| RADYO PERTAQ FACEBOOK GRUBU |
|
|
 |
 |
Haber bu konuya: aktuelle News |
|
2813 Haber (352 Sayfa, 8 Bir Sayfada bulunan toplam Haber) |
|
|
Tunç: Devlet beni hedef gösteriyor
|
|
Hevidar yazdı: "Hakkında 'Örgüt propagandası' iddiasıyla İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılan sanatçı Ferhat Tunç, devlet tarafından hedef gösterildiğini açıkladı. İHD İstanbul Şubesi'nde basın toplantısı düzenleyen Ferhat Tunç'a, İHD eski Genel Başkanı Akın Birdal, İstanbul Şube Başkanı Rıza Dalkılıç, SDP Genel Başkanı Filiz Koçali, Sine Sen Genel Başkanı Yusuf Çetin, ÖDP Genel Başkan Yardımcısı Hakan Tahmaz, Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu Sözcüsü Necati Abay, yönetmen Reis Çelik ve Tunceli Dernekleri Federasyonu'nun da aralarında bulunduğu çok sayıda sanatçı, insan hakları savunucusu, siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcisi destek verdi. Ferhat Tunç, ezilenlerin, horlananların, haksızlığa uğrayanları sesi-sözü olmaya çalışması nedeniyle hakkında davalar açıldığını ve tehditlere maruz kaldığını savundu. Son olarak Alanya'da verdiği bir konser esnasında 'Öldürülen her gerilla için yüreğim kanıyor, Türkiye'de bir Arap'ın davası Kürt'ün davası olmalı' dediği için İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nce hakkında, 'örgüt propagandası yapmak'tan 15 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldığını belirten Tunç, söz konusu davanın seçimler öncesi bir döneme denk geldiğine dikkat çekti. AKP'nin 'muhtıra mağduru', 'demokrat bir kisveyle' insanlardan oy isteyeceğini ifade eden Tunç, hükümetin Kürt sorunu başta olmak üzereTürkiye'nin hiçbir temel sorununa çözüm getirmediğini, tam tersine demokratikleşme açısından Türkiye'yi geriye götürdüğünü vurguladı. Ölüm tehditleri aldığını vurgulayan Tunç'tan sonra söz alan yönetmen Reis Çelik ise, 'Bir ülkeyi sevmek ağır bir iştir. Nazım da bu ülkeyi seviyordu, Yılmaz Güney de. Ferhat Tunç da seviyor. Bu ülkenin devlet erki bu sevgiyi bilmiyor. Bu sevgiden anlamıyor. Meclis'te ırkçı ve dinci bir yaklaşım sergileniyor. Türkiye'nin geleceği karartılmak isteniyor' dedi. PKK'nin 1 Ekim 2006'da uyguladığı tek taraflı ateşkese işaret eden Akın Birdal ise, 18 Mayıs'ta bu sürenin dolacağına dikkat çekerek, herkesi ideolojik, politik farklılıklarını bir tarafa bırakıp demokrasi mücadelesi vermeye çağırdı. İSTANBUL - DİHA
"
|
|
YJA Star: Genç’te 9 asker öldürüldü
|
|
Chaos yazdı: "BEHDİNAN (15.05.2007)-YJA Star güçleri, Bingöl’ün Genç ilçesi merkezinde düzenledikleri saldırılarda 9 askeri öldürdüklerini açıkladı. Kent merkezindeki saldırılarda 1 panzerin de imha olduğu bildirildi.
HPG Basın ve İrtibat Merkezi (BİM)’den alınan bilgilere göre 12 Mayıs’ta Genç ilçesi merkezinde akşam 18.30’da, YJA STAR güçleri iki ayrı koldan askeri nizamiyeyi hedef aldı.
BİM YJA Strar eylemine ilişkin şu bilgileri verdi: ‘’İlk vuruşta 3 asker öldürülürken 3 asker de yaralanmıştır. Eylemin başlamasıyla ilçeye panzerlerle takviye güç gönderilirken, 1,5 saat süresince yol ve ilçenin bir çok noktasını kontrol altına alan gerilla güçlerimiz, gelen panzerleri hedef almıştır. İlk vuruşta 1 panzer tümden imha edilirken 1 panzer de darbe almıştır. Burada da 6 asker öldürülürken bir çok askerde yaralanmıştır. Toplam 9 askerin öldürüldüğü eylemde, gerilla güçlerimiz hiçbir kayıp vermeden kendi üslerine ulaşmışlardır. Eylemden sonra ölü ve yaralı askerler kobra ve skorsky helikopterleri tarafından kaldırılmıştır.’’
Bu eylemin ‘’Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerinde uygulanan tecride, son süreçte gelişen operasyonlara ve halka yönelik geliştirilen baskılara karşı, aynı zamanda Şırnak, Diyarbakır ve Amanos’da yaşamını yitiren gerillalar anısına’’ düzenlendiği bildirildi.
ANF NEWS AGENCY"
|
|
YNK: Türk ordusu iki Kürt köyünü bombaladı
|
|
Chaos yazdı: "SÜLEYMANİYE (14.05.2007)-Kürdistan Yurtseverler Birliği (YNK) Basın Merkezi PUKmedia, Türk ordusunun sınır bölgesindeki Ketse ve Hiror köylerini rasgele bombaladığını bildirdi. En az 20 havan mermisinin düştüğü belirtilirken, can kaybı olmadığı kaydedildi.
PUKmedia’nın haberine göre Kürdistan Bölgesi’nin sınır hattında askeri yığınağı devam eden Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), bölgeyi karadan rasgele bombalamaya devam ediyor.
Kürdistan Bölgesi’nin sınırları içinde yer alan Zap, Metina ve Haftanin sıra dağları ile Türkiye arasındaki sınır hattının sıfır notasında büyük askeri yığınağı bulunan TSK’nın, dün Duhok'un Berwari bölgesinde yer alan Batufa ile Begova kasabalarına bağlı Ketse ve Hiror köylerine havan topu saldırısı düzenlediği belirtildi.
En az 20 havan topu mermisinin düştüğü köylerde can kaybı olmadığı kaydedilirken, bombalı saldırıda, meyve bahçeleri ve ekili arazilerin büyük zarar gördüğü bildirildi.
Top saldırılarının daha çok hazırlıkları yapılan sınır ötesi operasyon için sınırdaki Kürt köylerinin boşaltılması amacıyla yöre halkının tehdit edildiğini söyleyen bölgedeki yetkililer, Türkiye'den sivilleri hedef alan saldırılarını durdurmasını istiyor.
ANF NEWS AGENCY"
|
|
GÖZALTINDA KAYIPA AİHM'DEN CEZA
|
|
mircan yazdı: "Kayıp köylünün ailesine 15 bin euro tazminat ÖZGÜR CEBE Diyarbakır (DHA)
AVRUPA İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde 12 yıl önce gözaltına alındıktan sonra kaybolan Ali İhsan Dağlı (33) ile ilgili davada, "yaşam hakkını ihlal ettiği" gerekçesiyle Türkiye'yi 15 bin euro tazminat ödemeye mahkum etti. Dağlı’nın yaralı ve gözleri bağlı olarak gözaltına alınırken gizlice çekilen fotoğrafları, AİHM’in kararında etkili oldu. Silvan’ın Eşme köyünde 14 Nisan 1995 günü jandarmanın "dur" ihtarına uymayan araca açılan ateş sonucu elinden yaralanan 3 çocuk babası Ali İhsan Dağlı, araçta bulunan 7 kişiyle birlikte gözaltına alındı. Gözaltına alınan 7 köylü savcılık tarafından serbest bırakılırken Dağlı’dan bir daha haber alınamadı. Dağlı ailesi yaptığı başvurulardan bir sonuç alamayınca, konuyu avukatları aracılığıyla 6 yıl önce AİHM'e götürdü. Türkiye, Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla AİHM'e gönderdiği savunmada "Gözaltı kayıtlarında böyle birisi yok" dedi. AİHM kararında, yaralı ele geçen Dağlı’nın askeri araca bildirildikten sonra gözlerinin bağlandığı, kendisine asteğmen doktor tarafından ilk müdahalenin yapıldığı, ardından İlçe Jandarma Komutanlığı’na götürüldüğü, operasyonda görev alan Piyade er B.G.’nin, Dağlı’nın gözleri bağlandığı sırada gizlice fotoğraflarını çektiği ve bu fotoğrafların merkezi New York’ta bulunan İnsan Hakları İzleme Merkezi’ne gönderildiği belirtildi. Dağlı'nın gözaltında kaybolduğu operasyonu dönemin Jandarma Asayiş Kolordu Komutanı Korgeneral Hasan Kundakçı’nın yönettiği belirtilen kararda, serbest bırakılan 7 köylü arasında bulunan Ramazan Özmez’in savcılıkta verdiği "Dağlı'yı gözaltında gördüm, 'Beni öldürmeyin, çocuklarım var' diye bağırıyordu" şeklindeki ifadesi de dikkate alındı. Oy birliğiyle verilen kararda Türkiye'nin Dağlı’nın nikahsız eşi Besra Uçak ile 3 çocuğuna toplam 15 bin euro tazminat ödemesine hükmedildi.
"
|
Gönderen ozzy62 Tarih: Perşembe, 10. Mayısıs 2007 (264 okunma)
(Devamı... | 2136 bayt kaldı | 0 yorumunuz? | | Puan: 0)
|
|
|
Diyarbakır'da hurda toplayan çocuklar için önlem alınacak
|
|
mandele yazdı: "AMED (04.05.2007)- Diyarbakır’da çocukların kağıt, naylon ve demir hurda toplamasının önüne geçmek için Zabıta Koordinasyon Kurulu’nda alınan karar gereğince ilk kademe zabıta müdürlükleri tüm hurda toplayan merkezlere tebligat göndererek, 18 yaşından küçük olanların çalıştırılmamasını istedi.
Diyarbakır’ın sosyal bir sorunu olan küçük yaşta çocukların sağlıksız ortamlarda çalışmasının önüne geçmek için bir süre önce Büyükşehir Belediyesi Zabıta Daire Başkanı Reşat Bakan’ın başkanlığında toplanan zabıta müdürleri bir dizi karar aldı. Karar gereğince kentte bulunan yaklaşık 150 hurda toplama merkezine zabıta tebligat göndererek 18 yaşından küçük çocukların çalıştırılmamasını istedi. Çocuk çalıştırmakta ısrar eden hurdacılar hakkında da kapatma cezaları uygulamaya başladı. Zabıta Koordinasyon Kurulu ayrıca Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliği’ne (DESOB) yazı yazarak hurdacıların siteleştirilmesi konusunda çalışma yapmasını talep etti.
Kentteki hurdacıların örgütlü olduğu Tüpgaz Bayileri, Hurdacılar ve Buzdolabı Tamircileri Odası'da 6 Mayıs'ta DESOB’ta toplantı yapma kararı aldı. Oda Başkanı Ahmet Erdemli, kentteki 28 hurda esnafının odaya kayıtlı olduğunu şirketleşen 11 esnafın da Ticaret Odası’na kayıtlı olduğunu belirterek, "Bu durumda hurda işini yapan 39 esnafın odalara kayıtlı bulunuyor. Ancak fiilen bu işi yapıp da hiçbir kaydı bulunmayan 280 kadar hurdacı var" dedi. Odaya kayıtlı olmayan hurdacılar ile oda yönetiminin daha önce çeşitli görüşmeler yaptığını anlatan Erdemli, "Pazar günkü toplantıya katılmaları için 280 hurdacıya ulaştık. Toplantıda kayıt dışı esnafın odaya kaydolması, kent dışında siteleşmek için kooperatif kurulması için görüşmeler yapacağız" diye konuştu. Erdem, toplantıda mesleğin diğer sorunlarını da tartışacaklarını söyledi. Toplantıya Büyükşehir Belediyesi Zabıta Daire Başkanı Reşat Bakan ile ilk kademe belediye zabıta müdürlerinin de katılması bekleniyor.
ANF NEWS AGENCY"
|
|
Kürdistan’da kadın recmine karşı kampanya
|
|
mandele yazdı: " AMSTERDAM (04.05.2007)-Güney Kürdistan’da, 7 Nisan’da 17 yaşındaki Ezidi Kürt kızının taşlanarak öldürülmesi ardından, kadınlara yönelik şiddete karşı uluslararası kampanya başlatıldı. Kampanyada Federal Kürdistan Bölge Hükümetinden kadına karşı şiddetin önlenmesi için yasal düzenlemelerin yapılması istendi.
Kadın ve İnsan hakları savunucularından oluşan bir gurup Kürdistan’da kadınların öldürülmesi ve taşlanmasına karşı uluslararası kampanya başlattı. Grup adına yapılan açıklamada ’’tek suçu sevmek olan Dua adlı genç kızın ölümünü kınıyoruz’’ denildi. 17 yaşındaki Xatu Dua’nın 7 Nisan günü Behzan’da yüzlerce kişinin gözü önünde taşlanarak öldürülmesine yetkililerin müdahale etmediği belirtilen açıklamada ’’tersine oradaydılar ve bu vahşice cinayetin işlenmesine zemin sundular’’ tepkisi yer aldı.
DUA’NIN KATİLLERİ HALEN ÖZGÜR
Kampanya yürütücüleri, ‘’Kürdistan ve Irak’ta kadınların baskı altında olduğu bilinmektedir. Kadınların sahip oldukları haklar sınırlı olmasıyla birlikte çoğu kez ikinci sınıf insan muamelesine tabi tutulmaktadırlar. Öldürme, intihar ve kadına karşı şiddet bu bölgede günlük olarak görülmektedir. Her ne kadar böylesi bir cinayet Kürdistan’da yeni olsa da kadınlara karşı bu tarzdaki cinayette de müsamaha gösterildiği görülmektedir. Dua’nın katilleri halen özgürdür’’
Kampanya metninde Kürt hükümetinin kadınları korumada ve kanunlarla katilleri engellemede yetersiz kalmasının binlerce kadının namus cinayetlerinin kurbanı olmasına yol açtığı belirtildi. Şiddetin ayrımcı ve dinci gelenekler nedeniyle arttığına dikkat çekilen açıklamada, ‘’biz bu barbarca davranışı şiddetle kınıyor, Kürdistan’daki tüm insan ve kadın hakları örgütleri, siyasi partileri ve tüm sivil toplum örgütlerini bu cinayeti kınamaya davet ediyoruz’’ çağrısı yapıldı.
‘’21. yüzyılda böylesi bir cinayetin gün ortasında işlenmesi sadece toplum açısından değil daha fazlasıyla, kadınları bu tür insanlık dışı geri uygulamalara karşı korumada yetersiz olan hükümet için büyük bir ayıptır’’ diyen kadın hakları savunucuları, Dua olayının daha fazla kadının taşlanma tehlikesini gündeme getirdiğini belirtti. Açıklamada, ‘’kadınların can güvenliğinden Kürdistan Bölge Hükümetini sorumlu görüyor, kadınların pervasızca kurban edilmesine son verilmesi gerektiğine inanıyoruz’’ denildi.
Açıklamayı imzalayanlar şu taleplerde bulundu:
-Katiller Kürdistan Bölge Hükümeti tarafından yargılanarak cezalandırılmalı,
-Kürdistan Bölge Hükümeti kadınlara karşı terör, öldürme ve baskıya karşı kanunlar çıkararak suçluları cezalandırmalı,
-Bu barbarca cinayetin Kürt toplumu içinde bir gelenek haline gelmesini önlemek için, Kürdistan Bölge Hükümeti recmetmeyi ağır suç olarak ele alarak mahkum etmeli,
Kampanya öncülük edenler şöyle: Hozan Mahmud (Irak’ta Kadın Özgürlüğü Örgütü yönetim kurulu temsilcisi ve kampanya koordinatörü); Raqa Rauf (kadın hakları savunucusu, yazar ve kampanya koordinatörü); Semira Muhammed (Rasan kadın dergisi editörü); Yanar Muhammed (Irak Kadın Özgürlüğü Örgütü başkanı); Aram Ali (bopeshawa.com sayfası koordinatörü); Baker Ahmed (şair ve yazar); Diler Kolnadar (CHAK örgütü yönetim kurulu üyesi); Ömer Faris (kurdsinnat.org sayfası koordinatörü) Amal Almas (Irak kadın Ligası); Irak Kürdistan’ı İşçi sendikası Federasyonu); Chro Sabir (Rasan Kadın Örgütü başkanı); Hana Şiwan(gazeteci ve kadın hakları savunucusu); Hamza Abd(Iraklı Kültür Evi İsveç-Gothenburg).
Kampanyaya katılmak veya destek sunmak isteyenler kampanya koordinatörlerinden Hozan Mahmud ve Reqa Rauf’a, ‘’houzan73@yahoo.co.uk’’ ve ‘’rega_rauf@yahoo.com’’ email adreslerinden ulaşabilirler.
ANF NEWS AGENCY"
|
|
Dersim Valisi MHP milletvekilliği için görevinden istifa etti
|
|
mandele yazdı: "DERSİM (04.05.2007)- 22 Temmuz tarihinde yapılacak seçimde MHP'den milletvekili olabilmek için Dersim Valisi Mustafa Erkal görevinden istifa etti.
Dersim Valisi Mustafa Erkal, yapılacak genel seçimde MHP listesinden milletvekili olabilmek için Valilik görevinden istifa etti. Vali Erkal'ın Dersim'den adaylığını koyacağı öne sürüldü.
KORUCU BAŞININ OĞLU DA MİLLETVEKİLİ OLMAK İSTİYOR
Hakkari Milletvekili Pinyaniş aşireti lideri ve korucubaşı Mustafa Zeydan'ın oğlu, Rüstem Zeydan seçimlerde milletvekili adaylığı için bulunduğu Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcılığı görevinden istifa etti. Rüstem Zeytan'ın AKP listesinden Hakkari milletvekili adayı olarak gösterileceği öne sürüldü.
ANF NEWS AGENCY"
|
|
GAZETECİLERDEN VALİYE 1 MAYIS PROTESTOSU
|
|
mircan yazdı: "Gazetecilerden Vali'ye 1 Mayıs protestosu İSTANBUL(ANKA)- İstanbul'da 1 Mayıs günü yaşanan olaylarda çevik kuvvettin gazetecilere yönelik saldırılarını protesto eden gazeteciler, “Vali istifa”, “Padişah istemiyoruz”, “Özgür basın susturulamaz”, “Basına uzanan eller kırılsın” sloganlarıyla İstanbul Valiliği'ne yürüdü.
İstanbul'da 1 Mayıs'ta çıkan olaylarda polisin saldırısına uğrayan ve meslektaşlarına destek veren gazeteciler, gazetecilere yönelik saldırıları protesto etmek amacıyla Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) ve Gazeteciler Cemiyeti (TGC) önünde sabah saatlerinde bir araya geldi.
İstanbul Valisi Muammer Güler ve emniyet güçlerini protesto eden gazeteciler, ellerinde gaz maskeleri ve kasklar ile gazetecilerin saldırıya uğradığı anda çekilmiş fotoğraflarını taşıdı. Vali Güler'i kaftan ve kavukla gösteren, altında “Son Padişah” yazan posterleri, saldırıya uğrayan gazetecilerin fotoğraflarını, “Kalemine, örgütüne sahip çık", "Özgür basın susturulamaz", "Haberime dokunma" yazılı dövizler taşıyan basın mensupları, gazetecilere yönelik saldırılara kırmızı kart çıkardı. 1 Mayıs'ta polisin saldırısına uğrayan Radikal Gazetesi'nden Demet Bilge Ergün, Vatan'dan Bülent Ergün, Kanal D muhabiri İhsan Yıldız yaşadıklarını anlattı. Demet Bilge, gazetecilerin sürekli şiddetle karşı karşıya kaldığını, bu olayların son bulmasını istediklerini belirtirken, Bülent Ergün de, yaşadıkları olayların son olması temennisinde bulundu.
Gazeteci Yıldız ise, saldırıya uğradıktan sonra İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah'ı gazetecilere saldıran polislerin görüntülerini iletmek amacıyla aradıklarını ancak ulaşamadıklarını söyledi. Yıldız, bazı polislerin bu tür olaylarda provokatif davrandığını söyledi ve sorumluların açığa çıkarılmasını istedi. Gazeteciler daha sonra ellerindeki dövizlerle, “Vali istifa”, “Padişah İstemiyoruz”, “Özgür basın susturulamaz”, “Basına uzanan eller kırılsın” sloganları atarak, TGC önünden İstanbul Valiliğine yürüdü.
TGS Genel Başkanı Ercan İpekçi, TGC Yönetim Kurulu üyeleri Vahap Munyar ve Celal Toprak, Haber-Sen'den Mehmet Demir, Çağdaş Gazeteciler Derneği'nden Barış Yarkadaş ve 1 Mayıs olaylarında yaralanan Cumhuriyet Gazetesi'nden Alper Turgun, Demet Bilge Ergün, Bülent Ergün ve İhsan Yıldız gazeteciler adına İstanbul Valisi Muammer Güler ile bir süre görüştü.
TGS Başkanı Ercan İpekçi, görüşme sonrası yaptığı açıklamada, Vali Güler'e saldırıya uğrayan gazetecilerin olayları anlattığını aktardı. İpekçi, yaralanan gazetecilerin isimlerini ve saldırıya uğradıkları yerlerine ilişkin bilgileri de ilettiklerini belirterek, Güler'in sorumlular hakkında inceleme başlatacağını söylediği kaydetti. İpekçi, bu tür olayların yaşanmaması için emniyet görevlilerinin sicil numaralarının görünür bir yere takılması talebinde bulunduklarını kaydetti. İpekçi, İstanbul Valisi Güler'in de kendilerine, “Söz veriyorum, tespit ettiğim hiçbir noksanlığı affetmem, yapan sonuçlarına katlanır. Polis, kimsenin hasmı değildir, gazetecinin kamu görevi yaptığını bilmelidir ve saygı duymalıdır” dediğini aktardı.
Görüşme sonrasında gazeteciler Valilikten TGC'ye kadar yürüyerek, buradan dağıldı.
Öte yandan, saldırıya uğrayan gazeteci Alper Turgut dün İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu, İstanbul Valisi Güler, Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, emniyet yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunurken, mağdur olan diğer gazetecilerde suç duyurusunda bulunacaklarını ifade etti.
"
|
Gönderen ozzy62 Tarih: Cuma, 04. Mayısıs 2007 (236 okunma)
(Devamı... | 3607 bayt kaldı | 0 yorumunuz? | | Puan: 0)
|
|
2813 Haber (352 Sayfa, 8 Bir Sayfada bulunan toplam Haber) |
|
|  |
| Bütün Üyeler: |
7 575 |
| Bugün üye olanlar: |
0 |
| Dün üye olanlar: |
0 |
| Çevrimiçi Üye(ler): |
0 |
| Çevrimiçi Misafir(ler): |
9 |
Lütfen buradan kayıt yaptırınız. Kayıtlı olmanız halinde sitenin tüm bölümlerini kullanabilirsiniz.
|
|
|
Pertekliyiz Biz Sitesinizi dilediginiz dilde tercüme etmek için asagidaki Dil seçenegini kullanabilirsiniz.
|
|
insan vucudu isitildiginda 1 milyondan fazla pilden cok daha buyuk bir enerji kaynagi saglanir.
pertekliyiz.biz
|
|