
güneşin zaptı yakın!
Düşmesin bizimle yola:
evinde ağlayanların
göz yaşlarını
boynunda ağır bir
zincir
gibi taşıyanlar!
Bıraksın peşimizi
kendi yüreğinin kabuğunda yaşayanlar!
İşte:
şu güneşten
düşen
ateşte
milyonlarla kırmızı yürek yanıyor!
Sen de çıkar
göğsünün kafesinden yüreğini;
şu güneşten
düşen
ateşe fırlat;
yüreğini yüreklerimizin yanına at!
Akın var
güneşe akın!
Güneşi zaaptedeceğiz
güneşin zaptı yakın!
Biz topraktan, ateşten, sudan, demirden doğduk!
Güneşi emziriyor çocuklarımıza karımız,
toprak kokuyor bakır sakallarımız!
Neş'emiz sıcak!
kan kadar sıcak,
delikanlıların rüyalarında yanan
o «an»
kadar sıcak!
Merdivenlerimizin çengelini yıldızlara asarak,
ölülerimizin başlarına basarak
yükseliyoruz
güneşe doğru!
Ölenler
döğüşerek öldüler;
güneşe gömüldüler.
Vaktimiz yok onların matemini tutmaya!
Akın var
güneşe akın!
Güneşi zaaaptedeceğiz
güneşin zaptı yakın!
Üzümleri kan damlalı kırmızı bağlar tütüyor!
Kalın tuğla bacalar
kıvranarak
ötüyor!
Haykırdı en önde giden,
emreden!
Bu ses!
Bu sesin kuvveti,
bu kuvvet
yaralı aç kurtların gözlerine perde
vuran,
onları oldukları yerde
durduran
kuvvet!
Emret ki ölelim
emret!
Güneşi içiyoruz sesinde!
Coşuyoruz,
coşuyor!..
Yangınlı ufukların dumanlı perdesinde
mızrakları göğü yırtan atlılar koşuyor!
Akın var
güneşe akın!
Güneşi zaaaaptedeceğiz
güneşin zaptı yakın!
Toprak bakır
gök bakır.
Haykır güneşi içenlerin türküsünü,
Hay-kır
Haykıralım!
NAZIM HİKMET
tutkigecedir - 22/1/2007 Saat 02:31
burnumun direini kıran bi yanlızlık kokuyo hava
affedilmeyecek kadar karanlık üstelik..
dilimi ısırsam ondan bileceim..
nabzım sana hasret ayriyeten..
karanlıı şikayet etsem
çocuk olup anneme
ne işe yarar..ın cevabını haala arıyorum
uslu bi çocuk ol şimdi
ve uyuda sabah olsun ve kavuş sevgiliye
diyerek o çocukluumu kandırmaksa en mantıklısı..
biLge - 22/1/2007 Saat 16:10
Geldin sanilarindan kurtulup, anlarin yadini yasamayi düslemekten
vazgeçtim..
Ölümü bekliyorum simdi tüm toklugum ve soguklugumla.
Ben senden senin için vazgeçtim.
Yasamin tüm anlamlari eksildiyse eger, tamamdir!
Ölebilirim!
Bekliyorum.
Küçük bir yüregin bayram sabahi heyecaninin çarpintisi var içimde. Sözler
tutulasiysa gelmen gerek.
Bekliyorum.
Yillarin özlemi var içimde.
Yanina yarasmak için ne yaptim, neler yapmadim...
Hesabini çikaramiyorum bu yalpalanmisligin.
Çoklari geldi geçti içimden. Hep anlatamadim ve hiç anlatamadim kendimi..
Dünyam kralligiydi kirginliklarin..
Dogmamamis sevinçlere ne tebessümler gizlemistim de küflenip atilmislardi
hepsi çöplügüme.
Belki de bu yüzden hiç güzel olmamistim. Belki de bu yüzden hiç yüzümü
kaldirmamistim yerden.
Ezberimde sairimin hayati var.
Onun bekledigi yirmi üç yil, benim ki yirmi iki. Ne fark eder? Aramizda
yillarin lafi mi olur geleceksen?
"Yirmi üç (Yirmi iki) yil seni bekleyerek yaslanmak da güzeldi!"
Bekliyorum.
Usul usul gel.
Gören olursa korkmasin... En "O" yerimden al beni... Içimde kirintilar
kalmasin..
Yasanilasi hayatlari tükkettim ben..
Bekliyorum.
Tüm dualarim gelmen için..
Ölebilirim..
...
..
.
keçike
tutkigecedir - 23/1/2007 Saat 01:58
bi gülüş insin gökten yüzüne
öyle bi gülki,
gülünce sabah olsun
sonra durulunca akşam..
ojeli parmakların cırmalasın
yokluunun sıfatını
gündüzlere bi imzanı çakta senden bilsinler
dünya hep sana dooru dönsün
sular sana aksın
seninle kıpırdamayan bi rüzgar mazlum olsun
tek damla damlatmayan musluk soluksuz kalsın
gece mobilya çıtırtıları kuşatsın şehri
uçaklar alıp götürsün gökyüzünü
çocuklar kaybetsin kukalı saklanbaçlarını
ezgiler ıslıklardan çalınmasın
,ve ey hayat...beni görmedin duymadın
sen varken bunlar bi işe yarar...
asimavi - 30/1/2007 Saat 21:23
selam günlere selam ölüme soyunan yiğitlere
ey zülmün adeleti olmaz dünyası selam
bilirmisin ey insan damarlarımız volkan
bilirmisin mermerlere kazılı adları
bilirmisin umut kac yiğidi gitti ülkemin
sende bilmiyorsun yalanbaz ülke
ya sen bilirmisin maviş kuş
peşinde biliyorum sürü var
yok güneş gelecek
yine göreceğiz
ama umut hasretle gitmekte
hüzünde kederle sarmış bedenimi
artık akşam erken geliyor
güneş geri gelecek umut var yarınlar adına
söylüyor bir haykırış diyor layık olacam
ölmesini bilmeyen umutları beslermi
artık gün geriliyormu
artık yaşam kendini kurtatrmada
bir simit bir çay 1 paket sigaram
dokunmasın kimse onlara
dağ lar kefenli karlarına hapsolmuş
çığ çöken gecelerde üşüşür umut
biz marş kopar ağızdan
dağlarda sokakta fabrikada tarlada doğarız ölümlerden
bu uzun yolun soluk suzca olmasını gör
sadece dişleri kenetli
adlarını kanlarıyla yazdıranlar sa onuruydular zaferlerin
o zaferlerki onları yaşatacak ebedi sayfalarında ..
jildar - 31/1/2007 Saat 02:14
Ölümü yenerken içimin sessizliği,
Aşka yenilmenin tedirginliğine boyun eğiyor damarlarımdaki,
Yaralı içimin dumansız yangını KANIMA kınalı,
Ses olmuyor KANIM bana, son izim yüreğinde çırpınan,
Şimdi gideceksin biliyorum ama bu gidişin beynime kalan infazın,
Anlamsız ölümü olur bende....
Bir resim çiziyordum her gün biraz daha belirginleşen yanlarıyla,
Ama şimdi kalemim yön değiştiriyor,
Ruhum incinirken içimde SORET'iın kırılışına,ben tükenmekteyim içimin
acısına
Bazen küçük, bazen büyük bir ruh sessizliğinin devinen kocaman boşluğu gibi
daralıyor damarlarım,
Sana benziyor içim,içimi üşüten yanın gibi,
Şimdi gidiyorsun biliyorum gidişini görmeye utanan bulutlar aydınlığı
hapsetmeye çalışacaklar içime
Ama ben;o karanlığın fedaisi değil anca aydınlığının taşıyıcısı
olurum....
Şimdi gidiyorsun biliyorum; ben gidişinin yeryüzündeki aşkının acemi
taşıyıcısı olurum,
Sen el değiştiren aşklarının yelkeni olurken,ben anlatamadığım sewdanın
deli yok oluşu......
Şimdi gidiyorsun biliyorum,gidişin içimdeki SEN 'in beynimdeki ölümüdür,
Son acımla çirpindi içim sen giderken,
Bir güvercin sıcaklığıydı duyduğum,
Umut olmak istedi içimdeki herşeye,
Ama umut bile unuttu içimde varolmayı,sen varlığınla yokluğuma dokundukça
acıttı canımı umut...
İçimde gülümseyen biri var biliyorum
Ama ellerim nar çiçeklerini eziyor.....
Artık dilim varmıyor seni özledim demeye,
Ben daha önce hiç görmedim özlemin sessiz kalisini,
Ne kadar çok sey anlattı için,
Attiğim her adimin ikinciside üçüncüsüde damarlarımda KANIM oluyordu ben
aldanırken anlatılanlara...
Hani ilk dokunuşumdu yüreğinden öpüşüm,
Ellerimin parmak uçlarında kaldı sızın,
Ben en çok yüreğinden öpmeyi özledim sen kaçarken...
Hadi çek çirkinleşen ruhunu içimden,
SEN'deki ben çirkinleşmeden................SEN'deki ben
ölmeden..............
Aşk herkesle yasanmaz bilirim..........
Ve simdi biz bakarken karşılıklı seninle,gölgelere takıldı
aydınlığımız....
Hadi git zaten yok sayıyordu ömrüm SENİ....................
[tarihinde düzeltildi 31/1/2007 Saat 02:16 Yazar jildar]
ozgur - 31/1/2007 Saat 14:16
bu sehir yasanir mi sensiz
sevgisiz...
kafesteki kuslar bir bir ucuyor
sen gibi
özgürlüge degil
sonsuzluga...
güvercinler hep zamansizmi göcer bu ülkede
yada göcermi...
sen misali
senide ugurlarken bir gece vakti
kanadinda bir yara iziyle
aciyan yüregim
zamansiz gidisinin esiri oldu
baharlar hep gec mi gelir bu ülkeye
hizla karanlik sokaklarinda esip gecerek terkeder
ya dikeni batar gülünün
yada kokusu sancisi olur yabanci oldugum ülkemin
sende gittin ya
simdi sana hasret bu sehir
bedenine aclik islemis
esmer tenli kimsesiz cocuklar...
kültürler..
sevdalar...
dinler..
diller..,
masa üzerinde kagit kalem...
kitaplarin...
yoldaslarin...
simdi sana hasret bu caresiz yürek
baktin jildar döktürmüs ona özendim aldim elime kagit kalem hemen
yazdim 
aceleye geldi idare edin artik
jildar oku elestir bol bol tamam bak ben seninkine cok attim  )
[tarihinde düzeltildi 10/2/2007 Saat 14:48 Yazar ozgur]
jildar - 31/1/2007 Saat 14:26
sağol canım hewalım sankim beni anlatmışın ha çok sağol   
delistan - 31/1/2007 Saat 18:30
Dört hafta mı uzun dört ay mı?
Dört ay süren bir mevsim mi var?
Tüm çiçeklerin güneşi bulamadığı
Kurak, soğuk ,yalnız, çıplak bir mevsim
Dört aylık ayrılık öldürür mü adamı!..
Biçaremi kılar kutup çiçeklerini
Ellerimi çatlatır mı bu dört aylık ayrılık
Bahçedeki karı sarartır mı
veya bıyıklarımı sigara dumanı...
tutkigecedir - 6/2/2007 Saat 01:45
senden ayrı kaldıım her iki dakika
gökyüzü çok derin olurdu
okyanuslar ayak bileklerimde..
kan damlardı bileklerimden topraa
üşürdü benden iki adım önde ilerleyen kalbim,
ve unutmazdım o vaktin simasını..
bi ayaz götürürdü herşeyi
sarımsak kokusu cilalardı havayı
burnunu tutsan koynundan dolardı içine
tiksinirdim sensizlikten..
Agucanli - 6/2/2007 Saat 17:24
BEN SANA ŞİİR YAZMADIM Kİ
Özlemler örselesede yüreği
Sevdanın gülü boyverecektir
Herşeye inat.
Bilirmisin sevgili
Sevdam bir kardelen'dir
Amansızca
Başkaldıran..
Merhaba sevdam;
Biliyorum artık umursamıyorsun ve duymuyorsun beni,kimbilir belkide
haklısındır kendince.Beni sana ne bağladı ve dahası yüzünü dahi benden
sakınan bir insana nasıl bağlandım,inanırmısın sevgili bende bilmiyorum.Ama
yüreğin sesini bilirmisin,ki taşıdıysan o hisleri muhakkak
taşımışsındır,hissetiysen yüreği bilirsin,o ses hiçbir zaman yanıltmaz
insanı...
Bir merhabayla başlamıştı herşey,benim için belkide yaré diyar u jar
için.Yürek dolusu kelimelerdi beni bağlayan.Hep aklımdadır çıkmaz o
sözler"Kimse benim için şiir yazmamıştı"Evet ama ben yare hiçbir zaman şiir
yazmadım ki.Ben sadece yüreğimi yazdım,kafiyeli sözlerin yüceliğine ve
affına sığınarak.
Yüreğim bir "Meçhul Gemi"ydi yaşamın azgın dalgalarıyla
savaşırken,sığınacak bir liman arayan."Zaman Hasat Mevsimidir"derken
burçakların tırpana boyun eğdiği gibi boyun eğmiştim yarin acı sözlerine.Ve
"Sitemim Sanadır"demiştim,yüreğimin sol yanı titrediğinde.Bir ağustos
sonuydu "Gidiyorum"derken...
El açtım
Yalvardım senin için
Düzgün Baba'ya,
Ağuçan'a
Ve Boz atlı Xızır'dan diledim
Kahve gözlü sevdam
Ölümüne seni istedim...
"Sevdaya Son Arzumuzdur"derken yitirmiştim,hiçbir zaman sahip
olamadığım,hissetmediğin umutlarımı.Oturup kıyısına yaşamın duygularımı
yoklamıştım.Adım adım ilerlerken o "son"a,ayaklarım götürüken beni o
bilinmeze aklıma takılıvermişti ya "yaré diyar u jar" beni sevdiğini
söylerse;gitmez oldu ayaklarım durdum,düşündüm ve gözyaşlarından bir derya
oluşturdum umutlarımı saldım gözyaşlarımın enginlerine...
Çıkmıyordu aklımdan o sözler"Kimse benim için şiir yazmamıştı"Evet"yaré
diyar u jar"kimse sana şiir yazmamıştı belki,bende sana şiir yazmadım
bilesin...Ben sana olanca güzelliğiyle yüreğimi sundum,munzurun suyuyla
kutsadığım yüreğimi.Sana seslendim,sana yalvardım,hiç kimseye
yalvarmamıştım bilirimisin...
Yüreğimden sızan kan
Gözlerimden akan yaş
Bilki yaré diyar u jar
Bitiyor bu ömür uğrunda yavaş yavaş
Umrunda mı?...
Ve son olarak sevgili;herşeye rağmen "Sen Sevdam,Sevdam Dersimdir"
Serdar YILDIZ
[tarihinde düzeltildi 6/2/2007 Saat 17:25 Yazar Agucanli]
Agucanli - 6/2/2007 Saat 17:26
SEVDAYA SON ARZUMUZDUR
Bir yudum sevgi eşliğinde
Yanan sevda ateşidir yüreğim
Dersim'dir
Munzur'dur
Ve sevdalının gözlerinde
Yakılan köylerimdir
Bedenim tarumar
Tutmaz artık elim ayağım
ve dillerim lal u tal'dır
Öyleki amansız sevdam
Hasretinin ateşiyle yanan
Bir kuru daldır
Ve bu beden yarin ayakları altında
toprak misalidir
Bir sıcak düştür sevdalıya
Olurda ayazında sevdanın
üşümesin diye
Kaf dağının ardında
Ulaşılmaz bir özlemdir sevda
Adına ne derseniz deyin
Bitmektedir zaman
Çırpınışlar nafile
Ellerimin arasından akan ömrüm
Ve yitişini seyretmeye başladığım yaşam
Bir su misalidir
Avutmaya yetmez artık sevda türküleri
Yüreğinin tükenen yanını.
Ve ölümdür asıl yaşanılacak
Sevdalıya hasretinde
Vurulacak olan bir koca dünyadır
Dahası gülüm
Pişmanlık olmayacaktır
Hayali sevdaya olan o yüce duyguda
Ve gelecekse elinden yarim
O ölüm denen meret
Gelsin,
hoşgelmiştir,
sefalar getirmiştir
Öyle ya yar elinden gelmiştir.
Baştacıdır,kabulümüzdür
Sevdaya olan son arzumuzdur
Serdar YILDIZ
kurdish_airlines - 10/2/2007 Saat 23:51
Paradise’m
Yine söylermisin bana?
o buruk sesinle yüreğinden bir yır?
Basarmısın yine yar’ama?
Vazgeçilmez haspalarınla?
Özlermisin o bendeki mavi çocuğu?
Yine bahsedermisin bana?
Hayallerinden, sevda'nın benzersizliğinden
Sorarmısın yine önceden sorduğun gibi?
„sen hiç ateş böceği gördünmü“ diye..
ey sevgili, tanımlanamayan tek zümre
yine basarmısın beni bağrına?
tutkigecedir - 11/2/2007 Saat 08:59
tek damla dökmen yeterdi
içerden hüngür güngür aalamama
fişi takılmamış bi alan olurdu yaşamak ovakit
yıldızlar voltajdan birer birer patlardı
bi karanlık çökerdi döşümün tüylerine
iine ucu kadar bile yer kalmayacak şekilde yakardı
çıldırasıya acırdı ama canı çıkmazdı gökyüzünün
dünya hep dönerdi ama ben öylece baka kalırdım..
kanser olurdu dokunduum ve dokunmak istediim herşey..
ormanlar kronik astıma tutulurdu..
nehirlerin aız kenarları kururdu,
güneş kör....
asimavi - 21/2/2007 Saat 16:45
seni bilmece gibi bilmek
artık güneşin doğuşunda
gün bir ağır birde rüzgarsız
eskilerde yağmuru rüzgarıydı bize semer
şimdi gidiyorum güneşi kuçakladım koynumda yaralı gül ile
Sen_vurdunda_ben_olmedim_mi_Ahmet_Selcuk_Ilkan.pps
asimavi - 22/2/2007 Saat 16:26
ölüm adın onur olsun
ölüm adın diren olsun
ölüm adın direngenlik olsun
ölüm adın tarih olsun
ölüm se bir düş
ölüm adın umut olsun
ölüm kentlerim hüzünlü
ölüm ölüm külerimiz dizelere dursun
tu dilemini - 29/3/2007 Saat 11:02
yitik zamanlarda,zamanı sobelemeye çalıştık ,olmadı.Kum saatlerini ters
yüz ettik zamanın geçişine şahit olmak adına ,olmadı.....
kolumuza zamanı an ve an yaşama adına rakamlara endekslenmiş kelepçeler
takıldı hiç ama hiç neşeli değildi....
Takvimlere çizikler attık yada farklı renkli kalemlerle aynadaki
tanıyamadığımız yüzü çizmeye çalıştık, hiç ama hiç neşeli değildi....
Gündüzleri amiral battı oynayıp kendi gemimizi batırdık ,geceleri kareler
arasında taktik savaşları verdik,satranç bile neşemizi getirmedi....
Okyanuslar üzerine sayfalara dolusu yazı okudum bu arada ...Kayın
ormanlarında yürüdüm hatta koştum (hayallerim bile yetmedi) ,hiç ama hiç
neşeli değildi...
Ümitsiz şair ümit yaşar'ın tüm şiirlerini ezberlemeye çalıştım
,kurguladığım tüm paraleliklerle,Orhan veli bana küstü .... Bende onlara
küstüm,hiç ama hiç neşeli değildi....
Taki sihirli bir kent te sihirli dostlarla ;Özgürlüğü bir yudumda olsa
tadana kadar ,
Neşeniz neşem ,
Yüreğiniz yüreğim oldu hayata dair....
ÇOK AMA ÇOK NEŞELİ İDİ............
NAVE TEYİ ŞİRİN KETİYE DENGE DİLEMİN
[tarihinde düzeltildi 29/3/2007 Saat 11:06 Yazar tu dilemini]
munzur o - 2/4/2007 Saat 13:27
ben seni hüzün ruhuna cizdigim resimlere yazdim ve hergun sayfalarima
askimi haykirdim.Ben seni yuregimdeki umut kirintilarina yazdim ve hergun
umut etmeyi ogrendim.ben seni cigermin bolunmez parcasina ekledim ve her
nefes aldigimda icimde yasadigini hissettim .Senden oncesi yokdu seninle
var olmusum.sende butun yarinlar sende butun duygular beni bende arama
benartik sen olmusum...
Agucanli - 5/4/2007 Saat 20:07
Güle Güle
Ne umutlar beslemisti yasama dair
Kurtulabilseydi pencesinden o amansiz illetin
Bir türkü söyleyecekti belki de
En harbisinden
Yasam dolu bir türkü,
Belki de sevda halaylarinda basi cekecekti
Ölüme inat,
Ne hayaller kurmustu o minik yüreginde
Nasil düslemisti kendini
Belkide cocuklarinin dügününü
Etrafinda kosan ufak cocuklari torunlarini
Hani ya neden olmayaydi ki
Ama olmadi,
Bir amansiz illetti yakasindaki,
Pes etmeye niyetide yoktu hani
Onun ise kalmamisti mecali
Mart'in 24'ünde aldik kara haberi
Ne düsleri kaldi ne umutlari
Kendinden geriye
Bir tek ismi, esi ve cocuklari
...
Güle güle CEMILE
Daha yasaminin baharinda iken yitirdigimiz bir can kuzenim
CEMILE.Yakalandigi amansiz hastalik (Kan Kanseri )ne yazikki aramizdan onu
cok erken aldi.
Serdar YILDIZ
mustafa - 24/4/2007 Saat 02:48
belki yasamda bulmakti hayati, sonsuzluga giden yolda
bulunamayan hayatda olsa, yasam her seye ragmen devam
ediyordu!!!!!!!!
kimi yasarken ölüdür kimide ölüyken yasarlar
kendimizi kendimizce yasamak degildi artik bizimkisi
yasamak icin yasayanlardaniz umutsuz ve karamsar
bazen ihlamurlar altinda romantik ve hüzünlü
bazende eylül firtinalarina kaptirmisiz kendimizi
ihtlilalci ve aykiri
cünkü umut ihrac eden topraklardan savrulmusuz sere
serpe
bir bugday tanesi gibi ögütüyordu burasi bir yel
degirmeni gibi
param parca acimasizca yilmadan usanmadan dirhem dirhem
eriyorduk
cünkü bizi biz yapan degerlerimiz yoktu yada
tüketmistik hoyratca.
WELATE ME RUHMETE MEYE!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
Agucanli - 24/4/2007 Saat 17:46
ÇIĞ ALTINDADIR YÜREĞİM
Yüreğimde kopan bir fırtınadadır
Nazlı yarin özlemi
Titrer ellerim tutmaya korkarım
Titrer sesim söyleymem korkarım
Sevda dolu sözleri
Titrer yüreğim sarmaya korkarım
Ama bilirim;
Yar benden,
Ben yardan beter
Yaralı...
Amansız bir yazgının kurbanlarıydık
Bu yaşam denen oyunda
Umutlarımız vardı
İnancını yitirmeden başkaldıran
Ama erken kırıldı fidanlarımız
Yürekler bir yangında
Sevdalar çığ altında kalmışçasına
Nefessiz,
Solmakta gülleri
Birer birer...
Titriyorum ayazında sensizliğin
Bir kuş misaliyim
Yuvası talanlarda bir garip
Duyuyormusun sevdalı
Hasretin bir ateştir,bütün benliğimi saran
Isıtmaya çalışyorum yüreğimi
Ruhumu sarsan özlemindir
Yaşam akarken olanca hızıyla
Dökülüyorum
Yaprak yaprak
Senden uzak bu diyarlarda
Üşüyorum sevdalı,
Gözlerim kapanıyor,duyamıyorum sesini
Yitiyor yaşam yavaş yavaş
Çığ altındadır yüreğim
Gözlerimden akan kan
İnce bir sızıdır sensizlik
Beni tüketen,
İçten içe.
Ellerim donmuştur tutamam
Uzat ellerini sevdalı
Uzat sevdaya.
Bak ölüyor yüreğim yavaş yavaş
Serdar YILDIZ
Agucanli - 24/4/2007 Saat 17:54
ASTIM YÜREĞİMİ TAN VAKTİNDE
Gri bir memleketin sokaklarında
Ezilen yüreğimdi,
Yarin ayakları altında,
Adımlarken benden habersiz
Usul usul kar yağardı düşlerime
Sevdam titrerdi vakitsiz
Vurulurdu umutlarım
Bir eşkiya misali,
Asılırdı yüreğim şafaklarda....
Yüreğimin örselenen yanı sızlar,
Vururum kendimi dağlara
Be hey sevdalı
Hiç seher vakti düştün mü yollara?
Sevdalıların hasretini çektinmi ciğerlerine
Bilki ben her seher düşerken yollara
İçimde amansız bir özlem,
Ve ciğerlerimde sevdalıların hasreti...
Duy bu sesi sevdalı
Astım tan vaktinde yüreğimi
Güneşin kızıllığına,
Olur ya karşılarken doğan günü
Sarsın bedenini derin bir sızı
İşlesin o sevdadan anlamaz,
Sevdalı yüreğine,
Dinmesin yüreğinin akan yanı
Anlatsın Munzur misali
Çekilen acıyı...
Serdar YILDIZ
Agucanli - 24/4/2007 Saat 17:54
ÇOBANALDATAN KUŞU VURULDU
Yürekler susmuştur artık
Düşmüştür yollara amansız
Titremiştir iki yürek
Vurulmuştur birbirine delice
Tarifi yoktur bilirim
Ne şah tanır ne padişah
Hani ya;
Asmıştık bütün fermanları
Asmıştık yüreğimizin darağaçlarına
Arınıp çıkmıştık oysa
Hani Munzur gibi berraktık...
Bir karabuluttu zamansız çöken,
Sevdanın yüreğine
Her taraf kan
Her taraf ihanet kokar oldu,
Kirletildi yaşamlar
Daha baharındayken özlemlerin
Vuruldu çobanaldatan kuşu,
Voltasındayken seherin
Hani ya;
Yüklemiştik kanatlarına sevdamızı
O da vuruldu vakitsiz
Sen bensiz,
Ben sensiz,
Sürgünüz artık sevda diyarında.
Serdar YILDIZ
de__zilan - 16/5/2007 Saat 15:08
Kafamı yastığa koyduğumda bir görüntü belirdi gözümde bir kadın yol alıyor
herşeyi geride bıarakarak çıplak kalarak ve kağıda sarıldım duyguların
kağıda yansıyışı ancak bu kadar oldu.
Kadın attığı her adımda
Bir giysisini daha arkasında bıraktı,
bedeniyle yalnız kalana kadar,
çıplaklığını hissedene kadar,
giysileri geride bırakmak çözüm değildi
üzerinde atamadığı ağırlığa
Parçalamak istedi bedenini
Ve kalbine ulaşmak istedi
Beynine…..
Kadın attığı her adımda
Kendine sunulanı geride bıraktı
Analığı, doğurganlığı, düşünceleri,
Metalığı ve bedenin ona verdiği hayatı
Kadın kadınlığını geride bırakıp
Özgürlüğe ulaşmak için
Kendini yenide doğurdu
Hemcinslerine, karşı cinse karşı
tutkigecedir - 19/5/2007 Saat 23:01
bardaktaki suya bahsine girerimki
seni seviyorum kızım ben..
havada uçuşan pamukçuklarına bahsine varmısın
özlüyorumda seni..
musluktan damlayan suya yemin ederim
canımda yaşıyorum seni..
gökten selektör yapan ayışıı beni çarpsınki
hayalinle ölçülerimiz aynı bedeniz..
şu piyango bitek bana çıkmasınki
özledim seni...
_emek_ - 27/5/2007 Saat 17:04
PENCEREMDEN İSTANBUL
Bu sabah penceremden istanbulu seyrettim
herşey ama herşey aynıydı
köşedeki simitçi top oynayan çocuklar
kahve önünde iş bekleyen köylüler
bir sen yoktun
birde sende kayıp olan ben
Gözlerimiz birbirine kenetli
nasıl da bakardık mehtaba
bakardımda doyamazdım
alırdı gözlerin götürürdü
dolaştırırdı avare
o diyar senin bu diyar benim
Bu sabah penceremden istanbulu seyrettim
sen yanımdayken hiç Böyle değildi beykoz
kırlar tepeler ormanlar hiç bu kadar içten gelmemişti
ellerindeyken ellerim söylerdimya sana sevdamı...
Bu sabah penceremden istanbulu seyrettim
herkes bir yere koşuşturur
bir ben kaldım
Zaten bende Kayıp olmuştum
emek
_emek_ - 27/5/2007 Saat 17:05
vurulmak
hermevsinm bahar olmak ömründe
gözlerinle aramak yalnızlığı
sonra umut olmakta gezmek sokak sokak
belki hasret olmak ta bakmak yıldızlara
belki hasreti aramak yıldızlarda
vurulmak özlem olmak yalnızlığı
sokaklara yazmak adını
sonrasını dününmeden
gezmek beykozu
oturmak sahil boyuna da
yazmak adını denize
söylemek türkünü
söylemek sevdanı
yarin adını anmak derinde
hayaline bakıpta
rüzgar olupta
bir kez daha vurulmak hayata
emek
_emek_ - 27/5/2007 Saat 17:06
FİLİSTİN
durma ne duruyorsun omzunu ver
gel ömrğm ol
düşelim dağlara
bir yol olalım umuda
adını hasret koyalım
adını barış..
adını sevgi, uçurumların kenarında
bir span alalım kurşunun üzerine
bir taş bir bakır bir çivi
ne bulursak
ne işlersen
ne dilern
bir hasret olalım ölüme
bir özlem...........
ölümü özledim yanımda
babamın ölümü
ölümü özledim yanımdayken candaşım
bir taşın ortasında kalmak
istemek anneyi
istemek yarini
bir tank olmak yada
vurmak düşmana
top olmakta bitmek üstünde
taş olmakta inmek beynine
hayır hayır
barış olmak
barış güvercini olmakta
konmak dünyanın üzerine...........................
emek
_emek_ - 27/5/2007 Saat 17:07
bilirim baharda açarsın
hani çiçek koymuşsun adını
bazan bir yaprakta
bazan ömürde
çekmişsin acını
güz yapraklarının
döküldüğü bahar akşamında
ılgıt olmuş ta vermişsin ömürünü
hani vardır ömrümde ırmaklar
hani bir deniz vardı
türkünü dökemediğin
hüznün dalga alırda
götürür diye
söylediğin
emek
_emek_ - 27/5/2007 Saat 17:08
____________________baharımsın_________________
baharmıdır adın kan düşerken gözlerime
belki hüzün olmuşsundur
aratmışsındır baharı kış gecesinde
baharımsındır
yıldızım olursunda ararım seni
gök gök ırmak ırmak ararım
sen sorarım gelen mevsimden
baharımsındrı
düşerken gözlerim adasına hüznün
baharımsındır
severken yüreğim
söylerken türkümü
dağ başlarında
emek
_emek_ - 27/5/2007 Saat 17:10
ve kuşlar uçmuşsalar
şehirlerini bırakıp gök yüzüne
bilirim
zemheri ayazı çıkacaktır
sevdasında yitik limanların
adını hasret koyarım gülüm.
adını özlem
adını başak
açan ilk güneşinde sabahın
ve ayaz
ve ayaz
bitecektir
bitecektir kederi hayatın
açan ilk ışığında sabahın
emek
SORGUL - 7/7/2007 Saat 21:36
| Alıntı: |
ÖLESİYE SEVDİM SENİ
Ben Seni Oylesine Sevmedim
Seni oylesine sevmedim seni kanayan yuregin acısı yada,
Yarına gebe bir annenin sancısı kadar sevdim,
Ben seni günesin batışındaki karanlık,
Ve dogusundaki aydınlık kadar sevdim,
Ben seni dusmanın dusmana nefreti kadar,
Yada tutsaklıgın ozgurluge hasreti kadar sevdim
BEN SENİ OYLESİNE DEĞİL BEN SENİ ÖLESİYE SEVDİM
YUSUF!
|
BU ŞİİR SEVGİLİ BOTAN ARKADAŞA AİTTİR...BURAYA TAŞINMIŞTIR AYRI BAŞLIK İLE
FORUMA YAZILDIĞI İÇİN...
asimavi - 10/7/2007 Saat 06:03
Vartinik’te Sert Bir Kaya
Vartinikte sert bir kaya
Üstüne bir destan yazılmış kanla
Yoldaşlarım diyorki;
Zalime gerek zulüm
Aç bir vahşinin tırmalaması gibi
Dişleri çatır, çatır, çatırdar
Agıtları gecmiş önüne
Aha bunlar da ne?
Elleride kayanın
Ne kadarda büyümüş
Saldırınca düşmana
Sanki bin hayini öldürecek bir gürz!
Kırmızı bir şarap akıyor kayanın gediginde
Karışıyor Munzur suyuna
Ondan içen, kendinden geçen diriliyor
Gün sanki mahşer günü,
Toplanmış anıtın önüne dersimin yigitleri,
Yazıyor gögsüne,
İşçi-Köylü Kurtuluş Ordusu Erleri!
Halk Kurtulus Ordusu Erleri !
Bak, bak !
Yaka numaraları da var !
Ali bir, Haydar iki , Meral üç,
Muharrem dört, Cihan beş,
Kazım altı, Cüneyt yedi,
Demirdağ sekiz, Cafer dokuz,
Barbara on..
İbrahim yüz.. bin..
Hepsinin gözlerinde kin,
Ediyorlardı yemin
„Bu can, bu tende kaldıkça,
Kazıyacagız kökünü,
Emperyalizmin, Feodalizmin,
Komprador kapitalizmin!
Neden bu kadar telaş,
Toplanan su kara kara bulutlarda?
Bunu bilmeyecek ne var?
Doğu kızıldır, güneş doguyor,
Aydınlatıyor yolu başkan Mao
Esiyor dogu rüzgarı,
alt etmek için batı rüzgarını,
Ve sonra bir sessizlik
Gürledi gök, haykırdı İBRAHİM ....
Yoldaşlar,
Bu yola feda ise başımız,
Kesindir zaferimiz
Susmasın silahlarımız !
Ve sonra bir marş
„Yoldas senin adın önde,
kalmayacak kanın yerde,
Kızıl bayrak dikecegiz,
Çarpıştıgın tepelere!“
Yoldaşlar,
Yenilerek yenecegiz
Parça, parça kuracagız iktidarı
Yaraları sardık
Mermi yatakta huzursuz
Ve böylelikle ilerliyor tarih,
Kaydediyor geçeni,
Gösteriyor geleni,
Toplumlar,
Herşeye ragmen ileriye gider!
Doğanın durdurulmaz akışıdır bu,
Eger yere düşen şehitlerimizin kanından,
Birer damla alıp içersek,
Silahları elden ele
Türküleri dilden dile,
Kavgayı kırdan şehire,
Sürdürürsek sonuna dek,
Ozaman hakkımız var,
Yeni bir dünya yaratmaya !
Sömürü, Zalim
Ve her türden gericilige karşı,
Sonuna kadar Devrim,
Zafere kadar Savaş !
Yaşasın Halk Savaşı!
Yaşasın Halk Savaşı!
Yaşasın Halk Savaşı!
SORGUL - 14/7/2007 Saat 19:08
| Alıntı: | UMUT GEMİSİ
Sanki kıyıya vurmuş gemi gibiyim bu günlerde.
Öylesine bir yüreğe demir attım ki…
Hatırımdan bir dakika bile gitmiyor yüreğin üstündeki duruluk..
Bana açtığı yer üstündeki en kıymetli, en duru ve en kimsesiz yer..
Denizler bile bir zaman sonra üzerine demir atan gemileri istemezken,
Bu yürek attığım ve atacağım her şeyi ben olduğum için, paslansam bile
atmayacak geri..
Biliyorum ve zerre kadar korku yok yürek odalarımda.
Ne fırtınalardan sonra geldiğin yürek denizi..
Of bunu bilenler olsa beklide zavallı görüp acıyacaklar safi bakmayan
gözlerle…
Bir ömür dolusu fırtına ile boğuş ve sonunda kendisi, seni benimsesin
denizin en durusu…
Kendisi seni çağırsın ve kendisi sana kucak açsın…
Buda attığım demirin paslı olmayıp denize bir damla bile pas
yüklemeyeceğinden olsa gerek..
Her gemi demir attığı denizden hareket edecekmiş günün birinde…
Hareket etmek değil kıpırdamak bile istemiyorum denizin dalgaları olsa
bile…
Usulca kalmak ve onun içinde parçalanmak istiyorum onun için…
Dolaştığım denizlerde umut yüklendim hep.
Taşıdım umudumu her denize her duruluğa…
Elden bırakmadım fırtınalar çıktığında bile umutsuzluğun kötü olduğu
söylemimi…
İşte böylesinde yüklenmişken umudun adındaki gibi ağır yükleri…
Şimdilerde sanki kıyıya vurmuş gemi gibiyim…
Üstümde umutlarımla ve üzerinde olduğum safi , dupduru denizle,
Duruyorum fırtınalar çıkıp denizimin bana göstereceği şefkati
beklercesine…
BU ŞİİR ÜYEMİZ BOTAN A AİİTTİR.... |
ac1959 - 16/7/2007 Saat 18:18
KADIN
Ne yazık ki kadınımız çok zaman
Gündüzden çok geceleri sorulur.
Analar var on bir çocuk doğuran
Gündüzden çok geceleri sorulur
Emek verip dalda açan yaprağa
Anam ırgat ter dökerken toprağa
Nedense hep itilerek uzağa
Gündüzden çok geceleri sorulur
Kadın deyip horlamışken onları
O insanlık denizinin pınarı
O sevenle sevilenin öz yarı
Gündüzden çok geceleri sorulur
8 Mart 83
Aydın COŞKUN
ozzy62 - 17/7/2007 Saat 23:32
| Alıntı Yazar botan, Gün 17/7/2007 Saat
16:09 |
BİR GÜN AMA MUTLAKA DOGACAK GÜNEŞ
gömü ayrılınca
olsun da başa bakan mermer duvar...
bütünleşsen de... kim ya!
beni ararsan kendini geçer... sınırları
tiyatoracı bana yazılan şiir...
sınırı yoktur sokak oyunları
kapsam bir gündür yaşam...
nasılsa gelecek sin... güvercin takla
aşk kum saati
çalınmış çağla tadı... korkmazsan
bezle değil baktığımız kırık mı...
kendine yardım ... onlara dokunamıyoruz
kamaştırması uğruna gözlerimi sınırını geçtik karanlığın
ana dolu güneşe... bakarım çıplak
paralı geçiş ölene dek
bütün şehir görmeden geç kalmaya değer ... hayat
kaldırımda duvarlar
habitat II resim
uçuşan kuşlardan kaldı ayak izlerim... deniz dibi
düğümlü yalan olsa...
özlemden... ayrılamadım yıllar sonra
gözlerini kaçırır benden yarım kadeh
sus anıları taşır iğneler...
öldürüldüm doyasıya... ya uymuyoruz sözüne!
nisan yağmuru ilk kez çıktım ... yağmur duasına...
noter tadı kalır
araman beni boş... efsaneler... gerçektir
büyüklere darağacı dağarcıkta
gökten elma düş'tü... sigaramdır... gerçekte yakamadıklarım...
kandır! çoğu insan gibi... ihanette
yine medeniyet
çünkü bir ömür alır... bir ömür verir...
... kapatıyorum yüreğimdeki kitabı... ters dönmüş kumsalda...
kaşık düşmanım asma köprüsü
yeni sayfa kopar simitle çığlık
ne olur burası uzak bellediğin...
döner gerçek burada...
söylenecek söz!... göç müş!
gerçek burada... hüsnü bey amca
neredesin önceden gönderdiler seni
nasıl her dilde!
ünsüz sen vurdun ölen de sensin...
aynalara söyledim... yalancı
bir yoldaş gerek bana... sonu yok nasılsa
parlatır mat hayatları zamansız
ilk damlası yağmurun bir şeyler karalasak...
aşk kanar ya... aydınlar kıskandırırlar güneşi
kalemin açtığım tarafı döner
karışık... aklımız... senden kalan
ölümüne yaşarız kuğulu
yaşa nacak! kumsal
öylesine dalmışız mektup değil bu...
yalandan bir nefes düşünce sizlikse... katlanamam
dolaşır ellerim... anı çiçek
buzlu savaş aklım gider
herkes ıslanıyor! bi' çay daha
...siyah çerçeveler
isterseniz
dediğinde direnme
paralanmak
en güzel sin...
artık istan |
Botan adlı üyemizin şiiri buraya taşınmıştır...
asimavi - 1/8/2007 Saat 03:24
umut kadar, hazin
umut kadar, berrak
umut kadar, güclü
umut gibi" adı, dağlar
bir ötekiler
bir ötekiler, geldi
bir ötekiler, bizim köylerin gencleri
bir ötekiler, var dünya ,çocukları
hepsi,ninde avucları, yorgun
ötekiler umutlarını, ezdirmezler.
onlar oldu, olası ötekiler.
sevdalarını, ezdirmemekteler.
onurlu ötekiler
ozzy62 - 1/8/2007 Saat 23:23
| Alıntı: | ABUZER GARDAŞ
Arsız kediler
Asfalt tırpanları
Ergenler
Kentliler
Soytarılar soylular
Sorgucular sorgular sorguçlular
Yoksullar zayıflar katiller
Gerillalar
Anneler evlatlar piçler
Geçkinler komşular muhabbetler
İkindiler çaylar ölümler
Ritim ritim ritim
Mihrimah sultan camii kubbesinde
Kubbe ustası Osman'ın çocuğu İlker zehirlenmiş
Anasondan
Sararmış sam kadifesine sardığı kızı Belma'nın saçını
Açmış öpmüş hacı müfide hanım
İşler kesat derken terlemiş elinde bir avuç kar
Perşembe pazarında contacı Orhan'ın
Slaytlar enfrarujlar
Silikadentli macunlar
Sekteler ertelemeler
Evlenmeler evlenememeler
Sen üzülme
Ben not alıyorum abuzer
Be abuzer
Fitilli yatakta yatmaz abuzer
Gülmez abuzer
Söylemez abuzer
Dinlemez abuzer
Ölecek abuzer
Ah abuzer
Ben not alıyorum abuzer
Tren yollarında
Kara mintanlı kapkara mintanlı
Şefiğin yiğeni şefin evlatlığı
Hayatsa hayat işte
Sevdaysa sevda
Büfeci nurinin kızına
Öksürükse öksürük
Türküyse türkü de bilir
Bekiroğluna gitmişler
Kemahın yücebeleninde
Koyun kesmişler bir sefer
Su içmişler
Buymuş dişleri
O sıra
Contacı orhan balıkpazarında
Midye tava üstüne midye tava
Bir daha akordeonda
Sen üzülme
Ben not alıyorum abuzer
Fitilli yatakta yatmaz abuzer
Gülmez abuzer
Ölecek abuzer
Ah abuzer |
BU ŞİİR SEVGİLİ BOTAN ARKADAŞA AİTTİR...BURAYA TAŞINMIŞTIR AYRI BAŞLIK İLE
FORUMA YAZILDIĞI İÇİN...
tutkigecedir - 4/8/2007 Saat 18:36
güneş kan ter içinde yükseldi gene..
aydedeyle vardiyalı çalıırlar sürekli
insanları sahipsiz bırakmazlar
tabiatı..
akşam olur dişleri bembeyazdır ayın
bigece çıkmasa sanki ormanlar yolunu şaşıracak
çakıl taşları kör olacak,
cigara dumanını cierine çekeceksinde
ay olmasa neye üfüreceksin
en büyük hatta soluk kesen sıkıntı bu..
güneş olmasa karanlıklara neyinle dayılık tasalayacaksın
korktuunda arkana alıpta geldiin şey amca oğlun güneş deilmi,
yada mahalledeki arkadaşın..
ay güneş tabit olmazsa olmaz..
yarın bigün yeni bi dünya yaratmaya kalkışırsanız
bunları kesin koyun..:0)...devam ederiz.
delistan - 5/8/2007 Saat 22:12
sanki ramak kalmış bişeylere
heran bir gürültü kopabilir
dinlesem duyar mıyım çıtırtıyı?
takip etsem beni farkeder mi?
sanki ramak kalmış bişeylere
her an bir telefon gelebilir
ölüm telefonun tellerinden sızar gelir
veya ayrıldım diyebilirsin kucağında üç yaşındaki evladınla
gelirken kırmızı patiklerini giy. suya basma...
sanki ramak kalmıştır bişeylere
ellerim... ellerim tutuştu tutuşacak
veya dalgalarla boğuşacağım biyerlerde
hem ölesine sıcak hem de öyylesine buzum işte
...
ramak kaldı bişeylere
ufak bir ses yırtacak kalın karları
bir dağköyü çığ altında kalacak
kocasını terkeden eski sevgilim
bebeni kucağına al
patikleri giydir ayağına
puşiyi başına takın
birazdan kıyamet kopacak
kesin...
biLge - 9/8/2007 Saat 23:28
“Yeryüzü askin yüzü oluncaya dek!” dedik..
Yeryüzü kin yüzü
savas yüzü
aclik yüzü..
ölüm yüzü yeryüzü..
Hincimi bileyledim,
agitlar yaktim düsenlerime
yitip giden körpelerime..
Vuruldu bir yanim eylülde
bir yanim asildi mayisin altisinda..
Bir yanim sürgünde,
vatanina hasret üç haziranda kaldi..
Hadi söyle simdi
umudun renklerini ciz
askin yüzünü anlat bana..
23.08.06
B.C
ejderha - 12/8/2007 Saat 16:02
Zaman Ve Ölüm Gibi
Zamana akmış gidenler
Değerler İçinde kaybolmuş bilinmezlik'de bocalayanlar
Zaman gibi akıyorsun bir nehir gibi
Ölümün güzel tadı geliyor ruhuma
Bu yüreğimdeki volkanini nereye patlatsam ölüme siğar ancak
Hayatın ışıkları sönüyor yavaş yavaş
Hayatın anlamın sonuna mı geldim yoksa ölümün anlamsızlıyına mı vardım
bilinmez
[tarihinde düzeltildi 12/8/2007 Saat 16:03 Yazar ejderha]
asimavi - 16/8/2007 Saat 09:23
her güneşin doğuşu
her günün yarını
mevsimler okadar uzak
tarifsiz sevdaları gönlüm taşıdı
yorgun düşmek deil gülüm
insanlar sahiplerinde görmedim
belki istasyonda taşıyacak tren var bizi
ama biliorumki o trende yorgun düştü.
denizler yorgun argın
bir sandalda kilometre gitmek
karanlıkları kentlerin hapis muhtırasında
gözlerim kilitlendi kendime
ne umarsız
ne kaba gelior düzen
yorgun aygın baygın esir
işkencede patlamış bir tırnak kadar kanıyoruz gülüm.
[tarihinde düzeltildi 16/8/2007 Saat 09:31 Yazar asimavi]
ozzy62 - 27/8/2007 Saat 18:23
| Alıntı Yazar botan, Gün 27/8/2007 Saat
17:18 | Küçük istavrit yiyecek bir sey
sanıp
Hızla atıldı çapariye
Önce müthiş bir acı duydu dudağında
Gümbür gümbür oldu yüreği
Sonra hızla çekildi yukarıya
Aslında hep merak etmişti
Denizlerin üstünü
Neye benzerdi acep gökyüzü
Bir yanda büyük bir merak
Bir yanda ölüm korkusu
"Dudağı yarıklar" denir, şanslıydı onlar
Hani görüp de gökyüzünü, insanı
Oltadan son anda kurtulanlar
Ne çare balıkçının parmakları
Hoyratça kavradı onu
Küçük istavrit anladı yolun sonu
Koca denizlere sığmazdı yüreği
Oysa şimdi yüzerken
Küçücük yeşil leğende
Cansız uzanivermiş dostlarına
Değiyordu minik yüreği
İnsanlar gelip geçtiler önünden
Bir kedi yalanarak baktı gözünün içine
Yavasça karardi dünya
Başı da dönüyordu
Son bir kez düşündü derin maviyi
Beyaz mercanı bir de yeşil yosunu
İşte tam o sırada eğilip aldım onu
Yürüdüm deniz kenarına
Bir öpücük kondurdum başına
İki damla gözyaşından ibaret
Sade bir törenle saldım denizin sularına
Bir an öylece bakakaldı
Sonra sevinçle dibe daldı
Gitti, tüm kederimi söküp atarak
Teşekkürü de ihmal etmemişti
Birkaç değerli pulunu elime ,avuçlarıma bırakarak
Balıkçı ve kedi şaşkın baktılar yüzüme
Sorar gibiydiler, neden yaptın bunu diye
"BIR GÜN" dedim "BULURSAM KENDİMİ
YEŞİL LEĞENDEKİ KÜÇÜK İSTAVRİT KADAR ÇARESİZ
SON ANA KADAR HEP BİR UMUDUM OLSUN DIYE"
Dr Serdar SIRALAR |
BU ŞİİR SEVGİLİ BOTAN ARKADAŞA AİTTİR...BURAYA TAŞINMIŞTIR AYRI BAŞLIK İLE
FORUMA YAZILDIĞI İÇİN...
[tarihinde düzeltildi 27/8/2007 Saat 18:29 Yazar 07ozzy62]
comandante - 28/8/2007 Saat 13:20
gözlerine karadeniz'e
düşmek istiyorum...
olmadı...
bize düşen gözlerinde değil
yokluğunda kaybolmakmış...
bilinmeyen akşamlar yitiriyor
nedensiz gelişen özlemini
tüm sözler
şarkılar ve şiirker sana çıkıyor
oysa ben
tanımıyorum bile seni.
yani hiç değmedi gözlerim gözlerine
hiç söylemedi dilimiz
aynı mehtaba bakarak
aynı yağmuru altına yakamozların
aynı türküleri...
bitmeyen bir özlem benimki
özle bitmeyen bir özlem ki
daha başlamamış olmasına karşın
her söde ve gülüşte
sana söylüyor sözlerim
gözlerin değsin gözlerime
ve
ayırmasın bakışlarını aynı gözlerden diye
hasret dolu akşamları....
sevgilerle...
şiir yazmak gerçekten güzel kime, neye ve nasıl sorularını cevapladığın
sürece...
comandante
comandante - 28/8/2007 Saat 13:32
dinmemiş lodosların kopardığı
azgın dalgaların çocuğuyum ben....
denizim dalgalarını kucaklarken
dibi yosun tutmuş taşların...
umutlar bağladım
iskele başlarında
keserken rüzgarlar ellerimi
istedim doğmasın gün ışığı
son damlası akarken gözlerimin.
kahve ye dönen gözlerini aradım şehirde
deniz olmuş küsmüşüm yüreğime
sen yeşilsin bende doğayım
seversek ellerim bile kayb olur...
umutlar bağladım
iskele başlarında
keserken rüzgarlar ellerimi
istedim doğmasın gün ışığı
son damlası akarken gözlerimin...
sevgilerimle
comandante
62_CEMM - 28/8/2007 Saat 17:52
Bismişah Allah Allah Allah Semahlar Saf Ola, Günahlar Af Ola, Semahlar
Kırklar Semahı Ola,
Rehberimiz Onikimamlar, Yardımcımız Hak(cc) Muhammed(sav) Ali(ra) Ola, Nuru
Nebi Kerimi Ali,
Pir’imiz Üstadımız Seyid Muhammed Hünkar Hacı Bektaş Veli, Işığımız
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk Ola,
Dil Bizden Nefis Şahı Şehri Kerbeladan Ola Gerçek Erenler Demine Hüüüüü....
tutkigecedir - 28/8/2007 Saat 23:35
sen yokken gökyüzü dinler çenemi
hayalin fransız öpücüü olur
ıskalarda alnıma yapışır gelir
rüzgarlarla ortada kuyu var yandan geç oynarım
ayaklarını kırarım diye kaç defa tehdit ettim hatırla
seni bana getirmeleri için..
çakıl taşları sıçrardı heryere aylı gecelerde
böceklere dışarı çıkma yasaı koyardım
hele dolunayı sensiz izlesem
boazımda kalırdı hazmedemezdim
üşürdü herşey çünkü manzaramda sen yoktun..
dünya dönüyoya hani..
seni hangi kıtada hangi kuşakta hangi dönencede
bulacam bilmem ama..
ogün marsa çıkıp ateşler yakıp üzerinden atlayacam..:0)
dipbot:...marsın atmosferi ateş yakmaya uygunmuş arkadaşlar..oksijen arada
bi beliriyomuş havasında..:0)
Chaos - 1/9/2007 Saat 00:08
Ayrılık zor gülüm
senden
harabe memleketimden
ve dostlarımdan..
yaklaştıkça ayrılık vakti
yüreğim yanr
senden el çekemem
bakşların sevda dolu
Özgürlüğe uuupsürür
anlatamam gülüm sana
anlatamam
sevdana sevdalı olduğumu
sonra alıştım buralara
öten kuşları
vızıldayan arıyı
altın yapraklı kavağı anlatamam
anlatamam gülüm
senden ayrılmak zor
bir anlık bile
sonra dostum
siderim gönlüm razı olmaz
bilirim sevdam buruk
ama senin için
benim için
dostlarım için
geriye dönüşte
tekrar seni kucaklamak için
işte o zaman sevdam sevdanla
yüreğim yüreğinle olsa
Sana varıp
Anlından öperim
ve perde..
eylemmm - 1/9/2007 Saat 20:36
Gözüm dalar sevgili uzaklara,
kendimi hep yarınları düşünürken bulurum bir kuytu köşede.
Hani mapusta ki bir suçlu bekler ya affını
ya da gözleri görmeyen biri anımsamaya çalışır ya hayatı,
işte bende öyle bekliyor ve o duygu karmaşasıyla anımsıyorum,
senin hiç olmayan,benimse var sandığım seni...
Mutluluklar teğet geçerken üstümden ve her seferinde gercekten mutluluk
yerıne mutluluk oyunları oynarken unuttuğum bir şey vardı;o da mutluluğu
ararken kendimi,benliğimi kaybetmiş olmamdı....
Zaman azgın bir dere gibi akıp gidiyordu,
kimini ezip geçmişti,kimini de benim gibi geçmişin izlerini tasıması için
kendine mahkum etmişti.
Sorgusu bitmiş gözaltı suçlusu gibiydim artık,
evet,sorgum bitmişti hayattan ve zaman dan lakin yaşamıma uygulanan
darbeler bir iz olark kar kalmıştı yanıma...
Yani anlayacağın sevgili,
bu küçük yürek ne hayatı,ne zamanı kaldıramamıştı
ve o artık yaşam savaşını kaybetmiş,malup edilmişti senin yokluğunda.....
EYLEMMM
HOŞÇAKALIN SEVGİLERLE....
denge dile min - 7/9/2007 Saat 10:17
Bir Sabah Uyandığında Bir Sabah Devrim Güneşi Doğacak
Bir
Sabah
Uyandığında
Bir
Sabah
Güneş
Bir
Farklı
Doğacak
Üşüyen
Ellerinde
Yaktığın
Bir
Sigara
Ateşine
Sığınmış
Isınmaya
Çalışan
Donmuş
Parmakların
Isınacak
Doğacak
Hep
Umutla
Beklediğimiz
Devrim
Güneşiyle
Aşklarımızı
Umutlarımızı
Hayallerimizi
Sevgililerimizi
Yorgan
Döşeklerimizi
Sımsıcak
Yuvamızı
Feda
Ettiğimiz
Devrim
Güneşi
Doğacak
Sakın
Gözlerini
Birden
Açma
Karanlıkta
Kalan
Gözlerini
Kör
Edersin
Doğacak
Olan
Devrim
Güneşiyle
Kör
Etme
Onları
---------------------------------------------------------------------------
-----
ozzy62 - 24/9/2007 Saat 15:59
| Alıntı Yazar didarcem, Gün 24/9/2007 Saat
15:46 |
ONYEDİ'LERE
Kara bir bulut gibi çöreklenir ihanet
Gelir bulur çocukların terli avuçlarını
Yangınlar söner...
Geriye kül ve aç gözlülük kalır
Fotoğraflar intihar eder .
Gazetecinin ellerinde
Kara kıtada timsahlar ağlar .
Söz duymaz börtü böcek haykırır...
Ayrık otları toprağı işgal eder.
Akbabalar yurdu terk eder
Somali'de bir kartal uçurumun basında
hayatına son verir...
İllegal bir sayı olur on yedi Munzur dağlarında
Vur emri alınmıştır .
Titremez o yaban parmaklar.
Çekilir tetikler sorgusuzca
Kara bir tarih olarak yazılır kitap köşelerine
Ölümün yarım kalmış dip notları
bir haziran sabahında tek tek düşer
beyaz kağıtlara
Mürekkep yazmaz utancından
Kanla yazarlar insanlıklarını hafızalara
Tazelenir bir daha derin vadilerde ihanet
İyi ev sahipliği yapar , Dersim' de CUMHURİYET
Misafirlerini ağırlamaktan çekinmez
Özlemiştir çünkü kan ikram etmeyi
Otuz sekiz de kalan bir kini taşır damarlarımda
Her fırsatta balyoz gibi vurur suratımıza
Yıkılır koyaklardaki ağaçlar
Otlar sararır
Yetim kalmış çocuklar bakar yaralı kayalıklara
On yedi özge dağ çiçeği koparılıp çiğnenir ayak altında
Munzur isyan eder...
Düzgün baba haykırır...
Anaların göz yaşları sessizce düşer yanağıma
Bu yüzden göz yaşını çok iyi bilirim ben
yazan:didarcem (CEM ALICI )
|
Arkadaşlar konu açarken biraz daha dikkatli olalım mevcut başlıkları
kontrol ettikten sonra açılan forum konusu daha sağlıklı olacaktır.
mogan - 15/10/2007 Saat 11:41
şewe..
qet sibe nabe
laşemin ji xew ranabe..
şewe
şewe ka tarî û rehilîne
evînamin wek şepale
u şewe diçirîne..
şewe...
şew pir tarîye
hêzamin nema ji bo evîndariye te..
roj bindesta şewê ye..
şewe..
wek şeweka gellek delale..
li ser çîya her dem şewe..
şervanen me çira ye..
şewe..
u şervanen me dibin xezal
ji bo welatê me..
wek evîn pir delale..
û li hember min dibe şepale
şewe..
şewek gellek direje..
denge dile min - 20/10/2007 Saat 11:06
BİR UMUT
Yorgunsun,uzaklardan gelmişsin;
Yitirmişsin neyin varsa birer birer.
Bir sağlık,bir sevinç,bir umut...
Onlar da neredeyse gitti gider.
Dost bildiğin insanların yüzleri
Aynalar gibi kapkara.
Suyu mu çekilmiş bulutların?
Dönmüşsün kuruyan ırmaklara.
Taşlara düşen saat gibi,
Ne artı, ne eksi.
Bir sağlık,bir sevinç,bir umut
Hikaye hepsi.
Cahit Külebi
[tarihinde düzeltildi 22/10/2007 Saat 15:40 Yazar 07ozzy62]
denge dile min - 21/10/2007 Saat 20:05
Îbrahim Rojhilat - Egît
Dûr neçe heval
Na na tu dûr neçe
Zemherê tofane
Bahoz û borana
Xew şîrîne na heval
Dilê min naha bîra ji agire
Vêdikeve bi evîne
Wek axa welatê min û rih dide can êmin
Lê çima sar dibe laşê te
Wek hêstêrek çav êmin wekê berfa Zagrosan
Dûr neçe heval na na tu dûr neçe
Veke çavan loo zanim xew şîrîne
Lê rabe nobedarîya man û nemanêye rabe
Vaye binêr berbangê avît dîsa
Roj derdikeve agir li çîyan pêdikeve
Vaye bi bîhîse dengê ava kû diherike
Dengê dilê kû dihele Dengê dilê kû dihele
Rab serê rake
Biqîre çavan veke
Dengê xwe bilindke
Dilê xwe geş bike
Hêvya me nêze heval
Zanim belkî tu ji zanî
Her bûhar xwe ji nû vedixemîlîne
Li Zap Çûkûrca Colemerk û Hakûrk
Naha serî rake çavan veke û biqîre
Wek sitranek azadîyê û wekê sitranek aşîtîyê
Heeeeey egît bazên çîyayên Colemerk
Dûr neçe heval na na tu dûr neçe
Ji here bihnekîde hezar car dişewête cîger
Vaye binêr rê hevalên te bablekanê dileyîzin
û zanibe benda te ne naha dema serkeftinêye naha rabe
Dengê xwe bilindke
Dilê xwe geş bike
Hêvya me nêze heval
[tarihinde düzeltildi 22/10/2007 Saat 15:39 Yazar 07ozzy62]
xancer - 24/10/2007 Saat 00:45
GÜLÜMSÜYORUM
sokakta giderken,kendi kendime
gülümsediğimin farkına vardığım anlarda
insanların beni deli zannedeceğini düşünüp
gülümsüyorum...
ORHAN VELİ KANIK
Ellerim kesik, bedenim hissiz, yarim kalmis bir cümleyim artik...
ozzy62 - 24/10/2007 Saat 03:49
Bu başlığa lütfen alıntı şiir eklemeyin arkadaşlar.Bu forum konusu altında
kendi şiirlerinizi ekleyin lütfen.Bunun dışında beğendiğiniz şiirleri
"Mevsimsiz Tınılar"a ekleyin.
biLge - 25/10/2007 Saat 10:52
Özlemi,
bir menekseye sakladim.
Menekseyi,
gökkusagi yaptim.
Mor renklerine,
bütün renkleri kattim.
Icinden mavi rengi alip,
bir zarf yaptim.
Icine;
yüregimdeki gözyaslarimi,
gökkusaginin nesesini,
icindeki mor rengin Meneksesini..
Meneksenin içine sakladigim,
bütün özlemimi koydum.
Bir menekseden
sevgiler yarattim.
Yine
özlemler geliyor,
bir mavi zarfin icinden sana.
Gökyüzünden cevirdigim
beyaz bir martinin güzel kanatlariyla.
Ne iyi yaptim,
sana olan bitmeyen özlemimi,
bir menekseye sakladim..
../../..
b.c
[tarihinde düzeltildi 25/10/2007 Saat 10:53 Yazar biLge]
asimavi - 4/11/2007 Saat 20:02
üç yasak renkle;
- yeşil,
sarı,
kırmızı -
kendi gökkuşağımı boyuyorum.
trafik ışıkları hepsi birden yanıyor
ilk defa! ..
ben vatan haini oluyorum.
benim olmayan bir dilde
yaşamaya zorlandım
her defasında !
yirmi beş kuruş değerinde
bir kurşun sıkıyorum
kafama.
haber bültenleri benden söz ediyor:
'' bir terörist ölü ele geçirildi.'' diye
...
insan ölüyken, terörist olabilir mi?
gulé hewalim yürehinden kocaman öpüyorum amede selam olsun.
berfin1981 - 5/11/2007 Saat 18:20
AŞK
Başından büyük bir aşk geçmemiş her kadın için bu bir eksikliktir;
başından büyük bir aşk geçmiş her erkek için ise bu bir fazlalıktır.
Erkeğin hayatında belki bir aşka yer vardır. Kadının ise aşkında belki bir
hayata...
Erkekler deli gibi aşık olurlar, zamanla akıllanırlar. Kadınlar ise akıllı
gibi aşık olurlar, zamanla delirirler.
Aşk, kadını ve erkeği farklı etkiler. Aşık olan kadının gözünde başka
hiçbir şeyin değeri kalmaz.
Aşık olan erkeğin gözünde ise her şey yeniden değerlenir.
Çünkü aşık kadın "nasıl olsa bitecek" sezgisi ile hareket eder.
Aşık erkek ise "nasıl olsa sonsuza dek sürecek" yanılgısıyla...
Aşık kadınlar bu yüzden hep endişeli ve huzursuzdurlar; aşık erkekler ise
melekler gibi dingin ve aptallar gibi bön.
Aşık olmak erkeğe yakışır. Kadına asla. Kadına yakışan sadece aşktır.
Aşksız bir erkek kendini kölesiz bir efendi gibi hisseder, aşksız bir kadın
ise efendisiz bir köle.
Kadın Ne İster?
Ne mi ister? Hepsini ister. Ve aynı anda.
Peki erkekler ne ister? Hem sevgili karıları, hem de haremleri olsun
isterler.
Peki neden korkarlar? Hem karısız hem de haremsiz kalmaktan korkarlar.
Kadın erkeğinin kendisine kul köle olmasını ister; olunca da ondan nefret
eder.
Erkek ise kadının kendisine köle olmasını istemez; olunca da onu sever.
Bir erkek kadından bıktığı için onu terk eder; bir kadın ise erkeğinden
sıkıldığı için.
Arada çok önemli bir fark var.
Bir erkek doyduğu için kadınından bıkar.
Bir kadın ise doyamadığı için erkeğinden sıkılır.
Erkek kadının fiziksel görüntüsüyle; kadın ise erkeğin şehvetiyle tahrik
olur.
Onun için kadınlar karşılarındakini anlarlar; erkeklerise sadece görünen
dünyayı.
Kadın terk edildiği ve aldatıldığı zamanlarda, bir de boşanırken hiç
tereddüt etmez.
Kararlı, şuurlu ve son derece akıllı biçimde bütün strateji ve nokta hücumu
taktikleriyle delirir.
Delilik,kadınların aklıdır.
Ve sadece bu özellikleri bile, onların erkeklerden daha üstün kabul
edilmeleri için yeterli bir sebeptir..
Kadınlar, sezgileriyle her şeyi bilirler. Erkekler ise akıllarıyla hiçbir
şeyi bilemezler.
Kadınlar her şeyi görürler. Göremediklerini duyarlar.
Duyamadıklarını ise sezerler. Dişilik yalnız algı kapılarını değil, bütün
telepati, sezgi,
altıncı his ve üçüncü göz kapılarını açan LSD, Mescaline, Psilosibin kadar
güçlü bir iksirdir.
Kadınların sezgileri o kadar olağanüstüdür ki, onları erkeklerden çok daha
üstün saymamak için hiçbir neden yok.
Sezgi de neymis mi dediniz? Aklın eli, kolu, gözü, kulağı ve burnudur.
Aklın dürbünü, pusulası ve radarıdır. şahini ve tazısıdır.
Kapanı, tuzağı ve oltasıdır.
Sezgi en kurnaz avcıdır. Sezgi olmasa ne bilim ne felsefe ne sanat
olurdu.
Akıl mı? Akıl sezginin uşağıdır. O kadar.YİLMAZ ERDOĞAN
biLge - 12/11/2007 Saat 11:37
Hasret
buram buram
oldu
yüregimde
Kalbimde sen,
ruhumda sen,
gözlerimde yine sen..
Özlem kokan her yerde,
her seyde yine sen..
Kelimeleri hüzne bogan bakislarinin arkasindaki isigi yakalamak elbette ki
zordu.
Gün yüzüne cikarmak daha da zor.
Gözlerinden gözlerime akan
sevda yüklü damlalar arasinda
engel olunamayan bir yastin.
Ilmek ilmek ördügün ask kozasinda ise kocaman bir tebessüm..
El eleydik rüyalarda,
yürek yürege,
can cana..
Sevdaydi
kor ateslerde
usul usul yakan ve olgunlastiran.
Düsündügün diger yarini bulmaya calismakti belki de bütün cabamiz.
Birbirinden habersiz;
kimi zaman ayni havayi uzun uzun cigerlerine ceken,
kimi zaman da uzaklardan birbirini özleyen bilinmeyenler arasindaki iki
beden..
Kimi zaman tesadüflerle kesisen yollar,
kimi zaman da araya giren bir o kadar yillar..
Nihayetinde kayip yürekleri bulan iki insan..
13.09.07
b.c
asimavi - 21/11/2007 Saat 15:06
GÜZEL ŞEYLER İSTİYORDUK ...VE HALA İSTİYORUZ Evet evet kavganın en
uçlarındaydık seninle,artık rüzgarın kanatlarına ihtiyaç
duymuyorduk,kendimize kanat yapmıştık düşlerimizden .seninle yolculuğumuz
başlamıştı bir kez.kanatlanacak ve güneşe yükselecek bir hayaldi bizimkisi
bazen öyle sözler vardır ki söylenmemiştir daha,söylenmemiş sözlerdi
bizimkisi.ve o sözler söylendiğinde gül suları akacaktır dağlarımızın
eteklerinden kan yerine .ve o sözler için eyleme geçmiştik memleketimizin
sokaklarının en çok susduğu zaman fakat son kez seninle büyüdüğümüz mahleye
gitmeye karar vermiştik ve gitik .cadde ve kaldırımlarında kanımızın
kurumadığı mahlemize doğru yürüyorduk ,cocuklar kadar şendik seninle
...doğduğumuz büyüdüğümüz polis kurşunlarıyla evcilik oynadığımız mahlemize
gitmiştik .her bir yeri anılarımızla doluydu ,kiremitli gecekondu evleriyle
resim tuvallerine benziyordu halkımızın sevecen bakışları mahleyi eskiden
olduğu gibi kolaçan edip annenlere uğradık .annen çok güzel yemekler
yapardı hep .ve ellerinin mahreti yoksuluğa meydan okurdu .ama o gün
hazırlıksız yakalanmış ,bizim geleceğimizden habersiz bunun için çayla
idare etmiştik ,o bile bize bir ziyafey olmuştu,özlemiştik anamızın çayını
annemiz bizi hem sevgi bahçemizde ağırlarken ,hemde fana halde fırça
atıyordu .anneydi o,öğüt veriyordu .biryandanda düzene kin kusuyordu .kin
kusması bize güç veriyordu ,dahada yürekleniyordu yani söz uygunsa kavganın
namlusuna hazır bir mermi gibi sürüyordu anamızın sözleri bizi.sonra
seninle çocukluğumuzun geçtiği tepeye gitik ilk kez o akşam o tepede
seninle yıldızlara bakmayı keşetik .bu ilk kez hiseyiğimiz bir duyguydu
sanki .biliyoruz ,biz materyalistiz ama olsun ne olurdu ki,yıldızlarla
dilek tutuyorduk .dileğimiz özgür olsun diyeydi ülkemiz yoksuluk,haksızlık
,adaletsizlik olmasın diyorduk ki biliyorduk esas olan dilemek değil ,o
dileğe gerçek kılabilmek için savaşmaktı.ve biz bunun için savaşıyorduk
,anlımızda ki yaradan boşalsa da kanımız,değişmeyecek gerçek buydu.birde
tepede yıldızlara bakarken bir şarkının sözleri dolandı dilimize
.tekrarlayıp duruyorduk.sanki ve fakat bizden sorakiler de davam etsin diye
orada bıraktık şarkının sözlerini.o sözlerin içinde itilal varıdı,ihtilaldı
düşümüz,düşümüz kanatlarımızdı.ve işte bilmezdeki ondörtlüler bunun için
sabırsızca parmaklarımızın komutunu beklerken ve biz hızlı adımlarla
çocukluğumuzun geçtiği tepeyi terk ediyorduk.belkide bir daha
dönmeyecektik.ama bizleri omuzlarında taşıyanlar son kez türküler
söyleyecek ,halaylar çekebilecekti o tepede o günler hem ensemizdeki ter
kadar bize yakın ve o yıldızlar kadar uzaktı...tepeyi yıldızlarla baş başa
bırakıp şehirin göbeğine doğru yola çıkmıştık.bir kez olsun arkamıza
bakmıyorduk.bütün anılarımızı duvarlara afiş gibi yapıştırarak çıkmıştık
doğup büyüdüğümüz mahleden ne kadar büyük hayelerimiz vardı hatta
mutluluğun resmini bile yapacağız demiştik.mavi boncuklar gibi takacağız
mutluluğu çocuklarımızın hayatına demiştik güzel şeyler istiyorduk,sevgili
şeyler.ve işte biz hayelerimizi birbirimize anlatırken,şehirin ışıksız
sokaklarında kurşun sesleri geliyordu şehirin yoksullarının üstüne yağmur
çiseliyordu ve uzaktaki pazarcı arabalarında uğurlama şarkısı duyuluyordu
en son uykusunda bir kuş ölür ecelsiz derken birbirimizi kayıpetmiştik
sanki ikimizin ortasınada mayın patlamıştı,sen ayrı yere ben ayrı yere
savrulmuştuk.oysa ikimiz tek vucutuk,koparmak münkün değildi bizi
birbirimizden...lakin şimdi bir elmanın iki yarısı misali,ayrı
düşmüştük.tutsaktı şimdi bir yarımız.bir yarımız şehrin en yüksek
tepelerinde yıldızlara daha çok bakıyordu.seninle anlaşmamız vardı.en
yüksek tepelere çıkıp türkü söyleyecek ve yıldızlara bakıp hayelerimizin
gerçekleşmesi için silah çatacaktık.evet sen şimdi hücrenin penceresinden
bakıyorsun yaratığımız ve yaratılacak güzeliklere.ve senin gözlerinin
hepimizin gözleri oluyor ve türkünün söylendiği gibi gözlerinde
çizgilenecek sevdamız yarını,alın yazısı...ve şimdi sana illagal mektuplar
yazıyorum en yüksek tepelerden.yanımda ayakları yalın ayak,gözlerinin
aynasında seni gördüğüm bir çocuk umutla .bakıyor gözlerimin içine ve onun
mahzun bakışlarını selam niyetine yolluyorum mektubumda... umut dimdik.
hakipir - 21/11/2007 Saat 22:50
çına yoksun
viranda to kam bijoro yerini kim alsın
eke bi tari karanlık oldugunda
kam çıla mı beno kim olacak ışıgım
ax na çineyma to ah bu yoklugun
zeryamıda biyo gull içimde yara almişlıgım
derman nebeno sar derman olmaz elalem
mewazeke esta juye nıka söylemeki biri var diye
çutır bowo nasıl olsun
tora wesnan ez sana yandım
xata heskenuda sevgilerden yana
ju to biya wayir bir sen sahip oldun
çına yoksun
na suke mira biya tenk bu sehir bana dar geliyo
gegane sare ho bazen basımı
con son dur alıp gidiyorum uzaklara
to wira bıkın van seni unutam diyorum
xer dür to mıra beno nejli her uzaklık seni daha yakın ediyo
bana
nebono omedyam olmuyo her seyim
vıranda to pır nebono yerin dolmuyo
zeryamıde icimde
adıre zeryamı tore wesono içimdeki ateş sana yanıyo
gere nekon sikayetçi etmiyorum
tore wenaye rındo sana yanmak güzel
tora geseyken taride senden konusyorum gecede
astarude yıldızlara
tae beno war asmende bazıları düsüyo gökyüzünden
xersbon kızıyorum
bi ju to sana benzediler
ax çına ahh yoksun
nızanenake bimiyosun
çutır haskon nasıl seviyorum
negedinon heskonu tora bitirmem sevgilerimi sana
gerde pil büyüttüm
eyro meşte bügün yarın
xata peniye sonuna kadar
bene heskonu olacak sevgiler
juyamı gos bide bitane kulak ver
TORA HASKON SENİ SEVİYORUM
wirameke unutma
kayalık 00,45
hakipir - 29/11/2007 Saat 16:37
ahhh ne severdi sair seni
en güzel kelimeleri bulup birlestirip
cümleler kurup
seni nasılda anlatırdı
bir bakmısız siir olmusssun
seni okuyor saiir
asarak nemlenen gözlerini uzaklara
seni cok severdi saiir
sevgiler sunuyordu gök yüzüne
sana ulasması için
sanki tanrıcaya sunulan sevgiler gibiydi
adeta seni gökyüzünden bekliyor gibiydi
sairr seni severdi
en büyük kavgalarında dahi
seni var ederdi
sen sairin en büyük silahıydın kavgalarda
nede güçlüydü
seni sevmekti saiirin en iyi işi
en tenha yerlerde seni demlenirdi
yanında bir yudum sevgi ile
sarhos olurdu bazen
ve onu dinlemek baska güzeldi
saiir seni sevmekle bozmuştu
basına bela olan karanlıgı
seni ışık yapmıştı
ve yansıyordu yüzüne
bazen derin dalar
seni orda bulur gibiydi
sanki senle zamanı yasıyordu
saiir seninle sevdi bir cok seyi
papatyayı seninle sevdi
bazen cazını popunu mizigin
maviyi sevmeyi sen ögrettin ona
ve en son sevmedigi
mavi elbisesiyle gördüm onu
saiir cok severdi
siseyi kadehi kısmıstı
dedim ya hani
seni demlenirdi bir yudum sevgi ile
nerden bilecekti
düsmenin bitmenin
nedeninin sen ve sevgiler olacagı
saiir seni cokkk sevdi cok
en iiyi tanıdıgı en yakını sendin
ama ona en uzak sen oldun
hic tanımayanda
hicbir seye inanmazdı
sana inandı
dedimya tanrıca derdi sana
ahhhhh sairr severdi
cok sadık sevgisine
bazen napolyon halt ederdi yanında
ask masallarını sevmezdi
hani ferhatt mecnun leyla sirin falan
saiir sevmezdi ask masallarını
sanırım en iyi ask masalının icinde buldu kendini
ve o karanlıkta durması
en cok buna kızmnasından dolayı
o tenha karanlıktan cıkmayacak gibi
saiir sana yanmıstı o zamanlar
simdi külleniyo
sanırım son iş lodosa kalacak
sen saiirsiz bir kent bıraktın bize
yüzündeki güzellikte sana kalmasın
ahhh
saiir seni cok severdi
hakipir - 30/11/2007 Saat 16:11
şehrimiz
kacışlarımızın sonlandıgı yer
ülkemizden sürgüne geldigimiz
ilk mülteciligimiz
bu sehir resim albümü gibi
her sokagında girerken
albümlerin sayfalarını cevirir gibi
o eski dostlarla güzel anılarla karsılasmak
sehrimiz
icindeki gecmiş
kurtarıyor beni saplanmalardan
kırgınlıgımı onarıyor
bizim sehrim
gidenlerin ve gelenlerin
beklenenlerin
ve henüz cok bos
sayfaları var bu albümün
bu sehre ögretilmis
dostlukardan
resimler gerek
asimavi - 30/11/2007 Saat 22:07
….tanıksam!
bu coğrafyanın kimliksiz gülüşlerine
çocukların atlı karınca düşlerine
sevgililerin hayalperest öpüşmelerine
sessizlikle örülen çığlıkların donuk gözlerine
bilir misin
bilmez misin
….burası
Medeniyetlerin beşiği
Kadim aşkların toprağı
Barışın fidelendiği yer
Burada hiç bir savaş kazanmadı
Dudaklarında kızıl saçlı kızların güvercinler sevişti
….Sen öyle
uzaktan ahkam kesmenle
“kıldan ince kılıçtan keskince”
Hiç yaşadın mı benim gibi
Acıyla beslenerek binlerce yıl
Yeniden doğurdun mu kendini
insanlığın tarihi aşkına
Oralarda biraz dur!
Tanıktır toprak.
Önce dinle!
sonra
beni vur!
… Tepeden tırnağa ihanetle kurulan…
Ne cumhuriyetler görmüştük…
darağaçlarında kuruldu halkalı salıncak…
“iyi çocuk”lar adam asmaca oynayacak…
çizmelerinin tozları silinse kan fışkıracak…
en alaycı yalanlarla demokrasinin sivil zinciri…
cayıldı verilen bütün sözlerden söz senet değildi…
kedi ile farenin ortak stratejisi olur mu
ben zembilsiz göklerden mi düşmüştüm
potalarda eritildim sesime inkar çivisi çakıldı
ses düzeneği olmayan bir dil yüzünden…
bakışlar yepyeni bir çığlıktı
bakışları aşk duyumunun kıvılcımı sanırdım
duyguları da ateşli bir sevişmenin tutuşan fitili
ayrılığı da acının anlamsız kaderi yar…
dil oldu cehennemlerde öğrendin mi?
….
Hangi tanrının adaletiyse…
Üç dil biliyorum Yarım yamalak üç dil ile
….tanımsız bir cinnet…yaşıyorum
Türkçe’nin öz Türkçe’sinde
Kürtçe’nin kardeşlik Türkçe’sinde
Türkçe’nin dağlı Kürtçe’sinde
Yadsımanın
………….açıklaması
…………………….hangisinde?
…burası pimi çekilen coğrafya
Havar (imdat) sesleri ile Ağlıyor duvarlar
Doruk duyumla coşuyor copçular
ne şarkılar besteliyor popçular
…çatalın imgesel ırkçılığında
bıçağın savrulan linçinde
nefretin öldüren kininde
insanlığın en son dininde
çatladı Ahmet kayalar…
sorgunda sorgusuz
yakılmalı oruspular…
fetvalar…yeni fetvalara fetvalar çıkarmakta
fetvalar…yeni fetvalara fetvalar
fetvalar…yeni fetvalara
fetvalar…yeni
fetvalar…
fetva....
ah usta
yaşatılmayan çocukluğumun cehenneminde
madımaklar da hiç benim gibi…yakıldın mı?
Alev alev tutuştun mu meşalelerde
Öldürülen iklimlerin ekolojisine inatla
Dillerde dönmeyen sözcükler de… suskun
yok olan bir erimeyle
Adsız varlıkların bilimsel kısırlığında
statikleşen devinimde de
antagonizmalar
milyonlarca..
...suya dökülen hayallerdeki mesnetsiz yalanla ….
…küreselleşen talanla…hey
havanda su dövülür mü
….Ben Mezopotamya
Anadolu ilk göz ağrım
göz yaşlarımdan yaratığım cennetim
….
Şimdi söylesene
-Ölü serçelerin tüyleri yolunur mu
-Yada kesilir mi kulakları bir ölünün
…. onursuzluğun tüm savaşlarında
kural ayakların altına serilen muz kabuğu gibi kaygan
sanki insanlığından utanmayan bir hayvan
tenimde kül izleri… ahh… jeriko
küllendirildi vatan…
insan insanlaşabilir mi
sokaklarda başı boş dolaşan mayına döndü yaşam
böylesine tezat bir aşk…olur mu
sanki aslına dönüyor insan
ihanet kaldırımlarda apaçık sevişmekte
kukuletasından fırlayan solcurkçılar devşirmekte
yasadışı yollarla kulaçlama yüzdün mü havuzlarda
gizli çete kurmaktan sorgulanarak…karanlıklarda
her gün örgütler derinlemesine örgütlenmekte
örgütçüklerin örgütünü kurdun mu
köleci Roma’ya baş eğmeyen
Kommagene krallığının evrensel dininde
güneşin doğuşunu gördün mü…?
Mezopotamya’dan Anadolu’ya ışık salmakta
….utanmazlığın kitapsızlığında kıyın
kırlangıç kanatlarında şahince havalanmakta
süzülerek büzülerek gökyüzünden
martı taktiğiyle balığa dalışı gibi yani
derinlemesine dalarak…
özgürlük mavisine …
en derinden kükreyen sırıtmaya inatla
tek göğüslü savaşçıların öpülesi göğüsleri aşkına…
eytişim demokrasilerin sarhoşluğunda şaşkın
kafanı kıyak tutarak…nar mayhoşluğunda
kibrit olup tutuşarak
…
bülbüle dikensiz gül dalı oldun mu
tüm karanlıkların …çağına
inadına inat etmek …
kanarya sarısı tadında
Kürt kırmızısıyla öperek
Efeler diyarından bir kızı hey…
gülümseyerek
vatan aşkıyla bağrına basmak
Karadeniz takalarıyla balığa çıkmak
güvertesinde
çıldırasıya
Keçi dansı yaparak …
Maykop ülkesi
Onurun Adigesi
içimdeki aşk kadar güzelsin
Haykırıyorum
okyanusların sınırsız maviliğine
“İnsanı sevmekle başlayacak her şey
Dünyayı güzellik kurtaracak”
….her şey beyinde oruspulaşmakta
oruspulaşan beyinlerde salyalar salkımlarca akmakta
yeryüzündeki tüm kadınlar bu sözcükle kırılmakta
“Kürt kızları çirkinliğindeki dağlardan” geçtin mi
öyle dağlarda varmış zirvesi hep karmış
Kürtlere nefret edenlerce keşfedilmiş…
Gülesim geliyor trajikomik kahkahaların en oruspu nefretine
Irkçılığın film setinde kan seli akıyor jen(erk) ler…
Dağları kırmak hayali betimlenmekte
Tırnak ile eti ayı(rt) an maharet…
okutulmakta… Alanlarda ders olarak
aydınların törpülenen beyniyle aydınlıklar
karanlıklara bürünmekte…
Anasının rahminden doğuşun eşiğine gelen çocuk
sakın doğma fırlama olacaksın yada insan
burada insan kanı çok ucuz karanlıklarda vurulacaksın
fırlama olamayacak güzellikten doğacaksın
doğarsan annen sensizlikten sonsuza kadar hep ağlayacak
...
Ana-dolu-yum
demokrasi(..!) getirten faşizmler de gördüm...
Evrenin herhangi bir gezegenin de
Gezegeni sahiplenen evrenler de
…Bedenimde sınırlar çizen…
bölüp yönetip yok eden
kafatasçı kafayla kafasında
Soykırımlar düşleyenler de…hey…
…yeni bir dünya uslamlanıyor
beynimde ayaklanan yakın bir tehlike
gecenin en karanlık vaktinde gel sevişelim melike
tespih çeke çeke ….
Yeni bir tanımdı beni öldüren asıl tehlike
Sırtüstü yerlere serip kendimi patlayacak kadar güldüren
Trajikomik söylemin çıkmazında Alaya tutulmuşum..
Dünya bir kumaş gibi ölçülerek biçilmekte
Sarhoş saraylarda Serilerek ipek halılara…
bölmek isteyeni paramparça ettiler…
dünya hali sonra hediye ettiler
ben demokrasi…
emperyalizmin korku seli
bugün geleneksel yanım biraz depreşti
meclison! ! !
bana iki porsiyon faşizm getir
bol sulu olsun birde soğuk ayran bol tuzlu olsun
yeni cumhuriyetimiz muzlu olsun
sütü de az olsun şekerini de unutma
….
(devrimlerin erotizminden fırlayan cinsinden
kutsallığın seksüel eylemi ise sinematik olsun…
vatan bölünecekti ki…
darbelerin bekçisi kızıl elmanın linç imgesi
er meydanlarında bayrak bayrak ayaklandı
Mızraklı ilmihal…
aklı hırsızlanan zavallı gül Nihal
Yedi düvele çekilen kutsanmış kılıçlar
Bedenimde mi bilenecek
Çarkçının çarkına kim pedal vuracak
yalan söyler mi
vatanına vatan katanlar
vatanı özel mülkiyeti sananlar
…..
pragmatizmin en dalkavuk gülüşüne kompliman yapıyor
allı pullu erosla derinlemesine aşk yaşayarak
ihanet soytarılığı kirletiyor sevimsiz pişkin cakasıyla
ah kızlar… sizler için içim cızlar da cızlarım sızlar
ortadaki kakasıyla renkli ölümlere uğruyor insan
sığmıyor bir yere bu yılkı dekoltenin en yüksek rekoltesi meydan aşkları
iç gıcıklayıcı kan hızlandırıcı cinselliğin ayaklanan en seksi
olimpiyatları
kedi oldum olalı bir fareyi okşar gibi seni okşayamadım ki…
kedi fare oyununa döndü hayat…sloganlar bayat
Türkçe’min sözdesiyle atomlarım parçalandı…
atomlarımın Neronları Sezarları yakacaklar Roma’ları
nerdesiniz öz-demin hezonları-mezonları
Kürtlerin iş mevsimi sezonları…onur kırılmaları
tırnaklarımın kanı beynime çekildi…
“insan sürüleri sadece çoban değiştiriyor”
“soğana benziyor insanlar”
her kat kabuğu bir yüz yalanlardaki çok renklilik
vatanı sevmem için Türk olmam mı gerekiyor
yetmiş iki milletin yetmiş biri eğri
yetmiş ikiden biri doğruluğun lideri
parçalanmışlığın böyledir kaderi
titre de damarlarından kafana biraz kan aksın
belki sende benim gibi kendini yakarsın
okumakla öğrenilir
duyularak yönlendirilir
yalanla kinlendirilir
günü gelir
bir kibrit çakılır
vatan kuru bir dal gibi yakılır…
utanmazca
arsızca rant hesabıyla
vatanseverlik zırhına bürünür
işgale uğradı insanlık
Volga’nın şehvetli akışına bak
Dicle’nin Fırat’ı öpüşüne bak
Kızılırmak deltası kurumakta
Kimin umurunda…
sırtımda kamçı izleri…
”gölgeler gölgelendi”
Nazımın solmuş gözleri
Öteki-lendi(m) …
mintanım kan
şeytanın tam şeytan
Peki neren Müslüman
Öl-dürülüyorum emeği çiğneyen yalanla
savaşın bitmeyen senfonisi çalınmakta
bir solucan gibi kafamı ezerek
kuraklaştırılan iklimlere terk edilerek
buysa yaşam inadına olsun
en anarşist bir hınçla saçlarım dalgalanmakta
isyana durmuş kahraman edasıyla
yalayarak özgürlüğün rüzgarlarını
sloganlaşıyorum şimdi…
kahrolsun zulüm…
…
hadi gelin beni öldürün
ben hem gülüm hem bülbülüm
aşkı yaşatan dikenli bir dilim
…
kırlangıç kuyruklarının saçılımı
alenen tahrif ve tezyif etmekte…
kafataslarından kaleler örülmek istenmekte
dürümlemesine defterin dürüldü mü senin
…
çığlıklarım binlerce yıl dilsiz…
öldürülüp gömüldün mü kefensiz
ölüm yaşam ikileminin didikleyen dayatması
hangisi gerçeğin fingirdeyen saçması
bu ikiyüzlü bir yalandır
varlığımı sarmalayan talandır
insanlıktan arta kalan tarihsel aldatmandır…
ey kudurmuş sözcüklerin şarlatan şairi
genlerim(n) e işlemişse ihanetin ezberi
hiç bir kehanet değiştiremez beni
en iyisi…
soykırımla hallet sen beni
…
anlayacağın şey
anlamayacağın kadar kütük kafan
“ben bir nehru muazzam olmuşam
kurak deryalara çüş etmişem heyhat”
deryalara çüş etmişliğim muzırlığımın en ince sanatı …
neden seni kanattı bu mudur suçum…
kanım pozitif hangi grup hangi ırka ait
sayın bilimciler suyun kaldırma kuvveti
ırkçı mi yoksa bölücümü
bilmezseniz nasıl kurtulacak vatan
sayın diyorum size henüz yasaklanmadan
…..kana doymazlıktan
birazda tarih yazarsınız yalanın mimarisiyle
savaş sanatından da anlarsınız talanların espirisiyle
her şeye çaresiniz
“çare-sizsiniz”
tuz bitse tuz gölünde
tuz bile olursunuz yemeklere
…
solculuk oynarken faşizm
parada kilitlenmiş fetişizm
zevk’ u sefada dizginlenmeyen sadizim
körebe…
köşe kapmaca
demokrasideki özgür aldatmaca
çocuk oyunları kirleniyor…
her şey
sanki çocukça
çocukluk aşkı gibi
mızıkçı
…usanmaz
ve uslanmaz yaramazlık yapmakta
kılı kırk yarar
demagoji sözlüğünü tarar
…
bir kutsal zırha bürünür
bulur kendisine bir Atatürk
buna dayanır teori
tek din
tek ırk
Nerden çıktı bu Kürt
Hırt…
İnkarın zırt pırt
Mizahi dergiyken fırt
Öldürüldük dink dink
Otuz milyon Kürt oldu “dağlı Türk”  Kürt)
…
çıldırmamak elde değil ki…
kafama meteorlar düşüyor
en yoğun yıldızlardan da ağır
galaksilerde kurulurken yeni devrimler
kumdan örülmüş bütün kaleler yıkılıyor…
derinden geliyor sesler derinden
devlerin en derininden
maceramın aşkıyla öldü çocukluğum
….
'Neden Türkiye cumhuriyeti
Türk cumhuriyeti olmalı
Ye-si mozaikleşiyor mozaikleşme
Bölmeye zemin yaratıyor'
….
En hain gülüşüyle faşizm solculuk oynuyor
Bir yıldız koyuyorum birde ay
ayaklarının altına da bir kay-kay
artistik danslarla beraber ırkçılığı yay
sonsuza kadar yerinde say hay-hay
Her şey noktaların gizindeki çirkinlik gibi…**
****utanmasam yıldızların dipnotunu
bu şiirin hikayesine düşerim…………
ve o zaman asıl ihanetin kalbini deşerim
….. ötüyor papağanların küfür şarkıları
bölmeye olan katkıları…
…………………………..
ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha
kahkahaların öfkesinden patlamasa karnım
daha çok yazacağım hiç saklanma ey kıyın
…………
…………
Hızlı türeme….
Ve bu ülkeyi bölmek için
Kürt diye bir soy türetme ***
…
bir çocuğa
şeker yerine on üç mermi verilir
“karanlıkta koca adam gibi görünüyordu”
denilir..
“fironcî nanekî tirkî bide min-1”
…
görülmüş mü böyle acayip bir şey
“kırk çürük yumurta bir yumurta etmez”
bir yumurta kırk çürük yumurta etmez
….
O yumurtadan bir Kürt çıkarsa
Kimine göre…
O yumurtada beş para etmez
Ay lo dılo kırına te çıma bılbılo
Çizmeyi aşma derinliğinde boğulursun
susturuldu devingen ekonomilerin sempatik yüzü
dört kalıp buz koyun kafama Müslüm yanıyor
İbrahim peygamberin şehrinde yeni İbrahimler doğuyor
haylaz dilim dinlemiyor beni
dilim yerine tutunuz bedenimi
….
bu ateşi söndürün artık
hiç kimse öldürülmesin artık
insanı çarkları döndürün artık
yazık çok yazık yetmez mi bu kadar kazık
seksek oynayıp sekeriz
bin yıl olmadı mı beraberiz (acı çekeriz)
1071 de sen geldiğinde
Ben Mezopotamya da
bir çınar kadar köklüydüm
insanlıkla yüklüydüm
flörtüm Anadolu dedim
ne oldu şimdi sayın kardeşlik
Turancılık mı hortlanan…
Kızıl elmaları okşaman
Güneş dil teorisiyle yok sayılan
Milyonlarca …
Olmayan beni hainlikle damgalaman…
çelişkiler yumağı değil mi
beynin zorlanmakta
beni horlamakta
Sözcüklerin mi bitti
En iyi Kürt ölü Kürt’tür deyip kesip attın
Zaten kısır değil miydi sence bu dilim
Yirmi kelimelik baraka bir dildi kullanılan
Yumurtlarken bir tavuk bile dilimden çok türetirdi
Gak gık guk gıd gıdak biraz özgürce yumurtlasak gibisinden
……..
sözlerim bölük pörçük dilim kanıyor
kardeşlik harcını kimse karmıyor
böylesi kardeşlik beni sarmıyor
hangi kitaba sığar başıma kaktığın cıngar
“serê golê nan û pîvaz”
ne tûmbeleka te heye ne saz
tu bûye kaz oxlî kaz
…
ey deli Tayyar sen misin ortadaki hıyar
Kürtün hobisi
Türk’ün fobisi
Rantın kobisi
Avrupa’nın lobisi
Çocukların sobisi
Söylesene
Ölümümü kurgulamaktan başka hayallin var mı
en vahşetli yöntemlerle tarihte iz bırakarak
varoluşun bir hataydı diyorsan
tanrı katında hesaplaşalım mı
….
unutma
bu günün alaycıları
yarının yalakalarıdır
burada Allah yok
peygamber izinde
sorguların adaleti
sorgucuların falakalarıdır
kral soytarılığının asaleti
sivri dillini ağzında taşır
çaktırmadan diliyle kaşır
muhalefet kitleleri ayaklandırır…
kraldan çok kralcı olanları sallandırır
ma tu çıma nabînî
ma ronahiya te nîn e
guhên te nabihîse ma
ma dilê te kevir e
…
Faşizm solculuk oynuyor
Usulcacık
İnsanlığı kirleterek
Köhnemiş karanlığında
Kanla sulayarak Demokrasi çınarını
Ne denizlerin mirası ne aslanların yüreği
Ne mazlumların ahı ne insanlığın inanı
ne ustaların mahiri ne kayaların kaypağı
ne Karadeniz de ölümle yakılan meşale
.....
Anadolu zindanlarında ruhum uğruyor işgale
Hiç bir şeyin yok mudur yarını
Kurtarmak için günü
Sırıtarak…
Bir yıldızın keşfi bile yok sayılmakta
Güneş balçıkla sıvanmakta tuvallerin sırıtan kahkahasıyla
İnsanlık bilimsizlikten kaykılmakta
Sosyoloji mosyoloji bahane
Bir Türk dünyaya bedel
Sence Bu çok mu şahane
ey cinsellikten esinlenen sosyolojik orgazm
sen dünyayı yakacaksın
….
Bakmayın siz böyle çağırdığıma
Keşke karanlığa bir kibrit çakabilsem
Sözlerin havada gölgelendiği iklimlerde
Donkişotlaşsam
Zaferden zafere koşsam
Buralarda Şairlikte hava
Dizelerin içi kaynar yerinden fırlar durmuyor ki sanki cıva
İnanmayın sözlerime sarılmayın dizlerime
bakın gözlerimin içine orada gizlenmiş savaşların tarihçesi
Tarihin aynasında buğulanan aşklar dans etmekte
Düşünün aydın zekalardan üreyen bilimle
Aklı başında bir Nuşi Revan adaletiyle
Vicdani kalplerde demokratik bir kanaat ile
Gökyüzünün maviliği kadar netlikle
yağmurlar kadar bereketli bir özgürlükle
İstersen yeni kavramlar türetelim
Eskilerin gerekçeli polemiklerinden uzak
Net olmalı yaşamın en insanı yanı…
….
Anlamlar yitiyor diye İnsanlığımızda yitmeli ki
Cennet bahçeleri yerine cehennemi önerelim
…
ne dersiniz
bugünkü ilk dersimiz
“ne mutlu türküm diyene”
demeyen hainlerden misiniz
gerçeklik zaten hayaldi
şairlerin türettiği en ince yalandı
Fransız kaldık biz Fransız
Fransız’dan daha Fransız
devrimleri düşleyen
Çırılçıplak bir tendim
gelen çizdi giden çizdi
Artık sınırlarla belirlenen bir küreydim
Düşlerimin mistik kıyametini bunaklığımdan unuttum
Yada çok sarhoşluğumdan kendimi şişelerde kuruttum
Fıçılarca içmiş sarhoş bir Fransız sömürgesi gibiyim
Anlayamayacağın gibi ben artık günah işliyorum…
cehennem varken cennete yer kalmaz
söylesene deli Tayyar’ın ruh ikizi
hahahahahahahaha
Ankara Bahtı kara Ankara
El aleme olma makara
Nede olsa bende bir taş koydum bu toprağa…
Unutun mu yoksa balık hafızama güvenerek
Sevincinden zil takıp oynayarak
Göbekler atıp kudurarak
Beyninde doruk duyuma ulaşarak
Ne hakla kirletilir insan
Ve yaşam ne hakla öldürülür
Tanınmaz haldeyim….
Zalimlerden çok çektim
Yaşlı bir bunağın bastonunu araması gibi
Yeni Nemrut’lar arıyorum
Sizin için sustum şairler…
Beyninizin en kıymık imgelerini konuşturun
Dinozorların aşkı adına siz susmayın
Acımak kör hançer gibi deşiyor yaralarımı
İnsanlıkla yaşayın kin kusmayın
Artık Şeytanı defedin ruhunuzun önyargılarından
Komplekslerinizi şiirle yıkayın her imgesi bin cennet
İnsanların yüreğinde umutlar büyütsün
Beyninizin artçı depremlerinde sözcükleri sıralayın
Tasfiye kalıplarını heykeltıraşın potalarında erittin
Yeni yaratımların kardeşlik heykelini meydanlara dikin
Gülümseyin
Umutla aşkla
İçten içe doluşun barışla
Güzelliğin derinliğine varın
İnsanı insanlığınızla karın
Aşksız sevişmelerin kudurgan tafrası gibi bencil
Erkekliğin alta kalan gizli yarası gibi aptalca…
Kini büyütmeyin
hiç bir vatan taşıyamaz
Bin yılların hatırını anlarsak kimse bizi kaşıyamaz
Yaşamı öldürüyoruz bilinçsizliğimizin karmaşasında
Devingen değişimlerin en olumsuz ihaneti değil mi
…
Güvercin kanatları yolunur mu hiç
…
Bu dilimi eşek arısı soksun
Bilimsel milimsel yoksun
Kızıl tilkilerin soy tarihide
Şilan a sevdalanan kelebeklerde
Köyler de çeşme başlarındaki kızlar da yok
Ormanların kızıl kıyametini gördün mü
Alev alev küreyi bile ısıtmakta
“Nake nake
serî kire taki
berî da simaki
….
Yoksul bilincimde ne serüvenler yaşanmıştı…
Karanlıkla kuşatılmış tüm günler yasaklanmıştı
Her an yok edilirken yaşam dağların kuytularında hep üşüdüm…
Sallanırdı dalları fırtınalarda özgürlük ağaçlarının
Aklımda akıl donmakta
vicdanların en adaletli adaletsizliği bedenimde yaşanmakta
…
Yine yaramazlığım tuttu dilim haykırmakta
Hiç acımadan anıları ektim bu tarih değil mi
Yıldızlar tanıktır yalnızlığım değimliydi özgürlüğüm
…
ey dünyadan kopuk şair
kudurmuş Tahir
boşuna mı öldü halkını seven mahir
statukocu insan kaşır
“kamyonlar kavun taşır”
vagonlar paletli oyuncaklar
oyuncakların üstüne kurulur toplar
fitne fesat yüreklerle manşetlerde
yazılan her dize benziyor yeni bir dine
çatal uçlu okların vınlayan doğması
köhnemiş ideolojilerin bilim teranesi
timsahların yası zulümlerin kasrı
şarlatanın foyası basının boyası
en acımaz haliyle hançerlerin pası
saplanır gökyüzünün mavi renklerine
gri tonlar kuşatıyor barış serçelerinin cıvıltılarını
sayrılı bir ömür sancılanır beynimin uslanmaz dilinde
kanırtılmış yaram suskunum kuşkunum
bir öyküdür tutturmuşum dağlarda yankılanır
aşk dediğin yalnızlıksa acıuuups bilenir
felç yemiş dilimin kemiksiz yalancılığı
aptalca bakıverir fal-taşı gibi gözlerim
kanırtılmış yaram suskunluğum yok oluşumdu
aşkının tutanağıydı dudaklarına konan dudaklarım
ruj izleriydi ölüm fermanımı imzalayan
beni hiç bir zaman anlamadın ki sen
yapraklar düşüyor çürür
toprak kırılıyor üşür
özümü var eden hamur
yağmurla beslenir başlar hayat
bu tutanaktır…
çatık kaşlı suratlara rehindir
…
emperyalizme biz bedel öderken…
sen tek başına dünyaya bedelken
kırk milyonlarca…
mantar gibi yerden mi bitik birden
…
bu kadar ucuz mu bayrak
şovmenlerin ellerinde kirlenerek
her bir şovmen bir vatan mı demek
ne mutlu türküm demeyene hain demek
ne hakla bana küfretmek
hangi vicdana hangi adalete dayanarak
hangi kitabın hangi ayetine sarılarak
yazılıyor fetvalar okunuyor fermanlar
rantlar yalanlar bahaneler talanlar
Paralarına para katanlar…
coğrafik kardeştik
iklimsel aşktık
.....
ne mutlu kürdüm diyene demenle kürt olacaksan
ben genlerimdeki kürtleri türkleştirecem
…
analar anası toprak
var mı senden başka sığınacak
sen doğurdun canım sana feda olacak
insan olan insan yalanlara kanmayacak
bu toprakları tekeline aldığını sananlar yakacak
acımadan vicdansızca kör sağır bir ihanetle
adaleti olan cehennemleri aratacak
kaçıncı orgazmın isteklerinin doymaz iştahıyla
bir dilli ırmaklara bırakarak yok edemezsin
dilin önemini çok iyi bilensin
yok oluşumu yok sayarak beceremezsin
neden peki bilimden ürkersin
ben yoksun dedim mi senin gerçekliğine
ki gerçekliğimi hazmedemezsin
hangi mantıkla açıklanır renklerimiz
burası kadim aşkların toprağı
bin yıllık kadim bir aşk yaşanmakta
kitap gibidir çarpar adamı
damdan düşersin
haraptır halin
hallaç pamuğuna dönmüş yüreğin
kendini aklayamamakta
alaylarınızla ne kadar asilsiniz
kainata sahiplenen şaşkın delisiniz
tek başınıza dünyaya bedelsiniz
ben kökü kanlı sulanmış Anadolu da
her bahar topraktan fışkıran kardelen
bulutlarda yağmurla doğan özgürlük
ve uçurtması vurulan çocuk iken
ağzınla kuş tutsam
ağzım değildi dersiniz
neden böylesiniz
ey uluyan kurtlar takımı
kanla mı beslenirsiniz
kasırgalar kopuyor
neden tıraşsız gezersiniz
siz beyefendisiniz
çöpte ekmek toplarken beyaz sakallı ihtiyar
utanç duymazsınız
elleriniz kanlı
elleriniz kirli
derinden gelirsiniz
gıdanız kan
al bayrakla gizlersiniz
işiniz bu
demokrasi tekerleğini çomaklarsınız
bir dakika bile sabretmezsiniz
siyaset cambazısınız
her cambaz bir ipte oynarken
sizler kırk ipte
literatürlerde
alt üst olur bilimsel normlar
partilerin kar hesabındayız
bu böyle gerekir sevgili halkım
bu benim özel mask’ım
ironik lirik duyguların ihaneti
simetrik kafaların fetişisti
erken gelen bahar gibiydi muhtıra
erken açıldı sinemalar bahara durdu papatyalar
bu sezon maskeli balo filmleri furyası
sanat yeni kavramlar aramakta
bilim yeni tezlerin teorisini yazmakta
tez
antitez
sentez mi olmalı
sentez
anti tez
tez mi olmalı
hesabı yapmakta
solculuk faşizm oynuyor
sandıklara yeni filmler aramakta
Kürt aklımla Türk olayım
Maksat Genlerime inat olsun
Bu zihniyetle bu ülke bölünecek
Sansürledim kendimi noktalarla…………
bölücüysek biz bölmedik karpuzu
su kenarında toplardık yarpuzu
karnımız doysun diye umurunda mı
kimyasal bomba atıklarıyla
ne sağlam bir el kaldı ne bir köz
elimizde sadece kalan bu iki söz
oda öz be öz
acılardan kanayan iki göz
birazda bizde kabahat
hep ararız ayrıcalıklı bir şatafat
şatafat bulamayınca eyvah! ! !
başlar yalanlı naralar
önümüze geleni karalar
gemilerin konakladığı
ak süt liman biziz…
ey
sol
kol
hani o evrensel yol
devrimin dinamiği
dilinin kılarını cımbızlamak mı
biliyorum hem de çok biliyorum
sanırsın böyle yaranırsın korkulara
hiç bakma sağına soluna
sevgilindir gir faşizmin koluna
senin yaptığın sanat
benim tavukçudan aldığım kanat
film çevir Amerika’yı devir
Amerikanın şahsında
Bir sağa bir sola Evir çevir
Yorulmazsın geviş getir
İstersen biraz zihnini kanat
Kirlenmiş mi kan
Ah vatan kendine Kerkük kat
Kan tacirleri
İhanet yalanları…
ölen gençler
meydan kahramanları...
….
Zincire vuruldu dilimde şiirleşen her çiçek
Şiirine daha ne zaman girecek
Tanrıdan ilham geldi bana
Herkes beni peygamber bilecek
Bu bir gerçek
bu ülkeyi bu zihniyet bölecek
şiirinde yok o çiçek
romanında
biliminde
sanatında
filminde
argo kabadayılık dilinde bile
her şeyin sende
kendi evreninde
dilin zehirli orkide
kimse gizlemesin yüzünü
maskeler düştü
ne çirkin bir surat
……….
ben yokum şiirinizde
sevdam yok
aşkım yok
hep sen
vatan sen
insan sen
kahraman sen
sap gibi ortadayken yok sayılan milyonlarca ben
neden…………..neden……neden
bu ülkeyi ille böleceksin sen
tanrıdan alırım ilhamı
burası
Lazların lirik şarkısı
kuşların kızıl deltası
Munzurun doğal harikası
İnsanlığın Mezopotamya’sı
Anadolu yum bir ben bilirim
Tüm tanrılar burada savaştı
Bütün nehirler halkların Gözyaşlarından oluştu
................
................
Chaos - 1/12/2007 Saat 21:39
acılar kaldı heybemizde
geride bıraktığımız ölümlerimiz..
ufuktaki karanlığa kendi ışığımızla gidişimiz..
acımızı paylaşacak, avuçlarında ağlayacak birileri olmalı..
uzak değil içimizde varetmeli ışığı..ve güneşi..
öyle ya, güneşte yakar yüreğimizi..
ne desem bilmiyorumki?
biLge - 2/12/2007 Saat 02:11
Kefene sarilmis duygularin cehenneminden bir kor yakiyor icimi,
Her umut cocukluga ac
Varsa bos bir dösek
Az yüregime ac!
Koca bir sonsuzluk
Koca bir onsuzluk
Koca bir susuzluk
Cokluk?
nerede?
Yokluk?
nereye kadar?
Yeni anlamlar katabilmek icin imkansizliklara,
Cöpe attigim kelimelerim-anlamlarim var.
Careyi soguk duvarlarda arayislarim..
Alistirmaya calisiyorum ruhsuzlugu ruhsuzluguma..
Hangi hecelerle telafuz edilir ask?
Benim seslerimde koca bir yalnizlik var?
Peki sen,
hic yalnizliga birseyler anlattin mi?
Sus bence..
(roniya bacima) sakin olaki sen hic susma (:
[tarihinde düzeltildi 2/12/2007 Saat 02:12 Yazar biLge]
baliserli - 7/12/2007 Saat 23:22
| Alıntı: | botan nickli üyemizin siiridir.
isterdimki,
yeryüzü çiçeklerin
gökyüzü güvercinlerin olsun
güneşin okşadığı her yer
bahar bahar çiçek koksun
isterdimki,
gökkuşağı olsun sevdam
sarılsın umutlara
bulutlara uzansın hür düşüncelerim
her tarafta barış, dostluk, kardeşlik olsun
dünyada ne kin kalsın, ne de düşmanlık
bütün kalpler sevgi dolsun |
tutkigecedir - 9/12/2007 Saat 02:33
meraklarımın en üstündesin..
anamurun muz kokusundasın belki..
yada erzurumun -40 derece souklarında
kuduz mikrobu saçıyorum hasretinden
meraklarımın en üstündesin
uykulardan dirilde gel
tek eylemin gelmek olsun
çünkü adım gibi eminim sana vurgun olduumdan...
devam ederiz..
tutkigecedir - 9/12/2007 Saat 02:38
meraklarımın en üstündesin
avucuma çizdim seni,
pabuçlarını ters giymiş çocuk gibiyim
bi zahmet gelde düzelt beni gülüm..
prens62 - 9/1/2008 Saat 14:01
MUNZURUN KIZI
BİR BAHAR GÜNÜYDÜ KARŞILAŞMAMIZ
ÇİÇEKLER HAVAYA ALDANDIĞINDA
BEN SANA ALDANIP AÇMIŞTIM YÜREĞİMİ
İÇİMDE BİR TİTREKLİK VAR
ÜŞÜDÜĞÜMDEN DEGİL,SIRTIMDAN VURUP GİTMENDEN
NE ÇOK SEVDİM SENİ BİR BİLSEN NE ÇOK
TİTREYEN YÜREĞİM YANGIN YERİ ŞİMDİ
VE SEN,ÇOK UZAKSIN BANA ÖYLE UZAK Kİ
SÜRGÜN ÜLKEM DERSİM KADAR UZAK...
ERKEN GELDİ UZAKTAN EL SALLAMALARIN
DELİCE AKIP GİTTİN YÜREĞİMDE MUNZUR KADAR DELİ
BU YÜZDEN MUNZURUN KIZI KOYDUM ADINI
HASRETİN BİR KENGER TADINDA ŞİMDİ
DOKUNDUKÇA KANATAN,
KANADIKÇA İÇİME AKITTIĞIM HASRETİN
NE BİLEYİM ÖLÜMÜN SENDEN GELECEĞİNİ
KİMSE ANLAMIYOR ARTIK BENİ SENDE ANLAMADIN
ÇEKİP GİTTİN ARDINA BİLE BAKMADAN
HOŞÇA KAL DEMEDEN ÇEKİP GİTTİN
BİR PEPUK KUŞU ANLADI BENİ
DAYANAMADI ACILARIMA SUÇUNU ÜSTLENDİ
BEN ÖLDÜRDÜM DİYORMUŞ GİTTİĞİ HER YERDE
BİLMEZMİSİN Kİ UZAKLIĞIN KADAR YAKINIM SANA
UZANSAM TUTACAK GİBİYİM ELLERİNİ
GEL NERDEYSEN GEL, AŞKIMIN CELLADI MUNZURUN KIZI GEL
GİDİŞİNLE ÖLDÜRDÜN BENİ,BARİ PEPUK KUŞUNA ACI
BEN ÖLDÜM O YAŞASIN İSTİYORUM
SANA OLAN SEVGİMİ HAYKIRMASI İÇİN YASASIN
BAŞKA SEVDALARA TANIKLIK İÇİN YASASIN
BİKEZ OLSUN BEN ÖLDÜRMEDİM DİYEBİLMESİ İÇİN YASASIN
VE SENİN NEKADAR KALPSİZ VE YÜREKSİZ OLDUĞUNU HAYKIRMASI İÇİN YASASIN
[tarihinde düzeltildi 10/1/2008 Saat 13:34 Yazar prens62]
prens62 - 10/1/2008 Saat 10:30
BEN SANA MAHKUMUM
BEN SANA MAHKUMUM BİKERE
BİLE BİLE HAPSOLDUM BU SEVDAYA BİLE BİLE
UMUTSUZ BİR SEVDADIR YAŞADIĞIM BİLESİN
NE YANA ÇIRPINSAM BATIŞIMI GÖRÜYORUM KENDİMDE
YÜREĞİN MAYINLI BÖLGE DALIVERDİM BİKERE
SAĞ ÇIKMAK ÖMRÜMÜ ALIR BELKİDE
AMA BEN DERSİM ÇOÇUĞUYUM
ATAMDAN BİLİRİM YASAKLARA KAFA TUTMAYI
KAÇ AŞKLAR YAŞAMIŞIM, KAÇ YASAĞA İSYANIM VAR
KAÇ ZİNCİR KOPARDIM AŞKIM UĞRUNA YASAĞA İNAT
BİR SANA YENİLDİM, BİR SANA OLMADI İSYANIM
KAÇ MÜEBBET YAŞADIM SENDE BİLİRMİSİN
BELKİ Bİ GÜN BELKİ BİR GÜN DİYEREK AVUTTUM KENDİMİ
SENSİZ HİÇ GÜNÜM OLMADI CEYLAN GÖZLÜM BİLESİN
SENSİZ GECELERİ YAŞADIM SADECE VE KARANLIĞI
BU GECENİN FARKI YOK SENİ SENSİZ YAŞIYORUM YİNE
GECE UZUN GECE KARANLIK GECE SOĞUK
BİLİYORUM; BUGECE SON GECEM SENİNLE
BARİ BU SON GECE BIRAK SENDE ÖLEYİM
[tarihinde düzeltildi 11/1/2008 Saat 09:46 Yazar prens62]
pertekli - 10/1/2008 Saat 11:07
'' ............... '' ( Başlıksız 9 )
Sorulurmu zaman boşluğa düşene
Geçmiyor yıllar tek taraflı sevene
Evet şimdi olsan kendi kendine
Avunmak başka güzel biliyormusun .
Piyanonun tınısı cura oluyor
Kabus mevsim tutkuya dönüyor
Tebessümle hüzünle evet olsan
Avunmak başka güzel biliyormusun .
Sorulurmu hayat yaşarken ölene
Geçmiyor yıllar Mor da ısrar edene
Yeter artık desen kendi kendine
Avunmak başka birşey Anlıyormusun ? !
DevrimGece
Gece Yarısı Şiiri
(09 Ocak / 2007)
pertekli - 10/1/2008 Saat 11:08
............... ( Başlıksız 10 )
Erik çalardık Haydarla
Faşistlerin bahçesinden .
Aynı kıza laf atar
Farklı takımlar da oynardık .
Kavga ettiğimiz zaman
Beni döver özür dilerdi .
Kız kardesi vardı Haydarın .
Mahallenin çocukları kardeşine bakınca
Benle beraber çocuk kovalardı .
Yapma Haydar – vurma Haydar.
Pat – güm – pat
Geçiyordu zaman işte
Dolu dolu yani..
Çorumluydu Haydar .
Kızlara laf atamayı çok severdi .
Ne zaman bir kız görse
Islık çalar – yüksek sesle öksürürdü.
Aynı otele güvenlik olarak girdik .
İlk maaşa , taksitle telefon alacaktık .
Haydarın olduğu yerde faşist eksik olurmu
Şefimiz vardı 'köpek' , köpeği vardı .
Bize inat olsun diye
Hayvana Haydar diyordu .
Taksitle telefon alamadık ama
Geçiyordu zaman işte .
Dolu dolu yani .
Pat – güm – pat .
Hatırlıyormusun 7-A ile 7-C nin maçını .
Kendi kaleme gol attım diye
Beni sahadan kovmuştun .
Halbuki senin yüzünden elenmiştik
Hakeme küfür ettin diye .
Gürünlü İdris Türkmen vardı
Bize terörist diyen .
Üzeyir Ocakçı vardı dinkültürü hocası .
Ana avrat sövdün diye
Soba demiriyle vurmuştu bize .
Geçiyordu zaman işte .
Dolu dolu yani .
Pat - güm - pat
Hocaları görürsen selam söyle .
Deki ufuk ateist olmuş – teröristte .
Kızlarada selam söyle .
Öpüyorum hepsini .
Çocukluk arkadaşım Haydar
Çok özledim seni .
Varlığın anılarımla yaşayacak .
Buralarda zaman hızlı geçiyor .
Herşey boş ve heycan yok .
Arıyorum o yılları
Pat -güm - pat ( ları ) özledim .
DevrimGece
bu son iki siir devrim gece isimli üyemize aittir konu buraya
tasinmistir..
[tarihinde düzeltildi 10/1/2008 Saat 11:10 Yazar pertekli]
prens62 - 11/1/2008 Saat 09:56
BAĞIŞLA BENİ
BU GÜN ŞİİRLER YAZAMADIM SANA
KIZMA BANA OLURMU, YAPAMADIM ANLA
İNAN ÇOK İSTERDİM SANA SEVDİĞİMİ HAYKIRMAYI
NE YAPTIYSAM OLMADI KALEM TUTMADI ELİM
KELİMELER BOĞAZIMA DÜĞÜMLENDİ SANKİ
SENİ SEVMEDİĞİMİ SANMA SAKIN
ÖZLEMİN ELİMİ KOLUMU BAĞLAMIŞ ONDAN
BEYNİM SENDEN BAŞKA KELİME ÜRETMİYO ARTIK
BİR SENİ SOLUYORUM, SABAH KAHVALTIMDA
SICAK BİR SİMİT TADI VERİYOR HASRETİN
ÖYLE GÜZELKİ BİR BARDAK ÇAYLA HASRETİNİ YUDUMLAMAK
BÖYLE BASTIRIYORUM SANA OLAN AÇLIĞIMI ANLA
SEN DEGİŞİLMEZ BİR TATSIN BENDE
ÇÜNKÜ SEN HERŞEYDEN ÇOK SEVDİĞİM SABAH KAHVALTIMSIN
[tarihinde düzeltildi 11/1/2008 Saat 10:11 Yazar prens62]
asimavi - 11/2/2008 Saat 19:33
sevdam hücrem.camdan kırılan kalemime vuran güneş" doğacak olan yeni günü
müjdeliyor.geceye değil gündüzedir sevdam gündüz bulut.gece yıldız
olurum.hücremin kıyısında oturmuşum,gözlerim tebesüm tanesine benzer,yüzün
ise yıldızlar kadar aydınlık tatmamışken hayatı, haykırmamışken.hayatı
adını sığdıramadım,hücremin duvarına dünyayı çizdim,seni çizdim,sevdamı
çizdim.yinede sığdıramadım bir yıldız kaydı o gece kendini koyverdi,usulca
kapadı gözlerini işte o anda bidaha uyanmamak üzere uyudu sevdam.
asimavi - 20/2/2008 Saat 00:17
yüreğim tavında bir demir gibi dövülmüş
ahvalim mecnun tarafından görülmüş.
suskun biçareyim. dilim lal...konuşmayı unutmuşum ey hevale.
bir seni seviyorum demeyi unutmamışım. birde seni çok özledim elbet bir gün
gelirsin, diye.
karamsar gecelerde yolunu gözledim nerdesin eeyyyy Hevale...??
pertekli - 23/2/2008 Saat 09:10
Aylardan yaz olasim geldi
Kara denizden laz olasim geldi
Dünyanın derdi bağrımı delerken
Batıda caz dersimden saz olasim geldi
Avrupanın demokrasisi ve modernliği
Şimdi dayatmış bize modern köleliği
Hele elime aldığımdan aylıği
Baharda coşikte ciftci olasim geldi
Avrupa dedikte cıktık yola
Euro dolar sevdik böyle
Kimi altın kimide bakır
Dersimde gümüş olasim geldi
Bu Siir cosk1964 Nickli Üyeye Aittir.
[tarihinde düzeltildi 23/2/2008 Saat 09:21 Yazar pertekli]
tutkigecedir - 24/2/2008 Saat 13:29
munzur kardeş bende forumda görünce aha dedim munzur şiir yazmış..okuyalım
içelim diye içimden öyle geçirmişim,hehe, anaa bide baktımki munzur alıntı
yapmış..:0)..uzun zamandır siteye ayak basamıyodum demin düşündümde en son
siteye,,ben şeyde geldim yaa...hımm...15.y.y da norveçli hackerlerin
istilası zamanında...demin hatırladım..:0)))..yanlış hatırlıyosam
baışlayın..hehhe..yanlız site biraz souk munzur kardeş kaloriferleri biraz
yaktır kardeş kendin ısınma bizide düşün..bu moderatörler hep böyle zaten
kuruyolar sobayı başuçlarına 
dier üyelerede sadece akıl veriyolar ...''''biz noolacaz baba..SİZDE
ELLERİNİ OVUŞTURUN ÜLEN.. 
''.durumlarında bazıları bunu deneyecek tabi..'''ellerinizi
ovuşturun...MUNZUR BENİM ELLER OLMUYO BABA:0))'''..durumlarında mümkün
mertebe yardımcı olup vücut ısınızı böyle muhtaç insanlardan esirgemeyin
arkadaşlar.:0)))).hehheh şaka şakaa hadi bende bi dörtlük atayım ...
.....gözlerini yumarsınya işte öyle karanlık sensizlik
.....yada aynalar karşısında kendinden bihaber olma,
....elini masana vurduunda canını acıtacak bi dermasızlık,
....sensizlik ışık altında gölgesizlik...
.....sensizlik böylesine rezil bişey...devam ederiz..
mayda - 17/3/2008 Saat 20:33
Pertekliyim ben
Gokmavisi berrak duruyum
Diplerdeki uzun kopruyum
Kayalara vurur suyum
Pertekliyim ben pertekli
Kivrilarak gider yolu
Kuru dikendir gulu
Saclarimi oksar yeli
Pertekliyim ben pertekli
Sitem mavi suyum mavi
Mavinin en mavisi
Gokmavisi boncuk mavisi
Pertekliyim ben pertekli
saygilar
Cihanin cennet ko$esi
Tepesi baraja bakar
kalbimden sular akar
cihana yan bakar
Pertagimmsin yuregimsin
Pertekten cikim yola
feribotta yaktim cigera
sondurdum attim suya
pertegimsin yuregimsin
Pertek kalesi kan akar
icinde tilki yatar
Aslanlar nehre bakar
Pertegimsin yuregimsin..
BU ŞİİRLER ÜYEMİZ PERTEKLİYİMBEN E AİTTİR... AYRI BİR BAŞLIK AÇTIĞI İÇİN
BURAYA TAŞINMIŞTIR...
SORGUL - 17/3/2008 Saat 21:00
merhabalar
sevgili maydayı kutluyorum bu alıntılardan dolayı ....
ve bukonuda bir kaç sıkıntım var ltfen buraya başka şairlere ait şiirleri
yazmayalım zaten sitenin şiirler bölümü var oraya aktarabilirsiniz
kendi şiirlerimizi yazarsak sevinirim ve kendi şiirlerimiz içinde ayrı
başlıklar açmayalım arkadaşlar forumda kalabalık oluyor ve takıbı
zorlaşıyor ...
öykü ve denemelerimiz içinde ayrı başlık açılmış yazan arkadaşlar buralara
eklerse aktivitelerini hepimiz okuyup yorum yapmış olacağız
şimdiden herkese anlayışı için teşekkür ediyorum ve başarılar diliyorum
....
wuw - 24/3/2008 Saat 23:04
bana biraz gül versene yüzünde acandan olsun
hani acardı ya zemheri zamanda al kırmızısı
yüregim gözlerim o gül bahcesini özlüyo
axx keske biraz tohumu kalsaydı yasam bahcemde
yüregimdeki sevda nehri ile sulardım
yaz gecelerinin serin aksamlarında
oysaki nerden bilcektim ki
gül bahcemin benden göc edecegini
bilirim gittigi yerde acıyordur yine al kırmısı
ve yine biliyorum ki kimseler görmüyordur o gül bahcesini
axxx gül istiyorum bakıslarımın odaklandıgı yere
yüzünde acan al kırmıısı, zemheride
her mevsim ayrı bir güzlelikle ayrı renkte acardı
bir sonraki mevsimdeki rengin güzelligin
merekı ile heyecanlanırdım
axxxxxxxxxxxx kac mevsim oldu
hic gül bahcesi görmedimm
bana bir gül versene yüüznde acan olsun
zemheri zamanda al kırmızısı
pertekli - 29/3/2008 Saat 01:02
BEN
Hem nazlisin hemde köylü kızi
Hep düşledim senle ikimizi
Güne güneşim oldun gecemın yıldızı
Ne olduda geceden kaldım ben
Meyer her şeyi kendimce görmüşüm
Bir atapotun kucağına düşmüşüm
Dönüp bakmadan koşmuşum
Ne olduda sana gelemedim ben
Gurbet kaderim sevdam oldu
Gözlerim ağlamış yaşlarla doldu
Seni alamadım bak hayatım ne oldu
Ne olduda seni alamadım ben
Seni ne cok sevmişim meyer
Senin güzeliğin dünyalara deyer
Sana sarılmadan ölürsem eger
Ne olduda hala yaşiyorum BEN
bu siir cosk1964 nickli üyemize aittir.siir buraya alinmistir
tedirgin - 10/4/2008 Saat 14:48
| Alıntı Yazar tedirgin, Gün 10/4/2008 Saat
14:46 | | Alıntı Yazar prens62, Gün 9/1/2008 Saat
14:01 | MUNZURUN KIZI
BİR BAHAR GÜNÜYDÜ KARŞILAŞMAMIZ
ÇİÇEKLER HAVAYA ALDANDIĞINDA
BEN SANA ALDANIP AÇMIŞTIM YÜREĞİMİ
İÇİMDE BİR TİTREKLİK VAR
ÜŞÜDÜĞÜMDEN DEGİL,SIRTIMDAN VURUP GİTMENDEN
NE ÇOK SEVDİM SENİ BİR BİLSEN NE ÇOK
TİTREYEN YÜREĞİM YANGIN YERİ ŞİMDİ
VE SEN,ÇOK UZAKSIN BANA ÖYLE UZAK Kİ
SÜRGÜN ÜLKEM DERSİM KADAR UZAK...
ERKEN GELDİ UZAKTAN EL SALLAMALARIN
DELİCE AKIP GİTTİN YÜREĞİMDE MUNZUR KADAR DELİ
BU YÜZDEN MUNZURUN KIZI KOYDUM ADINI
HASRETİN BİR KENGER TADINDA ŞİMDİ
DOKUNDUKÇA KANATAN,
KANADIKÇA İÇİME AKITTIĞIM HASRETİN
NE BİLEYİM ÖLÜMÜN SENDEN GELECEĞİNİ
KİMSE ANLAMIYOR ARTIK BENİ SENDE ANLAMADIN
ÇEKİP GİTTİN ARDINA BİLE BAKMADAN
HOŞÇA KAL DEMEDEN ÇEKİP GİTTİN
BİR PEPUK KUŞU ANLADI BENİ
DAYANAMADI ACILARIMA SUÇUNU ÜSTLENDİ
BEN ÖLDÜRDÜM DİYORMUŞ GİTTİĞİ HER YERDE
BİLMEZMİSİN Kİ UZAKLIĞIN KADAR YAKINIM SANA
UZANSAM TUTACAK GİBİYİM ELLERİNİ
GEL NERDEYSEN GEL, AŞKIMIN CELLADI MUNZURUN KIZI GEL
GİDİŞİNLE ÖLDÜRDÜN BENİ,BARİ PEPUK KUŞUNA ACI
BEN ÖLDÜM O YAŞASIN İSTİYORUM
SANA OLAN SEVGİMİ HAYKIRMASI İÇİN YASASIN
BAŞKA SEVDALARA TANIKLIK İÇİN YASASIN
BİKEZ OLSUN BEN ÖLDÜRMEDİM DİYEBİLMESİ İÇİN YASASIN
VE SENİN NEKADAR KALPSİZ VE YÜREKSİZ OLDUĞUNU HAYKIRMASI İÇİN YASASIN
| |
tedirgin - 10/4/2008 Saat 14:50
harika olmuş ya kim bu prens tanımayı çok isterdim belli çok duygusal vede
yürekten yazmış şiirlerin devamını bekleriz insallah munzurdada böyle taş
kalpli kız çıkarmıymış ya üzülmedim diyemem prense
asimavi - 23/5/2008 Saat 17:10
sağur gök yırtıl gecede
yırtıl kankusan gece
yüzünde tokat gecenin
karanlık cevher hücreye yazdım umudu
mircan - 24/7/2008 Saat 11:03
ÖZLENEN
Gün vardı
gelin çiçeği kar yağardı
koyu lacivert bir geceden
yol kenarı ayrılıklarımıza...
Gitmek
anılardan armağan hüzün olurdu
puslu otobüs camı bakışında
fonda grileşirken
özlenen herşey...
Şehirler kalırdı geride
Göğüs ucu dağlarını gökyüzü öpen...
O şehirler ki
her köşesinde gül yangını seviler..
sevilerde sen...
Elası kalırdı gözlerinin
hareleri yüzümde çiçeklenen..
ağustos sıcağı kucağın
kül yeri kalırdı
ayazında
zemheri bir gecenin...
Anlar çakılırdı zihnime
Sarı-başak kıyısı bir tarlanın
ahşap kokusu eski bir evin
mum alevinin şarap kızıllığıyla
kucaklaştığı o an...
yazardı şiirine ömrüm seni ;
gözlerinden bakmak gibisi yokken dünyaya...
04.06.2008
SORGUL - 24/7/2008 Saat 13:50
ne güzel şiir,aramızda ne çok sessiz şair var yavaş yavaş çıkıyor
günyüzüne ...
ben okuduğumda yüzümü astım ama çok iyi şiir,iyi bir
bitiş...
mircan - 29/7/2008 Saat 08:38
teşekkür ederim canım..sanırım yaşadıklarının yoğunluğu yazdırıyo
insana..
ve her zaman bu yoğunlukta yaşayamıyoruz hayatı malesef.
Dostt - 12/8/2008 Saat 09:18
Ey zindanlar ortasında insanlığın iğrendiği kara zulüm!
Neyin varsa kuşan da gel!
İşkencelerinle
gel,postallarınla,süngülerinle,namlularınla,tanklarınla,toplarınla
gel…
Gel namusunda beyaz nokta kalmamış engerek gel
Gel kanlı ellerinle
Gel de al ekmeğimi,havamı,suyumu,güneşimi
Gel de al insanlığımı
Gel de al onurumu
Gel de al direnişimi...!
smmg - 12/8/2008 Saat 09:33
akdaşlar güzel şiirler kutluyorm sizleri 2006 yılımda başlamıs sanırım
belli birsüre askıda kalmıs,doost bra tekrar gündeme getirmiş seninde
yüreyine sağlık.
şimdi bu form a kendi şiirlerinimi insanlar yazacak yoksa kopyala
yapıştırmamı yapacaklar ?
bence akkadaşlar kendi şiirlerini yazarsa güzel bir şeyin ortaya
çıkacağını umut ediyorum.
tutkigecedir - 15/8/2008 Saat 13:11
ot nası yeşil olmaktan vazgeçmeyecekse
otun istikrarı bulaşmış gülüm
işte seni öyle severim ben..bilirsin..
aynı çiçein abonesi bi arı düşün..
poleni beleşe getirdii için deildir ona uçması
durum bildiin gibi deil..anladınmı
işte bende aynı durumdayım..
tutkigecedir - 15/8/2008 Saat 14:01
bugüne dek yaamış
ve yaacak olan bütün yağmurların
toplamı kadar sırsıklam aşıım sana,
ama bazende o yağmurun altında
korkudan hazır vaziyette dikilen
serçe parmaını bile acıtmayacak ebatlarda
bi ufak ateş parçası gibi mazlumum yokluunun karşısında..
püff desen sönecek kadar bitik..
eriyen bi buz parçasıyla aynı ayarda..
yada bozdurulamayacak kadar bozuk olan
para gibi deersiz...
sabahtan kalma simitleri düşün bi akşam vakti
öylesine elde kalmış bi adamım yokluunda..
yokluunun berbatlıını gözü kapalı bilirim ben
ve yokluunu nerde sorarlarsa sorsunlar
elimle gösteririm...
SAHRUT - 19/8/2008 Saat 12:58
'Ayrılıklar uyandırmalı kör yüreğim
Cehennem yangınlarından ölmeden çıktıysa beden
Artık benim olmalı,benim
Yeter yüreğimin bir çift gözünü ateşine rehin verdiğim
Ateş artığı değildir karşılığımız
Pusatını dağ sisinden alan
Firarını mevsimine emanet eden bir namludur bu eşkiya sevda
Ki zulasına asılı durur kefenlediği ölümü
Ellerinin çeliğine su verilmişti ta Adem'den beri
Bilir
Ve intihar cürretiyle yoklar yüreğinin tetiğini
Güneşin kızılca kıyametine çatar kuruyan umut dallarını
Yanacaksa cehennemden beter yanmalı
Kim anlarki eşkiyanın sağlamlığını
Özleminin çiseyle yıkanmış şafak değerini
Kim...
Hani ellerine kuşlar inerdi
Kardan üşüyen kuşlar
Bahçen kuş sevinçleriyle inlerdi ay ŞAHRUT!
Üşüyorum ha
Aç ellerini
Chaos - 19/8/2008 Saat 22:36
Ka beje ciwano çima ji welat durin?
de beje birayemin çima birin kurin?
xwastin me bikujin em hatin xeribiye
gellek hevalê me çune sere çiye..

Chaos - 21/8/2008 Saat 22:24
''kimisi aynalara bakar, kimisi aynalardan bakar...''
ciwanen Kurdistanê..
Şervan u Bejî
[tarihinde düzeltildi 21/8/2008 Saat 22:25 Yazar Chaos]
beybun - 3/9/2008 Saat 22:08
Sustum…
Sesime söz değmiyor nice talan vakittir
Kıyılarına uzaktan baktığım bu şehirde
Ömrüm ağlıyor…
Bin bir emekle büyüttüğüm düş çiçeklerimden geriye
Boynu bükük bir ben kaldım
Birde yorgun bir bahar gözbebeğimde
Can çekişmekte…
Kaygan avuçlarımdan düştü umut dallarım
Ayaklar altında sere serpe…
Maviliklere hasretken düşüm
Kan çanağı rengi gökyüzümde,
Bulutlar sessizliğe haykırıyor soluk mavisini…
Sözler bosluklara boğuluyor artık
Ben;
Karanlıklara hederim….
öncem sonram yok
bir miladın göbeginde suskulardayım....
maya_ - 4/9/2008 Saat 11:11
Hevhatın
Hûn jî jı mın bıborın
Hınık nava dıgorım
Sılav û rêz û hermet
Lı wan kurdên bı rûmet
Ez gelek hej wan dıkım
Tu car wan jı bîr nakım
Ez vegerım bı berê
Bı wan wextê pır şerê
Gava şêx seîd zaza
Lı bın darek da raza
Dar jî hate zar zıman
Pesna wê kır bêguman
Go ya kalê nûranî
Tu gelekî şervanî
Bı vê rûyê sıpî va
Wan bırîyên qeytanî
Te pır hanî ser turkan
Te tac danî ser kurdan
Tıştek te ra bıbêjım
Xema xwe jî bırêjım
Tu razayî bın dara
Yê te bıkın sêdara
Tê darda bî bı yara
Çırayek bî jı mara
Ez vedgerım vî alî
Ta ku bêjım vî qalî
Qazîj bı serfırazî
Kalê barzan kır gazî
Tu jî gerek bılezî
Xudê bıbe te razî
Ala kurda tu hılde
Tev reşîd xan bı mılde
Mı sûnd xwarbû xudê ra
Warım koştın vê rê da
SAHRUT - 4/9/2008 Saat 13:49
Ne zaman seni anlatan bir söz çıksa ağzımdan
hüzün kokar yüreğim
kirpiğimden süzülen bir damla düşer avuçlarıma
usumdan silinir bütün kahroluşlar
gülümseyişini asarım gecenin kuytusuna
kayıp gider dudaklarından bütün susuşlar....
Kendi yağmurumla ıslanıyorum nicedir
gözlerime demirlendi bıçak sırtı bir hüzün
bam teline vurdukça kan kırmızı bir isyan
yüreğim asılı kalıyo gözlerinin uçurum bakışlarına
saçlarının zifiri maviliğine dolanıyor özlem
sen her zerreme sızıyorsun,neşter kabilinde...
şimdi bir iç çekiş gibi genin ayazında
hicran makamında esiyor rüzgar
bir çığlık düşüyor yankılanan şarkıya
vurulan kadehlerin yankısı döndükçe duvarlardan
yaktığım her sigarada sen tütüyorsun duman duman.....
ahhhh.. bu militan sabahlar
şafaklarınla yaşlandırıyor içimdeki çocuğu
yılların beyazlarıyağmışken saçlarıma
ışığa üşüşen pervaneler misali
sensizlik ilişiyor gün görmemiş acılarıma
namussuz bir geceden kalma kan kırmızı bir vedayla,
güneşin göz yaşları sızıyor toprağa
söz sükuta yenik düşüyor...
ben sevdaya.....
sevda ayrılıga. 
tutkigecedir - 7/9/2008 Saat 14:12
bakışların olurdu
o tatlı gülüşünün hafif üzerinde
dudaklarındaki mırıldanma
bakış açımı daraltırdı
başka bişeye bakamazdım çünkü..
iki tutkumdan biriydin
dieriyse gökyüzü..
arada gökyüzünü yanıma almazdım unuturdum
ama sen gökyüzünü aratmazdın,
varlıın öyle bi girmişki arka cebime
unutmamım mümkünatı yoktu...
SORGUL - 7/9/2008 Saat 23:17
seni okumanın tadı yok bil istedim sevgili tutkigecedir...
öyle değişik bir dilin var ki bence hep yazabil....hiç susmasın yüreğinin
kalemi....
nice paylaşımlarının bekleyicisi olarak öpüyorum şiirinden....
teşekkürler sana ....
roniya
[tarihinde düzeltildi 7/9/2008 Saat 23:17 Yazar SORGUL]
tutkigecedir - 8/9/2008 Saat 11:33
:0)seni okumanın tadı yok..diye girmişsin roniya...lan dedim ELEŞTİRİYE
AÇIIM AMA BUKADARDA DEİL..dedim ama...heheheh...sonrasını okuyunca
okuyucumun olduunu bilmek güzel dedim yaa saolasın pek siteye eskisi gibi
uurayamıyoruz ama artık sık sık gelecem...peki bitane daha yazayım sana
gelsin..
...tüm gün takip ettim ogün seni.
kaldırımlardan daha hızlıydım
bırakmadım peşini...
yaya geçitlerindeki lambalarda bıraktım ben
dur, takip etme,bekle,bırak gitsin..durumlarını
öyle arkandaydımki mesafe diye bişey yoktu aramızda
yakındın ama koşmasam donar kalırım sanıyodum
biyandan öğle saatleriydi ve
hayalinin en tepe noktada olduğu zamandaydım ben
doktorlar 11 4 arası çıkmayın ölürsünüz diyodu
ama ben tüm gün seni takip ettim hiçbişeye aldırmadan...
BORAN_FIRTINASI - 9/9/2008 Saat 14:53
reçekı mıda ma u
reçe belini u,
zaniyanın lı teda ma,
fam kır,
tariyanda çaven te,
cıvan ji dıhat lexıstın..
yekı mıra ma u
reça zalımatiye te u,
xeber dıdan evinamın,
evinamın lı mı dur,
nıkanım xeyale çuinate waynım xemdexa,
rındıkiya çavente cıwanji dıhat lexıstın..
sona kenatiyete nedıhat..
evindarık be lexıstın lı sere çiyan,
nav dılemında ba u bırusk pevdıçiya.
tariyanda çavente cıvanji dıhat lexıstın,
por reş,
bıri reş,
bıjeng reş,
çav reş,
nav roniya dılanda ,
cıvan ji çavreşan hezdıkırın..
tutkigecedir - 11/9/2008 Saat 13:02
yaşamanın anateması sensin..
yaşadıkça yaşamı anlamlı kılan..
yağmura çamura ismini veren..
depremleri özleminle pekiştirip beni sallayan
sadece beni..
sen olmasan yaşamak çok acemi
hatta beni ıskalayan bi durum yaşamak..
bin yıllık taş bloklar benden canlı yaşamak denince..
sensizken diyorum bak dikkat et..:0)
ama sen varsan yaşamak çok dakik..
tutkigecedir - 3/10/2008 Saat 21:47
aklımda bi utangaçlık,
dilimde yanlız o aanın kekemelii...
bi santim tepemden uçakla geçseler o an
duymayacaımı tahmin bile edemezdin
çünkü metre cinsinden bi karış ötemdeydin
benim ölçülerime göreyse şimdiki zamandan daha yakın..
ikimizde aynı anda yaslanırdık sıradaki esnemeyi düşünmeden
anlatırdım ama
bitürlü pisagordan sana geçemezdim..
çünkü o an anlattıklarımı deil ne yalan söyleyim
beni anla isterdim..
tutkigecedir - 19/10/2008 Saat 21:41
sana kadar özlemeyi
sadece kelime zannederdim
bi kulaımdan girer öbür kulaımdan çıkardı
iki gün sonraki mevzularda yorardık alaysı..
özlemeyi yanlış zamanda aramak
kafanın basmama durumlarındandı..
şimdi altını çizerek yaşıyoruz..
seni özlemenin tarihi yok ayracı yok
istediin zamanı çağı mekanı yada...
saatlerin en cıvıltılısını yaşa
kolunda durduu gibi durmuyo zaman
ve al işte..
seni özlemekten kendini alıkoyamama
durumlarındayız...
tutkigecedir - 23/10/2008 Saat 22:20
arakdaşlar yukardaki şiirleri kopyalayıp sevgilisine köydeki akrabasına
yenidoğandaki dayısına halasına yada halasının kızı hüsreve..vs..ye
gönderen arkadaşlar mevcutmuş.bu gerçekten sevindirici bi haber...insanın
aklına NEDEN BU İŞTEN PARA KAZANMIYOSUN HIYAR...gibi:0)))))..bişey gelir
normalde ama inanın benim aklıma hiç gelmedi..bikaç özel mesajla kimi
arkadaşlar belirtmişler harbiden sevindirik oldum ve yazdıım bi şiiri ilk
defa bende uydu yoluyla kırıkkaledeki halama ve amcama
yolladım...:0)...hala amcamı boşadı oyüzden...LAN BAK NE ROMANTİK ADAMLAR
VAR GÖRDÜNMÜ..durumları diye..sakın siz denemeyin sakın bu şiirleri mutlu
bi ailenin bireylerine yollamayın boşanmaya kadar uuupsürebilir...uyarayım
dedim..ayrıcada bişey itiraf edeyim bu şiirleri ben genelde uyurken
yazarım...:0))...fallaa bak uyurum LA KİMBİLİR KAZMA KAÇINCI RÜYASINDADIR
denildii vakitlerde ben şiir yazarım..:0))))))...heheee devam ederiz..
SORGUL - 23/10/2008 Saat 23:11
merhaba
hangi koşullarda yazarsan yaz hocam iyi şeyler yazıyorsun değişik garip
anlamlı ve derin tümceler bunlar kutluyorum seni...
he xırgızlar çok benim bir şiirim bana bir arkadşaımdan mesaj olarak dogum
gunumde gelmişti heheheheh
axxx
sana her dem başarılar
gercek_62 - 24/10/2008 Saat 23:35
her şey yapılabilir
bir beyaz kağıtla
uçak örneğin uçurtma mesela
altına konalabilir
bir ayağı ötekinden kısa olduğu için
sallanan bir masanın
veya şiir yazılabilir
süresi ötekilerden kısa
bir ömür üzerine.
bir beyaz kağıda
her şey yazılabilir
senin dışında
güzelliğine benzetme bulmak zor
sen iyisi mi sana benzemeye çalışan
her şeyden
bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor
belki tabiattadır çaresi
senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin
ve benim
bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim
anlarım bitkiden filan
ama anlatamam
toprağın güneşle konuşmasını
sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla
sen bana ışık ver yeter
bende filiz çok
köklerim içimde gizlidir
gelen giden açan soran bere budak yok
bir şiir istersin
“içinde benzetmeler olan”
kusura bakma sevgilim
heybemde sana benzeyecek kadar
güzel bir şey yok
uzun bir yoldan gelen
tedariksiz katıksız bir yolcuyum
yaralı yarasız sevdalardan geçtim
koynumda bir beyaz kağıt boşluğu
her şeyi anlattım
olan olmayan acıtan sancıtan
bilsem ki sana varmak içindi
bütün mola sancıları
bütün stabilize arkadaşlıklar
daha hızlı koşardım
severadım gelirdim
gözlerinin mercan maviliğine
sana bakmak
suya bakmaktır
sana bakmak
bir mucizeyi anlamaktır
sana sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır
aşk sorgusunda şahanem
yalnız kelepçeler sanıktır
ne yazsam olmuyor
çünkü bilenler hatırlar
hem yapılmış hem yapma çiçek satanlar
bahçıvanlar değil tüccarlardır
sen öyle göz
sen öyle toprak ve güneş ortaklığı
sen teninde cennet kayganlığı iken
sana şiir yazmak ahmaklıktır
bir tek söz kalır
dişlerimin arasından
ben sana gülüm derim
gülün ömrü uzamaya başlar
verdiğim bütün sözler
sende kalsın isterim
ben sana gülüm derim
gül sana benzediği için ölümsüz
yazdığım bütün şiirler
sana başlayan bir kitap için önsöz
sana bakmak
bir beyaz kağıda bakmaktır
her şey olmaya hazır
sana bakmak
suya bakmaktır
gördüğün suretten utanmak
sana bakmak
bütün rastlantıları reddedip
bir mucizeyi anlamaktır
sana bakmak
allah’a inanmaktır...Yilmaz erdoğan
Zelal62 - 24/10/2008 Saat 23:52
Devrim
Temiz kalan tek yerdir devrim
bütün bir yıl
kirlenen duvarda
ama görebilmek icin
asıldığı çividen indirilmelidir
yapraklari biten takvim
Zorbalara direnmektir devrim
bir çocuğun
annesinin çantasından aldığı paraları
altına gizlediğini
söylememiştir dövülen
hiçbir hali
İçinde yaşamaktır devrim
dikiş kutusunun
ve toplu iğneler gibi
bir arada olmayı gerektirir
karşı koyabilmek icin zulmüne
makas denilen patronun
Gece ışıklar arasında koşmaktır devrim
ateş böceklerini
yakalamak isteyen çocukların
peşine takılır gün gelir
yanıp sönen mavi ışıkları
polis arabalarının
Kağıt bir gemidir devrim
bütün gemiler
hurdaya çıksa da sonunda
taşıdığı özgürlük şiiriyle
batmadan yüzer nicedir
dünya sularında
Kim bilir kaç yunus görmüş
kaç DENİZ GEZMİŞ...
Sunay Akın
Selamlarimla...
ZeLo_62
mircan - 25/10/2008 Saat 09:38
Arkadaşlar güzel paylaşımlarınız için sağolasınız.. ve lakin burası
kendi yazdığımız şiirleri paylaşacağımız bir alan..beğendiğimiz yazı veya
şiirleri, forumdaki "Mevsimsiz Tınılar" başlığına yada sitenin şiir
bölümüne
eklersek daha iyi olur.Burada kendi yarattığımız ürünleri paylaşalım.
İlham perileri peşinizi bırakmasın
sevgiyle..
tutkigecedir - 25/10/2008 Saat 22:37
iklimin iletkenliiydi
seni daima markajımda hissettiren
kapı önüne inerdim
dış kapı sana açılırdı
oysaki bunun için
ışık hızında olmak laazımdı
uluslararası konuşurduk
5 dakika evvel bi hayın kıta ayırırken bizi
gözümü kapayıp açmam gibi
karşımda biterdin..
gözlerimde tüterdin..
iklimin iletkenlii
ayrılıın bütün yalıtkanlıını alır uuupsürürdü...
benden öteye..
ve hiç seni önümüzdeki dakikalarda
aramama fırsat vermedi..
hatta senin oraların,,
benim buralardan bi farkı yoktu
çünkü iklim iletkendi..
hiç gözümün önünden ayrılmadın,
ve ben hep seni hayal ettim
buradaki bütün güzel şeyleri küstürerek..
devam ederiz..
[tarihinde düzeltildi 25/10/2008 Saat 22:47 Yazar tutkigecedir]
tutkigecedir - 31/10/2008 Saat 22:47
gün gene güzel
gene samimiyetinin doruklarında..
masmavi bi göün nezaretinde,
bi boyacının rulosundan bakmak yaşama
yada nebileyim
bi baloncunun bi çocua balon satarkenki
tebessümünden bakmak.
hehe nası sevinir lan balonu sattık havası olurya
yaşamak o an o adam için bulunmaz bi güzelliktir
yaşamaya burdan bakmak laazım dostum
yada hükümete küfreden bi tüccarın vitrininden
bakmak...
etiketi nası yarıya indirdiklerinden bakmak gerekir yaşama
yaşama iç anadolundan egeden trakyadan deil
dünya dışından deil..
teleskoptan yada galilenin dürbününden deil..
yaşama yaşamın içinden bakmak..gerekir..
aynı gökyüzünün göz nezaretindeyiz
ve aynı malzemeyi ortaklaşa kullanıyoruz
yaşamak....
kullanırken lütfen pis bırakmayalım
yada yıkadıktan sonra kurulayıp yerine koyalım
hatta nası bulmak istersen öyle bırak..
diyecek deiliz..ama..:0)..
yaşamayı adam gibi yaşamak laazım..:0)
NAZEE - 31/10/2008 Saat 23:27
yine döktürmüssün tutkigecedir yüregine saglik ellerin dert görmesin 
tutkigecedir - 2/11/2008 Saat 14:51
:0)..naze için tsk uzmanlarınca bestelenmiştir ve bu bestete icraa
edilirken tam 4 keman yayı kopmuştur 2 obua gaz sıkışması sonucu
patlamıştır,2 adet bendir sahibi terketmiştir,5 adet kabak kemani
akustikten ayrı anarşist takılmıştır ama etkisiz hale getirilmiştir,5adet
arka plandaki solistin ses tellerinde modül tespit edilmiştir ve konuşamaz
duruma gelmiştir,ve korodaoka tsm sanatçılarının 17 si sevmek eyleminin s
sine aşırı yüklenmelerinden dolayı yüz felci olmuştur.....vs..bu böyle bi
bestedir duyrulur..
kimse bunu bugüne dek böyle okumadı...iddialıyız beenmezsen dinle iade et
arkadaşım okadar..:0)..
okuyoruz....yourt koydum dolaba... ellere vayy.giyinmiş pembe şalvası
sallanır saçakları yellere vayy.:0)..şakaa tamam hadi şakaa..harbiden güzel
bişeyler yazacam sırada...birazdan gelecek..
...
tutkigecedir - 8/11/2008 Saat 22:59
uyurkenki gözlerini düşlüyorum
bakarken gibimi acaba diye..
öylesine bi dolu anlamı varmı gene..
bendeki seni görememek endişesi kuluçkaya yatmış
haberi varmıdırki...
senden ayrı geçirdiim kalp spazmlarımı
şoklarımı..anlatsam görürmü..
sinek ısırıı deilki sensizlik,acısı çıngırakla unutturulsun
sensizlik cebinde simit parası bile kalmamışlık
kadar sahipsizliktir
akmayan bi musluk gibi işe yaramamak,
yada parmaksız bi hapishane gibi eksikliktir..
sensizlik böylesine kem bişey..
akşam oldu dünyaya
ama sadece ben üzerime alınıyorum..
böylesine karanlık..
sabahın kullanılmış hali gibi deil
herzamanki gibi
çünkü sensizliktir şuanki sistemin adı..
ve ben sana kavuşmak istiyorum..
tutkigecedir - 8/11/2008 Saat 23:46
kalp kırmayı danıştım
cerrahlara deil
bi bilene hiç deil
çünkü bileni olmayan bi durumdu,
rodinin düşünen adam heykeline sordum
bilmem ama sende benim gibi yap
bakarsın düşünmek işe yarar dedi..sanki
meraklı bi küçük kız çocuu geldi
sanki yanıma o an..ismi ne kızın diyerek..
ismi a yla başlar ama
geri kalan 28 harf bırak
bana kalsın dedim sanki..
bellininin fatih tablosuna sordum sanki
üzerinde hafif yağlı sarı ve biraz kuru ten rengi vardı
ona danıştım seni...
seni nası özlediimi..
dediki sevmek ne istanbula benzer ne halice..
benim istanbulu yeryüzüne indirmem
senin özleminin ve onu kaç gündür görmemişliinin
yüzde biridir dedi..sanki..
bende tuttum hayalinin elinden
koştum sana...
sen benim için ne yerküresin
ne bi il nede bi ilçe..
sen dünya denilen şeyin kelime anlamıyla
aynısın bana göre..
tutkigecedir - 9/11/2008 Saat 14:12
sevmek heyecanlılıktır biraz.
yorgunluk vardır altyapında
evinin önüne geldiinde
üst komşunun tepene damlayan çamaşırları
sabahları çıktıın evi anımsatır
bi yorgunluktur kokar üzerinde
getirdiin şey iki file dolusu
hayal ve sabahtan kalma biraz gökyüzü..
paçalarındaki çamur lekesi
eşikteki giriş şeklindir
işte tam o sırada sevmek eylemine girişirsin
akşam yemeğini evde yemekten ziyade
ekmek arası yapıp dışarı fırlamanın ismidir
seni sevmek denilen heyecanın adı..
dışardaki souk havanın hesabını
sana göre kimse yapmaz o an..
dışarı çıkarsın....
tıpkı gökyüzünü bulmak garantisi gibi
onu bulmak için...
pertekli - 26/11/2008 Saat 20:18
| Alıntı Yazar kizilcik, Gün 25/11/2006 Saat
02:08 | Herşey biter..
Bir gece kendinle kalmanın ateşineeee yanarsıınnn
Şimdi sevgilerim hapsolmuşşşşş..
Tut elerimden yorgun argın ve kıyamet yalnızlığıı benimkisi..
Saatsiz ve mevsimsizzz yolculuklar ..
Sürgün geceleri.
Özledim oysa ismini bagırmayı
Satsiz ve zamnsız yolculuklar nerden baksan aynı işkence
Adından uzak her kent
......
Senden geçtim bi vakit
Gözlerin geçmişten
İzler taşıyodu.. düşlerin aynıydı biraz yorgunn
Ve dersime yaz gelmiyorduuuu.
Dersimdeee kış yoktu
Dersimin baharını çalmışlardıı
Dersim yanıyorduuu
Birileri dersimi çalıyordu
Sular altınaaaaa saatsiz ve zamnsızz
Gömmeye
Ben senden bir haber daglaraaa
Hey ...
Dersimmm bizi arıyorduu
Dagları bizi soruyorduu..
Dersimi çalıyorlardıııı
Sulara gömmeyeee sesini kısmaya geliyorlardıı
.. ben adından uzak sana yazlıar
Her şey yükünden arınmışşşşş
Yalancı bir yolcu
Senidee özledeim...
Dersimi yakıyorlardı ormanlarınıııı
Ben de senden uzak dersime ve sana aynı ateşte..
|
kizilcik nickli üyemizin siiri buraya eklenmistir..
pertekli - 30/11/2008 Saat 12:39
| Alıntı Yazar kizilcik, Gün 26/11/2008 Saat
20:18 | | Alıntı Yazar kizilcik, Gün 25/11/2006 Saat
02:08 |
dersim
Dizginleyemdiğim bir gece
Kendime acılar
Aptalca yazılar
Geride kalan kül rengi saatler
Seni özlemenin semahındayım bu gece
Çok uzaktan sürgünlerden
Sana bakmayı seni görmeyi seni hissetmeyi
Sende üşümeyi
Sende ölmeyii özlüyorumm
Biliyorum aynı acılar yine sende
Yine bombalar patlıyor bögründe
Yine ihanetler sendeee
Uzağım içim kan aglıyorr işte anlıyorsun biliyorumm
İçimdeki işkencenin tahmincisisin
Hasretinden geçiyor her vakit
Biliyorum yaralısın dagların yangın şimdi
Kıyamaetimin adı hasterin oldu
Bir bitse sürgünüm
Sana gelmeyi topragına el sürmeyi
Kekliklerine eşlik etmeyiii
Adına yasak oysaa
Cehennem kaçkını yüzlerde beliriyorr
Bir kuş olsam belki üstünden bi geçsem
Suyundan bi içsem
Seni özlemnin ölümündeyim
|
kizilcik nickli üyemizin siiri buraya eklenmistir..
|
tutkigecedir - 30/11/2008 Saat 23:21
ama munzur kendin yazsana kardeş bidaha böyle yaparsan seni moderatör
arkadaşlara şikayet ederim abi...kendi ürünlerini yaz kardeş...(ozzy
yanımda diyoki baba neyapıyorsun yaa sitenin sahibi o...YAPMA YAA
SIÇTIK..)durumları ..:0)))...hehe şaa biyana ama abi allahta olsa sitedeki
tüm canlılardan ve arkadaşlardan bi ricam olacak burda herkez kendi emei
kendi alınterini ortaya koysun...konu önemli deil...ozzyy gibi kaliteli
uyaklı yazmanızada gerek yok..kaidesiz kuralsın..!!..:0))))...yada herkez
roniya arkadaş gibi yazacakta demiyoruz yazabildiiniz kadar
kardeş..!:0)....yada forumu açan arkadaş..'''AMAN BABA AHMET ARİF GİBİ
YAZAMIYOSAN HİÇ GELME BABA'''..şartıda koymamış...:0):..rumuzunu şifreni
gir login ol gel yaz baba...hehhehhee şaa şakaa hadi bitane yazayım kısa
bişey...
..keşke hiç bitmesen..
kurduum hayalinin ardından
gerçein düşüp yollara gelse..
akşam olunca
gündüz tüm şehri alıp gotursede
bi sen kalsan bana
bide akşamın manifoltundan yakan sigaram..
toplasan tüten bütün bacalardan sıcak..
biokadarda küfürlü savrulan..
bak gördünmü hazılardık kendimizi..
gel artık..
[tarihinde düzeltildi 1/12/2008 Saat 01:19 Yazar tutkigecedir]
berxe - 1/12/2008 Saat 11:33
BİRTANEDE BEN PAYLAŞAYIM  ))
GÖKYÜZÜ BİRİKMİŞ DAMLALARINI DÖKÜNCE....
gökyüzü sanki inatlaşmış her şey ile ve herkes ile, içine biriktirdiği
zerrecikleri toplamış günler öncesinden, hazır şimdi dolu dolu ağlamaya,
bulutlardan kayacak tuzsuz damlalar, düşen her damla ıslatırken düştüğü her
yeri;sonraki her damla önceki damlalar gibi; önce toprağı ıslatacak sonra
kaybolacak,belki akıtıyordur hüznünü hayata gökyüzü yağmurla,dilsiz
kalışının şimşek ve sağnakla ifade biçimi, ah gökyüzü işte burda tamda bu
noktada koşulsuz ifade özgürlüğünün sansüre uğrayışı karşısında, nasılda
acıtıyor yağmurla ıslanan toprağın kokusunun beton armeler arasında
kaybolması, yasal fikirlerimin yasaklanması gibi...oysa gökyüzü birikmiş
damlalarını her döktüğünde susar, varlığında hayatın yokluğuna bürünür
yüzüm....
tutkigecedir - 16/12/2008 Saat 00:40
seni her görüşümde
sanki nüshan ellerde,
orjinalin bende kalırdı
ve paylaşım bana göre adildi..
geceleri zorlardım, sıkıştırırdım
çıkmaz bi mum dibinde
çünkü seni sadece akşam görürdüm
dünyanın öteki aydınlık yüzü gibi olurdu
hayat
şımarırdım hafiften...
xeli_fan - 17/12/2008 Saat 00:08
Sınırlar cizilmeliydi artik
Savaşlar başlayacaktı
Birde
Otuz üç kurşun olacaktı
Otuz üç yürek
Otuz uç pınar
Yıldızlar dogu'dan gosterecekti
Kalbimdeki derin sızıyı
Sonra ısıklarıyla gosterişli
Şehirler yapılmalıydı
Her ışığın bir hüzün hikayesini
Anlattigi kalabalık şehirler...
tutkigecedir - 21/12/2008 Saat 15:26
alakası yoktu ama..
işyerinden en son ben çıkardım
mesaimden çalardı hayali
belki düşlerine yakışan bi adı vardı
ve bana göre annesince konulmuştu
ana kadar sıcak,
ana kadar kuşkusuz..
o çıkınca takardım gece koluma
gezinirdim herhangi bişekilde
dışarda olurdum
ama yaamur yaarmıydı bilmezdim
düşlerim sana endeksenirdi
evden her çıkışımda
gölgemi askılıkta unuturdum
bakarsın zamlanmamış
sana ait bi düş bulurum diye
ve hep düşünürdüm
rüzgarla neyi toplarsam
sen edersin diye....
NAZEE - 22/12/2008 Saat 00:03
tutkigecedir sirf sana inat bende baslayacam siir yazmaya bak ilk siirimide
buraya yazacam 
pertekli - 23/12/2008 Saat 10:38
| Alıntı Yazar araf, Gün 22/12/2008 Saat
00:03 |
ÇEK GİT AR/SIZIM
Uçuklat geceyi dudagından..
Gir koynuma...
Günahlarını bırak nefesime
Sonra ruhumu al, kapıyı çarp
Beni kendimden çıkar
Ki sana dönüşlerim lal olsun...
Toplama beni paramparça kalayım düşlerimle
Çıg gibi ört üstüme yalnızlıgını
Beni düşünme ar/sızım...
Çek git...
Ben simetrik acılar kazıyorum bileklerime
Demliyorum sana dair tüm şiirlerimi
Gayya kenarında...
Faili meçhulünde bir cinayetim
Üstümü geçmiş zaman ekiyle ört..
Dagılsın yar!! dagılsın nasırlaşmış tüm yollarım
Çıglıgımı al öyle git...
Kısılsın ses/im
Kinim sessizligimde kalsın.
YOZLAŞMIŞ ALNIMIN ÇATISINDA YAZGIM
Saçlarınla süpür geçmişimizi
Tüm anılarımızı çarmaha ger...
Pas tutsun ellerimiz
Yosun tutsun gözyaşlarım avuçlarında
YAR GÖZLER(İN)DEN (T)UZAGA DÜŞÜYORUM...
Soframda hüzünlerimle üşüyorum
Kan damlatıyorum tabagıma
Dirhem dirhem azalıyorum...
Okudugumuz tüm kitapları sayfa sayfa
Savuruyorum pencereden gecenin bir yarısında
Kimini uçak yaptım
Kimini buruşturup attım...
Kaldırımlardan adımlarını kazıdım... git!!
Çek git...
|
araf adli üyemizin siiridir buraya eklenmistir
mircan - 24/12/2008 Saat 09:59
Araf şiirini çok beğendim, kendin yazdıysan tabi..
Amatör bir şair için oldukça iyi.. Yüreğine sağlık..
araf - 26/12/2008 Saat 20:32
şiir benim...senin tabirinle amatör birşair bana göre acemi bir
yürek işcisi eyvallah...
pertekli - 26/12/2008 Saat 21:14
| Alıntı Yazar araf, Gün 26/12/2008 Saat
20:45 | ŞEW TARİ BU..(gece karanlık
oldu)
Loş bir ışıgın altında, serseri düşlerimi kurşuna dizmekle mükellef
Tesirinde nicedir, kanamaya bu kesikler
Ahınla perişan anılar, aglamaklı.
Eşlik eder bir keman, aglayan kadehlere
Kutlarım zaferimi tüter odama efkarım,
Sararır perdem…
Biçare neyler bu Araf'lık, nereye sürgün bu yalnızlık...
Daha kaç şehir eşkıyalığıma şahitlik eder...
İçmek kadar meziyetli sarhoşluk, kutsanır damarlarıma
Kan sulanır, mey kokar nefesim...
Yinemi ah yinemi!! bu ince hastalık sızar şehrin sularından
çöker lekesi gözyaşlarıma…
Kaç katar yüklü acıya şahitlik edecek katlim...
Hangi efsun umuduma boyun egecek
Koşun yıldızlar koşun!!
arafta yalnız bir kalabalık omuzlarda musallaya taşınır..
Kefen siyah, toprak kokar ten…
Karanfiller ekin hüzün kokan rüzgarlarıma
Kadehler aglasın disa(yine) SEW TARİ BU (akşam oldu)
ARAF |
araf nickli üyemizin yazisidir
tutkigecedir - 27/12/2008 Saat 22:58
gökyüzünü yaz bi kenara...
hafif bi ürpertide bile
kuşan
akşamın ardının gündüz olduu varsayımını..
sevgilinin 24 saatlik dilimdeki
yerini düşle bi..
kafanı bozmasın
jetonu düşmeyen geceler
bırak viyadükle boy ölçüşmeyi
kalsiyuma yarı aç vücudun
hayallerin belki tıkabasa aklında..
objektif ol ve düşün sevgiliyi
yık bütün rakımları..
kralı gelse üşüsün karşında bırak.
usulünce bi aşk deil seninkisi..
çünkü sendeki sevgili öyle böyle deil..
[tarihinde düzeltildi 27/12/2008 Saat 23:01 Yazar tutkigecedir]
tutkigecedir - 28/12/2008 Saat 23:21
üşürdük..
sen olmadıında
gelir bütün rüzgarlar bizi bulurdu
kelime anlamını yitirirdi
tüm yanlızlıklar seninkinin yanında
hiç bi sigara bastırmazdı
hiç bi izmarit en tiryaki dönemimde
yokluunla varlıın arasındaki
geçiş gibi rahatlatmazdı,,
bütün kaldırımlar deynekçi kesilirdi
basılmaya mahkum bütün otlar; bekçiydi..
yerçekimine yenik düşerdim
bütün yanlızlıklar başıma düşerdi
yokuşun dibinde ben yukarısında herşey
sanki üzerime meyil ederdi
binaları görünce kenara kaçardım
buruşukluktu almış başını giden dışarda..
derken aklıma gelirdin kitapsız,
bütün tabiat eskisine dönerdi..
ve gazeteler benden baımsız basılırdı..
sanki hiçbişey olmamışcasına ve
sanki hiçbişey sırsıklam deil..
pertekli - 1/2/2009 Saat 20:14
Eve Gitme Korkusu
| Alıntı Yazar ali efter, Gün 28/1/2009 Saat
08:47 | Geçim kapısı.Sokak lambalarının
her sönüşünü-bir umut-ekmeğe uzanmanın fırsatı sayan hali vakti olumsuz
onlarca insansabahın ilk ışıltısıyla birlikte önkoşul tanımadan dışarı
fırlar.
Yorgunluk kaldıranlar bir"belki"nin hesabında.Koştururlar
koşturabildikleri kadar.Sonrasında...sonrasında(zaman taviz vermekten yana
oldukça cimri)sokak lambaları tekrardan yanmaya başlar.Yani bir gün daha
karışır kayıplara olan ömürden.Karanlık koyulaşır.El ayak çekilir.Sokaklar
sırtını döner iş bulamayanlara.Bir bitim yaşanır anlaşılmadan.
İsmi ahmet,ismi mehmet ismi hasan yada hüseyin ne
farkeder?Herkesin yarası kendince derin.Acaba aklına gelir mi
birilerinin,dünya tatlısı kızına bir kutu pastel boya alamayan ve bu boyayı
almak için ölümüne çaba harcayan onurlu bir baba?
Neden bir çoğu korkudan evine gitmek istemez bu ülke
insanlarının?
Yıpranıyorum ölçüden uzak.Kimbilir düşünmek yanlışımdır belki.
|
pertekli - 1/2/2009 Saat 20:19
İŞİNİN USTASIDIR HASRET
| Alıntı Yazar ali efter, Gün 27/1/2009 Saat
20:46 | Gülyüzlüm düşgücümün ödün vermez
cimriliğinden bıktım usandım.Artık hayallerinle yeterince beslenemiyor
yorgun gözlerim,nefsi körelmiş.
Sorma.Doğrusu günün makyajını karanlıkla tazelemeye yeltenen bu
saatlerinde acının een ağır bombardımanı altında yalnızlığımın karargahında
yer beğenmekteyim.Sevenim olsan ki ne çıkar?Yüreğim kan toplamış senden
uzakta.Kimsesizim.Çaresizim bir başıma.Ve ömrümün kar hanesi işgal
altında.Dört ayak üzeri düşmüştür akşamın avlusuna hüzün. Güçsüzüm içim
titrer.
Gülyüzlüm,işte böyle sözümün saklısı yoktur.Baksana işinin ustası
olmuştur
hasret.Ciğerlerime göz koymuştur.Benden bir nafaka ister gıyabında her
akşam üstü |
pertekli - 1/2/2009 Saat 20:22
ACIYI BESLER GURBETTE YAŞAM
| Alıntı Yazar ali efter, Gün 27/1/2009 Saat
10:15 | Ustası olmuştur sanki vakti
pazarlamanın.Bakın işte yine sözünün peşi sıra damlayan hüzün tutup
yüreğimi yatırıyor örsün üstüne.Ve türkülerle döve döve acıya yer
bağışlıyor.
Gurbetteyim dostlar.Sus pus olmuş oturmuşum el kapısına ve toplamaya
çalışıyorum parçalarımı.Bir hafıza kaydım kalmıştır geriye sağlam.Malatya
ile ağlasam pertek ile gülmekteyim.
Öyle ya hasret her nasılsa yuvalanmıştır yüreğimde.Yanlışım
yoookGülyüzlümün parmak kalınlığındaki gamzesi kadar havasını suyunu
toprağını da özlemişim memleketimin.
Dedim ya uzaklardayım.Günün gölgesini çalan bu akşam saatlerinde
yalnızlığımı çıkarsız bölüşmekteyim geçen zamanla.
|
pertekli - 1/2/2009 Saat 20:24
YİTİM VE SONRASI
| Alıntı Yazar ali efter, Gün 27/1/2009 Saat
10:05 |
-Bitirmişiz
yitirdiğimizde
ağlamaya değer
hiçbir şeyimiz kalmamış-
Farkında mısınız bilmem?Bu günlerde değeri bin kat birden artan
beklentilerin en özel ölçü birimi olmuştur
hüzün.Apaçık.Kesinleşmiştir.Hüküm ortada.Artık hiçbir işe yaramıyor ikna
çabalarımız.Baksanıza her yitim sonrası olduğu gibi sessiz sedasız ilk
rastladığı boşluğa yerleşiyor bakışlarımız.Ve suskunluğumuz sağmaya
başlıyor vakti.Kısacası alışkanlıklarımız kör kötürüm.Aklımız almıyor
kaybedişi.
Görüyorsunuz işte her elveda sonrası -hazırlıksız olduğu doğru-Olur
olmaz toprağı gevşiyor gözçukurlarımızın ve su sızıyor yanaklarımıza.
Öyle ya laf aramızda giderekten korunmasız kalıyor günümüzde umut.
|
pertekli - 1/2/2009 Saat 20:26
İNSAN OLMAK
| Alıntı Yazar ali efter, Gün 27/1/2009 Saat
08:13 | Dinleyin dikkat!Süreç bize
sormaksızın çıkmış geliyor.Kucağında en şanslı çocuğuacısını taşıyıpVe
bizler ancak en güçlü yanlarımızı ortaya koyarak direnebiliriz
zorluklarına.
Ve bizler ancak"olumsuzluğun geçişi yasak"diyebildiğimiz kadarıyla
yaratabiliriz güzellikleri.
Heey arkadaş!Geleceğimiz sözkonusuysa eğer başıboş bırakma kendini
dayat.İrade taşı gelen günlere.Biliyorsun el atarsan yavaşlatırsın sonu
belirsizliğe doğru akan zamanı.Belirtmenin mantığı yok.Fırsat kaçmış ve
herşey bitmiş değildir henüz.Bırak izm lerle sizm lerin masabaşı
oynaşlarını.İş yaparsan fazlası var.Hazırlan.Emek harca.Çaba sarfet.Hiç
değilse tadına bak.Yaşamaya değmez mi özgürlük?
Hey arkadaş!Başını avuçlarının arasına alırsan, düşün.Şimdi sen,senden
kilometrelerce uzakta olan ve"yandım anaaam"diye saçını başını yolan-hiç
ama hiç tanımadığın-kimselerin yaralarına parmağını bastıracak kadar onurlu
musun?
İşte asıl turnosulu budur insan olmanın.
|
[tarihinde düzeltildi 1/2/2009 Saat 20:26 Yazar pertekli]
tutkigecedir - 2/2/2009 Saat 11:55
bi içim su gibi tepemde gökyüzü,
öte yandan çocukluumdan kalma ayak sesleri
hafiften rüzgar bi düğmesi açık
gömleimle yarışmakta,
biyandan sevmeyi becerememek
aklıma zarar
biyandan görüntü kirliliği
senden gayrı bedenim..
duyuyormusun şuan diye
sorular soruyorum
duyma ihtimalsizliğini düşünmeden
biyandan acıktıran fantezler kuruyorum
sokak lambalarının hepsini yaksak
seni görebilirmiyim diye
yada ayışığını çıldırasıya savurarak bilmem ama
hani diyolarya hava bedava
su bedava..
işte bu hesaba seni koyduklarında
yetmiyo bana..
tutkigecedir - 8/2/2009 Saat 23:13
yaşama yanlış pozisyonlarda
yakalandık hep..
yaamurlarla basıldık
uydurulmuş düşlere gebe bırakıldık
gülüşü fırtınalı bi akşamım olmadı inan
umudumuz hafif ürkek
iki kibrit kutusu kadar yüreimiz
düştük bilmem kaç adımlık yollara
seni gördüm derken
lafı oraya getirmek istememden deil
gülüm...
yaşamın önüne seni koydum
yiyosa kaldırsınlar..
tutkigecedir - 8/3/2009 Saat 17:30
sana yazılmıştır bu
üzerine alınabilirsin gülüm..
bi bakış atsan
geberir şu sayfa
daha önce öyle bakılmamaktan
ya ben..ötede ne olurum anladınmı
bi adamın içi gülüşünle dolar
çay kaşıından yapılan bi müziktir
biyandan çalan,öylesine yanlız
biyandansa seni özlediinin saydamlığı
saflığıdır ona göre..
ve seni çabuta sararda koyar kalbine
sana öylesine sevdalı..
saniye - 17/3/2009 Saat 20:39
tebrik ediyorum gerçektende süper şiir yazıyosunuz
SORGUL - 19/3/2009 Saat 14:10
Kalbim hazan döküntüsü ağlıyor kimse bilmiyor.
Yüzüm uzun zamandır gülmeleri sadece anımsatıyor kimse görmüyor.
Oysa ben bu geçirdiğim zamanlara kaç yüz yansıttım
Oysa ben bu geçirdiğim yıllarda kaç ömür uzattım yarınlara kimse
anlamıyor.
Ve ben kaç an nefes aldım görmeyenlerim için bilmeyenlerim için
Duymayanlarım için tahmin bile edilemiyor...
Meçhulündeyim bu çıkmazın.
Sadece bir umut tacirinin, arta kalanıyım farkında olduklarımla.
Yetemiyorum artık hiçbir yüreğe
Ve hiçbir yarına uyanacak uykum kalmadı.
Ölmüşüm!
Gömülmesi unutulmuş ceset gibi.
Toplu bir mezar içinde belki ruhum
Ya da bir denize kapılmış okyanus dibinde kokuyorum mesela 2 gün önce
Cizre’de panzer altında kaldı ruhum, ruhum 16 yaşındaydı çocuk
kokuyordum.
Mesela 4yıl önce evimin önünde yaşımdan çok kurşuna geldi ruhum, ruhum oyun
oynamak kokuyordu.
12 yıl önce beynime bir darp izi aldım bir spor salonunda orda kanla aktı
ruhum, ruhum işimi mücadele için yapmak kokuyordu.
1 yıl önce fikirlerimi kâğıda döktüğüm binanın önünde beyninden vuruldu
ruhum, ruhum artık ermeni kokuyor.
Tükenişindeyim bu kaosun.
Yaşımda olan genç kızları düşünüyorum şu an ne güzel hayalleri vardır ne
güzel anıları beklentileri...
Oysa ben
Amaçsız olmamanın
İyi bir dinleyici olmanın anlayanı olmanın etrafımdakilerin dünyamın
acılarının tanığı oluşumun mutlusuyum.
Susmalarımın kendimi ifade edememenin duygusallığımın hüzün bazıyım.
İçimde büyüyen umutlarımın sürprizlerle hayatımda yer almalarının
gülüşündeyim.
Gerçekleşmeyen beklentilerimin çiçek açmamasının tohumsuzluğundayım
Büyüyemiyorum hiçbir umuda.
Ne güneşler doğuyor yüreğime yinede yetmiyor aydınlıkları
Ne sulara boğuyorlar sevgilerimi, hislerimi, tutkularımı, arzularımı
Yinede gözlerim dışarıda kalıyor.
Hala görüyorum batsam da tüm çirkeflikleri
Tüm terk edişleri
Tüm ihanetleri, tüm savaşları, tüm ölümleri...
Lise yıllarımın küçük kızı Esra aklıma gelmez oluyor umutları, hayalleri,
yaşadıkları silikleşiyor anılar albümümde.
Hep aklımda erken gidenlerin ölüm tarihleri
Haksız yere öldürülenlerin ölüm tarihleri
Çıkarlar uğruna katledilen insanların ölüm anları...
Oysa bugün sevgililer günüymüş
Bugün bana hiç bir şey anımsatmıyor üzülsem mi ya da gurur mu duysam
kendimle bilmiyorum
Sevdiğine zorunlu meta alma günü.
Belki param yok ama bugün almalıyım ona bir şey diye kendimi zorlama
günü.
Yıl 1995 belki daha öncesi
Hatırlamıyorum
Çünkü diyorum ki günceme ne kadar çok vakit sayarsam ne kadar tarih
bilirsem o kadar çok gittiğini bileceğim
Beni yormasından korkuyorum gittiğin yılı bilmemek en güzeli geldiğin yılı
da
Çünkü ben hala ilk sevdiğimden kalanım.
Hala ilk öpüşün kızarıklığı var yanaklarımda.
O zamanlar sevgililer gününü bilmiyorum duymamışım.
Bir sevdiğim var ama haberi yok
Herkesin o yaşlarda başına gelen platonik vurgunlardaydım bende.
Her akşam evimize gelen güzel yüzlü, kişiliğine hayran olduğum bir
gençti.
En çok mücadelesine duyduğu aşka âşıktım. Kim bilir belki ona benzemek için
onu seviyordum.
Ömrümün son aşkı gibi geliyordu bana okulda sıramın üstünde ismi yazıyordu
ve birlikte dinlediğimiz tüm yavuz Bingöl türkü sözleri.
18 yaşıma girdiğimde yanımda bir tek o vardı günlüğüme şunları yazmıştı
“doğum günün kutlu olsun mutlu ol senelerce
Sana boncuktan kuş yaptım konacak pencerene
Karakollar beni alır sorgular gecelerce
Hiç bekleme belki gelmem gelemem senelerce” ( Ahmet kaya )
Hala saklıyorum o günlüğümü her doğum günümde bu türküyü dinleyip
gülümsüyorum çocukluğuma, çocukta olsam hissettiğim ilk gerçek aşka.
Çünkü ben hiç kavuşamadığımdan kalanım aşka.
Yıllar geçmiş olsa da.
Büyüdüm
Yüzümde kırışıklıklar var ve ilk onu gören ondan sonrasını göremeyen
gözlerim
Benim en kötü tanığım
Çünkü ben unutamadığımdan kalanım aşka.
Ondan bana kaldı her şeyi çok ayrıntıları ile benimseme tutkusu, hiç
unutmam sabahlara kadar konuşurlardı ülkenin durumu hakkında kendimi büyük
bir devlet adamı gibi görmek isterdim bu ülkeyi düzene sokmak sorunsuz hale
getirmek.
Ki
O sevinsin mutlu olsun
Sadece hüzünbaz bir şair adayı oldum bugüne.
Devrimim şiirden yana olacak bir gün olacaksa.
Bugün sevgililer günü kaç elele gezdi bugün kaç yürek birbiri için attı
bilinmez.
Ben hiç aklına bile gelmediğim ilk aşka bir günce daha yazdım.
Her doğum günümde ona şiirler yazarım benden gelecek en büyük hediyede
budur sevgililer gününde.
Çünkü ben ilk gidenimden kalanım aşka.
Yarımıyım bu duyguların eksiğindeyim hala.
tutkigecedir - 20/3/2009 Saat 18:38
geceyi yaz benim hesaba..
benden olsun bütün yanlızlıklar
ayışıını kaybetmişlik
yada bi gebermişliktir gider sensizlik
saati belirsiz şekli karmakarışık gecede..
cebimde akşamdan kalma bi rüya
son kullanımı çoktan tükenmiş..
burdan dünyanın öbür ucuna kadar
sensizlik...
bazen çocuklaştırıyo beni
koskoca binaların yanında
boyumdan büyük oyunlara karışıyorum
körebe oyunundaki gökyüzü
sen oluyosun anladınmı
bense..ruhsatsız kaçak körebe
ne yıldızlardan haberi var
ne ayın geceleri çıktıından
tek görmüşlüü sensin...anladınmı
Ali baba - 20/3/2009 Saat 22:12
ORTAÇAĞ KARANLIĞININ SAFAĞINDA BİLE DEĞİLİZ ANNE
Karlı zemheri aylarında çığlık çığlığa çaresiz bakışlardan arta kalan
Anaların doğum sancılarında sessizleşen ölümcül derin uykularından
Geleceğimizi anlatan bir tutam dörtlük bilirmisin sen?
Senfonisinde hiç çalınmamış rüzgar yüreklierin destanı da olsun
Orkestrasında çılgın anız seslerinin ıslıklı melodi sesleri de olsun.
Belki bu benim son isteğim olacak?
Ey amansızlığın sürek avcısı bu sefer sıra kimde?
Yaralı bir yürek çığlık çığlığa umutlar ise çoktan yaralı
Yaşamın bütün renkleridir yüreklerde dügümlenen
Anaların sancıyan yarasıdır zemheri kış aylarında ayaz gecelerinde dona
kalan
Umutsuz bakışlarda arta kalan ağıt sesları ve bizi terkeden amansız
mevsimler
Bütün kervanlar çoktan geçip dağların ötesinde yol aldılar
Ey acımasız hayat terkedilmiş sevkatsiz tarih sayfalarıyla bir başınasın
Derin sorgularda süzülüp billurlaşan berrak pınarların kaynağından
içenler
Bu pörtü böçeklerin yuvalandığı girdabın harcımıydık biz?
Yüreğim yanıyor, sığmıyor içim içime böylemi olmalıydı son sözcükler?
Hayatın sahibi olan sancılı yüreğini çıkar gögsünün kafesinden
Emeğin direnen yüreğine sarıl dost bakışlım...
**Ewindar62**
[tarihinde düzeltildi 21/3/2009 Saat 00:16 Yazar Munzurrojhat]
tutkigecedir - 29/3/2009 Saat 00:30
öyle bi ayrılış vardıki ortada
burun bile kanamamıştı ama
bütün hayat
hücrelerime yıkılmıştı
ağlamak yetersizdi gözlerime
gülmek hüviyetimen silinmişti
beni ne cilt numaramdan
bulabilirdin
nede simamdan çıkarırdın..
üşenirdim hayal kurmaya
diş diplerimde kalmış düşler..
iple çekilen bişeydin sen.
unutulmayan sen..
tutkigecedir - 12/4/2009 Saat 16:38
gece git
gündüzün elimden olmasın..
dünya kadar olsan kaç yazar
gözümde öğlen 12
gölge boyu kadarsın
iki dakika sevda koksan
bi dakika yar ile sarılmışlık
görünsen ne olur..
kimselere dersem namuzsuzum
tut tutgacından getir onu
getirki başımdaki daınık gökyüzü gibi
iplerine basarak düşeyim
ayakkabılarımın heyecanından...
getirki donmuş ayak altlarım
küfürlere zulalanmasın
biyerlerde içki içenlerin aızları
bana örnek teşkil etmesin..
şehirlerin gıcırtısı
akabinde çöllerin kenarda kalmışlıı
su birikintilerinin kurursak endişesi
getirki silinsin...
tutkigecedir - 16/5/2009 Saat 22:45
off off vakitsiz
ayrı düşüyoruz senden
telafuzu zor bi akşam üstü üstelik
sensizlik ilk orta amerikada beliriyo belkide
yada tam içimde..
eşiğinde takılıp kalmışken
sana kavuşmanın
bekleki tükensin
pervasız sensizlik...
brindar23 - 17/5/2009 Saat 13:44
Bu baslık altında sadece kendi yazdıgımız siirleri yayınlıyoruz...Lütfen
alıntı siirleri "mevsimsiz tınılar" baslıgı altında yayınlayalım...
[tarihinde düzeltildi 17/5/2009 Saat 14:00 Yazar ozzy62]
tutkigecedir - 17/5/2009 Saat 14:13
abi ozzye şunları dedirtmeyin şu uyarıları yaptırmayın dedemin dedesinin
dedesi dedemin dedesi aracılııyyla bana demişki nasihat baabında EŞEK KADAR
ADAM OLDUN KENDİNE BUNLARI DEDİRTME..adam doru demiş birader..ben bu
uyarıyı 250 sene evvel almışız uyguluyoruz..e sizde uygulayın ozzy
kardeşimi yormayın...:0))))
tutkigecedir - 23/7/2009 Saat 00:40
kıyamet gibi akşam olmuştu
sahildeydim
çünkü hiç denizim olmamıştı
üzerinde yüzen düşler kurardım
kirpiklerini aklıma getiren
kuraklığı vardı aynı vakit..
ve deniz aşırı çıkar gelirdi sana düşkünlüüm
içimden derdimki
kendimden bile habersizce
hiç bi deniz
senin hayalinden bağımsız olamaz.....tutkigecedir
tutkigecedir - 23/7/2009 Saat 00:45
bugünün şuanki kısmı bile senindir
......havadaki oksijenin berraklığı gibi
.........sevmek istiyorum seni
.....yada dipte yosun tutmuş kadar
...........hesapsız ve çıplak...
........sır sıklam düşler kuruyorum
...........ellerim hafif ceplerimde
..........bakire bi alacakaranlık sezinliyorum birden
...........kendinden emin
..ve dişleri yanlızlıa kenetli
.........ben onu vakitten saymıyorum
...........toplasan yanımdaykenki hallerinin
...........kırkta biri etmez..
..............sense bugünü çoktan dün etmişsindir
.........bana göreyse gün haala sana hasret...
...............ve senden bi dakka daha istemekte...
tutkigecedir - 29/8/2009 Saat 23:45
öyle bi şarkıydınki sen
nezaman dinlesem
damarlarım birer birer atardı
yanımdaki yokluğunun zamanı yoktu
geçmişinide geleceinide...
diye sese dönüşürdü
o akşamın salamura olmuş
nefesimle birden...
tutamazdım zamanı çıldırırdım
senin 1 yudum saniyene muhtaçken
zaman orada savrulurdu
nereye denk gelirse..
kaldırımlara..yollara..gökyüzüne...tutkigecedir..
dipnot:...birader sanki bu forum adıma tahsis edilmiş haa..sizleri tdk ya
şikayet edeceim abi şiire gerekli ilgiyi alakayı göstermiyosunuz:0)))..ne o
şiire alaka gösterirsen şımarır diyemi korkmaktasınız...yok yok içiniz
rahat olsun arkadaşlar şiir olgundur öyle her önüne gelene
şımarmaz...bizden söylemesi..hehehe...peeki devam ederiz.
bazu - 5/9/2009 Saat 10:32
Bakma ellerimin çatlaklıxına
ben gölgesiz bozkirlarda doxdum
yillara sıxmayan özlemlerim var
bilki ben dax adamıyım,kentlere yabancıyım.
Benim köyümü yanık tezek kokusu sarar
yanık türküler söylenir pınar başlarında
her sabah güneş önce bana doxar
çevremde dört mevsimin izi var
ben dax adamıyım dax gibiyim.
Arkamda ıslak mendilleri sallayan
bana inanan bana bel baxlayan
uykusu yetik anam lan babam,
birde sevdalım var.
Ben dax adamı onlarla güçlüyüm
senki şekir kızı gününü gün ederken
biz yaşamı yarınlara sakladık
ben unutulmuş köylerinde yaxmur bekleyen
toprakların çilekeş adamıyım,kentlere yabancıyım
sen kentlerin süslü kızı
dax adamı aşkı bilmez demissin
biz yanık tenli nokta belli güzelleri biliriz
şehirliler sevmeyi bizden ögrendi ha kızım
şunu bilki ben dax adamıyım dax gibiyim.......
kahtalı mıcı
tutkigecedir - 22/11/2009 Saat 11:38
..seni düşünürüm
..birden aklıma yenisini aratmayan
o eski gülüşlerin gelir
sırtım birden muallak bi ürperiyle sıvazlanır
ceryanına kapılırım yokluunun sonra
ve seni özlemek gibi doar
dışarda gökyüzü..
kalabalık farklılıklar içinde
bekledim seni biliyosun
..hiç bi güneşi beklemediim kadar
sokak lambalarının çıldırasıya yandıı anlarda
ben yanar tükenirdim
tütmeme bile olanak tanımazdı
..bendeki yokluun..
tutkigecedir - 27/1/2010 Saat 23:33
kar yaardı..
bizse birer küçük çocuk olurduk
kimbilir kaç kez kangren oldu
parmak uçlarımız fakat
biz farkına varmadık..
bi atkım vardı bilirmisin
dünyayı ısıtmayı isterdim onunla
öylesine duyarlı:0)
ve hiç bi kış
kimsenin üşümesini istemedim
sorduklarında..
pertekli - 26/8/2010 Saat 23:18
| Alıntı Yazar reel, Gün 27/1/2010 Saat
23:33 |
---------------------------------------------------------------------------
-----
ATALARI
Biliyormusun atası darbeciler seni çok seviyor
Sabah akşam seni anıyor
Sendeki keramet inan kimsede yok
Senin zorla kabul ettirdigin şapka inkılabından halkın haberi yok
Cadde sokaklar senin adın
Parada kalmadı tadın
Devletin mafyası senin adın
Ataların atası,Onların atası
Darbeciler yeniden seni sevdiklerini belirttiler atası
Senin adın verilen bu ülkede dogmakla
Biz ne suç işledik ki atası
Onların milliyetçi atası
Bak yine cumhuriyet kutlanıyor
Asker,vali,bürokratlar sevinç içinde
İzlerken gözlerim doldu
Ne güzel senin bıraktıgın Cumhuriyet bayramı
Atam laik bir ülkede yaşıyoruz
Bu nasıl laiklik kendimize şaşıyoruz
Laik olmayan bir ülkede
Laiklik elden gidecek diye bagırıyoruz
Devlet dedik,Devletçilik dedik
Devletin başında oturmuş üç,beş hödük
Satan yiyen hep elele
Duaya kalmış vatanı seven gele
Atam bir çok kinayeli sözlerin var
Yoksa peygamberlik ünvanınmı var
Halkın kafasının önünda sanki duvar
Ataların atası,senin en sadık darbecilerin var
Sen rahat uyu,halkı uyutanlar var |
reel nickli üyenin göndermis oldugu siir burya eklenmistir..
NOT. arkadaslar lütfen kendi denemelerimizi forumun bu bölümüne
ekleyelim siirler bölümüne göndermeyelim.
[tarihinde düzeltildi 26/8/2010 Saat 23:20 Yazar pertekli]
tutkigecedir - 8/9/2010 Saat 23:48
gülüşünde bi yaşam biçimi saklıydı
...o yaşamı çalabilmek için
kendi yaşamımı savurdum..akşam 4 ü 5 geçe rüzgarına..
.çünkü oda bi esme biçimiydi...
.seni güneş eyleyip
akşam 9 dan sonra beklemeye koyuldum..
çünkü o bi doğma biçimiydi..
sen yaşamak demektin
..............bizde onu yaşadık.....
tutkigecedir - 13/5/2011 Saat 23:29
çiçeimdin..
ve sen olmadınmı biterdi iklim...
hatta sensizlik ileri derecedeyse
artık orda iklim yetişmezdi...
nehirler boş akardı
ve kuşlar elektrik direklerine kapılırdı...
ölümsüz bi yanlızlık başlardı koştuum heryerde...
benimle yetişen bu şehirde mülteci olurdum..
ve bi koşuşturmacanın türeviydi yokluun...
kalbimi durduracak kadar....
tutkigecedir - 28/7/2011 Saat 22:38
..yüzümde filizlenen benler gibi sürülmüşsün tenime
...ve bi nehrin sel oluşu gibi sevdim seni
...bırak biraz üzerine sıçrasın rüzgarım
....dekolte ve yanlız yaşamayalım şu iki sabahlık
üç gecelik yaşamı..
ben her mevsim kokunla yıkanırım bilirmisin
hiç düşünürken benimle aynı düşe denk geldinmi yada
..ben geçmiş asırdan beri düşünürüm seni ama..
......bilemedim işte vakitlerden geç oluşun
sensizlikten kaynaklandıını..
tutkigecedir - 2/8/2011 Saat 02:42
o hilal düşlerine koy beni..
.ısınsın elmacık kemiklerinde aklına geldiklerim.
.ve gırtlaında bi yutkunma olsun
sana çıldırasıya tutkum...
bırak rüzgarın döşümün kıllarında geveleyip dursun
....işte öyle...
tutkigecedir - 17/8/2011 Saat 01:10
...düşlerini kurardım
..en okunaksız düşler..
..böyle yarım yamalak..
kimse bizi düş kurmaktan
sınıfta bırakmamıştıki gülüm..
nebilirdimki..
tutkigecedir - 2/9/2011 Saat 21:02
şair olsam derdimki sana...
.....gel buluşalım bidaha dönmemek üzre..
.....ne o denizlerin asırlık geçmişi kalsın geriye bizden
...nede şu yarım kalan sigaran..
............ilk rüzgarıda deniz yedi..gördünmü..gel..
......peşinde koştuum çölleride bırakalım..
....pabuçlarımın yarıya kadar kumlarıyla doluğu...
...gel diyoru..buluşalım bidaha dönmemek üzre..
.......gel sigaranı ben yakarım...
davetli_62 - 4/9/2011 Saat 14:08
biz yine de aşkla bağlayalım sözü,
samanyolu bir aşkla;
körükçü bas kola canlandır közü...
Not:Tabiki alinti  )
tutkigecedir - 27/11/2011 Saat 13:44
..o göğün üstüne bi deniz doğar
düşündükçe seni..
ve üzerim hep o içtiğin sigara kokar sanki
tutup altındaki kara parçasını
ellerimle çekmek kendime...
..onu bile düşündüm inan..
ve sanki ilk defa bulur gibi bişeyi
bulmak istedim seni..
..yokluunun bütün boylamlarını sayarak..
tutkigecedir - 4/1/2012 Saat 00:34
...ekvatoru sarmalayan bişeydi yokluun
..ve hep zibidi bi yanlızlık çökerdi
tüm köşe başlarına...
..sokak lambaları seni yanardı bazıları dışında.
..onlarda uzak yıldızlara davetliydi belliki
....ufaktan arazi..
kaç kez gözgöze geldik bilirmisin
gerçi sen hiçbirinde dışarda değildin..
...ve kaç kez ellerinden tuttum
..belkide sen ellerin ceplerinde gezerken...
|