| RADYO PERTAQ FACEBOOK GRUBU |
|
|
 |
 |
Articles in category: Dersimden Haberler
547 Articles (69 Pages, 8 Articles per Page) |
|
|
Atatürk Seyit Rıza'nın idamında
|
|
'İdam öncesi Atatürk Elazığ'da idi' haberi ve Editörün notu..
Değerli Newededersim okurları,
Dersim Soykırımı ile yeni idialar, bulgular ve belgelerin ortaya çıkarıldıldığı veya el altından bazı servislere istihbarat edildiği bir dönemden geçiyoruz.. Bilgi kirliliği ve kafa karışıklığına yol açmaya çok yatkın ve açık olan bu belgeler, bulgular vs karşısında çok dikkatli ve uyanık olmak lazımdır..
-İddialarla birlikte yapılmak istenenlerden en önemlisinin, her şeyden evvel 'Soykırımı' bir 'Katliama dönüştürmek' istemesidir..
-Yine iddiaların, belgelerin çarptırıldığı ve 100 bine yakın Dersimlinin hayatına mal olan 'Soykırımın' kayıp sayısının 10 binlere indirgenmek istenmesidir..
-Seyit Rıza ile bulgu, belge vb dökümanlarda ise yer yer Seyit Rıza'yı küçümseyen, rencide eden 'sözde' belgeler vasıtası ile onu Dersim halkından koparmak istemektedir..
-'Katliam Tazminatı' adı altında bireylerin ön plana çıkarılmak ve bu yolla 'Üç beş kuruş kan parası' vererek tarihsel, kitlesel-toplumsal ve soyolojik bir 'Soykırım' kapatılmak istenmektedir..
-Bu tür yaklaşım ve 'sözde belgeler' karşısında çok duyarlı olmak gerekmektedir..
Bu haber yeni bir durum değil..
Örneğin aşağıdaki 'İdam öncesi Atatürk Elağığ'da idi' adlı haberle ilgili Newededersim yazarlarından gazeteci arkadaşımız Erdal Er'in 10 Kasım 2011'de kaleme aldığı 'Atatürk Dersim'de vuruldu' adlı makalesinde ele alınmış ve Seyit Rıza'nın idamında bizzat Atatürkün bulunduğu vurgulanmıştı.. İsteyenler http://www.newededersim.com/author_article_detail.php?article_id=693 bu linkten ilgili yazıyı okuyabilirler..
Önce Erdal Er'in bahsedilen makalesindeki bu parağrafı ve ardından 'İdam öncesi Atatürk de Elazığ'daydı' adlı haberi siz değerli okurlarımıza olduğu gibi aktarıyoruz..
Newededersim / Editör
'Atatürk Dersim'de vuruldu' adlı makalenin Seyit Rıza idamı ile ilgili bölümü
Resmin tarihe bakılırsa Atatürk 17 Kasım 1937 tarihinde Elazığ’a gitmiş. Gayri resmi tarihe göre ise, ziyaretin resmi tarihin açıkladığı tarihten en az üç gün önce yapıldığı yönünde. 13 Kasım ile 18 Kasım 1937 tarihlerini kapsıyor. Yani Seyit Rıza asıldığında M. Kemal Atatürk Elazığ’daydı. Seyit Rıza Atatürk’ün Elazığ’da olduğunu biliyordu çünkü idam edilmeden hemen önce Atatürk’e şöyle sesleniyordu: ‘Ben sizin hilelerinize baş edemedim bu bana dert oldu. Ben de sizin önünüzde baş eğmedim bu da size dert olsun” der.
Bir çok kritik virajlarda yolları kesişen Seyit Rıza ve Atatürk’ün askeri ve siyasi mücadelesi 1937 - 38 yılının Kasım ayına kadar sürer. Seyit Rıza idam edilmişti ancak Dersim dağlarında ardıllarının mücadelesi devam ediyordu. Seyit Rıza’nın bedduası mı tuttu yada başka bir hadise mi oldu bilinmez ancak resmi tarihe göre Seyit Rıza’nın idamından 11 ay 25 gün sonra (10 Kasım 1938, saat 09.05’de) Mustafa Kemal Atatürk İstanbul Dolmabahçe’de ölür. Erdal ER, 'Atatürk Dersim'de vuruldu' 10 Kasım 2011
* * *
İdam öncesi Atatürk de Elazığ'daydı
Dersim Soykırımı sırasında bölgede görev yapan emekli polis: "Atatürk Elazığ'a gelerek 'Seyit Rıza'nın yargılaması bitmedi mi' diye sordu. Bir gün içinde yargılama bitirilip idam edildi."
ANKARA- Dersim’in lideri Seyit Rıza’nın idam edileceği gün Atatürk’ün Elazığ’a geldiği yönündeki iddiayı, o dönemde bölgede görev yapan bir asker de dile getirdi.
TBMM Dilekçe Komisyonu bünyesinde oluşturulan Dersim Alt Komisyonu geçen hafta Konya’ya giderek, Dersim olayları sırasında 4. Umum Müfettişliği’nde görev yapan 103 yaşındaki Mehmet Ali Doğaner’i dinledi.
Doğaner, Dersim’den sorumlu Korgeneral Abdullah Alpdoğan’ın istihbarat subayı Ragıp Gümüşpala’nın emrinde 7 yıl çalışmış. Alt Komisyon, beraberinde bir adlı tıp uzmanı ve ambulans götürdü. İfadesine başvurulan Doğaner’in akıl sağlığının yerinde olduğu belirlendi.
Atatürk’ün tedirginliği
Alt Komisyon Başkanı Halil Ürün’ün verdiği bilgiye göre Doğaner, Seyit Rıza’nın idamında bir gün önce Atatürk’ün Elazığ’a geldiğini ve “Yargılama bitmedi mi?” diye sorduğunu anlattı. Bitmediği yanıtını alan Atatürk’ün Diyarbakır’a geçtiğini belirten Doğaner, yargılamanın bir gün içinde tamamlanıp Seyit Rıza’nın sabah idam edildiğini söyledi. Doğaner, Seyit Rıza’nın idamından bir gün sonra Elazığ’a gelen Atatürk’ün tren garında alkışlarla karşılandığını, bir süre tedirgin yürüyen Atatürk’ün daha sonra arabasına binerek ağırlanacağı konağa geçtiğini anlattı. Dersim olayları sırasında bölgenin ajan kaynadığını söyleyen Doğaner, “Fransızlar bölgedeki aşiretleri tahrik ediyordu” dedi. Rus ajanı dahi yakalayıp infaz ettiklerini belirten Doğaner, bir Rus yüzbaşısını ise ellerinden kaçırdıklarını dile getirdi. Doğaner, olaylardan önce Korgeneral Alpdoğan’ın uzlaşma sağlamak için 15 Dersim aşiret reisini çağırarak 1 ay süren görüşmeler yaptığını da anlattı. Aşiretlerin özerklik taleplerini “Devlet istiyorlardı” diyerek anlatan Doğaner, karakol baskınında 13 askerin şehit edilmesinin ardından olayların başladığını söyledi. “Ordu girdi ve bölgeyi temizledi”diyen Doğaner, çok sayıda Dersimlinin de kurşuna dizildiğini dile getirdi.
Şaşırtmaca yapılmış
Alt Komisyon, arşiv belgelerinde Seyit Rıza’nın ölümüne ilişkin çarpıcı bilgi ve belgelere de ulaştı. Seyit Rıza’nın Erzincan’dan yargılanıp idam edileceği Elazığ’a getirilirken, tepki ve ayaklanmadan korkan dönemin yönetiminin “Ankara’ya götürülüyor” şaşırtmacası uyguladığı ortaya çıktı. Erzincan’dan bir kamyonun arkasında “ Ankara’ya götürülüyor” diyerek yola çıkarılan Seyit Rıza, gizlice Elazığ’a getirildi. Belgelere göre, Seyit Rıza’nın Elazığ’da yargılanıp idam edilmesine ilişkin her adım gün gün Ankara’ya rapor edildi.
Atatürk , Seyit Rıza’yla Yolaçtı’da görüştü mü?
Seyit Rıza 14 Kasım’ı 15 Kasım’a bağlayan gece idam edildi. Resmi bilgilere göre, Atatürk 13 Kasım 1937’de Sivas, 14 Kasım’da Malatya’daydı. 15 Kasım akşamı saat 18.00’de Diyarbakır’da karşılandı. 16 Kasım akşamı Elazığ’a doğru yola çıktı. Yandaki fotoğraf 17 Kasım tarihli. Atatürk 18 Kasım’da Elazığ’dan ayrılır. Atatürk’ün 14 Kasım’da Malatya’dan ayrıldıktan sonra, 15 Kasım akşamı Diyarbakır’a varana kadarki sürede Elazığ’a uğradığı öne sürülür.
Mehmet Topal’ın ‘Atatürk Elazığ’da adlı kitabında, Atatürk’ün 14 Kasım’da Elazığ’ın Yolaçtı kasabasına geldiği yazılır. Dönemin yerel gazetesi ‘Uluova’da şöyle yazar: “14 Kasım günü Yolaçtı’ya gelen ve büyük törenle karşılanan Atatürk ...” İhsan Sabri Çağlayangil, anılarında, Seyit Rıza’yı mahkeme salonundan idam yerine otomobille götürdüklerini anlatır. Oysa ki aradaki mesafe 10 adım bile değildir ve Seyit Rıza ilk idam edilecek kişiyken, en sona bırakılır. Arada geçen 1 saatlik sürede, Atatürk’ün Seyit Rıza’yla görüştüğü öne sürülür. (radikal)
|
MİT: 'Dersim ve Seyit Rıza konusundaelimizde bilgi, belge yok' dedi..
Meclis Dersim Komisyonu’nun Dersim arşivinin gönderilmesine ilişkin resmi yazısına Milli İstihbarat Teşkilatı, Dersim’le ilgili bir arşivlerinin olmadığını bildirerek yanıt verdi.
ANKARA - Komisyonun, Dersim lideri Seyit Rıza’ya ait bilgi ve belgelere ilişkin beklentisi de boş çıktı.
MİT, Seyit Rıza konusunda da bilgi ve belgenin olmadığına dikkat çekti.
Dersim arşivleri konusunda daha önce de Adalet Bakanlığı arşivinin, metro yapımı sırasında su altında kaldığı ortaya çıkmıştı.
TBMM Komisyonu’na, Genelkurmay Başkanlığı, Cumhurbaşkanlığı, İçişleri Bakanlığı arşivlerini gönderdi.
Komisyon, incelemeye alacağı belgelerde idamdan sonra nereye gömüldüğü bilinmeyen Seyit Rıza’nın da mezar yerini tespit etmeyi amaçlıyor. (anf)
|
|
Dersim'de köylülerin direnişi
|
|
Dersim-Xarik'te Köylülerin HES'e karşı direnişi sürüyor
Köylüler ; 'Üç-beş liraya atalarımızın topraklarını satmayacağız'
Dersim'de Peri Suyu üzerinde yapılması planlanan Pembelik Barajı köylülerin direnişiyle karşılaştı.
DERSİM - Dersim'in Nazimiye İlçesi'ne bağlı Aşağı Doluca (Xarîk) Köyü sakinleri, hukuksuz bir şekilde Pembelik Barajı'nın yapımını sürdüren Limak Şirketi'ne karşı direnişini sürdürüyor. Önceki gün Peri Suyu üzerinde bulunan köprüden özel güvenlik ekipleri ve iş makineleriyle Doluca Köyü'ne geçip baraj inşaatını sürdürmek isteyen Limak'ın taşeron şirketi Umay Şirketi yetkilileri, köylülerin direnişiyle karşılaştı.
Köylülerin direnişi ile karşılaşan Umay Şirketi sahibi İmam Umay'ın köylüleri tehdit ittiği iddia edildi. Köylülerin direnişi karşısında iş makineleri geri çekilerek, Peri Suyu'nun Elazığ'ın Karakoçan İlçesi sınırlarına giren diğer yakasında baraj yapım çalışması sürdürüldü. Baraj yapım çalışmasının başlatıldığını duyan Dersim'deki demokratik siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri Doluca Köyü'ne gelerek, her koşulda köylülerin yanında olacaklarını beyan etti.
Peri Suyu üzerinde direnişleri sonuç veren köylüler, "Peri özgürdür özgür akacak", "Limak Peri'den defol" ve "Direne direne kazanacağız" sloganlarını attı. Yargıtay'ın yürütmeyi durdurma kararı almasına rağmen, Limak şirketinin baraj yapım çalışmasına devam ettiğini belirten köylülerden Ali Tanış, "Bugün de yine iş makineleri ve özel güvenlikçileriyle topraklarımıza girmeye çalışıyorlar. Şu anda üzerinde bulunduğumuz köprüde bile barikat kurmuşlardı. Bizim araçlarımızın geçişini bile yasaklıyorlar. Kendi topraklarımızı vermeyeceğiz. Onların da bunu bilmesini istiyoruz. Biz bu topraklarda büyüdük, bu topraklarda ölmek istiyoruz. Kendi topraklarımızı, kimseye peşkeş çekmeyeceğiz. Onların da böyle bir gücü yoktur. Kimse zorla, topraklarımızı elimizden alamaz. Biz köprüden geçirmiyoruz. Şu anda gördüğünüz gibi özel güvenlikçileri karşıda bizi tahrik etmeye çalışıyor. Ama biz tahrike gelmeyiz, sadece kendi topraklarımızı korumak istiyoruz. Kültürümüzün, inanç yerlerimizin su altında kalmasını istemiyoruz" dedi.
'Üç-beş liraya atalarımızın topraklarını satmayacağız'
"Bu vadinin sadece burada direnen üç-beş kişi değil binlerce sahibi var" diyen köy sakinlerinden Zülfü Artarak, yetkililerin kendilerini gözaltına almakla tehdit ettiğini kaydetti. Arkadaşları Özkan Aslan'ın tutuklanmasını hatırlatan Artarak, "Bugün beni, yarın başkasını alabilirler. Ama bilsinler ki bu vadinin binlerce sahibi var" diye konuştu. Peri Suyu'nun Karakoçan tarafında arazilerin istimlak edildiğini belirten Nurettin Akyol, "Biz bu usulsüz istimlaktan davayı kazınmış durumdayız. Ama Yargıtay kararına rağmen, halen gelip burada baraj yapımına devam ediyorlar" dedi. Atalarından kalan toprakları üç-beş bin liraya satmayacaklarını belirten Akyol, doğalarını ve kutsal yerlerinin sular altında kalmasını istemediklerini ifade etti.
Dersim'deki demokratik siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri Doluca Köyü'ne gelerek, direnen köylülerin yanında olduklarını ifade etti. Heyet adına açıklama yapan İHD Dersim Temsilcisi Barış Yıldırım, köylülerin tüm direnişi ve alınan hukuksal kararlara rağmen, şirket yetkililerinin baraj yapım çalışmasına devam ettiğini belirterek, "Dersimlilerin HES mücadelesi, sadece çevre ve doğa mücadelesi değildir. Bu bir mukadderat, bir gelecek mücadelesidir. Dersimlilerin bu yönde ortaya çıkmış bilinç ve kararlığını tekrar sizlere hatırlatmak isteriz. Elinizi Dersim'den çekmediğiniz vakit, bizler Dersim'liler olarak meşru savunma haklarımızı sonuna kadar kullanacağız" dedi.
'AKP'den doğaya saygı duymasını bekleyemeyiz'
Kısa bir konuşma yapan BDP Dersim eski milletvekili ve Dersim İl Başkanı Şerafettin Halis, AKP hükümetinin insana saygı duymadığını ve bütün çalışmalarında bunu gösterdiğini söyledi. "İnsana saygı duymayan bir iktidarın, doğaya da saygı duymasını bekleyemeyiz" diyen Halis, Ankara'dan Dersim için yazılan fermanların boşa çıkarılacağını ifade etti. Halis, Dersim'de soykırımların yaşandığını hatırlatarak, "Bugünde insanımıza yönelik baskılardan biri de çevre soykırımıdır. Ki burayı insansızlaştırmaya yönelik amaç güdüyor. Dersimliler artık Ankara'dan yazılan fermanlara boyun eğmeyecektir. Biz halkımızla beraber bu doğa katliamını, bu insana saygısızlığı boşa çıkarmak için hep beraber olacağız. Ankara'ya bir kez daha sesleniyoruz. Bu beyhude çabalarınızdan vazgeçin. Dersimliler size geçit vermeyecektir" dedi. (diha)
|
Turabi Saltık, 'Dersim'i ve Dersim Part krallığı'nı yazdı..
M.Ö. 550’den sonra Ön Asya’da güçlü bir İran etkisi baş göstermişti.
Turabi SALTIK
İran yani Persya, Akamenid ülkesi olarak adlandırılıyordu. Nedeni Kirios ve onun yerine geçen hanedan kralların Akamenid soyundan gelmeleriydi.
Persya Kralları M.Ö. 500’lerde Akamenid topraklarını Dersim’e kadar genişletmişlerdi.
Sağman Dersim Kalesini, Bağın Kalesini, Xarput Kalesini, Tubal halkının yaşadığı Meleti Kalesini denetimleri altına almış, Kapadokya’dan, İzmir Kadifekale'ye kadar bütün bölgeyi ele geçirmiş,çetin savaşlarla halklara kan kusturmuşlardı.
Dersim’de de çetin yaralar açmışlardı. Ama gene de Persyalıların Akamenid Krallığı uzun ömürlü çıkmadı. İki yüz yıl varlık gösterdi.
M.Ö. 400'lerde, Makedonyalı Büyük İskender'in komutası altındaki güçlü ordular Ön Asya'nın tek egemeni Persyalıların varlığına son verdi.
Bu defa da Büyük İskender Makedonya'dan Hazar Denizi'ne, Persya'dan Hindistan’a kadar uçsuz bucaksız toprakların sahibi oldu. Anadolu’da olduğu gibi Dersim'de de Pers egemenliği bu sıralar son bulunca Dersim, bir süreliğine Büyük İskender'in egemenliği altına girdi. Bu egemenlik şekillendi.
Büyük İskender'le başlayan ve Anadolu’da 400 yıl süren Elen kültürüyle, dili; hiçbir zaman Dersimli boylarla, kabileler arasında varlık gösteremedi.
Elen inançları yerine Dersimliler kendi çok tanrılı dinsel dizgeleriyle, inançsal yapılarını, ritüellerini, kültürel eski geleneksel yaşamlarınısürdürdüler.
Büyük İskender işgal ettiği topraklara ‘vekil krallar’ atıyordu.
M.Ö. 303'te öldükten sonra Ön Asya'nın ve Dersim’in hâkimi Büyük İskender'in atadığı‘vekil kralı’ Selevkos, artık kendi payına düşen bütün Ön Asya'nın kralıydı. Daha sonraları ise yerine geçen hanedanlara‘Selevkoslar’ ya da ‘Selevkitler’ ismi verildi. Ön Asya'nın İskender'den kalan bu geniş topraklarında hükümranlık süren‘Selevkos’ krallığı parçalanarak, küçük krallıklara bölündü. Bu bölünmeler sırasında pek çok yeni krallıklar, yeni devletler ortaya çıktı.
Dersim’de de; Rutullar, Aşuwalılar, Partlar, Bakterianlar, Samosililer, Alanlar ve diğer irili ufaklı Dersim Dımılili pek çok boyİskender'in topraklarına sahip çıkan Selevkoslar'a karşı baş kaldırdıbağımsızlıklarını ilan ettiler.
Dersim de Part Krallığı bu sıralar (M.Ö. 220) Pulur Pardi de kuruldu. Krallığının geniş topraklarına Homeros, Hepahistos, Herodot, Strabo gibi antik edebiyat el yazmacıları bölgeye (Dersim’e) Partheniya adını vermişlerdi.
Partheniya birleşik bir sözcüktü.
İsmin çözümlenmesi şu anlama geliyordu.
Sözcüğün kökü olan part; Dımılice de 30 denmekti, heni ise çeşme.
Otuz çeşme ile murad edilen bu günkü Munzur Gözeleriydi.
Partheniya toprakları Dersim’in tarihi sınırları olan Tubal halkının yaşadığı Meleti’ye kadar uzanıyordu.
Dersim de bağımsızlığını ilan eden Partheniya topraklarındaki Part Krallığı uzun ömürlü çıktı.
Yaklaşık 450 yıl hüküm sürdü (M.Ö. 220 - M.S. 228).
Bu dönemler Partlarla birlikte Bakterianlar da bağımsızlıklarınıilan etmişlerdi. Bakterian ülkesi, Hazar Denizinin kıyılarına uzanıyordu.
Bakterian Krallığı, Part Krallığı kadar uzun ömürlü olamadı. M.Ö. 200'lerde yıkıldı.
Saldırılar karşısında geride sağ kalan, Bakterianlılarla birlikte önemli sayıdaki halk toplulukları Dersim'in dağlarına ve derin vadilere yerleşti, yurt edindi hayvancılık yaptılar.
Bugün Bakterianlar Dersim Hozat'ta 2200 yıldan bu tarafa aynı adla hala yaşamaktadırlar.
Onlarda aşiret, kabile ilişkileri içerisinde kültürel geleneklerini, etnik konsildiasyonlarını Dımıli / Kırmanç / Zaza, Kürt boyları içerisinde perçinleştirdiler.
(Dersim Gazetesinin Mayıs 2012 sayısından)
|
|
Öğrenciler yolu trafiğe kapattı
|
|
|
|
Tarih : 12.05.2012 |
|
| Edebiyat
Fakültesi'nden bir grup öğrenci, ambulans çarpması sonucu ağır
yaralanan arkadaşları için Tunceli-Elazığ karayolunu bir süre trafiğe
kapattı. Eylem sırasında yol yapımına sitem eden öğrenciler yetkilileri
de eleştirdi ve |
|
| |
Edebiyat Fakültesi'nden bir grup öğrenci, ambulans çarpması sonucu ağır yaralanan arkadaşları için Tunceli-Elazığ karayolunu bir süre trafiğe kapattı.
Tunceli
Üniversitesi Edebiyat Fakültesi binasının bulunduğu Tunceli-Elazığ
karayolu üzerinde önceki gün yolun karşısına geçmeye çalışan üniversite
öğrencisi 20 yaşındaki Hediye Çakmak, hızla giden bir ambulansın
çarpması sonucu ağır yaralandı. Arkadaşlarının yaralanması üzerine
Edebiyat Fakültesi'nden yaklaşık 30 öğrenci, dün kazanın meydana geldiği
karayolunda oturma eylemi yaparak yolu bir süreliğine ulaşıma kapattı.
Yol yapım çalışmalarının sürdüğü karayoluna trafik ışıklarının
konulmadığını ve gerekli önlemlerin alınmadığını öne süren öğrenciler,
kazada ihmali olanların ortaya çıkarılmasını istedi.
Öğrenciler
yaptıkları açıklamada yol üzerinde sık sık kazaların yaşandığını
belirterek: "Bizler çalışmaların yürütülmesi sırasında gerekli
önlemlerin alınmamasının kazalara adeta davetiye çıkardığını
düşünmekteyiz. Gerekli tedbirler alınmazsa yaz aylarında yaya trafiğinin
artacağı düşünüldüğünde, yeni kazaların olabileceğini ve can
kayıplarının yaşanabileceğini ifade ediyoruz. Yaşanan kazalarda ihmali
olanlarla ilgili gerekli işlemlerin yapılmasını talep ediyoruz. Yol
yapım çalışmalarının sürdüğü yerlerde, hız düşürücü, trafik ikaz
levhaları, radar, trafik polisi görevlendirilmesi, trafik ışıkları
konulması gibi tedbirler ile yayaların karşıdan karşıya geçişinin
kolaylaştırılması gerekmektedir. Yeni kazaların yaşanmaması için gerekli
tedbirlerin alınmasını talep ediyor, başta sürücüler olmak üzere tüm
halkımızı duyarlı davranmaya, yetkilileri gereken tedbirleri alma
noktasında sorumlu davranmaya çağırıyoruz" dedi.
Öğrenciler yolda yaptıkları oturma eyleminin ardından dağıldı.
Note:
|
|
Dersim'de çatışma, en az 3 asker öldü
|
|
Dersim - Dersim merkeze bağlı Alacık köyü kırsalında Türk ordusunun operasyonu sırasında çıkan çatışmada en az 3 askerin öldüğü bildirildi. Bunlardan birinin astsubay olduğu öğrenildi.
Alınan bilgilere göre Türk ordusu gerillaya kaşı operasyon yürütürken, saat 02.30 sıralarında çatışma çıktı. İlk bilgilere göre bir astsubay ve iki er ölürken, sis ve yağmurdan dolayı helikopterlerin inişi yapamadığı, bu nedenle karadan askeri birliklerin çatışma bölgesine sevk edildiği bildrildi. Bölgedeki operasyon sürüyor.
|
'Dersim arşivi su baskınında yok olmuş'
Meclis Dilekçe Komisyonu Başkanı Mehmet Daniş, “Ankara metrosunun yapımı sırasında bakanlığın arşivini üç kaz su basmış. Binlerce dosya okunmayacak hale geldiği için imha edilmiş” dedi.
T24’ten Hülya Karabağlı’nın haberine göre Adalet Bakanlığı’nın aralarında Dersim yargılamalarının da bulunduğu arşivini su baskınına kurban gittiği ortay çıktı. TBMM Dilekçe Komisyonu Başkanı Mehmet Daniş, Ankara metrosu yapımı sırasında Adalet Bakanlığı’nın arşivini üç kez su bastığı söyledi. Binlerce dosya okunamayacak hale geldiği için imha edildiğini belirten Daniş, Bakanlığın mevcut arşivinde Dersim olaylarına herhangi bir belge olmadığını komisyona bildirdiğini açıkladı.
Komisyon başkanı Mehmet Daniş, Dersim olayları için kurulan komisyonda gelinen noktayı değerlendirdi.
Genelkurmay Başkanlığı 10 bin 644 adet belge ve 4 DVD gönderdi. Dersim aşiretlerinin durumu, Dersim bölgesinde yaşanan aşiret çatışmaları, aşiretlerin silahlanması, Seyit Rıza’nın faaliyetleri, Seyit Rıza’ya ait mektuplar, İçişleri Bakanı’nın bölge ziyareti, Dersim bölgesine askeri harekât yapılmasına ilişkin yazışmalar, 1937 Harekâtı, harekât raporları da gönderilen belgeler arasında yer aldı. (anf)
|
|
Dersimliler CHP'ye yürüdü
|
|
Dersimliler, "Katil devlet katil CHP" dyerek CHP ilçe binasına yürüdü
Dersim Soykırımı kararının alındığı 4 Mayıs öncesi İstanbul'da CHP'ye yürüyen Dersimliler, CHP ve AKP'nin özür dilemesini ve devlet arşivlerinin açılmasını istedi.
İSTANBUL- Dersim Gazetesi, Munzur Çevre Derneği, Seyit Rıza İnisiyatifi, Alibeyköy Dersimlileri Derneği, Pertekliler Derneği ve Munzur Kültür Derneği, 7 hafta önce başlattıkları Perşembe eylemlerinin bugün sonuncusunu gerçekleştirdi. Dersim Soykırım kararının alındığı tarih olan 4 Mayıs'a kadar her Perşembe Galatasaray'da oturma eylemi yapan Dersimliler, son eylemlerini CHP Beyoğlu İlçe binasına yürüyerek gerçekleştirdi.
Eyleme, BDP, EMEP, ESP, Partizan, SDP, SODAP, TÖP-G, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, 78'liler Girişimi, KAYY-DER, Özgürlükçü Gençlik Derneği ile birlikte Halkların Demokratik Kongresi'nden Ferhat Tunç ve Gençay Gürsoy da katıldı.
Galatasaray'da bir araya gelen Dersimliler, taleplerinin yazılı olduğu pankart, Seyit Rıza'nı posteri ve "Katil devlet" dövizleriyle İstiklal Caddesi üzerinde bulunan CHP ilçe binasına yürüdü.
"Roboski'den Dersim'e katil devlet hesap verecek", "Katil devlet katil CHP", "Dersim 38 soykırımdır", "Soykırımı unutma unutturma" sloganlarını atan Dersimliler, CHP önüne geldiğinde ıslıklarla protesto etti. CHP'lilerin balkondan çiçek atmasına Dersimliler, "Çiçek değil özür istiyoruz" diye tepki gösterdi. "İşte burası faşist yuvası" sloganı atıldı.
4 MAYIS; KIYIMIN İŞARET FİŞEĞİ
Burada bir açıklama yapan BDP PM üyesi Hüseyin Güngör, 1937'de Bakanlar Kurulu'nun toplanarak Dersim Soykırım kararını aldığı 4 Mayıs tarihi için "Tarihe düşülmüş kara bir nottur. Kıyımın işaret fişeği, zulmün ordularının tan borusudur" dedi.
"Tunceli Tenkil Harekatına Dair Bakanlar Kurulu Kararı"nın bir devlet politikası olduğunu söyleyen Güngör, "Piyadesinden genelkurmay başkanına özel yetkili valisinden hükümet sahibi CHP'sine, savcısından cumhurbaşkanına dönemin tüm görevlileri suçludur. Hepsi de öfkemizin hedefi, hesaplaşma istediğimizin muhatabıdır" dedi.
SOYKIRIM DEVLET POLİTİKASI
Bu karardan sonra ordunun Dersim'de eşi benzeri görülmemiş bir katliam gerçekleştirdiğini belirten Hüseyin Güngör, şöyle devam etti: "75 yıldır bu acıyla yüzleşilmedi, soykırımın hesabı verilmedi. Aksine bütün siyasi iktidarlar inkar ve imha siyasetiyle soykırımın sürdürücüsü oldu. Bir yanda yarım ağız sözde dilenen bir özür ama gereğini yapmayan zihniyet, öte yanda ise aradan geçen süreye rağmen soykırımdaki payını, sorumluluğunu görmeyen statükocu Kemalist anlayış. 'Literatürde yeri varsa özür dileriz' diyenle, 'araştırın belki bir şey yoktur', 'kötü mü oldu Dersimliler uygarlaştı' diyen zihniyet arasında fark yoktur. Dersim'den Roboski'ye kadar süren katliamlar bunun bir devlet politikası olduğunu göstermeye yetmektedir."
"Kimse acılarımızı istismar etmesin" diye seslenen Hüseyin Güngör, sorumluluğu olan herkesin özür dilemesini, katledilen ve asılanların mezar yerlerinin açıklanmasını, devlet arşivlerinin açılmasını istedi.
BDP İstanbul İl Eşbaşkanı Asiye Kolçak da kendi tarihiyle yüzleşmeyen CHP'nin demokrasiden bahsedemeyeceğini söyledi. Süleyman Demirel'in "29 isyan bastırıldı" sözlerini hatırlatan Kolçak, bunların birer katliam olduğunu belirtti. Kolçak, 29 katliam, Dersim Soykırı ve Roboski katliamı nedeniyle özür dilenmesi gerektiğini söyledi.
BU GÜLLER BİZİ YARALIYOR
Halkların Demokratik Kongresi Halklar ve İnançlar Komisyonu üyesi Ferhat Tunç ise "Acılarımızın takipçisi olacağız. Devlet kendi utancının takipçisi olmalıdır" dedi. Dersim Soykırımının AKP ve CHP tarafından istismar konusu yapıldığını söyleyen Dersimli sanatçı Tunç, CHP'lilerin gül atmasına şöyle yanıt verdi: "Bu atılan güller bizi yaralıyor. Tarihiyle yüzleşmeyenlerin bize gül atması kurşun atmak gibi bir şeydir."
SARIGAZİ VE GAZİ MAHALLELERİNDE EYLEM
Alibeyköy Dersimlileri Derneği Başkanı Mesut Gerçek, yarın ve sonraki gün de eylemlerinin devam edeceğini bildirdi. Buna göre, Dersim Soykırım kararının alındığı 4 Mayıs'ta Avrupa yakasında Gazi Mahallesi'nde ve Anadolu yakasında Sancaktepe (Sarıgazi)'de akşam saatlerinde yürüyüş yapılacak. 5 Mayıs Cumartesi günü ise AKP İstanbul İl Başkanlığı'na yürünecek. (etha)
|
547 Articles (69 Pages, 8 Articles per Page) |
|
|  |
Select Interface Language:
|
| All members: |
7 575 |
| Register today: |
0 |
| Register yesterday: |
1 |
| Members online: |
0 |
| Guests online: |
17 |
Don't have an account yet? You can create one. As registered user you have some advantages like theme manager, comments configuration and post comments with your name.
|
|
|
Pertekliyiz Biz Sitesinizi dilediginiz dilde tercüme etmek için asagidaki Dil seçenegini kullanabilirsiniz.
|
|
bir yil boyunca uyanik oldugunuz her an sakiz cignemeniz size senede yaklasik bes kilo kaybettirir...
pertekliyiz.biz
|
|