Hoşgeldiniz: www.Pertekliyiz.Biz
Ana Sayfa Biz Kimiz Bize Ulasin Bizi Tanitin Köyler Kitap Önerileri Ziyaretci Defteri
  Merhaba Misafir!   
Pertekliyiz.biz Sitesine Hosgeldiniz........Xerhatin.........Xerama
 

RADYO PERTAQ FACEBOOK GRUBU
Unbenanntes Dokument

Radyo Pertaq

 


Giriş

Kullanıcı Adı:

Şifre:


icon_home.gif Ana Sayfa
som_downloads.gif Menü
tree-T.gif Pertek Resimleri
tree-T.gif Forum
tree-T.gif Dosyalar
tree-T.gif Alevilik
tree-T.gif Mesaj Panosu
tree-T.gif Etkinlikler
tree-T.gif Linkler
tree-T.gif Dilek Tahtasi
tree-T.gif Ziyaretci Defteri
tree-T.gif En Iyiler
tree-T.gif Anketler
tree-T.gif Kadromuz
tree-T.gif Biyografiler
tree-T.gif Sitenize Ekleyiniz
tree-T.gif Kadin
tree-T.gif Atasozleri
tree-T.gif Saglik
tree-T.gif Dersim Haritasi
tree-T.gif Sifali Bitkiler
tree-T.gif Testler
tree-T.gif Genel Bilgiler
tree-T.gif Mektuplar
tree-T.gif Oyun Eglence
icon_poll.gif Kültür&Sanat
tree-T.gif Gazeteler
tree-T.gif Tv Izle
tree-T.gif Sarki Sozleri
tree-T.gif Siirler
tree-T.gif Fikra Diyari
tree-T.gif Kitaplar
tree-T.gif Kitap Önerileri
tree-T.gif Filmler
tree-T.gif Klipler
tree-T.gif Kose Yazilari
tree-T.gif Dizi Izle
tree-T.gif Genel Kültür
tree-T.gif Eglence
icon_members.gif Üye Menüsü
tree-T.gif Kullanici Kaydi
tree-T.gif Özel Mesajlar
tree-T.gif Üye Listesi
tree-T.gif Ziyaretci Defteriniz
tree-T.gif Bizi Tanitin
tree-T.gif Bize Ulasin
favoritos.gif Haberler
tree-T.gif Haber Gönder
tree-T.gif Tüm Haberler
tree-T.gif Haber Arsivi
tree-T.gif Haber Basliklari
icon_members.gif Bilgileriniz
icon_members.gif Cikis Yap

Kategoriler
oarrow.gif Dersimden Haberler
oarrow.gif Dünyadan Haberler
oarrow.gif Güncel Haberler
oarrow.gif HABERLER
oarrow.gif Pertek Haberleri

Klipler

Yeni Klip
MERVAN TAN - ZARİN

MERVAN TAN - ZARİN
Yeni Klip
Tuncel Kurtiz//Grup Yorum 25.Yıl Konseri

Tuncel Kurtiz//Grup Yorum 25.Yıl Konseri
Yeni Klip
DENIZ YUSUF  HÜSEYIN

DENIZ YUSUF HÜSEYIN
Yeni Klip
DERSIM  MERKEZ

DERSIM MERKEZ
Yeni Klip
BABA BERTAL DA  DAVUL RESITALI

BABA BERTAL DA DAVUL RESITALI
Yeni Klip
PERTEK TANITIM FILMI

PERTEK TANITIM FILMI
Yeni Klip
Goran  Salih-Mn Ashqm

Goran Salih-Mn Ashqm
Yeni Klip
8 MART ETKINLIGI-PERTEK

8 MART ETKINLIGI-PERTEK
Yeni Klip
Kürmes Ezgisi

Kürmes Ezgisi
Yeni Klip
Ciwan Haco-diyarbekir

Ciwan Haco-diyarbekir


Yönetim
g Yönetim Bölümü

2813 Haber (352 Sayfa, 8 Bir Sayfada bulunan toplam Haber)


Kürt Olsanız Kızmaz mısınız?
aktuelle News maya_ yazdı: "
 “Biz Kürt kökenli vatandaşlarımızı benimseyemediğimiz ve eşit görmediğimiz sürece Kürt sorununu da çözemeyiz”

Hürriyet ve Posta Gazetesi yazarlarından, Kanal D Haber sunucusu Mehmet Ali Birand, bugünkü köşesinde yayınlanan “Siz Kürt Olsanız Kızmaz mısınız?” başlıklı yazısında; Mardin'de 44 kişinin ölümü ile sonuçlanan katliamın “Kürt kültürünün bir parçası” olarak gösterilmeye çalışılmasının yanlış olduğuna değinerek; bu tür iddiaların ne kadar kırıcı ve aşağılayıcı olduğunu belirtti.

"
Gönderen mustafa Tarih: Pazartesi, 18. Mayısıs 2009 (243 okunma)
(0 yorumunuz? Devamı... | Yazdırılabilir sayfa  Bu haberi arkadaşına gönder | Puan: 0)

Kömür ocağında patlama
aktuelle News maya_ yazdı: "
 Şırnak'ta kömür ocağında meydana gelen patlama sonucu 1 kişi öldü, 2 kişi yaralandı.
Alınan bilgiye göre,

Şırnak-Cizre kara yolu yakınlarındaki Kömür Ocakları mevkisinde bulunan ve özel bir firma tarafından işletilen kuyu tipindeki ocakta henüz belirlenemeyen bir nedenle patlama meydana geldi.

Olay sırasında ocakta bulunan ve yaklaşık 40 metre derinlikte çalışan Hacı İke (28), Sadık Kaday (29) ile Hüsnü Yapar (25) yaralandı. Şırnak Devlet Hastanesine kaldırılan yaralılardan İke, yapılan müdahaleye rağmen kurtarılmadı.

Kaday ve Yapar ise ilk tedavilerinin ardından askeri helikopterle Diyarbakır Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesine sevk edildi."
Gönderen mustafa Tarih: Pazartesi, 18. Mayısıs 2009 (223 okunma)
(0 yorumunuz? Devamı... | Yazdırılabilir sayfa  Bu haberi arkadaşına gönder | Puan: 0)

Kaypakkaya mezarı başında anıldı
aktuelle News maya_ yazdı: "
Gördüğü ağır işkenceler sonucunda öldürülen İbrahim Kaypakkaya mezarı başında anıldı.

DTP, ESP, SDP, Sosyalist Parti, 78'liler Girişimi, Devrimci 78'liler Federasyonu, Kaypakkaya'nın annesi ve babasının yanı sıra gençlik örgütleri Kaypakkaya'yı anmak için Ankara'dan 3 otobüs ile Kaypakkaya'nın mezarının bulunduğu Çorum'un Karsungur İlçesi'ne gitti. Kaypakkaya'nın köyüne varan yüzlerce kişi kortejler oluşturup mezarlığa doğru yürüyüşe geçti. "İbrahim Kaypakkaya ölümsüzdür" pankartının açıldığı yürüyüşte sık sık "İbrahim Kaypakkaya ölümsüzdür", "Yaşasın halkların kardeşliği", "Devrim şehitleri ölümsüzdür", "Bijî biratîya gelan", "Şehit namirin", "Katil devlet hesap verecek" şeklinde sloganlar atıldı. Anmada geniş güvenlik önlemlerin alındığı görülürken, katılanların teker teker kimlik bilgileri kontrol edilip kayıt altına alındı. Arama esnasında jandarma ile eylemciler arasında sık sık gerginlik yaşandı. Aramadan sonra yürüyüş Kaypakkaya'nın mezarına kadar sürdü.

Devrim ve demokrasi şehitleri anısına yapılan 1 dakikalık saygı duruşunun ardından anmaya başlandı. Ortak açıklamayı Partizan aktivisti Ergin Su yaptı. Su, Kaypakkaya'nın katledilişinin üzerinden 36 yıl geçtiğini hatırlatarak, fikirlerinin hala canlı olduğunu belirtti. Geçen sene Kaypakkaya'yı ananlara davalar açılarak cezalar verildiğini söyleyen Su, "Kaypakkaya'yı her sene anarak bu suçu işlemeye devam edeceğiz" dedi. Su, Kaypakkaya'nın bedeninin lime lime olmasına rağmen ser verip sır vermediğini hatırlatarak, "Kaypakkaya şahsında 18 Mayıs 1977'de Antep'te öldürülen Kürt Özgürlük Hareketinin önderlerinden Haki Karer'i, özgürlük ve bağımsızlık mücadelesine bedenlerini ateşe vererek meşale olan Ferhat Kurtay, Necmi Öner, Mahmut Zengin ve Eşref Anyık'ı ve Mazlum Doğan'ı saygıyla anıyoruz" diye konuştu.

'Yaşayan ve ölümsüzleşen İbrahim, Haki ve 4'lerdir'

 

Daha sonra kısa bir konuşma yapan 78'liler Girişimi Başkanı Hüseyin Gevher, İbrahim Kaypakkaya, Haki Karer, Ferhat Kurtay, Mahmut Zengin, Eşref Anyık ve Necmi Öner'i anarak sözlerine başladı. Gevher, "İbrahim Kaypakkaya'nın katledilmesinin nedenleri, resmi ideolojiye dair görüşleri, devrime dair önüne koyduğu program ve strateji ve Kürt sorununda ulusların kendi kaderini tayin etme hakkının altını çizmesindendir" diye konuştu. Diyarbakır zindanında bedenini ateşe veren 4'lerin kazanımlarının bu gün gün yüzüne çıktığına vurgu yapan Gevher, "Bu gün 99 belediyede iktidar aşamasına gelen kendi kaderini tayin etme mücadelesinin filizleri olmayı başardılar" şeklinde konuştu. Gevher, Gerçekte yaşayan ve ölen kim? diye sorarak, "Yaşayan ve ölümsüzleşen İbrahim, Haki ve 4'lerdir" dedi.

İbrahim Kaypakkaya'nın babası Ali Kaypakkaya ise oğlunu anlatan bir şiir okuyarak, "İbrahim ezilenden yanaydı. Anlatmakla bitmiyor" dedi. Kaypakkkaya anlatılırken annesinin gözyaşlarını tutamadığı görüldü.

Daha sonra sırayla, Devrimci 78'liler Federasyonu, DTP ve ESP temsilcileri kısa birer konuşma yaparak, "Kaypakkaya'yı anmak suç ise bu suçu her sene işleyeceğiz" dediler.

Grup anmanın ardından DTP Ankara İl Örgütü'nün düzenlediği açlık grevine destek vermek amacıyla DTP İl binasına geldi. Destek ziyaretinde DTP'nin yapmış olduğu eylemin anlamlı olduğu belirtildi.DİHA

"
Gönderen mustafa Tarih: Pazartesi, 18. Mayısıs 2009 (208 okunma)
(0 yorumunuz? Devamı... | Yazdırılabilir sayfa  Bu haberi arkadaşına gönder | Puan: 0)

İLK YOLDAŞ, İLK MİLİTAN, İLK ŞEHİT
aktuelle News maya_ yazdı: "
Bir komplo sonucu katledilince daha gurup aşamasındaki Apocu hareketini çok fazla etkileyen Haki Karer’i Kürt Özgürlük Mücadelesi açısından ifade ettiği anlamı ve kişiliğini, Karer’i yakın arkadaşları anlattı.

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın ‘gizli ruhumdur’ dediği Haki Karer’i, PKK Meclis Üyesi Ali Haydar Kaytan “O enternasyonalist ruhun çok daha ötesine geçti” şeklinde tanımladı.

PKK’nin önder kadrolarından Haki Karer’in, 18 Mayıs 1977’de Sterka Sor tarafından katledilmesi Kürt Özgürlük Hareketi açısından yeni bir dönemin başlangıcı oldu. PKK tarihinde gerçekleşen bu ilk büyük komplonun hemen ardından, 1978 yılında PKK’nin kuruluş kararı alındı. Gerek Kürt Özgürlük Mücadelesi içerisinde Haki Karer, Ferhat Kurtay, Eşref Anyık, Necmi Önen, İbrahim Bilgin, Mehmet Karasungur gibi yüzlerce Kürt devrimcinin, gerekse Türkiye devrimci hareketlerinin önder kadrolarından Deniz Gezmiş, Mahir Çayan, İbrahim Kaypakkaya gibi birçok devrimcinin Mayıs ayında yaşamlarını yitirmesi üzerine PKK, 1981 yılında yaptığı I. Konferansında Mayıs ayını “Şehitler Ayı”, Haki Karer’in katledildiği 18 Mayıs gününü ise “şehitler günü” ilan etti.

Kürtlerin Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan sonraki tarihine bakıldığında, 1970’li yıllara gelene kadar Türk devletinin Kürt halkına ve onun önderlerine karşı geliştirdiği tüm komplolarda amacına ulaştığı görülmektedir. 1970’lere gelindiğinde ise, Kürt Özgürlük Hareketi henüz filizlenme aşamasındayken, devletin dikkatini çeker. O sürece kadar Kürdistan’da yaratılan mezar suskunluğu Apocu Hareketin gelişiyle bozulmaya, ulusal dirilişin emareleri belirginleşmeye başlar. Elbette devletin buna sessiz kalması beklenemezdi. Henüz oluşum halinde olan Apocu hareket, Kürdistan’a adım atar atmaz engellenmek istenir. Beklenen an gelir ve Kürtlerin makus tarihi Apocu hareket içinde devreye girer.

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın “Benim gizli ruhumdu” dediği ilk yol arkadaşı Haki Karer, 18 Mayıs 1977 yılında Antep’te geliştirilen bir komplo sonucu katledilir. Verilmek istenen mesaj açıktır. ‘Bu sevdadan vazgeçin’ denilmektedir. Gerçekleşen bu katliam ardından grup, ilk başlarda kendi içerisinde bir takım kaygılar yaşasa da, geçmiş tarihte olduğu gibi, ne zamansız bir girişimle provokasyona gelinir, nede verilen gözdağıyla geri adım atılır. Tam tersine geliştirilen komplo ile dağılacağı beklenen Kürt Özgürlük Hareketi’nin ilk nüveleri olan grup, tarihi bir çıkış gerçekleştirir. Haki yoldaşlarının katledilişine, 27 Kasım 1978 tarihinde PKK’nin kuruluşunu ilan ederek cevap verirler.

Öcalan, daha sonra İmralı’da yazdığı “Bir Halkı Savunmak” adlı eserinde “gizli ruhum” dediği Haki Karer’in katledilmesi üzerine alınan partileşme kararını “İkinci doğuş” olarak nitelendirir.

İLK YOLDAŞ, İLK MİLİTAN, İLK ŞEHİT

Öcalan, Ankara’da öğrenci olduğu yıllarda, Türkiye sol hareketlerinin öğrenci gençlik önderlerinden Deniz Gezmiş’in idam edilmesi ve Mahir Çayan’ın Kızıldere’de katledilmesinin ardından katıldığı bir yürüyüşte tutuklanarak 9 ay cezaevinde kalır.

Öcalan’ın Haki Karer ile tanışma serüvenini Öcalan’ın kendisinden dinlediğini belirten KCK Yürütme Konseyi Başkanı Yardımcısı Cemil Bayık, tanışma sürecini şöyle anlattı; “Önder Apo 72’de tutuklanıp, cezaevine konulmuştu. Zindanda önderliğin Karadenizli bir arkadaşı var. O Haki Karer ve Kemal Pir’in adını veriyor. ‘Çıktığında onların yanına gidebilirsin, onlarla kalabilirsin’ diyor. Önder Apo da zindandan çıkınca, kalacağı bir yeri olmadığı için, 1973’ün başlarında o arkadaşların yanına gidiyor. Bir evleri var, kiralamışlar, orada kalıyorlar. Önder Apo’da onların yanında kalıyor. Onlarla konuşuyor. Önder Apo onları anlatırken hep, ‘Onlara yarım saat konuştum. Yarım saat sonra kararlarını verdiler ve benimle yoldaş oldular. Şehit düşünceye kadar da bu yoldaşlıkları devam etti. Yoldaşlıklarında hiçbir hataları olmadı. Hiç tereddüt yaşamadılar’ diyordu.”

Tarihte bazı devrimciler vardır, bir takım hareketlere gidip katılmışlardır. Tarih ve insanlık enternasyonalizmin sembolü Che’ye verdiği değer gibi bu tür devrimcilerin hepsine hak ettiği değeri vermiştir. Bir de varlığı dahi tartışma uuupsürmeye başlayan ve adına devrim yapacak hiçbir hareketi dahi olmayan Kürt halkı gibi bir gerçeklik ve bir de Ordu’nun Ulubey kazasında doğup büyümüş ve üniversiteye gitmek için oradan ayrılmış Haki Karar gibilerinin hikayesi vardır. Onlar Kürt adına devrim yapmak için yola çıktıklarında ne örgüt, nede üzerinde örgüt kurabilecekleri imkanları vardı. Onların Kürt adına tanıdıkları ilk ve tek şey Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesinde okuyan Urfalı genç Abdullah Öcalan’dı. Bundan dolayı Cemil Bayık Haki Karer’i ‘Önderliğe katıldı’ şeklinde değerlendiriyor.

ÖNDERLERİNİ KAYBEDEN TÜRKİYE SOLUNU TOPARLAMA ÇABASI

Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan, Yusuf Aslan’ın idamından ve Mahir Çayan’ların şahadetlerinden sonra Türkiye sol hareketlerinde yaşanan boşluk ve ayrışmaları toparlayabilmek amacıyla Ankara’da kurulan ADYÖD’de Öcalan ve Haki Karer, önemli görevler alırlar. Bu dönemi anlatan Bayık, şunları söyledi; “Haki Karer ve Önder Apo’nun Ankara’da gençlik hareketi içinde özel bir rolleri oldu. Askeri cuntadan sonra sol hareketler büyük bir darbe yemişti, dağılmayı yaşıyordu. Bazı yönlerden iradeleri de kırılmıştı. Çok şehit vermişti. İdam, tutuklama ve işkence olmuştu. Bu nedenle demokratik sol hareketlerde dağılma yaşanıyordu. Sol hareketler içindeki bu dağılmanın kaldırılıp, tekrardan hareketin toplanması için başta gençlik hareketi içinde bu adım atılmalıydı. Çünkü Türkiye’de gelişen hareket, daha çok gençlik hareketiydi. Ve önderleri tasfiye edilmişti. Bu nedenle tekrardan gençlik hareketi toparlanmalıydı ki, demokratik sol hareketler gelişebilsin. Bu nedenle üniversiteler de bazı çalışmalar yürütüldü. Bu çalışmalar içinde yer alanlardan biri hareketimiz adına Önder Apo ve Haki Karer arkadaştı. Her ikisi de sol hareket içinde resmi olarak derneğin yönetiminde yer aldılar. ADYÖD gençlik hareketinin örgütlenmesinde, demokratik sosyalist hareketlerin toparlanmasında önemli bir rol oynadılar”.

Öcalan, Haki Karer ve grubun Türk kökenli bir diğer elemanı Kemal Pir birlikteliği giderek gurubun örgütlenerek büyümesine yol açar. İdeolojik alanda yaşanan yoğunlaşmaların bir düzey kazandığını düşünen Apocular, artık Kürdistan’a açılım zamanının geldiği sonucuna varırlar. İlk adım katılımında olduğu gibi Kürdistan açılımında da Haki Karer en önde yer alır.

ANKARA DIŞINA TAŞAN GÖREV

Cemil Bayık, Haki Karer’in 1976 yılında Ankara dışına ilk göreve gidiş sürecini şöyle anlattı; “Hareketimizde Ankara’dan ilk olarak çıkıp da bir başka yerde mücadele eden Heval Haki’dir. İlk o gitti. Diğer arkadaşlar daha Ankara’daydı. Üniversitede, okullarda, mahallelerde, gençlerin içinde, halkın içinde, ilk başta heval Haki bavulunu alarak Ankara’dan çıkıp, Adana’ya gitti. Orada çalıştı. Burada işçiler içinde çalıştı. Bir grup oluşturdu. Bu hareketin temelini Adana’da geliştirdi. Özellikle işçiler içinde. Hem temel oluşturdu hem de harekete maddi yönden imkân yaratıp, Ankara’ya gönderdi. Burada hem kendi yaşamını idame ettirdi, hem de Ankara’da maddi olarak zorlanan arkadaşlara fedakârca, yiyeceğinden azaltarak, para gönderdi. Burada çalıştıktan sonra Kürdistan’a gitti. Batman’a kadar gitti. Daha sonra Antep’e geçti. Haki Karer arkadaş Ankara, Adana, Batman’da çok az kaldı. Daha çok Antep’te çalıştı. Tüm çalışmalarında başarılıydı. Çünkü çalışmasında çok bilinçliydi. İnançlıydı. Tüm hislerini, fikrini, yüreğini çalışmasına katıyordu. Bu nedenle nerede çalıştıysa orada sonuç aldı.”

TUĞLA TAŞIDI, HAMALLIK YAPTI

Grubun en ön saflarında yer alan Haki Karer, Antep dolaylarında çalışmalarına başlarken gurubun diğer öncü kadroları da Kürdistan’ın çeşitli illerine dağılmışlardır. Hiçbir maddi imkanın olmadığı dönem ve koşullarda esas alınan tek şey başarıdır. Büyük inanç ve umutlarla dolu bir yolculuğa çıkan Karer’in mücadele arkadaşlarından PKK Meclis Üyesi Ali Haydar Kaytan, o süreci şöyle değerlendiriyordu; “Haki yoldaş Kürdistan’a doğru yola çıktığında yanına aldığı tek şey yorganıydı. Geçimini sınırlı burs ve kredi paralarıyla sağlayan grup, bu nedenle bir süre için de olsa kendisini idare edeceği maddi bir yardımda bulunulmamıştı. Gidilecek alana ulaştıracak yol parasını temin etmek bile ciddi bir sorundu. Aslında bu kadarına sahip olmak yetiyordu. Gerisi pratikte çözülecekti. Nitekim Haki yoldaş çalışmaya başladığı ilk alanda karşılaştığı her sorunu kendi gücüyle çözdü. Çalışma koşulları yaratmak için inşaatlarda harç kardı, tuğla taşıdı; kamyonlardan yük indirdi, hamallık yaptı. En tortu işlerden sayıldığı için genelde Kürt işçilerinin çalıştığı bu alanlarda bir yandan beslenme ve barınma sorununu çözerken, diğer yandan saflarına kattığı bu insanlara propaganda yaptı. Bu biçimde ilişki kurduğu insanları derinden etkiledi. Zorlukları paylaştığı bu insanların sevgisini ve saygısını kazandı”.

Yaşanan bu gelişmeler karşısında Türk devleti gurubun üyelerini dikkatle takip etmekte ve çalışmalarını denetime almaya çalışmaktaydı. Çalışma alanında büyük gelişmeler kaydeden Haki Karer ve arkadaşları da devletin bir hayli dikkatini çekmişti. Kürdistan’a giriş yapan grupların çalışmalarını ve ortaya çıkan sonuçları yakından görmek amacıyla Antep’e giden Öcalan, guruba yeni katılan üyelerle bir dizi toplantılar yapar. Yaşanan gelişmelerin gurupta büyük bir moral ve güven duygusu geliştirdiğini, devlet ise endişe ve kaygıyla gelişmeleri izlediğini söyleyen Kaytan, bu süreci şöyle anlatır; “Önderlik her ildeki yeni grup üyeleriyle toplantılar yapmıştı. Son toplantılarını Haki yoldaşın sorumlu olduğu Antep’te gerçekleştirmişti. Bu alandaki toplantıya katılanların hem bileşimi hem de niteliği daha yüksekti. Bu farklılık Haki yoldaşın etkileyici kişiliğinin bir eseriydi. Toplantılar 15 Mayıs’ta tamamlanmış ve Önder Apo yeniden Ankara’ya dönmüştü. Önder Apo’nun Antep’teki toplantısından üç gün sonra Haki yoldaşın katledilmesi, sömürgeci devletin bu gelişmeye verdiği acımasız ve vahşi bir cevap niteliği taşıyordu”.

‘SAVAŞ SAHNESİNDE BİNLERCE HAKİ KARER DOĞACACAK’

Haki Karer, yaklaşık bir yıl kaldığı Antep’te 18 Mayıs 1977 tarihinde “Sterka Sor” tarafından gerçekleştirilen bir komplo sonucunda yaşamını yitirdi. Apocular ilk defa böylesi bir olayla karşı karşıya kaldığından, olay Öcalan ve arkadaşlarını derinden etkilendi. Öcalan “benim gizli ruhum” diyerek Haki Karer’i Türkiye ve Kürdistan halkları açısından büyük bir kayıp olarak değerlendirdi. Öcalan, Haki Karer’in yaşamını yitirmesinin hemen ardından yaptığı bir konuşmada şunları belirtmekteydi; “…Sömürgeciler ve yerli gericiler ile onların kiralık katilleri, devrimcilerin bedenini ortadan kaldırmakla halkımızın gelişen yurtsever devrimci mücadelesini engelleyebileceklerini sanıyorlar. Ama aldanıyorlar, öldürü¬len her devrimcinin kanı bağımsızlık ağacını yeşertecek ve anıları mücade¬le azmimizi bileyen en büyük güç olacaktır. Tarihi durdurmak gibi çılgın bir umutla devrimcileri katledenlere gelince, onlar şimdi bir ölüden daha çok ölüdürler. Sömürgeciler, işbirlikçiler, namussuzlar ve hainler; omuzlarında yaldızlı rütbeler de olsa çürüyen tahtalardan yapılmış kuklalardan başka bir şey olmayacaklardır. Tarihin tozlu sayfaları arasında yitip giden tiksinti ve lanetle anılan, birer kirli isini olarak kalacaklardır…”

Öcalan, konuşmasının sonunda sergilediği kararlılık tutumuyla geleceği görür gibiydi. O da devletin verdiği mesaja karşılık kendi mesajını şöyle vermekteydi; “Haki Karer yoldaş artık aramızda değil, ama onun kanı boşuna akmadı el¬bette. Gösterdiği unutulmaz devrimci kahramanlık ve mücadeledeki kararlılı¬ğı dünya işçi Sınıfı ve ezilen halklarının kurtuluş tarihine mal olacak ve yüksek devrimci ruhu ölümsüzleştirecektir. Kürdistan Ulusal Bağımsızlık Mücadelesinin kesin savaş sahnesinde on binlerce Haki Karer doğacak ve onun yarım bıraktığı dava, Kürdistan halkının ve bütün dünya halklarının mücade¬lesi ile mutlaka zafere ulaşacaktır”.

‘HAKİ KARER HAREKETİMİZİN SOY DAMARI’

Bugün PKK kadrolarının ve çalışanlarının gördükleri eğitimlerde her zaman Haki Karer ve Kemal Pir’in militan kişilik özellikleri, yaşam tarzları, yoldaşlık ilişkileri, göreve yaklaşımları örnek gösterilmektedir. Hayatlarının baharında canlarını ortaya koyarak, hiç tanımadıkları bir ülkenin topraklarına giden ve Kürt halkının özgürlük mücadelesinde yer alan Karadeniz’in bu iki yiğit ve soylu evladını yine PKK Meclis Üyesi Ali Haydar Kaytan şöyle tanımlamaktadır; “Önder Apo Türk halkının en seçkin evlatları olan Haki Karer ve Kemal Pir’i hareketimizin ‘soy damarları’ olarak tanımladı. Bu iki önder devrimciyi en iyi ifade eden özelliklerin bu tanımlamada yattığına inanıyorum. Kuşkusuz soyluluk, halkların büyük özgürlük davalarına sarsılmaz bağlılıkla belirlenir. Bu bağlılık bir devrimciyi halkların özgürlük mücadelesinde karşılaştığı tüm zorluklara göğüs germeye ve onları alt etmeye yöneltir. Bu da devrimci yaşamda direniş halinin sürekliliği demektir. Bu yüzden biz ‘Direnmek yaşamaktır’ dedik. Tabii bunu yaşam pratiğiyle bize Haki yoldaş öğretti. İmkânsızı mümkün kılan direniş ruhunu Kürt toplumuna ilkin Haki KARER ekti. Kendi mensupları Kürt halkının düşürüldüğü alçalmanın derin uçurumundan kurtulması için bir damla ter dökmeye yanaşmazken, Haki ruhu ve bedeniyle kendini bu halkın diriliş mücadelesine adadı. Kürt coğrafyasında ektiği özgürlük tohumları kök tutup yeşersin diye kendi kanını döktü. Kürt’ün dirilişi uğrunda can verdi. Böylece özgürlük davamızın ilk şehidi olma unvanını kazandı. Haki’nin bu konudaki örnek pratiği Özgürlük Hareketinin mensupları için zaferin en büyük güvencesi olan bir yasa haline geldi.”

‘O ENTERNASYONALİST RUHUN ÇOK DAHA ÖTESİNE GEÇTİ’

Ali Haydar Kaytan devamla şunları anlattı; “Haki yoldaş sadece enternasyonalist dayanışma ruhuyla Kürt halkının özgürlük ve demokrasi mücadelesine katılmadı; bunun çok daha ötesine geçti. Ona göre Türk ve Kürt halklarının kaderi birbirine bağlıydı. Her iki halk bin yıl boyunca kader birliği yapmıştı. Ancak Kürtsüz Türk’ün ve Türksüz Kürt’ün düşünülmediği dönem geride kalmış, Kürt halkı ağır bir inkâr ve imha sistemi altında yok oluş sürecine sokulmuştu. Bu süreç durdurulmadan Türk halkının özgürlüğünden de söz edilemezdi. Zaten genel bir ilkeydi: Başka bir halkı ezen bir halk, asla özgür olamazdı. Türk-Kürt ilişkileri açısından bu ilke çok daha hayati bir önem arz ediyordu. Çünkü Kürt halkı açısından sorun sadece ezilen bir halk konumunda tutulmanın da ötesinde bir varoluş sorunu haline gelmişti. Kürt inkârı ve imhasını kırmadan Türk halkının ayağındaki kölelik zincirleri kırılamazdı. Bu gerçeklik Haki yoldaşı en önde Kürt ulusal dirilişinin temellerini atmaya yöneltti. Dolayısıyla bu herhangi bir katılım değil, kurucu kadro düzeyinde Özgürlük Hareketine bir katılımdı.” ANF-ROJHAT LASER

"
Gönderen mustafa Tarih: Pazartesi, 18. Mayısıs 2009 (509 okunma)
(0 yorumunuz? Devamı... | Yazdırılabilir sayfa  Bu haberi arkadaşına gönder | Puan: 0)

MHP Diyarbakır'da kepenk indirdi
aktuelle News
MHP Diyarbakır'da kepenk indirdi
MHP Diyarbakır'da kepenk indirdi
16 Mayıs 2009 Cumartesi 17:58
Diyarbakır'da AK Parti ve DTP dışındaki partiler iflas etti. MHP’nin Diyarbakır teşkilatı bugün kapısına kilit vurdu.

Diyarbakır'da Milliyetçi Hareket Partisi teşkilatı kapatıldı. İl ve Merkez İlçe binasındaki parti tabelası ve bayrakları indiren partililer, aylardır parti yönetimine aday çıkmadığını söyledi.

Partililer, Yenişehir İlçesi İstasyon Caddesi üzerinde İl ve Merkez İlçe Başkanlığı’nın bulunduğu binadaki parti tabelaları ile bayrak ve flamaları indirdi.

Parti binasını boşaltan partililer, aylardır il ve merkez ilçede yönetim oluşturulamadığı gerekçesiyle teşkilatın kapatıldığını öne sürdü. MHP Diyarbakır İl Başkanlığı’nı 4 yıl yapan Abdullah Arzakçı, parti binasının kapatılma sebebini bilmediğini söyledi. İki yıl önce milletvekili adayı olmak için görevinden istifa ettiğini söyleyen Arzakçı, seçimden sonra bir süre gayri resmi başkanlık yaptığını ancak bir yıldır ilgilenmediğini söyledi.

Diyarbakır’da MHP teşkilatının kapanmasına ilişkin olarak Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Kürt sorununa çözümüne ilişkin açıklamalarına karşı, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin sert dille eleştirmesine tepki olarak kapatıldığı iddiaları ortaya atıldı.

 

Gönderen mustafa Tarih: Pazartesi, 18. Mayısıs 2009 (193 okunma)
(0 yorumunuz? Devamı... | Yazdırılabilir sayfa  Bu haberi arkadaşına gönder | Puan: 0)

Dersim’de tutuklamalara karşı açlık grevi başlatıldı
aktuelle News maya_ yazdı: "http://www.yuruyus.com/www/turkish/images/dersim_newroz-145.jpg

DTP'ye yönelik operasyonda 52 kişinin tutuklanmasını protesto etmek amacıyla Dersim’de yaklaşık 100 kişi açlık grevine başladı.

DTP eşbaşkan yardımcıları ve yöneticilerin tutuklanmasına yönelik tepkiler sürüyor. Dersim kent merkezinde ilk defa açık alanda açlık grevi başlatıldı. Açlık grevi için sabahın erken saatlerinde Yeraltı Çarşısı üzerinde çadırlar kuruldu. Yeraltı Çarşısı girişine tutuklanan DTP'lilerin isimlerinin yazılı olduğu dev pankart asıldı. Çadırlara ise "DTP'yi Susturma Silahları Sustur, Barış İçin Diyalogun Önünü Aç", "Sosyalizmde Israr İnsan Olmada Isrardır. Direndik Direneceğiz, Örgütlenerek Özgürleşeceğiz" yazılı pankartlar asıldı.

Başlarına kırmızı bandaj takan yaklaşık 100 kişi, çadırlarda oturma eylemi yaparak 2 günlük açlık grevine başladı. Açlık grevi eylemine Dersim Belediye Başkanı Edibe Şahin'in yanı sıra ESP üyeleri de destek verdi.

Eyleme ilişkin açıklama yapan DTP İl Başkanı Murat Polat, amaçlarının DTP'ye yönelik sivil siyasal darbeyi protesto etmek ve Kürt sorununun barışçıl ve demokratik çözümü yolunda oluşan koşulları daha da güçlendirmek olduğunu söyledi. Polat “Halkımızın siyasal iradesine yönelik bu saldırıları asla kabul etmeyeceğiz” diyerek partilerine yönelik saldırılara son verilmesini istedi."
Gönderen mustafa Tarih: Çarşamba, 13. Mayısıs 2009 (217 okunma)
(0 yorumunuz? Devamı... | Yazdırılabilir sayfa  Bu haberi arkadaşına gönder | Puan: 0)

Dersim'de operasyon genişleyerek sürüyor
aktuelle News maya_ yazdı: "

Dersim'de TSK'nin PKK'ye yönelik başlattığı operasyonlar genişleyerek sürüyor


Tunceli'nin Pülümür İlçesi'ne bağlı Kızılmescit, Nazimiye İlçesi'ne bağlı Dokuzkaya ve Ramazan, Sarıyayla, Dersim-Bingöl sınırında bulunan Yedisu ve Yayladere kırsal alanlarında yoğunlaşan operasyonlarda zaman zaman sıcak temas yaşandığı bildirildi. Söz konusu bölgelere havadan ve karadan çok sayıda askerin sevk edildiği öğrenildi.
"
Gönderen ozzy62 Tarih: Salı, 12. Mayısıs 2009 (227 okunma)
(0 yorumunuz? Devamı... | Yazdırılabilir sayfa  Bu haberi arkadaşına gönder | Puan: 0)

Ahmet Türk hiç de haksız değil
aktuelle News barbara yazdı: "
Ahmet Türk hiç de haksız değil
Ahmet Türk hiç de haksız değil
07 Mayıs 2009 Perşembe 17:24
DTP'nin Mardin'deki katliama bakış açısı çok farklı... Ahmet Türk, söylediklerinde pek de haksız değil açıkçası; "Böyle insanların eline silah verirseniz" diyor ve ekliyor;

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ile görüşmek için Çankaya Köşküne çıkan DTP lideri Ahmet Türk, 1 saatlik görüşmenin ardından gazetecilere açıklamalar yaptı. Mardin'deki konuyu değerlendiren Türk, "Bunların eline silah verirseniz..." dedi ve önemli noktalara dikkat çekti.

TÖRE DEĞİL VAHŞET

Abdullah Gül ile Mardin'deki silahlı saldırıyı etraflıca görüştüklerini söyleyen Türk, şunları kaydetti:

''Aslında basına yansıdığı kadarıyla bir namus cinayeti, töre cinayeti değil. Tamamen bir vahşet. Bölgemizde hiç bir zaman ne bir namus cinayeti ne bir töre cinayeti böyle işlenmemiştir. Bir aileyi tamamen ortadan kaldırmaya yöneliktir. Burada farklı nedenler de var. Köye sahip olma, araziye sahip olma, birlikte yaşamaktan sıkıntı duyulan noktalarda o aileyi tamamen bertaraf etmeye yönelik canice, vahşice bir mantığın ifadesi olarak değerlendirmek lazım. Çözmekte gerçekten zorlanıyoruz.''

BUNLARIN ELİNE SİLAH VERİRSENİZ...

Türk, Gül ile görüşmesinde Mardin'deki olay bağlamında koruculuk sistemini tartışıp tartışmadıkları yönündeki soruyu da şöyle yanıtladı:

''Böyle insanların eline silah verirseniz her şeyden önce kendi çevresini güçlü hale getirmek için karşısındakini ezmeye yönelik bir tavrın içinde olacağını söyledik."

*Eğer devletin bu silahları olmasaydı, bu koruculara bu silahlar verilmeseydi böyle bir vahşet yaşanmayacaktı. Bu ilk değil. Korucuların daha önce de köyleri basarak insanları etkisizleştirmeye, sömürmeye, bölgede sözünü geçirmeye yönelik, devletin gücünü arkasına alarak kullandığını çok iyi biliyoruz."

*"Koruculuk sisteminin farklı bir dönemi getireceğini, insanları birbirine düşüreceğini, birilerinin devletin gücünü yanında hissederek zulüm edeceğini hep söyledik. Bugün sonuçları da bir yerde ortaya çıkıyor."

*"Siz korucunun eline silah verdiğiniz zaman korucu olmayan köylerde kendini güvence altına almak için silahlanmaya gidecek, bunu doğal görmek lazım. Bunun doğru olmadığını biliyoruz ama oradaki insan öyle hissediyor. Koruculuk sistemi bölgede herkesi silah almaya zorlayan bir sistem olarak önümüze çıkıyor.''

"
Gönderen mustafa Tarih: Perşembe, 07. Mayısıs 2009 (239 okunma)
(0 yorumunuz? Devamı... | Yazdırılabilir sayfa  Bu haberi arkadaşına gönder | Puan: 0)


2813 Haber (352 Sayfa, 8 Bir Sayfada bulunan toplam Haber)


Günün Sözü

dil secimi
Arabirim Dilini Seçin:

Almanca Almanca (Du) Fransızca Türkçe İngilizce

Kim Çevrimiçi
Bütün Üyeler: 7 575
Bugün üye olanlar: 0
Dün üye olanlar: 0
Çevrimiçi Üye(ler): 0
Çevrimiçi Misafir(ler): 10


Lütfen buradan kayıt yaptırınız. Kayıtlı olmanız halinde sitenin tüm bölümlerini kullanabilirsiniz.


Köse Yazilari
ALi Baran Düzgün
pertekliyiz.biz@hotmail.com

Gazi katliamını yeniden düşünmek
Ali Haydar Gürbüz
pertekliyiz.biz@hotmail.com

Li Koçgîrî heta Roboskî
Can KASAPOĞLU
pertekliyiz.biz@hotmail.com

Biber gazlı bayram
Cihan Span
pertekliyiz.biz@hotmail.com

2012 “Nevruz”undan görüntüler
Emrah Öner
emrahoner@hotmail.com

Öteki Biz ... Vedat Dalokay
Ergin DOĞRU
dogru_ergin@hotmail.com

Newroz ruhu ile 1 Mayısa
Ferhat TUNÇ
pertekliyiz.biz@hotmail.com

Aborijin sanatçı Joey İndi "Bu toprakların sahibiydik, bir gün beyazlar geldi, yabani hayvan avlar gibi bizi avladılar,
Haydar IŞIK
pertekliyiz.biz@hotmail.com

Korkunun adı
Nesimi ADAY
pertekliyiz.biz@hotmail.com

Barbarları beklerken
Yüksel MUTLU
pertekliyiz.biz@hotmail.com

;Türkiye'de sistem kadınları siyaset dışına itiliyor'

Yöremiz
gKöyler
sdTarihi Yerler
sdIlceler
sdEfsaneler
sdAsiretler

Filmler

Yeni film
Incir Receli

Incir Receli
Yeni film
Kağıt

Kağıt
Yeni film
Gişe Memuru

Gişe Memuru
Yeni film
Ya Sonra

Ya Sonra
Yeni film
Çalgı Çengi

Çalgı Çengi
Yeni film
KOLPACINO BOMBA

KOLPACINO BOMBA
Yeni film
Bir Avuç Deniz

Bir Avuç Deniz
Yeni film
Kar Beyaz

Kar Beyaz
Yeni film
Aşkın iKinci Yarısı

Aşkın iKinci Yarısı
Yeni film
Polis

Polis


Faliniz

Burcunuzu seçin, falınızı okuyun


Site Yardim

Avrupa Tvleri


Her Dilden Pertekliyiz

Pertekliyiz Biz Sitesinizi dilediginiz dilde tercüme etmek için asagidaki Dil seçenegini kullanabilirsiniz.

Bunlari Biliyormuydunuz
elektrik carpmasi durumundaki olumlerin buyuk bir kisminin, elektrigin carptigi insanin yatirilmasi sonucu zaten git gide sismekte olan dilin bogazi kapayacak pozisyona gelmesiyle gerceklestigini biliyor muydunuz?


pertekliyiz.biz