| RADYO PERTAQ FACEBOOK GRUBU |
|
|
 |
 |
2209 Artikel (277 Seiten, 8 Artikel pro Seite) |
|
 Hindistan'da yaşayan 15 yaşındaki Jyoti Amge adlı genç kızın boyunu öğrenince kulaklarınıza inanamayacaksınız;
Dünyanın en küçük kızı
Hindistan'da yaşayan 15 yaşındaki Jyoti Amge adlı genç kız, 27 santimlik boyuyla dünyanın en küçük kızı ünvanını elinde tutuyor. Telegraph gazetesinin haberine göre sadece 5 kilogram ağırlığında olan Amge'de akondroplazi adı verilen bir çeşit cücelik hastalığı bulunuyor.
ŞÖHRETTEN MEMNUN
Nagpur kentinde yaşayan Amge, hastalığından rahatsız olmak bir kenara, durumun yarattığı 'şöhret'ten son derece memnun olduğunu söylüyor.
Gittiği lisede, sınıfın en önünde minyatür bir masası bulunan Amge, 'Küçük olmaktan gurur duyuyorum. Aslında ben de diğer insanlar gibiyim, farklı hissetmiyorum. Bana gösterilen ilgiyi de çok seviyorum' diye konuştu.
EN BÜYÜK HAYALİ AKTRİST OLMAK
Yaşıtları gibi pop müzik dinlemekten ve film izlemekten hoşlandığını söyleyen Amge, en büyük hayalinin bir gün Bollwood'un tanınmış bir aktrisi olmak olduğunu belirtiyor. Amge'nin yakın zamanda Hintli pop şarkıcısı Mika Singh'le birlikte hazırladığı bir pop albümü de var.
|
|
Barzani'nin verdiği demecin tam metni
|
|
Rejim yıkılmadan önce biz daha çok bağımsız bir devlete doğru giden bir durumdaydık. Ancak Kürt parlamentosu insiyatif göstererek Kürdistan’ın dışında Iraklı kardeşlerle isteğe dayalı bir birlik içinde kalmamıza karar verdi.
BAŞKAN BARZANİ’NİN IRAK’IN SESİ AJANSI’NA VERDİĞİ ÖZEL DEMECİN TAM METNİ…
PNA-Federal Kürdistan Bölge (FKB) başkanı Mesut Barzani, Kürt’lerin Irak’ta birbirleriyle uyuşmayan taraflar arasında ortak bir zeminin bulunması için önemli bir rol üstlendiğini ve Bölge hükümetinin Arap çevresindeki kardeşlerle en derin ilişkiler inşa etme konusunda bağlılığının olduğunu söyledi. Kürdistan Başkanı, Irak’ın Sesi Ajansı’na (Sewtulıraq) verdiği özel demeçte, ‘’ Kürtler siyasi süreçte önceden olduğu gibi şimdi de başlıca faktördür. Rejim yıkılmadan önce biz daha çok bağımsız bir devlete doğru giden bir durumdaydık. Ancak Kürt parlamentosu insiyatif göstererek Kürdistan’ın dışında Iraklı kardeşlerle isteğe dayalı bir birlik içinde kalmamıza karar verdi. En baştan şimdiye kadar da siyasi sürece aktif bir şekilde katılıyoruz, demokratik ve birleşik Irak’ın inşasına katıldık. Kürtler birbirleriyle uyuşmayan diğer taraflar arasında ortak bir zeminin bulunması için önemli bir rol üstleniyor’’ dedi.
Irak siyasetinde Kürtlerin talepleri karşısında ittifakın ve diğer yeni konuların oluşmasının ardından Kürtlerin ağırlığının azaldığından bahseden görüşler hakkında Başkan Barzani: ‘’ Bunlar sadece öngörülerdir ve gerçeklikten uzaktırlar. Kürtlerin kendi ağırlıkları var ve azalmaz. Bu ağırlığa da anayasa karar verdi. Anayasa da Irak’taki milli, dini, mezhebi ve kültürel oluşumlar arasında siyasi ve toplumsal bir belgedir.’’ Dedi.
Türkiye’nin Kürdistan Bölgesi sınırındaki askeri operasyonları karşısında Amerika’nın tepkisi konusunda Başkan Barzani, ‘’ Amerika’nın Türkiye’nin bu son zamanlardaki operasyonu karşısındaki tepkisi olumlu bir tepkiydi. Türiye’den güçlerini çekmesi, bölgeye zarar vermemesi ve diyaloğa başvurması çağrısında bulundu’’ dedi.
Bir süre önce başkent Hewler’de düzenlenen Arap Parlamenterler Birliği Konferansında komşu ülkelere yöneltilen diyalog çağrısı ve bu diyaloğun acaba Bölge hükümeti ya da mekezi hükümet ya da üç taraf yoluyla mı gerçekleşeceği konusunda Başkan Barzani: ‘’ Benim diyalogdan kastım Kürt, Arap, Türk ve Farslar’dan oluşan dört ulus arasında sevme,hoşgörü, birbirini anlama temelinde ve sorunların çözümü için savaş ve şiddetten uzak bir mekanizma bulunmasıdır.’’ Dedi.
Kürdistan Bölgesi ile Merkezi hükümet arasında üzerinde sorun yaşanan bölgelerde durumun normalleştirilmesini öngören 140.madde hakkında Başkan Barzani, ‘’Biz Kürt hareketi ile Bağdat’ta ardı ardına gelen hükümetler arasında savaş çıkmasına sebep olan bu tarihi sorunun çözüme kavuşmasını istiyoruz. Bu da anayasanın 140.maddesine göre olacak. Çünkü bu sorunun çözümsüz bırakılması her zaman Irak’ın istikrarını tehdit eden bir tehlike olur.’’ Dedi.
Geçen 12 martta başkent Hewler’de düzenlenen Arap Parlamenterler Birliğinin 55. dönem konferansının önemi hakkında başkan Barzani, ‘’ Tekit etmek gerekiyor ki bu önemli bir olaydı. Önemli bir psikolojik engeli kırdı ve derin ilişkilerin inşa edilmesinde büyük bir etkisi olacak.’’ Dedi.
|
Veröffentlicht von mustafa am Dienstag, 08. April 2008 (217 mal gelesen)
(0 Kommentare? mehr... | | Punkte: 0)
|
|
|
Veli Küçük: Eşref Bitlis’i Genelkurmay öldürdü!
|
|
mustafa schreibt "İSTANBUL (07.04.2008)- Ergenekon çetesi kapsamında tutuklanan emekli Tuğgeneral Veli Küçük, Eşref Bitlis’in Genelkurmay tarafından öldürüldüğünü söyledi. Küçük, Aydınlık Dergisi'nde yayınlanan röportajında, Bitlis’in ölümünde ABD ve Türkiye’nin ortak hareket ettiğini belirtti.
Aydınlık Dergisi'nde 1996 yılında yayımlanan röportajda Küçük, Genelkurmay ve Jandarma içerisinde yer alan özel harpçi subayların gizli örgütlenme içinde olduğunu belirtiyor ve Eşref Bitlis'i de bu yapılanma tarafından öldürdüğünü söylüyor.
Dönemin Genelkurmay Başkanlığı tarafından Bitlis dosyasının kapatıldığını belirten Veli Küçük, dönemin Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş'in Amerikan yanlısı olduğunu ve Güreş'le Eşref Paşa'nın sürekli kavga ettiğini ifade ediyor.
Röportajda, Eşref Bitlis'in öldüğü uçak kazasında soruşturmayı yürüten dönemin Kara Havacılık Okulu Komutanı Tuğgeneral Armağan Kuloğlu'nun da soruşturmayı saptırdığını kaydediyor.
‘ABD VE TÜRK GENELKURMAY’I ORTAK HAREKET ETTİ’
Dergideki röportajda, "Org. Bitlis'in ölümüyle Çiller'in Özel Örgütü'nün bir bağlantısı var mı?" sorusuna Küçük, "Bu soruya doğrudan cevap veremem. Eşref Paşa Amerika'ya çok karşıydı. Avrupa'ya yakındı. Ölümü ABD'nin işi. Bizimkilerin parmağı var. O zaman ki Genelkurmay hem öldürdü, hem susuyor. Genelkurmay emretmeseydi soruşturma kapanmazdı" diyor.
‘TANSU ÇİLLER ÇETE KURDU’
Tansu Çiller ve eşini örgüt kurmakla suçlayan Küçük, "Çillerin örgütü denen şey ne? Rantiye, rüşvet yalan, dolan… Örgüt; Özer'in Pakistan'da Benazir Butto'nun kocasıyla işleri; Lübnan Başbakanı Hariri'yle işleri; Yalım Erez'in Van üzerinden eroini. Örgütün işleri bu. Bu örgütün adamları da Özer ve ekibi. Şimdi silah tüccarlığı yapıyorlar. El altından İsrail'den silah alımı başladı. Bunu kim ayarlıyor: Örgüt ve Özer. Eşref Paşa'nın ölümünde rol oynayan Özel Harpçi subaylar şimdi Çiller'le beraber. Jandarma Genel Komutanlığı'ndaki Özel Harpçi subaylar da Çiller'in adamları" diye kaydetti.
İSMİ 10 YIL GİZLİ KALDI
İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek 13 Mart Perşembe günü düzenlediği basın toplantısında Eşref Bitlis'in CIA ajanları tarafından suikasta kurban gittiğini söylemişti. Buna dayanak olarak da 1996 yılında Aydınlık Dergisi'nde ismi gizlenen bir generalle yapılmış röportajı gösterdi. Ardından generalin Emekli Tuğgeneral Veli Küçük olduğunu ve ismini 10 yıl gizlediklerini açıklamıştı.
PERİNÇEK VELİ KÜÇÜK’E SÖZ VERDİ
Bunun üzerine Perinçek'e "Neden Veli Küçük'ün ismini 10 yıl saklama ihtiyacı duydunuz?" sorusuna ise Perinçek, "Söz verdik" diye yanıtladı.
Veli Küçük hala orduda görevliyken yapılan röportajdan Genelkurmayın haberi olup olmadığı sorulduğunda, gerçekleştirilen söyleşinin Genelkurmay bilgisi dâhilinde olduğunu ve haberin hiçbir şekilde TSK tarafından tekzip edilmediğini ifade etmişti."
|
|
Veli Küçük: Eşref Bitlis’i Genelkurmay öldürdü!
|
|
İSTANBUL (07.04.2008)- Ergenekon çetesi kapsamında tutuklanan emekli Tuğgeneral Veli Küçük, Eşref Bitlis’in Genelkurmay tarafından öldürüldüğünü söyledi. Küçük, Aydınlık Dergisi'nde yayınlanan röportajında, Bitlis’in ölümünde ABD ve Türkiye’nin ortak hareket ettiğini belirtti.
Aydınlık Dergisi'nde 1996 yılında yayımlanan röportajda Küçük, Genelkurmay ve Jandarma içerisinde yer alan özel harpçi subayların gizli örgütlenme içinde olduğunu belirtiyor ve Eşref Bitlis'i de bu yapılanma tarafından öldürdüğünü söylüyor.
Dönemin Genelkurmay Başkanlığı tarafından Bitlis dosyasının kapatıldığını belirten Veli Küçük, dönemin Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş'in Amerikan yanlısı olduğunu ve Güreş'le Eşref Paşa'nın sürekli kavga ettiğini ifade ediyor.
Röportajda, Eşref Bitlis'in öldüğü uçak kazasında soruşturmayı yürüten dönemin Kara Havacılık Okulu Komutanı Tuğgeneral Armağan Kuloğlu'nun da soruşturmayı saptırdığını kaydediyor.
‘ABD VE TÜRK GENELKURMAY’I ORTAK HAREKET ETTİ’
Dergideki röportajda, "Org. Bitlis'in ölümüyle Çiller'in Özel Örgütü'nün bir bağlantısı var mı?" sorusuna Küçük, "Bu soruya doğrudan cevap veremem. Eşref Paşa Amerika'ya çok karşıydı. Avrupa'ya yakındı. Ölümü ABD'nin işi. Bizimkilerin parmağı var. O zaman ki Genelkurmay hem öldürdü, hem susuyor. Genelkurmay emretmeseydi soruşturma kapanmazdı" diyor.
‘TANSU ÇİLLER ÇETE KURDU’
Tansu Çiller ve eşini örgüt kurmakla suçlayan Küçük, "Çillerin örgütü denen şey ne? Rantiye, rüşvet yalan, dolan… Örgüt; Özer'in Pakistan'da Benazir Butto'nun kocasıyla işleri; Lübnan Başbakanı Hariri'yle işleri; Yalım Erez'in Van üzerinden eroini. Örgütün işleri bu. Bu örgütün adamları da Özer ve ekibi. Şimdi silah tüccarlığı yapıyorlar. El altından İsrail'den silah alımı başladı. Bunu kim ayarlıyor: Örgüt ve Özer. Eşref Paşa'nın ölümünde rol oynayan Özel Harpçi subaylar şimdi Çiller'le beraber. Jandarma Genel Komutanlığı'ndaki Özel Harpçi subaylar da Çiller'in adamları" diye kaydetti.
İSMİ 10 YIL GİZLİ KALDI
İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek 13 Mart Perşembe günü düzenlediği basın toplantısında Eşref Bitlis'in CIA ajanları tarafından suikasta kurban gittiğini söylemişti. Buna dayanak olarak da 1996 yılında Aydınlık Dergisi'nde ismi gizlenen bir generalle yapılmış röportajı gösterdi. Ardından generalin Emekli Tuğgeneral Veli Küçük olduğunu ve ismini 10 yıl gizlediklerini açıklamıştı.
PERİNÇEK VELİ KÜÇÜK’E SÖZ VERDİ
Bunun üzerine Perinçek'e "Neden Veli Küçük'ün ismini 10 yıl saklama ihtiyacı duydunuz?" sorusuna ise Perinçek, "Söz verdik" diye yanıtladı.
Veli Küçük hala orduda görevliyken yapılan röportajdan Genelkurmayın haberi olup olmadığı sorulduğunda, gerçekleştirilen söyleşinin Genelkurmay bilgisi dâhilinde olduğunu ve haberin hiçbir şekilde TSK tarafından tekzip edilmediğini ifade etmişti.
|
|
Üniversitede çatışma çıktı
|
|
Üniversitede çatışma çıktı
06 Nisan 2008 Pazar 18:59
Akdeniz Üniversitesinde karşıt görüşlü öğrenciler arasında silahlı ve bıçaklı kavga çıktı.
Akdeniz Üniversitesi Yerleşkesi'nde Kredi ve Yurtlar Kurumuna bağlı yurtta, karşıt görüşlü öğrenciler arasında kavga çıktı.Silah bıçak ve sopaların da kullanıldığı kavgaya, öğrenci olmadıkları belirtilen bir grup da katıldı. Silah seslerininde duyulduğu çatışmada silah kullananlardan biri televizyon kameralarınca saniye saniye görüntülendi.
KİMLİĞİ BELİRLENDİ
7 kişinin yaralanmasına neden olan olaylar sırasında öğrencilere tabancayla ateş açan ve bu görüntüsü kameralara yansıyan zanlının kimliği belirlendi.Polis yetkilileri, öğrenci olmadığı anlaşılan ve kimliği açıklanmayan zanlının, daha önce de benzeri olaylara karıştığı yönünde bilgiler bulunduğunu söylediler.
Kavga eden gruplar, Antalya Emniyet Müdürlüğü Çevik Kuvvet ekiplerinin müdahalesiyle dağıldı. Polis, yurt binasına giriş ve çıkışları yasakladı. Polisin müdahalesinin ardından kaçan grupta yaralılar olduğu belirtildi.
SAĞLIK DURUMLARI İYİ
Kavgada yaralanan Yakup Ş. ile Kaan K, Akdeniz Üniversitesi Hastanesine kaldırıldı. Bıçakla yaralandıkları öğrenilen Yakup Ş. ve Kaan K'nin sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi.
HASTANE ÖNÜNDE SLOGAN ATTILAR
Öte yandan, ellerinde sopalar bulunan 60-70 kişilik grup da hastaneye kaldırılan arkadaşlarını almak üzere Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Acil Servisinin önünde toplanarak slogan attı.
Çevik kuvvet ekipleri, Acil Servis önünde geniş güvenlik önlemi aldı.
Grup üyeleri, daha sonra, slogan atarak Acil Servis'ten yerleşkedeki öğrenci yurduna kadar yürüdü.
GÖZALTI SAYISI 34'E YÜKSELDİ
Öte yandan kavgada yaralandıktan sonra taburcu edilen öğrencilerin de aralarında bulunduğu gözaltına alınan kişilerin sayısının 34'e ulaştığı öğrenildi. Olaylar nedeniyle terörle mücadele ve çevik kuvvet şube müdürlüklerine bağlı çok sayıda polis ekibi, öğrenci yurdu ve yerleşkede geniş güvenlik önlemlerini sürdürüyor.
|
Veröffentlicht von mustafa am Montag, 07. April 2008 (222 mal gelesen)
(0 Kommentare? mehr... | | Punkte: 0)
|
|
|
Alevilerin Dem TV’si susturuldu
|
|
mustafa schreibt "KÖLN(05.04.2008)- Türksat üzeri yayın yapan Alevi televizyonu Dem TV yayınları durduruldu. Türkshow Tv ile anlaşmalı olarak Türksat üzeri yayın yapan televizyonun gerekçe gösterilmeden yayınlarının kesildiği bildirildi.
Türksat uydusu üzerinden 8 kasım 2006 tarihinden bu yana yayın yapan Alevi televizyonu Dem TV’nin yayınları durduruldu. Dem Tv yönetim kurulu tarafından yapılan açıklamada, yayınlarının 4 nisan saat 18.00 itibariyle yasal uyarı ve de hiçbir gerekçe gösterilmeden kesildiği bildirildi.
Anlaşmalarının bulunduğu Türkshow yetkililerinin yayınlarını Türksat’ın kendilerine sözlü olarak verdiği talimat üzeri kestiklerini bildirdiğini ancak ‘’Türksat ile yapılan görüşmelerde ise, böyle bir talimatlarının olmadığı, tarafımıza bildirilmiştir’’ denildi.
‘’Sansürsüz geleceğin yeni ekranı’’ sloganıyla yayınlarını sürdüren Dem TV’nin ülkedeki muhalif kesimlerin sesi olduğu, kendisini herhangi bir politik yapının yerine koymadan, etik kurallar ve çağdaş hukuk ilkeleri doğrultusunda yayın yaptıkları ifade edildi.
Yayınlarının kesilmesini ‘kurumumuz şahsında insan hak ve hürriyetlerine, demokrasi ve basın özgürlüğüne yapılmış bir saldırı’’ olarak gördüklerini kaydeden Dem Tv yönetim kurulu, kurumlarına yönelik keyfi uygulamayı kınayarak yetkililerden açıklama beklediklerini söyledi."
|
AB'den PKK şoku!
03 Nisan 2008 Perşembe 15:30
Avrupa Birliği Adalet Divanı Türkiye'yi ilgilendiren şok bir karar aldı. İşte o karar...
Avrupa'dan PKK'ya yine destek geldi. Avrupa Adalet Divanı terör örgütü PKK'nın, Avrupa Birliği terör örgütleri listesine alınması için yapılan talebi reddetti.
Terör örgütü PKK ile bu örgütün siyasî kanadı KONGRA - GEL'in Avrupa Birliği terör listesine eklenmesi kararının iptal edildiği bildirildi.
PKK HESAPLARININ DONDURULMASINI DA İPTAL ETTİ
Associated Pres, Lüksemburg merkezli AB mahkemesinin, 2002 yılında PKK'nın terör listesine eklenmesi ve hesaplarının dondurulması kararını iptal ettiğini duyurdu.
AP'ye göre mahkeme, kararın AB yasalarına aykırı olduğuna hükmetti.
AB KONSEYİ: KARAR ETKİSİZ OLUR
AB'nin en yüksek siyasi karar organı olan AB Konseyi, Avrupa Adalet Divanı'nın, terör örgütü PKK'nın AB terör örgütleri listesinden çıkarılmasına ilişkin kararının etkisiz olacağını açıkladı.
AB Konseyi açıklamasında, PKK, Kadek ve Kongra-Gel isimleri altında faaliyet gösteren, AB terör örgütleri listesinde yer alan örgüte ilişkin kararın, söz konusu listede değişiklik gerektirmeyeceği belirtildi.
Açıklamada, AB Konseyi'nin, daha önceki benzer bir Adalet Divanı kararını dikkate alarak, terör örgütleri listesinin oluşturulmasında gereken değişiklikleri yaptığı, "daha anlaşılır ve saydam bir prosedür geliştirdiği" belirtildi.
Açıklamada, son olarak 22 Aralık 2007 tarihinde onaylanan terör örgütleri listesinde PKK'nın 25. sırada yer aldığı, Adalet Divanı kararının bunu değiştirmeyeceği ve listeyi etkisiz kılmayacağı vurgulandı.
|
|
Avrupa Adalet Divanı PKK’yi terör listesinden çıkardı
|
|
HABER MERKEZİ (03.04.2008)- Avrupa Adalet Divanı (CJE) PKK ve KONGRA-GEL'in AB tarafından terör örgütü listesine alınmasını reddederek Avrupa Birliği Bakanlar Konseyi’nin kararını iptal etti. Bu karar ile birlikte AB terör listesinin tamamen çöktüğü yorumları yapılıyor.
Avrupa Adalet Divanı PKK ve KONGRA-GEL’in AB terör listesine karşı başvurusunu karara bağladı. Karar AB'nin ikinci en büyük mahkemesi Adalet Divanı'nın Birinci Dairesi tarafından alındı. Mahkeme yaptığı kısa açıklamada Avrupa Birliği Bakanlar Konseyi’nin kararını kınadı.
ÖCALAN'IN DOĞUM GÜNÜNE DENK GELDİ
Açıklamada “Mahkeme Konsey’in kimlikleri üstte belirtilen (PKK ve KONGRA-GEL)’e ilişkin kararını iptal etti” denildi. Kararda AB'nin PKK ve KONGRA-GEL'in terör listesine alınması için yeterli kanıt sunmadığı kaydedildi. Adalet Divanı'nın kararı Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'In doğum gününe (4 Nisan) denk geldi.
PKK ve Kongra-Gel’in AB ‘terör örgütleri’ listesine karşı Avrupa Adalet Divanı’nda dava açtığı davanın ilk duruşması Ocak ayı sonunda Lüksemburg'da görülmüştü. Yaklaşık bir saat süren duruşmaya PKK ve Kongra-Gel’i dört İngiliz avukat savunmuştu.
Avukatlar ‘terör listesine’ karşı 10 klasör dolusu delili mahkemeye sunarak, ateşkes sürecinde PKK ve Kongra-Gel’in ‘terörist örgütler’ listesine alınmasının yanlış olduğunu söylemişlerdi. PKK’nin listeye alınmasının barışa hizmet etmediğini anlatan avukatlar, mahkemenin de kararın adil olmadığı yönünde bir karar alması talebinde bulunmuşlardı.
PKK 2 Mayıs 2002 tarihinde AB ‘terör örgütleri’ listesine alınmıştı. Ekim 2003 tarihinde kurulan Kongra-Gel ise Şubat 2004’te listeye alınmıştı. PKK’nin AB terör örgütleri listesinde yer almasına karşı Ekim 2002’de açtığı dava Avrupa Adalet Divanı (CJE)’nin Asliye Hukuk Mahkemesi (TPI) tarafından geçen yıl geri çevrilerek yetkisizlik kararı alınmıştı. Ancak CJE Savcısı Juliane Kokott, Eylül 2006’da PKK'nin AB’nin listesinde yer almasına karşı yaptığı itirazın hukuki olarak değerlendirilebileceğini açıklamıştı. Adalet Divanı, AB'nin en üst mahkeme olduğu için ulusal mahkemelerin aldıkları kararları da bozarak yeniden ele alabiliyor.
AKPM LİSTEYİ İLLEGAL İLAN ETMİŞTİ
Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) 23 Ocak günü 2 ret oyuna karşı 110 oy ile AB ve BM ‘Terörist Örgütler Listesi’ni illegal ilan etmişti. Bu kararla birlikte 11 Eylül sonrası ABD’nin teşviki ile hazırlanan terör listeleri daha da tartışmalı hale gelmişti. AKPM’nin kabul ettiği rapor İsviçreli parlamenter Dick Marty tarafından hazırlanmıştı.
Halkın Mücahitleri örgütü de Mayıs 2007’de Avrupa Birliği’ne karşı 1 milyon euroluk tazminat davası açmıştı. Örgüt tazminat başvurusunu Avrupa Adalet Divanının Aralık 2007’de ayında aldığı kararı gerekçe gösterdi. Adalet Divanı, örgütün başvurusu üzerine AB’nin 2002 yılında örgütün ‘terör örgütleri’ listesine alınması kararını bozmuştu. Kararın bozulmasına gerekçe olarak örgütün listeye alınması konusunda haberdar edilmemesi gösterilmişti.
TERÖR LİSTESİ ÇÖKTÜ
Temmuz 2007’de ise CJE Filipin Komünist Partisi (CCP), Filipin Ulusal Demokratik Cephesi (NDFP) lideri profesör Jose Maria Sison ve Hollanda-Filistin El Aksa Vakfının 2002 yılında Avrupa Birliği terör listesine alınması kararını bozmuştu. Bu karar da listede yer alan diğer örgüt ve şahsiyetler için emsal niteliğindeydi.
PKK ve KONGRA-GEL’in başvurusuna da olumlu cevap verilmesi ile birlikte AB’nin terör örgütü listesinin tamamen çöktüğü yorumları yapılıyor. Bir çok çevre sözkonusu listenin siyasi mülahazalarla hazırlandığı tepkisinde bulunuyordu. PKK ve KONGRA-GEL yetkilileri de ABD’nin siyasi çıkarlar doğrultusunda listeyi hazırladığını belirterek tepkilerini dile getirmişti.
|
Veröffentlicht von mustafa am Freitag, 04. April 2008 (163 mal gelesen)
(0 Kommentare? mehr... | | Punkte: 0)
|
|
2209 Artikel (277 Seiten, 8 Artikel pro Seite) |
|
|  |
Sprache für das Interface auswählen
|
| All members: |
7 549 |
| Register today: |
0 |
| Register yesterday: |
0 |
| Members online: |
0 |
| Guests online: |
29 |
Don't have an account yet? You can create one. As registered user you have some advantages like theme manager, comments configuration and post comments with your name.
|
|
|
Pertekliyiz Biz Sitesinizi dilediginiz dilde tercüme etmek için asagidaki Dil seçenegini kullanabilirsiniz.
|
|
hayvanlarda saglaklik-solaklik mefhumu olmadigi halde kutup ayilari solaktir.
pertekliyiz.biz
|
|