| RADYO PERTAQ FACEBOOK GRUBU |
|
|
 |
 |
2503 Articles (313 Pages, 8 Articles per Page) |
|
24 Nisan 2011'de askerde vurulmuştu
"Hepimiz Sevagız hepimiz Ermeniyiz"
Zorunlu askerlik yaparken 24 Nisan 2011'de er Ağaoğlu'nun silahından çıkan kurşunla hayatını kaybeden Sevag Balıkçı, Taksim'de düzenlenen yürüyüşte "Hepimiz Sevagız hepimiz Ermeniyiz" sloganlarıyla anıldı.
İSTANBUL - Ermeni soykırımının 96. yıldönümünde, 24 Nisan 2011'de zorunlu askerlik yaparken, er Kıvanç Ağaoğlu'nun silahından çıkan kurşunla hayatını kaybeden Sevag Şahin Balıkçı, bugün Taksim'de düzenlenen yürüyüşle anıldı.
Nor Zartonk, Barış İçin Vicdani Ret Platformu, İstanbul LGBT, Lambda İstanbul, Toplumsal Özgürlük Parti Girişimi, Sosyalist Umut ve Öğrenci Muhalefeti'nin destek verdiği eyleme Sevag'ın annesi Ani Balıkçı, babası Garabet Balıkçı ve ablası Lerna Özder de katıldı.
Balıkçı'nın yanı sıra kışlalarda şüpheli şekilde ölen askerlerin de anıldığı yürüyüş saat 13.00'te Galatasaray Meydanı'ndan başladı.
"Hepimiz Sevagız hepimiz Ermeniyiz", "Ölmeyeceğiz, öldürmeyeceğiz, kimsenin askeri olmayacağız", "Reddet, diren hayır de, askere gitme", "Katil devlet hesap verecek", "Faşistler vuruyor, devlet koruyor", "Askere gitme kardeş kanı dökme", "Savaşta barışta militarizm öldürür" sloganlarıyla Taksim Meydanı'na yürüyen grup burada basın açıklaması okudu. "Ermeni'yi öldürmek hala meşruluğunu koruyor"
Balıkçı'nın Ağaoğlu tarafından "kazara" öldürüldüğünün iddia edildiğinin hatırlatıldığı basın açıklamasında, cinayetin tanıklarına Ağaoğlu'nun ailesi ve komutanlar tarafından baskı yapılarak yalan ifade vermeleri yönünde tehdit edildikleri, komutanların cinayet günü iki farklı tutanak hazırladıkları ve Ağaoğlu'nun ilk duruşmada serbest bırakıldığı belirtildi.
"Biz bu oyunları Hrant Dink davasında da görmüştük. Ancak katillerin foyası ortaya çıktı. Tanıklardan Halil Ekşi ifadesini değiştirerek, Ağaoğlu'nun silahını dolduruşa alıp Sevag'a ateş ettiğini ve Ağaoğlu'nun akrabalarının kendisine Kıvanç lehine ifade vermesini söylediğini belirtti."
"Fakat katil ve zihniyeti hâlâ mahkûm edilmedi. 24 Nisan'a yaklaştığımız şu günlerde yine gördük ki 1915'te olduğu gibi bir Ermeni'yi öldürmek ülkede meşruluğunu hâlâ koruyor ve katiller cezalandırılmıyor, devlet yetkilileri meydanlarda faşizmi ve ırkçılığı tetikliyor." "Kışlalarda sadece insanlar değil, insanlık da ölüyor"
2011'de 170, 2012'nin ilk dört ayında ise 23 kışla cinayeti işlendiğinin ve bu cinayetlerin "şaka", "intihar" gibi gerekçelerle örtbas edilmeye çalışıldığının vurgulandığı açıklamada, "Devletin bu kanlı ve kirli sisteminde yer almayı, onlardan emir almayı, ölmeyi ve öldürmeyi reddedenler, savaş karşıtları ve vicdani retçiler, uzun hapis cezalarıyla karşı karşıya bırakılıyor, tutuldukları disko denilen disiplin koğuşlarında, komutanların emirleriyle baskı ve işkence görüyorlar" denildi.
"Devlet, ordusuyla, polisiyle, kontrgerillasıyla, medyasıyla, Kürtleri, Ermenileri, Alevileri, 'sakıncalı' Türkleri, erkek egemen sistemi reddeden kadınları, LGBT bireyleri, ders kitaplarındaki nefret ve düşmanlık dolu ifadeleri reddeden liselileri, kısacası kendine benzetemediklerini, söz konusu vatan olunca 'teferruat' saydıklarını öldürüyor."
"Sadece son 30 yıldır süren savaşta birçoğu çocuk olmak üzere binlerce kişi kışlalardan açılan ateş sonucu, havan mermisiyle, mayınlarla öldürüldü. Ama kışlanın içinde de gençlerimiz, kimi zaman intihar etti denilerek, kimi zaman eğitim zayiatı sayılarak öldürülüyor. Kışlalarda yalnızca insan değil insanlık da öldürülüyor."
"Yaşamı savunan bizler, kışlanın dışında çocukların, kışlanın içinde gençlerin ölümüne neden olan hayatın her alanına nüfuz etmiş militarizm ile mücadele için herkesi duyarlı olmaya, somut bir adım olarak da kimseyi askere gitmemeye, kardeş kanı dökmemeye çağırıyoruz." (bianet)
|
'Türkiye'deki Kürt sorunu Barzani üzerinden çözülmez'
Federe Kürdistan Bölge Başkanı Mesud Barzani dün öğle yemeğinde BDP heyetiyle buluştu. Sheraton Oteli'ndeki yemeğe BDP Eşbaşkanları Selahattin Demirtaş, Gültan Kışanak ve Ahmet Türk katıldı.
Çiğdem Toker Akşam Gazetesi’ndeki köşesinde Barzani ile BDP’liler arasındaki görüşmenin ayrıntılarını yazdı. Toker’e konuşan BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Barzani’nin Türkiye’deki Kürt sorununu temsil etmediğini, kendisinin de böyle bir düşüncesi olmadığını belirtti.
'Hükümetin PKK'nın silah bırakmasına dönük talebi' hakkında 'Sohbette bu konulara girmedik. Anladığım kadarıyla, hükümetin de böyle bir gündemi yok' diyen Demirtaş, Barzani'nin ağırlıklı olarak ABD gezisinin de temel çerçevesini oluşturan Suriye, Irak ve Bağdat'taki Maliki yönetimi eksenindeki bölgesel gelişmeler üzerinde durduğunun altını çizdi.
Türkiye'de bir kesimin, Kürt sorununun çözümünü Barzani üzerinden kurarak 'Kürt sorununu çözecek lider' algısı yarattığını belirten Demirtaş, ‘’Ne Barzani, Türkiye'deki Kürt sorununu temsil ediyor ne de kendisinin böyle bir düşünce ve iddiası var. Türkiye'deki Kürt sorunu, Barzani ve Talabani üzerinden çözülmez’'dedi.
Barzani'nin önemli bir lider olmakla birlikte Türkiye'deki Kürt sorunun lideri olmadığının altını çizen Demirtaş, ‘'O kendi rolünü, bölgede yürütülen çabalara olumlu bir katkısının olabileceği şeklinde tanımlıyor'’ diye konuştu.
Demirtaş, 'Bu rol nedir?' sorusuna ise Barzani'nin 'Barışçı çözüm yöntemlerinde rol alabilirim' dediğini aktardı.
|
'Mekanin Cennettir Bawa Piro, Seni Asla Unutmayacagiz'
Yaklaşık bir aydır rahatsız olan Bawa Bertal (Bertal Bilge) dün öğleden sonra Hakka yürüdü.
DERSİM - Adı Dersim ile özdeşleşen Bawa Bertal, Dersim'i ve Dersimlileri yalnız bıraktı..
Dersim’in son simgelerinden olan Bawa Bertal bugün saat 12.00’da Cemevinde düzenlenecek olan cenaze törenin ardından Kheyikan (Baylık) köyünde toprağa verilecek.
Hepimizin başı sağ olsun.
Mekanin Cennettir Bawa Piro, Seni Asla Unutmayacagiz..
|
|
Seyit Rıza'nın torunu dedesinin kürkünü istiyor
|
|

TBMM Dilekçe Komisyonu yetkililerinden aldığı bilgiye göre, komisyona başvuran Seyit Ali Polat, Seyit Rıza'nın torunu olduğunu belirterek, idamın ardından devlet envanterine geçirilen dedesine ait eşyaların kendisine teslim edilmesi talebinde bulundu. EŞYALARA KARŞI PARA TEKLİF ETTİLER
Dersim olaylarının ardından sürgüne gönderilmeleri öncesinde devlet yetkililerinin babasını çağırarak, idam edilen dedesinin eşyalarına karşılık bin 500 TL teklif ettiklerini ifade eden Polat, 1948'te sürgünden dönüşlerinin ardından tekrar çağrıldıklarını ve bu kez de 99 TL vermeleri durumunda eşyaların teslim edileceğinin söylendiğini öne sürdü. ''MEZAR YERİNİ BULUN''
Seyit Rıza'nın torunu olduğunu belirten bir diğer vatandaş Rüstem Polat ise komisyona dilekçeyle yaptığı başvuruda, dedesi Seyit Rıza ve Dersim olayları sırasında idam edilen amcası Hüseyin'in defnedildikleri mezarların yerlerinin bulunmasını istedi. Polat dilekçesinde, şunları kaydetti: ''Kasım 1937'de Dersim'in ruhani lideri olarak Erzincan'da tutuklanıp, Elazığ Buğday Meydanı'nda yaşı indirilerek, haksız bir şekilde idam edilen Seyit Rıza ve merhum amcam Hüseyin hakkında tüm çabalarımıza rağmen, nereye defnedildiklerine dair bugüne kadar bize resmi makamlar tarafından hiçbir bilgi verilmemiştir. Resmi makamlara ve İçişleri Bakanlığı'na yaptığımız başvuruların hepsi olumsuz şekilde cevaplanmıştır. Dersim toplumunda hem inançsal hem de toplumsal anlamda yer edinmiş merhum dedem Seyit Rıza ve merhum amcam Hüseyin'in ve onunla birlikte idam edilen Dersimlilerin defnedildikleri mezar yerlerinin bize bildirilmesini arz eder, olumlu cevabınızı beklerim.''
|
İkinci 'Uludere'nin kıyısından dönüldü
Hakkari'nin Taşbaşı Köyü'nde pancar toplamaya giden 10 kişilik köylü grubun üzerine helikopterler tarafından ateş açıldığı iddia edildi.
DİHA'dan aktardığı habere göre, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 10 köylü Hakkari'nin Taşbaşı Köyü'nün üst kısımlarına pancar toplamaya gitti. İddiaya göre, Pancar toplamaya giden köylüler, Heronlar tarafından tespit edildikten sonra bölgeye gelen iki helikopter tarafından ateş açıldı ve bölgeye Hakkari Dağ ve Komando Taburu'ndan kalkan helikopter de asker indirdi. Yoğun asker hareketliliği yaşanırken, köylüler ise akrabalarından haber almak için köy meydanında toplandı.
Konuyla ilgili açıklama yapan köylülerden Muhsin Yalçın, ikinci bir Uludere faciasından endişe duyduklarını belirtti. Habere göre, helikopterlerin açtığı ateşi gözleriyle gördüklerini belirten Yalçın, bölgede bulunan 10 kişinin de kendi akrabaları olduğunu dile getirdi. Köylülerin Geçimli Karakolu'nu arayarak bilgi verdiği, karakol yetkililerinin de ilgilenecekleri yönünde bilgi verdiği öğrenildi.
Habere göre, 10 kişilik gruptan köye ilk dönen Nazif Çiftçi, “Biz pancar toplarken, bir anda helikopterler geldi. Bulunduğumuz bölgeyi taramaya başladı. Biz ağaçların altında uzun süre bekledik. Ortam sakinleştikten sonra ben bir tarafta diğerleri de farklı tarafta olay yerinden inmeye başladık" dedi.
Nazif Çiftçi'nin köye varmasının ardından Hamit Demir (40) Hasan Demir (52), Hakim Demir (35) Necip Kaya (25), Ömer Dayan (60), Hasan Taşçı (17), Fariz Taşçı (16), Emre Köçek (19) ve Nezir Köçek de (17) köye döndü. Köylülerin sağlık durumu iyi olduğu öğrenildi.
|
Türkiyeliler içeride sağcı dışarıda solcu
Fransa, 22 Nisan ve 6 Mayıs'ta iki turlu seçimle yeni cumhurbaşkanını belirleyecek. Seçimler öncesi Hacettepe Üniversitesi Göç ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (HUGO), cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oy kullanma hakkına sahip Türkiye kökenli seçmenin nabzını tuttu. Türk kökenli seçmenler muhafazakar kimliklerine rağmen bulundukları ülkede sosyalist ya da komünistlere oy veriyor.
Fransa'daki Türkiye kökenli seçmenlerin yüzde 90'ı cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunda oyunu sosyalist aday François Hollande'ye vereceğini belirtiyor.
İkinci turda Sarkozy'ye oy vereceğini söyleyenlerin oranı ise sadece yüzde 2.
Hacettepe Üniversitesi Göç ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (HUGO), Doç.Dr. M. Murat Erdoğan liderliğinde, kamuoyu araştırma şirketi SEK-POL/Data4U işbirliğiyle Fransa'daki cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi “Fransa’daki Türkiye Kökenlilerin Güncel Konulardaki Görüş ve Düşünceleri" başlıklı bir araştırma yaptı.
Fransa'da yaşayan Türkiye kökenli her kesimden seçmenin görüşlerini ortaya koymak için 8 bin 195 haneden oluşan bir havuz oluşturuldu. Bu yılın şubat-mart-nisan aylarını kapsayan bir zaman diliminde 14 yaş üstü 1026 kişiyle gerçekleştirilen araştırmada, Türkiye kökenli seçmenlerin eğilimleri tespit edilmeye çalışıldı. Araştırmaya göre, Fransa'a 450-500 bin arasında Türkiye kökenli yaşıyor. Bunların yaklaşık 80 bini Fransa vatandaşı olmalarından doğan haklarını kullanarak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde sandık başına gidiyor.
Türkiye kökenli seçmenler, Fransa'da sandık başına gittiğinde dünya görüşünü bir kenara bırakarak, oyunu verirken pragmatik davranıyor. Söz konusu seçmenlerin yüzde 80'i muhafazakar bir dünya görüşü benimsemesine rağmen, Fransa'da sandık başına gittiğinde oylarını sol parti adaylarına veriyor.
TÜRKLERİN TERCİHİ HOLLANDE Türkiye kökenli seçmenlerin yüzde 65’ten fazlası, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oyunu Sosyalist Parti adayına vereceğini belirtiyor. Yüzde 18 ise Komünist/Sosyalist Sol NPA'da destek vereceğini ifade ediyor. Türkiye kökenli seçmenlerin yüzde 80’den fazlası tercihlerini böylelikle sol-sosyalist-komünist partilerden yana kullanacağını vurguluyor.
Yine Türkiye kökenli seçmenlerin yüzde 77'isi birinci turda Sosyalist Parti adayı François Hollande'ye oyunu vereceğini dile getiriyor. Seçimlerin ilk turunda şimdiki cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy için oy kullanacağını belirtenlerin oranı ise yüzde 1’in altında kalıyor.
Fransa'da 6 Mayıs'ta yapılacak seçimlerin ikinci turunda Sarkozy-Hollande ikilisinin yarışması halinde, Türkiye kökenli seçmenlerin yüzde 90'ı sosyalist aday Hollande'yi destekleyeceğini ifade ediyor. Bu turda Sarkozy'ye oy vereceğini belirtenlerin oranı ise yüzde 2'de kalıyor.
'İNKAR YASASI' TERCİHLERİ KISMEN ETKİLİYOR Fransa'da cumhurbaşkanlığı seçimlerinde tercihiniz konusunda "Ermeni Soykırımını İnkârı Cezalandırma Yasası" ne kadar etkili olacak?” sorusuna verilen cevaplarda “kararımı bu yasa girişimi çerçevesinde vereceğim” diyenlerin oranı yüzde 30’da kalıyor. Söz konusu yasa, oy kullanırken tercihimi değiştirmeyecek diyenlerin oranı da yüzde 30'ün üzerinde seyrediyor.
Burada da yasanın iptali ya da yürürlüğe girmesinin tercihini etkileyeceğini söyleyenlerin oranı yüzde 26, etkilemeyeceğini söyleyenlerin oranı ise yüzde 34 olarak tespit edildi. Bütün bu veriler, Türkiye kökenli seçmenin tercihini yasa girişiminin sınırlı oranda etkilediğini gösteriyor.
'SARKOZY-ERDOĞAN İKİLİSİYLE İLİŞKİLER DÜZELMEZ' HUGO-Fransa 2012 araştırmasında siyasi liderler konusunda da önemli bir soru yöneltildi. “Sarkozy liderliğindeki Fransa ile Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki Türkiye ilişkilerinin düzeleceğine inanıyor musunuz?” sorusuna gelen cevapta “kesinlikle evet” ve “evet” diyenlerin oranı yüzde 17 civarında iken, “hayır” ve “kesinlikle hayır” diyenlerin oranı yüzde 55’i aşmaktadır. Bu durum, iki taraftan en az birinde lider değişikliği olmadan ülkeler arasındaki ilişkinin düzelemeyeceğine dair bir inancın olduğu şeklinde okunabilir.
FRANSA'DA SOLU TÜRKİYE'DE SAĞI SEÇİYOR Araştırmada yurtdışında yaşayan Türkiye kökenlilerin siyasi tercihlerinin ne ölçüde siyasi bir ideolojiye, ne ölçüde pragmatik tercihlere dayandığını anlamaya yönelik sorulara da yer verildi. Bu bağlamda Fransa’daki ve Türkiye’deki siyasi tercihler arasındaki ilişkiye yönelik sorular yer aldı. Ortaya çıkan çarpıcı duruma göre, Türkiye kökenlilerin Fransa’daki ideolojik tercihleri ile Türkiye’deki tercihleri arasında ciddi bir farklılık olduğu ortaya çıktı.
“Türkiye'de bugün genel seçimler yapılsa ve oy verme imkanınız olsa hangi partiye oyunuzu verirsiniz?” sorusu karşısında Türkiye kökenli seçmenlerin yüzde 59'u AK Parti, yüzde 11'i CHP, yüzde 3.8'i MHP ve yüzde 3.6'sı BDP’yi tercih edeceğini belirtti. Aynı gruba “Fransa’da hangi partiye oy verdiniz” diye sorulduğunda ise merkez sol (Sosyalist Parti) için oy kullananlar yüzde 65'le birinci sırada yer alırken, Komünist/Sosyalist Parti yüzde 18'le ikinci sırada yer aldı.
TÜRKİYE KÖKENLİ SEÇMEN PRAGMATİK Yani Türkiye’de AK Parti ve MHP gibi sağ partilere yüzde 70’in üzerinde destek veren Fransa’daki Türkiye kökenliler, Fransa’da oylarını yüzde 80’in üzerinde Sol/Sosyalist/ Komünist partilerden yana kullanıyor. Bu durum, ideolojik bir karmaşa olarak ya da pragmatik bir tercih olarak nitelenebilir. Ancak ortaya çıkan tablonun genel olarak yurtdışında yaşayan Türkiye kökenlilerin genel eğilimini yansıttığı da biliniyor.
HUGO NEDİR? Hacettepe Üniversitesi Göç ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (HUGO), iç ve dış göç alanında, özelikle de Avrupa’da yaşayan ve sayıları 5 milyonu aşan Türkiye kökenliler üzerine, düzenli ve sürekli araştırmalar yapan akademik bir kuruluş. HUGO’nun yaptığı çalışmalar, Avrupa’daki Türkiye kökenliler hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olmayı, sorunlarını tespit etmeyi ve çözümler için öneriler geliştirmeyi amaçlıyor. Kısa bir süre önce Almanya’daki Neo-Nazi cinayetleri konusunda da önemli bir kamuoyu araştırması yapan HUGO’nun hedefi, akademik çalışmalarla, konunun bütün taraflarına, yani Avrupa’daki Türkiye kökenlilere, yaşadıkları ülkelere ve Türkiye’ye katkılar sağlaması olarak ifade ediliyor. HUGO çalışmalarına www.hugo.hacettepe.edu.tr adresinden ulaşılabilir. (NTVMSNBC)
|
|
Basın açıklaması yapacaklar
|
|
Açlık grevi eylemcileri basın açıklaması yapacak
Strasbourg - Fransa’nın Strasbourg kentinde 1 Mart’tan bu yana açlık grevinde olan 15 Kürt, Avrupa Konseyi ve Avrupa Parlamentosu’ndan gelen çağrı üzerine Cumartesi günü bir basın açıklaması yapacaklar. Eylemciler, grevin bırakılması yönünde gelen talepleri değerlendirecekler.
Açlık Grevi ile Dayanışma Komitesi’nden alınan bilgilere göre, grevciler eylemlerinin 52. gününde bir basın açıklaması ile başta Avrupa Konseyi ve Avrupa Parlamentosu olmak üzere grevin bırakılması yönünde yapılan çağrıları değerlendirecekler. Basın açıklaması Cumartesi günü saat 12.00’de yapılacak.
AB, AK VE AP’DEN GREVE SON VERİN ÇAĞRISI
Avrupa Konseyi Başkanı Thorbjørn Jagland, 13 Nisan’da yaptığı açıklamada grevcilerin sağlık durumlarından “endişe” duyduğunu belirterek, grevin son bulmasını istemişti. Avrupa Parlamentosu Martin Schulz da, 18 Nisan günü Sakharov düşünce özgürlüğü ödüllü milletvekili Leyla Zana ile yaptığı görüşmede, greve son verilmesini istemişti. Parlamentodaki Liberal ve Sosyal Demokrat gruplar da grevin amacına ulaştığını ifade ederek benzer çağrılarda bulundu.
ZANA, STEFAN FÜLE İLE GÖRÜŞTÜ
Strasbourg’daki temaslarını sürdüren Leyla Zana’nın bugün de Avrupa Birliği Genişlemeden Sorumlu Komiseri Stefan Füle ile görüştüğü öğrenildi. Füle’nin de greve son verilmesi çağrısı yaptığı bilgisi alındı.
Bu arada açlık grevi bugün 50. gününe girdi. İsviçre’den kalabalık bir kitle bugün grev yerini ziyaret etti. Bugünkü ziyaretçiler arasında BDP Bitlis Milletvekili Hüsamettin Zenderlioğlu, Fransız milletvekili François Papon, Kongra-Gel Başkanı Remzi Kartal, Fransa Kürt Dernekleri Federasyonu (FEYKA) Başkanı Mehmet Ülker ile Ermeni Kültürel Eğitim Derneği Başkanı Chahen Nadjarian de vardı.
St. Maurice Kilisesi önünde kurulan çadır önünde kitleye Kürtçe hitap eden Zenderlioğlu, “Bu mücadele kutsal bir mücadeledir” dedi. Demokrasi ve barışçıl çözüm yolları kalmadığı için insanların tek silahları olan bedenlerini ortaya koyduğunu ifade eden Zenderlioğlu, Öcalan üzerindeki tecride karşı halkın tepkisine işaret ederek, Öcalan ile halk arasındaki bağın koparılamayacağını vurguladı.
SOSYALİST PARTİ AÇLIK GREVİNİ YAKINDAN İZLİYOR
Açlık grevinin yürütüldüğü kilise lokalinde eylemcilerle konuşan Fransız milletvekili ve Sarcelles Belediye Başkanı Pupponi, grevin amaçlarına ilişkin bilgi aldı. Fuat Kav ile konuşan Pupponi, grevin son bulmasını isterken, 15 gün sonra solun Fransız cumhurbaşkanlığı seçimlerinde zaferle çıkması durumunda Türkiye ile ilişkilerin değişeceğini söyledi.
Tüm anketlerde önce görünen Sosyalist Parti’nin adayı François Hollande’ın seçim kampanyası çevresinin de açlık grevinden haberdar olduğunu sözlerine ekleyen Pupponi, “Sosyalist Parti’de biz hepimiz sizin mücadelenizin haklılığı konusunda ikna olduk” dedi. (ANF)
|
2503 Articles (313 Pages, 8 Articles per Page) |
|
|  |
Select Interface Language:
|
| All members: |
7 575 |
| Register today: |
0 |
| Register yesterday: |
0 |
| Members online: |
0 |
| Guests online: |
14 |
Don't have an account yet? You can create one. As registered user you have some advantages like theme manager, comments configuration and post comments with your name.
|
|
|
Pertekliyiz Biz Sitesinizi dilediginiz dilde tercüme etmek için asagidaki Dil seçenegini kullanabilirsiniz.
|
|
her iki taraf da kan bagisinda bulunursa, paraguay'da duello yapmak yasaldir.
pertekliyiz.biz
|
|