Willkommen bei www.Pertekliyiz.Biz
Ana Sayfa Biz Kimiz Bize Ulasin Bizi Tanitin Köyler Kitap Önerileri Ziyaretci Defteri
  Hallo Misafir!   
Pertekliyiz.biz Sitesine Hosgeldiniz........Xerhatin.........Xerama
 

RADYO PERTAQ FACEBOOK GRUBU
Unbenanntes Dokument

Radyo Pertaq

 


Login

Benutzername:

Passwort:


icon_home.gif Ana Sayfa
som_downloads.gif Menü
tree-T.gif Pertek Resimleri
tree-T.gif Forum
tree-T.gif Dosyalar
tree-T.gif Alevilik
tree-T.gif Mesaj Panosu
tree-T.gif Etkinlikler
tree-T.gif Linkler
tree-T.gif Dilek Tahtasi
tree-T.gif Ziyaretci Defteri
tree-T.gif En Iyiler
tree-T.gif Anketler
tree-T.gif Kadromuz
tree-T.gif Biyografiler
tree-T.gif Sitenize Ekleyiniz
tree-T.gif Kadin
tree-T.gif Atasozleri
tree-T.gif Saglik
tree-T.gif Dersim Haritasi
tree-T.gif Sifali Bitkiler
tree-T.gif Testler
tree-T.gif Genel Bilgiler
tree-T.gif Mektuplar
tree-T.gif Oyun Eglence
icon_poll.gif Kültür&Sanat
tree-T.gif Gazeteler
tree-T.gif Tv Izle
tree-T.gif Sarki Sozleri
tree-T.gif Siirler
tree-T.gif Fikra Diyari
tree-T.gif Kitaplar
tree-T.gif Kitap Önerileri
tree-T.gif Filmler
tree-T.gif Klipler
tree-T.gif Kose Yazilari
tree-T.gif Dizi Izle
tree-T.gif Genel Kültür
tree-T.gif Eglence
icon_members.gif Üye Menüsü
tree-T.gif Kullanici Kaydi
tree-T.gif Özel Mesajlar
tree-T.gif Üye Listesi
tree-T.gif Ziyaretci Defteriniz
tree-T.gif Bizi Tanitin
tree-T.gif Bize Ulasin
favoritos.gif Haberler
tree-T.gif Haber Gönder
tree-T.gif Tüm Haberler
tree-T.gif Haber Arsivi
tree-T.gif Haber Basliklari
icon_members.gif Bilgileriniz
icon_members.gif Cikis Yap

Kategorien
oarrow.gif Dersimden Haberler
oarrow.gif Dünyadan Haberler
oarrow.gif Güncel Haberler
oarrow.gif HABERLER
oarrow.gif Pertek Haberleri

Klipler

Yeni Klip
civan hoca hewale ewindar

civan hoca hewale ewindar
Yeni Klip
MERVAN TAN - ZARİN

MERVAN TAN - ZARİN
Yeni Klip
Tuncel Kurtiz//Grup Yorum 25.Yıl Konseri

Tuncel Kurtiz//Grup Yorum 25.Yıl Konseri
Yeni Klip
DENIZ YUSUF  HÜSEYIN

DENIZ YUSUF HÜSEYIN
Yeni Klip
DERSIM  MERKEZ

DERSIM MERKEZ
Yeni Klip
BABA BERTAL DA  DAVUL RESITALI

BABA BERTAL DA DAVUL RESITALI
Yeni Klip
PERTEK TANITIM FILMI

PERTEK TANITIM FILMI
Yeni Klip
Goran  Salih-Mn Ashqm

Goran Salih-Mn Ashqm
Yeni Klip
8 MART ETKINLIGI-PERTEK

8 MART ETKINLIGI-PERTEK
Yeni Klip
Kürmes Ezgisi

Kürmes Ezgisi


Yönetim
g Yönetim Bölümü

2209 Artikel (277 Seiten, 8 Artikel pro Seite)


Dersimden Haberler: Hozat 'Şehit namirin' dedi
aktuelle News
HPG gerillası Güneş, Dersim-Hozat'ta toprağa verildi

Hozat - Dersim kırsalında çıkan çatışmada yaşamını yitiren HPG'li Mehmet Güneş, yoğun kar yağışı altında binlerce kişi tarafından doğduğu Hozat'ın Taner Köyü'nde toprağa verildi.

Dersim'de 30 Aralık günü Rabat Mezrası'na yönelik operasyonda yaşamını yitiren ve 6 HPG'linin cenazesi ile Malatya Adli Tıp morgunda getirilen HPG'li Mehmet Güneş'in cenazesi toprağa verildi. Dün ailesi tarafından alınan cenaze akşam saatlerinde Elazığ'a getirilerek Cemevi'nde dini vecibeleri yerine getirildi.

Sabah saatlerinde Dersim'in Hozat İlçesi'ne getirilen Güneş'in cenazesi, yoğun kar yağışına rağmen binlerce kişi tarafından doğum yeri olan Taner Köyü'ne götürüldü.

Güneş'in cenazesi binlerce kişi tarafından "Şehit namirin" sloganları eşliğinde köy mezarlığında toprağa verildi. Törenin ardından yurttaşlar, demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına saygı duruşunda bulunurken, törene Dersim Belediye Başkanı Edibe Şahin, Pertek Belediye Başkanı Kenan Çetin, Hozat Belediye Başkanı Cevdet Konak, EMEP ve DHF temsilcileri de katıldı.

Törenin ardından konuşan BDP Dersim Merkez İlçe Başkanı Özgür Söylemez, savaşın ve ölümlerin tek sorumlusunun AKP iktidarı olduğunu söyledi. Söylemez, "Döktükleri bu kanda kendileri bir gün boğulacaklardır" dedi.

Öte yandan Malatya'da, sivil polislerin Güzel'in ailesini tehdit ettiği iddia edildi. Cenazenin Mezopotamya Cenaze Aracı ile götürülmesini istemeyen polisin, "Biz size ambulans tahsis ederiz. Yoksa Elazığ'da cenazeye el koyarız ve Elazığ'da gömeriz" dediği belirtildi. Cenaze Hozat Belediyesi Cenaze aracı ile köye getirildi.

Newededersim

Veröffentlicht von maya_ am Sonntag, 08. Januar 2012 (54 mal gelesen)
(0 Kommentare? mehr... | Druckbare Version  Diesen Artikel an einen Freund senden | Dersimden Haberler | Punkte: 0)

'Sıradışı bir olay'
aktuelle News
'Hükümet kendi derin yapılanmasını oluşturuyor'

Ankara - BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, eski Genelkurmay başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'un tutuklanmasının sıradan bir olay olmadığını belirterek, "Makamı ne olursa olsun suç işleyenlerden adil bir yargılama ile hesap sorulması da elbette ki gereklidir. Fakat bütün bunlar iktidarın siyasi amaçları ve çıkarları içinde kullanılamaz. İktidar derin yapılardan hesap sorarken kendi derin yapısını oluşturuyor" dedi. 

Eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'un tutuklanmasını değerlendiren BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, "Eski bir Genelkurmay başkanının ilk defa tutuklanıyor olması sıradan bir gelişme değil. Makamı ne olursa olsun suç işleyenlerden adil bir yargılama ile hesap sorulması da elbette ki gereklidir. Fakat bütün bunlar iktidarın siyasi amaçları ve çıkarları içinde kullanılamaz" dedi. 

ÖZEL YETKİLİ MAHKEMELER NEDEN KÖY YAKMALARI SORUŞTURMUYOR?

Demirtaş, Orgeneral İlker Başbuğ'un özellikle bölgede görev yaptığı yıllarda köy yakmalar ve faili meçhul cinayetlerin yaygın olduğunu, dolayısıyla o dönemde o suçlarla ilgili sorumluluğunun da soruşturulması gerektiğini düşündüklerini belirterek, şöyle konuştu:

"Fakat, Savcıların elinde yıllardan beri İlker Başbuğ ile ilgili bu bilgiler olmasına rağmen konunun bekletildiğini, Uludere katliamından 1 hafta sonra hayata geçirilmesi de dikkate değerdir. Hükümet, bütün bu süreçleri kendisi yönetiyor. Biz bütün derin yapılardan hesap sorulmasını destekleriz ama, hükümet bir taşla bir kaç kuş vurmaya çalışıyor. Derin bir yapılardan hesap sorarken kendi derin yapısını oluşturuyor. Ayrıca iddianameye hazırlayan savcılara özellikle bölgede köyü yakılan ve faili meçhul cinayetlerin kurban gidenlerin gidip başvuru yapması gerekir, davaya müdahil olmaları ve savcının bunları da soruşturmaya dahil etmesi gerekir. Özellikle Diyarbakır'ın Kulp ilçesi Alaca köyünden kaybedilen ve sonra kemikleri bulunun köylülerin bu davaya müdahil olması gerekir. Savcıda soruşturmayı genişletmelidir."

GENELKURMAY BAŞKANLIĞI DÖNEMİNDEKİ BÜTÜN FAALİYETLERİ SORGULANMALI

Demirtaş, "Gerçekten diyelim ki bir terör örgütü kurup yönetmişse bunun bir örgütünün de olması lazımdır. Örgütü açığa çıkartılması gerekir. Bir de hem Genelkurmay başkanlığı, hem terör örgütü yöneticiliği yapmışsa Genelkurmay başkanlığı döneminde yaptığı bütün faaliyetlerin sorgulanması gerekir ve meşruiyetinin tartışılması gerekir" diye konuştu.

Newededersim

Veröffentlicht von maya_ am Samstag, 07. Januar 2012 (57 mal gelesen)
(0 Kommentare? mehr... | Druckbare Version  Diesen Artikel an einen Freund senden | Punkte: 0)

Anayasayı beklerken; Aleviler
aktuelle News
Sempozyom 7-8 Ocak’ta İstanbul, Bilgi Üniversitesi’nde…

Alevi Enstitüsü ve Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı ortak anayasa sempozyumu düzenliyor…
  
 ETKİNLİK ADI: ANAYASAYI BEKLERKEN: ALEVİLER
 
DÜZENLEYİCİ KURULUŞLAR: Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Alevilik Araştırma Uygulama ve Dokümantasyon Enstitüsü
 
ETKİNLİK TARİHİ: 7-8 Ocak 2012, Cumartesi, Pazar
 
ETKİNLİK YERİ: İstanbul, Bilgi Üniversitesi
 
GENEL KOORDİNATÖR: Alevilik Araştırma, Uygulama ve Dokümantasyon Enstitüsü adına Doç. Dr. Bedriye POYRAZ, Dr. Pınar ECEVİTOĞLU
 
AKADEMİK SORUMLULUK VE YETKİ: Alevilik Araştırma Uygulama ve Dokümantasyon Enstitüsü, sempozyumun ana temasına bağlı olarak oturumların ve katılımcıların belirlenmesinde, sempozyum programının oluşturulmasında ve kesinleştirilmesinde tam yetkili ve tam sorumludur. 

HACI BEKTEŞ VELİ ANADOLU KÜLTÜR VAKFI ADINA GENEL SORUMLU: Dr. Tuncer BAŞ
 
SEMPOZYUM ASİSTANI: Seray KUMLU
 
AMAÇ VE KAPSAM
 Modern demokrasi anlayışı çerçevesinde anayasanın bir toplumsal sözleşme olarak kabul edildiğini veri aldığımızda, Türkiye’de son on yıldır gündemden düşmeyen yeni anayasa tartışmalarının toplum nezdinde bu anlayışa uygun bir karşılık bulmadığını söylemek mümkündür.   Bu öncelikle, Türkiye’yi yeni ve demokratik bir anayasaya kavuşturma misyonunu yüklenen siyasal iktidarın anayasayı toplumsal bir müzakere ve oydaşmanın ifadesi olarak görmekten imtina eden “ileri demokrasi” anlayışından kaynaklanmaktadır. Öte yandan yeni anayasa fikri, siyasi iktidarın farklı toplumsal kesimleri müzakereye dâhil etmesi ve talepleri soğurması doğrultusundaki beklentiyi de artırmıştır. Bu beklenti çeşitli kesimleri hareketlendirmiş olmakla beraber eşit yurttaşlık statüleri mevcut anayasa tarafından zan altında bırakılmış en geniş kesimlerden biri olan Alevilerin yeni anayasa tartışmalarında yeterince aktif ve örgütlü bir tutum sergilemedikleri dikkati çekmektedir. 1990’ların başından bu yana doğrudan Alevi kimliği üzerinden örgütlenen ve dile getirdikleri taleplerin anayasal hak kapsamında olduğundan kuşku duyulamayacak bu kesimin yeni bir anayasa yapımı arifesinde kendini gösteren suskunluğu, 20 yıllık örgütsel deneyim ve birikim dikkate alındığında düşündürücüdür. Kuşkusuz bu tutumun özelde Alevi örgütlülüğünün iç dinamikleriyle, genel planda ise Türkiye’nin siyasal koşullarıyla ilişkili nedenleri bulunmaktadır. Ancak nedenler ne olursa olsun Alevilerin yeni anayasa tartışmaları karşısındaki tutumunu bir “bekleyiş” olarak nitelendirmek mümkündür.
 Bekleyişe karşı aktif bir katılım ve müzakereden yana olan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Alevi toplumunun tüm bileşenleriyle bu sürece müdahil olmasını sağlamak, Alevilerin eşit yurttaşlık taleplerinin anayasal talepler olarak yeniden tartışılması ve formüle edilmesine katkıda bulunmak amacıyla “Anayasayı Beklerken: Aleviler” başlıklı bir sempozyum gerçekleştirmeyi hedeflemektedir.
 Öte yandan gerek düzenleyici kurum olarak Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’nın gerekse sempozyumun akademik sorumluluğunu üstlenen Alevilik Araştırma Uygulama ve Dokümantasyon Enstitüsü’nün ortak fikri, bugün Alevilerin temel sorunları olarak kabul edilen sorunların yalnızca Alevilere özgülenemeyeceği yolundadır. Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlığının mevcut anayasada ifadesini bulan inşa ve kuruluş mantığı yalnızca Alevileri değil, çok sayıda başka kesimi de hem bireysel düzlemde hem de kimi kolektif kimliklerin taşıyıcıları olarak dışarlıklı kılmaktadır. Buna karşılık siyasi iktidar Alevileri hep belirli bir sorun alanına sıkıştırmaya ve yalnızca bu alanda ve o da belirli sınırlar içinde kalmak kaydıyla söz söylemeye mahkum etmektedir. Aleviliği belirli bir biçimde yeniden inşa etmeye ve bu inşayı sekteye uğratabilecek toplumsal ittifak ve oydaşmaları engellemeye yönelik bu tutum, Alevilerin yukarıda ifade edilen “bekleyiş”ini de koşullandıran nedenlerin başında gelmektedir. Tam da bu nedenle sempozyumun temel hedefi, Alevilerin sorunlarını temel hak ve özgürlüklerle ilgili olarak tüm ötekilerin deneyimlediği sorunlarla ilişkilendirmek ve temel anayasal sorunlar olarak ele alıp tartışmaya açmaktır. Sempozyum programında yer verilen oturumlar ve katılımcılar da bu hedefe uygun olarak belirlenmiştir.
  
 KESİNLEŞMİŞ PROGRAM
 
 
 ANAYASAYI BEKLERKEN: ALEVİLER
 SEMPOZYUMU
 
Biz şimdi ne yapacağız barbarlar olmadan?
 Constantino Kavafis’e saygıyla
 7-8 OCAK 2012
 7 Ocak Cumartesi, Birinci Gün
 9:00 Açılış Konuşmaları
 Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı adına vakıf başkanı Ercan GEÇMEZ
 Alevilik Araştırma, Uygulama ve Dokümantasyon Enstitüsü adına Prof. Dr. Ayhan YALÇINKAYA
  
 10:00-12:00 Birinci Oturum
 “Laik Bir Devlette Yaşama Hakkı”
 Aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabip
 Fuzuli’ye saygıyla
 Oturum Başkanı
 Yrd. Doç. Dr. Murat Sevinç
 Rıza TÜRMEN
 Kezban HATEMİ
 Dr. Orhan Gazi Ertekin
 Yrd. Doç. Dr. Kerem ALTIPARMAK
  
 12:00-13:00 Öğle molası
  
 13:00-15:00 İkinci Oturum
 “Laiklik: Ne Konuşuyoruz, Ne Anlıyoruz?”
 Fil yükün karıncaya yükletme, çekebilmez
 Kaygusuz Abdal’a saygıyla
 Oturum Başkanı
 Doç. Dr. Zeliha Etöz
 Yrd. Doç. Dr. Murat AKAN
 Prof. Dr. Tayfun Atay
 Prof. Dr. Levent KÖKER
 Prof. Dr. Taner TİMUR
  
  
 15:30-17:30 Üçüncü Oturum
 “Din(sizlik), Vicdan, İfade Özgürlüğü”
 Meri kekliğim, yeter çektiğim
 Enver Gökçe’ye saygıyla
 Oturum Başkanı
 Dr. Ali Murat İrat
 Fikret İLKİZ
 Hüseyin GÜZELGÜL (PSAKD Gen. Bşk.)
 Ali KENANOĞLU (HSAKD Bşk.)
 Enver AYSEVER
  
  
 8 Ocak Pazar, İkinci Gün
 10:00-12:00 Dördüncü Oturum
 “Eşit Yurttaşlık: İlkesini Arayan Adalet”
 Süresiz baş dönmesiyiz çok garip adamların
 Edip Cansever’e saygıyla
 Oturum Başkanı
 Prof. Dr. Ayhan Yalçınkaya
 Hüseyin Aygün
 Aydın ENGİN
 Arş. Gör. Hakan MERTCAN
  Prof. Dr. Eser KÖKER
  
  
 12:00-13:00 Öğle molası
 13:00-15:00 Beşinci Oturum
 “Anayasayı Kim Yazıyor, Anayasa Kimi Yazıyor?”
 Kan sızıyor bir halkın dinmeyen uğultusundan
 Turgut Uyar’a saygıyla
 Oturum Başkanı
 Doç. Dr. Bedriye Poyraz
 Levent TÜZEL
 İhsan ELİAÇIK
 Aysel TUĞLUK
 Dr. Dilek KURBAN
  
 15:00-15:15 Mola
 15:15-17:15 Altıncı Oturum
 “Ötekilerin Anayasası, Anayasanın Ötekileri”
 Gözleri Hotel Gülyurdu, bıyıklarını Muş ovasında unutmuş
 İzzet Yasar’a saygıyla
 Oturum Başkanı: Dr. Pınar Ecevitoğlu
 Erol DORA
 Ali TOPACIK (ASDA Bşk.)
 Yetvard DANZİKYAN
 Remzi ALTUNPOLAT (KAOS GL)
  
 17:30-19:00 Kapanış Oturumu
 Bir Anayasa niye yazılır, abiler
 Ece Ayhan’a saygıyla
 Oturum Başkanı
 Arş. Gör. Hakan Mertcan
 Yrd. Doç. Dr. Murat SEVİNÇ
 Doç. Dr. Zeliha ETÖZ
 Ercan GEÇMEZ (HBVAKV Gen. Bşk.)
  
 19:15 SONUÇ BİLDİRGESİ

Veröffentlicht von maya_ am Samstag, 07. Januar 2012 (52 mal gelesen)
(0 Kommentare? mehr... | Druckbare Version  Diesen Artikel an einen Freund senden | Punkte: 0)

Adıyaman Alevileri
aktuelle News
Adıyaman'da Alevilerin Ziyaret ve Türbeleri

Alevi inancını temellendiren önemli mihenk taşlarından biri ziyaret ve türbelerdir.

Ali KALİK

Alevilerin yaşamı örgütlediği her alanda tarihlerini güçlendiren, maneviyatlarını diri tutan, inançlarının yazılmamış tarihini kuşaktan kuşağa taşıyan tek mirasları ziyaret ve türbeleridir. Ziyaret ve türbelerin unutulmaması için yılın her döneminde halk tarafında ziyaret edilip adaklar kesilir, dualar edilir kültürel etkinlikler sergilenir.

Adıyaman’da da, Alevilerin yaşadığı her alanda olduğu gibi burada da Alevi kültürünü yaşatan, tüm baskı ve asimile politikalarına rağmen yok olmasını engelleyen ziyaret ve türbeler oldukça çoktur. Ancak tüm türbe ve ziyaretleri ele alıp değerlendirmeden ziyade daha çok halk arasında öne çıkarılan türbe ve ziyaretleri ele alarak Adıyaman’da oluşturduğu sosyolojik boyutunu ele almaya çalışacağım.
Adıyaman birçok ilden farklı olarak; Sünni, Yezidi, Ermeni ve Alevi kültürünün iç içe yaşandığı bir ildir.

İnanç farklılıkların olmasına rağmen Türbe ve ziyaretler ortak kültür miras olma algısını toplumun büyük bir bölümünde yaratmıştır. Sosyolojik olarak bu tarihi mirası yaşatmak için inanç farklılıkları gözetmeksizin her aile kendi çocuklarına bu türbelerin ismini vererek tarihten günümüze gelmesinin yolunu açmıştır. Adıyaman’da inanç çelişkilerinin derinleşmemesinde de bu ziyaret ve türbelerin rolü büyüktür.

Evet, bugün Adıyaman’da istisnasız her ailede Abuzer, Mahmut ve Zeynal Abidin isimlerine rastlanır. Farklı inanç ve kültürlere sahip olmalarına rağmen bu isimler üzeriden ortak bir kültür oluşturmayı başarmıştır. Abuzer Kaffari, Mahmut Hassari ve Zeynal Abidin, Aleviler için kutsal türbeler olduğu gibi diğer inançlar için ise hoşgörünün, kardeşliğin ve barışın temsilcileriler. Zerban da adına festval düzenlenen iki genç kızın vermiş olduğu direnişin ve kahramanlıkların simgesidir. Alevilerin yaptıkları en büyük yeminlerin başında gelir Zerban ‘sari zerbane be’ diye yemin edildikten sonra akan sular durur.

Adıyaman'ın 5 km. doğusundaki Ziyaret Köyü'nün hemen girişindedir. Abuzer Gaffari 'nin türbesi, kitabesinde 1136 tarihi yazılıdır. Mahmut Hasari ‘El Ensari’ İl merkezinin doğusundaki tepededir. Zeynal Abidin; Hem Adıyaman merkezde ‘tepede’, hem de Kahta’da birer Yatırı ‘Türbesi’ vardır. Bulam’da da Zerban ziyareti vardır. İsmini yazdığımız ve yazamadığımız onlarca Türbe ve Ziyaret, Alevilerin maneviyatını güçlendirirken diğer inançlar arasında hoşgörü köprüsünü kurmuştur.

İnançlar arası gönül köprüsünü kuran bu türbeler ve ziyaretler sistemin saldırısına uğramış, ziyaret edenler ise fişlenmiş ve rencidelere maruz kalmıştır. Tüm türbe ve ziyaretler sistematik saldırılara uğrasa da özellikle de en çok Zerban ziyareti saldırıyla karşı karşıya kalmıştır. Orada yaşayan halkın hassasiyetleriyle dalga geçilmiş ve onurları incitilmiştir.

Özellikle 12 Eylül darbesinden hemen sonra, genelde Alevilerin inancına birçok alanda saldırıldı onurları kırıldı ama Adıyaman’ın Bulam beldesinde yapılanın eşi benzeri duyulmamıştır. Evet, Bulam’da yaşayan Alevi erkeklerinin bıyıkları kesilerek kendilerine yedirildi. Ağhuçan ocağının sembol ismi olan Gözal efendinin ‘pirinin’ Sakalı ve bıyığı kesilmek istenir, ancak Gözal efendinin büyük direnişinden kaynaklı olarak kesememişler. Tüm erkekler toplanıp, Zerban ziraretinin suyunun içine zorla girmesi sağlanarak sırtlarına kadıları bildilip saatlerce suda bekletilerek hadi ziyaretiniz gelip sizi kurtarsın hakaretleriyle Alevi halkıyla alay ederek onurlarını kırmışlardır.

Bulam’ın Alevileri uzun süre bu psikolojik etkiden kurtulamamış ve inançlarını gizlemek zorunda kalmışlar. Aile yaşamlarının dengesini bozan bu yönelim uzun yıllar sosyolojik olarak içe kapanarak dış dünya ile bağlarını koparmalarına neden olmuştur… Son yıllarda Bulam belediyesinin katkılarıyla yeniden düzenlenen Zerban ziyaretlere açılmış ve Zerban kültür şenlikleri düzenli bir şekilde yapılmaya başlanmıştır. Bu kültürel etkinlikler oradaki insanların yeniden özgüvenlerine kavuşmasını sağlamıştır.

Aslında bu örneği vermemizdeki asıl amaç Alevilerin kendi inançlarını hangi koşullar altında yerine getirdiğine ışık tutmaktır. Dünden bugüne Alevilere karşı zihniyet olarak yaptıklarında değişen bir şeyin olmadığını ancak şekil değiştirdiğini söylemek abartı olmasa gerek. Dün Alevilerin inancına açıktan saldırmak ve aşağılamakta sakınca görmeyen zihniyet bugün ise ziyaret ve türbeleri barajlar altında bırakarak taş parçası diyerek saldırılar devam etmektedir.

Her ne kadar Alevilerin inançlarına nasıl saldırılsa saldırılsın, yakaladıkları örgütlenmenin ortaya çıkardığı özgüvenle tüm değerlerine sahip çıkacak güç ve birikime sahipler. Evet, Alevi halkının maneviyatını temsil eden ve inançlar arası gönül bağını geliştiren türbe ve ziyaretlere saldırılar nerde gelirse gelsin Alevi halkı karşı koyacaktır.

Ve inançlarının temsilliyetini yapan Türbe ve ziyaretler koruyacak ve sahiplenilecektir.

Bunun öncülüğünü de Adıyaman halkı bugüne kadar yaptığı gibi bugünden sonrada yapacaktır…     

(Dersim Gazetesi Ocak 2012 Sayısı)

Veröffentlicht von maya_ am Samstag, 07. Januar 2012 (43 mal gelesen)
(0 Kommentare? mehr... | Druckbare Version  Diesen Artikel an einen Freund senden | Punkte: 0)

Sanatçılar Roboski'yi anlatıyor
aktuelle News
'Devlet Roboski katliamını örtbas edilemeyecek'

İSTANBUL (DİHA) Şırnak'ın Uludere İlçesi'ndeki 35 kişinin yaşamını yitirdiği Roboski katliamını yerinden inceleyen sanatçılar ve akademisyenler, katliamın planlı bir şekilde yapıldığını belirterek, köylülerin tazminat değil hak yerini bulsun çağrısı yaptıklarını söyledi.

Şırnak'ın Uludere İlçesi'nde 35 kişinin yaşamını yitirdiği Roboski katliamına ilişkin incelemelerde bulunmak üzere bölgeye giden aydın ve sanatçılar, tanıklıklarını Cezayir Restorant Büyük Salon'da düzenlenen basın toplantısı ile kamuoyu ile paylaştı. Milletvekilleri Sebahat Tuncel, Levent Tüzel, Prof. Dr. Gencay Gürsoy, SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan, yazar Necmiye Alpay, sanatçılar Jülide Kural, İlkay Akkaya, Ferhat Tunç, Yasemin Göksu, Aynur Doğan, Yazar Meryem Koray, ÖDP Genel Başkan Yardımcısı Sema Solaklı ile çok sayıda aydın ve yazar katıldı.

'Köylülerin tepesine güç inmiş'

Yazar Necmiye Alpay, Türkiye'nin o kesimine ilk kez gittiğini ifade ederek, köylere bulunan karakolların iktidarı ve otoriteyi simgelediğini anlattı. Köylülerin yaşamını yitirenler için devletin vermesi yönünde tartışmaların yürütüldüğü tazminata karşı çıktıklarını ifade eden Alpay, "Bir acıma merhamet yoksullara yardım meselesi asla değil, sonuna kadar ikinci insan yerine koyma söz konusu burada. Yoksulluk boyutu bir bütünün parçası sadece. Beyaz kadınlar gitmiş bir köyde çok merhamete gelmişler gibi değil mesele. Hayli bilinçli köylüler, çok insani bir acz içindeler bilmemiz lazım. Koskoca güç tepelerine binmiş, bu manzaranın önüne vurgu yapmaya çalışıyoruz" dedi.

'Hem öfkelendik hem kederlendik'

Oyuncu Jülide Kural, sorunun çözülmesi için bir an önce barış ortamının sağlanması gerektiğini ifade ederek, herkesin yaşanan katliamı anlaması için bölgeye sık sık gitmesi gerektiği yönünde çağrı yaptı. Kural'ın ardından toplantıya katılanlar, tanıklıklarını ve gözlemlerini paylaştı. İlk olarak konuşan Yasemin Göksu, orada yaşananların dayanılmayacak derecede korkunç dramatik şeyler olduğunu ifade eden Göksu, "İnsan hem çok kederleniyor, hem çok öfkeleniyor" dedi.

'İstedikleri gibi at oynamayacaklar'

"Anlatmaya yüreğim dayanmayacak ne yapmak gerekiyorsa sorumluları biz de mahkemeye verelim, ırkçı bakanları da verelim, bu insanların haklarını koruyalım" diyerek duyarlılık çağrısı yapan Göksu, "Benim için bir parça rahatlatan şeyler, o küçücük mezarların başında ağlayan bir öteki olmamdır. Bir öteki olarak ağladık orada. Orada herhangi bir kaza olmuş olma ihtimali yok. Son derece planlı projeleri hazırlanarak yapılmış bir şeydi. O coğrafyada çok katliam oldu. Kimisi unutuldu. Oraya gitmekle, bir cinayete daha ortak olmadığımızı ortaya koymuş olduk. Artık istedikleri gibi at oynatamayacaklarını biliyoruz. Daha büyük ekipler halinde oraya gitmek lazım. Daha büyük gruplarla gidin, daha rahat insanları katledemesinler" diye konuştu.

'Hukuka uygun canavarca öldürdüler'

Göksu'nun ardından sanatçı İlkay Akkaya kısa bir konuşma yaptı. Hukuka uygun canavarca öldürmenin orada yapıldığını dile getiren Akkaya, "Bunu hep yapıyorlar. Bir araya gelip bir şey yapalım. Bir şey yapmalıyız. Hiçbirimizin bir daha böyle acılar yaşamaya yürekte yerimiz kalmadı. Bütün krallar ölsünler" diye konuştu.

'Devlet savaş ateşi yaktı biz barış ateşi yakalım'

Yazar Meryem Koray, olayın araştırılıp sorumluların bulunması gerektiğini ifade ederek, "Hiçbir açıklama olayın küçümsenmenize neden olamaz. O kadar büyük o kadar doldurulamaz acı var ki orada. Köy ahalisi orada toplanmış, ağlamak geliyor içimde. Köylüler, 'ayağınıza sağlık' diyorlar. Teşekkür ettiler. İnsanlar, 'Burada savaş ölüm olunca buraya geliyorlar o zaman bizi hatırlıyorlar' dediler. Gitmek bunun için önemliydi. Bizim insanımız var orada, canımız var. Can var can. Nereye bakarsak karanlık, o karanlığı bir parça aralamak aynı duyguları duyuyor dedirtmek de önemliydi. Bu bir devlet meselesi o çözecek ama hepimize sorumluk düşüyor. Devlet savaş ateşi yaktı biz barış ateşi yakalım" diye konuştu.

'O insanlar kaçakçı değil emekçi'

Koray'ın ardından Sema Solaklı da kısa bir konuşma yaptı. Yaşananların bir cehennemi andırdığını ifade eden Solaklı, "Öyle bir cehennem yeri ki, o kadar büyük orantısız güç var ki savaşın bile edebi ahlakı olur. O insan kaçakçı değil büyük bir yalan. O insanlar güvencesiz kaçak işçi emekçi gözüyle bakmak lazım onlara" dedi.

Köye gittikten sonra yurttaşlarla bir duygu birleşmesi yaşadıklarını ifade eden oyuncu Jülide Kural, "Elbette çok öfkeliler. Açlar yoksullar Kürtler. Bir dağın ucunda ayakları çıplak karların içinde yaşamaya çalışıyorlar. Herkesin bir parça kalbinde insanlık varsa, orada yaşayan insanların üzerine bombalar yağdırılırken, biz hiçbir şey olmamış gibi yaşayamayız. Öfkeliyiz, biz susup oturmayacağız. Acımız çok taze, bu öfke bizi başka yerlere götürebilir dediler. Devlet bize kuru bir özürle tazminat değil bu faillerin ortaya çıkarılması gerekiyor dediler" diye kaydetti.

'Duyarlı insanların seslerini çıkarmasını istiyorlar'

Sanatçı Aynur Doğan, "O insanlar büyük acı yaşıyor. Acısının bir kısmını anlayabiliyoruz. Ama orada o insanların yaşadığı başka korkular var. Onlar kendini yalnız hissediyor. Tekrarlanacağına inanıyor. 'Kürtleri sevmiyorlar' diyorlar. Ben de Kürdüm, benim duyduğum yaşadığım dedemden de babamdan da hikayeler hepsi aynı ve devam ediyor. İnsan ne söyleyebilir? Yoksul bir halk, kendilerini dışlanmış hissediyorlar. Zaten dışlanıyorlar. Tek istediği Türkiye'nin farklı yerlerinde duyarlı insanların olduğu, duyarlı insanların sesini çıkarması" dedi.

SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan, katliamın yaşandığı köyde son seçimlerde BDP'nin AKP'den çok fazla oy almasının katliamda etkili olduğuna işaret ederek, "Teknik açıdan daha terörle mücadelenin verildiği, MİT'in istihbarat hatasına bağlanması mümkün değil. Bu konuda kimsenin ikna olabilmesi mümkün değil. Tarihi rastlantıdan ibaret görenler, 33 kurşun, Nevala Kasaba rastlantı mıydı?" diye sordu.

'Takipçisi olmalıyız'

Sanatçı Ferhat Tunç ise, "'Babamı istiyorum' diye bir çocuk ağlıyordu. 'Ben babamı istiyorum' deyip durdu. Büyük bir vahşet. O coğrafya bu katliamlarla gündeme gelen bir coğrafya. Devlet Kürt halkını cezalandırmaya çalışıyor. Yanımda olmazsan hepinizin sonu bu olacak mesajı vermeye çalışıyor" şeklinde konuştu.

Tuncel: İma politikası AKP ile devam ediyor

İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, daha geniş bir ekiple yeniden bölgeye gidilmesi gerektiğini ifade ederek, "Uludere inkar ima asimilasyon politikasının AKP'yle devam ettiğinin göstergesidir" dedi. Tuncel, "Bu savaş politikasına karşı direnmek zorundayız. 10 yaşındaki kız çocuğuna sordum, 'Okula gidiyorum, ama artık okula gitmeyeceğim', 'Gözaltına alınanlar bırakılmazsa buradan gideceğiz' diyorlar. Savaş isteyenler bu sistemin kendisi" diye konuştu.

Tüzel: Devletin yaptığı hiçbir şey rastlantısal değil

İstanbul Milletvekili Levent Tüzel, yoksul Kürt köylülerin yalnız olmadıklarını sağlamak için bölgeye gittiklerini vurgulayarak, "Devletin yaptığı yürürlüğe soktuğu hiçbir şey rastlantısal değil. Roboski katliamının üstünün örtülmemesi için bu aydınlanmanın takipçisi olacağımızı belirtmek istiyoruz. Bir savaş politikası, bir Kürt sorununu yaklaşımın sonucu. Olayın oluş biçimi ve tanıklıklar bunu gösteriyor. Bölge halkının yoksulluğunu, ayrımcı politikalarla ortaya çıkmış durumda. Devlet mecbur ediyor bu hayat kavgasına. Ortada sınır yok bölünmüş aileler, parçalanmış topraklar, sınır ticareti demek bile doğru değil" dedi. Uludere Kaymakamı'na yapılan saldırıya da değinen Tüzel, "Yapılan saldırı çokça spekülasyona dönüştürüldü. Devletten gelen saldırının birinci derece görülen temsilcisi kaymakama infial derecesinde yaşanan, terör benzeri söylemlerin arkasına sığınarak tutuklama furyası yapması katılabilinir bir şey değil. Dosyaya gizlilik kararı getirilmesi gizlenen bir şeyler var duygusunu güçlendiriyor" diye kaydetti.

Newededersim

Veröffentlicht von maya_ am Samstag, 07. Januar 2012 (39 mal gelesen)
(0 Kommentare? mehr... | Druckbare Version  Diesen Artikel an einen Freund senden | Punkte: 0)

Dersimden Haberler: Dersim HDK Uludere'de ziyaretlerde bulundu
aktuelle News
Dersim Meclisi Uludere'de
06 Ocak 2012 Cuma Saat 16:31

Dersim HDK Uludere'de

 


 Halkların Demokratik Kongresi Dersim Meclisi, Uludere'ye giderek taziye çadırını ve aileleri ziyaret etti.

ŞIRNAK- Halkların Demokratik Kongresi Dersim Meclisi, Uludere'ye giderek taziye çadırını ve aileleri ziyaret etti.

... HDK Dersim Meclisi, Demokratik Haklar Derneği, Partizan, KESK, Kürdi-Der temsilcileri ile Seyit Rıza'nın torunlarına ziyaretlerine Şırnak ve Uludere'de BDP ve belediyeleri ziyaret ederek başladı. Heyet, tutuklu bulunan belediye başkanlarıyla Kürt siyasetçilerin derhal serbest bırakılmasını istedi.


'ACIMIZ ORTAK'

Daha sonra Gülyazı Köyü'ne giderek taziye çadırını ve aileleri ziyaret eden heyet, mezarlığa da gitti. HDK temsilcileri Ali Doğan ve Hevin Günsen ile ESP Dersim İl Başkanı Ekber Kaya yaptıkları açıklamada, acının ortak olduğunu belirtti, "Hesabını hepimiz soracağız" dedi. (etha)
Veröffentlicht von maya_ am Samstag, 07. Januar 2012 (51 mal gelesen)
(0 Kommentare? mehr... | Druckbare Version  Diesen Artikel an einen Freund senden | Dersimden Haberler | Punkte: 0)

Dersimden Haberler: Dersimli öğrencilerden protesto
aktuelle News
Uludere Katliamını Protesto ettiler

DERSİM - Dersim'de Üniversite Meslek Yüksek Okulu’nda öğrenciler dün eylem yaptı.
 

 Üniversiteden bir grup öğrenci tarafından Şırnak’ın Uludere ilçesinde 35 kişinin öldürülmesine ilişkin bir basın açıklaması düzenlendi.


Öğrenciler adına basın açıklamasını Yeni Demokrat Gençlik’in sözcüsü yaptı.

Açıklama da şunlara yer verildi: “Diyarbakır Havaalan’ından havalanan Türk savaş uçaklarının Şırnak'ın Uludere ilçesi Roboski köyünün çevresine gece yarısı yaptıkları bombardımanda 35 Kürt genci yanarak ve parçalanarak katledilmiştir. Ezilenlerin, sömürülenlerin ve inkâr imha edilenlerin başta Kürt Ulusuna mensup insanlar üzerinde baskısı ve katliam politikası açık bir şekilde kendini Roboski'de göstermiştir. 

Bugün de bu eli kanlı zihniyet, 7 HPG gerillasını katletmiştir."Kadın da olsa çocuk da olsa gereken yapılacak" diyen zihniyet, Türkiye’de ezilen ve sömürülen halkların üstündeki baskısını ve katledilen 12-22 yaş aralığındaki 35 Kürt gencinin de bizzat azmettiricisi ve katilidir.

Sistem “operasyon kazası” diyerek katliamı meşrulaştırmaya çalışıyor. Yalanlarınıza doyduk Hesap Soracağız..."

Kaynak; Tunceliemek

Veröffentlicht von maya_ am Samstag, 07. Januar 2012 (82 mal gelesen)
(0 Kommentare? mehr... | Druckbare Version  Diesen Artikel an einen Freund senden | Dersimden Haberler | Punkte: 0)

İran vahşeti: Kırmaşan’da 3 kişi halkın gözleri önünde idam edildi
aktuelle News  Kirmaşan - İran rejimi Doğu Kürdistan’ın Kırmaşan kentinde 3 kişiyi köprüye asarak idam etti. İnfaz için otobüsler sehpa olarak kullanıldı.

Üç genç 5 Ocak günü Kırmaşan kentinde halkın gözleri önünde idam edildi. İran rejimi bu kez idamları gerçekleştirmek için köprü ve otobüsleri kullandı. Sözkonusu kişilerin isimleri ve hangi suçtan mahkum edildikleri öğrenilemedi. 

Devrim Muhafızları’na bağlı olduğu belirtilen Mehr haber ajansı idama ilişkin fotoğrafları yayınladı. 

BİR YILDA 600 İDAM

Çin’den sonra dünyada en fazla idamların yaşandığı ülke olan İran’da geçen yıl yüzlerce kişi idam edildi. Kurdistanamedia sitesinin geçtiği habere göre İran Uluslar arası İnsan Hakları Kampanyası, 2011 yılı içerisinde 600’ü aşkın kişini idam edildiğini tespit etti. Bunlardan en az 161’inin gizli bir şekilde idam edildiği belirtildi. Bu organizasyonun ilk kez Meşed kentinde gizli bir şekilde idam edilen 101 kişinin ismimlerini de yayınladığı belirtildi. 

İran’daki idamların tümü basına yansımadığı gibi uluslar arası raporlarda da yer almıyor. Bu ülkede çok sayıda siyasi tutsak da “uyuşturucu ticareti” gibi adli gerekçeler öne sürülerek idam edilebiliyor. 

Batılı ülkeler sadece “nükleer program”ı gerekçe göstererek yaptırım üstüne yaptırım kararları alırken, görmezden geldikleri insan hakları ihlalleri ise ülke içinde tam gaz sürüyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü’ne (HRW) göre 2010 yılında 388 kişi idam edildi. Af Örgütü ise geçen yıl 252 kişini idam edildiğini tespit edilmişti. 

ANF NEWS AGENCY
Veröffentlicht von maya_ am Freitag, 06. Januar 2012 (48 mal gelesen)
(0 Kommentare? mehr... | Druckbare Version  Diesen Artikel an einen Freund senden | Punkte: 0)


2209 Artikel (277 Seiten, 8 Artikel pro Seite)


Günün Sözü

dil secimi
Sprache für das Interface auswählen

ENGLISH FRENCH GERMAN TURKISH _LANGGERMAN (Du)

Who is online
All members: 7 549
Register today: 0
Register yesterday: 0
Members online: 0
Guests online: 28


Don't have an account yet? You can create one. As registered user you have some advantages like theme manager, comments configuration and post comments with your name.


Köse Yazilari
ALi Baran Düzgün
pertekliyiz.biz@hotmail.com

'Tunceli Cemevi kimin hizmetinde?'
Ali Haydar Gürbüz
pertekliyiz.biz@hotmail.com

Li Koçgîrî heta Roboskî
Can KASAPOĞLU
pertekliyiz.biz@hotmail.com

Uludere, yalnızlığımın ortağı...
Cihan Span
pertekliyiz.biz@hotmail.com

AKP kaybedecek demokrasi kazanacaktır
Emrah Öner
emrahoner@hotmail.com

Öteki Biz ... Vedat Dalokay
Ergin DOĞRU
dogru_ergin@hotmail.com

'Aygün Okunu Mazluma doğrultuyor'
Ferhat TUNÇ
pertekliyiz.biz@hotmail.com

Dersim'den Özür dilemek
Haydar IŞIK
pertekliyiz.biz@hotmail.com

Dersim'e yeni kimlik
Munzur Okur
Munzurokur@hotmail.de

Karayılan ve Burkay
Nesimi ADAY
pertekliyiz.biz@hotmail.com

Şiir, Müzik ve Cennet
Yüksel MUTLU
pertekliyiz.biz@hotmail.com

Unutmak

Yöremiz
gKöyler
sdTarihi Yerler
sdIlceler
sdEfsaneler
sdAsiretler

Filmler

Yeni film
Incir Receli

Incir Receli
Yeni film
Kağıt

Kağıt
Yeni film
Gişe Memuru

Gişe Memuru
Yeni film
Ya Sonra

Ya Sonra
Yeni film
Çalgı Çengi

Çalgı Çengi
Yeni film
KOLPACINO BOMBA

KOLPACINO BOMBA
Yeni film
Bir Avuç Deniz

Bir Avuç Deniz
Yeni film
Kar Beyaz

Kar Beyaz
Yeni film
Aşkın iKinci Yarısı

Aşkın iKinci Yarısı
Yeni film
Polis

Polis


Faliniz

Burcunuzu seçin, falınızı okuyun


Site Yardim

Avrupa Tvleri


Her Dilden Pertekliyiz

Pertekliyiz Biz Sitesinizi dilediginiz dilde tercüme etmek için asagidaki Dil seçenegini kullanabilirsiniz.

Bunlari Biliyormuydunuz
magara adamlari bizden cok daha fazla lif tuketiyormus.


pertekliyiz.biz