Willkommen bei www.Pertekliyiz.Biz
Ana Sayfa Biz Kimiz Bize Ulasin Bizi Tanitin Köyler Kitap Önerileri Ziyaretci Defteri
  Hallo Misafir!   
Pertekliyiz.biz Sitesine Hosgeldiniz........Xerhatin.........Xerama
 

RADYO PERTAQ FACEBOOK GRUBU
Unbenanntes Dokument

Radyo Pertaq

 


Login

Benutzername:

Passwort:


icon_home.gif Ana Sayfa
som_downloads.gif Menü
tree-T.gif Pertek Resimleri
tree-T.gif Forum
tree-T.gif Dosyalar
tree-T.gif Alevilik
tree-T.gif Mesaj Panosu
tree-T.gif Etkinlikler
tree-T.gif Linkler
tree-T.gif Dilek Tahtasi
tree-T.gif Ziyaretci Defteri
tree-T.gif En Iyiler
tree-T.gif Anketler
tree-T.gif Kadromuz
tree-T.gif Biyografiler
tree-T.gif Sitenize Ekleyiniz
tree-T.gif Kadin
tree-T.gif Atasozleri
tree-T.gif Saglik
tree-T.gif Dersim Haritasi
tree-T.gif Sifali Bitkiler
tree-T.gif Testler
tree-T.gif Genel Bilgiler
tree-T.gif Mektuplar
tree-T.gif Oyun Eglence
icon_poll.gif Kültür&Sanat
tree-T.gif Gazeteler
tree-T.gif Tv Izle
tree-T.gif Sarki Sozleri
tree-T.gif Siirler
tree-T.gif Fikra Diyari
tree-T.gif Kitaplar
tree-T.gif Kitap Önerileri
tree-T.gif Filmler
tree-T.gif Klipler
tree-T.gif Kose Yazilari
tree-T.gif Dizi Izle
tree-T.gif Genel Kültür
tree-T.gif Eglence
icon_members.gif Üye Menüsü
tree-T.gif Kullanici Kaydi
tree-T.gif Özel Mesajlar
tree-T.gif Üye Listesi
tree-T.gif Ziyaretci Defteriniz
tree-T.gif Bizi Tanitin
tree-T.gif Bize Ulasin
favoritos.gif Haberler
tree-T.gif Haber Gönder
tree-T.gif Tüm Haberler
tree-T.gif Haber Arsivi
tree-T.gif Haber Basliklari
icon_members.gif Bilgileriniz
icon_members.gif Cikis Yap

Kategorien
oarrow.gif Dersimden Haberler
oarrow.gif Dünyadan Haberler
oarrow.gif Güncel Haberler
oarrow.gif HABERLER
oarrow.gif Pertek Haberleri

Klipler

Yeni Klip
MERVAN TAN - ZARİN

MERVAN TAN - ZARİN
Yeni Klip
Tuncel Kurtiz//Grup Yorum 25.Yıl Konseri

Tuncel Kurtiz//Grup Yorum 25.Yıl Konseri
Yeni Klip
DENIZ YUSUF  HÜSEYIN

DENIZ YUSUF HÜSEYIN
Yeni Klip
DERSIM  MERKEZ

DERSIM MERKEZ
Yeni Klip
BABA BERTAL DA  DAVUL RESITALI

BABA BERTAL DA DAVUL RESITALI
Yeni Klip
PERTEK TANITIM FILMI

PERTEK TANITIM FILMI
Yeni Klip
Goran  Salih-Mn Ashqm

Goran Salih-Mn Ashqm
Yeni Klip
8 MART ETKINLIGI-PERTEK

8 MART ETKINLIGI-PERTEK
Yeni Klip
Kürmes Ezgisi

Kürmes Ezgisi
Yeni Klip
Ciwan Haco-diyarbekir

Ciwan Haco-diyarbekir


Yönetim
g Yönetim Bölümü

2502 Artikel (313 Seiten, 8 Artikel pro Seite)


Ergenekon savcısı dört generali sorgulasın
aktuelle News ki Deniz Kuvvetleri Komutanı Örnek’e ait günlüklerin Nokta’daki yayımı nedeniyle yargılanan Alper Görmüş’ün avukatı Ümit Kardaş, “Günlükteki darbeler kanıtlandı, sorumluları da yargılanmalı” dedi. Ergenekon savcısının müvekkilinin bilgisine başvurduğunu, darbe günlüklerini içeren CD’yi de inceletip gerçek olduğunu saptadığını söyleyen Kardaş “Sıra komutanların sorgusuna geldi” diye konuştu

Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek’e ait olduğu açıklanan ve 2004 yılında “Sarıkız” ve “Ayışığı” adlarıyla yapılmak istenen iki askeri darbeyle ilgili hazırlıkların anlatıldığı günlüklerin gerçek olduğunun anlaşılması üzerine, yargı tekrar göreve çağrıldı. Kapanan Nokta Dergisi’nin eski Genel Yayın Yönetmeni Alper Görmüş’ün avukatı emekli Hâkim Albay Ümit Kardaş “Yeni bir durum doğdu. Hem darbe hazırlığı içinde adı geçen dört kuvvet komutanının yargılanması gerekiyor hem de Ergenekon Operasyonu kapsamında ortaya çıkan yeni deliller ve bilgiler ışığında soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz’ün, Özden Örnek dahil, dört eski kuvvet komutanının ifadesini alması lazım” dedi. Görmüş’ün avukatlarından Filiz Kerestecioğlu da Alper Görmüş’ün günlükleri yayımladığı için yargılandığı davada, günlüklerin Örnek’in Deniz Kuvvetleri’ndeki bilgisayarından çıktığını belgeleyen Emniyet Müdürlüğü raporunu isteyeceklerini açıkladı.
Ergenekon soruşturmasını yürüten İstanbul Cumhuriyet Savcısı Öz, operasyonda gözaltına alınan kişilerin ifadeleri ve ele geçen belgelerin ardından, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek’e ait olduğu açıklanan günlüklerle ilgili 7 martta eski Nokta Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Alper Görmüş’ün bilgisine başvurmuştu. Savcı Öz, Görmüş’ten aldığı darbe günlüklerini içeren CD’yi Bilişim Suçları Bürosu’na göndererek inceletmiş, günlüklerin Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na ait bilgisayardan çıktığı anlaşılmıştı. Konu, Taraf’ın haberiyle duyurulmuştu.
Görmüş’ün avukatı Ümit Kardaş, Savcı Zekeriya Öz’ün Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınan kişilerin ifadeleri ile ele geçen belgeler üzerine müvekkilinin bilgisine başvurduğunu belirterek günlüklerin gerçekliğinin emniyet raporuyla belgelenmesinin ardından, darbe hazırlayan dört kuvvet komutanının da sorgulanması gerektiğini söyledi. Kardaş, “Savcı, müvekkilim Görmüş’ü çağırıp soruşturma kapsamında dinledi. Müvekkilimden alıp incelettiği CD’nin de Deniz Kuvvetleri’nde Özden Örnek’e ait bilgisayardan çıktığı belirlendi. Şimdi bu komutanları da soruşturma kapsamında dinleyeceğini umuyorum” dedi.
Kardaş, darbe hazırlığı içinde olduğu belirtilen dört kuvvet komutanının hakkında daha önce yapılan suç duyurusuna Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yetkisizlik kararı verdiğini hatırlatarak şunları söyledi: “Çiftbaşlı yargı var. Savcılar, görevinden alınan eski Van Cumhuriyet Savcısı Ferhat Sarıkaya’nın akıbetinden korkuyor. Siyasi iktidar burada devreye girerek sivil mahkemelerin askerleri yargılayabileceği yasal düzenlemeleri gerçekleştirmelidir.”
DARBE GÜNLÜKLERİ • Darbe günlüklerinde 24 Nisan 2004’te Kıbrıs’ta yapılan referandum öncesi, dört kuvvet komutanının, dönemin Genelkurmay Başkanı Org. Hilmi Özkök’e rağmen darbe yapma planı ve hazırlığı yaptığı anlatılmıştı. Günlüklere göre, Örnek ile dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman, Hava Kuvvetleri Komutanı İbrahim Fırtına ve halen ADD Genel Başkanı olan, Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur tarafından “Sarıkız” kod adı ile planlanan darbeden, Özkök’ün karşı tutumu, diğer bazı üst rütbeli subayların isteksizliği ve ABD’nin tavrı nedeniyle vazgeçilmişti. Eruygur bunun üzerine tek başına “Ayışığı” kod adlı ikinci bir darbe planı yapmıştı.
YAZARLAR: GEREKEN YAPILMALI • ‘Darbe Günlükleri’nin Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek’in bilgisayarından çıktığının Emniyet tarafından belgelenmesi üzerine medyada  gereken yasal işlemlerin yapılmasını isteyen yazılar da kaleme almaya başladı. Taraf’ın 2003-2004 yıllarında darbe hazırlığında ismi geçen komutanlara ulaşma çabaları karşılıksız kalırken,  hiçbir resmi kurumdan da bugüne kadar açıklama yapılmadı. Darbe planlarını yayımlayan ve baskı sonucu kapatılan Nokta Dergisi’nin eski Genel Yayın Yönetmeni Alper Görmüş “Özden Örnek’in iftira suçlaması” nedeniyle yargılanmaya devam ederken, darbe hazırlığın yapanlar hakkında dava açılmadı. Milliyet gazetesi yazarı Hasan Cemal, darbe planlarının resmiyet kazanmasını Taraf’ın haberinden alıntılar yaparak “AKP’den değil demokrasiden yana olmak” başlığı ile anlattığı yazısını şöyle bitirdi: ”2003-2004 darbe tertiplerinden bu yana çekilen çizginin ışığında şöyle bir düşünmekte yarar var. Çünkü konu ille de AKP’den değil, ‘demokrasiden yana olmak’la doğrudan ilgilidir.” Yine aynı gazetenin yazarı Derya Sazak da “Ergenekon soruşturması; Nokta’nın yayımladığı ve savcılığın emekli Oramiral Özden Örnek’in bilgisayarından çıktığını saptadığı ‘Darbe Günlükleri’nden anlıyoruz ki, ‘Bir ihtimal daha var’ diyen şarkı sözlerini çağrıştıran ‘ihtilal’ namesi yakın zamana dek dillerden düşmemiş!” diye yazdı. Vatan Gazetesi yazarı Necati Doğru ise “Ayışığı ve Sarıkız darbe girişimi günlüklerinin de Deniz Kuvvetleri bilgisayarında yazıldığına dair ‘kriminoloji raporu’ var mı? Beş gündür yazıyorum. ‘Var’ diyen çıkmadı” diyerek yetkililerdeki sessizliğe dikkat çekti.

Veröffentlicht von mustafa am Dienstag, 01. April 2008 (220 mal gelesen)
(0 Kommentare? mehr... | Druckbare Version  Diesen Artikel an einen Freund senden | Punkte: 0)

Araplar’ın zirvesi sönük başladı
aktuelle News

Suriye’nin başkenti Şam’ın ev sahipliğini yaptığı Arap Birliği zirvesi Lübnan’ın boykotu ve birçok Arap liderinin toplantıya katılmama kararı nedeniyle sönük başladı. Bugün sona erecek zirvenin açılışında Birliğin 22 üyesinden 11’inin devlet başkanı hazır bulundu

Suriye’nin başkenti Şam’ın ev sahipliğini yaptığı Arap Birliği zirvesi Lübnan’ın boykotu ve birçok Arap liderinin toplantıya katılmama kararı nedeniyle sönük başladı. Bugün sona erecek zirvenin açılışında Birliğin 22 üyesinden 11’inin devlet başkanı hazır bulundu. Suudi Arabistan Kralı Abdullah, Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek ve Ürdün Kralı Abdullah Şam’a gelmeyen liderler arasında yer aldı. Suriye katılımın azlığından diğer ülkelere baskı yaptığını iddia ettiği ABD’yi suçladı.
Açılış konuşmasını yapan Suriye lideri Beşşar Esad, Lübnan’daki siyasi krizin sona ermesine yardımcı olmak için işbirliğine hazır olduklarını söyledi. Esad, Lübnan’ın istikrarı ve Lübnanlılar’ın ulusal uzlaşısı temelinde, siyasi krizin çözümü için gerek Araplar’ın, gerekse başkalarının çözüm çabalarına destek vereceklerini belirtti.
ABBAS’TAN ÇAĞRI • Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa, üye ülkelerin dışişleri bakanlarının, İsrail-Arap barış görüşmelerini değerlendirmek üzere yıl içinde bir araya gelmeleri çağrısında  bulundu. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ise Filistinliler’i İsrail saldırılarından korumak için Arap ve uluslararası toplumun oluşturduğu barış gücü teklifinin ciddi olarak düşünülmesini istedi. Bu arada zirvenin başladığı saatlerde Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da basın toplantısı düzenleyen Faysal,  boykotun nedeninin Suriye olduğunu, bu ülkenin başta Lübnan olmakla üzere Ortadoğu’daki birçok sorunun ağırlaşmasının sebebi olduğunu ima etti.
HARİRİ SUİKASTI SUÇ ŞEBEKESİ İŞİ • Birleşmiş Milletler’in Lübnan’ın eski başbakanlarından Refik Hariri suikastını araştırmakla görevli soruşturma komisyonu, cinayetin Lübnan’daki başka saldırılarla da ilgili olan organize bir “suç şebekesi” tarafından işlendiğini tespit ettiklerini duyurdu. Açıklamaya göre 14 şubat 2005te Beyrut’taki bombalı saldırıda Refik Hariri’nin organize bir grup tarafından izlendiği ve grubun bazı üyelerinin suikasttan sonra da faaliyetlerini sürdürdüğü saptandı. Komisyon başkanı Daniel Bellemare BM Güvenlik Konseyi’ne sunduğu raporda önceliklerinin bu şebekenin üyeleri, saldırıdaki rolleri ve şebeke dışındaki kişilerle ilişkileri hakkında daha fazla bilgi toplamak olduğunu ifade etti. Gizlilik gerekçesiyle bu isimleri açıklamayacağını belirten Bellemare “Bireylerin isimleri ileride savcının iddianamesinde geçecek, o da yeterince kanıt toplanabilirse” diye konuştu.

Veröffentlicht von mustafa am Dienstag, 01. April 2008 (199 mal gelesen)
(0 Kommentare? mehr... | Druckbare Version  Diesen Artikel an einen Freund senden | Punkte: 0)

'Halkımız üzerinde yeni silahlar denendi'
aktuelle News
Gündem - 31.03.2008 Pazartesi - 11:33
  « Önceki Haber  -  Sonraki Haber »  
 'Halkımız üzerinde yeni silahlar denendi'
DTP'li Tuncel Londra'da düzenlenen nevruz mitinginde konuştu

Merve LOĞMMANOĞULLARI/ LONDRA, (DHA)


LONDRA'nın en önemli konser alanlarından Finsbury Park'ta düzenlenen `Nevruz bayramı kapanış kutlamasına' DTP Diyarbakır milletvekili Sabahat Tuncel'in yanısıra Londra Büyükşehir Belediyesi Başkan adayları Ken Livingstone, Boris Johnson ve Brian Paddick de katıldı. Yaklaşık 8 bin kişinin katıldığı etkinlikte müzik grupları konser verirken Tuncel, "Halkımız üzerinde yeni silahlar denendi" dedi.

Bölücü başı Abdullah Öcalan sempatizanlarının çoğunlukta olduğu izleyiciler, üzerlerine Öcalan resimli tişört ve ellerindeki bezlerle lehine zaman zaman slogan attı. 14 yıldır görevde olan Londra Büyükşehir Başkanı Ken Livingstone, propaganda turları kapsamında Nevruz kutlamasına katıldı. Türk toplumunun Londra'ya önemli katkı ve getirisi olduğunu anlatan Başkan, Türkler'e işsizlik ve eğitim alanlarında daha fazla yatırım yapacaklarını söyledi. Livingstone, nevruzun önümüzdeki yıl Londra'nın en önemli turistik meydanlarından Trafalgar Square'de kutlanacağını anlattı.

Muhafazakar Parti'nin Londra Belediye Başkan adayı Boris Johnson, herkesin nevruzunu içten dileklerle kutladığını belirtirken kendisinin de Türk asıllı olduğunu hatırlatarak, "Ben de Türküm ama ben seçildiğim takdirde herkesin başkanı olacağım" dedi. Liberal Demokrat Parti Başkan adayı Brian Paddick ise, "30 yıl polis teşkilatı başkanlığı yaptım. Londra’'a yaşayan herkesin sorunlarıyla yakından ilgilendim. Londra başkanınız ben olayım" diye konuştu.

Demokratik Toplum Partisi (DTP) İstanbul milletvekili Sabahat Tuncel ise, "Merhaba sınır tanımayan demokrasi mücadelesi eden güzel insanlar" diye başladığı konuşmasında şöyle dedi:

"Nevruzu en çok Kürtler kutlar. Çünkü kutlamak için çok büyük emekler verdiler. Nevruzu yaratanlara hel^al olsun bu bayram. Bu yıl Türkiye'de nevruz büyük coşkuyla kutlandı. Fakat Van, Siirt ve Hakkari'de ne yazık ki halkımızın üzerine kurşun sıkıldı, evler basıldı ve yeni silahlar denendi halkımızın üzerinde. Bu ilk değildi. Mehmet Deniz'in katledilmesiyle başlayan olayların devamıydı ve AKP hükümetinin Kürt halkına karşı bir savaş verdiğini kanıtladı. Bayramını kutlmak isteyenler kurşunlarla karşılandı. Bu yanlıştan vazgeçilmeli. Kürt halkının yanında olmak onurlu bir iştir. Sorunun çözümü demokrasi ve barıştır. Kürtlerin taleplerini AKP ve dünya duymalı."
Veröffentlicht von mustafa am Montag, 31. März 2008 (146 mal gelesen)
(0 Kommentare? mehr... | Druckbare Version  Diesen Artikel an einen Freund senden | Punkte: 0)

Ötekinin dışlanmadığı Türkiye
aktuelle News mustafa schreibt "

Yedi işçi ve işveren örgütünce hazırlanan ve 81 ilde okunan bildiriyi açıklayan TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, çağrıyı herkese yaptıklarını kaydederek “Bundan sonra karşısındakinin fikrini dikkate alan, birbirini ‘öteki’ diye dışlamayan bir Türkiye’de yaşamak istiyoruz” dedi

TOBB, TZOB, TESK, Türk-İş, Hak-İş, TİSK ve Kamu-Sen, 81 ilde aynı anda “Türkiye İçin Sağduyu” çağrısı yaptı. İstanbul’da TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu tarafından okunan çağrıda “Uluslararası finansal krizin dalgalarını hissetmeye başladığımız iktisadi tedbir arayacağımıza, hâlâ sağduyu arıyor olmamız talihsizliktir” ifadesine yer verildi. Ortak metinde, Türkiye’nin, gelişen dünya şartlarına uygun, toplumun beklentilerini karşılayan, her ferdini kucaklayan, evrensel değerlerle kendi değerlerini bütünleştirecek anayasa, siyasi partiler kanunu ve hukukun üstünlüğü ilkesini güçlendirmeye ihtiyacı olduğu ifadesine yer verildi. “Bundan sonra karşısındakinin fikrini dikkate aldığı, birbirini ‘öteki’ diye dışlamadığı bir Türkiye’de yaşamak istiyoruz” diye konuşan Hisarcıklıoğlu, Türkiye için sağduyu çağrısını, bütün siyasi parti genel başkanlarını, Meclis Başkanını ve Cumhurbaşkanını ziyaret ederek dile getireceklerini söyledi. Hisarcıklıoğlu, TOBB, Türkiye Kamu-Sen, Hak-İş, Türk-İş, TESK, TİSK ve TZOB genel başkanlarıyla birlikte düzenledikleri “Türkiye İçin Sağduyu” konulu toplantının ardından soruları yanıtladı. Ana konunun, Türkiye’de işçi, esnaf, memur ve ticaret sanayi odalarının bir araya gelmesi olduğunu ifade eden Hisarcıklıoğlu “Bu çağrıyla beraber herkes almış olduğu mevcut pozisyondan bir adım geri atmalıdır, eğer uzlaşma istiyorsak... Diyaloğu ortaya çıkarmak istiyorsak bunu yapmaya mecburuz” diye konuştu.
TEMSİL GÜCÜ YÜKSEK • Hisarcıklıoğlu, Türkiye’nin örgütlü meslek kuruluşları başkanları olarak oluşturdukları kitlenin, aileleriyle birlikte bakıldığında Türkiye’nin nüfusunun yarısından fazlasını temsil ettiğine dikkati çekti. Her konunun tartışılabilmesi, ancak bir şeye çok dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizen Hisarcıklıoğlu “Karşıdakinin kaygılarını dikkate alıyor olmamız lazım. ‘Öteki’ diye birbirimizi ayırt etmemeliyiz. Birbirimize ‘öteki’ diye bakmaya başladığımız zaman, en büyük zararı toplum olarak hepimiz göreceğiz” ifadesini kullandı.
ORTAK AKLA ÇAĞRI • Hisarcıklıoğlu, “ortak akla” herkesin dikkat etmesi gerektiğini vurgulayarak “Herkesin belli bir ortamda, birbirlerinin de kaygılarını dikkatle tartıştığı bir nokta olması lazım. Bu çağrımız, bütün sivil toplum ve meslek örgütlerine, herkese... Sadece yedi meslek örgütü başkanı, sivil toplum örgütü başkanı değil, biz bu çalışma kültürünü anayasa platformunda gerçekleştirmekteyiz” dedi.
HİSARCIKLIOĞLU: YENİ ANAYASA İHTİYAÇ VAR • Sivil toplum örgütleri olarak somut neticeleri de söylediklerini belirten TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu “Yeni bir anayasa ve siyasi partiler yasasına ihtiyaç var. Yani bunu dikkate aldığımız zaman, gerçek noktaya odaklanmış olacağız” dedi. Hisarcıklıoğlu, çağrıyı bütün siyasi partilerin genel başkanlarını, Meclis Başkanını, Cumhurbaşkanını ziyaret ederek, aktaracaklarını dile getirerek “Bizim çağrımız herkese, bu çağrımıza katılmak isteyen bütün sivil toplum ve meslek örgütlerinin hepsine açık” diye konuştu. Türkiye’de özellikle son bir yıldır, fikirlerin çatıştığı noktada, sivil toplum örgütleri başkanları olarak, ortak uzlaşı zemini arayışları için çeşitli girişimlerde bulunduklarını ancak bunun, başarılı olacağı anlamına gelmediğini belirterek, şöyle konuştu: “Aslında bizim bu çağrımız toplumun tüm kesimine. Sadece siyasi partiler değil, sadece bürokrasi değil, toplumun tüm kesimlerine. Herkese bu çağrıyı yapıyoruz ki herkesin, bundan sonra karşısındakinin fikrini dikkate aldığı, birbirini ‘öteki’ diye dışlamadığı bir Türkiye’de yaşamak istiyoruz. Gerçek gündemimize dönüp Türkiye’nin layık olduğu yere gelmesini istiyoruz, beklentimiz bu.”
Öte yandan, Ankara’da da TESK toplantı salonunda düzenlenen toplantıda ise, TESK Başkanvekili Burhan Aksak tarafından ortak metin okundu. Toplantıya, ASO Başkanı Nurettin Özdebir ile metne imza koyan örgütlerin temsilcileri katıldı.


( Taraf ) - 26.03.2008 
"
Veröffentlicht von ozzy62 am Freitag, 28. März 2008 (148 mal gelesen)
(0 Kommentare? mehr... | Druckbare Version  Diesen Artikel an einen Freund senden | Punkte: 0)

Irak parlamentosu'nda kim kimdir?
aktuelle News
Irak Başbakanı Nuri el Maliki, 2006 yılı baharında Şii, Kürt ve Sünni Arap partilerden oluşan bir hükümet kurdu.

Bu yeni hükümetin temel gündem maddesi uzlaşmaydı ama son olarak 2008 Mart ayında yapılan ve sonuç alınamayan konferans da gösterdi ki, Irak'ın çok sayıdaki topluluğu, mezhebi arasında bir uzlaşma sağlamak pek de kolay görünmüyor ve bu konuda çok ilerleme sağlanabilmiş değil.

Kabine son bir kaç ayda bir hayli yıprandı.

En büyük Sünni Arap parti, 2007 yılının Ağustos ayında hükümetteki bakanlarını çekti, Birleşik Irak İttifakı'ndan bakanlar da hükümet toplantılarını boykot ediyorlar.

Sadr yanlısı bakanlar 2007 yılı Nisan ayında hükümetten ayrılırken, daha küçük bir Şii partisi olan Fadila da Birleşik Irak İttifakı'ndan çekildi.

El Maliki, 2007'nin Ağustos ayında dört partiden oluşan Kürt - Şii ittifakı kurdu ama bu yılın Mart ayında bu oluşuma henüz Sünni Arapları katabilmiş değil.

Bazı bakanların mezhepler arası ayrılığa ve bölücülüğe karıştıkları iddiaları gündemde.


 

 

 

 

 

 

 

 

 

KİLİT İSİMLER

Cumhurbaşkanı: Celal Talabani (Kürt - PUK - KYB/Kürdistan Yurtseverler Birliği)
Başbakan: Nuri al-Maliki (Şii - UIA- Birleşik Irak İttifakı/ Dava)
Meclis Başkanı: Mahmud El Meşhedani (Sünni Arab)
Dışişleri Bakanı: Hoşyar Zebari (Kürt - KDP/Kürdistan Demokrat Partisi)
İçişleri Bakanı: Cevad Bulani (Şii - Bağımsız)
Savunma Bakanı: General Abdülkadir Muhammed Casim (Sünni - Bağımsız)
Petrol Bakanı: Hüseyin Şehristani (Şii - UIA- Birleşik Irak İttifakı )
Ulusal Güvenlik Bakanı: Şervan el Vaili (Şii - UIA/ Birleşik Irak İttifakı )

 

 

SİYASİ SİSTEM

Irak'ın üç üyeli bir Cumhurbaşkanlığı konseyi bulunuyor, bu konseyi cumhurbaşkanı ve iki yardımcısı oluşturuyor.

Bu kişiler, Ulusal Meclis tarafından üçte iki çoğunluk esasına göre seçiliyorlar.

Mecliste en büyük çoğunluğa sahip partinin lideri olan Başbakan, Cumhurbaşkanı tarafından atandıktan sonra kabinesini belirliyor.

Ulusal Meclis /Temsilciler Konseyi, 275 sandalyeden oluşuyor. Bunların 230'u Irak'ın 18 eyaletinden seçilen temsilcilere ayrılmış durumda.

Geriye kalan 45 sandalye de partilerin oy oranına göre nisbi temsil yöntemiyle belirleniyor.

Meclisteki milletvekillerinin en az 25'inin, yani 70'inin, kadın olması şartı aranıyor. Meclis, dört yıllığına belirleniyor.

Anayasaya göre "Federasyon Konseyi" adı verilen, eyaletleri temsil edecek bir meclis planlandı, ancak asla hayata geçirilemedi.

 

 

SEÇİMLER

Iraklılar, 2003 yılında ABD önderliğindeki işgalden bu yana üç kez seçime gittiler:

30 Ocak 2005 - Geçici hükümet (2004 yılı Haziran ayında koalisyon güçlerince belirlenen geçiş süreci hükümetinin yerini aldı. Katılım yüzde 58'di ama Sünni Arapların yoğun olduğu Selahaddin ve Anbar eyaletleri seçimlere katılmayı reddetmişti.)

15 Ekim 2005 - Anayasa referandumu Katılım yüzde 66 oldu, anayasadan yana yüzde 78 oy kullanıldı. Seçim, yine Selahaddin ve Anbar eyaletlerinde reddedildi.)

15 Aralık 2005 - Ulusal meclis seçimi. Demokratik seçimle işbaşına gelen ve referanduma onaylanan Iraklıların hazırladığı anayasaya dayandırıldı. Katılım yüzde 75'di.

Veröffentlicht von mustafa am Freitag, 28. März 2008 (268 mal gelesen)
(0 Kommentare? mehr... | Druckbare Version  Diesen Artikel an einen Freund senden | Punkte: 0)

Sabancı suikastinde yollar Ergenekon çıkıyor
aktuelle News ANKARA (27.03.2008)- Derin devlet tartışmalarında öne çıkan Ergenekon örgütünün, Sabancı suikastındaki rolü irdeleniyor. İşçi Partisi’ne yakın Aydınlık Dergisi’nin bürosunda cinayetten önce suikat sanıklarının isminin kaydedildiği ajandanın bulunması, derin devleti yeniden gündeme getirdi. Sabancı suikastin gerçekleştiği dönemde Öcalan, cinayetin derin devletin çeteleri tarafından yapıldığını gündeme getirmişti.

Son günlerde derin devlet ile eş anlamlı anılan Ergenekon örgütünün Sabancı suikastı ile bağlantısı olduğunu gösteren deliller de ortaya çıkmaya başladı.

Edinilen bilgilere göre İşçi Partisi’ne yakınlığıyla bilinen Aydınlık Dergisi’nin Sultanahmet'teki yönetim binasında 1995 yılına ait bir ajandada, bir yıl sonra gerçekleşecek olan Sabancı suikastına ait izler tespit edildi. Buna göre ajandanın 8 Ocak 1995 tarihli sayfasında, suikastın tetikçisi Mustafa Duyar ile suikastta etkin rol oynadıkları belirtilen Fehriye Erdal ve İsmail Akkol'un isimleri yer alıyordu.

Ergenekon bağlantısı nedeniyle “yardım ve yataklık” iddiasıyla tutuklanan Aydınlık Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Serhan Bolluk'un, ajanda ve yazıların kendisine ait olmadığını öne sürdüğü belirtildi. “Ajandanın özellikle birileri tarafından bu soruşturmada kullanılmak üzere büroya konulduğunu” belirten Bolluk, suçlamaları reddetti.

CİNAYET, AJANDADAN BİR YIL SONRA İŞLENDİ

9 Ocak 1996'da Sabancı Holding Yönetim Kurulu Üyesi Özdemir Sabancı Toyota- SA Genel Müdürü Haluk Görgün ve Başkanlık Sekreteri Nilgün Hasefe, DHKP-C üyesi Mustafa Duyar, İsmail Akkol ve Fehriye Erdal tarafından Sabancı Center'ın 25’inci katında öldürülmüşlerdi.

Tetikçi Mustafa Duyar, suikasttan bir yıl sonra, ilginç bir şekilde Türkiye'nin Şam Büyükelçiliği'ne teslim olmuştu. Duyar’ın teslim olmasıyla ilgili olarak da çeşitli iddialar gündeme gelmiş ve o dönemde konunun derin devlet ile bağlantısı sık sık tartışılmıştı.

SABANCI AİLESİ NİYE SESSİZ

Cinayete ilişkin bazı karanlık bilgiler veren Duyar, tutuklanarak bir süre özel hücrede kaldıktan sonra Afyon cezaevinde kuşkulu bir cinayete kurban gitmişti. Ülkücü niteliğiyle öne çıkan Nuriş lakaplı Karagümrük çetesi tarafından Duyar’ın 15 Şubat 1999 tarihinde öldürülmesi, derin devletin rolünü daha açık hale getirmiş, ancak Sabancı ailesinin de olayın üzerine gitmemesi ve suskun kalması nedeniyle konu kısa sürede kapanmıştı.

SANIKLARIN HİÇ BİRİ AÇIK YARGILANAMADI

Ciyanet sanıklarından Fehriye Erdal’ın Belçika’da tutuklandıktan sonra Türkiye’ye iadesi için yürütülen hukuki prosedür ise sonuçlanmadı ve Erdal Türkiye’ye getirilemedi. Suikast faillerinden İsmail Akkol’un ise akıbeti hakkında herhangi bir sonuç çıkmadı. Çeşitli iddialara göre Akkol da öldürüldü. Böylece yargılamanın sonuçlanamaması, derin devlete ilişkin kuşkuları gün yüzüne çıkarmıştı.

SABANCI “ÇÖZÜM” DEDİ, “DERİN SUİKAST” DEVREYE GİRDİ

Çünkü o dönemdeki sabancı cinayeti, Kürt sorununun çözümüne ilişkin sabancı tarafından yapılan çağrılar sonucunda gerçekleşmişti. Sabancı’nın barışçı çözüm çağrılarına çok sert cevap veren dönemin MHP lideri Alpaslan Türkeş, Sakıp Sabancı’yı “çizmeyi aşmakla” tehdit etmiş ve bunun ardından Özdemir Sabancı Toyota- SA Genel Müdürü Haluk Görgün ve Başkanlık Sekreteri Nilgün Hasefe söz konusu cinayete kurban gitmişlerdi.

O dönemde asıl hedefin Sakıp Sabancı olduğu konusunda açık görüş birliği oluşmuştu. Bu da cinayetin derin devlet tarafından yapıldığını ispatlayan önemli ipuçlarından biriydi. Sanıkların açık yargılama ile çözülmemesi, kuşkulu ölümleri ya da Türkiye’ye getirilerek itiraflarının sağlıklı bir şekilde alınamaması da derin devlet izlerini güçlendiren unsurlar arasında yer alıyor.

DUYAR DEV SOL’A MI SIZDIRILDI?

Ayrıca suikastı işleyenlerin, şimdiki ismi DHKP-C olan Dev-sol örgütüne üyelikleri konusunda da şüpheli sonuçlar ortaya çıkmıştı. Mustafa Duyar’ın Dev-Sol üyeliği tartışmalı olarak kendisiyle birlikte mezara gitti. Bazı iddialara göre Duyar Ergenokon tarafından Dev Sol’a sızdırlmış biriydi.

EYÜK AŞIK’IN İFADELERİ

ANAP eski milletvekili Eyüp Aşık, Mustafa Duyar’ın teslim olmadan önce kendisini aradığını ve "Sabancı Güneydoğu işine el attığı için bize öldürülmesi emri geldi. Binada aslında üç değil dört kişiydik. Olaydan üç gün sonra bizil öldürmeye çalıştılar. Suikastta kullanılan silahları daha sonra bizden aldılar. Bu silahlardan biri Baretta marka olan, Sidat Buçak’ın Susurluk’ta kaza yapan otomobilinden çıkan silahtı ve namlusunu değiştirmişlerdi" dediğini söyledi

Eski Adelet Bakanı Şevket Kazan, Duyar’ın devlet adına bazı eylemler yaptığını iddia etmiş ve "Polisle işbirliği yaptığı için önceki örgütten atılmıştı" dedi

Ayrıca Fehriye Erdal’ın Susurluk kazasında ölen Emniyet Müdürü Hüseyin Kocadağ tarafından Sabancı Center’a yerleştirilmesi ise başka bir derin devlet kuşkusu olarak kayıtlara geçmişti.

ÖCALAN: SUİKASTİ ÇETELER YAPTI

Cinayetin niteliğine ilişkin o dönemde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın “Sabancı suikastı derin devlet tarafından yapıldı” şeklindeki açıklamaları da dikkat çekiciydi.

5 Aralık 1997'de Serxwebun dergisinde Öcalan, Sabancı suikastine ilişkin karanlık noktaların olduğunu belirterek şunları söylemişti:

‘’Bana göre de bir çok belirti bu suikastın sıradan bir suikast olmadığı Dev-Sol’un da işi olmadığı, ben bir kez daha bu görüşümü tekrarlamak zorundayım.

Devleti hukuk dışı bir duruma, tümüyle çeteleşmenin yuvası durumuna getirmeleri Sabancı, hatta Koç gibi sermaye çevrelerini de rahatsız ediyor. Tansu Çiller, Koç demiyor, "Boynuzlu sermaye" diyor; işte bu kadar pervasızlaşan çete, Sabancı'nın bir kardeşini de öldürüyor. Vehbi Koç'un oğlu ve Sabancı "yeter" diyor. Yani en üst sermaye bile rahatsız durumdadır. Çünkü Topal cinayetinde görüldüğü gibi hepsinin vurulması devreye giriyor, çete azgınlaşıyor. Sıradan bir Yeşil çetesi bile bir çırpıda on milyon dolar kazanıyor. Bunların el attığı imkanlar artık beş yüz bin marktan aşağı değildir.

Bunun devam ettirilmesi devletin daha da yıkılması anlamına gelecektir. Tıpkı Mustafa Kemal'in kuruluş döneminde çete hareketine son vermesi gibi; dikkat edelim Topal Osman'ı, Çerkez Ethem'i kullandı, buna benzer birçok çevreyi kullandı, fakat daha sonra bunları ya kaçırttı ya da idam ettirdi. Milletvekilini TBMM'de katlettirdi, ama sonradan katili de astırdı.''
Veröffentlicht von mustafa am Freitag, 28. März 2008 (157 mal gelesen)
(0 Kommentare? mehr... | Druckbare Version  Diesen Artikel an einen Freund senden | Punkte: 0)

Ergenekon operasyonu AP raporuna girdi
aktuelle News BRÜKSEL (27.03.2008)- Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Demokrat Ria Oomen-Ruijten hazırladığı rapora Ergenekon operasyonu dahil edildi. Türkiye’de ordu ve yargıdan oluşan elit tabakanın eleştirildiği raporda Kürt sorunun çözümü de istendi.

Oomen-Ruijten tarafından kaleme alınan Türkiye raporu taslağı, AP Dış İlişkiler Komisyonunda tartışıldı. Raporda günlerdir Türkiye’de tartışma konusu olan Ergenekon operasyonu, 301 ve Kürt sorunu gündeme geldi.

Raportör Oomen-Ruijten, rapor hakkında komisyon üyelerine verdiği bilgide dengeli bir rapor hazırladığını ve eleştirilerin yanında olumlu yönlere de vurgu yapmaya çalıştığını söyledi.

DÜNYADA BÖYLE BİR ÜLKE YOK

Türkiye’deki son gelişmeler nedeniyle taslak raporda yargıya yönelik eleştirilerini sertleştirmeyi düşündüğünü belirten AP üyesi Oomen-Ruijten, “Ordu ve yargıdan oluşan elit tabakası var. TBMM 3’te 2 çoğunlukla üniversitelerde başörtüsünün serbest bırakılmasına karar veriyor fakat uygulanmıyor. Ben dünyada böyle başka bir ülke bilmiyorum. Bunun örneği yok. Yargı bağımsızlığından yanayım. Ama Türkiye’de herkesin güvenebileceği bir yargı maalesef yok. Bu Türkiye’nin eksiği” dedi

ORDU SINIRLANMALI

AKP ve DTP’ye kapatma davaları açılmasının karşı olduğunu beliren Oomen-Ruijten, sadece yargıyla ilgili hızlı reformlar yapılarak bu sorunun üstesinden gelinebileceğini vurguladı.

Raportör Oomen-Ruijten konusunda ‘’orduya da güçlü mesaj vermek gerekiyor. İyi işleyen modern demokrasi istiyorlarsa kendilerini sınırlamalılar” dedi.

Türk hükümetinin reformlar konusunda kararlılık mesajları verdiğini, ancak artık geçirilecek zaman olmadığını belirten Oomen-Ruijten, “TCK 301’de Türkiye artık ürününü ortaya koymalı” dedi.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ın Kuzey Kıbrıs’ı ziyaret ederek çözümde ilk söz hakkı bizim mesajı verdiğini savunan Oomen-Ruijten, Kıbrıs sorununun çözümünde ordunun yapıcı davranmasını istedi.

ERGENEKON OPERASYONU

Mayıs ayında AP Genel Kurulunda oylanması beklenen taslak raporda, Ergenekon soruşturmasının kararlılıkla sürdürülerek örgütün “devlet organlarındaki tüm bağlantılarının ortaya çıkarılarak örgütle ilişkisi olanların yargıya teslim edilmesi” isteniyor.

Raporda, yeni sivil anayasa hazırlığının insan hakları ve özgürlüklerin korunmasını anayasanın merkezine yerleştirme açısından çok önemli bir fırsat olduğu ve yeni anayasa çalışmasında sivil toplumun geniş katılımının sağlanması tavsiye ediliyor.

Türk Ceza Kanunu’nun 301’inci maddesinin tekrar tekrar verilen taahhütlere bağlı kalınarak öncelikle değiştirilmesi istenen belgede, ifade özgürlüğü kapsamında yeni reformların yapılmamış olması eleştiriliyor.

DTP VE BELEDİYE BAŞKANLARI KÜRT SORUNUNA ÇÖZÜME DAHİL EDİLMELİ

Belgede, Türk hükümetine, Kürt sorunun kalıcı çözümü amaçlayan siyasi inisiyatifin öncelikli olarak başlatılması çağrısı yapılıyor. DTP’li milletvekilleri ve belediye başkanlarından “demokratik Türk devleti içinde Kürt meselesine siyasi çözüm arayışına yapıcı şekilde dahil olmaları” isteniyor.

PKK SİLAH BIRAKSIN

Raporda ayrıca PKK’nin ön koşulsuz olarak derhal silah bırakması talep ediliyor. Raporda ayrıca Irak hükümetine ve bölgesel Kürt yönetimine çağrı yapılarak, Türkiye ve Irak arasındaki diyalogdan memnuniyet duyulduğu belirtiliyor.

Taslak raporda, Başbakan Erdoğan’ın Almanya’da yaptığı “asimilasyona hayır, entegrasyona evet” konuşmasının not edildiği belirtilerek, bu kapsamda “Türkçe dışındaki dillerde televizyon yayınına ve eğitime erişimde ve kamu hizmetlerinin verilmesine” değiniliyor.
Veröffentlicht von mustafa am Freitag, 28. März 2008 (195 mal gelesen)
(0 Kommentare? mehr... | Druckbare Version  Diesen Artikel an einen Freund senden | Punkte: 0)

Ötekinin dışlanmadığı Türkiye
aktuelle News

Yedi işçi ve işveren örgütünce hazırlanan ve 81 ilde okunan bildiriyi açıklayan TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, çağrıyı herkese yaptıklarını kaydederek “Bundan sonra karşısındakinin fikrini dikkate alan, birbirini ‘öteki’ diye dışlamayan bir Türkiye’de yaşamak istiyoruz” dedi

TOBB, TZOB, TESK, Türk-İş, Hak-İş, TİSK ve Kamu-Sen, 81 ilde aynı anda “Türkiye İçin Sağduyu” çağrısı yaptı. İstanbul’da TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu tarafından okunan çağrıda “Uluslararası finansal krizin dalgalarını hissetmeye başladığımız iktisadi tedbir arayacağımıza, hâlâ sağduyu arıyor olmamız talihsizliktir” ifadesine yer verildi. Ortak metinde, Türkiye’nin, gelişen dünya şartlarına uygun, toplumun beklentilerini karşılayan, her ferdini kucaklayan, evrensel değerlerle kendi değerlerini bütünleştirecek anayasa, siyasi partiler kanunu ve hukukun üstünlüğü ilkesini güçlendirmeye ihtiyacı olduğu ifadesine yer verildi. “Bundan sonra karşısındakinin fikrini dikkate aldığı, birbirini ‘öteki’ diye dışlamadığı bir Türkiye’de yaşamak istiyoruz” diye konuşan Hisarcıklıoğlu, Türkiye için sağduyu çağrısını, bütün siyasi parti genel başkanlarını, Meclis Başkanını ve Cumhurbaşkanını ziyaret ederek dile getireceklerini söyledi. Hisarcıklıoğlu, TOBB, Türkiye Kamu-Sen, Hak-İş, Türk-İş, TESK, TİSK ve TZOB genel başkanlarıyla birlikte düzenledikleri “Türkiye İçin Sağduyu” konulu toplantının ardından soruları yanıtladı. Ana konunun, Türkiye’de işçi, esnaf, memur ve ticaret sanayi odalarının bir araya gelmesi olduğunu ifade eden Hisarcıklıoğlu “Bu çağrıyla beraber herkes almış olduğu mevcut pozisyondan bir adım geri atmalıdır, eğer uzlaşma istiyorsak... Diyaloğu ortaya çıkarmak istiyorsak bunu yapmaya mecburuz” diye konuştu.
TEMSİL GÜCÜ YÜKSEK • Hisarcıklıoğlu, Türkiye’nin örgütlü meslek kuruluşları başkanları olarak oluşturdukları kitlenin, aileleriyle birlikte bakıldığında Türkiye’nin nüfusunun yarısından fazlasını temsil ettiğine dikkati çekti. Her konunun tartışılabilmesi, ancak bir şeye çok dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizen Hisarcıklıoğlu “Karşıdakinin kaygılarını dikkate alıyor olmamız lazım. ‘Öteki’ diye birbirimizi ayırt etmemeliyiz. Birbirimize ‘öteki’ diye bakmaya başladığımız zaman, en büyük zararı toplum olarak hepimiz göreceğiz” ifadesini kullandı.
ORTAK AKLA ÇAĞRI • Hisarcıklıoğlu, “ortak akla” herkesin dikkat etmesi gerektiğini vurgulayarak “Herkesin belli bir ortamda, birbirlerinin de kaygılarını dikkatle tartıştığı bir nokta olması lazım. Bu çağrımız, bütün sivil toplum ve meslek örgütlerine, herkese... Sadece yedi meslek örgütü başkanı, sivil toplum örgütü başkanı değil, biz bu çalışma kültürünü anayasa platformunda gerçekleştirmekteyiz” dedi.
HİSARCIKLIOĞLU: YENİ ANAYASA İHTİYAÇ VAR • Sivil toplum örgütleri olarak somut neticeleri de söylediklerini belirten TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu “Yeni bir anayasa ve siyasi partiler yasasına ihtiyaç var. Yani bunu dikkate aldığımız zaman, gerçek noktaya odaklanmış olacağız” dedi. Hisarcıklıoğlu, çağrıyı bütün siyasi partilerin genel başkanlarını, Meclis Başkanını, Cumhurbaşkanını ziyaret ederek, aktaracaklarını dile getirerek “Bizim çağrımız herkese, bu çağrımıza katılmak isteyen bütün sivil toplum ve meslek örgütlerinin hepsine açık” diye konuştu. Türkiye’de özellikle son bir yıldır, fikirlerin çatıştığı noktada, sivil toplum örgütleri başkanları olarak, ortak uzlaşı zemini arayışları için çeşitli girişimlerde bulunduklarını ancak bunun, başarılı olacağı anlamına gelmediğini belirterek, şöyle konuştu: “Aslında bizim bu çağrımız toplumun tüm kesimine. Sadece siyasi partiler değil, sadece bürokrasi değil, toplumun tüm kesimlerine. Herkese bu çağrıyı yapıyoruz ki herkesin, bundan sonra karşısındakinin fikrini dikkate aldığı, birbirini ‘öteki’ diye dışlamadığı bir Türkiye’de yaşamak istiyoruz. Gerçek gündemimize dönüp Türkiye’nin layık olduğu yere gelmesini istiyoruz, beklentimiz bu.”
Öte yandan, Ankara’da da TESK toplantı salonunda düzenlenen toplantıda ise, TESK Başkanvekili Burhan Aksak tarafından ortak metin okundu. Toplantıya, ASO Başkanı Nurettin Özdebir ile metne imza koyan örgütlerin temsilcileri katıldı.


( Taraf ) - 26.03.2008 
Veröffentlicht von mustafa am Freitag, 28. März 2008 (143 mal gelesen)
(0 Kommentare? mehr... | Druckbare Version  Diesen Artikel an einen Freund senden | Punkte: 0)


2502 Artikel (313 Seiten, 8 Artikel pro Seite)


Günün Sözü

dil secimi
Sprache für das Interface auswählen

ENGLISH FRENCH GERMAN TURKISH _LANGGERMAN (Du)

Who is online
All members: 7 575
Register today: 0
Register yesterday: 0
Members online: 0
Guests online: 10


Don't have an account yet? You can create one. As registered user you have some advantages like theme manager, comments configuration and post comments with your name.


Köse Yazilari
ALi Baran Düzgün
pertekliyiz.biz@hotmail.com

Gazi katliamını yeniden düşünmek
Ali Haydar Gürbüz
pertekliyiz.biz@hotmail.com

Li Koçgîrî heta Roboskî
Can KASAPOĞLU
pertekliyiz.biz@hotmail.com

Biber gazlı bayram
Cihan Span
pertekliyiz.biz@hotmail.com

2012 “Nevruz”undan görüntüler
Emrah Öner
emrahoner@hotmail.com

Öteki Biz ... Vedat Dalokay
Ergin DOĞRU
dogru_ergin@hotmail.com

Newroz ruhu ile 1 Mayısa
Ferhat TUNÇ
pertekliyiz.biz@hotmail.com

Aborijin sanatçı Joey İndi "Bu toprakların sahibiydik, bir gün beyazlar geldi, yabani hayvan avlar gibi bizi avladılar,
Haydar IŞIK
pertekliyiz.biz@hotmail.com

Korkunun adı
Nesimi ADAY
pertekliyiz.biz@hotmail.com

Barbarları beklerken
Yüksel MUTLU
pertekliyiz.biz@hotmail.com

;Türkiye'de sistem kadınları siyaset dışına itiliyor'

Yöremiz
gKöyler
sdTarihi Yerler
sdIlceler
sdEfsaneler
sdAsiretler

Filmler

Yeni film
Incir Receli

Incir Receli
Yeni film
Kağıt

Kağıt
Yeni film
Gişe Memuru

Gişe Memuru
Yeni film
Ya Sonra

Ya Sonra
Yeni film
Çalgı Çengi

Çalgı Çengi
Yeni film
KOLPACINO BOMBA

KOLPACINO BOMBA
Yeni film
Bir Avuç Deniz

Bir Avuç Deniz
Yeni film
Kar Beyaz

Kar Beyaz
Yeni film
Aşkın iKinci Yarısı

Aşkın iKinci Yarısı
Yeni film
Polis

Polis


Faliniz

Burcunuzu seçin, falınızı okuyun


Site Yardim

Avrupa Tvleri


Her Dilden Pertekliyiz

Pertekliyiz Biz Sitesinizi dilediginiz dilde tercüme etmek için asagidaki Dil seçenegini kullanabilirsiniz.

Bunlari Biliyormuydunuz
bir ic mimarin cizim yaparken gunde 3 litre cola, 2 paket sigara, 5 talcid, 2 apranax, 2 supradin, 2 milka cukulata tuketip, 52 sarkilik bir mp3 listi 15 kere bastan dinleyebildigini biliyor muydunuz?


pertekliyiz.biz