Hoşgeldiniz: www.Pertekliyiz.Biz
Ana Sayfa Biz Kimiz Bize Ulasin Bizi Tanitin Köyler Kitap Önerileri Ziyaretci Defteri
  Merhaba Misafir!   
Pertekliyiz.biz Sitesine Hosgeldiniz........Xerhatin.........Xerama
 

RADYO PERTAQ FACEBOOK GRUBU
Unbenanntes Dokument

Radyo Pertaq

 


Giriş

Kullanıcı Adı:

Şifre:


icon_home.gif Ana Sayfa
som_downloads.gif Menü
tree-T.gif Pertek Resimleri
tree-T.gif Forum
tree-T.gif Dosyalar
tree-T.gif Alevilik
tree-T.gif Mesaj Panosu
tree-T.gif Etkinlikler
tree-T.gif Linkler
tree-T.gif Dilek Tahtasi
tree-T.gif Ziyaretci Defteri
tree-T.gif En Iyiler
tree-T.gif Anketler
tree-T.gif Kadromuz
tree-T.gif Biyografiler
tree-T.gif Sitenize Ekleyiniz
tree-T.gif Kadin
tree-T.gif Atasozleri
tree-T.gif Saglik
tree-T.gif Dersim Haritasi
tree-T.gif Sifali Bitkiler
tree-T.gif Testler
tree-T.gif Genel Bilgiler
tree-T.gif Mektuplar
tree-T.gif Oyun Eglence
icon_poll.gif Kültür&Sanat
tree-T.gif Gazeteler
tree-T.gif Tv Izle
tree-T.gif Sarki Sozleri
tree-T.gif Siirler
tree-T.gif Fikra Diyari
tree-T.gif Kitaplar
tree-T.gif Kitap Önerileri
tree-T.gif Filmler
tree-T.gif Klipler
tree-T.gif Kose Yazilari
tree-T.gif Dizi Izle
tree-T.gif Genel Kültür
tree-T.gif Eglence
icon_members.gif Üye Menüsü
tree-T.gif Kullanici Kaydi
tree-T.gif Özel Mesajlar
tree-T.gif Üye Listesi
tree-T.gif Ziyaretci Defteriniz
tree-T.gif Bizi Tanitin
tree-T.gif Bize Ulasin
favoritos.gif Haberler
tree-T.gif Haber Gönder
tree-T.gif Tüm Haberler
tree-T.gif Haber Arsivi
tree-T.gif Haber Basliklari
icon_members.gif Bilgileriniz
icon_members.gif Cikis Yap

Kategoriler
oarrow.gif Dersimden Haberler
oarrow.gif Dünyadan Haberler
oarrow.gif Güncel Haberler
oarrow.gif HABERLER
oarrow.gif Pertek Haberleri

Klipler

Yeni Klip
MERVAN TAN - ZARİN

MERVAN TAN - ZARİN
Yeni Klip
Tuncel Kurtiz//Grup Yorum 25.Yıl Konseri

Tuncel Kurtiz//Grup Yorum 25.Yıl Konseri
Yeni Klip
DENIZ YUSUF  HÜSEYIN

DENIZ YUSUF HÜSEYIN
Yeni Klip
DERSIM  MERKEZ

DERSIM MERKEZ
Yeni Klip
BABA BERTAL DA  DAVUL RESITALI

BABA BERTAL DA DAVUL RESITALI
Yeni Klip
PERTEK TANITIM FILMI

PERTEK TANITIM FILMI
Yeni Klip
Goran  Salih-Mn Ashqm

Goran Salih-Mn Ashqm
Yeni Klip
8 MART ETKINLIGI-PERTEK

8 MART ETKINLIGI-PERTEK
Yeni Klip
Kürmes Ezgisi

Kürmes Ezgisi
Yeni Klip
Ciwan Haco-diyarbekir

Ciwan Haco-diyarbekir


Yönetim
g Yönetim Bölümü

Haber bu kategoriye: Güncel Haberler


234 Haber (30 Sayfa, 8 Bir Sayfada bulunan toplam Haber)


İBRAHİM KAYPAKKAYA, ülkenin her tarafında anılıyor...
aktuelle News Misafir yazdı: "cebecide 18 mayis anmasiAralarında Yeni Demokrat Gençlik’in de bulunduğu HDK Gençliği, DGH, Ekim Gençliği ve Gençlik Cephesi’nin birlikte örgütlediği yürüyüşe Öğrenci Kolektifleri ve Devrimci Gençlik de destek verdi."

Not:
Gönderen pertekli Tarih: Cumartesi, 19. Mayısıs 2012 (24 okunma)
(Devamı... | 11806 bayt kaldı | 0 yorumunuz? | Yazdırılabilir sayfa  Bu haberi arkadaşına gönder | Güncel Haberler | Puan: 0)

“Eğer zengin olmanın yollarını aramazsanız, bu Allah'ın gözünde günahtır"
aktuelle News sonno yazdı: "

'Milyar dolarlık Gülen imparatorluğu'
Amerikan televizyonu CBS'in prestijli haber programı ''60 Dakika'', Gülen Cemaati'ni mercek altına aldı: Fetullah Gülen'in internet sayfasındaki öğretilerinden birinin, "Eğer zengin olmanın yollarını aramazsanız, bu Allah'ın gözünde günahtır" dediği belirtildi.

'Milyar dolarlık imparatorluk' Amerikan televizyonu CBS'in dünyaca ünlü "60 Dakika" haber programı 13 Mayıs'ta yayınlanan kuşağında 'Gülen Hareketi'ni ele aldı. CBS muhabiri Lesley Stahl ve yapımcı Shacher Bar-On tarafından hazırlanan haber programında Türkiye'den yola çıkılarak ABD'nin Teksas eyaletine uzanan yolda "Gülen Hareketi" mercek altına alındı.

Fethullah Gülen'in hoşgörü, dinler arası diyalog ve eğitime önem veren öğretisiyle sadece Türkiye'de değil, dünya genelinde milyonlarca mürit oluşturduğu ve oluşturmaya devam ettiği belirtildi. "60 Dakika" programında Fetullah Gülen'in şu anda "Yaşayan en önemli 2-3 İslam aliminden biri" olduğu savunularak, müritlerine cami yerine, dünya genelinde okullar açma tavsiyesinde bulunduğu belirtildi.

'ABD'de 20 bin öğrencisi var'

Gülen Hareketi'nin sadece ABD'de 130 özel okula sahip olduğu vurgulanarak, söz konusu okullarda 20 binden fazla öğrencinin eğitim aldığı ve bu okullarda eğitim almak için 30 bin kişinin de sıra beklediği ifade edildi.


'Müritleri Gandi'ye benzetiyor'

Gülen'in Müslüman dünyasında güç kazanmaya devam eden ruhani bir lider olduğu iddia edilerek, milyonlarca müridinin onu Gandi ve ABD'li insan hakları savunucusu Martin Luther King gibi gördüğünün altı çizildi.

'Milyar dolarlık Gülen imparatorluğu'

Fetullah Gülen'in internet sayfasındaki öğretilerinden birinin, "Eğer zengin olmanın yollarını aramazsanız, bu Allah'ın gözünde günahtır" dediği belirtilerek, müritlerinin bu öğreti sayesinde Türkiye'nin ekonomik açıdan en güçlü gruplarından biri haline geldiği hatırlatıldı. Türkiye'deki milyar dolarlık Gülen İmparatorluğu'nun yüzlerce okulunun yanı sıra televizyon kanalları, bir büyük banka, ülkenin en büyük ticaret örgütü ve yine ülkenin en büyük gazetesine sahip olduğu belirtildi.

'Cemaat kapitalizmi seviyor'

Türkiye'de 25 yıl gazetecilik yapan Amerikalı gazeteci Andrew Finkel'in Fetullah Gülen hakkındaki görüşlerine de "60 Dakika" programında yer verildi. "Gülen Hareketi kapitalizmi seviyor" diyen Finkel, "Farklı bir açıdan baktığımızda Gülen Hareketi, dini bir cemaatten çok, bir 'iş kurma ağı' gibi görünüyor" şeklinde konuştu.

'Devletten 150 milyon dolar yardım'

ABD'de Gülen'in eğitim veren okullarının devletten 150 milyon dolar yardım aldığı belirtilerek, son dönemde bu konunun ABD'li yetkililer tarafından mercek altına alındığı ve bazı kesimler tarafından eleştirildiği iddia edildi. Gülen Hareketi'nin okullarını kullanarak, ABD'ye birçok mültecinin gelmesini ve çalışma vizesi almasını sağladığı savunulan "60 Dakika" programında Fetullah Gülen'in kendisinin de yıllardır ABD'nin Pensilvanyia eyaletinde bir çiftlikte yaşadığı vurgulandı.

Ntvmsnbc'in haberine göre; programda Gülen'e binlerce kilometre uzaklıktaki bu çiftlikten Türkiye'yi yönetmeye çalıştığı eleştirilerine muhatap olduğu da belirtildi.
"


Not:
Gönderen pertekli Tarih: Çarşamba, 16. Mayısıs 2012 (24 okunma)
(Devamı... | 3105 bayt kaldı | 0 yorumunuz? | Yazdırılabilir sayfa  Bu haberi arkadaşına gönder | Güncel Haberler | Puan: 0)

MİT 'Biber Ajan' Ekibi Kurdu
aktuelle News apachi yazdı: "


Anonymous ve RedHack gibi hacker grupları, Başbakanlık, İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü gibi kritik kuruluşlara siber saldırılar düzenleyince, MİT bünyesinde siber saldırılara karşı yeni bir birim oluşturuldu.



Olcay Aydilek'in haberine göre, bu birim, siber saldırıları önleyecek ve karşı saldırılarla ilgili süreci yönetecek. Başbakanlık, İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu gibi kritik kamu kurumve kuruluşlarına yönelik başlatılan yoğun siber saldırılar, hükümeti harekete geçirdi. HABERTÜRK ’ün edindiği bilgiye göre siber saldırılara karşı alınacak önlemleri görüşmek üzere başta MİT, İçişleri ve Ulaştırma Bakanlıkları olmak üzere ilgili kamu kurumlarının üst yöneticileri bir dizi toplantı yaptı. Toplantılarda, saldırılara karşı önleyici bazı önlemler tartışıldı.

Toplantılarda MİT bünyesinde siber saldırılara karşı yeni bir birimin kurulması görüşü öne çıktı. Bu düşünce kısa süre önce yaşama geçirildi,MİT bünyesinde siber saldırılara karşı yeni birim oluşturuldu. Bu birimin, siber saldırılara karşı önleyici işlev üstlenmesi, karşı saldırıyla ilgili süreçleri yönetmesi ve yönlendirmesi öngörülüyor. Toplantılara katılan üst düzey bir yetkili, “Bu toplantılarda, kamu kurumve kuruluşları görüşlerini dile getirdi. MİT bünyesinde oluşturulacak böyle bir birimin, kamuda etkili ve sonuç odaklı çalışacağı değerlendirildi. Siber saldırılarla ilgili görüşme trafiği, belli bir koordinasyon dahilinde devamediyor” dedi.

‘HER AN YENİ SALDIRI OLABİLİR’
Anonymous, RedHack ve DGVirus adlı hacker grupları, geçen ayın sonundaMeclis dahil 20 kadar internet sitesine saldırmıştı. Yetkili, gerek Türkiye, gerekse de dünyada siber saldırı tehdidinin giderek artacağına işaret ederek, kamu ya da özel tümkurumve kuruluşların saldırılara karşı dikkatli ve uyanık olması gerektiğini söyledi. Yetkili, Türkiye ’ye yönelik yeni bir saldırının söz konusu olup olmadığı sorusu üzerine, “Her an saldırı olabilir. Kurumlar, saldırı olacakmış gibi pozisyon almalı” yanıtını verdi."


Not:
Gönderen pertekli Tarih: Pazar, 13. Mayısıs 2012 (34 okunma)
(Devamı... | 2143 bayt kaldı | 0 yorumunuz? | Yazdırılabilir sayfa  Bu haberi arkadaşına gönder | Güncel Haberler | Puan: 0)

'Sütü bozuk' şirketler de 'RedHack'lendi
aktuelle News apachi yazdı: "

İstanbul- Okul Sütü programı çerçevesinde dağıtılan sütler nedeniyle çok sayıda öğrencinin zehirlenmesine önemli bir tepki de Kızıl Hackerlar olarak bilinen Redhack’ten geldi. Redhack projenin ortak dağıtımcılarından olan Gülsan Gıda Pınar Süt ve Yörükoğlu Süt’ün internet sitelerini hackledi.

Kızıl Hackerlar hackledikleri sitelere redhack’i temsil eden bir fotoğrafın yanı sıra şöyle bir not bıraktı:

“ Duyduk ki bozuk süt ihalesini alan sizmişsiniz, o bölgede dağıtan da sizmişsiniz.. Uğrayalım da bu "sütü bozuklar" kim bir görelim dedik..
Yok yanlış anlamayın, sadece siz suçlu değilsiniz, sizin gibilerin "badem bıyığına" ve hacı yağı kokusuna bakarak ihaleleri "peşkeş" çektirenlerdedir asıl suç..
"Sütü bozuk insanların iktidar olduğu bir ülkede sütlerin bozuk olması normaldir"
Size de cemaatinize de bundan sonra rahat yok!
Çünkü artık RedHack var! “


RedHack kendilerine yönelik soruşturmayı yürüten özel yetkilerle donatılmış savcıya da bir not bırakmayı ihmal etmedi.

Bu notta ise “Savci Hakan’a selam olsun ve bizden bir sut içsin ya da bos verin, asiri doz alir felan ;) en iyisi bir bardak "soguk su" icsin ;)” İfadeleri yer aldı.

Bedava süte değil zehire karşıyız

RedHack'çiler eylemlerinin burjuva medyada "Sosyalistler bedava süte karşı çıktı" şeklinde haberleştirilmesine de "Bizler bedava süte değil, zehire ve bedavasına karşıyız" diyerek yanıt verdi. (Evrensel)
 

"


Not:
Gönderen pertekli Tarih: Perşembe, 03. Mayısıs 2012 (28 okunma)
(Devamı... | 1456 bayt kaldı | 0 yorumunuz? | Yazdırılabilir sayfa  Bu haberi arkadaşına gönder | Güncel Haberler | Puan: 0)

CNN Türk rejisi canlı yayında basıldı ve....
aktuelle News apachi yazdı: "
CNN Türk rejisi canlı yayında basıldı ve....

CNN Türk rejisi canlı yayında basıldı ve....

Bugün 10:04 CumaGeldiğimiz son nokta bu... CNN Türk yöneticisi rejiyi basıp canlı yayına sansür uygulamaya kalktı... Kulisler bu olayla çalkalanıyor.

 
GAZETECİLER.COM (ÖZEL KULİS/ YORUM)

Bu olay medyanın "helvasını kavurup" haberciliğin ruhuna Fatiha okuttu...
CNN Türk koridorları, rejisi, kameramanı, yönetmeni, editörü, çaycısı... Hepsi bu olayın tanığı...

Saat 11.00 suları... (29 Aralık 2011)
Uludere vahametinin internet sitelerine düştüğü, twitterin bu olayla çalkalandığı anlar... CNN Türk'te o sırada Medya Mahallesi başlıyor. Yılların deneyimli ismi Ayşenur Arslan ekranda, konuğu da bir diğer deneyimli gazeteci Can Dündar...

Ayşenur Arslan programın açılışında Uludere'deki olayı duyuruyor ve "Çok fena bir haber geldi. Televizyonlarda resmi açıklama bekleniyor. Vali kısa süre önce açıklamayı yapmış, haber kanalları girer mi bilmiyoruz ama biz biraz sonra ayrıntısıyla vereceğiz" diyor.

YÖNETİCİ REJİYİ BASTI

Bu anonstan sonra CNN Türk'te meslek adına utanç verici olaylar yaşanıyor... Ayşenur Arslan'ın anonsunu duyan yönetici bir zat koşup geliyor ve rejiyi basıyor. Canlı yayını sansür etmeye çalışan bu haber kanalı yöneticisi, yönetmen ve teknik ekibin şaşkın bakışları arasında Ayşenur Arslan'ın kulaklığına şu sözleri söylüyor:
-"Uludere olayına girmeyin! Bu haber verilmeyecek"...

Vahim ve bir o kadar da acınası bir tablo...
İşi haber vermek olan haber kanalı yöneticisi, Türkiye tarihine kara bir leke olarak düşecek 35 kişinin ölümünü duyuran programcısını SUSTURMAYA çalışıyor.
Canlı canlı baskı, canlı canlı sansür uyguluyor, uygulamaya niyet ediyor.

Bu yönetici "korkudan öyle sinmiş" öylesine kendini kaybetmiş ki talimatla susturmaya kalktığı kişinin bir spiker değil yılların deneyimli habercisi olduğunun ayırdına bile varamıyor.

Nihayetinde Ayşenur Arslan bir süre duralasa da bildiğini okuyor... Şırnak Valisi'nin yaptığı açıklamayı canlı yayında duyuruyor. O sırada rejide olan zat bu kez ekrana yansıyan KJ'yi sansürlüyor. Yayına VALİ'DEN AÇIKLAMA gibi "açıklamaya" muhtaç, anlamsız bir alt yazı veriliyor.

NOT YAZIP YOLLUYOR

Resmi makamdan gelmiş vali açıklamasından bile korkan CNN Türk yöneticisi, bu kez özel bir not hazırlayıp stüdyoya, Ayşenur Arslan'ın önünü yollatıyor. Notta ne yazdığını bilmiyoruz ama tahminde zorlanmıyoruz; "SUS!" diyor CNN Türk'ün "korkudan benliğini kaybetmiş" yöneticisi... Ayşenur Arslan o notu da takmıyor ve Can Dündar ile birlikte Uledere olayını (medyanın ürkütücü sessizliğini de yererek) veriyor...

VAHİM!

Vahim olay ile CNN Türk'ün vahim hali de su yüzüne çıkıyor.
Öğreniyoruz ki 35 kişinin ölümünü halktan gizlemeye çalışan bir haber kanalı var bu ülkede...
Öğreniyoru ki... Canlı yayını sansürleyen, programcısını susturmaya çalışan bir haber kanalı yöneticisi var bu ülkede...
Öğreniyoruz ki... Vali'nin açıklamasını bile vermekten korkan bir medya var bu ülkede...
Vahim hem de çok vahim!

Sadece CNN Türk değil, SKY Türk, NTV gibi önünde "haber" kanalı ünvanı olan tüm kanallar bu olayda alınlarına SANSÜR lekesini yapıştırdılar.
Hem de devlet kanalıyla bile değil OTOSANSÜR denilen sinmişlik eliyle...
Ne diyelim...
Rahmetli haber kanalları ruhuna EL FATİHA!...
"


Not:
Gönderen pertekli Tarih: Cuma, 30. Aralık 2011 (180 okunma)
(Devamı... | 3210 bayt kaldı | 0 yorumunuz? | Yazdırılabilir sayfa  Bu haberi arkadaşına gönder | Güncel Haberler | Puan: 0)

Türk medyasında genetik hata!
aktuelle News apachi yazdı: "
İstanbul - Türk egemen medyası bir katliamı daha klasik seferberlik gazeteciliği refleksiyle karşıladı, 35 insanın ölümü için "hata" dedi. Genelkurmay'ın açıklamasını "tek doğru" olarak veren yaygın medya, açık bir biçimde katliamın üzerini örtmeye çalıştı.

GAZETECİ Mİ ASKER Mİ?

35 köylünün yanmış ve parçalanmış bedeni henüz yerden bile kaldırılmamışken, Türk egemen medyası, bir asker gibi konuştu, hava saldırısının teknik ayrıntılarını yazdı. "İnsansız hava araçları saat 18.39'da tam noktayı tespit etti. Diyarbakır'dan havalanan uçaklar 21.37-22.34 saatleri arasında gruba bomba yağdırdı" şeklinde askeri tabirler kullanıldı.

GENELKURMAY'A BİAT

Gazetelerde, Genelkurmay Başkanlığı'nın açıklaması tek doğru diye sunuldu, katliam örtbas edilmek istendi. Öldürülen Kürt köylüleri için sık sık "kaçakçı" ifadesini kullanan medya katliamı meşrulaştırmak için Gediktepe baskınını hatırlattı. Özellikle hükümet medyasından Sabah gazetesinin "Gediktepe sendromu kaçakçıyı vurdu" manşeti dikkat çekti. Sözcü gazetesi ise Genelkurmay'ın açıklamasını manşet yaparak, "Silah taşıyorlardı" diyerek katliamı meşrulaştırmaya çalıştı. Medyada öne çıkan değerlendirme ise "hata" oldu.

KATLİAMI ÖRTBAS

Zaman: Ölümcül istihbarat

F-16'lar, Kuzey Irak'ın sınırında Sinat-Haftanin bölgesinde terörist zannettikleri mazot kaçakçılarını vurdu.

Yeni Şafak: Ölümcül hata

Irak sınırında sigara kaçakçılığı yapan kalabalık bir grup, insansız hava uçakları tarafından tespit edildi. BU bilgi, operasyonlarda büyük darbe yiyen PKK'nın misilleme hazırlığında olduğu istihbaratı ile örtüşünce, F-16'lar havalandı. Yanlış analizin faturası ise ağır oldu: 35 ölü, 1 yaralı.

Sabah: Gediktepe sendromu kaçakçıyı vurdu

Şırnak'ta bir grup, önceki gece katırlarla sınıra sızdı. Gediktepe ve Dağlıca baskınlarının silah yüklü katırlarla yapıldığını bilen birlikler alarma geçerek grubu F-16'larla bombaladı.

Star: Kahreden hata

Şırnak sınırında terörist sızmalara karşı operasyon yapan F-16'lar yanlış istihbarat sonucu Kuzey Irak'tan katırlarla kaçak sigara getiren köylüleri vurdu. 35 kişi hayatını kaybetti.

Sözcü:Silah taşıyorlardı

PKK ağır silahları sınırdan katır sırtında geçiriyordu. TSK önceki gece aynı bölgede kalabalık bir gruba jetlerle operasyon yaptı.

Akit: Terörist mi kaçakçı mı?

Şırnak'ta öldürülen 35 kişinin "köylüler" olduğunu iddia eden çevrelere cevap veren Genelkurmay: "Olayın meydana geldiği yer, sivil yerleşim bulunmayan Sinat-Haftanin bölgesidir" derken, öldürülenlerin akrabası olan köy muhtarı Haşim Encü, "bombalanan yolun kaçakçılık amacıyla kullanıldığını" ileri sürdü.

Bugün: İstihbarat faciası (1. sayfa haberi)

Şırnak'ta 36 vatandaşın öldüğü facianın istihbarat hatasından kaynaklandığı öne sürüldü.

Güneş:Asker ne yapsın?

İnsansız hava araçları, Irak'tan kalabalık bir grubun sınıra doğru ilerlediğini belirledi. Jetler hedefi imha etti. Ancak öldürülen 35 kişi terörist değil kaçakçı çıktı.

Milli Gazete: İstihbarat faciası

Şırnak'ın Uludere ilçesinin Irak sınırına yakın kesimine, TSK tarafından düzenlenen hava operasyonunda 35 kişi hayatını kaybetti. Bombardımanın ardından, ölen kişilerin PKK'lı değil, mazot kaçakçılığı yapan Ortasu Köyü sakinleri olduğu ortaya çıktı.

Yeni Çağ:Terörist güzergahına bomba

TSK'nın alınan istihbarat üzerine, Kuzey Irak'ta teröristlerin barındığı alana düzenlediği bombardımanda ,36 kişiden 1'i kurtuldu. Bölgedeki kaynaklar, "ölenler kaçakçı" dedi. Karargah incelemenin sürdüğünü açıkladı.

Posta: Operasyon kazasıymış

Askerler terörist sandıkları 25 köylülü öldürdü.

Yeni Asya: Provokasyon gibi

Irak sınırında terörist oldukları sanılan gruba F-16 savaş uçaklarından atılan bombalar sonucu 35 kişi öldü. Gruptakilerin mazot kaçakçılığı yapan köylüler olduğu ileri sürüldü.

Milliyet: 35 sivile bomba (Sürmanşet)

Hürriyet: 35 ölü, çok üzgünüz (Sürmanşet)

Şırnaklı köylüler, Kuzey Irak'tan katırlarla kaçak mazot ve sigara getirirken 4 savaş uçağı tarafından terörist sanılarak bombalandı.

Radikal: 35 yurttaşa İHA bombası

İnsan Hava Araçları'nın görüntüleri üzerine kalkan F-16'lar, PKK'lı sandıkları kaçakçıları vurdu: 35 ölü, 17 kayıp.

Ölenlerin yakınları: "Asker bazen uzaktan ateş açardı. Bu sefer öyle olmadı. Devlet bile bile bombaladı."

Taraf: Devlet halkını bombaladı.

Hava Kuvvetleri, katırlara yükledikleri kaçak sigaralarla Türkiye'ye giriş yapmakta olan köylü grubu bombaladı. 35 kişi öldü, 3 kişi de yaralandı.

Haber Türk:Sınırda vahim hata

Jetler, PKK'lı diye 39 köylüyü bombaladı: 29'u aynı aileden 35 kişi can verdi.

Cumhuriyet: Jetler sivilleri vurdu

Irak sınırında 'teröristlerin geçiş güzergahından' kaçak mazot getiren köylüler hedef alındı: 35 ölü

(Kaynak: Etha)

ANF NEWS AGENCY"


Not:
Gönderen pertekli Tarih: Cuma, 30. Aralık 2011 (97 okunma)
(Devamı... | 4714 bayt kaldı | 0 yorumunuz? | Yazdırılabilir sayfa  Bu haberi arkadaşına gönder | Güncel Haberler | Puan: 0)

Uludere'deki katliamdan ilk görüntüler
aktuelle News apachi yazdı: "

Uludere -
Türk ordusu bugün bir kez daha Kürtleri katletti. Uludere'nin Ortasu (Roboski) köyü sınır noktasında savaş uçaklarının bombardımanı sonucu çoğu lise öğrencisi 35 kişinin cenazesine ulaşıldı. 17 kişinin ise kayıp olduğu haberleri geliyor.

F-16 savaş uçaklarının Şırnak'ın Uludere İlçesi'ne bağlı Ortasu (Roboski) Köyü'nde köylüleri bombardımana tutmasının ardından yetkililer halen sessizliğini korurken, son dönemlerde basında sıkça yer alan "devlet HPG'lilere merhametli davrandı" sözlerinin nasıl da gerçeği yansıtmadığını, köylülerin bile nasıl bombardıman sonucu katledildiği bir kez daha ortaya çıktı.

24 Aralık günü Şırnak Valiliği'nin Cudi Dağı’nda HPG'lilere yönelik başlattığı operasyonun ardından yaptığı açıklamada, "Halkın sağladığı bilgiler doğrultusunda operasyonun gerçekleştirildiğini belirtmesi ve halkın devletin yanında yer aldığını söylemesinden" hemen sonra devletin uçaklarının 17-20 yaş arasında onlarca gencin üzerine bombalar yağdırması dikkat çekti. Özellikle Kazan Vadisi'nde meydana gelen ve 36 HPG'linin yaşamını yitirdiği olaydan sonra ortaya çıkan kimyasal silah kullanıldığı yönündeki iddiaların ardından her operasyon sonrası, "İnsani temelde ordunun HPG'lileri öldürmeye değil yaşatmaya dönük bir çaba sergilediği" gibi açıklamalarda bulunan devlet yetkilileri ve bu tür haberlere geniş yer veren basının, Şırnak'ın Uludere İlçesi Robosko köyü'nde gece saatlerinde meydana gelen olaya ilişkin hiçbir açıklama yapmaması dikkat çekiyor.

Özellikle Fethullah Gülen'in basına yansıyan "Onların altlarını üstlerine getir, birliklerini boz, evlerine ateş sal, köklerini kurut ve işlerini bitir" sözlerinin ardından Kazan Vadisi'ndeki olayın gerçekleşmesi yine Ruboski'de kaçakçılık yapan çocukların bedenlerinin paramparça edilmesi, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay'ın "mücadele koordineli yürütülüyor" demeçleri ve basının "görmedim, duymadım, bilmiyorum, bunlar PKK'li mi köylü mü belli değil" gibi haberleri bir kez daha vahim tabloyu gözler önüne serdi.

Her operasyon ve HPG'li kaybının ardından hemen basına açıklamalarda bulunan Şırnak Valisi Vahdettin Özkan'ın şu ana kadar sadece, "olayda 20'den fazla kişinin öldüğü" sözleri dışında açıklama yapmadı.
Uludere - Türk ordusu bugün bir kez daha Kürtleri katletti. Uludere'nin Ortasu (Roboski) köyü sınır noktasında savaş uçaklarının bombardımanı sonucu çoğu lise öğrencisi 35 kişinin cenazesine ulaşıldı. 17 kişinin ise kayıp olduğu haberleri geliyor.

F-16 savaş uçaklarının Şırnak'ın Uludere İlçesi'ne bağlı Ortasu (Roboski) Köyü'nde köylüleri bombardımana tutmasının ardından yetkililer halen sessizliğini korurken, son dönemlerde basında sıkça yer alan "devlet HPG'lilere merhametli davrandı" sözlerinin nasıl da gerçeği yansıtmadığını, köylülerin bile nasıl bombardıman sonucu katledildiği bir kez daha ortaya çıktı.

24 Aralık günü Şırnak Valiliği'nin Cudi Dağı’nda HPG'lilere yönelik başlattığı operasyonun ardından yaptığı açıklamada, "Halkın sağladığı bilgiler doğrultusunda operasyonun gerçekleştirildiğini belirtmesi ve halkın devletin yanında yer aldığını söylemesinden" hemen sonra devletin uçaklarının 17-20 yaş arasında onlarca gencin üzerine bombalar yağdırması dikkat çekti. Özellikle Kazan Vadisi'nde meydana gelen ve 36 HPG'linin yaşamını yitirdiği olaydan sonra ortaya çıkan kimyasal silah kullanıldığı yönündeki iddiaların ardından her operasyon sonrası, "İnsani temelde ordunun HPG'lileri öldürmeye değil yaşatmaya dönük bir çaba sergilediği" gibi açıklamalarda bulunan devlet yetkilileri ve bu tür haberlere geniş yer veren basının, Şırnak'ın Uludere İlçesi Robosko köyü'nde gece saatlerinde meydana gelen olaya ilişkin hiçbir açıklama yapmaması dikkat çekiyor.

Özellikle Fethullah Gülen'in basına yansıyan "Onların altlarını üstlerine getir, birliklerini boz, evlerine ateş sal, köklerini kurut ve işlerini bitir" sözlerinin ardından Kazan Vadisi'ndeki olayın gerçekleşmesi yine Ruboski'de kaçakçılık yapan çocukların bedenlerinin paramparça edilmesi, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay'ın "mücadele koordineli yürütülüyor" demeçleri ve basının "görmedim, duymadım, bilmiyorum, bunlar PKK'li mi köylü mü belli değil" gibi haberleri bir kez daha vahim tabloyu gözler önüne serdi.

Her operasyon ve HPG'li kaybının ardından hemen basına açıklamalarda bulunan Şırnak Valisi Vahdettin Özkan'ın şu ana kadar sadece, "olayda 20'den fazla kişinin öldüğü" sözleri dışında açıklama yapmadı.

Uludere - Türk ordusu bugün bir kez daha Kürtleri katletti. Uludere'nin Ortasu (Roboski) köyü sınır noktasında savaş uçaklarının bombardımanı sonucu çoğu lise öğrencisi 35 kişinin cenazesine ulaşıldı. 17 kişinin ise kayıp olduğu haberleri geliyor.

F-16 savaş uçaklarının Şırnak'ın Uludere İlçesi'ne bağlı Ortasu (Roboski) Köyü'nde köylüleri bombardımana tutmasının ardından yetkililer halen sessizliğini korurken, son dönemlerde basında sıkça yer alan "devlet HPG'lilere merhametli davrandı" sözlerinin nasıl da gerçeği yansıtmadığını, köylülerin bile nasıl bombardıman sonucu katledildiği bir kez daha ortaya çıktı.

24 Aralık günü Şırnak Valiliği'nin Cudi Dağı’nda HPG'lilere yönelik başlattığı operasyonun ardından yaptığı açıklamada, "Halkın sağladığı bilgiler doğrultusunda operasyonun gerçekleştirildiğini belirtmesi ve halkın devletin yanında yer aldığını söylemesinden" hemen sonra devletin uçaklarının 17-20 yaş arasında onlarca gencin üzerine bombalar yağdırması dikkat çekti. Özellikle Kazan Vadisi'nde meydana gelen ve 36 HPG'linin yaşamını yitirdiği olaydan sonra ortaya çıkan kimyasal silah kullanıldığı yönündeki iddiaların ardından her operasyon sonrası, "İnsani temelde ordunun HPG'lileri öldürmeye değil yaşatmaya dönük bir çaba sergilediği" gibi açıklamalarda bulunan devlet yetkilileri ve bu tür haberlere geniş yer veren basının, Şırnak'ın Uludere İlçesi Robosko köyü'nde gece saatlerinde meydana gelen olaya ilişkin hiçbir açıklama yapmaması dikkat çekiyor.

Özellikle Fethullah Gülen'in basına yansıyan "Onların altlarını üstlerine getir, birliklerini boz, evlerine ateş sal, köklerini kurut ve işlerini bitir" sözlerinin ardından Kazan Vadisi'ndeki olayın gerçekleşmesi yine Ruboski'de kaçakçılık yapan çocukların bedenlerinin paramparça edilmesi, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay'ın "mücadele koordineli yürütülüyor" demeçleri ve basının "görmedim, duymadım, bilmiyorum, bunlar PKK'li mi köylü mü belli değil" gibi haberleri bir kez daha vahim tabloyu gözler önüne serdi.

Her operasyon ve HPG'li kaybının ardından hemen basına açıklamalarda bulunan Şırnak Valisi Vahdettin Özkan'ın şu ana kadar sadece, "olayda 20'den fazla kişinin öldüğü" sözleri dışında açıklama yapmadı."


Not:
Gönderen pertekli Tarih: Perşembe, 29. Aralık 2011 (123 okunma)
(Devamı... | 6797 bayt kaldı | 0 yorumunuz? | Yazdırılabilir sayfa  Bu haberi arkadaşına gönder | Güncel Haberler | Puan: 0)

İkinci Dersim Katliamı
aktuelle News apachi yazdı: "
 

AKP ve CHP hissederek özür dilemeyerek, katliam sorumlularını zikretmeyerek, boşaltıkları köylerimizi yasak bölge ilan edip prikemizin mezarını ziyaret etmemize izin vermiyerek, İkinci Dersim Katliamına devam ediyor.


Bu ülkenin tarihi acılarla dolu. Bu acıların içinde baskı, katliam, sürgün tehcir, asimilasyon var. Bunlardan ne yazık ki halkın pek çok  kesimi payına düşeni fazlasıyla almış ve alıyor.

Acılarla bugüne dek hiçbir yüzleşme yaşanmamış.Ülkemizde  hepsinin üstü kapatılıp mutlu şirin bir aile portresi çizilmiş hep.

Dönem dönem iç siyaset malzemesi yapılmak için bazen köşeleri hafifçe açılmış ama öylece kalmış. Yaklaşık üç yıl önce Kürt sorunu konusunda "açılım" açıklamaları yapan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bugün 'Kürt sorunu yoktur' noktasına gelmiş olması bunun bir kanıtı.

Benzerini şimdi Dersim katliamı konusunda yaşıyoruz. Kimi Başbakanı alkışlıyor, sanki 73 yılık bir katliamı aydınlatmış ve sorunu çözmüşçesine; kimisi Tuncelili Kemal Kılıçdaroğlu Cumhuriyet Halk Partisi'ne (CHP) başkan oldu diye övünüp CHP'nin  Dersim katliamında üstüne düşeni yaptığına inanıyor.

İki partinin  gereksiz atışması devam ederken yetkili ve sorumlu devlet erkanından hiç kimse katliama maruz kalmış Dersimlilerin taleplerini dinlemiyor.

Onlar o acılarını tekrar yaşarken, evlatları o günleri dinlerken, Dersim coğrafyasında acı, gözyaşı, ızdırap devam ediyor. Filler üste tepişirken Dersim halkı bu siyasi rant kavgasında ikinci bir katliamı tekrar yaşıyor

Başbakan üstadı Necip Fazıl'dan dinlemiş Dersim'i. Oysa biz daha yedi sekiz yaşındayken katliamın tanığı 80 yaşındaki prikemizden (babaanne) dinledik gerçek vahşeti.

Bazen dinlediğimize pişman olurduk. Bazen de tekrar dinlerdik unutmamak için. Sadece dinlerdik, yapacak başka bir şeyimiz yoktu. Elimiz kolumuz bağlı birbirimize anlatırdık sadece.

Prikemiz anlatıkça derinlere dalar giderdi.Teslim olduklarında karşılarına dikilen bir cihazı silah zanedip zazaca ''sağa sola kaçalım'' diye plan yaparken Türkçe bilen bir akrabalarının onun fotoğraf makinesi olduğunu söylemesi ile o an nasıl hayatta kaldıklarını anlatırken bazen gülüşünü, kara vagonlara bindirilmeden önce Harput'ta saçlarının sıfıra vurulmasını anlatırkenki ağlayışını hala hatırlarım.

Şimdi ise herkes konuşuyor . Onları da dinledikçe yedi sekiz yaşındayken şimdi yaşamayan pirikemin yüzündeki acı ve hüzün gözlerimin önünden hiç eksilmeyip bizlerde ikinci bir travma  yaratıyor.

Bu katliama maruz kalmış Kürt -Alevi bir ulusun acısını onların anlayacağı dille onların kabulleneceği inançla, onlara samimice hissettirerek acıya ortak olma durumu yaşatılmadan söylenenlerin hiçbir anlamı yoktur.

Gerçek anlamda bir devlet ciddiyeti bunu gerektirir. Eğer yöntemi bilmiyorsanız bakın gazetelere; Hollanda'nın 1947'de Endonezya'nın bağımsızlık savaşı sırasında Cava adasında katlettiği 431 köylü için ayaklarına gidip nasıl özür dilediğini okuyun.

Yanlış yaptıysam özür dilerim şeklindeki bir özür samimiyetten uzaktır; aksine dalga geçmektir.

Bu devletin bu konuda karnesi hep zayıftır. Bu zihniyet Sivas katliamında aydınları katlederken ölen iki kişinin adını da Madımak otelindeki panoya 33 aydının yanına ekleyen zihniyetle aynıdır.

Katledenle katledilene aynı nazarda bakan zihniyet, Dersim katliamında da bir kısım suçluları ön plana çıkarırken bazı suç ortaklarını da görmezden gelmektedir.

Sayın Erdoğan üstadı Necip Fazıl'dan öğrenirken bu katliam da görev almış Celal Bayar'ı, Korgeneral Abdullah Alpdoğan'ı, Fevzi Çakmak'ı, Sabiha Gökçen'in isimlerini neden zikretmiyor?

Bilinçli bir biçimde zikredilmediğine inandığım bu gizlemede bile Dersim katliamı konusunda devletin ne kadar samimi olduğu ortadadır.

1938  ve devletin sorumluluğu

Henüz gün yüzüne çıkmamış belgeler olmasına rağmen bugüne kadar açıklanan ve anlatılanlara bakıldığın da bu katliamda sorumluluğu olan kesimin devlet ve devleti yönetenlerin; katliama maruz kalanların da Dersim halkı olduğu açıktır.

Dersim tarih boyunca hep içişlerinde bağımsız yaşamış kolay- kolay başka bir kesimin egemenliği altına girmemiştir.

Bağımsız eyalet şeklinde varlığını sürdürmüş. 1930'larda da yeni kurulan Cumhuriyet ile pek diyaloğu yoktur.

Lozan antlaşması sürecinde Hasan Hayri rica minnet Dersim mebusu olarak ulusal kıyafetleri ile meclise çağrılmış Lozan'a çektirilen telgrafla Kürtlerin ulusal kıyafetleri ile mecliste temsil edildikleri bildirmiştir.

Hasan Hayri, Şeyh Sait İsyanı sonrası ulusal kıyafetleri ile meclise geldiği bahanesi ile İstiklal mahkemelerince idam edilmiş.

Koçgiri, Şeyh Sait, Ağrı, Zilan isyanlarında yeni Cumhuriyet'in Kürtlere olan bakış açısından kaynaklı Dersim yeni cumhuriyete ısınmamıştır.

Dersim 1927 nüfus sayımına göre 90 bin civarında nüfusa sahip.

Bugün nasıl ki demokrasiyi  insan haklarını, Kürt sorununda demokratik çözümü savunan, Barış ve Demokrasi Partisi'nin (BDP) yanında duran herkese ''terörist'' gözüyle bakılıyorsa, o dönemde de Cumhuriyet'in yanında olmayanlar, şaki, çıbanbaşı, isyancı olarak görülüyordu ve devlet nazarında imha, tenkil, sürgün şarttı.

2 Şubat 1926'da mülkiye müfettişi Hamdi Bey İçişleri Bakanlığı'na sunduğu raporda şöyle diyor: "...Dersim gittikçe Kürtleşiyor, ülküleşiyor ve dolaysıyla tehlike büyüyor... Dersim cumhuriyet hükümeti için bir çıbandır. Bu çıban üzerinde kesin bir ameliyat yapmak mutlaka lazımdır."*

O günkü devletin Dersim'e  bakışının özetidir bu. Daha sonraki süreçte çıkartılan Tunceli Kanunu'nun, Fevzi Çakmak'ın ve genel müfettişlerin hazırladıkları raporların da özü askeri harekattır. Bu çözümün sonu da katliam, tehcir, sürgün ve asimilasyondu, Kürt ulus özeliklerinin yok edilmesiydi.

Celal Bayar'ın başbakan yapılmasındaki amacın 1938'de yapılan asıl büyük katliam için olduğu açıktır. Başbakanın sözleriyle 13 bin 806 kişini katledilişi 1938'de olmuştur.

Kısacası bu katliamda emir komuta zinciri çerçevesinde herkes rolünü oynamıştır. Bütün işler ortak ve organizedir. Korgeneral Alpdoğan Paşa her aşamada süper vali yetkilerine sahipti. Alpdoğan Koçgiri İsyanı'nın bastırılmasında damadı Sakallı Nurettin (Nurettin Paşa)  ile birlikteydi. Koçgiri deneyimi Dersim için yol gösterici olmuştur.

Başbakan sayın Tayyip Erdoğan'ın üstadı Necip Fazıl'dan bu katliamı öğrendiği zamandan bugüne kadar neden sustuğunu bilmiyoruz ama bu katliamda rolü olan bazı kişilerin isimlerini neden telafuz etmediğini sanırım herkes biliyor.

CHP'nin durumu ve sorumluluğu

Bu ülkede her zaman tek parti, tek şef, tek lider zihniyeti hiçbir zaman eksik olmamıştır. Tek şef, tek parti zihniyeti; tek devlet, tek Millet tek vatan zihniyetini yaratmıştır.

İktidarın da, muhalefetinde aynı olduğu tek parti CHP dönemiydi. Bizler, sözkonusu Kürtler olduğunda bu iki partinin tek yumruk olma  örneğini çok gördük.

CHP çıkıp açık bir şekilde tarihsel sorumluluğunun gereğini yapacağına, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) ile çocuksu bir kavga yaşamakta gündemi soğutma ve saptırma yarışındadır.

Dersim tartışmalarının yaşandığı bu süreçte CHP'nin içine düştüğü durum tam anlamıyla vahimdir. Suçların ve suçluların ortaya çıkarılmasını savunacağına trajikomik bir savunma telaşında.

73 yıl önceki parti ve devlet yöneticilerinin sorumluluğunu gizlemeye çalışmakla ne devlet onuru korunur, nede vatansever olunur. Onur Öymen'in iki yıl önceki bakış açısını alkışlayanlar bugün Dersim halkından yana tavır koyabilir mi?

Etnik kökenini inkar edip mezhepsel kimliğini ön plana çıkartan Kemal Kılıçdaroğlu'nun Hüseyin Aygün'ün açıklaması karşısında parti içinde harekete geçip deklerasyon yayınlayan ulusalcı kesime karşı tavrı ve deklerasyoncu vekillerin bakışı iyi irdelenmelidir.

Neyin ortaya çıkmasından korkuyorlar. Herkes biliyor ki tarihsel sorumluluk ağırdır. Hiç kimse bu ağırlığın altında daha fazla dayanamaz.

Öyle bir telaş ve ikiyüzlülük yaşanıyor ki; BDP'nin verdiği önergeye AKP ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ile ortaklaşarak reddettiler.

Bu nasıl bir zihniyettir ki kendi dedelerinin nasıl katledildiğini gidip İhsan Sabri Çağlayangil'den öğrenmeye çalışan Kılıçdaroğlu, BDP'nin ''Dersim katliamı ortaya  çıkarılsın'' önergesine karşı çıkıyor.

Bu durumu kim Dersim halkına açıklayabilir?

Bunun tek açıklaması vardır; CHP devletin bu katliamdaki rolünü biliyor, bu utançla yüzleşmek istemiyor.

Taşınan bu utancı örtbas etmek içindir ki milletvekili Gülsüm Bilgehan ''O kızlar evlatlık verilmeseydi ortaçağ karanlığında kalırlardı'' şeklinde geri  bir beyanda bulunabiliyor.

Biz bu gerici zihniyeti iyi tanıyoruz. Kızılderililere, Aborjin'lere, Afganistan'a, Irak'a demokrasi ve medeniyet götüreceğiz deyip de bomba yağdıranda bu zihniyet değil mi?

Bilgehan bilmiyor mu ki; insan medeniyet içinde köle yaşamaktansa kendi dağlarında özgürce ortaçağ karanlığında yaşamayı tercih eder.

Eminim ki Dersim halkı da aynen böyle düşünüyordu. Bu ülkede, Kürt olup da Kürtlüğünü inkar edip; özbeöz Türk olduğunu savunan herkes cumhurbaşkanı da, başbakan da, CHP genel başkanı da olabilir.

Ama, ''Kürdüm'' derse KCK operasyonu ile kendisini cezaevinde buluyor.

AKP ve CHP sergiledikleri danışıklı dövüşle gündem saptırma ve katliamın ortaya çıkartılmasını savunuyormuş gibi göstererek engellemektedirler. Tartışmalarda sergiledikleri tavırlarıyla işin özüyle ilgilenmeyerek, o acıları hissetmeyerek, o acıları hissederek özür dilemeyerek katliamda sorumluluğu olan herkesi zikretmeyerek,18 yıl önce boşaltıkları köylerimizi yasak bölge ilan edip prikemizin mezarını ziyaret etmemize izin vermiyerek İkinci Dersim Katliamına devam etmektedirler. (YG/BA

"


Not:
Gönderen pertekli Tarih: Çarşamba, 28. Aralık 2011 (110 okunma)
(Devamı... | 9788 bayt kaldı | 0 yorumunuz? | Yazdırılabilir sayfa  Bu haberi arkadaşına gönder | Güncel Haberler | Puan: 0)


234 Haber (30 Sayfa, 8 Bir Sayfada bulunan toplam Haber)


Günün Sözü

dil secimi
Arabirim Dilini Seçin:

Almanca Almanca (Du) Fransızca Türkçe İngilizce

Kim Çevrimiçi
Bütün Üyeler: 7 575
Bugün üye olanlar: 0
Dün üye olanlar: 0
Çevrimiçi Üye(ler): 0
Çevrimiçi Misafir(ler): 11


Lütfen buradan kayıt yaptırınız. Kayıtlı olmanız halinde sitenin tüm bölümlerini kullanabilirsiniz.


Köse Yazilari
ALi Baran Düzgün
pertekliyiz.biz@hotmail.com

Gazi katliamını yeniden düşünmek
Ali Haydar Gürbüz
pertekliyiz.biz@hotmail.com

Li Koçgîrî heta Roboskî
Can KASAPOĞLU
pertekliyiz.biz@hotmail.com

Biber gazlı bayram
Cihan Span
pertekliyiz.biz@hotmail.com

2012 “Nevruz”undan görüntüler
Emrah Öner
emrahoner@hotmail.com

Öteki Biz ... Vedat Dalokay
Ergin DOĞRU
dogru_ergin@hotmail.com

Newroz ruhu ile 1 Mayısa
Ferhat TUNÇ
pertekliyiz.biz@hotmail.com

Aborijin sanatçı Joey İndi "Bu toprakların sahibiydik, bir gün beyazlar geldi, yabani hayvan avlar gibi bizi avladılar,
Haydar IŞIK
pertekliyiz.biz@hotmail.com

Korkunun adı
Nesimi ADAY
pertekliyiz.biz@hotmail.com

Barbarları beklerken
Yüksel MUTLU
pertekliyiz.biz@hotmail.com

;Türkiye'de sistem kadınları siyaset dışına itiliyor'

Yöremiz
gKöyler
sdTarihi Yerler
sdIlceler
sdEfsaneler
sdAsiretler

Filmler

Yeni film
Incir Receli

Incir Receli
Yeni film
Kağıt

Kağıt
Yeni film
Gişe Memuru

Gişe Memuru
Yeni film
Ya Sonra

Ya Sonra
Yeni film
Çalgı Çengi

Çalgı Çengi
Yeni film
KOLPACINO BOMBA

KOLPACINO BOMBA
Yeni film
Bir Avuç Deniz

Bir Avuç Deniz
Yeni film
Kar Beyaz

Kar Beyaz
Yeni film
Aşkın iKinci Yarısı

Aşkın iKinci Yarısı
Yeni film
Polis

Polis


Faliniz

Burcunuzu seçin, falınızı okuyun


Site Yardim

Avrupa Tvleri


Her Dilden Pertekliyiz

Pertekliyiz Biz Sitesinizi dilediginiz dilde tercüme etmek için asagidaki Dil seçenegini kullanabilirsiniz.

Bunlari Biliyormuydunuz
dunyada zevk icin seks yapan insanlardan sonra tek canli yunuslardir.. akilli hayvanlar canim


pertekliyiz.biz