Willkommen bei www.Pertekliyiz.Biz
Ana Sayfa Biz Kimiz Bize Ulasin Bizi Tanitin Köyler Kitap Önerileri Ziyaretci Defteri
  Hallo Misafir!   
Pertekliyiz.biz Sitesine Hosgeldiniz........Xerhatin.........Xerama
 

RADYO PERTAQ FACEBOOK GRUBU
Unbenanntes Dokument

Radyo Pertaq

 


Login

Benutzername:

Passwort:


icon_home.gif Ana Sayfa
som_downloads.gif Menü
tree-T.gif Pertek Resimleri
tree-T.gif Forum
tree-T.gif Dosyalar
tree-T.gif Alevilik
tree-T.gif Mesaj Panosu
tree-T.gif Etkinlikler
tree-T.gif Linkler
tree-T.gif Dilek Tahtasi
tree-T.gif Ziyaretci Defteri
tree-T.gif En Iyiler
tree-T.gif Anketler
tree-T.gif Kadromuz
tree-T.gif Biyografiler
tree-T.gif Sitenize Ekleyiniz
tree-T.gif Kadin
tree-T.gif Atasozleri
tree-T.gif Saglik
tree-T.gif Dersim Haritasi
tree-T.gif Sifali Bitkiler
tree-T.gif Testler
tree-T.gif Genel Bilgiler
tree-T.gif Mektuplar
tree-T.gif Oyun Eglence
icon_poll.gif Kültür&Sanat
tree-T.gif Gazeteler
tree-T.gif Tv Izle
tree-T.gif Sarki Sozleri
tree-T.gif Siirler
tree-T.gif Fikra Diyari
tree-T.gif Kitaplar
tree-T.gif Kitap Önerileri
tree-T.gif Filmler
tree-T.gif Klipler
tree-T.gif Kose Yazilari
tree-T.gif Dizi Izle
tree-T.gif Genel Kültür
tree-T.gif Eglence
icon_members.gif Üye Menüsü
tree-T.gif Kullanici Kaydi
tree-T.gif Özel Mesajlar
tree-T.gif Üye Listesi
tree-T.gif Ziyaretci Defteriniz
tree-T.gif Bizi Tanitin
tree-T.gif Bize Ulasin
favoritos.gif Haberler
tree-T.gif Haber Gönder
tree-T.gif Tüm Haberler
tree-T.gif Haber Arsivi
tree-T.gif Haber Basliklari
icon_members.gif Bilgileriniz
icon_members.gif Cikis Yap

Kategorien
oarrow.gif Dersimden Haberler
oarrow.gif Dünyadan Haberler
oarrow.gif Güncel Haberler
oarrow.gif HABERLER
oarrow.gif Pertek Haberleri

Klipler

Yeni Klip
civan hoca hewale ewindar

civan hoca hewale ewindar
Yeni Klip
MERVAN TAN - ZARİN

MERVAN TAN - ZARİN
Yeni Klip
Tuncel Kurtiz//Grup Yorum 25.Yıl Konseri

Tuncel Kurtiz//Grup Yorum 25.Yıl Konseri
Yeni Klip
DENIZ YUSUF  HÜSEYIN

DENIZ YUSUF HÜSEYIN
Yeni Klip
DERSIM  MERKEZ

DERSIM MERKEZ
Yeni Klip
BABA BERTAL DA  DAVUL RESITALI

BABA BERTAL DA DAVUL RESITALI
Yeni Klip
PERTEK TANITIM FILMI

PERTEK TANITIM FILMI
Yeni Klip
Goran  Salih-Mn Ashqm

Goran Salih-Mn Ashqm
Yeni Klip
8 MART ETKINLIGI-PERTEK

8 MART ETKINLIGI-PERTEK
Yeni Klip
Kürmes Ezgisi

Kürmes Ezgisi


Yönetim
g Yönetim Bölümü

Artikel zu dem Thema: aktuelle News


Thema durchsuchen:   

Startseite | Thema auswählen ]

2225 Artikel (279 Seiten, 8 Artikel pro Seite)


Aleviler CHP'ye karşı direniyor
aktuelle News

Bir cemevi mücadelesi de Avcılar’da… Alevilerin haklı talepleri her yerde lüks görülüyor…

Avcılar Yeşilkent Cemevi'nin inşaatının temeli belediye tarafından 10 yıl önce atıldı. Ancak devamı gelmedi, tek bir çivi bile çakılmadı. Mahalle halkı, bu durumun değişmesi için 11 Aralık 2011 tarihinde "Birlik Aşuresi" yaptı. Ardından da Yeşilkent Pir Sultan Abdal Kültür Derneği kuruldu. 

Dernek yöneticileri, CHP’li Avcılar Belediyesi yönetimi ile görüşme talebinde bulundu. Ancak, belediye bu talebe "olumlu" bir yanıt vermedi. Temsilciler bunun üzerine Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Kaya ile görüştü. Mahalle halkı, Kaya'ya, "Cemevinin artık yapılması gerekiyor. Siz yapmıyorsanız, bize teslim edin biz yapalım" dedi. 

'CEMİ GİDİN EVİNİZDE YAPIN'
Kaya ise bu talebe, önce "O kadar çok cem yapmak istiyorsanız, Firüzköy'e gidin" dedi. Dernek yöneticileri taleplerinde ısrarcı olunca bu kez de, "Gidin evinizde yapın" yanıtını verdi. 

CEM 'EV'DE BAŞLADI
Mahalle, belediyenin bu tutumu üzerine, "evimiz" dediği inşaatı tamamlanmamış cemevinde her Perşembe günü cem yapmaya başladı. Ancak cemevinin tamamlanması için yıllardır tek bir çivi bile çakmayan belediye yönetimi, halkın cemevinde toplanmasını engellemek için çeşitli girişimlerde bulunmaya başladı.

Dernek Başkanı Deniz Türkmenoğlu, bu saldırıları şu şekilde anlattı: Geçtiğimiz Çarşamba gününden bu yana bize sürekli saldırılar düzenleniyor ve belediye yönetimi bu konuda hiçbir açıklama yapmıyor. Geçtiğimiz Çarşamba günü geldiler, tabelamızı sökmek istediler. Buna izin vermedik. 'Neden söküyorsunuz' diye sorduğumuzda, Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Kaya'nın kendilerini görevlendirdiğini söylediler. Ellerinde belge olup olmadığını sorduğumuzda ise hiçbir belgenin olmadığını, telsiz ile anons aldıklarını anlattılar. İki gün sonra ise sabaha karşı gelip tabelamızı söktüler, ertesi gün de kapımızı kırıp içeriye giriyorlar. Hacı Bektaşi Veli, Pir Sultan Abdal ve Hz. Ali'nin fotoğraflarını yırtarak alıp, halkın buraya getirdiği eşyaları götürüyorlar."

Belediyenin cemevini yaptırmak gibi bir niyeti olsaydı böyle bir saldırıda bulunmayacağına dikkat çeken Türkmenoğlu, "Tabelamızın sökülmesi, eşyalarımıza el konulması bir tarafa, ortada Pir Sultan Abdal'a yapılan bir saldırı vardır. Alevilere yapılan bir saldırı var" diye konuştu.

BELEDİYE BİLDİRİ DAĞITTI
Belediyenin dağıttığı bildiriyi gösteren Türkmenoğlu, "Belediye bu bildiri ile ne yapmak istiyor?" diye sordu. Söz konusu bildiride, cemevi için mücadele eden halk, "provokatör" ilan edildi. Bildiride yer alan ifade şöyle: "Halkımızı sınıflara bölerek kışkırtıcılık yapanların oyunlarına gelmeyin. Defalarca denenmiş bu tür oyunlardan kimseye fayda gelmeyeceği çok açıktır. Bu nedenle belediyemize ait yeri işgal etmek için halkı kışkırtan provokatörlerle ilgili suç duyurusunda bulunulmuş olup, güvenlik güçleri gerekli kovuşturmayı yapmaktadır."

'CEMEVİMİZİ İSTİYORUZ'
Dernek Başkanı Deniz Türkmenoğlu, inançlarını yaşamak istediklerinin altını çizerek, "Biz Cemevimizi istiyoruz. Bunun için de mücadele edeceğiz. Cemimizi gerçekleştireceğiz. Belediye bizimle görüşsün. Kesinlikle geri adım atmayacağız, dönen dönsün yolundan, biz dönmeyeceğiz" dedi.

HER PERŞEMBE CEMDE BULUŞUYORLAR
Mahalle halkı, dün akşam "Birlik Cemi"nde buluşarak, belediyeye "vazgeçmeyeceğiz" mesajı verdi. Ceme, Halkların Demokratik Kongresi Merkez Yürütme Kurulu üyesi sanatçı Ferhat Tunç da katıldı. (etha)

Veröffentlicht von maya_ am Samstag, 28. Januar 2012 (49 mal gelesen)
(0 Kommentare? mehr... | Druckbare Version  Diesen Artikel an einen Freund senden | Punkte: 0)

Kirmancî 450 Kelimelik Derleme - 1
aktuelle News
Aşağıda ki kelimeler, Dêrsim'in kuzey Pilemorîye bölgesinde konuşulan şiveden derlenmiş.

Serko Lolij (Serkê Hesê Seydalî)

Aşağıda ki kelimeler, Dêrsim'in kuzey Pilemorîye bölgesinde konuşulan şiveden derlenmiş. Büyüklerimizin {Annemin} konuşduğu, dolaysıyla Benzadî ailesinin konuşuduğu Kirmancî {Zazaca} esas alınarak bu araştırma oluşdu. Benzadî ailesi bölgenin kadim ailelerin biri ve o mıntıkanın esas şivesini konuşur. Aile göç veya sürgün görmediği için oldukca doğal ve zengin bir dil konuşuyor.

Bu araştırmada şu sisteme göre çalışdım:

1) Günlük yaşamda artık pek kullanılmıyan kelimeler.

2) Dêrsim'de bile yöreye göre farkli telavüz edilen kelimeler. Dolaysıyla standardı veya eski formu tespit etmek için, bazı kelimeleri not ettim.

3) Hemen-hemen hiç bilinmeyen veya sadece o bölgede olan kavramları bulmak.
Ben türkçeyi az bildiğim ve yazı kurallarını bana yabancı olduğu için, tercümede bazı yetersizlek olmuş olabilir. Annemin hafızası zayıf olmasına rağmen, oldukça zengin bir çalışma oldu. Umarim, birçok insan buna benzer tarzda araştırsa, Kirmancî'de {zazaca} yok olmak üzere olan kelime, sentaks, deyim, ve atasözlerini kurtarabilinir. Bu tür çalışmalar ançak titizlik ve sabırla yapılırsa belli bir kalitesi olur. Buda aylarınızı alabilir.

Kirmancî yi {zazaca} popüler olmak için, yani bir araç olarak kullananlar, bu dilin kalitesine fazla birşey katamazlar. Yine köylü ve aceleci bir tavırla bu işler ilerlemiyor. Önemli olan bir karşılık beklemeden, çok çalışıp az üretmekdir.

Bazı teknik sorunlardan dolayı birkaç kelimeler net görünemiyor. Illerki çalışmalarda yeni bir program alıp bunu düzeltmem gerekir...Bextê haq der ê.
Kirmanckî : Tirkî
adirê dûjî: asabi, saldırgan
alamete (m): kıyamet öncesi günler
alvoz -e: 1) yaşıt 2) yoldaş 3) arkadaş
aqildar -e: akıllı
ara (m): kahvaltı
araze kerdene: anlamak
arêz (n): uzun süre sürülmemiş tarla
aspor şîyene: atla gitmek
ast (n): kemik
aste (n): kemik
astik (n): kemik
atbangêle bîyene: aniden ve izsiz kaybolmak
awres -e: tavşan
az (n): nesil
az (n): filiz
azney kerdene: yüzmek
bado: sonra
bandirma (m): baskı
baqil -e: akıllı
baxey -e: ağır sakat
beçika hermenyan: işaret parmaği
beçika pîle: baş parmak
beçika werteye: orta parmak
belê: kürek
bervanuk -e: ağlayan
betir pêrar: üc sene önce
bêveng -e: 1) sakin 2) sessiz
bextidar -e: bahtıyar
biele (m): kürek
bin guretene: altını kapatmak (tüp)
bînetorro: üç gün sonra
bînso: dün akşam
bîro: öbürsügün
bom -e: aptal, deli
bota: o yana/ o tarafa
bover (n): karşı taraf
braza: yegen
cadaye: kapalı
cadayis: kapatma
calim kerdene: fors atmak, baskı yapmak
çare (n): alın
çarix (n): deriden ayakkabı
çeme sodirî: öğlenden önce
cenaza (m): cenaze
cendek (n): ölü
çenike: çene
çeper (n): çeper
çeqer -e: sarı, sarışın
çetike: biraz zor, ender, tenha
çever guretene: kapıyı kilitlemek
cew (n): arpa
çîkayis (n): bağırma
çîke-çîka: feryad, imadata çağırma
çimegonin -e: gözükanlı
çinay ra: 1) neden 2) neyle
çînebîyaye: eşi görülmemiş kişi
ciqa(s): ne kadar
çir: sert
çirang (n): ingilizce: girder/ almanca Balken
çirtkin -e: cılız, çok zayıf
çîte (m): başörtüsü
çixir (zh): ayakizleri
cokra: ondan
çox (n): ceket
danga: karışık, dağınık
dawasnayîs: ezmek
deraza: yegen
derêqep: hemen
derguse (m): beşik
derjen ci sanitene: ine yapmak
derjenî (m): ine
dês (n): duvar
dest: dikiş
destene: dikmek
desteteng -e: fakir
deştî (n): yaylada calışan
deştîye warî: yaylada calışan
dewirse (m): beşik
dewr (n): dönem
dezê sarî: baş ağrısı
dezê zonî: kafa ağrısı
di û zengî: ikibuçuk adım
dilapa (m): damla
dilvesnayî -ye: içi yanık söyleyen (müzik)
dim (n): kuyruk
dima verdayene: kovalamak
dixazkane (m): kadının doğumdan sonra ilk bir aylık süreci
docik (n): kuyruk
dot (n): ora
dota: oradan
duste de: karşı
duste ra: aynı seviye, makul
eke: 1) eğer, şayet 2) için, diye
elge kerdene: durdurmak
emsal -e: yaşıt, aynı yaşta
emser: bu sene
emso: bu akşam
erbab -e: zeki, erbab, bilgili
erjîyaîs (n): saldırma, sataşma
erocî guretene: ölçmek
êsket (n): mağara (büyük)
eza (n): vekaleten muhtar / muhtar yardımcısı
fam (n): zeka, anlayış
fam kerdene: kavramak
fênde (m): gibi (olumsuz)
fireqet şîyane: çok yavaş ve dikkatli gitmek
gaçig (n): -----
gama ke: waxto ke
geçê bover: karşı tarafdaki alan
gedik (n): ölüm tehliksinde hastalanma
geme (n): ormanlık alan
genim (n): buğday
germkin: ılık
gest: açlık
gewr: gri
gezik (n): süpürge
gira-gira: yavaş-yavaş
gîrenayene: kaynatmak
girr bîyene: yuvarlanmak
gocage (n): düğme
goçen (n): büyük ine
gome (m): mezra
gonewer -e: hunhar
gorre: tellerle çevirili, davarın barandığı yer
goşto sorvekî: sulu et
govend (n): halay
govend guretene: halay çekmek
goze (n): sürekli nemli yeşlik olan yer
gulerkin -e: yuvarlak
gûne (m): 1) suç 2) günah
hacet (n): alet
hard (n): un
havelik (n): süpürge
hawir (n): bilinç (msl. kendi bilincinde olmak)
hayıg -e: uyanmış
hazare (m): safra kesesi
hefte verê ma de: gelecek hafta
hêlaneke (m): salangaç
heme: hepsi, tümü
her roz, her roz gün be gün
heramê (m): çarşaf (giyisi)
herednayene: küstürmek
hertim: her zaman, sürekli
hesq (n): çoşku
hesqlî: çoşkulu
hest: katı
hewalê dilete: ikiz
hewar (n): imdat
hewez kerdene: özenmek, hevezlenmek
hît: yaş
hiya: evet
honik (n): serin
honikê sodir: sabah serinliği
honikê sonde: akşam serinliği
hope (m): havuz
hukumdar -e: emir veren, hükümdar
hunerbend -e: 1) zenaatkar, beçerikli, 2) sanatcı
hûrdkek: ufacık, ufak
hûrdkerdaye: ufatılımış
hûye (n): kürek
î: 1) onlar 2) o
înad ardene: inat etmek
însanetêne: insanlık
îskartme (n): ayakkabı
işkemî (n): sandalye
îşlîge (m): gömlek
îssîj: sessiz
îştîrî (zh): keçiboynuzu
jedere: coğunlukta, genelde
jûkek -e: birtane, tek
jûna: birtane daha
jure kerdene: yalan söylemek
jureker -e: yalancı
kafa deşt: elin iç tarafı
kal-kokim (n): yaşlı
kavok (n): topuk
keder: 1) üzüntü, ızdırap 2) zarar
kekej -e; kekeliyen
kelp (n): yaşlı köpek
kelxas kerdene: haşlamak
kemero bel: dik taş / dik kaya
kêr (zf): eşekler
kêr -e: eşek (az kullınalan bir kelime)
keremanê xo ra: lütfen (coğul)
keremê xo ra: lütfen
kert kerdene: çizmek, bıçakla oymak
kertukê vore: kar yığını
kêvav (n): bütün pişirilen kuzu
kewik: yeşilsi
kewra: kivre
kile (m): yaşlı kadınlara bir hitap tarzı
kîlikê hermî: almankî: Schultergelenk
kindir (n): ip (sert bir ip çeşidi)
kit kerdene: ısırmak, kıtlamak
korek (n): bir arpa ceşidi
kortike (m): ense
kota ra: doğum yapmış (kadin)
kûk -e: konuşma sorunu olan
kundir (n): kabak
kundirwer -e: kabakcı
kurrum kerdene: kin duymak
laser (n): sel
lê (n): kazan
leçeke (m): başörtüsü
lekan (n): tahta ayakkabı
lekas (n): almankî: tierkadaver
lerze kerdene: acele etmek
lerze: acil / acele
lerzayîs: titremek
lerznene: titretmek
lew nayene: öpmek
lewend -e: eşkiya, gaspcı
lewnayîs: kıbırdamak
lezgêr (n): ilkbaharen karın eridiği dönem
lîlîke (m): gözbebeği
lode (?): odunyığını
makêke: dişi
makîna sanitene: makineye vurmak
medax (n): ölü için ilk üç gün verilen yemek
mefte (n): ölü beden
merde (n): ölü
merxe (n): çama benzer bir ağac türü
mêşte: yarın
mesûd: mutlu, mesut
Devam Edecek
Serko Lolij (Serkê Hesê Seydalî)
not: kelimeler kürt alfabesiyle yazılmış. O yöre'de ve zazaca çoğunlukta "ü" veya "ö" sesleri hemen hemen hiç yok. Kürt alfabesinde "û" uzun/sert u için, "u" kısa u için kullanılır.
newededersim
Veröffentlicht von maya_ am Samstag, 28. Januar 2012 (44 mal gelesen)
(0 Kommentare? mehr... | Druckbare Version  Diesen Artikel an einen Freund senden | Punkte: 0)

Dr Sait Kırmızıtoprak ( Dr Şivan)
aktuelle News

(Dr Şivan) Anmasında yapılan konuşmanın tüm metni

 

ŞEHÎDE WELAT
DR.ŞİVANI ANMA KONUŞMASI 
DGB-HAUS
04.12.2011
CIVRAK e.V. KÖLN

Degerli Civraklilar, Dersimliler, Kürdistanlilar ve Sayin Konuklar!

Sizlere Civrak Köln Dernegi olarak hos geldiniz der saygilar sunarim
Dr. Sivan´nin yoldaslari, arkadaslari, dostlari, sevenleri olarak bugün Dr. Sivan`nin sehit edilisinden 40 sene sonra ilk defa  onu anmak icin bugün burada  bir araya gelmis bulunuyoruz.  Bu sözlerimi duyan yabanci bir kisi yanlis duydugunu düsünebilir. Evet, 40.  Kez degil. 40 sene sonra ilk kez Dr. Sivan´i aniyoruz.


Zaman,  gecmisle yüzlesme zamanidir. Sözü uzatmadan, evirip cevirmeden biz; akrabalari olarak, Civraklilar olarak, Dersimliler olarak, Kürdistanlilar Kürdistanin Özgürlük savascilari olarak, yoldaslari olarak bu durumdan utanc duyuyoruz. Manevi hatirasi önünde diz cökerek özür diliyoruz. Tarih bizi affetsin diyorum.


Degerlerimize sahip cikmadan bir tarih yaratamayiz. Tarihi olmayan halkin gelecegi de olmaz. Dr. Sivan gibi  Kürt özgürlük savascisini 40 sene anmamayi ne ile izah edebiliriz?


40 senedir katledilisinin belgeleri hala orataya cikarilmadi. Öpülecek, önüne cicek birakilacak bir mezartasi bile olmadi. Kurtulusu icin canini verdigi Kürdistan halkina,  o`nun düsüncesi  ve mücadelesi anlatilmadi. Anilmadi. Nerede ise adi unutturulmak istendi.
Katledilen Dr. Sivan ve arkadaslari, degisik kulverda Kürt Halkinin özgürlügü icin mücadele eden Kürdistanín önderlerinden sehit Sait Elci ve arkadaslarinin katledilisinin failleri olarak göstertildiler.Bunun icin düzmece yazilari belgeler diye piyasaya sürüldü. Biz hic bir zaman inanmadik.Konusmasi gerekenlerden kimisi zamani degil dediler. Kimisi susma hakkini kullandi. Dr.Sivan ve arkadaslarinin itirafnamesi ve Dr.Sivan  tarafindan kaleme alindigi ileri sürülen yazi elimize gecer gecmez, onun yazisini taniyanlar olarak, iddialarin gercek olmadigini hemen saptadik. Bizim tespitimiz yeterli görülmeyebilinirdi. Onun icin yaziyi Mannheim Üniversitesi tarafindan incelettirdik. Üniversitenin raporu ile raporu ile de belgenin sahte oldugunu saptadik.


Simdi Dr. Sivan, Ceko ve Brusk yoldaslarinin katledilisleri olayi artik konusulmaya baslandi. 40 sene sonra Dr. Sivan ve arkadaslari Ceko ve Brusk aklandilar.Bunu senaryoyu yazanlar Kürt halkinin sehitlerine sahip cikmalarini önlemeyi düsünmüs olmalidirlar. Bu senaryo ile 40 sene kazandilar.Bundan kismen basarili oldular. Bizim ise 40 sene kaybimiz oldu.


Artik her halk gibi kendi degerlerimize, sehitlerimize, önderlerimize sahip cikacagiz. Bizden sonra verilen mücadeleleri yeni nesillere aktaracagiz.Rahmetli Yusuf Kacar`in degimiyle bizler bizden önceki nesille bizden sonra gelen nesil arasinda köprü olacagiz.
Sehitlerimizin mezarlarinin ortaya cikarilmasini ve arsivlerin acilmasini istemeye devam edecegiz. Civrakli, Dersimli ve Kürdistanli olarak Dr. Sivan gibi bir degeri yaratmis olmakla iftahar ediyoruz. Onu ve düsüncesini, mücadelesini  gelecek nesillere tanitacagiz.
 Simdi yeri gelmisken, O´ni size kisaca tanitmak isitiyorum.


COCUKLUGU
D. Sait Kirmizitoprak; Avase Ivisi  ile Zöhre´nin oglu olarak 1935 yilinda Civrak Köyü`nde  dogar.Civrak Köyü, Dersim`in  Qisle (Nazimiye) kazasina bagli bir köydür.


Dr. Sait Kirmizitoprak´in nüfus kagidinda  dogum yeri olarak  Elazig yazilidir. Cünkü  o dönemde Dersim, genel müfettisligin merkezi olan Elazig`a baglanmis oldugu icin öyle yazilmistir.


Sait Kirmizitoprak´tan sonra  Gûlê ve Fadê adinda iki kizkardesi dogar. Gulê cocuk yasta bir kaza sonucu ölür. Fade ise hayattadir.
Sait Kirmizitoprak`in dedesi  B.Bertal Efendi (Yurtsever)´e Qisle (Nazimiye)´ de  asker tarafindan Bertal Efendi`nin agzi ile bir mektup yazilarak Civrak´taki ailesine gönderilir. Mektupta „Sürgüne gideceksiniz“ diye yazildir.

Kendisi devletten ihale almis  Qisle (Nazimiye) de bulunmaktadir. Önce gözaltina alinir. Sonra “Köyüne git ailen ile beraber sürgüne gönderileceksiz“ diye serbest birakilir. Köye gelirken Qisle´nin arkasindaki „Keuhl“ tepesine varmadan arkadan ates edilerek öldürülür ve cesedi yolun altina atilir.


1938 Dersim soykiriminda Civrak´ta agir katliamdan gecirilir. Sait Kirmizitoprak`in anne tarafindan dedesi olan B.Bertal Efendi (Yurtsever) ve Sileman Aga (Tanriverdi) ailesinin, cocuk, yasli, kadinlardan olusan toplam 50 kisilik aile  jandarmalar tarafindan Civrak`tan alinarak 15 km uzakliktaki Remedan Köyü yakininda katledilirler. Remedan´a yaklasirlarken önce elleri baglanir  kursulanir, süngülenerek katledilirler.  Sonrada cesetleri yigin halinde üst üste atilir ve üzerine gaz dökülerek yakilirlar. Yanarak kül olan 50 kisilik ailenin bugün bir mezari  tasi dahi yoktur.


Yasli oldugu ve yürüyemedigi icin evde tekbasina birakilan “Dakoy“ adi ile anilan büyükanne, katliam haberini aldiktan sonra aciya dayanamayarak kendini asarak hayatina son verir. Mazgirt´te orta okulda okuyan ailenin bir diger üyesi ögrenci olan, Bertal Efendi`nin oglu  Aziz Tanriverdi de  orada öldürülür. Aileden sadece evli olan üc kiz ve Bingöl-Azakpert´te olan Süleyman Aga`nin oglu K. Bertal Efendi ( Tanriverdi) ölüm kafilesine katilmadan sag kalabiliyor. Böylece ailenin katledilenlerin sayisi 53 kisiye ulasilir.


Sonra Dr.Sait Kirmizitoprak´in evin yanindaki tarlaya makineli tüfekler kurulur. Mezrelere de haber verilerek makineli tüfeklerin kuruldugu tarlada toplanmalari istenir. Köylüler kadin erkek tarlada toplanir. Annelerini birakmayan kiz cocuklar annelerin  eteklerinden tutarak giderler. Sait Kirmizitoprak`in cocuk yasinda cevresinde cereyan eden olaylarin yasayan sahitlerin söylediklerine  bir bakalim:


 Dersim 38`de 11 yasindaki sahidi babam Hüseyin Ates, anilarinin topladigi „Melkis-Civrak-Dersim´den Istanbul´a Tanigim Dikiz Aynasi“ da kitabinda „ Civrak`38“i  söyle anlatiyor: 
Yörede panik havasi vardi:
- Ne yapmali?
- Cagri ciktigi zaman gitmemek lazim. Iste görün aileleri. Sürgüne göndereceklerdi Sonra öldürdüler diye aralarinda konusuyorlardi.
Artik ekinler sararmisti. Bizde ekinler Agustos´a dogru sararmaya baslar. Bedro Yaylasi`ndayiz. Bir haber geldi:


Asker köye gelmis. Bütün halk kacismaya basladi. Cet ´in tepelerinde gizlendik. Mal, davar basibos ekin tarlalarinda geziniyordu. Kimse hayvanlari sagmamisti. Süleyman  Sariisk amca ekin tarlalarinda davarlarin gezindigini gördükce üzülüyor ve kiziyordu.

- „Haydi farzedelim kurtuldunuz. Ekinler yok oldu. Ne yiyeceksiniz?“ diyordu.

Birden annem hickira hickira bana yaklasti;


„Kurbanin olayim, kizkardesini o telasla yaylada besikte birakmissiz.Git, getir!“


Ben de korkuyordum. Annemi kirmadim. Derelerde saklana saklana yaylaya vardim. Cocugun agzi köpürmüstü. Cok aglamisti. Kucakladim.Tekrar gizlice dereden annemin yanina vardim. Bizim Adalet. Bizim Adalet 1938 dogumludur. Gününü bilmem. O gece orada dagda kaldik. Sonra askerin gelmedigini ögrendik. Yayla ve köye döndük. Yüksek sesle bagirmak biz cocuklari ürkütüyordu. Acaba asker mi gelcek!


Günün birinde Mehmet Orda dedenin hanimi Sema ninenin bagirtisini duyduk. Biz cocuklar, asker geldi zanederek köyden kactik. Ben, kardesim Yusuf, kücük kardesim Haydar´i sirtladim. Köyün karsi yakasindaki kavaklikta saklandik. Haydar boyna agliyordu. Elimle agzini kapattim. Ne yaptimsa durduramadim. Cocuk korkmustu. Sonra ögrendim ki Sema ninenin tarlasina katir girmis. Onun icin bagirmisti. Yasam gün ve saatlere bagli idi. Ne olacagimiz belli degildi. Mümkünse ele düsmemekti.

Bir sabah yayladan mezramiza dogru geliyorduk. Ali amca ile karsilastik. Ali Sarialtin Civrak Köyü`nün idare heyetinde birinci aza idi. Bekci Kamer amca ile beraberdi.

Bize;
„Geri dönün“ dedi.
Beraber yaylaya vardik.  
Ali amca aglayarak:
„Herkes kiymetli esyasini yanina alsin! Asker köye gelmis! Bekci ile emir yollamislar. Bizi sürgün edecekler. Gitmek mecburiyetindeyiz. Gitmezsek kendileri gelir bizi götürürler“ dedi.
Herkes gözyasi döküyordu.
„Sürgüne raziyiz. Ya bu coluk cocugu katlederlerse!“ Diye tereddüt ediyorlardi.
„Gitsek de olmaz, gitmezsek de olmaz“ diyorlardi.
Mal davarlarini yaylada biraktilar. Köye varildi. Köyden lazim olani yanina aldilar. Kapilarini kilitlediler. Kadinlar yüksek sesle agit yakiyorlardi.


Biz cocuklar da agliyorduk.
Bu aglamanin  sesini komsu köyü Bingöl`e bagli Herdif Köyü`den Zeynep Teyze davar otlatirken duyuyor. Davari birakiyor ve geliyor. Kapilarimizi kilitli görünce sacini basini yolluyor.
„Bunu da mi görecektim!“ diye dövünmeye basliyor.
Bizimkiler bir türlü mekanlarindan ayrilmiyorlardi.

Sonra bir öneri ileri sürdüler:
„Erkek cocuklari götürmeyelim“
Denildiki:
„Sayet bizi öldürmez, sürgün ederlerse! Sonra cocuklari yanimiza aldiririz!“ dediler.
„Tabii kiz cocuklari kendi basina birakamayiz! „ dediler.
…Ve  aglayarak ayrildik. Biz geride kalan cocuklar, saklanmak üzere agaclik yere saklandik. Bir yandan da köyün yolunu gözlüyorduk. Ses seda yok.
„Acaba ne olacagiz!“
Bize iki günlük icin hazir yiyecek vermislerdi. Mal davar da kendi basina kalmisti. Artik aksam olmustu. Biz boyna köy yolunu gözlüyorduk.

Birden biri bagirdi:
„Bak! Mezarligin tepesinden biri geliyor!“
Dikkatle izledik. Hizli, hizli ilerliyordu. Gelen Ipek Gül abla idi. Mezraya yaklasti. Saklandigimiz yerden seslendik. Yanimiza vardi. 
Bize müjde getirmisti.
„Korkmayin“
„Hepimizin, anamiz, babamiz, yani hepsi de sag salim bir saat sonra gelecekler!“
Dünyalar bizim oldu. Iyi yiyeceklerimizi Ipek ablaya veriyoruz.
Gülüyor:
„Ben bu kadarini na yapacagim?“ diyor.
Biz de:
„Ne yapalim? Müjde vercek bir seyimiz yok ki!“


Sonra aglayarak gidenlerimiz geri geldiler. Birbirimize kavustuk. Sansimiz yardim etmisti. Af cikmisti. Af emri jandarma ile  ile yollanmis. Jandarma komsu Kimsor Köyü`ne kadar yaya geliyor. Orada bir katir buluyor. Alelacele emri köyümüz  Civrak`a kavusturuyor. Bizim köyün halki da kurtuluyor.


Buna ragmen kurtulamayan da oluyor. Katliamdan sonra biri cocuk, bes kisi  daha öldürülüyor.
Köyümüzün muhtari Süleyman Toptas, Gemik Mezrasindan Hasan Selvi, Uzun Mehmet ve cocuk yastaki oglu Hidir, Balik Mezresinden Hüseyin Karabulut ve Sait Yesil´i de götürüyorlar.


Muhtar Süleyman Toptas`i Kimsor Keuhl´de ayiriyorlar. Oradaki tümsegin arkasina götürülüyor. Muhtar Süleyman`nin bagirmasi duyuluyor.


„Sen benim ekmegimi yedin. Bir kursuna mi aciyorsun? Bana bir kursun vur!“ dedigi duyulur.
Sonra bir silah sesi!.. Muhtar Süleyman´da Kimsor Keuhl´de öldürülür.
Digerlerini de Bezik Ormanlarinda öldürülürler. 
Sait Kirmizitoprak´in o zaman 3 yasinda bir cocuktur. Cocuklugu böylesi bir ortamda gecer…
Bu anlatilanlar Civrak`in Melkis mezresinden gecen olaylardan  bir anidir.  Sait Kirmizitoprak´in ailesi ile ilgili neler yasadiklarini bu güne kadar yazilmadi, yazilamadi. Bu felaketti anlatacak söz bulunamaz.


 AILESI
Sait Kirmizitoprak`in babasi Avasê Ivisi ( Abbas Kirmizitoprak), cok caliskan, becerikli ve atilgan bir kisi imis. Herkesten önce köydeki islerini bitirir, ek olarak köylüye sal-sapik yapar. Avase Ivisi 1941 yilinda Hakka kavusur. O zaman oglu Sait; 6, Kizlari Gulê 4 ve Fadê 2 yasindadir. Sait Kirmizitoprak`in annesi Zöhre; Civrak Köyü, Musan Mahallesi Süya Gewre denilen tepe üzerindeki evde üc cocukla dul kalir. Bu evde Memed`e Ivisi, Use Ivisi ve Avase Ivisi yanyana otururlar. Sait Kirmizitoprak´a amcasi Memed`e Ivisi gözkulak olur.
Katliamda Dr.Sait Kirmizitoprak üc yasindadir. Dr.Sait Kirmizitoprak, bu yasta bütün bu aciyi iliklerinde his eder. Annesi Zöhre amcasinin oglu K. Bertalefendi (Tanriverdi) ile evlenir. (K. Bertal Efendi Sileman Aga´nin ogludur). Azakpert´e gider. Civrak´ta katliam bitmistir. Annesi cocuklarinin hasretine dayanamaz ve Civrak`a tesadüfen Civrak`ta olmadigi icin hayatta kalan amcasinin oglu, yani yeni esi ile birlikte  geri dönerl.


OKUL HAYATI
CIVRAK ILKOKULU
K. Bertal Efendi (Tanriverdi) artik ailenin reisidir. Sait Kirmizitoprak`i kendi öz cocuklarindan ayirmaz. Careyi okumakta arar. Okuyani tesvik eder. Okumus, bilgili hatiri sayilan bir sahsiyettir. Cocuklari okutmak ister. Kendi en verimli tarlasini „Hegaye Tapi“ devlete okul yapimi icin bagislar. Tastan mütevazi dershane ve ögretmen lojmanindan olusan bir okul yapilir.


1944 yilinda Civrak´ta okul acilir. Dr.Sait okula yazilan  ilk ögrenciler arasindadir. Cok caliskan ve üstün zekasi ile  kendini gösterir. Ögretmenler ile tartisan, bildigi dogrulari cekinmeden söyleyen bir kisilige sahiptir. Bazi ögretmenler bu durumdan hosnut olmazlar. Üvey babasi K.Bertal Efendi´nin destegi arkasindadir. Civrak okulundan „pekiyi“ derece ile mezun olur.


Köydeki gencleri okumaya tesvik eden o dönem Kastamonu Sanat Okulunda okuyan Mehmet Karatopraktir. Mehmet Karatoprak kendi cesaret ve inisiyatifi ile girdigi sinavi kazanarak Civrak´tan taaa Kastamonu´ya gitmis ve orada Sanat Okulunda okumaktadir. Kendi cabasini örnek göstererek bir cok Civrakli gencin okumasi icin ailelerini ikna etmistir. Calisilinca basariya ulasilacagini O´nun sahsinda ispatlamistir.

TUNCELI ORTA OKULU
1949 ders yilinda Dr.Sait Kirmizitoprak, Tunceli Orta Okulu´na kaydini yaptirir. Okulun yanindaki ev pansiyon haline getirilmistir. Köylerden gelen ögrenciler ya tanidiklarin evinde yoksa bu pansiyonda kalirlar. Dr. Sait, Hidir Benzer ve Kazim Yildiz gibi Nazimiye´li arkadaslarla birlikte okumaktadir.


BALIKESIR LISESI
Iki sene okuduktan sonra parasiz yatili sinavlarina girer ve kazanir. Av.Hidir Benzer de parasiz yatili sinavini kazanmistir, birlikte Balikesir Lisesi`ne giderler. Bu arkadaslik hayatinin sonuna kadar sürer.
1955 yilinda Dr.Sait Kirmizitoprak Balikesir Lisesi Fen Bölümünü „Pekiyi“ derece ile bitirir.
Dr.Sait, her yaz tatilini Civrak`ta gecirir ve köyde yapilmasi gereken her isi yapar. Üniversite sinavlari icin Istanbul`a giderken hastalanir. Patlamak üzere olan apantisit ameliyatini olur. Istanbul Teknik Üniversitesi ve Istanbul Tip Fakültesi sinavlarina ameliyattan dolayi kacirir, giremez.


IZMIR VE ISTANBUL TIP FAKÜLTESI
Izmir Tip Fakültesinin sinavlarina yetisir. Bu sinavi  taze ameliyatli hali ile, ilk üc kisi arasina girecek notu alarak  kazanir. O zaman ilk 29 kisi arasinda giren ögrencilere burs verildigi icin bu haktan yararlanir ve burslu olarak okumaya baslar. 
Istanbul´da okumak ister. Basarili oldugu icin Istanbul Tip Fakültesine yatay gecis yapmaktan zorlanmaz. Istanbul´a geldiginde sosyal calismalarina hiz verir. Dersimli hemsehrileri ve Kürt cevreleri ile sicak iliskiler kurar.
1957 yilinin Subat ayinda Istanbulda „Tunceli Yüksek Ögrenim ve Kültür Dernegi“`nin kurulmasinda aktif rol oynar. Yine bu yilda Ceride-i Dersim Dergisi cikarirlar. Dr.Sait Kirmizitoprak bu dergide yazilar yazar. Yazilarinin konusu toplumsal sorunlar oluyor. Mehmet Karatoprak Ankara´da yedek subay okulundayken bu yil vefat eder. Mehmet Karatoprak anisina yazdigi yazi ile Sait Kirmizitoprak; Mehmet Karatoprak`in hizmetlerini ve toplumsal duyarliligina övücü  ve duygusal  bir yazi ile anar.


 ÜNIVERSITELI SAIT KIRMIZITOPRAK 49`LAR DAVASINDA TUTUKLU
CHP Nigde Milletvekili Asim Eren`nin „Kerkükteki Türk soydaslarinin intikamini almak icin Türkiye Kürtlerine bir misilleme yapmayi düsünüyor mu?“ seklindeki meclise verilen provakatif  soru önergesini  telgraflarla protesto eden Kürt ögrenci  ve aydinlari toplu olarak tutuklanirlar.


1959 yili Kasim ayinda 50 Kürdistanli ögrenci ve aydin Istanbul Harbiye bodrumundaki hücrelere atilirlar. Idam talebi ile yargilanirlar. 
Tutuklananlar arasinda iki Dersimli vardir. Birisi Civrakli Tip Fakültesi ögrencisi Sait Kirmizitoprak, digeri Yüksek Insaat Teknik Okulu ögrencisi Yusuf Kacar´dir. Tabutluk kadar kücük ve rutubetli hücrede Sait Kirmizitoprak Dersim Soykirimi üzerine söylenmis bir agitin söylendigini duyar. Bu agitin adi „Miro, Miro“ dur. Katledilen Cuxur Agasinin ailesi üzerine yakilan bir agittir. O zaman her Dersimli bu agiti bilir. Bundan dolayi kendisinden baska bir Dersimlinin de oldugunu anliyor. Sonra „Kacar“ diye bagiriyor. Karsidan „Sait“ diye cevap aliyor. Anliyorki Yusuf Kacar´da tutukludur. Bu iki Dersimli yigit; Civraklidir. Bu davada tutuklu olan Mardinli Emin Batu adindaki Ankara Hukuk Fakültesi ögrencisi, kan kusarak sehit oluyor. Geriye 49 kisi kaliyor. Dersim 38´den sonra ilk Kürt siyasal davasi olarak görülen bu davaya  bu nedenle „49`lar Davasi“ diye Kürdistan tarihine geciyor.


1960´da askeri darbesi yapiliyor. Kürt tutuklular haric, tüm siyasi mahkümlar tahliye ediliyor. Bu sene sonunda Ankara Sogukkuyu Askeri Cezaevine naklediliyorlar. Sait Kirmizitoprak cezaevinde iken bir subay refakatinde fakülte sinavlarina katiliyor. Tüm sinavlari cok basarili bir sekilde verdigi icin refakatci subayi Sait`in babasi sanan profesör, kendisini tebrik ediyor. „Oglunuzla iftahar edebilirsiniz. Sizi tebrik ederim. Iyi bir evlat yetistirmissiniz“ diyor.


BABA VE YAZAR OLARAK DR. SAIT KIRMIZITOPRAK
1962 yilinda Dr.Sait Kirmizitoprak tip fakültesini bitirerek doktor oluyor. Önce Ankara Güdül´de hükümet tabibi olarak calisiyor. Güdül´de hükümet tabibi iken YÖN Dergisine yazilar yaziyor. Yazilarin konusu Dogu (Kürdistan) in sosyo- ekonomik konusunu isliyor. Resmi ideolojiyi bilimsel olarak elestiriyor.
1963 yilinda baba olur. Erkek cocuguna  „Dara“ ismini verir. Ayni yil, Konya-Yunak Kazasi´na hükümet tabibi olarak tayini cikar. Burada sürgünle göc ettirilmis Kürtlerle tanisir ve sicak iliskiler kurar. Onlarda kendileri gibi bir Kürt doktora kavusmanin mutlulugunu yasarlar.
1965 yilinda askere alinir. Önce Izmir, sonra Isparta´da asttegmen olarak doktorluk yapar. Ayni sene ikinci kez baba olur. Dogan kizina   „Ruken“ adini verir.


ISPARTA´YA SÜRGÜN  CIVRAK´A VEDA
Isparta´da sürgünde iken, her gün emniyete giderek imza vermek mecburiyetinde tutuluyor. Sehir disina cikamaz. Buna ragmen bir yolunu bulurak 49`lar Davasindaki hücre arkadasi, Antalya Hapishanesinde tutuklu olan Sait Elci`yi ziyaret eder. Sait Elci´nin sagligi ile ilgilenir, ona ilac götürür ve para yardiminda bulunur.
1969 yilinin ilkbaharinda üvey kizkardesinin dügününde bulunmak üzere ailece Civrak`a gider. Civrakta kaldigi süre icinde tüm Civraklilari ve Civrak´in komsu köylerinden gelenleri muayene ederek onlari genel saglik kontrolünden gecirir. Annelere, cocuk sagligi ve bakimi konusunda bilgiler verir.

Bu gezi; Dr.Sait Kirmizitoprak`in Civrak`yaptigi son gezisi oluyor. Civrak´tan ayrilirken bir tasa yaslanarak son olarak Civrak´i uzun uzun hüzünlü bakislarla seyrettigini anlatiliyor. Civrak gezisinden sonra  ailece  Kuzey Kürdistan´in  diger cesitli yerlerindeki arkadaslarini ziyaret eder. Bu gezilerden sonra Güney Kürdistan`a gider. 
Kanada´nin  fransizca konusulan Québec Eyaletinde, beyin cerahi üzerine ihtisas yapmak icin Atina´da sinavlara girer ve sinavi basarir. Sonra Kanada´ya gitmez. Kürdistan´daki Kürdistan Milli Mücadelesini desteklemek icin Güney Kürdistan`a gider.


T-KDP GENEL SEKRETERI DR. SIVAN VE KÜRDISTAN
1970 yilinda Ankara´da T`de-KDP´nin ilk genel kurulu yapilir. Bu arada Güney Kürdistan`a gidis-gelisleri olur. Her gelisinde dava arkadaslarini ziyaret eder. Ailece ile bulusur, zamani ölcüsünde onlarla ilgilenir. Bu arada ailece, cocuklari ile birlikte birlikte tatil bile yapar. Tekrar Güney Kürdistan`a döner.
1971 yilinda cocuklarini da Güney Kürdistan`a, yanina götürmek ister. Dersimli Brusk, kendi ailesini ve Dr.Sivan´nin ailesini Güney Kürdistan´a götürmek üzere Istanbul`a gelir. Dr. Sivan´in esi cocuklarini götüremez. Brusk, esi Esma ve oglu Kawa`yi alarak Güney Kürdistan`a döner.


12 Mart 1971 askeri darbesinden sonra TKDP genel sekreteri olan Sait Elci Güney Kürdistan`nina gider. Kendisinden bir  süre haber alinamaz. Güney Kürdistan´daki bölgesel radyo Sait Elci`nin Dr. Sivan´nin adamlari tarafindan öldürüldügü ilan edilir. Bu olaydan sonra Dr. Sivan, partili arkadaslarindan Diyarbekirli Ceko ve Kurdo tutuklanir. Sonra Kurdo serbest birakilir, Brusk tutuklanir.
26.Kasim 1971 de Sait Elci ve arkadaslarinin ölümünden sorumlu gösterilen Dr.Sivan ve arkadaslari Ceko ve Brusk kursuna dizilerek sehit edilir. Türkiye; Kürt isbirlikcilerini kullanarak komplo ile Kürdistan Kurtulus Mücadelesinin iki önderini bir cirpida yok eder. Sayisiz Kürdistan sehitleri gibi onlarin da bir kabristani  bile olmadi. Ne var ki; Kürt halki, önderlerinin kabristanini kalbinde tasiyor.


 SAHADETTIN 40. YILINDA SAYGI ILE ANIYORUZ
Böylece Kürdistan ve Kürt Halki bir daha yerini doldurulmayacak bir önderini daha kaybetti. Öyleki, sehadettinin üzerinden 40 sene sonra, akrabalari ve dostlari olarak maalesef bügün ilk kez aniyoruz. 
Dr. Sait Kirmiritoprak`in sözleri ile huzurlarinizdan ayrilmak istiyorum. Dr.Sait Kirmizitoprak, Civrak´in ilk  okuyan öncü,fedakar; sevgili Mehmet Karatoprak´in vefatini ardindan Ceride-i Dersim Dergisi´nde yayinlanan yazisini kendisine uyarlayarak seslendirmek istiyorum.
„Ölümünden yillar sonra gözlerim yasli, kalbim essiz sahsiyetinin ve mücadele askinin bana verdigi ilhamla dolu, sesleniyorum sana; senin vücudun bizi unutamayacagimiz derin eleme gark ederek kara topraga karisti. Memleket kiymetli bir evladini kaybetti. Fakat ruhun her zaman aramizda dolasacaktir. Ruhun sad olsun.“


Seni unutmayacagiz. Unutturmayacagiz.


Mehmet Ali Ates
Civrak Avrupa Dernegi Baskani

Newededersim

Veröffentlicht von maya_ am Samstag, 28. Januar 2012 (53 mal gelesen)
(0 Kommentare? mehr... | Druckbare Version  Diesen Artikel an einen Freund senden | Punkte: 0)

Alevilere çağrı
aktuelle News
DAF; 'AKP’ye yaranmayı bırakın'

Demokratik Alevi Federasyonu 'AKP’ye yaranmayı bırakın'

İstanbul - Sıranın Alevilere geldiğine işaret eden Demokratik Alevi Federasyonu, “Kürt-Kızılbaş-Aleviliği, Demokratik Alevi derneklerini muhatap almamakla kendilerini ‘tarafsız’ gösterme gafletini işleyenler yanılıyorlar. Sıra onlarda. Size sahip çıkılmasını istiyorsanız gidenlerin ardından kayıtsız kalarak AKP’ye yaranmayı bırakın. Cem evlerini her kese açın, birlik olun, gücümüzü birleştirip zulmü geriletelim diyoruz” çağrısında bulundu.

Demokratik Alevi Derneği (DAD) yetkilileri, Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Mersin Şubesi’ne başvuruda bulunarak, “9 Şubat Perşembe günü cemevi salonunuzda Hızır lokumunu vermeye ve cem ibadetini canlarla birlikte yerine getirmek istiyoruz” talebinde bulunmuştu. Talebi reddederek Cem salonunu vermeyen AKD Mersin Şubesi, DAD’a yönelik hakaret içeren ifadeler kullanmıştı.

Demokratik Alevi Federasyonu da konuya ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, AKD’nin, DAD’ın talebine olumsuz yanıt vermekle birlikte Aleviliğe, yol yoldaşlığına, erenliğe, yarenliğe, dört kapı kırk makama, marifete, hakikate, demokratik Alevi zihniyetine, Cem ü cümlenin hakkı-hukukuna, yola-yordama uygun düşmeyen düşkünlükle cevap verdiği belirtildi.

“ALEVİ HİÇ OLAMAZSINIZ”

AKD’nin, DAD’ın demokratlığını, niçin ‘demokrat’ sıfatını kullandıklarını sorguladığı ifade edilen açıklamada, şöyle denildi:

“Demokratik sözcüğünü imalı mı kullanıyorlar diye alınıyor, saldırıyorlar. Neden saldırdıkları malum; çünkü kendileri demokrat olmaktan uzaktırlar da ondan. Demokratik sıfatını öne almakla diğer derneklerin ve kurumların ‘demokrat- olmadıklarını mı’ söylemek istiyorsunuz kaba üslupla DAD yöneticilerini töhmet altında bırakma çirkinliğini sergiliyorlar. Biz söyleyelim “evet demokrat değilsiniz, beyler, hele Alevi hiç olamazsanız”.

CEMEVİNE ALINMAYAN GERİLLA CENAZESİ

Cem evlerinin, “insan olan herkesin evidir” geleneğinin, Kızılbaş-Aleviliğin kültürü olduğu vurgusu yapılan açıklamada, “Özellikle Kürt-Kızılbaşlar bugünlerde buna benzer talihsiz günleri, ‘vefasız’ inanç yol kardeşlerini de nihayet gördü. Kızılbaşlar, hakka yürüyen Kürt gerillaların cenazelerini Cemevine almayan düşkünleri de tanıdı kardeşliğin, yoldaşlığın, yarenliğin, sırdaşlığın coğrafyasında” ifadeleri kullanıldı. 

Hırçınlaşan Fethullah ve AKP kliğinin, hırsını diğer kesimlerden aldığına işaret edilen açıklamamda, Alevilerin ve diğer muhalif kesimlerin AKP ‘terörünün’ makasına alındığının altı çizildi.

AKP’nin Kürtlere karşı yürüttüğü soykırımı toplumun değişik kesimlerine de yayarak, kendisine ayak takımı yaratarak, onlar vasıtasıyla kendisini muhatap kılmadan rahatlıkla sorumluluktan sıyrıldığına dikkat çekilen açıklamada, “Devlet demokratik Kızılbaş, Kürt Alevilere karşı ise haramzadeleri, aslını inkar edenleri, Alevi dernek, kurum, kuruluş sıfatlarını ekleyen kurumlardan işbirlikçiler vasıtasıyla direngen Kızılbaş-Alevileri sisteme bağlamak, direnişlerini gene kendinden olanlar aracılığıyla kırmak istiyor” denildi. Açıklamada şu uyarılarda bulunuldu:

“Fethullah’ın elli binlere katliam fetvasını verdiğini duymayacak kadar sağır olmazsınız. Kürtlerin halledilmesinden sonra sıranın Alevilere geleceğini daha önce ifade etmiştik. Geldi de. İzmir’de PSAK yöneticileri tutuklandı. Bu arkadaşlar Alevi hareketi içinde onurlu duruşu temsil ettikleri için tutuklandılar. Sıranın sessiz kalanlarda olduğunu söyleyelim. Kürt-Kızılbaş-Aleviliği, Demokratik Alevi derneklerini muhatap almamakla kendilerini ‘tarafsız’ gösterme gafletini işleyenler yanılıyorlar. Sıra onlarda. Size sahip çıkılmasını istiyorsanız gidenlerin ardından kayıtsız kalarak AKP’ye yaranmayı bırakın. Cem evlerini herkese açın, birlik olun, gücümüzü birleştirip zulmü geriletelim diyoruz. Aksi halde ülkede bedel verenlerin yüzüne bakacak suratınız olmayacak.” (anf)

Veröffentlicht von maya_ am Samstag, 28. Januar 2012 (47 mal gelesen)
(0 Kommentare? mehr... | Druckbare Version  Diesen Artikel an einen Freund senden | Punkte: 0)

'Ölmeyeceksen gelme'
aktuelle News
'Acil servise ölecekseniz gelebilirsiniz'

Son yayımlanan Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) ile birlikte acillerde yeni dönem başladı. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) acillerle ilgili yeni düzenlemesi, ‘hayatınızı kaybetme ihtimaliniz veya ani gelişen bir kaza durumunuz yoksa’ acile gitmemeniz üzerine kurulu. Yeni yayımlanan SUT’la birlikte acile giden hastanın durumunun acil olup olmadığına doktor karar verecek. Eğer doktor hastanın durumunu ‘acil’ bulmazsa katılım payı, ilave ücreti gibi ek ödemeler tahsil edecek. SGK, hastanelere normal muayene başına ortalama 25 TL öderken, acil muayene ücretini de 19.57 TL olarak belirledi. Bir özel hastane yetkilisi bu durumu “SGK bize diyor ki, acile gelen hastaya mümkünse hiç işlem uygulamayın, hatta reçete bile yazmayın” diye yorumladı. Sağlık Uygulama Tebliği’nde, hangi durumların acil olduğu net bir şekilde ifade ediliyor:

“Ani gelişen hastalık, kaza, yaralanma ve benzer durumlarda olayın meydana gelmesini takip eden ilk 24 saat içinde tıbbi müdahale gerektiren durumlar ile ivedilikle tıbbi müdahale yapılmadığı veya başka bir sağlık kuruluşuna nakli halinde hayatın veya sağlık bütünlüğünün kaybedilme riskinin doğacağı kabul edilen durumlardır. Bu nedenle sağlanan sağlık hizmetleri acil sağlık hizmeti olarak kabul edilecek.” Sağlık sektörü bu tanımla ‘acil müdahale’ alanının daraltığına dikkat çekiyor.

‘Mümkünse müdahale etmeyin deniliyor’
Düzenlemeyle acil olmayan hastadan katılım payı ve fark ücreti alınmasının da getirildiğini belirten sağlık sektörü, acilde yapılan muayene karşılığında SGK’nın özel hastanelere 19 TL ödemeyi öngördüğünü de belirtiyor. SGK’nın normal muayeneler içinse 25 TL civarında bir rakamı ödediğine dikkat çeken özel sağlık sektöründen bir yetkili, “Bu şu demek. Acile gelen hastaya bakın, acillik durumu yoksa polikliniğe havale edin, ertesi gün gelsin. Mümkünse işlem yapmayın ve reçete dahi yazmayın. SGK’nın bu tebliğle sektöre verdiği mesaj bu” diye konuştu. Yurtdışında da buna benzer uygulamalar olduğunu belirten yetkili, Dünya Sağlık Örgütü’nün de bir ‘acil tanımı’ bulunduğunu ve bu tanımlamada ateşin 39 dereceyi geçmesi gibi unsurlar arandığını söyledi.

Geceleri de gidiliyor, fark ücreti ödenmiyordu
Sağlık Bakanlığı tarafından acillerdeki yoğunluğun tespiti için yapılan bir araştırma, başvuru sıklığının nedenlerini de özetliyor. Acile başvurularda ilk sırayı kamu hastaneleri alırken, bunu özeller ve üniversite hastaneleri izliyor. Acile başvuran hastaların yüzde 43’ü kendilerini gerçekten ‘acil’ görmediklerini, gündüz çalışıldığından gece hastaneye gitmeyi uygun bulduklarını ve acile başvuruda katılım payı alınmamasının da bir etken olduğunu söylüyor. Yeni yayımlanan Sağlık Uygulama Tebliği öncesinde, acile başvurulardan katılım ve fark ücreti alınmıyordu. (radikal)

Veröffentlicht von maya_ am Samstag, 28. Januar 2012 (45 mal gelesen)
(0 Kommentare? mehr... | Druckbare Version  Diesen Artikel an einen Freund senden | Punkte: 0)

Cemaat Aleviliğe yöneliyor
aktuelle News
Aleviler dikkat; Cemaat Alevi Dernekleri Kuruyor 

Fetullah Gülen Alevi Dernekleri Kuruyor


 Amasya, Tokat, Sivas gibi birçok ilde, Fethullah Gülen cemaatine yakınlığı bilin...en kişiler tarafından farklı isimlerle kurulan “Alevi Bektaşi” dernekleri, Alevilerin tepkisini çekiyor.

Merzifon Piri Baba Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Cengiz Doğmuş, “İçimize Truva atları sokmayacağız” dedi.

17 dernekten oluşan Amasya Alevi Bektaşi Dernekler ve Vakıflar Platformu, Merzifon Piri Baba Kültür ve Dayanışma Derneği Cemevi’nde ortak bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada, hem Fethullah Gülen cemaatine yakın kişilerin “Alevilik, Bektaşilik” adı altında dernekler kurup, yardım çalışması adı altında Alevilerin içine sızmaya yönelik girişimleri olduğuna; hem de AKP iktidarıyla birlikte Alevilere yönelik ayrıştırma, asimile etme girişimlerinin hızlandığına dikkat çekildi. Hükümetin Alevi köylerine cami yapıtırıp kadrolu imamlar atadığına vurgu yapılan açıklamada, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarda ise Sünni inancının, zorunlu din dersi olarak Alevi çocuklarına zorla öğretildiği savunuldu.

Amasya Alevi Bektaşi Dernekler ve Vakıflar Platformu adına ortak basın açıklamasını okuyan Merzifon Piri Baba Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Cengiz Doğmuş, Fethullah Gülen cemaatine yakın ve Alevi olmayan kişilerin Alevi Bektaşi dernekleri kurmasının altında gizli anlamlar olduğunu söyleyerek “İçimize Truva atları sokmayacağız” diye tepki gösterdi. Birkaç ay önce Merzifon’da “Turna Alevi – Bektaşi Kültür ve Eğitim Derneği”nin Fethullah Gülen’e yakınlığıyla bilinen ve cemaat içinde daha önce aktif görev yapan kişiler tarafından kurulduğuna ve derneğin yardım faaliyeti bahanesiyle ciddi paralar harcadığına dikkat çeken Doğmuş, “Kimlerin desteği ve himayesiyle hareket ediyorsunuz? Sizi destekleyen ve himaye edenlerin arasında, Çorum Hitit Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Osman Eğri mi, Diyanet mi ve en önemlisi Amerika’da yaşayan Fethullah Gülen mi var” diye sordu.

Doğmuş, “Fethullah Gülen cemaati, asimilasyon politikalarına ortak olmakta, hatta bu asimilasyonu hızlandırmak için tehlikeli adımlar atmaktadır. Bu dernek şu anda sözde Alevilik ve Aleviliğin sorunlarını çözmek adına görev yapıyor. Bizlere de bunu yemek ve yutmak düşüyor. Buradan yeniden sesleniyorum; bizler sizin neye hizmet ettiğinizi ve ne yapmak istediğinizi çok iyi biliyoruz. Bu oyun tutmayacak ve bu oyuna alet olan Alevi kökenli üye ve yöneticilerinizi de toplumumuzda deşifre edeceğiz. Asimilasyon bir insanlık suçudur. Bu suça ortak olanlar da bir gün gelecek, ilahi adalet karşısında hesap vereceklerdir” diye konuştu.

Newededersim

Veröffentlicht von maya_ am Freitag, 27. Januar 2012 (70 mal gelesen)
(0 Kommentare? mehr... | Druckbare Version  Diesen Artikel an einen Freund senden | Punkte: 0)

Dersimden Haberler: Dersim-Erzincan karayoluna 4 ayrı noktada çığ düştü
aktuelle News

Kuzey Kürdistan’da etkili olan kar yağışı ardından Dersim-Erzincan karayolunda 4 ayrı noktaya çığ düştü. İki Tır ve bir yolcu minibüsü kısmen çığ altında kaldı.

Alınan bilgilere göre, Dersim-Erzincan karayolunun 35 ve 45′inci kilometreleri arasında Zağge ve Kırmızı köprü bölgelerinde 4 ayrı noktaya çığ düştü. Çığ nedeniyle onlarca aracın mahsur kaldığı iki tır ile bir yolcu minübüsünün kısmen çığ altında kaldığı bildirildi. Karayollları ekipleri bölgeye ulaşmak için çalışma başlattı.

Veröffentlicht von maya_ am Freitag, 27. Januar 2012 (56 mal gelesen)
(0 Kommentare? mehr... | Druckbare Version  Diesen Artikel an einen Freund senden | Dersimden Haberler | Punkte: 0)

Aileler karar aldı
aktuelle News
'Önce failler sonra tazminat'

Uludere'de F-16 bom-bardımanında yaşamını yitirenlerin aileleri ortak karar aldı: "Acımız daha önemli. Önce olayın failleri bulunsun. Bu tazminatı almayız."

ŞIRNAK - Şırnak’ın Uludere ilçesinde F-16’lardan atılan bombalarla yaşamını yitiren 34 köylünün aileleri, aldıkları ortak bir kararla saldırının failleri bulunana kadar kendilerine ödenecek tazminatı almayacaklarını açıkladı. Aileler adına konuşan Ubeydullah Encü ve Zeki Tosun, “Önce çocuklarımızın failleri bulunsun. Sonra tazminat meselesini bizimle görüşsünler” dedi. Aileler, köylerde herkesin fakir oldugunu, devletin ödeyeceği paranın da kendileri için büyük bir miktar olduğunu belirterek, “Ama acımız daha büyük” diye konuştular. Şırnak Valiliği’nden ise konuyla ilgili yorum yapılmadı. 

Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Ortasu, Gülyazı ve Tarlabaşı köylülerinden oluşan bir grup kaçakçının savaş uçakları tarafından bombalanarak öldürülmesi sonrasında AK Partihükümeti 123 biner TL tazminat ödenmesini kararlaştırdı. Ancak öldürülen kaçakçıların aileleri kendilerine ödenmesi planlanan bu parayı olayın failleri yakalanana kadar almamaya karar verdi. 

‘Acımız daha büyük’
Saldırıda 12 yaşındaki çocuğu Mehmet Encü’yü kaybeden Ubeydullah Encü, “Hepimiz fakir insanlarız. Zengin olsak 50 TL için kaçağa gitmeyiz. Bu para gerçekten büyük bizim için. Ama acımız daha büyük” dedi. “Neticede bu paraya ihtiyacı olan insanlarız” diyen Encü şöyle devam etti: “Ama acımız paradan daha büyük. Bu yüzden önce faillerin bulunmasını istiyoruz. Sonra tazminat vereceklerse onunla ilgili de konuşuruz.” Yine saldırıda öldürülenlerden 23 yaşındaki Mehmet Ali Tosun’un babası Zeki Tosun 30 anne ve baba ile bir kardeş adına konuştuklarını ifade etti ve Ortasu Köyü’nde 10, Gülyazı’da 13, Tarlabaşı’nda ise 11 ölü verdiklerini hatırlattı. Tosun, “Şırnak Valiliği tarafından arandıklarını, gelip bir kâğıt imzaladıkları takdirde kendilerine tazminatın verileceği konusunda bilgilendirildiklerini” belirtti. Tosun, “Ancak bütün anne ve babalar bu paradan önce faillerin bulunmasını istiyoruz. Tazminat verilecekse failler bulunduktan sonra verilsin” dedi.

Newededersim

Veröffentlicht von maya_ am Freitag, 27. Januar 2012 (45 mal gelesen)
(0 Kommentare? mehr... | Druckbare Version  Diesen Artikel an einen Freund senden | Punkte: 0)


2225 Artikel (279 Seiten, 8 Artikel pro Seite)


Günün Sözü

dil secimi
Sprache für das Interface auswählen

ENGLISH FRENCH GERMAN TURKISH _LANGGERMAN (Du)

Who is online
All members: 7 549
Register today: 0
Register yesterday: 0
Members online: 0
Guests online: 20


Don't have an account yet? You can create one. As registered user you have some advantages like theme manager, comments configuration and post comments with your name.


Köse Yazilari
ALi Baran Düzgün
pertekliyiz.biz@hotmail.com

'Tunceli Cemevi kimin hizmetinde?'
Ali Haydar Gürbüz
pertekliyiz.biz@hotmail.com

Li Koçgîrî heta Roboskî
Can KASAPOĞLU
pertekliyiz.biz@hotmail.com

CHP’nin, Cemevlerine ortak saldırıları
Cihan Span
pertekliyiz.biz@hotmail.com

AKP kaybedecek demokrasi kazanacaktır
Emrah Öner
emrahoner@hotmail.com

Öteki Biz ... Vedat Dalokay
Ergin DOĞRU
dogru_ergin@hotmail.com

'Aygün Okunu Mazluma doğrultuyor'
Ferhat TUNÇ
pertekliyiz.biz@hotmail.com

'Katli vacip Hrant' ve katili ödüllendiren AKP!
Haydar IŞIK
pertekliyiz.biz@hotmail.com

Dersim’in Kemalleri
Munzur Okur
Munzurokur@hotmail.de

Karayılan ve Burkay
Nesimi ADAY
pertekliyiz.biz@hotmail.com

Hızır Dersimli Olabilir mi?
Yüksel MUTLU
pertekliyiz.biz@hotmail.com

Rakel

Yöremiz
gKöyler
sdTarihi Yerler
sdIlceler
sdEfsaneler
sdAsiretler

Filmler

Yeni film
Incir Receli

Incir Receli
Yeni film
Kağıt

Kağıt
Yeni film
Gişe Memuru

Gişe Memuru
Yeni film
Ya Sonra

Ya Sonra
Yeni film
Çalgı Çengi

Çalgı Çengi
Yeni film
KOLPACINO BOMBA

KOLPACINO BOMBA
Yeni film
Bir Avuç Deniz

Bir Avuç Deniz
Yeni film
Kar Beyaz

Kar Beyaz
Yeni film
Aşkın iKinci Yarısı

Aşkın iKinci Yarısı
Yeni film
Polis

Polis


Faliniz

Burcunuzu seçin, falınızı okuyun


Site Yardim

Avrupa Tvleri


Her Dilden Pertekliyiz

Pertekliyiz Biz Sitesinizi dilediginiz dilde tercüme etmek için asagidaki Dil seçenegini kullanabilirsiniz.

Bunlari Biliyormuydunuz
elektrik carpmasi durumundaki olumlerin buyuk bir kisminin, elektrigin carptigi insanin yatirilmasi sonucu zaten git gide sismekte olan dilin bogazi kapayacak pozisyona gelmesiyle gerceklestigini biliyor muydunuz?


pertekliyiz.biz