Bienvenue sur www.Pertekliyiz.Biz
Ana Sayfa Biz Kimiz Bize Ulasin Bizi Tanitin Köyler Kitap Önerileri Ziyaretci Defteri
  Cher Misafir!   
Pertekliyiz.biz Sitesine Hosgeldiniz........Xerhatin.........Xerama
 

RADYO PERTAQ FACEBOOK GRUBU
Unbenanntes Dokument

Radyo Pertaq

 


Connexion

Pseudo:

Mot de passe:


icon_home.gif Ana Sayfa
som_downloads.gif Menü
tree-T.gif Pertek Resimleri
tree-T.gif Forum
tree-T.gif Dosyalar
tree-T.gif Alevilik
tree-T.gif Mesaj Panosu
tree-T.gif Etkinlikler
tree-T.gif Linkler
tree-T.gif Dilek Tahtasi
tree-T.gif Ziyaretci Defteri
tree-T.gif En Iyiler
tree-T.gif Anketler
tree-T.gif Kadromuz
tree-T.gif Biyografiler
tree-T.gif Sitenize Ekleyiniz
tree-T.gif Kadin
tree-T.gif Atasozleri
tree-T.gif Saglik
tree-T.gif Dersim Haritasi
tree-T.gif Sifali Bitkiler
tree-T.gif Testler
tree-T.gif Genel Bilgiler
tree-T.gif Mektuplar
tree-T.gif Oyun Eglence
icon_poll.gif Kültür&Sanat
tree-T.gif Gazeteler
tree-T.gif Tv Izle
tree-T.gif Sarki Sozleri
tree-T.gif Siirler
tree-T.gif Fikra Diyari
tree-T.gif Kitaplar
tree-T.gif Kitap Önerileri
tree-T.gif Filmler
tree-T.gif Klipler
tree-T.gif Kose Yazilari
tree-T.gif Dizi Izle
tree-T.gif Genel Kültür
tree-T.gif Eglence
icon_members.gif Üye Menüsü
tree-T.gif Kullanici Kaydi
tree-T.gif Özel Mesajlar
tree-T.gif Üye Listesi
tree-T.gif Ziyaretci Defteriniz
tree-T.gif Bizi Tanitin
tree-T.gif Bize Ulasin
favoritos.gif Haberler
tree-T.gif Haber Gönder
tree-T.gif Tüm Haberler
tree-T.gif Haber Arsivi
tree-T.gif Haber Basliklari
icon_members.gif Bilgileriniz
icon_members.gif Cikis Yap

Catégorie
oarrow.gif Dersimden Haberler
oarrow.gif Dünyadan Haberler
oarrow.gif Güncel Haberler
oarrow.gif HABERLER
oarrow.gif Pertek Haberleri

Klipler

Yeni Klip
civan hoca hewale ewindar

civan hoca hewale ewindar
Yeni Klip
MERVAN TAN - ZARİN

MERVAN TAN - ZARİN
Yeni Klip
Tuncel Kurtiz//Grup Yorum 25.Yıl Konseri

Tuncel Kurtiz//Grup Yorum 25.Yıl Konseri
Yeni Klip
DENIZ YUSUF  HÜSEYIN

DENIZ YUSUF HÜSEYIN
Yeni Klip
DERSIM  MERKEZ

DERSIM MERKEZ
Yeni Klip
BABA BERTAL DA  DAVUL RESITALI

BABA BERTAL DA DAVUL RESITALI
Yeni Klip
PERTEK TANITIM FILMI

PERTEK TANITIM FILMI
Yeni Klip
Goran  Salih-Mn Ashqm

Goran Salih-Mn Ashqm
Yeni Klip
8 MART ETKINLIGI-PERTEK

8 MART ETKINLIGI-PERTEK
Yeni Klip
Kürmes Ezgisi

Kürmes Ezgisi


Yönetim
g Yönetim Bölümü

Articles sur la catégorie: Dersimden Haberler


456 Articles (57 Pages, 8 Articles par page)


Atatürk imzalı soykırım belgeleri
aktuelle News
'Dersim Soykırımı daha ucuza gelsin diye 5-6 yıl ertelenmiş'

 

Türkiye gazetesinin haberine göre 37-38 Dersim Soykırımı daha ucuza gelsin diye 5-6 yıl ertelenmiş.

Habere göre aslında bütün hazırlıkların 1932'de tamamlandığı ve 1933'te Soykırım girişimine resmen başlanması planlaması yapıldığı belirtilirken 'pahalı' diye vaz geçiliyor ve bilinen 37-38 Soykırımı yapılıyor..

Ayrıca haberde 'kısmen' ele geçen 'Dersim Soykırımı Belgeleri'nde yapılan bütün uygulamalarda Atatürk, İnönü, CHP, Bayar ve General F.Çakmak rol oynuyor ve bütün kararların altında Atatürk'ün imzası bulunuyor..

13 BİNDEN FAZLA İNSAN ÖLDÜ

1937-1938 yıllarında gerçekleştirilen Dersim Operasyonu’nda 13 binden fazla kişi ölmüş, binlerce kişi de askerler nezaretinde göç ettirilmek zorunda bırakılmıştı.

BİRLİKLERE HABER VERİLİYOR

Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak imzalı 6 Nisan 1932 tarihli belgede hükümetin harekâtı yıl içinde yapmamaya karar verdiği birliklere bildiriliyor.

 

 

Yakın zamanda yeniden ülkenin gündemine oturan ve 1937-38 yıllarında yaşanan Dersim olayları Cumhuriyet tarihinin en çok merak edilen sayfalarından biri. Dersim olaylarında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın özrü ile bir ilk de yaşandı. Erdoğan bu özürle birlikte bazı önemli belgeler de açıklamış, devlet arşivlerindeki gizlilik kararının da kaldırılacağını söylemişti. Başbakanlık arşivlerindeki Dersim belgeleriyle ilgili gizlilik kararı geçtiğimiz hafta kaldırıldı. Geriye Genelkurmay ve Türk Hava Kurumu arşivleri kaldı. Dersim olayları ile ilgili asıl önemli belgelerin Genelkurmay arşivlerinde kayıtlı olduğu belirtiliyor. Gizliliği kaldırılan Başbakanlık arşivlerinde ise askeri harekat öncesi, 1920’li yıllardan itibaren Dersim yöresinde yaşanan gelişmelere ait kayıtlar, raporlar, kararlar, zabıtlar yer alıyor. Bölgenin 1920’li yıllardan itibaren yakından izlendiği pek çok defa müdahalelere uğradığı kayıtlarda bulunuyor. Başbakanlık arşivlerindeki belgelerden askeri harekatlarda başta Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü, Celal Bayar olmak üzere dönemin devlet idarecilerinin tamamının etkin rol aldığı anlaşılıyor.

 

 

HAREKÂT 1932’DE PLANLANIYOR

Dersim’e yönelik harekat hazırlıkları raporlarla başlıyor. Dönemin İçişleri Bakanı Şükrü Kaya tarafından hazırlanan 18 Kasım 1931 tarihli raporda “Artık Dersim meselesinin kati suretle hallinin devletçe, milletçe ve bilhassa hükümetçe tehiri caiz olmayan muzur, tehlikeli ve zaman geçtikçe halli müşkülleşecek ve zararı artacak bir vaziyet almış olmasıdır” ifadeleri ile harekatın bir an önce başlatılması isteniyor. “Dersim’in içi muntazam hükümet teşkilatına rağmen tamamen anarşiktir” tespitine yer verilen raporda Dersimin ıslahının ancak askeri bir harekatla yapılabileceği belirtilirken harekat zamanı olarak “1932 yılının ilk müsait mevsimi” gösteriliyor.

 

 

HAZIRLIKLAR ERTELENİYOR

Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak imzalı 1 Mart 1932 tarihli belgede hükümetin dersim harekatının icrasına karar vereceği dikkate alınarak hazırlıkların yapılması, hükümet kararı ile birlikte harekatın en geç Ağustos ayında başlayabileceği belirtiliyor. Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak bir ay sonra bir emir daha yayımlayarak hükümetin harekatı bu yıl yapmamaya karar verdiğini bildiriliyor. Maliye Bakanlığı’nın Nisan 1932 tarihli yazısında Dersim mıntıkasında lüzum görülen tedip harekatına bütçenin müsaade etmediği belirtiliyor. Yazışmalardan Dersim harekatının parasızlık sebebiyle ile geciktiği anlaşılıyor.

 

 

PROVASI 1933 YILINDA YAPILMIŞ

Dersim Harekatı ile ilgili Atatürk’ün rolünün olup olmadığı önemli tartışma konularından birini oluşturuyor. Ancak 1938’e kadar gelen tüm süreçlerde Atatürk ve İnönü’nün rol aldığı anlaşılıyor. 1933 yılında prova niteliğinde küçük çaplı bir harekat yapılıyor. 6 Eylül 1933 tarihli kararnamede Başta reisicumhur Mustafa Kemal Atatürk ve Başbakan İsmet İnönü olmak üzere kabine üyelerinin imzası bulunuyor. Söz konusu kararnamede “Dersim Harekatı münasebetiyle kıtaların fevkalade ihtiyaçlarına karşılık olmak üzere Maliye Vekaleti bütçesinin masarifi gayri melhuza tertibinden 20 bin liranın tahsis ve sarfına izin verilmesi” ifadelerine yer veriliyor.

 

 

ÖNCE PROVA YAPILIYOR

1933’te yapılan harekat aslında planlanan büyük harekatın bir nevi provası, o yüzden de sınırlı. 13 Eylül 1933 tarihinde harekata ilişkin raporlar toplanarak bir analiz rapor haline getirilmiş. Bir yıl sonra bölge yeniden değerlendiriliyor. 1 Mayıs 1934’te İçişleri Bakanı Şükrü Kaya, Dersim ve Seyit Rıza’nın durumu ile ilgili Birinci umum Müfettişliğinden gelen raporları Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk ve Başbakan İsmet İnönü’ye takdim ediyor.

 

 

DERSİM OLAYLARINA AİT BELGELERE ULAŞTIK

İlk belgede, her an harekâta çıkmak için hazır olunması gerektiği belirtiliyor.

İkinci belgede, harekâtın 1932 yılında yapılmayacağı ifadeleri yer alıyor.

Üçüncü belgede, harekâtın ekonomik sebeplerden yapılmadığı belirtiliyor.

BELGELER ATATÜRK iMZALI

1937-38 tarihlerinde gerçekleştirilen Dersim Harekâtında Mustafa Kemal Atatürk’ün rolünün olup olmadığı yıllardır tartışma konusu. Ancak, gizliliği kaldırılan Başbakanlık Devlet Arşivlerindeki Dersim belgelerinde Atatürk imzaları bulunuyor. Harekata ilişkin kararnamelerde üstte reisicumhur sıfatıyla Atatürk’ün imzası, altta ise başta İsmet Paşa olmak üzere kabine üyelerinin imzaları yer alıyor. Harekata katılacak askerlere verilecek tayınların bile Reisicumhur emrine tabi olduğu anlaşılıyor.

Belgelerdeki imzası Atatürk’ün Dersim Harekâtından haberdar olduğunun açık bir kanıtı...

İSMET PAŞA: VAKTi GELMİŞTİR

Dersim Harekâtına yönelik hazırlıklar 1935 yılında Başbakan İsmet İnönü’nün yaptığı Dobru gezisi sonrasında kaleme aldığı rapor ile ete kemiğe bürünüyor. İsmet Paşa raporuna şu ifadelerle başlıyor: “Dersim ıslahına bir program dahilinde tevessül edeceğiz. Program; hazırlık, silahtan tecrid ve icap ederse iskan safhalarını ihtiva edecektir. Hazırlık ve silahsızlanma 3 senede olacaktır. Dersim vilayetini yeni usulde teşkil edeceğiz. Muvazzaf bir kolordu kumandanı vali ve üniformalı muvazzaf zabitler kaza kaymakamları olacaktır. Kaza memurlarından hiç biri yerli olmayacak ve bulundukça mutekait zabitler tali memuriyetlere tayin olunacaktır. İlbaylık (Valilik) dairesi Kolordu Karargahı gibi, fakat maksada elverişli olarak teşkil olunacaktır. 1935 ve 1936’da yolları, karakolları yaptıracaktır. 1937 ilkbaharına kadar hazır olursa mürettep ve seferber 2 F. Kuvvet ilbaylığın emrine 1937 İlkbaharında verilecektir. Sür’atle bütün Dersim silahtan tecrid olunacak, ilbaylığın o zamana kadar tedkiki neticesinde kuvvetle yapılmasını tasavvur ettiği, hükümete bildirdiği icraat da yapılacaktır. Bundan sonra Dersim’e verilecek şeklin safhası başlayacaktır. Bütün bu tasavvurlar gizlidir.” 1937-38 yıllarında gerçekleşen Dersim olayları İsmet Paşa’nın raporunda öngörüldüğü takvim içinde birebir gerçekleşiyor. Önce Tunceli Kanunu çıkarılıyor, ardından harekatı yönetecek olacak general Abdullah Alpdoğan tüm yetkilerle donatılarak bölgeye atanıyor. Ve büyük harekatın hazırlıkları böylece başlıyor. (türkiye gazetesi)

Transmis par maya_ le Mardi 07 février 2012 (12 lectures)
(0 commentaires ? Lire la suite... | Format imprimable  Envoyer cet article à un(e) ami(e) | Dersimden Haberler | Score: 0)

Köşk'e Dersim davası
aktuelle News
Dersim katliamı için ilk tazminat davasını Cumhurbaşkanlığı na açan 83 yaşındaki Ali Doğan, 1 milyon liralık tazminat talep ediyor.

83 yaşındaki Ali Doğan, Başbakan'ın "Gerekirse özür dileriz" açıklamasından sonra Dersim katliamında öldürülen yakınları için ilk tazminat davasını Köşk aleyhine açtı.

1 milyon lira tazminat istiyor: Dersim katliamı için ilk tazminat davasını Cumhurbaşkanlığı na açan 83 yaşındaki Ali Doğan, 1 milyon liralık tazminat talep ediyor. Mahkeme şimdi Cumhurbaşkanlığı Köşkü nden yanıt bekliyor.

Dersim katliamı ile ilgili Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Gerekirse özür dileriz” açıklamasının ardından 8 yaşında katliamdan ağır yaralı kurtulan Ali Doğan ilk tazminat davasını açtı. Bugün 83 yaşındaki Doğan’ın açtığı 1 milyon liralık tazminat davasının muhatabı Cumhurbaşkanlığı. Tunceli Asliye Ceza Mahkemesi Hâkimi Özgür Karaca davayı kabul etti ve Cumhurbaşkanlığı’na tebligatta bulunup iki hafta içerisinde cevap verilmesini istedi. Hakim ayrıca Başbakanlık’tan, elinde Dersim katliamına dair bütün evrakların; İçişleri ve Milli Savunma Bakanlığı ile Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü’nden de Doğan Ailesi’nin öldürüldüğüne dair ellerinde bir belge varsa gönderilmesini karara bağladı. Düzpelit Köyü’nden Ali Doğan, Dersim katliamı sırasında sekiz yaşındaydı. Tüm köy Temmuz 1938’de Geyiksuyu Köyü’nde inşa edilen askeri kışlanın yapımında çalışıyordu. Köylerinde çıkan kireci at ve katırlarla kışlaya taşıyorlardı. Önce bir grup asker, kireç taşıyanları tutukladı. Daha sonra Düzpelit’e giderek, köylüler meydanda toplandı. Ali Doğan, annesi Fayime, dört ve iki yaşındaki kardeşleri Şıh Hasan ile Ali Rıza, dedesi Seyit Ali, amcası Haydar’ın da aralarında olduğu 20 kişi birbirine bağlanarak şimdiki adı Buzlupınar, eski adı Kergene olan mevkiye götürüldü. Grupta bir tek Ali Doğan’ın babası eksikti. Çünkü o, kışla inşaatında çalışıyordu. Kafile iki saatlik yolun sonunda, iddiaya göre, süngülenerek öldürüldü. 

Süngüden yaralı kurtuldu 
Ali Doğan süngülerden payını aldı. Sol arka omzundan ve başından süngülendi. Sol kolu ve sol bacağı yerinden çıktı. Ali baygın düştü. Uyandığında, kanlar içinde ve cesetlerin ortasındaydı. Ali, üç gün boyunca orada kaldı. Dördüncü gün Kergene’den tesadüfen geçen akrabası Veysel Yalçın, Ali’nin sesini duyarak imdadına yetişti. Yaralı haldeki Ali’yi sırtlayıp kurtardılar. Yaklaşık beş gün daha dağlarda saklandılar. Ardından Ali babasına kavuştu. Hayatta kalan Düzpelitliler, yakınlarının cesetlerini, öldürüldükleri Kergene’de topluca gömdüler. Ve başlarına ortak bir mezar taşı diktiler. 
Ali Doğan çok sonra İzmit’e yerleşti. Katliamın tartışılmaya başlandığı günlerde Avukat Barış Yıldırım’a başvurdu. Yıldırım da 27 Ocak 2012’de 
Tunceli Asliye Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak, Türkiye Cumhuriyeti’ni temsil etmesi bakımından Cumhurbaşkanlığı’nın aleyhine 1 milyon TL’lik manevi tazminat davası açtı. Yıldırım, dava dilekçesinde, Dersim Katliamı’nda insanlığa karşı suç işlendiğini ve bu açıdan zamanaşımı kavramının işlemeyeceğini savundu. Tunceli Asliye Hukuk Mahkemesi Hakimi Özgür Karaca, dilekçeyi 30 Ocak 2012’de kabul etti. Hemen aynı gün ‘davalı’ Cumhurbaşkanlığı’na tebligat yapıp, “İki hafta içerisinde iddialara karşılık yanıt vermesini” istedi. Ayrıca Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, İçişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı’ndan da Ali Doğan’ın akrabalarının öldürüldüğü iddiasına ilişkin bir kayıt olup olmadığını sorup varsa gönderilmesini karara bağladı. Son olarak da Başbakanlık’tan, elinde bulunan Dersim’deki askeri harekâta dair evrakların iletilmesini kararlaştırdı. 

Süngülenenler aynı yere gömüldü 
Ali Doğan henüz 8 yaşındayken 1938 yılında 19 akrabası ile birlikte birbirine bağlanarak askerler tarafından Kergen’e götürülmüş. İddiaya göre, askerler köylüleri süngülerle öldürmüş. Küçük 
Ali ise süngü yarası almasına karşın hayatta kalabilmiş. Üç gün yaralı halde cesetlerle birlikte kalan Ali’yi akrabaları tesadüfen bulmuş. Daha sonra köylüler, öldürülenleri aynı yere gömmüşler ve hepsinin isminin yazılı olduğu bir de ortak mezar taşı dikmişler. 

Avukat Cangı: Bu dava yeni içtihat yaratacak 
Ali Doğan’ın 
Tunceli Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açtığı ve mahkemenin de kabul ettiği davayı Radikal’e değerlendiren Avukat Arif Ali Cangı, bugüne kadar ilk kez böyle bir davayla karşılaştığını söyledi. Avukat Cangı, bu dava ile esasen yeni bir hukuk içtihadının oluştuğuna dikkat çekti. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) bile devlet adına hükümetin muhatap alındığını savunan Cangı, şöyle dedi: 
“Cumhurbaşkanlığı’nın temsili bir görevi var, icrai görevi bulunmuyor. Bence muhatap, Milli Savunma ya da İçişleri Bakanlığı olması gerekirdi. Tabii usule göre, davalı tarafın kim olduğuna Cumhurbaşkanlığı’ndan ve bu davanın diğer taraflarından yanıtlar geldikten sonra, öninceleme yapılarak, karar verilecek. Davacı taraf, Ali Doğan, dilekçesinde, devleti temsilen Cumhurbaşkanlığı’nı göstermiş. Bence içtihat yaratacak bir uygulamadır. Bugüne kadar böyle bir dava görmedim.” 
Avukat Bayram Bahri Belen de Cumhurbaşkanlığı’nın vereceği yanıtta zamanaşımı vurgusu yapması halinde davanın düşme ihtimali olduğunu belirterek, “Bence de hukuk davalarında zamanaşımı, tazminat açısından söz konusu olabilir” dedi. Belen, TCK’da ‘insanlığa karşı suç’ düzenlemesinin 2005’te getirildiğini, bu tarihten önceki olaylar bakımından tartışmalı bir hal bulunduğunu ifade etti.

Radikal Gazetesi

Transmis par maya_ le Mardi 07 février 2012 (13 lectures)
(0 commentaires ? Lire la suite... | Format imprimable  Envoyer cet article à un(e) ami(e) | Dersimden Haberler | Score: 0)

Hüseyin Aygün'ün basın karşıtlığı
aktuelle News
'Gaddar Aygün' demeden verilen ceza kararı Politiktir'

 

İki Kürt gazeteciye daha hapis cezası

DERSİM (DİHA) - CHP Dersim Milletvekili Av. Hüseyin Aygün'ün engelli müvekkilinin tekerlekli sandalyesine haciz getirmesi ile ilgili haber yapan DİHA Muhabiri Ferhat Arslan ile haberi yayınlayan Gündem Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ziya Çiçekçi'nin yargılandığı davadan Arslan ve Çiçekçi'ye 2'şer ay ceza verildi.

CHP Dersim Milletvekili Av. Hüseyin Aygün'ün avukatlık masrafını vermediği gerekçesiyle yüzde 91 iş göremez raporu olan müvekkili Ali Ağu'nun (80) tekerlekli sandalyesi, oksijen tüpü ve hasta yatağına haciz getirmesi ile ilgili haber yapan DİHA Muhabiri Ferhat Arslan ile haberi yayınlayan Gündem Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ziya Çiçekçi'nin yargılandığı davanın 2. duruşması görüldü. "Müştekiye basın yoluyla hakaret" iddiasıyla Tunceli Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya muhabirimiz Arslan'ın avukatı Barış Yıldırım, Reyhan Helin Kuloğlu ile Aygün'ün avukatı Alişer Ölmez hazır bulundu. İlk duruşmada mahkeme heyetine birçok emsal dava, haber konusu olan haciz dosyaları, Aygün'ün davadan men edilmesi tutanakları ve haberin ajansımızda yayınlanmış hali mahkeme heyetine sunulmasına rağmen mahkeme muhabirimiz Arslan ve Çiçekçi'ye 2'şer ay hapis cezası verdi.

Arslan: Politik bir karardır

"Gaddar" kelimesinin haberinde geçmemesine rağmen kendisine ceza verildiğine tepki gösteren Arslan ise, savcılıkta ifade verdiği sırada azar işittiğini, yargılama sürecinde Hüseyin Aygün propagandası yapan dersimnews internet sitesi üzerinden tehdit edildiğini ifade ederek, "Davaya baştan sona kadar politik yaklaşıldı. Özellikle savcı ifademi alırken beni azarlayıp susturmaya çalıştı. Ardından söz konusu haberi 'Gaddar' kelimesinden dolayı dava konusu yaptı. Nasıl olsa böyle bir dava kesin beraat kararı çıkar diye düşündüm. Kararın politik olmadığına mahkeme heyeti beni inandıramaz. Kaldı ki protesto amaçlı davanın temyize gitmesin istiyorum. Varsın 2 ay bu politik karardan dolayı cezaevi yatayım. Bu traji-komik dava AİHM'e gidecek. Meclis İnsan Hakları Komisyonu'nda yer alan Hüseyin Aygün'ün ne kadar demokrat olduğu herkesçe bilinmelidir" dedi.

105 GAZETECİ VE 30 DAĞITIMCI CEZAEVLERİNDE

Türkiye gazeteciler açısından tartışmasız bir şekilde dünyanın en büyük cezaevi durumunda. Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu’na (TGDP) göre 19’u imtiyaz sahibi ve yazı işleri müdürü olmak üzere 105 gazeteci cezaevlerinde bulunuyor. ANF’nin hesaplarına göre bunlardan en az 71’i Kürt gazetecilerden oluşuyor.

Tutuklular arasında 27 DİHA muhabiri, 4’ü eski yazı işleri müdürü ve biri yayın müdürü olmak üzere Azadiya Welat’ın 16 gazetecisi ve Özgür Gündem’in 12 gazetecisi bulunuyor. 3 gazeteci de Fırat Haber Ajansı’na (ANF) çalıştıkları gerekçesiyle tutuklu.

Tutuklu gazetecilerin yanı sıra, onlarca gazete dağıtımcısı da cezaevlerinde bulunuyor. Bianet’in 31 Ocak’ta yayınladığı son rapora göre 2011 sonu itibariyle en az 30 dağıtımcı cezaevlerinde bulunuyordu.

Transmis par maya_ le Lundi 06 février 2012 (26 lectures)
(0 commentaires ? Lire la suite... | Format imprimable  Envoyer cet article à un(e) ami(e) | Dersimden Haberler | Score: 0)

Spor, umut ve Dersim spor
aktuelle News
Tuncelispor'dan Dersim spor'a geçişin öyküsü..

Spor, umut ve Dersim spor

Zafer Emre

 Dersim, Türkiye’nin özgün bir bölgesi. İsmi, politik kimliğinin yanında sürekli muhalif duruşuyla anılmıştır.

Acı ve zulüm ile birlikte anılan Dersim ismi şimdi farklı bir alanda dikkat çekiyor.

Türkiye’de ilgili ilgisiz sohbetlerin genelde gelip dayandığı bir nokta olan futbol, Dersim ismi ile çok fazla anılmazdı. Halbuki 70‘li yılların temel çekişme alanlarından biri siyaset öteki ise futboldu. İlçelerin, mahallelerin yanında okullar arası rekabet bile futbolla hatırlanır. Yaşanan bu rekabetin üzerinden geçen darbeler, çekilen acılar ve yoksulluk Dersim’de futbolu geri plana itmiştir. Bu geri plana düşüşte çoğu kimse, kentin çok politize olmasının etken olduğunu söyler.

Yapılan tespit yadsınmamakla beraber, tümüyle doğruyu da ifade etmez, zira 70’li yıllar Türkiye ve Dersim’de siyasetin, zirve yaptığı bir dönemdir; ama futbol bir rekabet alanı olarak varlığını korur.

Darbe sonrasında futbolun geriye düşüşünün sebeplerini biraz toplumun yaşadıkları ile açıklamak gerekiyor. Darbe sonrasında büyük göç veren ve hızla yoksullaşan kentin, futbol ile güçlü bağlar kurması herhalde abes olurdu. Bunun içine bir de devletin spora ve siyasete yaklaşımını kattığımızda uzak duruşun sebepleri tümü ile olmasa da az çok anlaşılır hale gelir. Bir kentte yaşama garantisi yoksa, insanların temel kaygısı geçim ise, doğaldır ki spora zaman ayırmak lüks olur. Spor normal yaşamların uğraşı olabilir, bundandır ki yaşam normale döndükçe sporda toplumun gündemine girmeye başlıyor.

Kentin yeniden futbolla tanışması

Her kent futbol takımı ile anılır, Dersim’in ise böyle bir şansı olmamıştı. Futbol endüstrileştikçe, daha fazla para ihtiyacı ve rekabet belirmiştir. Büyük bütçelerle hazırlanan takımların arasında amatör ruh ile ayakta kalabilmek mümkün olmuyor. Nitekim Tunceli Spor da bundan kaynaklı başarılı olamamış ve sürekli irtifa kaybederek kapanma aşamasına gelmiştir. Bu yönüyle Dersim’de futbol az sayıdaki taraftarın dışında desteksiz ve sahipsiz bir şekilde yaşamaya çalışmıştır.

İktidarın Kürt sorununda “açılım” iddiası ile başlattığı süreç, Dersim’de futbolunda yeni dönüm noktası olmuştur. “Açılımın takımı” olarak lanse edilen ve medyanın ilgisini çeken Dersim Spor bir anda kentte yeniden futbolun gündemleşmesine sebep olmuştur. Dersim Spor’un gündemleşmesinin çeşitli sebepleri vardır. Öncelikle devlet ve iktidar, sporu apolitikleştirme ve siyaset dışı bırakmanın dolaysıyla asimilasyonun aracı olarak görüyor.

Her iktidarın benzer yaklaşımları olmakla beraber Türkiye’de ve özellikle Dersim’de bu misyon devlet açısından daha günceldir. Geçmişte devletin Van Spor ve Diyarbakır Spor yaklaşımları devlet algısının özetidir.

Dersim Spor da devletin bu algılayışından kaynaklı gündemleştirilmiş ve desteklenmiştir. Kötü mü olmuştur, bunu zaman gösterecektir; lakin kimin nasıl yaklaştığı anlaşılırsa oynanmak istenen oyun boşa çıkarılabilir. Spora sadece ve sadece spor olarak yaklaşılırsa Dersim Spor’a faydası olacaktır, aksi takdirde ise misyonu dolduğunda destek de bitecektir.

Dersim Spor’un ilgi görmesinin diğer bir nedeni ise isminden kaynaklıdır.

Asimilasyonun simgesi olan Tunceli isminden Dersim Spor’a geçiş kabul etmeli ki kentte ve diasporadaki Dersimliler arasında bir heyecan yaratmıştır. Asimilasyon spor yoluyla da olsa aşılmış, kentin takımı kendi ismi ile sporun içerisine girmiştir.

Yaşanılan bu heyecanda belediyenin katkılarını da unutmamak gerekiyor. Kısıtlı imkânlarına rağmen Dersim Spor’a sahip çıkan, maddi ve manevi desteğini esirgemeyen Dersim Belediyesi, bu anlamda övgüyü hak etmektedir. Kimi çevreler kısıtlı olan bütçeden Dersim Spor’a katkı sunulmasını eleştirse de bir kentin yaşamının önemli bir parçası olan kentin takımına sahip çıkmak belediyenin de görevlerindendir. Bu anlamıyla Dersim Spor’a sahip çıkan Dersim Belediyesi halkın desteğini görmektedir.

Hızla yükselen Dersim spor


 Dersim Spor isim değişikliğinin ardından müthiş bir performans göstermiş, rakiplerini adeta ezerek şampiyonluk yolunda ilerlemişti. Ne var ki ligin sonuna gelindiğinde peş peşe alınan başarısız sonuçlar ve oynandığı iddia edilen ayak oyunları ile Dersim Spor hedefine ulaşamamıştı. Bu yıl ise yapılan transferler, hoca değişikliği ile lige başlanmış ardından yönetimi de değişmiştir. Erdal Güntaş başkanlığında oluşan yeni yönetim, takımı hedeflerine ulaştırmak için seferberlik ruhuyla çalışmaya başlamıştı. Takımın kurumsallaşması ve özlenen başarıyı yakalaması için çalışan başkan Erdal Güntaş ve yönetimi bir ilki başarmak istiyor. Dersim Spor’un yeni yönetimi devraldığı bayrağı daha ileri taşımak için kolları sıvamış ve takımda ciddi bir hareketlilik başlamıştır; fakat bu hareket ve canlılık sonuçlara yansımamış, yaşanan başarısızlığın ardından ligin ortasında teknik direktör değişikliğine gidilerek takımın başına Mustafa Dalcı getirilmiştir. Yapılan müdahaleler ile takım toparlanmış ve ligi 3.sırada bitirmeyi başarmıştır.


 Lige verilen arada kadrosunu güçlendirmek ve ligin ikinci yarısına bambaşka bir takımla girmek isteyen Dersimspor, yaptığı transferlerle toplam 13 futbolcuyu renklerine bağladı. Daha önce 6 futbolcuyla sözleşme imzalayan takım, son olarak Yaptığı 7 transferle rakiplerine şimdiden ciddi bir mesaj verdi. Yaptığı transferlerle spor kamuoyunda büyük yankı uyandıran turkuaz- beyazlı Dersimspor, ligin ikinci devresinde şampiyonluğun en güçlü takımı haline geldi. Ligin ikinci yarısı başlarken yeniden umutlanan ve başarıya şampiyonluğa susayan Dersim’de hasreti dindirmek isteyen başkan Erdal Güntaş” tek hedeflerinin şampiyonluk olduğunu, Dersim’in ve Dersimlinin bunu fazlasıyla hak ettiğini “belirtiyor. 
 
(Dersim Gazetesi 2012 Şubat sayısından

Transmis par maya_ le Lundi 06 février 2012 (17 lectures)
(0 commentaires ? Lire la suite... | Format imprimable  Envoyer cet article à un(e) ami(e) | Dersimden Haberler | Score: 0)

Dersim 'çığ bölgesi' oldu
aktuelle News
Dersim'de Kamer Genç'e yönelik çığ tepkileri ise artarak sürüyor

Dersim-Pülümür karayolunun 40.'ıncı kilometresinde düşen çığ nedeniyle çok sayıda araç yolda mahsur kaldı.

DERSİM - Dersim genelinde 29 Ocak tarihinden itibaren etkisi altına alan yoğun kar yağışı hayatı ve ulaşımı olumsuz etkiliyor.

Aralıksız devam eden kar yağışının ardından Dersim-Pülümür karayolunda düşen çığlar vatandaşları tedirgin ederken ulaşımı da olumsuz etkiledi. Dersim-Pülümür karayolunun 40'ıncı kilometresinde bulunan Ağlayan Kayalar mevkiinde akşam saatlerinde düşen büyük çığ nedeniyle, 2 yolcu otobüsü ve onlarca araç yolda mahsur kaldı.

Saatlerce yollarda aç ve susuz kaldıklarını belirten yolcular ve araç sürücüleri yolların bir an önce açılmasını istedi.

Yollarda aç ve susuz kalan yolcu ve araç sürücüleri ise Milletvekili Kamer Genç'e tepki gösterdiler.

Araç sürücüleri ve yolcular, milletvekilinin Dersim ile ilgilenmek yerine mecliste şov yaptıklarından yakındılar.

Dersim'de iki haftadan beri süren kar yağışı nedeniyle 30'un üzerinde çığın düştüğü Dersim-Pülümür ve Pülümür-Erzincan karayolunda vatandaşlar zor anlar yaşıyor.

Çığın ardından bütün ekiplerini bu bölgeye sevk eden Karayolları ekipleri, saatlerce kar savurma aracı ve iki adet kepçe ile yol açma çalışması başlattı.

Çığ nedeniyle önü kesilen Pülümür Çayı donarken, çığ tünelleri içinde ise ikinci tünel oluşması ilginç görüntüler oluşturdu. Karayolları ekipleri çığın büyük olması nedeniyle yolu açmak için saatlerce çalıştıklarını, yolun kısa bir zaman içinde ulaşıma açılacağını belirtti.

Bilindi üzere Dersim'de yoğun kar yağışı hayatı büyük ölçüde etkilerken vatandaşlar çığ düşmeleri sonucu sattlerce yollarda mahsur kalıyorlar.

Bir çok köye ulaşım yapılamaz ve elektirik verilemezken seçilmiş milletvekillerinin bölgeye duyarsızlığı ve salt kendilerini öne çıkaran bazı kişisel tartışmalar ise Dersim il ve ilçelerinde, özelliklede köylerde mahsur kalanlar arasında ayrı bir tarışma konusu olmaya devam ediyor. 

Transmis par maya_ le Lundi 06 février 2012 (20 lectures)
(0 commentaires ? Lire la suite... | Format imprimable  Envoyer cet article à un(e) ami(e) | Dersimden Haberler | Score: 0)

Peri Suyu’nda ne kar ne jandarma direnişe engel |
aktuelle News  Peri Vadisi’nde, peri suyunun özgürlüğü için 150 gündür nöbet tutulan direniş çadırı 17. Köyler arası futbol turnuvasının final maçıyla şenlendi. İstanbul’da organize edilen turnuvanın final maçı için Elazığ Karakoçan’a gelen yaşam savunucuları polis engelini aşarak çadırın konuğu oldu 

Elazığ Karakoçan-Dersim sınırında bulunan Peri Suyu üzerine 3 ayrı HES inşa etmek isteyen Limak’a karşı köylülerin direnişi sürüyor. Geçmişte şantiyeyi basarak şirkete karşı tavrını net bir biçimde gösteren köylüler 150 gündür şantiye bölgesinde kurdukları çadırla “Peri suyu özgür akacak” nöbeti tutuyor. Nöbet çadırı geçtiğimiz günlerde İstanbul’dan ziyaretçiler ağırladı. 

Kiğı Karakoçan, Adaklı, Yayladere ve Yedisu İlçeleri Sosyal Yardımlaşma, Kalkındırma ve Kültür Derneği’nin (KAYY-Der) İstanbul’da düzenlediği 17. Köyler Arası Futbol Turnuva’sının finali Elazığ Karakoçan’da yapıldı. Karakoçan’da 29 Ocak günü oynana final maçından önce turnuva katılımcıları Peri Suyu direniş çadırını ziyaret etti. Limak şirketinin alarma geçerek ziyareti engelleme çabasına jandarma bölgeyi ablukaya alarak ortak oldu. Fakat tüm engellemelere rağmen çadır ziyareti gerçekleşti. 

Peri Suyu direnişçilerinin verdiği bilgiye göre turnuva için ilçeye gelenlerin direnişçilerle kurduğu dayanışma polis ve jandarmayı turnuva final maçının oynandığı gün de rahatsız etti. Polis maçta “herhangi bir içerikle pankart açılması durumunda maçın oynanmasına izin vermeyeceğini” belirterek Peri Suyu direnişçilerine gözdağı vermek istedi. Peri Suyu direnişçileri, polis-jandarma engellemesine ve yer yer 2 metreyi bulan kar yağışına rağmen gerçekleşen dayanışma ziyareti ve maçın direnişin güçlendirdiğini belirtt
Transmis par maya_ le Lundi 06 février 2012 (22 lectures)
(0 commentaires ? Lire la suite... | Format imprimable  Envoyer cet article à un(e) ami(e) | Dersimden Haberler | Score: 0)

Üçüncü sürgüne karşı nöbetteler
aktuelle News
Barajı'na karşı kurulan "Direniş Çadırı" 151. gününü geride bıraktı.

FERHAT ARSLAN

DERSİM (DİHA) 
- Dersim'in Qısle İlçesi'ne bağlı Aşağı Doluca Köyü'nden geçen Peri Suyu üzerinde Limak Holding tarafından yapılan Pembelik Barajı'na karşı kurulan "Direniş Çadırı" 150. gününü geride bıraktı. Topraklarını terk etmek istemeyen yurttaşlar, bir metrelik beyaz örtüye rağmen direnmekte kararlı. Köylüler, "1938'de katliamdan sonra sürgün yaşandı. 1994 yılında da 9 köyü ateşe vererek bizleri tekrar topraklarımızdan sürdüler. 10 yıl aradan sonra köyümüze tekrar yerleştik. Tekrar sürgünü yaşamamak için nöbet tutuyoruz" dedi.

Dersim'de akarsuların aktığı her vadiye HES ve baraj projeleri yapılıyor. Munzur, Mercan ve Pülümür vadilerinden sonra bir yıldır Peri Suyu üzerinde 7 ayrı HES ve baraj projesi hayata geçiriliyor. Peri Vadisi'nde bulunan 9 köyü sulara gömecek olan Pempelik Barajı'nın inşaat çalışması kış mevsimine rağmen devam ederken, projenin tamamlanması durumunda Dersim, Bingöl ve Elazığ üçgeninde bulunan yerleşim alanlarının birbirinden irtibatları da tamamen kesilecek. Koruculuk sistemini kabul etmedikleri için yapılan barajlarla sürgüne tabi tutulduklarını söyleyen yurttaşların kurduğu "Direniş Çadırı" 150. gününü geride bırakırken, bir metrelik kara rağmen topraklarını terk etmek istemeyenlerin direnişi devam ediyor. 

'Bu topraklar bizimdir'

Peri Suyu kenarında bulunan köyleri boşaltmak amacıyla baraj ve HES'lerin yapıldığına dikkat çeken Aşağı Doluca Köyü'nden Hasan Arslan, "Bu topraklar ecdatlarımızdan bize kalan bir mirastır. Birileri gelip bizi buradan gönderemez. Buradan yetkililere sesleniyorum; eğer sizin inancımıza saygınız yok ise, bizim de sizin varlığınıza hiçbir saygımız kalmaz. Ayıptır, günahtır inanç merkezlerimize el uzatacak kadar gözünüz dönmüş. Biz baraj yapılmasına izin vermeyeceğiz. Yok 'biz halkın iradesini, hakkı hukuku dinlemiyoruz' diyorsanız, o zaman bizim de size karşı öfkemiz çok büyük olacak" dedi. 

'Amaç sürgün ve insansızlaştırmak'

Dersim, Elazığ ve Bingöl illerinin kesiştiği alanda bulunan Peri Suyu'nda başlatılan Pembelik Barajı'na karşı 9 köyün bir araya gelerek oluşturulduğu Özgür Köylü Hareketi'nin kurduğu "Direniş Çadırı"nda 150 gündür nöbet tuttuklarını belirten Hasan Biter, iradeleri dışında baraj yapılmasına asla izin vermeyeceklerini söyledi. Biter, "Dersim tarihi boyunca kimliği ve inancından dolayı hep sürgün edildi. 1938'de katliamdan sonra sürgün yaşandı. 1994 yılında da, şimdi baraj suları altında bırakmayı düşündükleri 9 köyü ateşe vererek bizleri tekrar topraklarımızdan sürdüler. 10 yıl aradan sonra köyümüze tekrar yerleştik. Bu kez de elimizde bulunan tapularımıza rağmen arazilerimizi tamamen ormanlık alan göstererek bize danışmadan baraj inşaatına başlamış durumdalar. Tekrar sürgünü yaşamamak için bu kara karşı nöbet tutuyoruz. Peri Vadisi'nde yaşayan köylüler devletin hiçbir hizmetinden yararlanmıyor, sadece bize elektrik veriyorlar. Bize karışmasınlar buna da razıyız. İşte biz onun için günlerdir devam eden karın altında nöbet tutuyoruz. 150 günümüz doldu ama kimsenin bizden haberi yok. Bu topraklarda baraj istemiyoruz bu böyle bilinsin" şeklinde konuştu. 

'Baraj değil turizme açılsın'

Dersim coğrafyasını tamamen insansızlaştırma politikasının devreye konulduğunu söyleyen Çayağzı (Zimtek) Köyü'nden Mehmet Gönül ise, " Bu güzelim doğa harikası vadiyi turizme açacaklarına 7 HES ile 2 baraj projesiyle yok etmeyi düşünüyorlar. Ancak biz buna izin vermeyeceğiz. Birçok köylünün küçük çapta üzerinde arazi olduğunu gösterip dönümüne 4 TL değer biçmişler. O para için bankaya gitmeye bile değmiyor. Ayrıca biz arazilerimizi değil 4 TL, 4 bin TL de değer biçseler barajın yapılmasına ne izin veririz ne de arazilerimizi gözü dönmüş baraj şirketlerine peşkeş ederiz" diyerek, medyadan kendilerine destek çıkmasını beklediklerini dile getirdi. 

Newededersim

 

 

 


Transmis par maya_ le Jeudi 02 février 2012 (52 lectures)
(0 commentaires ? Lire la suite... | Format imprimable  Envoyer cet article à un(e) ami(e) | Dersimden Haberler | Score: 0)

Dilek Serin Eğitim Destek Evi için girişim
aktuelle News
Dersim'de kapatılan Eğitim Destek Evi için girişimde bulunulacak

FERHAT ARSLAN

DERSİM (DİHA) 
- Askeri bir operasyonda ailesiyle birlikte kaybolan 3 yaşındaki Dilek Serin anısına Dersim Belediyesi tarafından faaliyete geçirilen Eğitim Destek Evi'nin kapatılması öğrencileri mağdur etti. Bünyesinde Alevi inancı ve anadile ilişkin eğitimler verilen, öğrencileri tarafından "Şahmeran" adlı kısa metrajlı bir film çekilen Destek Evi'nin yeniden açılması için girişimlerde bulunulacak.

Üniversitesinde "Alevi Açılımı" kapsamında Alevi inancına ilişkin ders verilen, ildeki emniyet mensuplarına Valilik tarafından "Alevilik dersi" verilen Dersimde, Alevi inancına ilişkin eğitimlerin de verildiği Dersim Belediyesi Dilek Serin Eğitim Destek Evi'nin kapatılması tepkiyle karşılandı.

Bolu Komando Tugayının başlattığı bir operasyonda 7 kişilik ailesiyle birlikte kaybolan 3 yaşındaki Dilek Serin anısına geçen yıl açılan Dilek Serin Eğitim Destek Evi, Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından "Anayasanın 42. maddesine ve 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun 56. ve 57. maddelerine aykırı faaliyet gösterdiği" gerekçesiyle kapatılmış, Dilek Serin ismini taşıyan tabelanın indirilmesi istenmişti. Dilek Serin Eğitim Destek Evi'ne ilişkin alınan karara tepkiler gelmeye devam ederken, Belediye Başkanı Edibe Şahin, Dersim halkının bu kararı kabul etmeyeceğini ifade ederek, Alevi inancı ve anadilde eğitim veren Destek Evi'nin açılması için itirazda bulunacaklarını söyledi. Şahin, bu kararın BDP'li belediyelerin açtığı eğitim destek evlerinin kapatılması uygulamasından bağımsız olmadığını söyledi.

200 İlköğretim öğrencisinin eğitim gördüğü eğitim destek evinde Dersim Kızılbaş Alevi inancı ve Kürtçenin Zazaca lehçesinde de ders veriliyor. Okulda verilen din dersi müfredatının Alevi inancını yansıtmaması nedeniyle "zorunlu din derslerin kaldırılması" talep eden veliler, destek evine çocuklarını göndermenin bir amacının da kendi inançlarını öğrenmek olduğunu belirtiyor. Çocuklarını dershaneye gönderemeyen yoksul aileler de sömestr tatilinden sonra eğitim destek evinin açılmaması halinde kararı protesto edeceklerini söylüyor.

Eğitim Destek Evi'nde ayrıca tüm branşlarda sınıflar açılırken, çeşitli kültürel ve sanatsal aktiviteler yürütülüyor. Bu kapsamda, bir grup öğrenci tarafından "Şahmeran" adlı kısa metrajlı film çekildiğine dikkat çeken eğitmenler, filmin Dersim Munzur Festivali'nde gösterime gireceğini söyledi.

En küçük kayıp: Dilek Serin

Merkeze bağlı Mirik Mezrası'na yönelik Bolu Komando Tugayı'nın başlattığı geniş çaplı operasyon sonucu 7 kişilik ailesiyle birlikte kaybolan 3 yaşındaki Dilek Serin anısına faaliyete sokulan Eğitim Destek Evi'nin açılışına yakınlarını faili meçhul cinayetlerde kaybedenlerle beraber yüzlerce kişi katılmıştı.

Newededersim

Transmis par maya_ le Jeudi 02 février 2012 (38 lectures)
(0 commentaires ? Lire la suite... | Format imprimable  Envoyer cet article à un(e) ami(e) | Dersimden Haberler | Score: 0)


456 Articles (57 Pages, 8 Articles par page)


Günün Sözü

dil secimi
Sélectionnez la langue de l'interface:

Allemand Allemand (Du) Anglais Français Turc

Qui est en ligne
Total des membres: 7 549
Enregistrés ce jour: 0
Enregistrés hier: 0
Membres en Ligne: 0
Visiteurs en ligne: 21


Vous n'avez pas encore de compte? Vous pouvez le créer en cliquant ici. En tant que membre enregistré vous aurez accès à de multiples fonctions du site.


Köse Yazilari
ALi Baran Düzgün
pertekliyiz.biz@hotmail.com

'Tunceli Cemevi kimin hizmetinde?'
Ali Haydar Gürbüz
pertekliyiz.biz@hotmail.com

Li Koçgîrî heta Roboskî
Can KASAPOĞLU
pertekliyiz.biz@hotmail.com

CHP’nin, Cemevlerine ortak saldırıları
Cihan Span
pertekliyiz.biz@hotmail.com

AKP kaybedecek demokrasi kazanacaktır
Emrah Öner
emrahoner@hotmail.com

Öteki Biz ... Vedat Dalokay
Ergin DOĞRU
dogru_ergin@hotmail.com

'Aygün Okunu Mazluma doğrultuyor'
Ferhat TUNÇ
pertekliyiz.biz@hotmail.com

'Katli vacip Hrant' ve katili ödüllendiren AKP!
Haydar IŞIK
pertekliyiz.biz@hotmail.com

Dersim’in Kemalleri
Munzur Okur
Munzurokur@hotmail.de

Karayılan ve Burkay
Nesimi ADAY
pertekliyiz.biz@hotmail.com

Hızır Dersimli Olabilir mi?
Yüksel MUTLU
pertekliyiz.biz@hotmail.com

Rakel

Yöremiz
gKöyler
sdTarihi Yerler
sdIlceler
sdEfsaneler
sdAsiretler

Filmler

Yeni film
Incir Receli

Incir Receli
Yeni film
Kağıt

Kağıt
Yeni film
Gişe Memuru

Gişe Memuru
Yeni film
Ya Sonra

Ya Sonra
Yeni film
Çalgı Çengi

Çalgı Çengi
Yeni film
KOLPACINO BOMBA

KOLPACINO BOMBA
Yeni film
Bir Avuç Deniz

Bir Avuç Deniz
Yeni film
Kar Beyaz

Kar Beyaz
Yeni film
Aşkın iKinci Yarısı

Aşkın iKinci Yarısı
Yeni film
Polis

Polis


Faliniz

Burcunuzu seçin, falınızı okuyun


Site Yardim

Avrupa Tvleri


Her Dilden Pertekliyiz

Pertekliyiz Biz Sitesinizi dilediginiz dilde tercüme etmek için asagidaki Dil seçenegini kullanabilirsiniz.

Bunlari Biliyormuydunuz
insan hayati boyunca 2 olimpik yüzme havuzu dolduracak kadar tükürük salgilar.


pertekliyiz.biz