Hoşgeldiniz: www.Pertekliyiz.Biz
Ana Sayfa Biz Kimiz Bize Ulasin Bizi Tanitin Köyler Kitap Önerileri Ziyaretci Defteri
  Merhaba Misafir!   
Pertekliyiz.biz Sitesine Hosgeldiniz........Xerhatin.........Xerama
 

RADYO PERTAQ FACEBOOK GRUBU
Unbenanntes Dokument

Radyo Pertaq

 


Giriş

Kullanıcı Adı:

Şifre:


icon_home.gif Ana Sayfa
som_downloads.gif Menü
tree-T.gif Pertek Resimleri
tree-T.gif Forum
tree-T.gif Dosyalar
tree-T.gif Alevilik
tree-T.gif Mesaj Panosu
tree-T.gif Etkinlikler
tree-T.gif Linkler
tree-T.gif Dilek Tahtasi
tree-T.gif Ziyaretci Defteri
tree-T.gif En Iyiler
tree-T.gif Anketler
tree-T.gif Kadromuz
tree-T.gif Biyografiler
tree-T.gif Sitenize Ekleyiniz
tree-T.gif Kadin
tree-T.gif Atasozleri
tree-T.gif Saglik
tree-T.gif Dersim Haritasi
tree-T.gif Sifali Bitkiler
tree-T.gif Testler
tree-T.gif Genel Bilgiler
tree-T.gif Mektuplar
tree-T.gif Oyun Eglence
icon_poll.gif Kültür&Sanat
tree-T.gif Gazeteler
tree-T.gif Tv Izle
tree-T.gif Sarki Sozleri
tree-T.gif Siirler
tree-T.gif Fikra Diyari
tree-T.gif Kitaplar
tree-T.gif Kitap Önerileri
tree-T.gif Filmler
tree-T.gif Klipler
tree-T.gif Kose Yazilari
tree-T.gif Dizi Izle
tree-T.gif Genel Kültür
tree-T.gif Eglence
icon_members.gif Üye Menüsü
tree-T.gif Kullanici Kaydi
tree-T.gif Özel Mesajlar
tree-T.gif Üye Listesi
tree-T.gif Ziyaretci Defteriniz
tree-T.gif Bizi Tanitin
tree-T.gif Bize Ulasin
favoritos.gif Haberler
tree-T.gif Haber Gönder
tree-T.gif Tüm Haberler
tree-T.gif Haber Arsivi
tree-T.gif Haber Basliklari
icon_members.gif Bilgileriniz
icon_members.gif Cikis Yap

Kategoriler
oarrow.gif Dersimden Haberler
oarrow.gif Dünyadan Haberler
oarrow.gif Güncel Haberler
oarrow.gif HABERLER
oarrow.gif Pertek Haberleri

Klipler

Yeni Klip
civan hoca hewale ewindar

civan hoca hewale ewindar
Yeni Klip
MERVAN TAN - ZARİN

MERVAN TAN - ZARİN
Yeni Klip
Tuncel Kurtiz//Grup Yorum 25.Yıl Konseri

Tuncel Kurtiz//Grup Yorum 25.Yıl Konseri
Yeni Klip
DENIZ YUSUF  HÜSEYIN

DENIZ YUSUF HÜSEYIN
Yeni Klip
DERSIM  MERKEZ

DERSIM MERKEZ
Yeni Klip
BABA BERTAL DA  DAVUL RESITALI

BABA BERTAL DA DAVUL RESITALI
Yeni Klip
PERTEK TANITIM FILMI

PERTEK TANITIM FILMI
Yeni Klip
Goran  Salih-Mn Ashqm

Goran Salih-Mn Ashqm
Yeni Klip
8 MART ETKINLIGI-PERTEK

8 MART ETKINLIGI-PERTEK
Yeni Klip
Kürmes Ezgisi

Kürmes Ezgisi


Yönetim
g Yönetim Bölümü

2520 Haber (315 Sayfa, 8 Bir Sayfada bulunan toplam Haber)


Hüseyin Aygün bildiğiniz gibi, Kürt düşmanlığına devam!
aktuelle News


CHP Tunceli milletvekili Hüseyin Aygün, BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın Uludere olayının ardından söylediği “bu ülke ikiye bölünmüştür artık” sözünü kan ve toprak milliyetçiliği olarak tanımladı. Aydınları da PKK’nın kuyruğuna takılmakla suçlayan Aygün, “Türk gençleri yönünden bakan da yok, sanki onları bir ana doğurmadı” dedi.
Muhalifgazete. com’dan Safiye Işıklı’ya konuşan Hüseyin Aygün, BDP’ye yüklendi. BDP’nin bütün Kürtler adına konuşmasının büyük bir hata olduğunu belirten Aygün, “Demirtaş (Selahattin Demirtaş) söyledi işte, dedi ki ‘bu ülke ikiye bölünmüştür artık’, bunlar çok ağır sözler.

Bütün Kürtler öyle düşünmüyor ki. Bu sözler, barışa hizmet etmiyor ki, öyle olsun ayrılacaklar mı? Kürtler bunu mu istiyor yani. Ayrılıklar kan dökmeden, silahlı çatışmalar olmadan, soykırıma uğramadan olmamış ki, korkunç trajik sonuçları var. Bu demeçlerin bir yararı yok. Ayrılmalar, pek barışçıl yollarla olmamış tarihte. Dolayısıyla ayrılmayı önerenler çok korkunç bir süreci de önermiş oluyorlar.

‘Kan ve toprak milliyetçiliği’

Masum binlerce insanın hayatını kaybettiği bir deneyim, niye Türkiye’de de yaşansın. Ben düşünmeden söylediklerini düşünüyorum. Düşündüyseler, yaptıkları resmen kan ve toprak milliyetçiliğidir. Leyla Zana’nın demeci de yanlıştı. O zaman, hükümetin dediği gibi halka bir soralım. Ayrılma eğiliminin, en ciddi anketlerde bile yüzde 5’i bulmadığını biliyorum ben. Niye durmadan böyle demeçler veriliyor. Oradaki öfkeyi artırmak ve siyasi rant elde etmek için mi? Mesela Hasip Kaplan’ın sert sözleri oldu, gelmesinler herkeste silah var diye, bir yararı var mı bunun yani. Tamam, büyük bir katliam ama böyle neyi çözeceksiniz, BDP’nin de eleştirilmesi lazım” dedi.

Türk gençlerini ana doğurmadı sanki!

PKK’nın Tunceli’de sivilleri kurşuna dizdiğini söyleyen Aygün, aydınların sadece devlete değil PKK’ya da çağırı yapması gerektiğini söyledi. Aydınların bu tavrını ‘vicdansızlık’ olarak tanımlayan Aygün; ” PKK’yı da eleştiren bir noktadan bakmalıyız. Türkiye’deki aydınlar uzun süredir, PKK’nın kuyruğuna takılmış durumdalar. Eleştiri yapmıyorlar, sadece devlete, hükümete çağrı yapıyorlar. PKK’da yapsa, Uludere’de Türk savaş uçakları da yapsa, şiddeti her zaman reddetmeliyiz. Çok vicdansız buluyorum, devlet bir şey yaptığında yerden yere vuruyorlar, örgüt, bir sürü kişiyi, sorgusuz sualsiz kurşuna diziyor, tek bir kelam etmiyorlar. Bir sivili öldürmenin gerekçesi olabilir mi? Türk gençleri yönünden bakan da yok, sanki onları bir ana doğurmadı” dedi.

Seçimi BDP terörüyle geçirdik

Seçim döneminde BDP ve PKK’nın seçmen baskı yaptığını da iddia eden Hüseyin Aygün şöyle konuştu: Orayı tamamen örgüte terk etmişler, örgüt istediğini yapıyor. Biz Dersim’de resmen, PKK ve BDP terörü altında bir seçim kampanyası yürüttük.Yani tehdit ettiler bütün güçleri, burası bizimdir, hiç kimse giremez, adaylar ajandır deyip yoğun bir şekilde propaganda yaptılar. PKK’lılar, köylere indi, halkı tehdit ettiler, bu sandıklardan, BDP’nin bağımsız adayına oy çıkacak diye.

Gönderen maya_ Tarih: Perşembe, 12. Ocak 2012 (121 okunma)
(0 yorumunuz? Devamı... | Yazdırılabilir sayfa  Bu haberi arkadaşına gönder | Puan: 0)

Dersimden Haberler: Selahattin Demirtaş Parti Çalışmaları Nedeniyle Dersim’e Geldi..
aktuelle News

Dersim – Erdoğan’ın açıklamalarına cevap veren Demirtaş, “Sen bırak biz on koyun güder miyiz gütmez miyiz, bu senin işin değil, sen 35 gencin katledilmesinin hesabını ver” dedi. Eski statükonun yeni sahibinin AKP olduğunu belirten Demirtaş, ‘’Ben kimseye hakaret etmedim. Bir Genelkurmay Başkanı’nın Kürtlerin anadilde eğitimi için yaptığı açıklamanın bizim nazarımızda bir onbaşının yaptığı açıklamayla eşdeğer olduğunu da tekrarlıyorum” diye konuştu.

BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, parti çalışmaları kapsamında geldiği Dersim’de partisinin halk toplantısına katıldı. Toplantı öncesi basın toplantısı düzenleyen Demirtaş, Başbakan Tayip Erdoğan’ın Dersim ile ilgili “literatürde varsa özür diliyorum” açıklamasına dikkat çekerek, “Yıllardır ödenmiş bedeller ve Dersim halkının onlarca kayıp mezarları, kayıp çocukları var. Sadece 38′de değil bu katliamlar 80′li, 90′lı yıllarda da var. Hatta 2000′li yıllarda failini yakalamadıkları cinayetler var. Tüm bunlar dururken Dersim halkının acılarıyla alay eder gibi il başkanları toplantısında ‘usulde varsa özür dilerim bu meseleyi de kapatalım’ diyemezsiniz” dedi.

Dersim halkının kendi içindeki parçalı duruşunun Dersim’e zarar verdiğine ifade eden Demirtaş, Dersim halkının birliği değil, tekliği reddetmesi gerektiğini söyledi. Demirtaş, “Her şeyden önce Dersim halkının birliği çok önemli. Dersim halkı tek bir siyasi düşüncenin etrafında toplanmak zorunda değildir. Tek bir inanca meyil vermek zorunda da değildir. Elbette ki Dersimlilerin ideolojik ve inançsal farklılıkları olur. Bütün bunlar bizim için değerli ve anlamlıdır. Kendi zalimlerine karşı birlik olmayı, kendilerine stratejik bir hedef olarak belirlemelidir. Dersim’deki bütün siyasi oluşumlar buranın halkına gerçekten hizmet etmek istiyorsa birlik konusunda daha geniş davranmalıdır. Dersim halkının değerlerine, birliğine, acısına dönük hiçbir saldırıyı biz BDP olarak kabul etmeyiz. Kendilerine Tuncelili diyen bazı siyasetçiler Dersim adını bile ağzına almaya çekindiği yerlerde bu halkın evlatları canlarını ortaya koydu” dedi.

DEMİRTAŞ’TAN ÖZELEŞTİRİ

Dersim’de siyasi faaliyetlerin yetersiz kaldığına dikkat çeken Demirtaş, yaşanan sorun ve sıkıntılardan dolayı BDP adına Dersim halkından özür diledi. Demirtaş, “Dersim halkının bize verdiği desteğe rağmen elbette ki bizde onların layık olduğu hizmeti sağlamakta yetersiz kalmışızdır. Bu yüzden Dersim halkına karşı bir özür borcumuz var. Ben bütün arkadaşlarım adına burada yaşanan bütün sorun ve sıkıntılardan, yetersiz hizmet ve siyasi faaliyetlerden birinci derecede sorumlu kişi olarak Dersim halkından özür diliyorum” dedi.

Gazetecilerin Başbakan Tayyip Erdoğan’ın dünkü grup toplantısında yaptığı açıklamaları ile ilgili soruyu yanıtlayan Demirtaş, “AKP’nin Genel Başkanı’na kendi kurul toplantısında yaptığı konuşmadaki seviyesizlikle cevap vermeyeceğim. Ortada Uludere katliamı gibi hesap verilmesi gereken ciddi bir gündem var. Ama AKP’nin Genel Başkanı bu konudaki sorumluluğunu yerine getirmek yerine gündem değiştirmeye çalışıyor. Bize hakaret ve tehdit ederek, hedef göstererek gündemi saptırmaya çalışıyor” dedi. Demirtaş, “Sen bırak biz on koyun güder miyiz gütmez miyiz, bu senin işin değil, buna halk karar verir. Sen 35 gencin katledilmesinin hesabını ver. Bunun dışında bir şey söyleme hakkın yok. Savaş uçağını kaldıran biz değiliz, bombaları bırak emrini veren biz değiliz. Bu olayın siyasi sorumlusu sensin, askeri sorumlusu da senin atadığın Genelkurmay Başkanı’dır. İkiniz de bu konuda birinci derecede sorumlusunuz” dedi.

‘ESKİ STATÜKONUN YENİ SAHİBİ AKP’DİR’

“19′u çocuk 35 yoksul Kürt köylüsünü neden katlettiniz?”diye soran Demirtaş, “Bunun hesabını veremediği için bize saldırıp, hakaret ederek gündemi değiştirmeye çalışıyor. Bizim gündemimiz Uludere katliamıdır. Onun dışındaki her şey gündemi çarpıtmaya dönüktür. Biz AKP Genel Başkanının bu gündemi değiştirmesine izin vermeyeceğiz. Ayrıca şunu da belirtmek istiyorum ki bugün tutuklanan paşalar, Genelkurmay başkanları siyasete yön vermekle suçlanıyorlar. Kendi atadığı Genelkurmay Başkanı ne yapıyor, siyasete yön vermeye çalışıyor. Kürt haklı kendi anadilinde eğitim yapamazmış, kendisi karşıymış. Senin işin mi, görevin mi? Neden Başbakan çıkıp da bu senin görevin değil demiyor? Siyasetçileri azarlıyor? Bunun iyi anlaşılması gerekiyor. Eski statükonun yeni sahibi AKP’dir” şeklinde konuştu.

Ortadoğu’da tüm halkların silahlandığını ancak Kürtlerin silahlı olmasına gösterilen tepkilere değinen Demirtaş, Leyla Zana’nın sözlerinin çarptırıldığını söyledi. Demirtaş, “Sayın Zana ile ilgili söyledikleri de tümüyle çarpıtmadır. Sayın Leyla Zana açıklamasında açıkça belirtmiştir, ‘silahların susması gerekir’ demiştir. Arap’ından, Fars’ından, İsraillisine kadar herkes silahlanırken, Kürt halkına ‘boynunuzu bükün oturun’ demek aymazlıktır. Biz her şey silahla çözülsün demiyoruz. Silahlar sussun, siyaset konuşsun. Ama Başbakan’ın bize dağın yolunu göstermesi bu işte ne kadar uzlaşmacı olduğunu gösteriyor. Onun asıl görevi, dağın yolunu göstermek yerine, dağdan inişi nasıl gerçekleştirecek onu söylemesidir. Yoksa Kürtler dağa nasıl gidileceğini biliyor. Merak etmesin” dedi.

HAKKIMDA 300 YIL İSTENİYOR

Genelkurmay Başkanı’nın suç duyurusu ile ilgili sorulan soruya da cevap veren Demirtaş, “Hakkımızda kaç fezleke hazırlandı, doğrusu sayısını bilmiyoruz. BDP grubu milletvekilleri hakkında kaç bin yıl ceza isteniyor bunu da bilmiyoruz. Hesaplamıyoruz, hesaplama gereği de duymuyoruz. En son hatırladığım kadarıyla benimle ilgili istenilen hapis cezası 300 yıla yakındı. Genelkurmay Başkanı da suç duyurusunda bulunmuş. Canı sağ olsun. Kaç yıl ceza verecekleri kendilerinin bileceği iştir. Ama binlerce fezleke içerisine Genelkurmay Başkanı’nın suç durusunu da koymak istiyorlarsa buyursunlar. Biz kimseden bunun için korkacak, boyun eğecek değiliz. Şunu da belirteyim ki ben kimseye hakaret etmedim, kimseye hakaret etmem de. Bir Genelkurmay Başkanı’nın Kürtlerin anadilde eğitimi için yaptığı açıklamanın bizim nazarımızda bir onbaşının yaptığı açıklamayla eşdeğer olduğunu da tekrarlıyorum” dedi.

Demirtaş’ın konuşmasın ardından BDP parti yöneticileri ve üyeleriyle yapılan toplantı basına kapalı gerçekleşti.

Gönderen maya_ Tarih: Çarşamba, 11. Ocak 2012 (71 okunma)
(0 yorumunuz? Devamı... | Yazdırılabilir sayfa  Bu haberi arkadaşına gönder | Dersimden Haberler | Puan: 0)

Dersimden Haberler: 2 Kadın 8 Çocuk İmha Edilmiştir Arz Ederim!
aktuelle News

2 Kadın 8 Çocuk İmha Edilmiştir Arz Ederim!

Dersim’den Ankara’ya gönderilen raporlarda kadın ve çocukların imha edildiği soğukkanlı şekilde anlatılıyor. Raporlarda Dersimlilere karşı zehirli gaz ve yangın bombalarının da kullanıldığı yeralıyor.

18 Kasım 1937’de İsmet İnönü’nün “Dersim meselesinden kurtulduk” demecini verirken Yunus Nadi de Cumhuriyet gazetesinde “Tarihe gömülen Dersim’e dair” başlıklı yazıyı kaleme alıyordu. “Mart ayındaki karakol baskınında 33 askerin şehit edilmesine karşı yüzlerce isyancı öldürülmüş, Seyit Rıza ile kimi aşiret liderleri de 15 Kasım’da meydanda asılmıştı. Dersim Harekâtı yaklaşan kış ayları da düşünülerek sona erdirilmişti. Tunceli Valisi Korgeneral Abdullah Alpdoğan daha 2 Ekim 1937’de telgrafın başında bizzat bulunarak İçişleri Bakanı’na durumun sakin olduğunu, bugüne kadar 4 bin silah toplandığını ve kış bastırmadan uygun trenlerle dışarıdan gelen askerlerin garnizonlarına dönmesini tavsiye ediyordu. Gerek Bakan Şükrü Kaya gerekse Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak bu öneriye karşı çıkarak harekâta bölge dışından katılan bütün birliklerin yerine sadece bazılarının geri çekilmesi emrini verdiler.

Keza Ekim 1937’de çıkarılan kararnamelerle jandarma ve diğer birliklerdeki erattan teskeresi gelenlerin askerliği uzatılıyordu. Hükümetin Tunceli’nden çıkmaya niyeti yoktu ve daha uzun süre kalacağı belliydi. Bu gerginlik 2 Ocak 1938’de Kalan Deresi’nin olduğu bölgenin boşaltılma kararıyla aradığı kıvılcımı bulur. Kararın uygulanması için gelen 7 jandarma ve arkasından basılan Mercan Karakolu’ndaki iki asker şehit edilir. Durmuş gibi görünen çatışmalar, yerini asıl gerçeğe; bölgenin kendi yapısıyla devlet arasındaki mücadeleye bırakır. 1937 yılında ordu karşısında yenilen aşiretlere yardım etmemiş, çatışmalara girmemiş aşiretler, bu sefer sıranın kendilerine gelmekte olduğuna inanarak birlikte direniş kararı alırlar. Ankara ise, gerek mevsim koşullarını gerekse büyük çapta yeni bir operasyona hazırlanmak için gereken vakti dikkate alarak kış aylarının sona ermesini bekler. Beklenen ay Haziran’dır… 1, 3 ve 6 Haziran’daki çok sayıda yazışmada harekâtın ayın 10’undan önce başlayamayacağı belirtilmektedir. 6 Haziran 1938’de İçişleri Bakanı Şükrü Kaya Başbakan Celal Bayar’a yazdığı “çok gizli” ibareli yazıda Tunceli Harekâtı’na katılacak birliklerin tam listesini sunar ve bir hafta sonra harekât başlar.

Mercan Deresi, Kalan Deresi, Ali Boğazı, Merho Deresi, Laç, Dest gibi hem yoğun asinin bulunduğu hem mağaralar ve sarp kayalıklar nedeniyle coğrafi engellerin bulunduğu bölgeler ilk ve en önemli hedeflerdendir. Tank ve uçakların da katıldığı operasyon şiddetli çarpışmalarla başlar. Bu çağrılara uymayan aşiret üyelerinin sayısı bir çok kaynakta en fazla 5 bin kişi olarak gösteriliyordu. Ancak, 2 Kasım 1939’da tutulan resmi listeye göre 13 bin 806 kişi öldürülmüş; 2 bin 967 kişi sağ yakalanmış; 4 bin 616 kişi de teslim olmuştu. Bütün bu operasyonlar boyunca 199 şehit verilirken, 354 asker de yaralanmıştı. Hesapta bir tuhaflık vardı. Coğrafi açıdan çok zorlu; mağaralar, sivri kayalıklarla dolu dağlara sığınmış ve her karışını avucunun içi gibi bilen binlerce silahlı Dersimli neredeyse 1’e 65 zayiatla çarpışmıştı… Hesabı bozan neydi? Ya isyancıların sayısı binleri bulmuyor; ya ölenlerin çoğu silahsız sivillerdi… Hangisi doğruydu?Dersim’le ilgili neredeyse yarım asırdır tarafların birinin “katliam” diğerinin “isyanın bastırılması” dediği tartışmayla ilgili devletin gizli arşivlerindeki belgeler ne diyordu? 10’dan fazla belgede ölenlerin sayısıyla askerin kayıpları arasında derin bir tutarsızlık var. Kimisinde yüzlerce isyancı öldürülürken orduda bir kaç asker yaralanıyor. Kimi olaylar ise açıkça bir yargısız infazı çağrıştırıyor. Bunlara genellikle “esir köylülerin veya esirlerin kaçmaya kalkışmaları sırasında meydana gelen olaylar” ibaresi vurulmuş. Bir seferde 42, bir seferde 49 kişi “kaçarken” vurulmuş…

En tuhafı da bazen sayı bile verilmiyor; sadece, “imha edildiler” denilerek geçiliyor telgraflarda, raporlarda, mesajlarda… bir sayı bile olmuyorlar ölürken… Örneğin 3. Umum Müfettişi Orgeneral Kazım Orbay 12 Ağustos 1938’de bizzat Başbakan Celal Bayar’a geçtiği telgrafta 7. Kolordu’nun günlük çalışmalarını özetlediği 1. maddede “dünkü tarama sırasında mukavemet eden Zel dağının 2 kilometre güneyindeki Demenanlıların Korpuk köyü bu sabah teslim olmuşlarsa da sevkleri esnasında kaçmak isteyenler imha edilmiştir” diyor. Maalesef, devletin gizli arşivindeki resmi belgeye göre, 1938’de bir orgeneral Başbakan’a bir köy halkının imhasını sayılarını bile verme ihtiyacı duymadan bu kadar basit anlatabiliyor… 19 Ağustos’ta Kalosan Deresi Sin nahiyesinde tarama yapılırken karşı koyduğu ifde edilen “haydut ve şeriklerden” tek çatışmada 290’ının öldürülmesi… Keza, Başbakanlığa çekilen bu telgrafta, “Mazgirt’ten son kafile olarak toplanan 41 Demananlı ve 11 Haydaranlı haydut sevkleri esnasında kaçmışlar ve dur emrine itaat etmediklerinden imha edilmişlerdir” cümlesi de aslında o gün o bölgede neler olduğunu çok iyi anlatıyor… Benzer şekilde 281 kişinin tek seferde ve neredeyse nasıl öldürüldüğü bile açıklanmadan imha edildiği yazılıyor 15 Ağustos’taki telgrafta da.

Tunceli Valisi’nin 16 Eylül 1938’de geçtiği telgraftaki soğukkanlı ifade ise kan donduran cinsten. Vali, şu cümleleri kullanıyor: “elli yedinci alayın takviyeli bölüğü Tackerek civarında haydutların ateşine uğramış ve yarım saat müsaderede dört erkek iki kadın sekiz çocuk imha edilmiştir… mutat makamlara arz edilmiştir.” Kazım Orbay’ın imzasıyla geçtiği 15 Ağustos 1938 tarihli telgrafta da “41. Tümen, Munzur suyunun batısında tarama yaparken mukavemet gördüğü köylerdeki toplam 395 kişiyi imha etmiştir…” yazar.

Köy boşaltma, yakma ve bombalama

Belgeler sadece “yargısız infaz” ihtimalini güçlendiren; resmi rakam olan 13 bin 800 kişinin ölüm nedeni ve hatta gerçek rakam konusunda kafaları karıştırmakla kalmıyor. Gerek askerler gerekse uçaklar çok sayıda köyü bombalama, yakma, boşaltma icraatlarında bulunuyor. Hemen her önemli operasyonda “tayyareler” de görev alıyor ve özellikle köylerle coğrafi şartların zor olduğu yerlerde bombardımanda bulunuyorlar. Bazen insanlar ve hayvan sürüleri görüldüğünde de kim ve ne olduklarına bakılmadan yine bombardıman ediliyorlar.

Yakıcı ve boğucu bomba İstedim

30 Mart 1937’de, Tunceli Valisi Alpdoğan’ın Başbakanlığa yazdığı yazının 2. maddesinde “Tayyare Alay Kumandanından yangın ve Milli Müdafaa’dan yakıcı ve boğucu gaz bombaları istedim” cümlesi de artık kimi uygulamaların inkar edilemeyeceğini ortaya çıkaran bir başka örnek… Dikkat çeken bir yazışma da Kırmızı Mağara denilen yerle ilgili. Derin ve geniş olduğu için çok sayıda Dersimlinin sığındığı anlaşılan mağaraya muhtemelen bomba yanında boğucu gaz bombaları da atılıyor. Çarpışmalar süresince mağaradan onlarca ölü çıkıyor. Bunların 10’u ise çocuk…

Gönderen maya_ Tarih: Çarşamba, 11. Ocak 2012 (49 okunma)
(0 yorumunuz? Devamı... | Yazdırılabilir sayfa  Bu haberi arkadaşına gönder | Dersimden Haberler | Puan: 0)

Dersimden Haberler: Dersimspor'da yenilik
aktuelle News

Dersimspor'da yeni transferler

Mustafa Dalcı (Teknik direktör): 1 Temmuz 1973 yılında Sivas’ta doğan teknik adam, profesyonelliğe ilk adımı, 1994 yılında Kasımpaşaspor takımında attı.

Daha sonra Fenerbahçe, Kücükköyspor takımlarının formasını giyen Dalcı, Antrenörlük deneyiminde Küçükçekmecespor ve Bayrampaşaspor`u 3.Lig’e çıkarma başarısı gösterdi.

 

alihan-guresci-(stoper-on-libero).jpg

 

Alihan Güreşçi (stoper ön libero): 1986 doğumlu. Çerkezköyspor’dan geldi.

 

hasan-firat-(orta-saha).jpg

 

Hasan Fırat (Orta saha) 1980 doğumlu. Çerkezköyspor’dan geldi.

 

yagiz-aktas-(orta-saha).jpg

 

Yağız Aktaş (orta saha ) 1986 doğumlu Trabzon İdmanyurdu’ndan geldi.

 

yakup-sercan-(forvet).jpg

 

Yakup Sercan (forvet) 1993 doğumlu Küçükçekmecespor’dan geldi.

 

uzeyir-albayrak-(orta-saha).jpg

 

Üzeyir Albayrak (orta saha) 1989 doğumlu. Küçükköy belediyespor’dan geldi.

 

osman-anli-(stoper).jpg

 

Osman Anli (stoper) 1987 doğumlu Erganispor’dan geldi.

 

deniz-isik-(sol-bek).jpg

 

Deniz Işık (sol bek) 1990 doğumlu Erganispor’dan geldi.

 

ali-yalcinkaya-(sag-kanat).jpg

 

Ali Yalçınkaya (sol ve sağ kanat) 1986 doğumlu Lüleburgazspor’dan geldi.

 

kubilay-tekin-(orta-saha).jpg

 

Kubilay Tekin (orta saha kanat) 1991 doğumlu Beylikdüzüspor’dan geldi.

 

harun-ozkan-(forvet-stoper).jpg

 

Harun Özkan (forvet stoper) 1974 doğumlu İstanbul Çatalcaspor’dan geldi.

 

bayram-deda-(stoper).jpg

 

Bayram Deda (stoper) 1981 doğumlu Ayvalık Belediyespor’dan geldi.

 

huseyin-tarik-inan-(kaleci).jpg

 

Hüseyin Tarık İnan (Kaleci) 1981 doğumlu Torbalıspor’dan geldi.

 

deniz-turhan-(sol-kanat).jpg

 

Deniz Turhan ( Sol Kanat) 1988 doğumlu Muşspor’dan geldi.

(Kaynak; Tuncelininsesi)

Gönderen maya_ Tarih: Çarşamba, 11. Ocak 2012 (111 okunma)
(0 yorumunuz? Devamı... | Yazdırılabilir sayfa  Bu haberi arkadaşına gönder | Dersimden Haberler | Puan: 0)

Cemevi'ne veto
aktuelle News
Cemevi'ne yardıma vali vetosu

Mersin - Mersin Valilisi Hasan Basri Güzeloğlu, İl Genel Meclisi'nin Cemevi'nin bazı giderlerinin karşılanması konusunda aldığı kararı veto etti.

Alevi Kültür Derneği Mersin Şubesi, geçtiğimiz Ekim ayında İl Genel Meclisi'ne başvurmuş ve Alevilerin ibadethanesi olan cemevlerinin bazı giderlerinin İl Özel İdaresi'nce karşılanması talebinde bulunmuştu. CHP grubu, Alevilerin bu talebi üzerine bir önerge hazırlayarak meclise sundu. İl Genel Meclisi aldığı kararın uygulamaya geçirilmesi için Mersin Valiliği'ne sundu. Vali Hasan Basri Güzeloğlu, meclis kararını veto etti.

Newededersim

Gönderen maya_ Tarih: Çarşamba, 11. Ocak 2012 (50 okunma)
(0 yorumunuz? Devamı... | Yazdırılabilir sayfa  Bu haberi arkadaşına gönder | Puan: 0)

Toplu mezar
aktuelle News
JİTEM merkezinde toplu mezar

Amed - Diyarbakır'da bir dönem Merkez Kapalı Cezaevi ve Jitem merkezi olarak kullanılan bölgede yapılan restorasyon çalışmalarında insan kemiklerine rastlanıldı. 

Eski cezaevi ile Jitem’in bir dönem kullandığı Sur bölgesinde Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından restorasyonu yapılan İçkale bölgesinde çalışmalar yapıldığı esnada, insan kemikleri bulundu. Olay yerini güvenlik çemberine alan polis, cumhuriyet savcılığına bilgi vererek, insanlara ait olduğu belirlenen kemikleri muhafaza etti. Savcılığın emriyle 6 kafatası ile insanlara ait çok sayıda kemik parçası torbalara konuldu.

Birçok faili meçhul cinayeti işleyen Jitem merkezinin bulunduğu ve halk arasında Saray Kapı olarak bilinen bölgede bulunan kemiklerin faili, cinayetlerde kaybolan kişilere ait olabileceği ihtimali üzerinde de duruluyor.

Yetkililer, bulunan kemik parçalarının ne zamana ait olduğu konusunda bilgi sahibi olmadıklarını, yapılacak olan araştırmanın sonucunda bunun netleşeceğini söyledi.

ANF NEWS AGENCY

Gönderen maya_ Tarih: Çarşamba, 11. Ocak 2012 (49 okunma)
(0 yorumunuz? Devamı... | Yazdırılabilir sayfa  Bu haberi arkadaşına gönder | Puan: 0)

KCK’ye Nobel desteği
aktuelle News Stockholm - 2011 Nobel Edebiyat Ödülü İsveçli şair Tomas Tranströmer, KCK operasyonları adı altında yapılan tutuklamaları eleştirdi, Ragıp Zarakolu ile Muharrem Erbey’in serbest bırakılmasını istedi.

Geçtiğimiz yılın Nobel Edebiyat Ödülüne layık görülen İsveçli ünlü şair Tomas Tranströmer kitaplarını imzalayarak Kandıra Cezaevinde tutuklu bulunan yayıncı ve insan hakları savunucusu Ragıp Zarakolu ile Diyarbakır Cezaevindeki Avukat-Yazar Muharrem Erbey’e gönderdi. 

Tranströmer Edebiyat Ödülü aldıktan sonra yayımlanan ”New Collected Poem” kitabının İngilizce baskısını Zarakolu, Türkçe baskısını Muharrem Erbey için imzalarken şunları söyledi: ‘’Cezaevlerindeki güç koşullarda yaşayan yeni dostlarımın durumlarının en kısa sürede sonuçlanarak çözüme kavuşturulmasını diliyorum. Eskiden olduğu gibi yaşamlarını sürdürmelerini umut ediyorum. En kısa sürede onlarla İsveç’te buluşmak ve görüşmek istiyorum. Ziyaretlerin beni çok sevindireceğini ve mutlu edeceğini bilmelerini isterim.” 

Şiirleri 60 dile çevrilen şair Çin Halk Cumhuriyeti’nin ”Büyükayı Ödülü” ile İtalyan klasik şiir ödülü ”Premio Nonino”nun da aralarında bulunduğu 15 ödülün sahibi. 35 yıl yaşadığı Västerås ili belediyesi 1997 yılından bu yana her yıl bir yazara ”Tranströmmer Ödülü” veriyor. 

ANF NEWS AGENCY
Gönderen maya_ Tarih: Pazartesi, 09. Ocak 2012 (69 okunma)
(0 yorumunuz? Devamı... | Yazdırılabilir sayfa  Bu haberi arkadaşına gönder | Puan: 0)

'Kan siyaseti yapmayın'
aktuelle News
Cezayir Başbakan’ından Türkiye'ye ders

 

‘Bizi 3 günde teslim ettiniz, kanımızı kullanmayın!’

PARİS - Fransa parlamentosunda kabul edilen Ermeni yasa teklifi sonrasında Türk siyasetçilerden yükselen “Siz de Cezayir’de soykırım yaptınız” tepkisine Cezayir’den beklenmedik yanıt geldi.

Cezayir Başbakanı Uyahya, “Osmanlı 1830’da 3 günde Cezayir’i Fransa’ya teslim etti. Kimsenin kanımızdan faydalanmaya hakkı yok” dedi

Türkiye, 22 Aralık’ta Fransız Parlamentosu’nda kabul edilen Ermeni yasa teklifi üzerine Fransa’ya yönelik olarak diplomatik atağa geçmiş ve büyükelçisini çekerek tepkisini göstermişti. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Fransa Parlamentosu gitsin, Cezayir’de, Ruanda’daki katliamları araştırsın. Cezayirliler, fırınlarda toplu olarak yakıldı. Acımasızca şehit edildiler. Eğer Sarkozy, bu soykırımı bilmiyorsa, gitsin 1940’larda Cezayir’deki Fransız Lejyonu’nda askerlik yapan babası Pal Sarkozy’e sorsun. Eminim ki oğluna katliamla ilgili söyleyecek çok sözü vardır” açıklamasında bulunmuştu.

KOLONİLEŞTİRME TİCARETİ

Ana Muhalefet Partisi CHP’nin Bolu milletvekili Tanju Özcan, “Cezayir Soykırımını inkar edenlere 1 yıl ile 5 yıl arası hapis öngören yasa tasarısını TBMM’ye sunmuştu. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek de “Senato onaylasın Cezayir Soykırım Anıtı dikeceğim” açıklamasında bulunmuştu. Türk siyasetçilerin Fransa’ya örnek gösterdiği Cezayir hükümetinden Türkiye’ye sürpriz tepki geldi. Cezayir Başbakanı Ahmed Uyahya, Türk mevkidaşı Erdoğan’a seslenerek, “Türk yetkililer Fransa ile girdikleri soykırım kavgasında Cezayir’e gönderme yapmasın” diye sert çıktı. Gazetecilere açıklama yapan Uyahya, “Biz Türk dostlarımıza Cezayir ’in kolonileştirilmesinin ticaretini yapmaktan vazgeçmelerini söylüyoruz. Türkiye, Cezayirlilerin kanları üzerinden çıkar sağlamaya çalışmasın” şeklinde konuştu.

FRANSA NATO’NUN SİLAHLARINI KULLANDI, TÜRKİYE DE NATO ÜYESİYDİ

Cezayir’in Osmanlı egemenliği altındayken, kısa sürede Fransız kolonisi olduğuna dikkat çeken Uyahya, “Osmanlı, yani Türkler 1830 yılında üç gün içinde Cezayir’i Fransızlara teslim etti. Ayrıca Cezayir 1962 yılında bağımsızlığını kazanana kadar Birleşmiş Milletler’de bu ülkenin lehine olan tüm kararları veto etti” diye konuştu. Partisinin grup toplantısında açıklamalarını sürdüren Uyahya, Erdoğan’ın Cezayir’de işlenen tüm suçların Fransa tarafından gerçekleştirildiğini söylediğine işaret ederek, “Cezayir’de soykırım yaşanırken Fransa NATO’nun silahlarını kullandı. Türkiye de NATO üyesi olduğuna göre, Cezayir halkına atılan kurşunların Türkiye’den gelmiş olma ihtimali de var” tepkisini gösterdi. 

1.5 MİLYON CEZAYİRLİ ÖLDÜRÜLDÜ

Cezayir’in bağımsızlık için mücadele ettiği 1954’le 1961 arasındaki süreci hazırlayan olaylar Setif’te patlak vermişti. 8 Mayıs 1945’te, Fransızların kontrolündeki Setif’te, Fransız polisi sivil halka ateş açtı. Bu olayın ardından bin ile 6 bin arasında Cezayirli öldürüldü. Cezayir’in lideri Abdülaziz Bouteflika, yaptığı “Setif’te, savaş yıllarında yaşanacak soykırımın temelleri atıldı. Setif, Cezayir’in Oradur’udur” açıklaması Fransa ile diplomatik krize sebep olmuştu. Oradur, Nazilerin kamplar kurup 600 insanı öldürdüğü Fransız kasabası olarak tarihe geçer. Belgelere göre 54 ile 61 arasında 350 bin ile 1.5 milyon Cezayirli hayatını kaybetti. Fransızlara göre öldürülen Cezayirli sivillerin sayısı 350 bindi. Bouteflika’nın açıklamasına dönemin Cumhurbaşkanı Jacques Chirac “Tarihi siyasetçilere değil, tarihçilere bırakmak daha doğru” demişti.

314 YIL OSMANLI’DA KALDI: FRANSA EMPERYALİST, OSMANLI BULUNMAZ HİNT KUMAŞI

Osmanlı Devleti’nin yönetimi altına 1516’da giren bölge, 1830’da Fransa saldırısına uğradı. Uzun ve kanlı geçen çatışmalarda büyük zaiyat verildi. Cezayir halkının üçte biri 1830 ile 1872 yılları arasında hayatını kaybetti. Bu dönemde yaklaşık 50 bin Fransız Cezayir’e yerleşti. 1961 yılında yapılan referandumla özerkliğini ilan eden Cezayir, 1962’de Fransa’dan bağımsızlığını elde etti.

Newededersim


Gönderen maya_ Tarih: Pazartesi, 09. Ocak 2012 (59 okunma)
(0 yorumunuz? Devamı... | Yazdırılabilir sayfa  Bu haberi arkadaşına gönder | Puan: 0)


2520 Haber (315 Sayfa, 8 Bir Sayfada bulunan toplam Haber)


Günün Sözü

dil secimi
Arabirim Dilini Seçin:

Almanca Almanca (Du) Fransızca Türkçe İngilizce

Kim Çevrimiçi
Bütün Üyeler: 7 549
Bugün üye olanlar: 0
Dün üye olanlar: 0
Çevrimiçi Üye(ler): 0
Çevrimiçi Misafir(ler): 29


Lütfen buradan kayıt yaptırınız. Kayıtlı olmanız halinde sitenin tüm bölümlerini kullanabilirsiniz.


Köse Yazilari
ALi Baran Düzgün
pertekliyiz.biz@hotmail.com

'Tunceli Cemevi kimin hizmetinde?'
Ali Haydar Gürbüz
pertekliyiz.biz@hotmail.com

Li Koçgîrî heta Roboskî
Can KASAPOĞLU
pertekliyiz.biz@hotmail.com

Uludere, yalnızlığımın ortağı...
Cihan Span
pertekliyiz.biz@hotmail.com

AKP kaybedecek demokrasi kazanacaktır
Emrah Öner
emrahoner@hotmail.com

Öteki Biz ... Vedat Dalokay
Ergin DOĞRU
dogru_ergin@hotmail.com

'Aygün Okunu Mazluma doğrultuyor'
Ferhat TUNÇ
pertekliyiz.biz@hotmail.com

Dersim'den Özür dilemek
Haydar IŞIK
pertekliyiz.biz@hotmail.com

Dersim'e yeni kimlik
Munzur Okur
Munzurokur@hotmail.de

Karayılan ve Burkay
Nesimi ADAY
pertekliyiz.biz@hotmail.com

Şiir, Müzik ve Cennet
Yüksel MUTLU
pertekliyiz.biz@hotmail.com

Unutmak

Yöremiz
gKöyler
sdTarihi Yerler
sdIlceler
sdEfsaneler
sdAsiretler

Filmler

Yeni film
Incir Receli

Incir Receli
Yeni film
Kağıt

Kağıt
Yeni film
Gişe Memuru

Gişe Memuru
Yeni film
Ya Sonra

Ya Sonra
Yeni film
Çalgı Çengi

Çalgı Çengi
Yeni film
KOLPACINO BOMBA

KOLPACINO BOMBA
Yeni film
Bir Avuç Deniz

Bir Avuç Deniz
Yeni film
Kar Beyaz

Kar Beyaz
Yeni film
Aşkın iKinci Yarısı

Aşkın iKinci Yarısı
Yeni film
Polis

Polis


Faliniz

Burcunuzu seçin, falınızı okuyun


Site Yardim

Avrupa Tvleri


Her Dilden Pertekliyiz

Pertekliyiz Biz Sitesinizi dilediginiz dilde tercüme etmek için asagidaki Dil seçenegini kullanabilirsiniz.

Bunlari Biliyormuydunuz
70 kg agirliginda bir insanin gunde ortalama 250 gram tukettigini, bunun 170 gramini beynin tuketigini...


pertekliyiz.biz