| RADYO PERTAQ FACEBOOK GRUBU |
|
|
 |
 |
Haber bu kategoriye: Güncel Haberler
234 Haber (30 Sayfa, 8 Bir Sayfada bulunan toplam Haber) |
|
|
Yine çocuk tecavüzü, yine devlet
|
|
maya_ yazdı: "
Kürdistan'da yaşanan ve asker, korucu, kamu görevlilerinin başını çektiği taciz ve tecavüz olayına bir yenisi daha eklendi.
Diyarbakir - Kürdistan'da yaşanan ve asker, korucu, kamu görevlilerinin başını çektiği taciz ve tecavüz olayına bir yenisi daha eklendi. Diyarbakır'ın Eğil ilçesinde 15 yaşındaki Z.M.'ye, korucu babasının arkadaşları ve akrabaları olan 6'sı korucu 7 kişinin 3 yıl boyunca tecavüz ettiği ortaya çıktı
"
|
|
HPG karayollarına 'Özerk Kürdistan' pankartları astı
|
|
maya_ yazdı: "

AMED - Botan bölgesinde HPG gerillaları karayollarına ağaçlardan barikat kurup "Özerk Kürdistan" pankartları astı. 
HPG gerillaları dün akşam Botan bölgesinde karayollarına ağaçlardan barikat kurup kapatarak, "HPG gerillaları" imzasını kullanarak "Yaşasın Demokratik Özerk Kürdistan" pankartı açtı.
Dün de Dersim-Erzincan karayolunu kesen HPG gerillaları kimlik kontrolü yapmıştı. Yola, 'Yaşasın Demokratik Özerk Kürdistan' pankartı asan gerillalar yolcularla birlikte pankart önünde hatıra fotoğrafı çektirmişti.
ANF NEWS AGENCY
"
|
|
Altan Tan Erdal Er'e konuştu
|
|
maya_ yazdı: "
Kırmızı çizgileri asker belirler’
Erdal Er/Özgür politika
Türkiye’nin gündemi yine dopdolu. Uluslararası sularda yardım gemisini basarak 9 sivil aktivisti katleden İsrail ile Türkiye arasında yaşanan gerginlik her geçen gün tırmanıyor. AKP, İsrail’in yaratığı Filistin’e devlet terörü derken, Kürdistan’da oluşturduğu kendi Filistin’ine de meşruiyet arıyor... Diğer yandan Kürt sorununun yarattığı şiddet tırmanıyor. Gün geçmiyor ki Kürdistan’dan ölüm ve çatışma haberi gelmesin. Kürt sorununda vicdanları yaralayan durum sadece ölümler ve çatışmalarla sınırlı değil. KCK operasyonları da dur durak tanımıyor. Son iki haftada değişik il merkezlerinde düzenlenen polis operasyonlarında 200’ü aşkın Kürt siyasetçi tutuklandı. Polis terörü ise Kürdistan’da artık JİTEM’i aratmıyor. Polis, Şırnak’ta 10 yaşında bir çocuğu katletti, Şırnak milletvekili Sevahir Bayandır devlet terörüne maruz kaldı ve kalça kemiği kırıldı. Türkiye nereye gidiyor? AKP, polis ve ordu ne yapmak istiyor? Türkiye-İsrail ilişkileri bu aşamaya nasıl geldi? Tüm bu konuları ve Türkiye’nin sıcak gündemini Araştırmacı Yazar Altan Tan ile konuştuk.
Türkiye iki meseleyi konuşuyor. İsrail’in yardım gemilerine saldırısını ve bölgede yeniden başlayan can kayıplarını. İsrail’le başlayalım. İsrail’in saldırısını neye bağlıyorsunuz? İsrail Devleti, Gazze’ye yardım gemilerine baskın düzenleyerek bir kez daha dünya gündeminin baş sırasına oturdu. Bu İsrail’in ilk eylemi değil. Siyonistler son yüz yılda buna benzer binlerce katliam gerçekleştirdiler. Filistin Mülteci kamplarına yapılan saldırılar, Beyrut’ta Sabra ve Şatila katliamları, en son geçen yıl Gazze’de binlerce masum sivilin kadın çocuk, yaşlı demeden misket bombaları ile katledilmesi bu insanlık dışı eylemlerin sadece bir kaç tanesi. Ancak son olayın daha öncekilerden ayrı bir anlamı, farklı bir mesajı var.
İsrail bu saldırıyla mesaj mı vermek istedi? Eğer bu doğruysa, Türkiye’ye ve dünyaya nasıl bir mesaj vermek istedi? Türkiye son yıllarda gittikçe artan bir dozajda Ortadoğu’da rol üstlenmeye, İslam Dünyası ile ilgilenmeye başladı. Bu ilgi sadece AK Parti’nin İslami kadrolarından dolayı değil. ABD’deki Obama yönetimi ve İngiltere İsrail’in Neo-Con’larla birlikte yürüttüğü politikalardan rahatsız. İsrail’in aşırı Siyonist politikaları artık ABD ve İngiltere’nin Ortadoğu’daki çıkarlarına zarar veriyor. İsrail frenlenmek ve dengelenmek isteniyor. Nitekim Clinton’da bu şekilde düşünüyordu, ancak ABD’deki Yahudi lobisi onu yıllarca bir seks skandalı ile yıpratarak tasfiye etti. ABD ve İngiltere, Türkiye’nin İran ve Rusya’yı da dengeleyecek bir şekilde Bölgede rol almasını istiyor. Türkiye bu yeni durumdan da cesaret alarak Hamas ve Hizbullah’ı da kapsayacak şekilde İran’dan ‘rol çalmak’ istiyor. Tayyip Erdoğan’ın ‘One minute’ çıkışını da ben şahsen bu doğrultuda değerlendiriyorum. İşte İsrail son saldırı ile Türkiye’nin bu çıkışlarına dur dedi. Birçok yazarın da belirttiği gibi Tayyip Erdoğan’ın bölgedeki karizmasını çizdi. Türkiye’nin müdahalelerine müsaade etmeyeceğini ortaya koydu. Hem de çok radikal ve ‘kör parmağım kör gözüne’ dercesine.
Bu saldırıyla bölge yeniden mi dizayn edilmek isteniyor? Evet. Bölge yeniden dizayn edilmek isteniyor. Gemiler daha yola çıkmadan İsrail gelişlerine izin vermeyeceğini ve sert bir şekilde engelleyeceğini söyledi. Dediğini de en insafsız ve pervasız bir şekilde yaptı. Blöfü olmadığını ortaya koydu. Şimdi cevap sırası Tayyip Erdoğan’da. Şu ana kadar yapılan açıklamaların siyaset dilinde pek bir kıymeti harbiyesi yok. Yapacaklarına ve söylediklerinin ne kadarını gerçekleştirebileceğine bakmak lazım. Askeri anlaşmaları iptal edecek mi? İsrail’den silah alımını durduracak mı? Ortak askeri tatbikatlar devam edecek mi? Öldürülenlerin intikamını bir şekilde alabilecek mi? Bunlara bakmak lazım.
Peki sizce bu ilişkiler son bulur mu? Bu saatten sonra hiç bir şey eskisi gibi olmaz, olamaz. Tavır almayan ve politika üretemeyen bir iktidar hızla puan kaybeder.
AKP döneminde ve öncesinde yapılan askeri anlaşmalar var. Kamuoyunun talebi bunların bozulması yönünde. Hükümet bu anlaşmaları bozar mı? Bekleyip göreceğiz. Bir müddet sonra ilk tepkiler yatıştıktan sonar klasik Kemalist çevreler devreye girerek ilişkileri onarmaya çalışacaklardır.
Cemil Çiçek ve Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, ‘Yaşananlar 4 Heron uçağının tesliminin önünde engel değil’ açıklamasında bulundu. Bu ilişkilerin bozulmayacağı anlamına mı geliyor? Dediğim gibi ‘Derin güçler’ bir müddet sonra rollerini oynamaya başlayacaklardır.
Gemilerin AKP hükümeti ve Gülen Camaati tarafından yollandığı söyleniyor. Gemilerde sadece Türkiyeliler ve Türkiyeli İslamcılar yok. Dünyanın 36 ülkesinden Müslüman, Hristiyan, Yahudi ve ateist insanlar, hatta İsrailli Milletvekilleri bile var. AKP ve Gülen Cemaatine yakın insanlar olabilir ama bu sadece onların organizasyonu değil.
Bu saldırı AKP hükümetiyle İsrail hükümetini karşıya getirdi. Sert mesajlar veriliyor. Bu gerçekten bir restleşme mi ya da oyun mu oynanıyor? Sadece oyun, yani politika olduğu söylenemez. Bu saatten sonra AKP atacağı her yanlış adımın veya atması gereken ancak atmadığı her doğru adımın altında kalır. Bu işlerin şakası olmaz ve hiç bir şey ila nihaye gizli kalmaz.
Erdoğan’ın şov yaptığını söyleyenler var. Buna katılıyor musunuz? Türkiye’deki milliyetçi-sağcı bilinç altına sahip Türk-İslamcıların önemli bir kesiminde ucuz kahramanlık davranışları var. Bedeli ödenmeyen şovlarla kitleleri tahrik etme kolaycılığı var. Ancak gelinen noktada İsrail ‘reste rest’ dedi ve fatura önlerine geldi. ‘Erkeklik’ bundan sonra belli olacak.
İsrail, Erdoğan’ı cezalandırmak istiyor olabilir mi? Davos krizi, İran Türkiye yakınlaşması var. İsrailli Siyonistler Ortadoğu’da hiç bir şekilde güçlü devlet istemiyorlar. Türkiye’nin başta Kürt sorunu olmak üzere iç sorunlarını çözerek güçlenmesini ve Bölge ile ilgilenmesine kendi varlıkları için bir tehlike olarak görüyorlar.
İsrail ve Türkiye. Bu her iki ülke militarizm, milliyetçilik, baskı vs konularında bir birlerine çok benziyor. İnsan hakları konularında birbirlerini suçlamaları size inandırıcı geliyor mu? İnandırıcı olmaktan öte tam bir mahalle ağzı kullanılıyor. Türkiye Filistinlilerin haklarından bahsedince İsrail’de Kürtlerin haklarından bahsediyor. Tam bir ‘Tencere dibin kara seninki benden kara’ hikayesi.
Türkiye medyası ve hükümet çevreleri PKK’yi suçlamaya başladılar. İki saldırı arasında bağlantı var demeye getiriyorlar. Ama biliyoruz ki Türkiye İsrail’den aldığı askeri teknoloji ve silahla PKK’ye karşı savaşıyor. İşte Öcalan’ı İsrail teslim etti. Bu konuda da sapla saman bir birine karışmış durumda. Doğrudur, Öcalan’ın teslim edilmesinde İsrail de var. Türkiye İsrail’den aldığı silahları PKK’ye karşı kullanıyor. Ancak İsrail’in Kürt sorununu çözmüş güçlü bir Türkiye istemediği de bir gerçek. Onun için Kürt sorununu yeri geldiğinde kaşımak ve Türkiye’ye karşı bir koz olarak kullanmak da ayrı bir siyaset. Bunda bir çelişki yok. Onun için Kürt siyasal hareketlerinin, özellikle PKK’nin bu konuda dikkatli ve duyarlı olması lazım. Molla Mustafa Barzani, İsrail ile bazı temaslar gerçekleştirdi, ancak hiç bir dönem Irak’ta Araplar zor durumda iken İsrail’le işbirliğine girerek Irak Hükümetini, Arapları vurmadı. Kürt halkı büyük bir çoğunluğu ile dindar Müslüman bir halktır. Halkın hassasiyetlerini dikkate almadan siyaset yapılamaz. Bu çok önemli.
Filistin’in ve Kürtlerin kaderi birbirine benziyor. AKP hükümetinin Kürt sorunun üstünü kapatmak için Filistin’i kullanıyor mu? Filistin meselesi, Avrupa’daki Türklerin asimilasyon sorunları dışarıda ve uzaklarda olan sorunlar. AKP uzaklardaki bu sorunlara dikkat çekerek içerideki, burnunun ucundaki sorunları göz ardı etmek ve rahatlamak istiyor. Ama deve kuşu misali kafasını kuma gömmek ona bir şey kazandırmıyor. Kolay ve ucuzcu bir yaklaşım içinde.
Yani AKP, Kürt sorununun üstünü kapatmak için Filistin halkını kullanmış mı oluyor? İşine geliyor demek daha doğru.
AKP Kürt sorununda ‘açılım’ dedi ama açılımdan operasyonlar çıktı. Bölgede çatışmalar yeniden başladı ve kan aktı. Yaşananları nasıl yorumluyorsunuz? Türkiye Cumhuriyeti yıllardır dağda PKK’lileri öldürüyor. Şehirde Kürt kimliğini savunanları da cezaevlerine tıkıyor, hapsediyor. PKK ile 30 yıl çatıştıktan sonra Başbakan ‘Bu iş yanlış, böyle olmuyor, dağdakiler de bizim insanımız, bunları öldürmek değil kazanmak lazım ‘dedi ve doğru dedi. Ne yapmak lazım denildiğinde de ‘Kürtlerin demokratik hakları tanınmalı, şehirde demokratikleşme olmalı, dağdakiler de dağdan inerek, dağda silahla gezeceklerine ovada siyaset yapmalı’ denildi. Ancak ne olduysa oldu! Yüzüne gözüne bulaştırdı ve tekrar 30 yıl öncesine dönüldü, Dağdakiler öldürülüyor, ovadakiler ise tutuklanıyor. Gezildi, dolaşıldı tekrar başlanılan yere dönüldü.
Son bir yıl önemliydi. ‘Kürt Açılımı’ neden ‘Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi’ oldu? AKP’nin başından beri ciddi bir projesi ve bu projeyi gerçekleştirecek ciddi bir kadrosu yoktu. ABD ve diğer küresel güçlerin zorlaması ile harekete geçti. DTP’nin iki eşbaşkanı Ahmet Türk ve Emine Ayna ikisi de Mardin Milletvekilleri. AKP’nin onların karşısına koyduğu Mardin birinci sıra milletvekili ise bir korucubaşı. İşi ne kadar ciddiye aldığı ortada!
AKP hükümeti hep demokrasi vurgusu yaptı. Ne var ki Kürt çocuklarının tutuklaması, DTP’nin kapatılması, Belediye Başkanlarının tutuklanması art arda geldi. Açılımın sonunu bu mu getirdi? Açılımın sonunun gelmesinin birçok sebebi var. Öncelikle Tayyip Erdoğan’ın dediği gibi bu bir ‘Devlet Projesi’ değil. Asker ve yargı Kürt sorununu çözmek değil olabildiğince ucuza kapatmak ve PKK’yi bitirmek istiyorlar. CHP ve MHP ise daha da gerideler. PKK ise çözüme dayalı güçlü bir demokratik cephe oluşturacağına kendini koruma ve öncelikle inisiyatif sahibi olma endişesine düştü. Habur gösterileri de yanlış oldu düşüncesindeyim. Ben bu endişelerimi Habur’dan bir gece önce Diyarbakır Gün TV’deki canlı açık oturumda da dile getirdim. Habur’dan giriş yapan gerillalar bir tek gül veya bir demet kır çiçeğini yaşanılan olaylarda hiç bir günahı olmayan Yozgatlı veya Çorumlu bir ere verip boynuna sarılsaydılar, Türkiye’deki militarist kamuoyu tuz buz olurdu.
PKK lideri Abdullah Öcalan ‘muhatap bulamadığım için çekiliyorum’ açıklamasında bulundu. Öcalan’ın bu kararını nasıl yorumluyorsunuz? Öcalan’ın süreçten çekilmesi bana göre olumlu olmaz. Her şeye rağmen çözümde Öcalan’ın önemli bir etkisi olur. Çözüme yönelik etkisini kullanması lazım.
Öcalan ve PKK yok sayılarak sorunu çözmek mümkün mü? Öcalan ve PKK yok sayılamaz.
Sayın Barzani Ankara’ya geldi. Bu ziyareti nasıl değerlendiriyorsunuz? Ankara neyin karşılığında Barzani’ye evet dedi? Barzani’ye sürekli olarak PKK’ye karşı tavır alması söyleniyor. Türkiye, Kürdistan ilişkilerinin dost ve kardeş iki halkın iş birliği yerine PKK’ye endekslenmesi yanlıştır ve Türkiye’yi doğru bir yere götürmez.
Ankara’da devletin zirvesi ‘güvenlik zirvesin’de bir araya geldi. Yapılan açıklamada ‘teröre karşı her boyutta mücadele kararlılıkla devam edecek’ açıklaması çıktı. Karargah ve AKP, Kürtler üzerinden barışıyor mu? Ya da zaten küs değiller miydi? Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı olabilmek için hiç bir şekilde askerle çatışmak istemiyor. Kürt sorununda da askere rağmen ciddi bir inisiyatif almaz. Kırmızı çizgileri asker belirler.
İran ve Türkiye’nin ortak Kandil saldırılarını nasıl yorumluyorsunuz? Yanlış buluyorum. Defalarca denediler, bir sonuç alamadılar. İran’la Irak’la Çin’le, Hindistan’la iş birliğine gerek yok! Türkiye Kürt kardeşlerinin (vatandaşlarının) demokratik haklarını versin en kestirme yol bu.
Türkiye İran’a yaklaşıyor. Bu Batıdan ve Amerika’dan uzaklaşacağı anlamına mı geliyor? Son dönemlerde Tayyip Erdoğan askerlerle yakınlaştığı oranda İran ve Rusya’ya da yakınlaşıyor. Çoğu kez de herkesi idare etmeye çalışıyor. ABD, bu durumdan oldukça rahatsız.
Baykal gitti yerine Kılıçdaroğlu geldi. Bu oyuncu değişikliğini nasıl yorumluyorsunuz? Operasyonun kod adı Baykal ama esas adı Tayyip Erdoğan. Erdoğan’ı götürebilmek için Baykal’ı götürdüler. Statüko önümüzdeki dönem CHP-MHP Koalisyonu istiyor. Onun içinde CHP ile MHP’nin oylarının toplamı AKP’yi geçsin yeter. Şu an AKP yüzde 33-34’lerde; CHP 27-28, MHP 18-19’larda gözüküyor. Yani istedikleri olacak gibi. Bazılarının zannetiği gibi Kılıçdaroğlu yüzde 40’lara gelsin değil, CHP’nin oylarını 3-4 puan arttırsın kafi deniliyor. Birçok kimse olayları yanlış değerlendiriyor. CHP-MHP koalisyonu ise miadını dolduruyor denilen Kemalizmin tekrar dirilmesi demek.
Kürt meselesinde Kılıçdaroğlu ne yapacak. Kurultay konuşmasında meseleyi ‘açlık’ olarak tanımladı. Kısa vadede resmi ideolojiden çok farklı bir şey söylemez. Ancak daha yumuşak bir dil kullanabilir.
Kılıçdaroğlu’nun Kürt ve Alevi kimliği sorun olacak mı? Zira CHP devlet partisi. Kısa vadede olmaz. Zaten dediğim gibi Kılıçdaroğlu 3-4 puan arttıracak bir ara dönem aktörü. Görevini yaptıktan sonra ‘gereği’ düşünülür.
Tablo bu. Kürtler ne yapmalı. Ulusal birlik ve konferans konuşuluyor. AKP çevreleri, „PKK ile Ergenekon’un iş birliği var. PKK masum askerleri öldürerek kamuoyunda Hükümeti zor durumda bırakmak, açılımı sabote etmek ve askerin elini güçlendirmek istiyor“ propagandasını yapıyor. Kürtlere bu dönemde çok büyük görev düşüyor. Öncelikle PKK’nin doğruluğunu, meşruiyetini izah etmede zorlanacağı eylemlerden kaçınması lazım. Önümüzdeki seçimler çok önemli. Seçimlere kadar çatışmasız dönemin devam etmesi doğru olur düşüncesindeyim. AKP’nin bütün eksikleri, oyalama ve samimiyetsizliği ortaya koyulmalı. Seçimlerde de mutlaka öncelikle Kürtler arasında tüm Sol, Sosyal Demokrat, Liberal ve İslamcı çevreleri kapsayacak ve Türkiye’deki demokrasi güçlerini de arasına alacak bir seçim ittifakı gerçekleştirilmelidir. Özellikle İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Mersin gibi metropollerde etkili olacak çözüme dayalı bir demokratik temsilin ortaya çıkması, Kürt sorununun çözümüne büyük katkı sağlayacaktır. Aksi halde seçimler sonrası oluşacak faşist bir hükümet sorunları kangren haline getirecektir. Bu durum ise Kürtçe tabirle; „Ji kê re xêr be jî, ji me re ne xêr e“.
ERDAL ER rojrost@hotmail.com YENİ ÖZGÜR POLİTİKA
"
|
|
Silopi’de halka saldırı, yaralılar var
|
|
maya_ yazdı: "Silopi İlçesi'nde düzenlenen yürüyüşe polisin yaptığı müdahalede ayağından yaralan BDP Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır, baygın bir şekilde hastaneye kaldırıldı.
Müdahalede gazetecilerin kameraları kırıldı.
BDP Silopi İlçe Örgütü tarafından bölgede artan operasyonlara karşı Habur Sınır Kapısı'na 10 bin kişinin katılımıyla düzenlemek istediği yürüyüşe polisin uyarı yapmaksızın yaptığı müdahale sonucunda BDP Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır yaralandı. Ayağından yaralanan Bayındır'ın baygın bir şekilde sedye ile ambulansa alınarak Silopi Devlet Hastanesi'ne kaldırıldığı belirtildi. Bayındır'ın durumunun ciddi olduğu belirtilirken, BDP'li vekil Hasip Kaplan da atılan gazdan etkilenerek hastaneye kaldırıldı.
Yürüyüşü takip eden DİHA Şırnak muhabirleri Jihat Akça ve Velat Özer de gaz bombası isabet etmesi sonucu yaralandı. Müdahale sırasında kamera çekimi yapan Vedat Yıldız'ın ise kamerası polisler tarafından kırıldı. İlçede gerginlik devam ediyor.
NWD "
|
|
Barış yolcuları Dersim yolunda
|
|
maya_ yazdı: "
Artan operasyonlara karşı barış çağrısı yapmak için aydın, sanatçılar, insan hakları savunucuları ve emek örgütleri temsilcileri, 4 Haziran'da Dersim’e gidecekler.
Sanatçı ve aydınlar, "Binlerce kişi bu topraklarda öldü. Başka ölümler olmasın. Yaşam hakkı kutsaldır" çağrısında bulunarak, yürüyecek.
Aralarında Ferhat Tunç, Suavi, Hasan Sağlam, KESK Genel Başkanı Sami Evren, Gazeteci Ertuğrul Kürkçü, İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan'ın da bulunduğu aydın, sanatçı ve meslek örgütü temsilcileri 4 Haziran'da Dersim’de olacak ve 5 Haziran'da barış yürüyüşü gerçekleştirecek.
Konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapan sanatçı ve aydınlar, 90 yıllık cumhuriyet tarihiyle yaşıt Kürt sorununun demokratik tarzda çözümüne ilişkin tartışmaların yaşandığı, sorunun akli çerçevede masaya yatırılmasına dair umutların belirdiği kısa bir soluklanmanın sonrasında beklentiyi berhava eden, tetiklerin yeniden çekildiği belirtildi.
Her gün, peş peşe dağlardan ölüm haberleri gelmeye, asker ve gerilla cenazeleri haber başlıklarına taşınmaya başlandığına dikkat çekilen açıklamada, "Geçen on yıllarda muazzam maddi ve manevi kayıplara, yüz bine varan insanın ölümüne, sayısız aile ocağına düşürülen acı ve parçalanmalara yol açan çatışmalar hız kazandı yine. İşte yine karakol baskınları, yeniden operasyonlar, yeniden hava bombardımanları, yeniden kan ve şiddeti tırmandırmaya dönük bir söylem. Yaşanmış onca trajedi, onca maddi manevi kayıplarla çözülemeyen sorun daha büyük can kayıplarıyla, maddi yıkımlarla da çözülmeyeceği, berhavaya giden yılların deneyimiyle sabit! Hiç kuşkusuz, analar yeterince ağlatıldı! Dağlar yeterince bombalandı, Hanelere ziyadesince acılar, yıkımlar pay edildi! Ziyadesince cenazeler taşındı! Aynı dağ aynı yerinden tekrarla bombalandı. Eski yangınların külünden filiz veren orman yeniden, yeniden yakıldı! Ormanın yabanılları kurdu kuşuyla bitimsiz yangınlardan payını aldı. Çocuklar, anneler, babalar, kardeşler, yavuklular ziyadesince acılar çekti. Dağlarımızın daha da bombalanmasına, ormanlarımızın yeniden yakılmasına; fosforlu bombalarla topraklarımızın zehirlenmesine tahammülümüz yok.Hakkâri'den Edirne'ye hiçbir eve yeni bir cenaze taşınmasına anlam verecek akla uygun bir gerekçe yok!" denildi.
"Yaşama hakkı kutsal bir haktır" denilen açıklamada, "Silahların gölgesini hayatlarımızdan çekilmesini istiyoruz! Şiddetin şiddet doğurduğu, silahın silahla karşılık bulduğu bitimsiz bir trajedinin sırasını bekleyen kurbanları olmak istemiyoruz! Bu inançla ölüme karşı yaşam hakkını savunmak için emek örgütleri temsilcileri, insan hakları aktivistleri, sanatçı ve aydınlar olarak 4-5 Haziran'da Dersim'deyiz. Hatırlanmalı ki Dersim'de on binlerce kez öldük, bundandır orada ve ülkenin herhangi bir kıyısında bir tek insanın ecelsiz ölümünü istemiyoruz" dedi.
NWD-İstanbul
"
|
|
4 günlük çatışmanın bilançosu: 33 asker öldü
|
|
maya_ yazdı: "
BEHDİNAN - HPG son dört gündür Kürdistan’ın bir çok alanında yaşanan çatışmalar ve HPG’nin misilleme eylemlerinde toplam 33 Türk askeri öldürüldüğünü açıkladı. Bu arada HPG’nin 31 Mayıs’tan sonra eylemlerini daha da sertleştirebileceği belirtildi.
14 Nisan 2009 tarihinden beri eylemsizlik pozisyonunda bulunan HPG, son süreçlerde gerçekleştirilen imha operasyonları ve Kürt halkına yönelik gerçekleştirilen saldırılar karşısında sessizliğini bozdu. Gerçekleştirdiği misilleme eylemleriyle Türk ordusuna büyük darbe vuran HPG gerillaları bu eylemlerde herhangi bir kayıp vermeklerini bildirdi.
MİSİLLEME EYLEMLEMLERİ BAŞLADI
Bugüne kadar operasyona çıkan askeri güç ile çıkan çatışmalarda kayıpların yaşandığı görülürken son üç günde HPG, bu operasyonlara ve saldırılara karşı misilleme eylemleri gerçekleştirdiklerini duyurdu. Yapılan misilleme eylemleri sonucunda Türk ordusu çok ağır darbe alırken asker kayıplarının gizlenmesi ise dikkat çekiyor.
ÜÇ GÜNDE 7 MİSİLLEME EYLEMİ
HPG Basın İrtibat Merkezi (BİM) tarafından yapılan açıklamaya göre 26 Mayıs’tan 29 Mayıs’a kadar üç günlük süre zarfında Şırnak Uludere’ye bağlı Elemûn, Şırnak Merkeze bağlı Navyana Şexa, Hakkari’nin Geliye Marinos ve Şemzinan bölgelerinde operasyona çıkan askeri birliklere, Siirt’in Pervari ilçesi Jandarma Karakolu nizamiyesine, Hatay’da radar güvenliğine ve Mardin Savur’da askeri araca yönelik gerçekleştirilen toplam yedi misilleme eylemi yapıldı. Bu eylemler sonucunda 33 asker ölürken çok sayıda askerin yaralandığı, çok sayıda askeri teçhizatın da ele geçirildiği öğrenildi.
HPG bu missileme eylemlerini “son günlerde yaşamını yitiren gerillalara, Kürt halkına yönelik soykırım saldırılarına ve Siirt Pervari ilçesinde gündeme gelen tecavüz olayına” karşı misilleme eylemi olarak gerçekleştirdiklerini duyurdu.
HAKKARİ’DE 4 ASKER ÖLDÜ
HPG Basın İrtibat Merkezi (BİM) tarafından 29 Mayıs günü yapılan açıklamada Türk ordusunun 27 Mayıs günü Hakkari’de yeni bir operasyon gerçekleştirdiği, Hakkari’nin Geliyê Marinos bölgesini hedef alan bu operasyonun sabah saat 05.00 civarında başladığını bildirmiş, bu operasyonun ikinci gününde yani 28 Mayıs günü saat 09.00 civarlarında Türk askerleriyle HPG gerillaları arasında bir çatışmanın yaşandığı ve 4 Türk askerinin öldürüldüğü açıklanmıştı.
Yaptığı yeni bir açıklamayla bu çatışmaya dair bilgi veren HPG BİM, yaşanan olayın çatışma değil bir misilleme eylemi olduğu ve HPG gerillalarının bu eylemi 17 Mayıs günü Xakurke’ye yönelik gerçekleştirilen hava saldırısı ardından yaşamını yitiren 4 gerillanın anısına gerçekleştirdiği belirtildi.
17 Mayıs günü Türk ordusunun Medya Savunma Alanlarına yönelik yedi saatlik bir hava saldırısı gerçekleşmiş ve bu hava saldırısında 4 gerilla yaşamını yitirirken 5 gerilla da yaralanmıştı.
ULUDERE’DE BÜYÜK DARBE: 16 ÖLÜ
HPG BİM günlerdir haberleri yapılan Şırnak Uludere çatışmalarına ilişkin de bir açıklama yaptı. BİM açıklamasına göre 26 Mayıs günü saat 24.00 sıralarında Türk ordusuna bağlı birlikler tarafından Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Elemûn tepesi ile Aruş köyü ve Kaşuran bölgelerini kapsayan bir operasyon gerçekleştirildi. HPG gerillalarının bu operasyon birliklerine yönelik bir misilleme eylemi gerçekleştirdiği, eylem ve ardından yaşanan çatışmalarda da toplam 16 askerin öldüğü 4 askerin de yaralandığını kaydeden BİM, Türk ordusunun buradaki kayıpları gizlediğine de dikkat çekti.
ELE GEÇİRİLEN SİLAHLAR
Operasyona çıkan Türk askerlerine yönelik gerçekleştirilen bu eylemin de 17 Mayıs’ta Türk ordusunun hava saldırısı sonucunda yaşamını yitiren 4 gerillanın ve öldürülen Kürt gençlerinin anısına gerçekleştirildiğini belirten BİM, ele geçirilen askeri mühimmatlar konusunda da bilgi verdi. Buna göre eylemde 1 adet M27 silah ve zinciri, 1 adet melez silahı ve 2 askeri çanta ele geçirilirken ayrıca 6 melez tipi otomatik silah, 6 çanta ve 3 çadırın da imha edildiği bildirildi.
Yapılan eylem ardından arazide bulunan askerlere takviye güçlerin katıldığına dikkat çeken açıklamada Kaşuran, Derbesta, Govka ve Elemûn tepesinin yamaçlarına doğru operasyonun genişletilerek devam ettiği, operasyonun 29 Mayıs günü sonuçsuz bir şekilde geri çekildiği ifade edildi.
Ayrıca gerçekleşen bu operasyona kobra tipi helikopterler havadan destek verirken, topçu birliklerin de obüs ve havan atışlarıyla bölgeyi bombaladığı kaydedildi. TSK’nin resmi sitesinde yaşanan bu çatışmalarda 1 jandarma uzman çavuşun öldüğü, 1 uzman çavuş ve iki jandarma uzman çavuşun hafif yaralandığı açıklanmıştı.
ŞIRNAK’TA İKİNCİ EYLEMDE 6 ASKER ÖLDÜ
Türk ordusunun Şırnak’ta gerçekleştirdiği imha operasyonlarında darbe yediği ikinci bir alan da Şırnak merkez oldu. HPG BİM’in açıklamasına göre Şırnak’a bağlı Güneyçam kırsalı, Navyana Şêxa bölgesinde operasyona çıkan Türk askerlerine yönelik HPG gerillalarının gerçekleştirdiği misilleme eyleminde 5 asker ve 1 korucu öldürüldü.
Son süreçte yaşamını yitiren gerillalar ve halka yönelik gerçekleştirilen saldırılara karşı gerçekleştirilen bu misilleme eylemi 28 Mayıs günü sabah saat 05.30 sularında gerçekleştirildi. Açıklamada Türk ordusuna ait birliklere HPG gerillalarınca gerçekleştirilen bu eylemde biri korucu, biri uzman çavuş olmak üzere toplam 6 askerin öldürüldüğü belirtilirken gerillaların herhangi bir kayıp yaşamadığı bildirildi.
Çatışma ardından Şehriban bölgesine skorsky helikopterlerle asker takviyesinde bulunarak operasyonu genişleten Türk ordusu akşam saatlerinde sonuçsuz geri çekilmek zorunda kaldı. Açıklamada ayrıca operasyon bölgesinde kimi askeri birliklerin keşif ve pusulama faaliyeti amacıyla konumlandığına da dikkat çekildi.
PERVARİ’DE HEDEF ‘TECAVÜZCÜLER’Dİ
HPG 27 Mayıs Günü Siirt’in Pervari ilçesinde gerçekleşen olaya ilişkin de açıklamada bulundu. Siirt ve ilçesinde yaşanan tecavüz olaylarına karışan kişileri cezalandırmak için Pervari ilçe merkezine giren HPG gerillaları Pervari İlçe Jandarma Karakolu nizamiyesindeki askerler ile karşılaşması sonucu Nizamiye’nin hedef alındığı bildirildi.
HPG gerillaları Pervari İlçe Jandarma Karakolu nizamiyesi ile girdiği bu çatışmada 2 Türk askeri ölürken, bir asker de yaralandı.
ELE GEÇİRİLEN DİĞER SİLAHLAR
Türk ordusuna ait 1 adet BKC silahı ve 160 mermisi, 1 adet G3 silahı ve 1 adet gece dürbününe el konulduğunun kaydedildiği açıklamada bir askere ait künyenin de ele geçirildiği bildirildi. Çatışmada öldürülen askerlerden birisinin 1989 Kütahya doğumlu Bahtiyar Yalınca olduğu belirtilen açıklamada çatışma ardından alanda korucuların da katılımıyla hava destekli geniş bir operasyonun başlatıldığı gerillaların ise herhangi bir kaybının olmadığı ifade edildi.
HPG yapmış olduğu açıklamada Pervari İlçe Jandarma Karakolunu hedef alan birimlerinin son süreçte kamuoyunda gündeme gelen tecavüz olayına karışanların cezalandırılması için ilçe merkezine girdiği Kürt halkına yönelik geliştirilen bu saldırının misilleme olduğunu belirtti.
HATAY’DA HEDEF RADAR GÜVENLİĞİ
HPG gerillaları Hatay merkezde bulunan radara yönelik gerçekleştirdikleri ayrı bir misilleme eyleminde de 2 özel güç üyesini öldüğünü açıkladı. Eylem ayrıntıları hakkında bilgi veren HPG BİM, gerillaların hedefledikleri iki mevziden birinde bulunan özel güçlerin kaçması ardından kalan mevzide bulunanların hedef olduğunu kaydetti. BİM açıklamasına göre Hatay merkeze bağlı Kisecik köyü boğazında bulunan radarın güvenliğini tutan özel güvenlik güçlerine yönelik gerçekleştirilen misilleme eyleminde 2 özel güç üyesi öldürülürken, Türk ordusuna ait iki adet G3 silaha da el konulduğu bildirildi.
ŞEMDİNLİ’DE MİSİLLEME: 3 ÖLÜ
Hakkari’de uzun süredir operasyonlarına devam eden Türk ordusu Şemzinan (Şemdinli) ilçesinde de bir misilleme eylemiyle karşılaştı. HPG BİM açıklamasında göre 28 Mayıs günü Hakkari’nin Şemzinan ilçesine bağlı Xapuşkê alanında Türk ordusunun bir operasyon başlattığı, operasyon koluna yönelik HPG gerillalarının gerçekleştirdiği misilleme eyleminde 3 Türk askerinin öldürüldüğü kaydedildi.
SAVUR’DA ASKERİ ARAÇ İMHA EDİLDİ
24 Mayıs günü Mardin’in Savur ilçesine bağlı Sêguşka, Gire Deriş, Êwinê, Cırzê bölgelerinde Türk ordusunun bir operasyon başlattığını dile getiren HPG BİM, 28 Mayıs günü operasyon gücünün geri çekildiği anda askerlerde bir tuzak patlatıldığını belirtti.
HPG gerillalarının hazırladığı tuzağın bir Reo marka askeri aracın saat 10.00 sularında patlaması sonucu tamamen imha edildiğinin kaydedildiği açıklamada araçtaki ölü ve yaralı sayısı hakkında net sayıya ulaşılamadığı bildirildi.
Açıklamada olayda ölen ve yaralanan askerin skorskylerle Amed ve ambulanslarla da Savur ilçesine gönderildiği bilgisi verildi.
SAVUNMA ALANLARI BOMBALANMAYA DEVAM EDİYOR
HPG BİM açıklamasında Medya Savunma Alanları’na yönelik önceki gün gerçekleştirilen obüs ve havan saldırıları hakkında da bilgi verildi. Açıklamaya göre; 29 Mayıs günü gece saat 21.00 ile 24.00 arasında Medya Savunma Alanları’nın Haftanin bölgesinde bulunan Dola Sûle ve Kato Sûle’ye, 29 Mayıs günü gece saat 22.00 ile 24.00 arasında Zap’a bağlı Şehit Ferhat, Angola, Çiyaye Reş, Kale ve Cehennem tepeleri, Dola Şive ile Elê, Sernê ve Zêvkê köyleri Türk ordusunca obüs ve havanlarla bombalandı.
Açıklamada 29 Mayıs günü Medya Savunma Alanları’nın Zağros bölgesinde bulunan Basya suyu vadisine yönelik de saat 17.00 ile 18.00 saatleri arasında Türk ordusunun obüs ve havan saldırıları gerçekleştiği dile getirilirken 30 Mayıs günü de Haftanin’in Şikera Bêtalma bölgesinin saat 22.00 ile 24.00, Şeşdara alanının da saat 23.00 ile 02.00 saatleri arasında Türk ordusunun attığı obüs ve havanlarla bombalandığı belirtildi.
31 MAYIS’TAN SONRA HPG SERTLEŞEBİLİR
Kürt halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Kürt Sorunun çözümü için kendisinin muhatap alınması temelinde bir girişimde bulunulmadığı takdirde 31 Mayıstan sonra çekileceğini açıklaması üzerine Türk ordusunun saldırılarının yoğunlaştığı gözlemlenirken, çok daha kapsamlı saldırılar için hazırlık içinde olduğu gözüküyor. Sınıra sevkiyatın yanı sıra olası bir sınır ötesi harekât için cephane ve askeri teçhizat sevkıyatını sürdüren Türk ordusunun sınır üzerinde başlattığı bu operasyonları sınırın ötesine taşırmayı planladığı ifade ediliyor.
31 Mayıs’ın ardından HPG gerillalarının nasıl bir tutum alacağı da merak konusuyken son üç günde gerillaların misilleme eylemleri gerçekleştirmesi önümüzdeki süreçte Kürdistan’ın birçok bölgesinde gerilla güçlerinin çok daha sert bir tutum içine gireceği kanısını doğruluyor.
"
|
|
HPG'lilere ait olduğu belirtilen 4 cenaze Elazığ'a getirildi
|
|
maya_ yazdı: "
Dersim’in Nazımiye ve Pülümür ilçeleri kırsal alanında yaşanan çatışmada yaşamını yitiren ve HPG'li olduğu belirtilen 4 kişiye ait cenaze Elazığ Devlet Hastanesi Morgu'na getirildi.
Dersim'in Nazımiye ve Pülümür ilçeleri kırsal alanlarında başlatılan ve çok sayıda askerin katıldığı hava destekli operasyon hâla sürüyor. Önceki gün çıkan çatışmada yaşamını yitiren ve HPG'lilere ait olduğu belirtilen 4 erkeğe ait cenaze ise Elazığ Devlet Hastanesi morguna getirildi.
ANF
"
|
|
Dersim'de bir askeri operasyon daha
|
|
maya_ yazdı: "
Mayıs ayı başından bu yana Dersim'deki operasyonlarını yoğunlaştıran Türk ordusu yeni bir operasyon başlattı.
HPG Basın İrtibat Merkezi (BİM) açıklamasına göre 26 Mayıs günü Dersim'e yönelik yeni bir imha operasyonu başlatıldı. Yapılan açıklamada Türk ordusunun Dersim'in Şehit Hasan, Lameç, Dinek ve Cigerım bölgelerinde başlattığı operasyonun geniş kapsamlı olduğu kaydediliyor.
Yapılan açıklamada kobra tipi taarruz helikopterleriyle operasyon alanının bombalanması ardından skorsky tipi helikopterlerle alana indirme yapan Türk ordu birliklerinin bu operasyonda sonuç alamadığı bildirilirken operasyonun iki gün boyunca devam ettiği, Türk askerlerinin 27 Mayıs günü kısmi geri çekildiği kaydedildi.
HPG BİM'in de açıklamasında işaret ettiği arazide gizli bir şekilde konumlandırılan ve keşif, pusulama faaliyetine devam eden Türk ordusunun gizli birlik faaliyetleri operasyonların devam edeceğini gösteriyor.
"
|
234 Haber (30 Sayfa, 8 Bir Sayfada bulunan toplam Haber) |
|
|  |
| Bütün Üyeler: |
7 575 |
| Bugün üye olanlar: |
0 |
| Dün üye olanlar: |
0 |
| Çevrimiçi Üye(ler): |
0 |
| Çevrimiçi Misafir(ler): |
16 |
Lütfen buradan kayıt yaptırınız. Kayıtlı olmanız halinde sitenin tüm bölümlerini kullanabilirsiniz.
|
|
|
Pertekliyiz Biz Sitesinizi dilediginiz dilde tercüme etmek için asagidaki Dil seçenegini kullanabilirsiniz.
|
|
insanlarin eroin diye kollarina enjekte ettikleri maddenin yuzde 70'inin laktoz oldugunu biliyormuydunuz?
pertekliyiz.biz
|
|