Willkommen bei www.Pertekliyiz.Biz
Ana Sayfa Biz Kimiz Bize Ulasin Bizi Tanitin Köyler Kitap Önerileri Ziyaretci Defteri
  Hallo Misafir!   
Pertekliyiz.biz Sitesine Hosgeldiniz........Xerhatin.........Xerama
 

RADYO PERTAQ FACEBOOK GRUBU
Unbenanntes Dokument

Radyo Pertaq

 


Login

Benutzername:

Passwort:


icon_home.gif Ana Sayfa
som_downloads.gif Menü
tree-T.gif Pertek Resimleri
tree-T.gif Forum
tree-T.gif Dosyalar
tree-T.gif Alevilik
tree-T.gif Mesaj Panosu
tree-T.gif Etkinlikler
tree-T.gif Linkler
tree-T.gif Dilek Tahtasi
tree-T.gif Ziyaretci Defteri
tree-T.gif En Iyiler
tree-T.gif Anketler
tree-T.gif Kadromuz
tree-T.gif Biyografiler
tree-T.gif Sitenize Ekleyiniz
tree-T.gif Kadin
tree-T.gif Atasozleri
tree-T.gif Saglik
tree-T.gif Dersim Haritasi
tree-T.gif Sifali Bitkiler
tree-T.gif Testler
tree-T.gif Genel Bilgiler
tree-T.gif Mektuplar
tree-T.gif Oyun Eglence
icon_poll.gif Kültür&Sanat
tree-T.gif Gazeteler
tree-T.gif Tv Izle
tree-T.gif Sarki Sozleri
tree-T.gif Siirler
tree-T.gif Fikra Diyari
tree-T.gif Kitaplar
tree-T.gif Kitap Önerileri
tree-T.gif Filmler
tree-T.gif Klipler
tree-T.gif Kose Yazilari
tree-T.gif Dizi Izle
tree-T.gif Genel Kültür
tree-T.gif Eglence
icon_members.gif Üye Menüsü
tree-T.gif Kullanici Kaydi
tree-T.gif Özel Mesajlar
tree-T.gif Üye Listesi
tree-T.gif Ziyaretci Defteriniz
tree-T.gif Bizi Tanitin
tree-T.gif Bize Ulasin
favoritos.gif Haberler
tree-T.gif Haber Gönder
tree-T.gif Tüm Haberler
tree-T.gif Haber Arsivi
tree-T.gif Haber Basliklari
icon_members.gif Bilgileriniz
icon_members.gif Cikis Yap

Kategorien
oarrow.gif Dersimden Haberler
oarrow.gif Dünyadan Haberler
oarrow.gif Güncel Haberler
oarrow.gif HABERLER
oarrow.gif Pertek Haberleri

Klipler

Yeni Klip
MERVAN TAN - ZARİN

MERVAN TAN - ZARİN
Yeni Klip
Tuncel Kurtiz//Grup Yorum 25.Yıl Konseri

Tuncel Kurtiz//Grup Yorum 25.Yıl Konseri
Yeni Klip
DENIZ YUSUF  HÜSEYIN

DENIZ YUSUF HÜSEYIN
Yeni Klip
DERSIM  MERKEZ

DERSIM MERKEZ
Yeni Klip
BABA BERTAL DA  DAVUL RESITALI

BABA BERTAL DA DAVUL RESITALI
Yeni Klip
PERTEK TANITIM FILMI

PERTEK TANITIM FILMI
Yeni Klip
Goran  Salih-Mn Ashqm

Goran Salih-Mn Ashqm
Yeni Klip
8 MART ETKINLIGI-PERTEK

8 MART ETKINLIGI-PERTEK
Yeni Klip
Kürmes Ezgisi

Kürmes Ezgisi
Yeni Klip
Ciwan Haco-diyarbekir

Ciwan Haco-diyarbekir


Yönetim
g Yönetim Bölümü

Artikel zum Thema: aktuelle News


Thema durchsuchen:   

Startseite | Thema auswählen ]

2502 Artikel (313 Seiten, 8 Artikel pro Seite)


23 Nisan’ı boykot
aktuelle News
KCK’den 23 Nisan’ı boykot çağrısı

 

BEHDİNAN - KCK Siyasi Komitesi, ‘sözde çocuk günü’ 23 Nisan’ı, "Başta çocuklar olmak üzere Kürt halkının geleceğini karartmak isteyen sömürgeci TC devletinin ikiyüzlü politikası" olarak tanımlayıp, Kürdistanlı çocukları kutlamaları protesto ederek alternatif kutlamalar yapmaya çağırdı. 

KCK Siyasi Komitesi, Türkiye’de her yıl kutlanan, ‘sözde’ olarak tanımladığı 23 Nisan çocuk bayramı kutlamalarına ilişkin bir açıklama yaptı. Açıklamada, “Başta çocuklar olmak üzere Kürt halkının geleceğini karartmak isteyen sömürgeci TC devletinin böyle bir güne öncülük etmesi baştan aşağı ikiyüzlü bir politikadır” dendi.

Başta Afrika olmak üzere, dünyada, açlık ve gıdasızlıktan ölen çocuk sayısının her yıl yüz binleri bulduğu kaydedilen açıklamada, “Sağlıklı nesiler, sağlıklı çocuklarla yetişir” denilerek şu ifadelere yer verildi: 

“BM’nin resmi rakamlarına göre, her yıl milyonlarca çocuk bulaşıcı hastalıklardan yaşamını yitirmekte veya özürlü duruma düşmektedir. Keza çocuk eğitimi, aile ve toplumun temel görevlerinden biriyken, bu olanakları bulamayan ve eğitimden yoksun kalan milyonlarca yoksul ve çaresiz çocuk bulunmaktadır. Bu olanakları bulabilen çocuklar ise, kapitalist modernitenin empoze ettiği bir biçimde, resmi ideolojilerle, özgür kişilik gelişimi sakatlanıp dumura uğratılmaktadır. Başta ezilen sömürge halklar olmak üzere, çocukların ağır işlerde çalıştırılmaları, cinsel istismara tabi tutulmaları, savaşa sürülmeleri, sokağa ve kimsesizliğe terk edilmeleri her gün tanık olduğumuz ve kamuoyunun bilgisi dahilinde olup, rutin olaylar halinde sürüp gitmektedir. Toplum dışına ve kimsesizliğe itilmiş milyonlarca çocuk, uyuşturucu bağımlısı olup, oldukça kötü yaşam koşularında yaşamaktadır. Bu travmalar sadece geri bıraktırılmış çevre ülkelerde değil, benzer biçimleriyle kapitalist metropollerde de yaşanmaktadır. “

Açıklamanın devamında, Kürdistan’da ise çocukların ana dillerinden bile yoksun oldukları, Kürtlere dayatılan, toplumsal köleliğin ve inkarcılığın cezasını ve cefasını en çok çocuklar çekilerek devamla şunlar belirtildi:

“Kürdistan’da çocuk olmak demek; Uğur Kaymaz, Ceylan Önkol, Enes Ata ve daha niceleri gibi kurşunlara-bombalara hedef olmak, şarapnel parçalarıyla can vermek, her gün panzerlerle çatışmak, zindanlara tıkıldıktan sonra tecavüze maruz kalmak, pamuk tarlalarında bir dilim ekmek için çalışmak, sokaklarda tinerci olmak, annesiz ve babasız kalıp kimsesizliğe terk edilmek, coplanmak, lanetlenmek, anne ve babalarının işkence edilmelerine tanık olmak, aç kalmak, evsiz ve barksız yaşamak, geleceği meçhul olarak nerede ve ne zaman öleceği beli olmamak demektir. TC’nin, Kürdistan da çocuklara reva gördüğü yaşamın bu olduğuna her gün tanık olmaktayız ve bu gerçekler gizlenemeyecek kadar açıktır. 

Kürdistan'da, çocuklara özgür ve mutlu bir miras bırakmak ve güzel bir dünya kurmak halkımızın özgürlüğüyle mümkündür. Sömürgeci orduya, Kürt halkına dayatılan zoraki kirli savaşa, lüks ve israfçı sınıfsal yaşamlara, her türlü ret ve inkara son verilmedikçe; Kürt çocuklarının kutsal masumiyetlerine layık, özgür yaşamla buluşması düşünülemez. 

Kürdistan’lı çocuklar için baskı, kölelik, cinsel istismar ve her türlü aşağılanmanın uygulandığı ülkemizde, diğer çocuklar gibi mutlu ve özgür olmayan tüm Kürdistan’lı çocukları, TC devletinin ikiyüzlü ve sahte bir biçimde ilan ettiği böyle bir günü protesto etmeye ve alternatif kutlamalarını gerçekleştirmeye çağırıyoruz. “ (ANF)

Veröffentlicht von maya_ am Montag, 23. April 2012 (62 mal gelesen)
(0 Kommentare? mehr... | Druckbare Version  Diesen Artikel an einen Freund senden | Punkte: 0)

Emekçiler suçlanıyor
aktuelle News
MİT; '1 Mayıs 77 katliamında kontrgerilla yok!'

 

MİT'in 12 Eylül davasına gönderdiği 1 Mayıs 1977 belgelerinde ateş edenler gizlendi, işçiler suçlandı…

Cumhuriyet’ten Alican Uludağ’ın haberine göre, Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT), 12 Eylül davasında mahkemenin isteği üzerine 1977 yılında Taksim’de yaşanan “Kanlı 1 Mayıs” katliamına ilişkin gönderdiği belgede, olayların Maocular tarafından çıkarıldığı ileri sürüldü. 1 Mayıs 1977 öncesinde devletin zirvesine çok sayıda istihbarat raporu göndererek kutlama hazırlıklarını anlatan MİT, törenlere katılacak olan “illegal örgütler arasında çatışma ihtimali” olduğunu bildirdi. Kontrgerilla iddialarına yer verilmeyen raporda, Sular İdaresi binası çatısından ve Intercontinental Oteli’nin üst katlarından kalabalığa sıkılan kurşunlara ise değinilmedi.

 

Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi, 12 Eylül askeri darbesine giden süreçte yaşanan 1 Mayıs Taksim, 1977 Sivas, 1978 Maraş ve 1980 Çorum katliamlarına ilişkin MİT ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nden ellerindeki bilgi ve belgeleri, varsa raporları istemişti. İki kurum da hazırladığı yüzlerce sayfalık belgeleri, mahkemeye gönderdi. Mahkeme, özellikle MİT’in 1 Mayıs olaylarına ilişkin gönderdiği bazı belgeleri “devlet sırrı” kapsamında olabileceği gerekçesiyle davanın müdahillerine vermedi. Mahkemenin elinde bulundurduğu MİT ve Emniyet’in, 1 Mayıs Taksim, Çorum, Sivas, Maraş katliamlarına ilişkin “çok gizli” ibareli belgelere Cumhuriyet ulaştı.

 

MİT, 1 Mayıs katliamıyla belgeleri, hazırladığı “çok gizli” ibareli üç sayfalık özet bilgi notu eşliğinde gönderdi. Bilgi notunun ekinde ise 68 sayfalık; 1 Mayıs olayları öncesi ve sonrasına ilişkin dönemin Cumhurbaşkanlığı, Başbakan, Genelkurmay Başkanlığı, MGK Genel Sekreterliği ile İçişleri Bakanlığı’na gönderilen istihbarat raporları yer aldı. Belgelerden, 1 Mayıs öncesi MİT’in devletin zirvesini sürekli bilgilendirdiği, DİSK ve diğer örgütlerin kutlamalara ilişkin hazırlıklarını gün gün raporlaştırdığı anlaşıldı. Hatta, grupların atacakları sloganlar dahi MİT tarafından önceden öğrenildi.

 

‘MİLİTAN İŞÇİLER’

13 Nisan 1977 tarihli “çok gizli” ibareli “DİSK’in 1 Mayıs Bayramı Hazırlığı” başlıktı ‘Etüt’te özetle şöyle denildi: “Türk Demir Döküm Fabrikası işyeri ve lokal temsilcileri militan kadrolar kurmaya başladı. Bu kadrolar, sloganlarını duvarlara yazacak ve afiş yapıştıracak. Militan işçilerce söz konusu eylemler sırasında çevrede güvenlik tedbiri alınacak. Türk Demir Döküm Fabrikası’nda işçilerin büyük bir kısmı silahlanmıştır. DİSK’in kutlayacağı 1 Mayıs’a, işçi kuruluşları, derneklerle seçimlerde destekleyeceği CHP ve Türk-İş’ten bazı sendikaların da katılma ihtimali kuvvetlidir.”

 

GRUPLAR ÇATIŞABİLİR’MİŞ!

27-28 Nisan 1977 tarihli ‘Etüt’lerde ise “1 Mayıs’ta vukuu (çıkması) beklenen eylemler”e işaret edilerek şu uyarılar yapıldı: “1 Mayıs için eylem birliği kararı alan Türkiye Halkın Kurtuluş Ordusu (THKO), Türkiye Komünist Partisi Marksist Leninist (TKP M-L) ve Türkiye Halk Kurtuluş Partisi/Cephesi Marksist-Leninist’in (THKP/C M-L) büyük gösteriler düzenlemek istedikleri, izinsiz gösteri yapmaya niyet edebilecekleri yönünde duyumlar bulunmaktadır. Her üç örgütün mensuplarının silaha sahip oldukları göz önüne alınarak ihtiyatlı davranılmasında yarar görülmüştür.” Yine 29 Nisan’da devletin zirvesine gönderilen raporda, “illegal örgütlerin” 1 Mayıs törenlerine katılmaları ve ısrarla kendi sloganlarını kullanma kararında oldukları belirtilerek buna karşı DİSK’in kesinlik kazanan tutumunun İstanbul’da yaşanan törenlerde “çatışma ihtimalini kuvvetlendirdiği” ifade edildi. 1 Mayıs sabahı MİT, yine devletin zirvesine gönderdiği notta, “gruplar arasında çatışma ihtimalinin bulunduğunu” bildirdi.

 

MİT’İN GÖZÜNDEN KATLİAM

MİT, katliamdan hemen sonra Cumhurbaşkanlığı, Başbakan, Genelkurmay ve MGK’ye “gizli” ve “kişiye özel” ibareli rapor gönderdi. Altına “Okunduktan sonra imha edilmesi..” notu düşülen raporda, “alınan son bilgiler” şöyle anlatıldı:

 

“Bugün İstanbul-Taksim Meydanı’nda toplanan DİSK taraftarları ile Maocular arasında 19.00’da Maocuların Kürdistan’a özgürlük vb. sloganlar söylemeye başlamalarıyla artan gerginlik üzerine bölgeye jandarma kaydırılmıştır. Buna rağmen 19.05’te her iki grup arasında silahlı çatışma başlamıştır. Sayıları 7000 civarında olan Maocularla DİSK taraftarları arasındaki çatışmanın çok büyük ve şiddetli olduğu, arbede esnasında patlamaların duyulduğu, panzerlerin topluluk üzerine devamlı su sıktıkları, Tarlabaşı’nın ara sokaklarında polisle saldırgan grup arasında çatışmaların devam ettiği, çatışmanın sadece Intercontinental Oteli’nin önünden jandarmaya doğru yapıldığı, Taksim Meydanı’ndaki topluluğun büyük bir ölçüde dağıtıldığı öğrenilmiştir.” (demokrathaber)

Veröffentlicht von maya_ am Montag, 23. April 2012 (45 mal gelesen)
(0 Kommentare? mehr... | Druckbare Version  Diesen Artikel an einen Freund senden | Punkte: 0)

Kürt çocukları..
aktuelle News
Pozantı, Sincan, bu ceza bitmez 

Ana-babalarından koparılmış yoksul Kürt çocukları görüş günlerinde kim bilir ne hissediyorlar?
Pozantı’dan binlerce vardır. Binlerce olagelmiştir. Şimdi çocukların apar topar gönderildikleri Sincan Cezaevi de bunların başta gelenlerindendir. Böyle bir çözümle yüreklerimizi soğutursak birkaç ay sonra Sincan’dan doğru anlatılacaklar karşısında da aynı şaşkınlığa kapılmış gibi yapmak zorunda kalırız.
Sincan’a nakledilerek ‘kurtarılanlar’ üstüne üstlük ailelerinden de iyice uzaklaştırılmış durumda. Bekleyecekleri görüşlerin bile sayısı azaldı. Onların yeri henüz analarının kucağıdır.
İşte tartışılmayacak, görmezden gelinemeyecek olan gerçek budur” demiştik daha bir ay önce.
Pekiyi şimdi Sincan’daki çocukların durumunu takip ediyor muyuz? Hani Pozantı’da başlarına gelenler karşısında toplumca infiale kapılıp kendimizi yiyip bitirmiştik. On yıllardır çığlık çığlığa anlatılan hikâyeleri hiç işitmemiş gibi evimize giren bir anaakım gazetenin sayfasında okuyuverince sarsılıp perişan olmuştuk.
Şimdi kim takip ediyor o çocukların serüvenini? Birgün’den Sevgim Denizaltı takip ediyor sözgelimi. Ağar’a, ailesine yakın, mümkünse lebi derya bir cezaevi arandığını biliyoruz. Bu konuyu yakından takip etme imkânımız var anaakımdan.
İHD Mersin Şube Başkanı Ali Tanrıverdi bu konuda kamuoyunun nasırlaşmış vicdanına bir çimdik atmış: “Pozantı Cezaevi’nde mağdur edilen çocukların yerleri değiştirilirken kimse çocuklara ya da ailelerine sormadı. Defalarca başvuruda bulunduk, itirazlarımızı dile getirdik, dikkate alınmadı.
Bu çocuklar, ailelerinin haberi olmadan, 600 km. öteye, Ankara’ya götürüldü. Bu nasıl kişiye özel bir muameledir, çifte standarttır ki binlerce insanın katlinden sorumlu olduğu iddia edilen birinin talepleri için tüm yetkililer seferber oluyor ama bu çocuklara, ailelerine bunlar yaşatılıyor?” Yüce Türk adaletine bir de önerisi var Tanrıverdi’nin: “Mehmet Ağar’ı Pozantı Cezaevi’ne getirsinler. Yüksek güvenliklidir, dağ başındadır. Orada çok güvende olur.”
Ceza ceza üstüne
Cinsel taciz ve fiziksel işkence iddiaları ayyuka çıktığında Sincan Cezaevi’ne nakledilen 218 çocuğun hayatında nasıl bir gelişme var dersiniz? Artık aileleriyle de görüşemiyorlar. Maddi durumları uygun olmadığı için aileler çocuklarını görmek için o yolu yapamıyor. Denizaltı’nın haberinden öğrendiğimiz üzere, nisan ayı başındaki açık görüşe yalnız 6 aile gidebilmiş. Yoksulluktan çocuklarını görmeye gidemeyen bu insanların derdi burada bitmiyor üstelik. Çocukları yaşlarına bakılmaksızın devletin işkence çarkına atıldı.
Haklarında 30 yıl hapis istenenler var. Attıkları taşların bedelini yetişkin hukukuna uygun ödüyorlar. Devlet tarafından terörist olarak görüldükleri için çocuk oldukları es geçiliyor. Ama şimdi dindar ve kindar nesil yetiştirmeye ant içenlerin başında durduğu devlet öylesine kindar ki... Bununla yetinmiyor.
Mersin Valiliği, ailelerinden, çocuklarının vermiş oldukları maddi zarar için tazminat talep ediyor. O çocuklar orada yatacak, bin bir ezadan geçecek. Ailelerini göremeyecekler. Paraları olmadığı için yol yapıp çocuklarını görmeye bile gidemeyen ailelere ise yüz binlerce lira ceza kesilecek.
Pekiyi o çocuklar yıllar sonra cezalarını tamamlayıp çıktıklarında devlet dairelerinde parasız köle olarak çalıştırılacak mı? Hadım edilip çocuk sahibi olmaları mı engellenecek yoksa? Devlete attıkları taşın bedelini nasıl ödeyebilecekler?
Bu sorularla abartılı bir devlet düşmanlığı icra ettiğimize inananlara hatırlatalım. Kimi aileler İHD’ye başvuruyor. Polis araçlarına, resmi araçlara ve özel araçlara zarar verdiği iddiasıyla kendilerinden şikâyetçi olunan ve yargılandıktan sonra beraat eden çocukların ailelerinden de tazminat isteniyormuş.
Duruşmaları süren çocukların ailelerine de, dava henüz karara bağlanmamış olsa da kâğıtlar geliyormuş. 5 binden 100 bin liraya kadar çeşitli miktarda paralar isteniyormuş kendilerinden. Gecikme zammı da vakit kaybetmeden işlemeye başlıyormuş. İHD, bu konuda yapılan başvurulardan başını alamıyormuş. Aileler bu paraları ödemekten geçtim, çocuklarını ziyarete gidecek parayı bile bulamadıklarından yakınıyor.
Çaresizler. Çocukları yetişkin gibi hapis yatıyor. Ama çocuklarının verdiği zararın karşılığı ana-babalarından isteniyor.
Amaç cezalandırmak olunca onlar hem çocuk hem yetişkin.Ana-babalarından koparılmış yoksul Kürt çocukları görüş günlerinde kim bilir ne hissediyorlar?
Boğazlarına kadar borçlu doğmuş oldukları bu dünyaya inançları kaldı mı hâlâ?
Yıldırım Türker / Radikal
Veröffentlicht von maya_ am Montag, 23. April 2012 (40 mal gelesen)
(0 Kommentare? mehr... | Druckbare Version  Diesen Artikel an einen Freund senden | Punkte: 0)

BDP gazeteleri uyardı
aktuelle News
Milliyet, Habertürk ve Hürriyet’teki haberler yalanlandı…

 

BDP'den üç gazeteye Barzani yalanlaması

ANKARA - BDP, Federal Kürdistan Bölge Başkanı Mesut Barzani’nin BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'a sert çıktığı yönünde haberler yapan Milliyet, Habertürk ve Hürriyet gazetelerini yalanladı.

 

BDP Genel Merkezi, Milliyet, Habertürk ve Hürriyet gazetelerinde BDP-Barzani görüşmesine ilişkin yapılan haberlerden dolayı tekzip açıklaması yaptı. BDP Genel Merkezi'nden yapılan açıklama şöyle:

 

"Milliyet, Habertürk ve Hürriyet gazetelerinin bugünkü sayısında yer alan Barzani-BDP görüşmesine dair haberlerde geçen; Federal Kürdistan Bölgesi Başkanı Sayın Mesud Barzani'nin, partimiz Eş Genel Başkanı Sayın Selahattin Demirtaş'a 'sert çıktığı', 'Açıklamanızdan üzüntü duydum', 'Talihsiz açıklamalar yapıyorsunuz', 'AKP'nin yapmak istediklerine güvenin' dediği şeklindeki ifadeler tümüyle gerçek dışıdır, asılsızdır.

 

Bölgesel konular ve Kürt sorununun ele alındığı görüşmede Sayın Barzani ile Sayın Eş Genel Başkanlarımız arasında haberlerde iddia edildiği biçimiyle karşılıklı hiç bir diyalog yaşanmamıştır."

Veröffentlicht von maya_ am Montag, 23. April 2012 (43 mal gelesen)
(0 Kommentare? mehr... | Druckbare Version  Diesen Artikel an einen Freund senden | Punkte: 0)

Dersimden Haberler: Bawa Bertal uğurlandı..
aktuelle News

Bawa Bertal’ı son yolculuğunda binler uğurladı! 

Dersim’in son çınarlarından Bawa Bertal (Bertal Bilge) binlerce kişinin katıldığı cenaze töreniyle sonsuzluğa uğurlandı.
DERSİM - Bir süredir tedavi gören ve dün hayatını kaybeden Bawa Bertal’ın cenaze töreni nedeniyle Dersim ve çevresinden gelen binlerce kişi törenin yapıldığı Cem Evi’ne akın etti.

Baba Bertal için Cem Evi’nde düzenlenen cenaze töreninin ardından naşı, duygu ve gözyaşları arasında Kheyikan (Baylık) Köyü’nde toprağa verildi.

Veröffentlicht von maya_ am Montag, 23. April 2012 (57 mal gelesen)
(0 Kommentare? mehr... | Druckbare Version  Diesen Artikel an einen Freund senden | Dersimden Haberler | Punkte: 0)

Ermeni Soykırımı
aktuelle News
'Ermeni Soykırımı ve İskandinavya’nın Yanıtı' 

 

Stockholm - Ermeni-Asuri soykırımın 97. yıldönümünü vesilesiyle Stockholm’de bulunan Katolik Kilisesinde soykırımını konu alan bir sergi düzenlenecek. 23 Nisan günü açılışı yapılacak “Ermeni Soykırımı ve İskandinavya’nın Yanıtı” temalı sergi 27 Nisan akşamına kadar devam edecek. 

Sergi 2. Abdulhamid döneminden itibaren Ermenilere yapılan baskı ve katliamların Danimarka, Norveç ve İsveç’te yarattığı yankıyı ve Ermenilere yardım için o dönemde yapılan çalışmaları konu alıyor. 

Soykırımdan sonra bölgeye giden misyonerlerin yazdıkları raporlar , anılar ve çektikleri resimler ile o dönemde yayımlanan soykırımını konu alan kitaplar 11 başlık altında sergilenecek. 

Sergi geçtiğimiz yıl geçtiğimiz yıl Erivan’daki “Ermeni Soykırım Müzesi”nde Norveçli diplomat ve bilim adamı Fritjof Nansen’in doğumunun 150. Yıldönümü dolayısıyla düzenlenmişti. 

1921 yılında Milletler Cemiyeti Mülteciler Yüksek Komiserliğine getirilen Nansen aralarında Ermeniler, Rumlar, Ruslar ve Türklerin de bulunduğu yüzbinlerce mültecinin başka ülkelere yerleştirilmesini sağlamış ve bu çabalarından dolayı 1922 yılında “Nobel Barış Ödülü”ne layık görülmüştü.

24 Nisan akşamı da serginin yapıldığı kilisede 1915 yılındaki soykırımında yaşamını yitirenleri anmak için bir toplantı düzenlenecek. Saat 17.00’de başlayacak toplantıya konuşmacı olarak katılanlar arasında Film Yönetmeni Peå Holmqvist, Lund Üniversitesi Öğretim Görevlisi Maria Småberg, Ermeni soykırımını konu alan kitapların yazarları Doçent Göran Gunnar ile Professör Klas-Göran Karlsson da bulunuyor.

Ermeni Federasyonu aynı gün saat 11.00 ila 15.00 arası Stockholm’un Medborgarplatsen Meydanı’nda soykırımını protesto etmek amacıyla siyasi parti ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcilerinin konuşmacı olarak katılacakları bir gösteri düzenleyecek. 

23 Nisan günü Erivan’daki “Ermeni Soykırım Müzesi”nde de soykırımının 79. Ermeni Matbaacılığının 500. yıldönümü ve Erivan’ın 2012 Yılı Kitap Başkenti olarak ilan edilmesi dolayısıyla “Kitap: Soykırım Tanığı” başlıklı bir serginin açılışı yapılacak. Sergide Ermeni soykırımı hakkında yazılmış 200 civarında kitabın ilk baskısının da yer alacağı bildiriliyor. (anf)

Veröffentlicht von maya_ am Sonntag, 22. April 2012 (46 mal gelesen)
(0 Kommentare? mehr... | Druckbare Version  Diesen Artikel an einen Freund senden | Punkte: 0)

Kürtler ne istiyor?
aktuelle News
11 ilde yapılan ankettein 'Yasal statü' talebi çıktı.. 

 

Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde 11 ilde düzenlenen Anayasa anketinden çarpıcı sonuçlar çıktı.

DİYARBAKIR - 755 kişiyle yapılan anketin sonuçlarına göre, katılımcıların yüzde 81,5'i Kürtlere yasal statü talebini dile getirdi. Ankete katılanların yüzde 11.7'si federal yönetim, 19.3'ü bağımsızlık ve 41.2'si demokratik özerklik statüsü tanınması gerektiğini savundu. Ankete katılan Ak Parti seçmenlerinin yüzde 62'si Kürtlere statü tanınması gerektiğini vurgularkan, bunlardan yüzde 15'i ise bağımsızlık istedi.

Diyarbakır Barosu, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası, KESK Diyarbakır Şubeler Platformu ve Siyasal, Sosyal Araştırmalar Merkezi (SAMER) ortaklığıyla yapılan 'Toplumsal Sorunlar ve Yeni Anayasa' araştırması ile ilgili anketin sonuçları açıklandı. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yaşayan vatandaşların yeni anayasa ile ilgili algı, beklenti ve taleplerinin tespit edilebilmesi amacıyla anket Şubat ve Mart aylarında yapıldı.

ANKETTEN ÇARPICI RAKAMLAR

SAMER Koordinatörü Çetin Gürel, ankete katılanların yüzde 56'sının kadınlardan, yüzde 44'ünün ise erkeklerden oluştuğunu söyledi. Araştırmaya katılanların yüzde 66'sının Müslüman Şafiilerden oluştuğunu ifade eden Gürel, "Hanefilerin oranı yüzde 29.1, Alevilerin oranı yüzde 2.9, Ezidi, Hristiyan ve diğer inanç gruplarının toplam oranı ise yüzde 2'dir. Ankete katılanların yüzde 56.4'ü 21 yıldan fazla bir süredir aynı yerde yaşamaktadır. Ankete katılanların yüzde 82.3'ü kendini Kürt ve Zaza olarak tanımlarken, yüzde 7.3'ü Arap, yüzde 9.1'i ise Türk olduğunu belirtmiştir. Araştırmaya katılanların yüzde 50.7'si bağımsız-BDP'ye, yüzde 31'i AKP, yüzde 2.1'i CHP seçmeninden oluşmaktadır" dedi.

1982 ANAYASASINI DEMOKRATİK BULANLARIN ORANI YÜZDE 13.7

Ankete katılanların yüzde 65'i 1982 anayasasını hiç okumadığı, yüzde 27'si bazı bölümlerini, yüzde 8'i ise tamamını okuduğunu belirtti. Bölge halkında 1982 anayasasına ilişkin genel algının olumsuz olduğunu belirten Gürel, "Yüzde 47.3 mevcut anayasayı askeri-baskıcı, yüzde 31.8'i ise faşizan bir anayasa olarak görmektedir. Araştırmaya katılanların yüzde 13.7'si ise mevcut anayasayı demoktratik ve "milli menfaatlere uygun" olarak buldu. Araştırmaya katılanların yüzde 87'si Türkiye'nin yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğunu söyledi. Katılımcıların yüzde 79'una göre yeni anayasa ihtiyacının doğmasında en etkili faktör Kürt sorunudur. Yüzde 61 en etkili faktör olarak başörtüsü, türban sorunu ile askeri vesayet ve demokratikleşme sorunlarını görmektedir. Alevi sorunu ve Alevilerin talepleri yüzde 29 oranla en az etkili toplumsal sorun olarak görülmektedir. BDP seçmeninin yüzde 87'sine, AKP seçmeninin ise yüzde 68'ine göre en etkili faktör Kürt sorunudur" dedi.

YÜZDE 90'IN ANAYASADAN BEKLENTİSİ

Araştırmaya katılanların yüzde 52'si demokratik, sivil, çoğulcu yeni bir anayasanın Kürt sorununu tamamen çözeceğini belirtirken, BDP seçmeninin yüzde 55'i AKP seçmeninin ise yüzde 49'u yeni anayasanın Kürt sorununu tamamen çözeceğine inanıyor. Bölge halkının yüzde 60.1'i yeni anayasayı halkın yapması gerektiğini, yüzde 21.6'sı TBMM'nin, yüzde 14.7'si ise Anayasa Meclisi'nin yapması gerektiğine inanıyor.Araştırmada anayasanın her koşulda referanduma sunulması gerektiğini söyleyenlerin oranının yüzde 88 olduğu belirtildi.

Araştırmaya katılanların yüzde 57'sine göre Anayasa Uzlaşı Komisyonu'na halkın görüşleri yetersiz şekilde veya hiç ulaşmıyor. Bölge halkının yüzde 90'dan fazlası yeni anayasanın ülkede ve dünyada barışı gözetmesi, demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü gibi evrensel değerlere dayanması, toplumun farklılığını bastırmadan çoğulcu yapısını tanıması, her tür milliyetçi, ırkçı, militarist ve cisnsiyetçi ilkeden uzak durması, yurttaşlara geniş karar yetkisi tanımasını talep ediyor.

YÜZDE 57: ATATÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ OLMAMALI

Yapılan anketin en çarpıcı başlıklarından birini 'Atatürk milliyetçiliği' konusu oluşturdu. Ankete katılanların yüzde 57'sine göre yeni anayasada Atatürk milliyetçiliği kesinlikle olmamalı. Katılanların yüzde 54'ü ise anayasada Atatürk ilke ve inkılaplarının kesinlikle olmamasını istedi. Ayrıca anket yapılan kişilerin yüzde 66'sı ise yeni anayasada değiştirilemez hükümlerin olmamasgerektiğini savundu.

YÜZDE 81.5 KÜRTLERE YENİ STATÜ İSTEDİ

Araştırmaya katılanların yüzde 20'si mevcut idari yapının korunması gerektiğini, yüzde 12'si federatif bir yapı olmasını, yüzde 20'si yerel yönetimlerin yetkilerinin artırılmasını, yüzde 24'ü ise bölgesel yönetimler oluşturulması gerektiğini savunuyor. Yeni anayasada Kürtlere yasal statü tanınması talebini dile getirenlerin oranı ise yüzde 81.5 olarak belirlendi. Kürtlere hiç bir statü tanınmamasını isteyenlerin oranı yüzde 9.1 olarak belirlenirken, ankete katılanların yüzde 9.3'ü idari özerklik, yüzde 11.7'si federal yönetim, yüzde 19.3'ü bağımsızlık ve yüzde 41.2'si demokratik özerklik verilmesi gerektiğini söyledi.

BDP SEÇMENİNİN YÜZDE 20'Sİ, AKP SEÇMENİNİN YÜZDE 15'İ 'BAĞIMSIZLIK' DEDİ

Oranlara seçmen düzeyinde bakıldığında BDP seçmeninin yüzde 96'sı, AKP seçmeninin ise yüzde 62'sinin Kürtlere statü verilmesini istediği belirtildi. BDP seçmeninin yüzde 55'i demokratik özerklik, yüzde 20'si bağımsızlık, yüzde 15'i federal yönetim, yüzde 6'sı idari özerklik isterken, yüzde 2'si ise Kürtlere hiç bir statü verilmemesini istedi. AKP seçmeninin ise yüzde 27'si demokratik özerkliği, yüzde 15'i bağımsızlığı, yüzde 7'si federal yönetimi, yüzde 13'ü ise idari özerkliği destekledi. AKP seçmeninin yüzde 18'i Kürtlere hiç bir statü tanınmaması gerektiğini söylerken, yüzde 20'si ise fikri olmadığını belirtti.

ARAPLARIN YÜZDE 27'Sİ:KÜRTLERE BAĞIMSIZLIK VERİLSİN

Anketin etnik köken dağılımına göre Kürtlerin statüsü konusunda bölgede yaşayan Kürtlerin yüzde 46'sı demokratik özerkliği savunuyor. Arapların yüzde 27 oranında 'Bağımsızlık' dediği ankette, Türklerin yüzde 26'sı ise Kürtlere hiç bir statü tanınmaması görüşünü belirtti.

YÜZDE 44.1: RESMİ DİL TÜRKÇE OLSUN

Anadilde eğitim ile ilgili çarpıcı rakamların çıktığı ankete katılanların yüzde 44.1'i ülkede resmi dilin Türkçe olmasını istedi. Katılımcıların yüzde 4.6'sı anayasada resmi dile yer verilmemesi gerektiğini savunurken, yüzde 35.1 ise eğitim dilinin sadece Türkçe olması gerektiğini, diğer dillerin seçmeli ders olarak okutulmasını istedi. Katılımcıların yüzde 35.2'si eğitimin her düzeyinin kişinin anadilinde olması gerektiğini, diğer dillerin seçmeli olmasını isterken, yüzde 21.5'i ise Türkçe ve Kürtçe'nin birlikte eğitim dili olmasını istedi.

YÜZDE 76: ANAYASADA LAİKLİK GÖZETİLSİN

Araştırmaya katılanların yüzde 62'si anayasada Türklük ve Kürtlüğün yanında diğer etnik gruplara da atıf yapılmasını istedi. Araştırmaya katılan vatandaşların yüzde 42'sine göre yeni anayasada Türk ve Türk milleti kavramı yerine tüm vatandaşlar kavramı kullanılmalı. Anketteki diğer çarpıcı rakamlar ise laiklik konusunda ortaya çıktı. Araştırmaya katılanların yüzde 76'sı yeni anayasada Laiklik ilkesinin gözetilmesini istedi. Bununla birlikte katılımcıların yüzde 95'i devletin her türlü inanca eşit destek sunması, yüzde 91'i başörtüsü ve dini simgelerin her alanda serbest olması, yüzde 58'i din kültürü ve ahlak dersinin zorunlu kalması, yüzde 69'u Cemevlerinin ibadethane olarak tanınması görüşüne tamamen katıldığını belirtti. Ankete katılanların yüzde 60'ı Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kaldırılması gerektiği görüşüne ise hiç katılmadıklarını söyledi.

SEÇİM BARAJI VE SİYASİ PARTİLERİN KAPATILMASI

Ankete katılanların yüzde 16'sı seçim barajının kaldırılmamasını,yüzde 31.9'u yeni anayasa ile birlikte barajın yüzde 5'e düşürülmesini, yüzde 16.6'sı yüzde 3'e düşürülmesini isterken, yüzde 28.6'sı ise seçim barajı olmamasını talep etti. Siyasi partilerin kapatılmasına karşı olduklarını ve bunun yerine başka cezalar verilmesi gerektiğini düşünen vatandaşların yüzde 43'üne göre partiye değil suç işleyen milletvekiline ceza verilmeli. Katılanların yüzde 44'ü ise siyasi partilerin hiç bir zaman kapatılmaması gerektiğini savundu.

Ankete katılanların yüzde 39'u milletvekili dokunulmazlığının tamamen kaldırılması gerektiğini, yüzde 31'i sadece kürsü dokunulmazlığı olmasını isterken yüzde 24'ü ise mevcur durumun korunması gerektiğini belirtti.

YÜZDE 76: VİCDANİ RET HAKKI TANINMALI

Ankete katılanların yüzde 39'u Cumhurbaşkanı'nın yetkilerinin kısıtlanmasını, yüzde 59'u MGK'nın kaldırılmasını, yüzde 63'ü YÖK'ün kaldırılmasını, yüzde 74'ü ise Askeri üst mahkemelerin kaldırılarak yargının birleştirilmesini istedi. Araştırmaya katılanların yüzde 76'sı yeni anayasa vicdani ret hakkının tanınmasını, yüzde 69'u profesyonel orduya geçilmesini, yüzde 68'i ise zorunlu askerliğin kaldırılmasını istedi.

ANAYASA REFERANDUMUNA 'HAYIR'

Seçmen dağılımına göre BDP seçmeninin yüzde 91'i, AKP seçmeninin ise yüzde 58'i vicdani red hakkının tanınmasını istedi. Araştırmaya katılanların yüzde 37'si beklentileri karşılamayan bir anayasanın referanduma sunulması durumunda 'Hayır' oyu kullanacağını söyledi. Katılımcıların yüzde 16'sı böyle bir durumda sandığa gitmeyeceğini, yüzde 35'i oy verdiği partinin kararına göre davranacağını ve yüzde 8'i ise her şeye rağmen 'Evet' oyu vereceğini söyledi.

Anketle ilgili görüşlerini açıklayan Diyarbakır Baro Başkanı Mehmet Emin Aktar, "Bu anket ne İsa'ya ne Musa'ya yaranamayacak bir anket. Bir anket herkesi eleştiriyorsa objektiftir. Kürtler açısından anadilde eğitim talebi ankette orataya çıkıyor. Bundan anlıyoruz ki Kürt sorunu çözülmek isteniyorsa anadilde eğitimin önü açılmalı. Statü talebinde bulunanların oranı da çok yüksek. Parlamento bunu görmeli. Bu araştırma birlikte yaşama iradesinin Kürtlar açısından önemini gösteriyor. Burada diğer halklarda statü tanınmasına vurgu yapıyor" dedi.

Anketin danışmanlarından BDP Genel Başkan yardımcısı Meral Danış Beştaş, bu coğrafyada yaşayanların ne kadar demokratik bir ülke istediklerini ortaya koyduklarını belirterek, "İnsanlar çok oldun demokratik bir tavır ortaya koymuslar. Vatandaşlık konusundaki tablo çok dikkat çekici. Geniş bir mutabakat görüyoruz. Bu anketin ciddi bir mesaj içerdiğini düşünüyorum. halkın görüşünün ifade edilmemesi için çok şeyler yapılıyor. Bir imza kampanyamıza bile izin verilmiyor. Anket genel olarak bir resim çıkarmış. Anayasa sürecine demokratik katılım konusunda ciddi eksiklik olduğu ortada. Taleplerinizi bizim istediğimiz ölçüde söyleyebilirsiniz yaklaşımı var. Anayasa yapılmasının en elzem sebebi Kürt sorunudur" dedi.

Kaynak; Yüksekovahaber

Veröffentlicht von maya_ am Sonntag, 22. April 2012 (38 mal gelesen)
(0 Kommentare? mehr... | Druckbare Version  Diesen Artikel an einen Freund senden | Punkte: 0)

Dersimden Haberler: Dersim'e OHAL geldi
aktuelle News
Dersim'de OHAL günlerine geri dönüş

 

Dersim'de karların erimesiyle birlikte polis ve askerler tarafından oluşturulan yol arama noktaları arttı.

Dersim-Elazığ yolu üzerindeki Seyitlik Köprüsü mevkiinde, Dersim'in Pertek İlçesi Elazığ yönündeki çıkışında, kış aylarında kaldırılan arama noktaları yeniden kuruldu. 

DERSİM - Ovacak İlçesi'ni Dersim'e bağlayan yol üzerinde bulunan karakollarda da rutin arama yapılmasına rağmen, buna bir yenisi daha eklendi. Ovacık İlçesi'nden gelen tüm araçlar, Dersim kent merkezi girişinde TEM'e bağlı polisler tarafından durduruluyor. 

Kadın polislerin de katıldığı aramalarda, kimlik kontrolünün yanı sıra araçlar da didik didik aranıyor. Yine Diyarbakır-Elazığ Karayolu üzerinde asker ve özel harekat polislerinin katıldığı, iki arama noktası kuruldu. Bu arama noktalarında da kimlik kontrolünün yanı sıra zaman zaman bagaj araması da yapılıyor. (anf)

Newededersim

Veröffentlicht von maya_ am Sonntag, 22. April 2012 (50 mal gelesen)
(0 Kommentare? mehr... | Druckbare Version  Diesen Artikel an einen Freund senden | Dersimden Haberler | Punkte: 0)


2502 Artikel (313 Seiten, 8 Artikel pro Seite)


Günün Sözü

dil secimi
Sprache für das Interface auswählen

Deutsch Deutsch (Du) Englisch Französisch Türkisch

Wer ist Online
Alle Mitglieder: 7 575
Registriert Heute: 0
Registriert Gestern: 0
Mitglied(er) online: 0
Gäste Online: 13


Bitte registrieren Sie sich hier. Als angemeldeter Benutzer nutzen Sie den vollen Funktionsumfang dieser Seite.


Köse Yazilari
ALi Baran Düzgün
pertekliyiz.biz@hotmail.com

Gazi katliamını yeniden düşünmek
Ali Haydar Gürbüz
pertekliyiz.biz@hotmail.com

Li Koçgîrî heta Roboskî
Can KASAPOĞLU
pertekliyiz.biz@hotmail.com

Biber gazlı bayram
Cihan Span
pertekliyiz.biz@hotmail.com

2012 “Nevruz”undan görüntüler
Emrah Öner
emrahoner@hotmail.com

Öteki Biz ... Vedat Dalokay
Ergin DOĞRU
dogru_ergin@hotmail.com

Newroz ruhu ile 1 Mayısa
Ferhat TUNÇ
pertekliyiz.biz@hotmail.com

Aborijin sanatçı Joey İndi "Bu toprakların sahibiydik, bir gün beyazlar geldi, yabani hayvan avlar gibi bizi avladılar,
Haydar IŞIK
pertekliyiz.biz@hotmail.com

Korkunun adı
Nesimi ADAY
pertekliyiz.biz@hotmail.com

Barbarları beklerken
Yüksel MUTLU
pertekliyiz.biz@hotmail.com

;Türkiye'de sistem kadınları siyaset dışına itiliyor'

Yöremiz
gKöyler
sdTarihi Yerler
sdIlceler
sdEfsaneler
sdAsiretler

Filmler

Yeni film
Incir Receli

Incir Receli
Yeni film
Kağıt

Kağıt
Yeni film
Gişe Memuru

Gişe Memuru
Yeni film
Ya Sonra

Ya Sonra
Yeni film
Çalgı Çengi

Çalgı Çengi
Yeni film
KOLPACINO BOMBA

KOLPACINO BOMBA
Yeni film
Bir Avuç Deniz

Bir Avuç Deniz
Yeni film
Kar Beyaz

Kar Beyaz
Yeni film
Aşkın iKinci Yarısı

Aşkın iKinci Yarısı
Yeni film
Polis

Polis


Faliniz

Burcunuzu seçin, falınızı okuyun


Site Yardim

Avrupa Tvleri


Her Dilden Pertekliyiz

Pertekliyiz Biz Sitesinizi dilediginiz dilde tercüme etmek için asagidaki Dil seçenegini kullanabilirsiniz.

Bunlari Biliyormuydunuz
8 yil 7 ay 6 gun boyunca ciglik atmakla olusacak ses enerjisiyle, bir bardak nescafélik su isitilabilir...


pertekliyiz.biz